Bizi Takip Edin

Asya

Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee, Çin’le stratejik işbirliği ortaklığı geliştirmeyi hedefliyor

Yayınlanma

Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae Myung, pazartesi günü Pekin’de düzenlenen zirvede, Çinli mevkidaşı Xi Jinping ile komşu ülkeler arasındaki ilişkilerde “yeni bir dönem” yaratmak için işbirliği yapma sözü verdi.

Lee, zirve görüşmelerinin açılış konuşmasında, iki ülke arasındaki stratejik işbirliği ortaklığını “geri dönüşü olmayan bir eğilim” haline getirmek için çabalarını sürdüreceklerini belirtti.

Lee’nin haziran ayında lider olduktan sonra Çin’e yaptığı ilk ziyaret sırasında, ofisi bilim ve dijital teknoloji gibi alanlarda bir dizi anlaşmanın imzalandığını ve ticari işbirliğini daha da ilerletmek için bir diyalog mekanizmasının kurulduğunu duyurdu.

Lee, Xi ile yaptığı zirveyi “Güney Kore-Çin ilişkilerinin tamamen yeniden kurulması için önemli bir an” olarak nitelendirdi ve ikili ortaklığı “geri döndürülemez” hale getireceğine söz verdi.

Görüşmede Xi Jinping, Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae-myung ile bugüne kadar iki kez bir araya gelmelerinin ve karşılıklı ziyaretler gerçekleştirmelerinin, iki tarafın ikili ilişkilere atfettiği önemi açık biçimde yansıttığını söyledi.

Çin’in komşuluk diplomasisinde iki ülke ilişkilerine her zaman öncelik verdiğini vurgulayan Xi, Beijing’in Kore Cumhuriyeti (KC) politikasında süreklilik ve istikrarı koruduğuna dikkat çekti.

Xi Jinping, KC ile stratejik işbirliği ortaklığını sağlıklı şekilde ilerletmek, iki ülke halklarının refahını etkin biçimde artırmak ve bölgesel ile küresel barış ve kalkınmaya yapıcı katkılar sunmak için çalışmaya hazır olduklarını ifade etti.

Lee, 2024 yılının sonlarında dönemin Cumhurbaşkanı Yoon Suk Yeol’un beklenmedik bir şekilde sıkıyönetim ilan etmesiyle başlayan ve aylarca süren siyasi kriz nedeniyle kesintiye uğrayan Güney Kore’nin dış ilişkilerinin normale dönmesi için uğraşıyor.

En büyük ticaret ortağı

Çin, Güney Kore’nin en büyük ticaret ortağı ve Samsung ve Hyundai Motor gibi birçok büyük holding, bu ülkede önemli üretim tesisleri işletiyor. Seul aynı zamanda ABD’nin müttefiki ve onlarca yıldır Washington ile kapsamlı bir güvenlik ortaklığı sürdürürken, Pekin ile verimli ekonomik bağları korumak için hassas bir denge kurmaya çalışıyor.

Zirve öncesinde Lee, Samsung Electronics Başkanı Lee Jae-yong, LG Başkanı Koo Kwang-mo ve SM Entertainment CEO’su Jang Cheol-hyuk gibi iş dünyası liderlerinin katıldığı bir foruma katıldı.

Pazartesi günkü toplantı, Lee ve Xi’nin kasım ayında Güney Kore’nin Gyeongju kentinde düzenlenen Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği toplantısında bir araya gelmelerinden sonra ikinci görüşmeleriydi. O toplantıda iki lider ikili ilişkileri karşılıklı yarar sağlayan bir ilişki olarak nitelendirmiş ve Xi, iki ülkeyi birbirlerinin ekonomik kalkınmasına katkıda bulunan “ayrılmaz ortaklar” olarak tanımlamıştı.

Lee, pazartesi günkü forumda Xi’nin ‘ayrılmaz’ yorumuna katılarak, Çin ziyaretinin “yakın komşular olarak ekonomik açıdan bize fayda sağlayacak dostane ilişkiler kurmak için iyi bir fırsat” olmasını umduğunu ekledi. Güney Kore lideri, güzellik ürünleri gibi tüketim malları ile spor ve film gibi kültürel alanları daha fazla işbirliği yapılabilecek alanlar olarak vurguladı. Yapay zekanın iki ülkeye imalat ve hizmet sektörlerini canlandırma fırsatı sunduğunu da sözlerine ekledi.

