Asya
Gözler Pelosi’nin uçağında

ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi’nin Tayvan ziyaretine saatler kala gerginlik daha da tırmandı. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hua Chunying Pelosi’nin Tayvan ziyaretinin gerçekleşmesi halinde ortaya çıkacak sonuçlardan ABD tarafının sorumlu olacağını tekrarladı. Pelosi’nin uçuşu Flightradar aracılığıyla dünyanın dört bir yanından canlı olarak takip ediliyor. Gerginlik öyle bir seviyeye ulaştı ki dünyayı nükleer savaşın eşiğine getiren 1962 Küba Füze Krizi’ne gönderme yapılıyor.
#Comment:This is a Taiwan Straits version of the Cuban Missile crisis. The US is the provocateur. The world is watching whether Pelosi will pull the trigger with her own hands. If 🇺🇸 🇨🇳conflict explodes because of this, Mr. Blinken, don't you know who is to blame? https://t.co/WmT4OOvSzC
— Global Times (@globaltimesnews) August 2, 2022
ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Pelosi’nin Tayvanı ziyaret edeceğini açıklamasının ardından tarafların Güney Çin Denizi’ndeki askeri hareketliliği üst seviyelere çıktı. Bölgeye iki uçak gemisi konuşlandıran Çin Halk Kurtuluş Ordusu, bugün ayrıca Güney Çin Denizi’nde 6 Ağustos’a kadar devam edecek yeni eğitim tatbikatlarına başladı. Tayvan ordusu askeri hareketliliğini artırıp 4 Ağustos’ta sona erecek tatbikatlara geçerken, USS Ronald Reagan liderliğindeki bir ABD uçak gemisi saldırı grubu da Tayvan yönünde hareket halinde.
Çin Dışişleri Bakanlığı Tayvan ziyareti ile ilgili “tek Çin” ilkesinin tanımladığı “kırmızı çizginin aşılması” uyarısında bulunmasına rağmen Pelosi’nin ziyarette ısrarcı olması ABD-Çin ilişkilerinde gerilime sebep oldu. Pekin ile tam bir dayanışma içerisinde olduğunu duyuran Moskova’dan, “olası bir Tayvan ziyaretiyle bağlantılı her şey tamamen kışkırtıcı niteliktedir” açıklaması geldi. Çinli yetkililer sosyal medyadan 1978 yılında ABD ile Çin arasında imzalanan ortak bildiriyi hatırlattı. Buna göre ABD, Çin Halk Cumhuriyeti’ni tek meşru hükümet olarak tanırken Tayvan ile kültürel, ticari ve resmi olmayan ilişkilere devam edecekti. Ancak ABD bu bildiriyi daha önce de ihlal etti. 1997 yılında dönemin Temsilciler Meclisi Başkanı Newt Gingric Tayvan’ı ziyaret etmişti. Pelosi ise, 25 yıl aradan sonra Tayvan’ı ziyaret eden ilk ABD Temsilciler Meclisi Başkanı olacak.
Isn’t the House of Representatives part of the US govt? Or does the US have more than one govt? The visit of its No. 3 leader to Taiwan by military plane could be taken as unofficial? As long as it is still called the United States of America… pic.twitter.com/jycAI28CTr
— Hua Chunying 华春莹 (@SpokespersonCHN) August 1, 2022
‘Tek Çin’ İlkesi
Pekin, 1949 yılında Çin Komünist Partisi’nin (ÇKP) iktidarı ele alarak Çin Halk Cumhuriyeti’nin kuruluşunu ilan etmesinden bu yana “tek Çin” siyasetini benimsiyor ve Tayvan Adası’nı bir parçası olarak kabul ediyor. Pekin’in hedefi Hong Kong’da olduğu gibi Tayvan’da da “tek ülke, iki sistem” siyasetini uygulamak. ÇKP, uluslararası toplumda Tayvan’ın diplomatik tanınmasına karşı çıkıyor. Birleşmiş Milletler (BM) üyeleri 1971’de Çin Halk Cumhuriyetini tanıdıklarında “tek Çin” ilkesini kabul ettiler. Dolayısıyla Tayvan, ayrı bir ülke olarak BM tarafından tanınmıyor. Resmi olarak Washington da Tayvan’ı ayrı bir ülke olarak tanımamasına rağmen, Çin’in Tayvan’ı işgal edeceği söylemi üzerinden Tayvan’ı silahlandırarak hem Pekin’e karşı kışkırtıyor hem de bölgedeki askeri üssü olarak kullanıyor.
