Asya
Hindistan’ın askeri drone ihracatının hızlı bir büyüme aşamasına girmesi bekleniyor

Hindistan’ın askeri drone ihracatı çok katlı büyüme aşamasına girmeye hazırlanıyor. Pakistan ile yaşanan “ilk drone savaşı” bu büyümeyi teşvik etti.
Hindistan’ın askerî drone imalat sanayisinin, Güney Asya ülkesinin geçen yıl Pakistan ile yaşadığı çatışmanın ardından yerli üreticilerin sipariş defterlerinin kabarmasıyla, önümüzdeki yıllarda hızlı bir büyüme aşamasına girmesi bekleniyor. Söz konusu çatışma, bu şirketlerin düşük maliyetli üreticiler olarak profillerini güçlendirdi.
2022’de kurulan ve henüz Seri A girişim sermayesi finansmanı almamış Hint girişim Flying Wedge Defence and Aerospace, geçen yıl ağustos ayında drone ürünleri için 30 milyon dolarlık bir ihracat siparişi aldı. Kurucu Suhas Tejaskanda, Nikkei Asia’ya, “Şimdi önümüzdeki bir buçuk yıl içinde ihracat sipariş defterimizi 100 milyon dolara çıkarmayı hedefliyoruz,” dedi.
Bu tür bir büyüme yalnızca erken aşama girişimlerle sınırlı değil.
Hindistan Drone Federasyonu (Drone Federation India) Başkanı Smit Shah, Nikkei Asia’ya yaptığı açıklamada, Mart 2026’ya kadar olan mali yılda Hindistan’ın drone satışlarından elde edilen 30 milyar rupiye, yani 317 milyon dolara kadar çıkan gelirinin yaklaşık üçte ikisinin askerî sözleşmelerden geldiğini söyledi. Shah, askerî sözleşmelerden elde edilen gelirlerin artık “Mart 2028’e kadar dört ila beş kat büyümesinin beklendiğini” belirtti ve toplam gelirin yüzde 10’undan azını oluşturan drone ihracatının da benzer bir hızda büyüyeceğini ekledi.
Drone’lar bugüne kadar Hindistan’ın savunma sanayisinde çok sınırlı bir varlığa sahipti. Örneğin ülkenin toplam silah ihracatı aynı mali yılda yıllık bazda yüzde 62 artarak 384,24 milyar rupiye çıktı; ancak sektör yöneticilerinin tahminlerine göre askerî drone ihracatı muhtemelen toplamın yüzde 5’inden azını oluşturdu.
Bununla birlikte, geçen yıl mayıs ayında Hindistan ile Pakistan arasında yaşanan ve nükleer silahlara sahip iki komşu arasındaki ilk “drone savaşı” olarak adlandırılan çatışmada drone’ların yaygın biçimde kullanılması, Solar Industries, NewSpace Research and Technologies ve Zen Technologies gibi yerel şirketleri gündeme taşıdı. Bu şirketlerin ürünleri çatışma sırasında kullanıldı.
Şimdi ülkenin drone şirketleri, ihracatı artırmak için savaşa hazır olma konusundaki bu itibarı temel alıyor. Bu şirketler, düşük maliyetli drone’lara yönelik algıdaki sarsıcı değişimden bir ölçüde şimdiden yararlanmış durumda. Bu değişimi, bu tür silahların Ukrayna savaşındaki ve İran savaşındaki başarısı tetikledi.
Çok namlulu roketatar da dahil olmak üzere çok çeşitli silah sistemleri üreten Solar Industries, geçen yıl kasım ayı ile bu yıl ocak ayı arasında borsa bildirimlerinde 28 milyar rupinin üzerinde ihracat siparişi açıkladı. Bu siparişlerin tamamının önümüzdeki dört yıl içinde müşterilere teslim edilmesi bekleniyor. Bu arada Ideaforge, geçen ay ABD kolluk kuvvetlerine gözetleme drone’ları satmak için bir sözleşme kazandı.
Drone bağlantılı işletmeler de büyüme işaretleri gösteriyor.
Denizaltılar gibi çeşitli askerî ürünler için simülatörler üreten Zen Technologies, Mart 2028’e kadar olan iki yılda ihracattan 10 milyar rupinin üzerinde gelir elde etmeyi bekliyor. Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı ve Murahhas Müdürü Ashok Alturi, Nikkei Asia’ya bu gelirin yaklaşık yarısının anti-drone sistemlerinden gelmesinin beklendiğini söyledi. Mart 2025’e kadar olan mali yılda, drone’ları önlemek için radar, optik dedektörler, sinyal karıştırıcılar ve topları bir araya getiren bu sistemler, şirketin 3 milyar rupi değerindeki toplam ihracatının yarısından fazlasını oluşturdu.