Çin’in geçmişte grafit ve üre çözeltisi gibi önemli endüstriyel elementlerin ihracatını kısıtladığı göz önüne alındığında, Lee’nin kritik nadir toprak elementleri tedarikinde kesintileri önlemek için Xi ile bir anlaşma yapmaya istekli olduğu düşünülüyor.

Danışmanlık şirketi China Moon Strategies’in başkanı ve eski ABD Çin ticaret temsilci yardımcısı Jeff Moon, “Güney Kore, nadir toprak elementleri tedarikine erişim konusunda güvence arayan birçok ülkeden sadece biri, bu nedenle Çinliler muhtemelen standart bir yaklaşım geliştirmiştir. Bu yaklaşım, tüm Çin nadir toprak elementlerinin askeri amaçlarla değil sivil amaçlarla kullanılacağını doğrulayan bir lisanslama sürecini de içermektedir” dedi.

Moon, Nikkei Asia’ya “Tüm bunlar, Çin’in çeşitli ticari ve ticari olmayan amaçlar için nadir toprak elementleri üzerindeki etkisini en üst düzeye çıkarma çabalarının daha geniş bağlamında gerçekleşiyor” dedi.

ABD’den nükleer denizaltı izni

Lee, ABD Başkanı Donald Trump ile son görüşmesinde de nükleer güçle çalışan denizaltılar inşa etme izni istemişti. Lee, bu görüşmeden sonra yaptığı kamuoyuna açık açıklamada, nükleer güçle çalışan denizaltılara sahip olmanın Seul’e çevresindeki Çin ve Kuzey Kore gemilerini izleme konusunda yardımcı olacağını ve böylece ABD ordusunun yükünü azaltacağını söylemişti. Bu, Trump’ın sık sık dile getirdiği maliyet paylaşımı taleplerine hitap etmek için yapılan açık bir girişimdi.

Pekin o dönem, Lee’nin açıklamasına kamuoyuna açık bir tepki göstermedi, ancak geçmişte Seul’un Washington ile güvenlik bağlarını güçlendirerek Çin’i çevreleme girişimlerine ekonomik baskı uyguladı. Örneğin 2016 yılında Güney Kore, THAAD adlı bir ABD füze sistemini konuşlandırmıştı. Analistler, Pekin’in misillemesinin Güney Kore’nin perakende ve turizm sektörlerine milyarlarca dolarlık zarar verdiğini tahmin ediyor.

Kore Yarımadası’ndaki ilişkiler

Analistler, Çin’in Güney Kore’den istediği temel şeylerin başında bazı Güney Kore yarı iletken teknolojilerine erişim ve Güney Kore’nin Tayvan’ın bağımsızlığına karşı olduğu yönünde bir açıklama yapması yer aldığını düşünüyor.

Lee’nin Çin’e gittiği pazar günü, Kuzey Kore doğu kıyılarındaki sulara balistik füzeler fırlattı. Güney Kore ulusal güvenlik ofisi, Seul’un yaklaşık 900 kilometre uçtuğunu söylediği füze fırlatılmasına yanıt olarak acil bir toplantı düzenledi.

Lee’nin ulusal güvenlik danışmanı Wi Sung-lac, geçen hafta gazetecilere verdiği demeçte, Seul’un Xi ile yapılacak zirveyi, Çin’den Kore Yarımadası’na barış getirmek için “yapıcı bir rol” oynamasını istemek için kullanmayı planladığını söyledi, ancak Seul’un Pekin’den almasını istediği somut adımları açıklamadı.

12 Maddede Kore Yarımadası: Yıl boyunca neler yaşandı?

Asya

Mao gafı krize yol açtı: Mbappe özür diledi, Çin’de boykot başladı

Yayınlanma

Kylian Mbappe, internette yayılan bir videoda Çin’in kurucu lideri Mao Zedong hakkındaki sözleri nedeniyle üç dilde özür diledi. Çinli dev markaların sponsorluk anlaşmalarını iptal etmesinin ardından devlet televizyonu La Liga maçlarının yayınına ara verdi.