Göreve geldiğinden beri Çin’i Asya-Pasifik’te çevreleme politikası yürüten Biden yönetimi, bölge ülkeleri ile QUAD, AUKUS gibi ittifaklar kurarak Çin’e karşı “Serbest ve Açık Hint-Pasifik” vurgusu yapıyor. Mayıs ayında Japonya ve Güney Kore’yi ziyaret eden ABD Başkanı Biden, ziyaret öncesi yaptığı açıklamada, “Amerika’nın Avrupa ve Asya’daki ittifakları, bizi ve bence dünyayı güçlü ve güvenli tutuyor” ifadelerini kullanmıştı. Biden Japonya ziyareti sırasında ise Çin’in Tayvan’a müdahale etmesi halinde ABD’nin askeri olarak karşılık vereceğini vurgulamıştı. ABD özellikle son beş yıldır Tayvan’a silah satışını giderek artırıyor.
Martin Jacques: ABD provokasyonu
Çin’in uyarılarına ve kararlı açıklamalarına rağmen Pelosi’nin ziyaretten vazgeçmemesi ve gerginliği yükseltmesi ABD’nin Pasifik’te yeni bir provokasyon peşinde olduğu yorumlarını da beraberinde getirdi. İngiliz akademisyen ve yazar Martin Jacques, Pelosi’nin Tayvan ziyaretini provokasyon olarak tanımlayarak ABD öncülüğündeki bu ziyaretin dünyayı düzensizlik ve istikrarsızlık çağına sürüklediğini yazdı.
Global Times’a yazan Martin Jacques, krizin farklı bir boyutuna değinerek ABD içerisindeki güç kaybına işaret etti. ABD Başkanı Biden’ın son dakikaya kadar Pelosi’nin Tayvan’a gidip gitmeyeceğini bilmediğini hatırlatan Jacques, ABD’deki parçalanma ve kutuplaşma sürecinin dünya düzeni ve istikrarını da olumsuz etkilediğini yazdı. İki ülkenin Tayvan üzerindeki olası bir askeri çatışma tehlikesinin 1970’lerden çok daha yüksek olduğunu söyleyen İngiliz yazar, böyle bir çatışmanın çok ciddi sonuçları olacağını çünkü ABD’nin karşısında dengi ve çok daha zorlu bir askeri hasmı olduğunu vurguladı.
Pekin’in tepkisi ne olacak?
Çinli uzmanlar ise “ABD’nin bu provokasyonunun Tayvan Boğazının durumunun geri döndürülemez bir şekilde değiştirilmesi ve yeniden birleşme sürecinin hızlandırılması” için kullanılabileceği yorumunu yapıyor. Çin Sosyal Bilimler Akademisi’nde ABD çalışmaları konusunda uzman olan Lü Xiang, Global Times’a verdiği demeçte, Çin’in ikinci bir ‘Pelosi ziyareti’ vakasına izin vermeyeceğini ve bu ziyaretin İngiltere, Fransa gibi Batılı ülkelere kötü örnek olmasına müsaade etmeyeceğini söyledi.
Pelosi’nin uçağının Tayvan hava sahasına inmesine saatler kala, tüm dünya gözünü Çin’in vereceği tepkiye dikti. Pekin’in tepkisinin anlık mı olacağı yoksa bu tarz eylemlerin önüne geçmek için daha kapsamlı önlemler mi alacağı merak konusu. Ancak uzun vadede bu provokasyonun geri tepmesi ve Çin’in birleşmesinin hızlanması muhtemel görünüyor.
Asya
Japon elektrik üreticisi JERA, ABD’deki veri merkezi için 3 milyar dolarlık büyük gaz yakıtlı santral kuracak

Nikkei Asia’nın pazartesi günü edindiği bilgiye göre Japonya’nın en büyük elektrik üreticisi JERA, ABD’de aynı sahada yer alacak bir veri merkezi için yaklaşık 500 milyar yen, yani 3 milyar dolar değerinde büyük bir gaz yakıtlı elektrik santrali inşa edecek.
Bu adım, Japon şirketinin ABD’li teknoloji devlerinin yapay zekâya yönelik benzeri görülmemiş yatırımları karşısında hızla büyüyen enerji altyapısı talebinden pay alma hedefiyle birlikte geldi.