Bu anlaşmaların çoğuna ilişkin ayrıntılar belirsiz. Solar Industries, ihracat siparişlerinde drone bağlantılı ürünlerin payını açıklamıyor. Flying Wedge’in ihracat anlaşmasındaki müşterisi ise yalnızca bir “Güneydoğu Asya ülkesi” olarak tanımlanıyor.
Ancak Flying Wedge’den Tejaskanda, şirketin 30 milyon dolarlık ihracat anlaşmasının parçası olarak amiral gemisi niteliğindeki uzun menzilli saldırı ve gözetleme drone’larının yanı sıra önleyici drone’lar tedarik ettiğini söyledi. Ayrıca girişimin Kenya ve Portekiz’deki müşterilerle gelecekteki ihracatlar için görüşmeler yürüttüğünü ekledi.
Sektör yöneticilerine göre Hint askerî drone üreticileri, çoğunlukla Güneydoğu Asya ve Afrika ülkelerinin silahlı kuvvetleriyle yapılacak tedarik sözleşmeleri için Çinli ve Türk üreticilerle rekabet ediyor.
Tejaskanda, “Bu ekosistemde beş büyük oyuncu var: İsrail, ABD, Türkiye, Çin ve İran,” dedi ve ekledi: “İlk ikisi genellikle çok pahalı, İran ise ABD yaptırımları nedeniyle zorluklarla karşı karşıya.”
Fiyat rekabetçiliği de ihracat büyümesi beklentilerini destekleyen bir faktör.
Örneğin Flying Wedge’in orta irtifa uzun havada kalışlı, yani MALE sınıfı drone’u Kaal Bhairav, 10 milyon ila 40 milyon rupi — 105.500 ila 422.000 dolar — arasında bir maliyete sahipken, Amerikalı bir şirketin rakip ürünü adet başına 30 milyon dolara mal oluyor.
Drone Federation India’dan Shah’a göre Hint drone’ları, yani insansız hava araçları (İHA’lar), diğer üreticilerin bıraktığı boşlukları da doldurabilir.
Shah, “Çok büyük İHA’larda bir süre daha Batı hâkim olacak, çok küçük İHA’larda ise Çin hâkimiyetini sürdürmeye devam edecek,” dedi. “Ancak taktik, orta boy İHA sınıfı söz konusu olduğunda bizim oynayabileceğimiz çok sağlam bir rol var” diye belirtti.
Dahası Tejaskanda’ya göre, İran’ın Shahed platformu gibi drone’ların etkili kullanımı, NATO’nun standardizasyon anlaşması STANAG gibi çoğu zaman pahalı sertifikasyonların önemini azalttı; çünkü müşteriler daha ucuz, savaşta denenmiş ürünleri satın almak için bu sertifikalardan vazgeçmeye razı oluyor.
Asya
Çinli robot, 100 metreyi Usain Bolt’tan daha hızlı koştu

Çin devlet televizyonunun haberine göre, Lightning adlı bir robot 100 metreyi 9,32 saniyede koşarak insan dünya rekorunu kırdı.
Çinli akıllı telefon üreticisi Honor tarafından geliştirilen insansı robot, cumartesi günü başlayan İkinci Dünya İnsansı Robot Oyunları için düzenlenen bir test etkinliği sırasında saniyede 14,5 metrelik bir azami hıza ulaştı.
Bu performans, 17 yıl önce Berlin’de düzenlenen Dünya Atletizm Şampiyonası’nda Usain Bolt tarafından konulan 9,58 saniyelik erkekler 100 metre dünya rekorunu geride bıraktı.
Lightning, ayrıca nisan ayında Pekin yarı maratonunu 50 dakika 26 saniyede kazandı; bu süre, erkekler dünya rekorunu geliştirdi.
Robot, yarı maraton sırasında 169 cm boyunda ve 95 cm uzunluğunda bacaklara sahipti. Araştırmacılar, bu Oyunlar için robotun bacaklarını 10 cm uzattı.
İki yılına giren ve beş gün süren oyunlara 2.000’den fazla insansı robot katıldı. Bu etkinlik, ABD ile teknoloji yarışı kızışırken Çin’in ileri robotik alanındaki hızlı ilerlemesini sergilemeyi amaçlayan bir gösteri niteliğinde.