Fransa Milli Takımı ve Real Madrid’in yıldız futbolcusu Kylian Mbappe, internette hızla yayılan bir videoda Çin’in kurucu lideri Mao Zedong hakkında şaka yapması üzerine patlak veren krizin ardından özür diledi.

Çinli dev markaların sponsorluk anlaşmalarını peş peşe feshetmesiyle başlayan tepki dalgası, İspanya 1. Futbol Ligi La Liga’nın Çin’deki televizyon yayınlarının askıya alınmasına kadar uzandı.

Tepki çeken videoda Mbappe, kendisiyle ilgili internette gördüğü en komik görselin, yüzünün fotomontajla “bir adamın, sanırım bir Çin diktatörünün” bedenine yerleştirildiği içerik olduğunu söylüyor.

Bu sözlerin, futbolcunun yüzünün Mao Zedong’un bilinen portresine yerleştirildiği bir internet mizahına gönderme olduğu görülüyor.

Tepkilerin büyümesi üzerine Fransız forvet Fransızca, Çince ve İngilizce olmak üzere üç dilde yayımladığı yazılı açıklamada, “Yaptığım yorum düşüncesizceydi. Şimdi Çin’de ve dünya genelindeki Çinli topluluklarda birçok insanı incittiğini anlıyorum. Sözlerimin üzdüğü herkesten özür dilerim” dedi.

Krizin büyümesi üzerine La Liga yönetimi de resmi bir özür açıklaması yayımlamak zorunda kaldı.

Açıklamada, “Kylian Mbappe’nin son yorumlarının Çinli taraftarlar arasında yarattığı kırgınlıktan derin üzüntü duyuyoruz. Bu yorumlar kişisel sıfatla yapılmıştır ve La Liga’yı temsil etmemektedir” ifadeleri yer aldı.

Çin’de, 1976 yılında hayatını kaybeden ve sert politikaları tarihçiler tarafından kitlesel kıtlık ile milyonlarca insanın ölümüyle ilişkilendirilen kurucu lider Mao hakkında espri yapmak en katı tabular arasında kalmayı sürdürüyor.

Sponsorlar anlaşmaları tek tek bozdu

Açıklamanın ardından Çin’in önde gelen ticari markaları yıldız futbolcuyla yollarını ayırdı.

Bu yılki Dünya Kupası sırasında Mbappe’nin yapay zekayla üretilmiş görüntülerini spor içeceği reklamlarında kullanan içecek devi Dongpeng, Fransız kaptanla tüm işbirliğini sonlandırdığını duyurdu.

Şirket açıklamasında, “Firmamız, ulusal duyguları inciten her türlü davranışa kesinlikle karşı çıkmakta ve sıfır tolerans politikası uygulamaktadır” dedi.

Çin’in en büyük süt ürünleri üreticisi Mengniu ve peynir markası Milkground da bugüne dek ülkede milyonlarca sosyal medya takipçisiyle büyük bir hayran kitlesine sahip olan Mbappe ile bağlarını kopardığını açıkladı.

Çin’in sosyal medya platformu Weibo’da “Dongpeng İçecek Mbappe ile işbirliğini sonlandırdı” başlığı, 430 milyon görüntülenmeyle en çok konuşulan konu haline geldi. Bir Weibo kullanıcısı söz konusu ifadelerin “kırmızı çizgiyi aşan son derece ciddi yanlış sözler” olduğunu yazarken, birçok kullanıcı Dongpeng’e Mbappe’nin resimlerini şişelerden kaldırması çağrısında bulundu.

Ülkenin en büyük çevrimiçi futbol platformlarından Dongqiudi de Mbappe’nin ifadelerinin “Çin’e ve Çin halkına yönelik bir hakaret” niteliği taşıdığını belirtti.

Geçtiğimiz pazartesi günü dünyanın en iyi futbolcusuna verilen Ballon d’Or ödülünde İngiliz forvet Harry Kane’in arkasında ikinci sırayı alan 27 yaşındaki futbolcu, eylül ayında Fransız spor gazetesi L’Equipe’e verdiği bir mülakatta kendisini askeri bir diktatör olarak gösteren eski bir internet mizahına değinmişti.

Mbappe o söyleşide, “Bunun komik bir yanı var… Ama bir diğer yanı da bu tür insanların tarih boyunca yol açtığı yıkım yüzünden o kadar komik değil” ifadelerini kullanmıştı.