Japonya’nın en büyük elektrik üreticisi JERA, büyük dil modellerinin eğitimi için bitişikteki veri merkezlerine elektrik sağlamak üzere ABD’de doğal gaz santrali inşa etmek amacıyla büyük Amerikan teknoloji şirketleriyle ortaklık kuruyor. 3 milyar dolarlık yatırım kapsamında kurulacak santralin 2028’de faaliyete geçmesi planlanıyor.
Bu proje, yapay zekâ eğitimi için istikrarlı elektrik arzına duyulan acil ihtiyacı yansıtıyor. Doğal gaz santralleri, veri merkezlerinin yüksek yük taleplerini karşılamak için geçiş dönemi çözümü işlevi görüyor.
Piyasa mekanizmaları açısından bakıldığında, yapay zekâ sermaye harcamaları elektrik üretimi ile veri merkezlerinin birlikte gelişimini tetikliyor. Finansman doğal gaz altyapısına ve hiper ölçekli veri merkezi işletmecilerine yönelirken, elektrik ekipmanı tedarikçileri ve bulut hizmet sağlayıcıları bu süreçten fayda sağlıyor.
JERA daha önce yurt dışı enerji varlıklarına yönelik yatırımlarını aktif biçimde geliştirmişti. ABD’li teknoloji devleriyle bu santral işbirliği, Japon şirketlerinin küresel yapay zekâ tedarik zincirine katılma stratejisinin devamı niteliğinde. Bu eğilim, Microsoft gibi şirketlerin kendi veri merkezi enerji kaynaklarını inşa etmesine benzer bir yönelimi yansıtıyor.
Sermaye akışları bakımından proje, altyapı fonlarını ve enerji dönüşümü sermayesini kendine çekecek. Bu da doğal gazın yapay zekâ veri merkezleri için güvenilir bir baz yük enerji kaynağı rolünü güçlendirirken, yenilenebilir enerji ve depolama yatırımlarını da teşvik edecek.
Google ve Amazon’un veri merkezleri için uzun vadeli elektrik alım anlaşmaları imzalamasına benzer şekilde, Japon şirketleri de doğrudan yatırımlar yoluyla yapay zekâ büyümesinden doğan kazançları güvence altına alıyor. Bu süreç, küresel enerji ve bilişim altyapısının entegrasyonunu hızlandırıyor.
Özünde bu gelişme, teknolojik ikame ve sanayi zincirinin yeniden yapılandırılması anlamına geliyor. Yapay zekâ eğitiminde kullanılan hesaplama gücündeki patlayıcı büyüme, yerel elektrik tedarikini zorunlu kılıyor. Bu durum, fiyatlama gücünü geleneksel kamu hizmeti şirketlerinden veri merkezleri ile elektrik üretiminin birleşimine doğru kaydırıyor ve küresel enerji sermayesinin tahsisini yeniden şekillendiriyor.
Japon sanayiciler ve yöneticiler, ABD’ye ‘sonu gelmez’ yatırımlar konusunda uyardı
Asya
Güney Kore, Orta Doğu’da savaş sonrası yeniden imar için görev gücü kurdu

Güney Kore Dışişleri Bakanı Cho Hyun pazartesi günü yaptığı açıklamada, Güney Kore hükümetinin, Güney Koreli şirketlerin çatışma sonrası yeniden imar çalışmalarına katılımını desteklemek amacıyla Orta Doğu genelinde ülke bazlı işbirliği ihtiyaçlarını belirlemek üzere bir görev gücü kurduğunu söyledi.
Cho, düzenlediği basın toplantısında, “Güney Koreli şirketlerin Orta Doğu’daki yeniden imar çalışmalarına katılımını kolaylaştırmak ve bölgeyle daha geniş ekonomik işbirliği geliştirmek amacıyla bakanlık özel bir görev gücü kurdu ve yurt dışı temsilcilikler aracılığıyla ülke bazlı işbirliği ihtiyaçlarını aktif biçimde tespit etti” dedi.
Cho, “Krizlere verdiğimiz yanıtlar, Orta Doğu ülkeleri nezdinde Güney Kore’nin zor zamanlarda yanlarında duran güvenilir bir ortak olduğu algısını güçlendirdi” diye ekledi.
Geçen hafta ABD ve İran, aylar süren savaşı sona erdirmeyi amaçlayan bir mutabakat zaptı imzaladı. Söz konusu mutabakat, iki ülke arasındaki ateşkesi 60 gün uzatacak; bu süre içinde nükleer meseleler ve diğer başlıkların ele alınarak nihai bir barış anlaşmasına varılması için müzakereler yürütülecek.