Koşu, masa tenisi ve futbol dahil olmak üzere 51 etkinlik ve 1.000’den fazla yarışma düzenleniyor.
2022 Kış Olimpiyatları için inşa edilen Ulusal Hız Pateni Ovalinde düzenlenen oyunlar, Pekin’in 2026 Dünya Robot Konferansı’na ev sahipliği yaptığı hafta açıldı.
Bu konferansta şirketler, insansı robotlar da dahil olmak üzere yaklaşık 3.000 ürünü sergiledi. Dünyadaki insansı robotların büyük çoğunluğu Çin’de üretiliyor.
Geçen ay, ABD Federal İletişim Komisyonu (FCC), yurtdışında üretilen yeni insansı robotların ithalatına yasak getirdiğini duyurdu.
FCC, Çin’i hedef alan bu adımda ulusal güvenlik gerekçelerini öne sürdü.
Pentagon da kısa süre önce, Çin’in önde gelen insansı robot üreticilerinden biri olan Unitree’yi, Çin ordusuyla bağlantılı olduğu değerlendirilen şirketler listesine ekledi. Pekin ise bu suçlamalara sert tepki gösterdi.
Cumartesi günü düzenlenen robot oyunlarının açılışında, organizatörler ve robot üreticileri, yüzlerce insansı robotun senkronize bir koordinasyon gösterisiyle sahaya düzenli bir şekilde yürüdüğü sırada, Çin yapımı insansı robotların insanların dünya rekorlarını kırdığını belirtti.
Ayakta yüksek atlamada bir insansı robot 2,88 metreye ulaşabildi; bu, geçen yıl düzenlenen oyunların ilk edisyonunda bir insansı robotun elde ettiği 0,95 metrelik en iyi sonucun çok üzerinde bir rakamdı.
Bu sonuç, 1993 yılında Kübalı Javier Sotomayor tarafından kırılan 2,45 metrelik insan yüksek atlama rekorunu da aştı. Her iki robot da Pekin merkezli X-Humanoid şirketine aitti.
Çin, insansı robotları gelişmekte olan bir sektör olarak destekliyor. Politika yapıcılar ve şirketler, yapay zeka ve donanım alanındaki ilerlemelerin bu robotların imalat, lojistik ve tüketici uygulamalarında kullanımını hızlandıracağına inanıyor.
Asya
Güney Kore Kuzey Deniz Rotası üzerinden ilk ticari seferini başlatıyor

Güney Kore, Rusya karasularından geçen Kuzey Deniz Rotası üzerinden Avrupa’ya ilk ticari konteyner gemisi seferini başlatıyor. Yolculuk süresini yaklaşık yüzde 35 kısaltan bu adımla Seul yönetimi, 2030 yılına kadar Arktik hattını düzenli bir ticaret koridoruna dönüştürerek Busan’ı kilit bir deniz merkezine çevirmeyi hedefliyor.
Güney Kore, Rusya karasularından geçen Arktik Kuzey Deniz Rotası üzerinden Avrupa’ya ilk kez bir konteyner gemisi gönderiyor.
Seul yönetiminin Batı ülkeleriyle ilişkilerinde olası gerilimlerin gölgesinde planlanan bu sefer, ülkenin söz konusu güzergahtaki ilk ticari taşımacılık adımı olma özelliğini taşıyor.
Reuters ve Yonhap ajanslarında yer alan haberlere göre, PanStar Acro adlı konteyner gemisinin 22 Ağustos’ta sefere çıkması planlanıyor.
VesselFinder verilerine göre Panama bayrağı taşıyan ve 2 bin 758 TEU kapasitesi bulunan gemi, otomotiv yedek parçaları ile kimyasal ürünlerin yer aldığı 837 TEU’luk yük taşıyor.
Standart 20 fitlik bir konteyner hacmini ifade eden TEU birimine sahip yüküyle geminin, yerel saatle yaklaşık 20.00’de (Türkiye saatiyle 14.00) hareket etmesi öngörülüyor.
Kamçatka boyunca kuzeye ilerleyip Bering Denizi’ni geçerek Kuzey Deniz Rotası’na girecek olan gemi, Birleşik Krallık’taki Felixstowe, Hollanda’daki Rotterdam ve Polonya’daki Gdansk limanlarına uğrayacak. Tüm seferin 40 ila 45 gün sürmesi bekleniyor.