Dışişleri devrede, devlet televizyonu maçları kesti

Gelişmeler Pekin yönetiminin de gündemine girdi. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Jiakun olağan basın toplantısında, Mbappe ile ilgili haberlerden haberdar olduklarını belirterek, “Çin halkının duygularını inciten söz ve eylemler, Çin toplumunun tüm kesimlerinden doğal olarak ortak bir ret tavrıyla karşılaşacaktır” diye konuştu.

The Paper yayın organının devlet televizyonu kaynaklarına dayandırdığı habere göre, CCTV kanalı La Liga maçlarının tüm yayınlarını askıya aldı ve Mbappe’nin yer aldığı tüm reklamları yayından kaldırdı.

Bununla birlikte CCTV’nin internet sitesinde, bu hafta sonu oynanacak La Liga karşılaşmaları çevrimiçi yayın akışı çizelgesinde görünmeye devam ediyor.

Pekin merkezli spor danışmanlığı şirketi Key-Solution Sports Consulting’in kurucusu Adam Zhang, Mbappe özür dilemeden önce AFP’ye yaptığı açıklamada, krizin yatışması için hızlı hareket edilmesi gerektiğini vurgulayarak, “İçten bir açıklama yapmak şart. Ne kadar erken olursa o kadar iyi” uyarısını yapmıştı.

Çinli taraftarlar da tepkilerini doğrudan dile getirdi. Pekin’deki bir alışveriş merkezinde çalışan 30 yaşındaki Zhang Jingqi, “Mbappe’yi sahada izlemekten gerçekten keyif alırdım. Fakat dün bu haber çıktığından beri, üzülerek söylüyorum ki bu hayranlığımı tamamen kaybettim” dedi.

Tayvan, Tibet ve Hong Kong gibi Pekin açısından hassas konulara değinen küresel spor yıldızları daha önce de Çin’de benzer tepkilerle karşılaşmış ve sponsorlarını kaybetmişti.

Okumaya Devam Et

Asya

Çin, ticari sırlarını ‘yabancı kuruluşlara’ karşı korumak için yeni kurallar hazırladı

Yayınlanma

Kamuoyunun görüşüne açılan düzenleme taslağı, Çin’in ticari sırlarını yabancı kuruluşlara karşı koruyarak ‘ulusal egemenliğini’ ve ‘kalkınma çıkarlarını’ güvence altına almayı hedefliyor.

Çin Ticaret Bakanlığı, pazartesi günü yaptığı açıklamada, ülkenin ticari sırlarını korumaya yönelik özel kurallar hazırladığını ve önerilen düzenlemeleri kamuoyunun görüşüne açtığını duyurdu.

South China Morning Post’un bakanlığın yayımladığı taslak metinden aktardığına göre düzenlemeler, “yabancı bir kuruluşun uluslararası ekonomi, ticaret ve bunlarla bağlantılı faaliyetler sırasında Çin’e ait ticari sırları ihlal eden eylemlerde bulunması” ve bu eylemlerin “Çin’in ulusal egemenliğini, güvenliğini ve kalkınma çıkarlarını tehlikeye atması veya bunlara yönelik gerçek bir tehdit oluşturması” durumlarında uygulanacak.

Taslağa göre Ticaret Bakanlığı, yasaklanmış faaliyetlerde bulunduğu tespit edilen yabancı kuruluşlara bir veya birden fazla yaptırım uygulayabilecek. Bu yaptırımlar arasında söz konusu kuruluşların Çin ile mal, teknoloji ve hizmet ticaretinin kısıtlanması veya yasaklanması ve Çin’de yeni yatırım yapmalarının sınırlandırılması da bulunuyor.

Öngörülen diğer tedbirler arasında, kuruluşların personelinin ve taşıtlarının Çin’e girişinin sınırlandırılması, ülkede bulunan personelin çalışma izinleri ve oturma haklarının iptal edilmesi veya kısıtlanması ve ihlalin ağırlığıyla orantılı para cezaları uygulanması yer alıyor.

Taslak düzenleme, Çin’in elektrikli araçlar, bataryalar ve nadir toprak elementlerinin işlenmesi gibi sektörlerde lider konuma yükseldiği bir dönemde hazırlandı. Bu sektörlerde teknolojik bilgi birikimi ve ticari sırlar, rekabet gücünün temel unsurları arasında yer alıyor.

