Bizi Takip Edin

Amerika

Hazine Bakanı Bessent, Trump’ı tarifeler konusunda ‘odaklanmaya’ çağırıyor

Yayınlanma

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent pazar günü Florida’ya uçarak Başkan Donald Trump’ı, mesajını avantajlı ticaret anlaşmaları yapmaya odaklamaya teşvik etti. Bessent bunun olmadığı durumda borsanın daha da düşmesi riskini göze alması gerektiğini söyledi.

POLITICO’da yer alan habere göre pazar gecesi Bessent, Trump’a gümrük vergileriyle ilgili “oyunun sonunu konuşmaya”, yani diğer ülkelerle anlaşmalar yapmaya daha fazla ağırlık vermediği sürece piyasaların tehlikede kalmaya devam edeceğini söyledi.

Haberde görüşlerine yer verilen kişilerden biri, “Bessent’in görüşü, ‘Siz değişmedikçe piyasalar erimeye devam edecek’ şeklindeydi. Politikadan vazgeçmeyeceksiniz ama müzakere ve oyunun sonunun ne olduğu hakkında konuşmak zorundasınız,” dedi.

İkinci bir kişi ise toplantıyı, geçen haftaki “Kurtuluş Günü” duyurusunun yarattığı “şok ve dehşetin” ardından 50 ülkenin ABD’nin yeni gümrük vergisi rejimini tartışmaya açmasının ardından atılacak adımları belirlemek için bir fırsat olarak tanımladı.

Serbest ticaret anlaşmaları koparma hedefi

Bessent’in görüşünü aktaran kişi, Trump’ın 2 Nisan’da gümrük tarifelerini uygulamaya koymasının amacının yabancı hükümetler üzerinde “maksimum baskı” yaratmak olduğunu da sözlerine ekledi.

Trump ve üst düzey yönetim yetkilileri son birkaç günü Amerikalıları “uzun, sancılı ve potansiyel olarak kalıcı bir ticaret savaşına hazırlıklı olmaya” çağırarak geçirdi.

POLITICO’ya göre Bessent aynı zamanda, “özel ve nazik bir şekilde de olsa” başkanı ticaret konusundaki söylemini değiştirmeye teşvik etmeye çalışan bilinen ilk danışman.

ABD gümrük vergilerini neye göre hesaplıyor? Çin’in misillemesi nasıl etkileyecek?

Bakanlarla danışmanlar arasında ‘nihai hedef-ara hedef’ gerilimi

Hazine Bakanı tavsiyelerini mesaj vermekle sınırlı tutsa da, Trump’ı geçen hafta açıkladığı bazı agresif uluslararası ticaret engellerini azaltma olasılığı da dahil olmak üzere, müzakereler için kamuoyu önünde daha fazla alan açmaya yönlendiriyor gibi görünüyor.

Başkan’ın yeni gümrük vergisi rejiminin kamuya açık ve gür sesli bir savunucusu olan Hazine Bakanı, Trump’ın, politikanın Amerika için nasıl daha iyi bir anlaşma ve ABD’de daha fazla istihdamla sonuçlanacağına daha fazla vurgu yapmasını öneriyor.

Trump ve yönetiminin çelişkili söylemleri ticaret savaşının ilk günlerine damgasını vurdu. Pazartesi günü Bessent, ABD’nin Japonya ile gümrük vergileri konusunda müzakerelere başladığını duyururken, aynı saatlerde ticaret danışmanı Peter Navarro, Financial Times’da yönetimin geçen hafta kullandığı “müzakere yok” söylemini eleştiren bir yazı yayınladı.

Bir Beyaz Saray yetkilisi, Navarro’nun yazıyı “iyi niyetle” kaleme aldığını ve “mesajın bu olduğu bir zamanda yazıldığını” savundu.

Beyaz Saray Japonya ile müzakerelerde ilerlerken bile Trump Çin ile ticaret savaşını tırmandırıyor ve Pekin’i yüzde 104 vergi uygulamakla tehdit ediyor.

Hazine Bakanının tavsiyeleri Trump’ı yumuşatmış görünüyor

Öte yandan Bessent’in tavsiyesi, Trump’ı en sert açıklamalarını yumuşatmaya ve bazı ülkelerle müzakerelerin kapısını resmen açmaya teşvik etmiş görünüyor.

Trump dün (7 Nisan) Oval Ofis’te gazetecilere verdiği demeçte, “Bizimle anlaşma yapmaya gelen pek çok ülke var ve bunlar adil anlaşmalar olacak” dedi ve ardından hem “kalıcı tarifeler” hem de “müzakereler” olacağını söyleyerek kafaları yeniden karıştırdı.

Beyaz Saray Basın Sekreteri Karoline Leavitt POLITICO’ya yaptığı açıklamada, “Bu tarifelerin bazıları kalıcı olacak, bazıları ise müzakereye açık olabilir” dedi ve bunun “[Trump’ın] bir anlaşma yapacağı anlamına gelmediğini, ama bir anlaşma yapmaya istekli olduğu anlamına geldiğini” sözlerine ekledi.