Cho, anlaşmanın yalnızca kısa vadeli bir gerilimi azaltma tedbiri olarak kalmaması, aynı zamanda bölgede kalıcı barış ve istikrarın temeli haline gelmesi için ABD ve daha geniş uluslararası toplumla birlikte çalışacaklarını taahhüt etti.
Hürmüz Boğazı’nda mahsur kalan Güney Kore bağlantılı gemilere ilişkin olarak Cho, hükümetin ilgili koşulları ve Kore gemileri ile mürettebatının güvenliğini yakından izlemeyi sürdürdüğünü söyledi.
Cho, “Bizim gemilerimiz de dahil olmak üzere tüm gemiler için serbest ve güvenli geçişin hızla yeniden tesis edilmesini sağlamak amacıyla ilgili ülkelerle işbirliğimizi sürdüreceğiz” dedi. “Yakın gelecekte İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile bir telefon görüşmesi yapılması için Tahran ile koordinasyon halindeyiz” diye ekledi.
Okyanuslar Bakanlığı’na göre, Güney Kore tarafından işletilen iki gemi pazartesi günü Hürmüz Boğazı’ndan çıktı. Bu gemiler, geçen haftaki ABD-İran anlaşmasıyla stratejik deniz yolunun yeniden açılmasının ardından su yolundan geçen ilk Güney Kore bağlantılı gemiler oldu.
Bu çıkışla birlikte bölgede kalan Güney Kore bağlantılı gemi sayısı 22’ye düştü.
Daha sonra bakanlıktan üst düzey bir yetkili, Güney Kore ile ABD’nin bu yıl içinde, Seul’ün nükleer denizaltı arayışı ile uranyum zenginleştirme ve kullanılmış yakıtı yeniden işleme kabiliyetleri dahil olmak üzere temel nükleer işbirliği konularında anlaşmaya varmasının beklendiğini söyledi.
Kimliğinin açıklanmaması koşuluyla konuşan yetkili, “Son görüşmeler Güney Kore’de yapıldı ve yakın gelecekte ABD’de yeni bir turun gerçekleştirilmesi bekleniyor” dedi.
Güney Kore’nin zenginleştirme ve yeniden işleme haklarını elde edebilmesi için ABD ile ikili nükleer işbirliği anlaşmasında, 123 Anlaşması olarak bilinen düzenlemede, kısmi ya da kapsamlı değişiklikler yapılmasını veya bir ek protokol kabul edilmesini sağlaması gerekecek.
Yetkili, “Bir anlaşmanın biçiminden çok içeriği önemlidir” dedi ve aynı ilkenin nükleer denizaltılara ilişkin görüşmeler için de geçerli olduğunu belirtti. “Mümkün olan en kısa sürede bir anlaşmaya varmak gibi net bir hedef belirledik” dedi.
Kuzey Kore konusunda ise yetkili, Çin’in Pyongyang’ın nükleer silah programına fiilen göz yumduğu yönündeki spekülasyonları reddederek, Pekin’in “bu konuyu kamuoyu önünde tartışmaktan kaçınmış göründüğünü” söyledi.
Bu açıklamalar, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in kısa süre önce Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ile görüşmek üzere Pyongyang’a yaptığı ziyaretin ardından geldi. Önceki görüşmelerinin aksine, bu ziyarette Kore Yarımadası’nın nükleer silahlardan arındırılması konusu kamuoyu önünde dile getirilmedi.
Bakanlık yetkilisi, “Çin’in bu konuyu kamuoyu önünde ele alma konusundaki isteksizliği, Kuzey Kore ile ilişkileri ve Pyongyang ile Moskova arasındaki büyüyen ilişki bağlamında daha geniş bir çerçevede değerlendirilmelidir” dedi.
Yetkili ayrıca Kuzey Kore, Çin ve Rusya arasında derinleşen hizalanmanın arzu edilmeyen bir durum olacağı uyarısında bulundu ve Güney Kore, Çin ve Japonya arasındaki üçlü işbirliğinin önemini vurguladı.
Başkan Lee Jae Myung’un kısa süre önce G7 zirvesinde ABD Başkanı Donald Trump’a Kuzey Kore’nin nükleer silahlardan arındırılmasının aşamalı olarak yürütülmesi yönünde yaptığı öneriye ilişkin olarak yetkili, Seul ile Washington’ın büyük ölçüde aynı çizgide kalmaya devam ettiğini söyledi.