Economist Intelligence Unit’in kıdemli ekonomistlerinden Xu Tianchen, “Çin’in ABD ve Avrupa Birliği ile rekabeti bağlamında ticari sırların korunması gerçekten daha önemli hale geldi” dedi.

South China Morning Post’a konuşan Xu, “Özellikle Çin’in uluslararası ziyaretçilere yönelik daha açık bir politika benimsemesiyle birlikte şirketler, olası ticari casusluk faaliyetlerine karşı dikkatlerini artırmak isteyeceklerdir” ifadelerini kullandı.

Ticaret Bakanlığının hazırladığı düzenleme, bu ayın başında Bilim ve Teknoloji Bakanlığı ile birlikte yayımladığı ayrı bir taslak planın ardından geldi. Söz konusu planda, yapay zekâdan biyoteknolojiye ve fotovoltaik güneş enerjisine kadar uzanan sektörlerde 14 teknolojiyi kapsayan ihracat yasakları önerilmişti.

Xu, teknoloji ihracat kataloğunda yapılması planlanan değişikliklerin hangi teknolojilerin korunması gerektiğini tanımladığını, yeni düzenlemelerin ise hükümetlerin ve şirketlerin bu tür durumlarda nasıl hareket etmesi gerektiğini belirleyeceğini söyledi.

Yeni kurallar, Ticaret Bakanlığına yabancı kuruluşların faaliyetlerinin Çin’in egemenliği, güvenliği veya kalkınma çıkarları açısından tehdit oluşturup oluşturmadığını soruşturma yetkisi de verecek.

Düzenlemeler, soruşturma altındaki yabancı kuruluşların yetkililerle işbirliği yapmasını ve ilgili bilgileri sağlamasını zorunlu kılarken, söz konusu kuruluşlara kendilerini savunma hakkı da tanıyor. Bununla birlikte, bir kuruluşun işbirliği yapmaması veya “soruşturmayı başka şekillerde engellemesi” durumunda Bakanlık, mevcut bulgulara dayanarak karar verebilecek.

Taslak metne göre şirketler ve bireyler de yabancı kuruluşların ticari sırları ihlal ettiğine ilişkin iddialarını Ticaret Bakanlığına bildirebilecek.

Bakanlığın açıklamasına göre taslak düzenleme şu anda kamuoyunun görüşüne açık bulunuyor. Görüş ve önerilerin 24 Kasım’a kadar iletilmesi gerekiyor.

Geçen hafta ABD Dışişleri Bakanlığı, Amerikan şirketlerine ait ticari sırları çaldıklarından şüphelenilen beş Çinli kuruluşa, Amerikan Fikri Mülkiyetini Koruma Yasası kapsamında kapsamlı yaptırımlar uygulayacağını duyurmuştu.

Yaptırım uygulanan kuruluşlar arasında, eski Google yazılım mühendisi Ding Linwei tarafından kurulan Shanghai Zhisuan Technology, risk sermayesi şirketi MiraclePlus ve bunlarla bağlantılı üç kuruluş yer alıyor.

Çin Ticaret Bakanlığı ise buna karşılık yaptığı açıklamada, söz konusu adıma “kesinlikle karşı çıktığını” belirtti. Bakanlık, yaptırımların “Çinli şirketleri damgaladığını” ve bu şirketlerin hak ve çıkarlarına ciddi zarar verdiğini savundu.

Bakanlık ayrıca Çinli yapay zekâ şirketlerinin hızlı gelişiminin, temel araştırma alanında yıllardır sürdürülen çalışmaların ve inovasyona yapılan kesintisiz yatırımların sonucu olduğunu, ticari sırların çalınmasıyla hiçbir ilgisi bulunmadığını vurguladı.

Okumaya Devam Et

Asya

Pentagon Şefi Hegseth, ASEAN kapsamında ABD müttefikleriyle görüşmek üzere Filipinler’e gidecek

Yayınlanma

Pentagon, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’in bölgedeki müttefiklerle görüşmek üzere bu hafta Filipinler’e gideceğini duyurdu. 