Japonya ile müzakerelerin başlaması rahat bir nefes aldırdı

Pazartesi günü Bessent X’te yaptığı açıklamada Trump’ın kendisine ve Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer’e ABD ile resmi olarak görüşmelere başlayan ilk ülke olan Japonya ile gümrük vergileri konusunda müzakerelere başlama talimatı verdiğini duyurdu.

Bessent, “Japonya, Amerika’nın en yakın müttefikleri arasında yer almaktadır ve gümrük tarifeleri, tarife dışı ticaret engelleri, döviz sorunları ve devlet sübvansiyonları konularında yürüteceğimiz verimli çalışmaları sabırsızlıkla bekliyorum. Japon hükümetinin bu sürece yönelik sosyal yardımlarını ve ölçülü yaklaşımını takdir ediyorum,” dedi.

Bessent, 50’den fazla ülkenin Trump’ın gümrük vergilerine “açık ve olumlu” yanıt verdiğini ve ABD’nin “önümüzdeki haftalarda bu ülkelerle anlamlı müzakereler yapmayı dört gözle beklediğini” de sözlerine ekledi.

Bessent, Fox Business’tan Larry Kudlow’a sonra verdiği röportajda müzakerelerin aylarca, mayıs ve muhtemelen hazirana kadar uzayabileceğini ve Trump’ın bu müzakerelere şahsen dahil olacağını söyledi.

Bakan, “Misilleme yapmayan ülkeler için maksimum tarife seviyesindeyiz. Umuyorum ki iyi müzakereler sonucunda bu seviyelerin aşağıya indiğini göreceğiz. Ama bu diğer ülkelere bağlı olacak. Müzakereler zorlu geçecek,” diye konuştu.

POLITICO’ya göre Japonya ile müzakerelerin başlaması, Trump’ın çevresinde yer alan ve diğer ülkelere daha fazla ticaret engeli koymak da dahil olmak üzere korumacı politikalarını destekleyen ama anlaşma yapmak için de yer olması gerektiğine inanan pek çok kişiyi rahatlattı.

Bessent, Trump’ın ekonomi danışmanı Kevin Hassett ve diğerlerinin de dahil olduğu “adil ticaret” kampı, son haftalarda Navarro ve ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer’in de dahil olduğu, gümrük tarifelerini bir araç olarak değil nihai amaç olarak gören daha agresif bir “korumacı” grup karşısında geri planda kalmıştı.

Trump ve ‘Kurtuluş Günü’: Gümrük vergilerinden ötesi

Beyaz Saray, tarifeler konusunda anketlere güveniyor

Beyaz Saray’a yakın bir kişi, gümrük vergisi politikasında bir değişiklik olmadığını, ama yönetimin diğer ülkelerin masaya getireceği teklifleri görmek istediğini vurguladı.

Söz konusu kişi, başlangıçta tarifelerin siyasi etkisi konusunda endişeli olsalar da, gördükleri iç anketlerin düşüncelerini değiştirdiğini de sözlerine ekledi.

Söz konusu kişi, geçen hafta sahada olan dış gruplardan gelen anketlerin, tarifelerin hem taban hem de daha geniş anlamda işçi sınıfı seçmenleri arasında iyi gittiğini gösterdiğini ve bunun da siyasi hasar korkularının bir kısmını hafiflettiğini savundu.

Yeni gümrük vergisi açıklamasının ardından geçen hafta yaşanan büyük borsa kayıplarından sonraki dönemi yansıtan bir kamuoyu yoklaması henüz yapılmadı. 

Fakat hisse senedi sahibi Amerikalıların sayısı son yıllarda artıyor ve 2023’te yapılan en son Gallup anketinde yüzde 60’ın üzerindeydi.

Bu, 401(k) ve diğer emeklilik hesapları olan kişileri içeren bir ölçüt ve bu insanlar son günlerde varlıklarının önemli ölçüde düştüğünü gördüler.

Söz konusu kişi paniğin şu ana kadar Trump’ı korkutmadığını da sözlerine ekledi. 

Yine de bu sabır sadece bir yere kadar sürebilir. CBS News-YouGov tarafından mart ayı sonunda yapılan bir ankete göre, insanların yüzde 23’ü Trump göreve gelmeden önce mali açıdan daha iyi durumda olduklarına inanıyor; bu oran Trump göreve gelmeden önce ocak ayında yüzde 42 idi.

Amerika

Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Yayınlanma

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.

Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.

Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.

Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.

Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.

Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.

Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.

Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.

Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.

Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.

Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.

Veri merkezi krizi

Okumaya Devam Et

Amerika

“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

Yayınlanma

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.

ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.

Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.

Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.

The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.

Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.

Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:

“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”

Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.

Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”

Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.

Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.

Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.

İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.

Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.

Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.

Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.

Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.

Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

Yayınlanma

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.

Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.

“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.

Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.

Bessent şöyle konuştu:

“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. ⁠Ama peşinize düşeceğiz.”

ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı

ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.

Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.

ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.

Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.

İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald ​Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English