“Çalışma düzeyindeki istişareler yoluyla ABD ile koordinasyonu sürdürdük; bu nedenle pozisyonlarımız arasında temel bir fark olduğunu düşünmüyorum” dedi.
Asya
Çin, Rusya’nın yaptırımlı LNG’si için ikinci terminali hazırlıyor

ABD yaptırımı altındaki Arktik LNG-2 projesinden geçen yıl sevkiyat almaya başlayan Çin, Rus sıvılaştırılmış doğalgazını kabul etmek için ikinci bir ithalat terminali hazırlıyor. Reuters’a konuşan kaynaklar, Şandong eyaletindeki yeni terminalin ekim ayına kadar hazır hale getirilmesinin planlandığını belirtiyor.
ABD yaptırımları altında bulunan ve geçen yıl Çin’deki bir limana sevkiyat gerçekleştiren Arktik LNG-2 projesinin yeni bir kabul noktasına sahip olabileceği belirtildi.
Reuters haber ajansına konuşan ve konu hakkında bilgi sahibi olan üç kaynak, Çin’in yaptırımlı Rus sıvılaştırılmış doğalgazını (LNG) işlemek üzere ikinci bir ithalat terminali hazırladığını aktardı.
Söz konusu kaynaklar, bu amaçla doğu eyaleti Şandong’da yer alan ve inşası yeni tamamlanan Lungkou LNG terminalinin kullanılacağını bildirdi.
Enerji sektöründen üst düzey bir yönetici, mekanik ekipman montajı tamamlanan terminalin kış sezonu başlangıcı olan ekim ayından önce hazır hale getirilmesinin planlandığını ifade etti.
Yeni terminali, Ağustos 2025’ten bu yana Rus LNG’sini kabul eden Beyhay terminalini de işleten boru hattı şirketi PipeChina yönetecek.
Arktik LNG-2 projesini yürüten Novatek şirketi, Çin’in tek alıcı olarak kalması nedeniyle ürünlerini yüzde 35 ila yüzde 40 indirimle satmak zorunda kalıyor.
Projeden gaz ihracatının normal şartlarda 2024 yılının başında başlaması öngörülüyordu, ancak ABD 2023 yılının sonbaharında projeye yönelik yaptırımlar uygulamaya koydu.
Novatek, bu gelişmenin ardından LNG’yi yüzer depolama tesislerine taşımaya başladı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in gerçekleştirdiği ziyaret döneminde, Kamçatka açıklarında bulunan bu depolama tesislerinin birinden Çin’e yönelik ilk sevkiyatlar gerçekleştirildi.
Kpler verilerine göre, 10 aydan kısa bir sürede Çin, Arktik LNG-2 projesinden toplamda 2,6 milyon ton ağırlığında 41 parti LNG teslim aldı. Projenin geliştirme planı ise yıllık 18,9 milyon ton üretim yapılmasını öngörüyordu.
Buna göre Novatek, yaptırımlar sebebiyle projenin tam kapasiteyle çalışması durumunda hedeflenen miktarın yaklaşık 6 kat daha azını satabildi. Şirket, iki üretim hattını inşa etmesine rağmen üçüncü hattın inşasını ertelemek zorunda kaldı.
Reuters, Beyhay terminalinin yaptırım listesinde yer alan bir diğer tesis olan “Gazprom LNG Portovaya” fabrikasından da üç parti gaz kabul ettiğini kaydetti.
Beyhay’daki Çin terminalinin yıllık kapasitesi 6 milyon ton düzeyinde bulunurken, Lungkou’daki yeni terminalin yılda 5 milyon ton gaz kabul etme kapasitesine sahip olacağı belirtildi.
Amerika6 gün öncePeter Thiel’in gizli cemiyeti: “Dialog”
Görüş2 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 3
Görüş2 hafta önceYeni Delhi’den Yükselen Ses: BRICS’in Yeni Dünya Düzeni Manifestosu
Asya7 gün önceÇKP, ‘Xi Jinping’in Parti İnşası Üzerine Düşüncesi’ni resmi doktrin ilan etti
Dünya Basını2 hafta önceİran’ın Yeni Büyük Stratejisi
Görüş1 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 5
Asya2 hafta önceKuzey Kore, yaptırımlara rağmen özel tüketim, inşaat ve teknoloji hamlesi yapıyor
Ortadoğu1 hafta önceİran, ABD ile varılan anlaşmanın detaylarını açıkladı