Filipinler’e ziyaret, Washington’ın Hint-Pasifik bölgesindeki güvenlik ilişkilerini güçlendirme çabalarını yoğunlaştırdığı bir dönemde gerçekleşecek.

Eski Fox News sunucusu Hegseth, İran’a karşı yürütülen savaşı yönetme biçimi nedeniyle Demokratların ve bazı Cumhuriyetçilerin eleştirilerinin hedefinde. Ayrıca savaşın ABD’nin dikkatini Hint-Pasifik bölgesinden uzaklaştırabileceğine ilişkin endişeler de dile getiriliyor.

Filipinler, Güneydoğu Asya Uluslar Birliği’nin (ASEAN) yıllık zirvesine gelecek ay başkent Manila’da ev sahipliği yapacak. ASEAN ülkelerinin savunma bakanları ise bu ayın sonunda Cebu kentinde ABD’nin de aralarında bulunduğu bölgesel ortaklarla bir araya gelecek.

ASEAN’ın yıllık rotasyon sistemi kapsamında dönem başkanlığını üstlenen Manila yönetimi, bu görevi daha geniş kapsamlı bölgesel işbirliğini teşvik etmek ve ABD’nin bölgedeki ilişkilerini güçlendirmesine yardım etmek için kullanmayı hedefliyor.

Pentagon, Hegseth’in savunma bakanları toplantısına katılacağını ve “Amerika’nın Pasifik’te güç yoluyla barışa bağlılığını yeniden teyit etmek” amacıyla çeşitli ikili ve çok taraflı görüşmeler gerçekleştireceğini açıkladı.

Pentagon ayrıca toplantıların “caydırıcılığı güçlendirmeyi, temel ittifakları ve ortaklıkları ilerletmeyi ve bölge genelinde yük paylaşımını genişletmeyi” amaçladığını belirtti.

South China Morning Post (SCMP), geçen hafta yayımladığı özel haberinde, ABD’nin müttefiklerinin Filipinler’in başkenti Manila’da düzenlenecek ASEAN zirvesi kapsamında bir araya gelmeyi planladığını bildirmişti.

Hegseth’in ziyareti, Trump’ın Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) zirvesi için Çin’in Shenzhen kentine yapması beklenen ziyaretten önce gerçekleşecek. Trump’ın burada Çinli mevkidaşı Xi Jinping ile bu yıl üçüncü kez görüşmesi bekleniyor.

Ziyaret, Manila ile Pekin arasında Güney Çin Denizi’ndeki egemenlik iddiaları nedeniyle gerilimin sürdüğü bir döneme de denk geliyor. Filipinler Devlet Başkanı Ferdinand Marcos Jr., bu konuda daha agresif ve iddialı bir tutum izliyor.

Anlaşmazlık, ihtilaflı bölgeler yakınlarında Filipin ve Çin gemileri arasında bir dizi karşı karşıya gelmeye yol açtı. Bu gelişmeler üzerine Manila, ABD ve diğer müttefikleriyle ilişkilerini güçlendirmeye yöneldi.

Filipinler’in Washington Büyükelçisi Jose Manuel Romualdez, kısa süre önce SCMP’ye yaptığı açıklamada, ABD, Filipinler, Avustralya ve Japonya’dan oluşan gayriresmî “Squad” grubunun Filipinler’de düzenlenecek ASEAN etkinlikleri kapsamında toplantılar gerçekleştirmesinin muhtemel olduğunu söyledi.

Romualdez, bu toplantılara söz konusu ülkelerin savunma bakanlarının da katılabileceğini belirterek, “Böyle bir fırsat doğarsa bunu mutlaka değerlendireceklerinden eminim” dedi.

Öte yandan Washington, Filipinler’in yer almadığı, Hindistan’ın ise üyesi olduğu dört ülkeli Quad grubunun da ASEAN zirvesi kapsamında bir araya geleceğini doğruladı.

Hegseth, bu hafta Cebu’da ASEAN savunma bakanları ile ABD, Çin, Japonya, Avustralya, Güney Kore, Rusya ve Yeni Zelanda’nın da aralarında bulunduğu sekiz diyalog ortağını bir araya getirecek toplantıya katılacak.

Çin ve Filipinler, son iki toplantıya katılan Çin Savunma Bakanı Dong Jun’un bu toplantıda hazır bulunup bulunmayacağını henüz doğrulamadı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English