Güney Kore Devlet Başkanı Li Çje Myon, Arktik deniz taşımacılığını ülkenin önceliklerinden biri haline getirdi. Seul yönetimi, bu rota sayesinde Busan’ı kilit bir deniz merkezine dönüştürmeyi ve Arktik bölgesini 2030 yılına kadar düzenli bir ticaret güzergahı yapmayı planlıyor.
Güney Koreli yetkililerin hesaplamalarına göre Arktik rotası, seyir süresini yaklaşık yüzde 35 oranında kısaltıyor.
Buna karşın proje, Ukrayna’daki çatışma sebebiyle Rusya’yı uluslararası alanda izole etmeye çalışan Batılı müttefiklerle ilişkileri zorlaştırma riski taşıyor.
Seul yönetiminin, geminin buzlar arasında sıkışması gibi olası acil durumlarda yardım sağlanması da dahil olmak üzere süreçle ilgili Moskova ile istişarelerde bulunduğu belirtiliyor.
Norveç Yüksek Kuzey Lojistik Merkezi verilerine göre, 2022 yılında 43, 2024 yılında 97 geminin kullandığı güzergahta geçen yıl 88 gemi toplam 103 transit geçiş gerçekleştirdi.
Arktik hattındaki temel deniz trafiğini ise Rusya ile Çin sağladı. Bilim insanları, eriyen buzulların seyrüseferi kolaylaştırdığını ancak artan deniz trafiğinin küresel ısınmayı hızlandırdığına dikkat çekiyor.
Rusya’nın Avrupa kısmı ile Uzak Doğu bölgesi arasındaki en kısa su yolu olan Kuzey Deniz Rotası, bütünüyle Arktik Okyanusu ile kısmen Pasifik Okyanusu denizlerinde ve Rusya sınırları içinde yer alıyor.
Güzergahtan geçiş izinleri ise Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom tarafından veriliyor.
Rus denizcilik şirketi Sovcomflot’un başkanı İgor Tonkovidov, daha önce Rusya ile Güney Kore arasında Kuzey Deniz Rotası taşımacılığı alanındaki işbirliğinin yeniden başlatılmasını önermişti.
Tonkovidov, Güney Koreli DSME tersanesine sipariş edilen Arktik sınıfı üç doğalgaz tankerinin Rus şirketine teslimatı konusunun yeniden ele alınması çağrısında bulunmuştu.
Yaklaşık 74,24 milyar rubleye karşılık gelen 872,1 milyon dolar değerindeki bu sözleşme, askeri operasyonun başlamasının ardından uygulanan yaptırımlar sebebiyle yerine getirilememişti.
Asya bölgesinde Kuzey Deniz Rotası’nı kullanan tek ülke Güney Kore değil. Rosatom, ağustos ayı başında Çinli denizcilik şirketi Sea Legend’a ait yedi gemiye güzergahtan geçiş izni verdi.
Rosatom Genel Müdürü Aleksey Lihaçev, şirketin seyrüsefer sezonu boyunca haftalık seferlerle düzenli bir hat kurmayı hedeflediğini açıkladı.
Çin, geçen yıl Çin ile Avrupa’yı birbirine bağlayan dünyanın ilk Arktik ekspres güzergahını resmi olarak devreye almıştı. Bu kapsamda Istanbul Bridge adlı konteyner gemisi Ningbo-Zhoushan Limanı’ndan ayrılarak Felixstowe Limanı’na hareket etmişti.
Kuzey Deniz Rotası’nın hareketlenmesinin Hürmüz Boğazı’ndaki kriz ortamında gerçekleştiğini belirten Lihaçev, Çinli şirketin girişiminin Arktik güzergahına yönelik artan talebi teyit ettiğini ve bu yolun küresel öneme sahip bir ulaşım arteri haline gelmesinde yeni bir aşama olduğunu ifade etti.
Asya
Hindistan’ın Çin’e yönelik istihbarat faaliyetleri neden yanlış hesaplamalara yol açabilir?

Çinli bir akademisyen, Çin’in rutin faaliyetlerinin Hindistan istihbarat kurumları tarafından giderek daha fazla tehdit olarak değerlendirilmesinin, Yeni Delhi’nin yanlış hesaplama yaparak Pekin’e karşı “tek taraflı karşı önlemler” alma riskini artırdığı uyarısında bulundu.
Macau Bilim ve Teknoloji Üniversitesi araştırmacısı Zhao Ruoxi’ye göre Hindistan, komşusu Çin ile ilişkilerinin son yıllarda bozulmasının ardından istihbarat toplama faaliyetlerini artırdı.
Zhao, bu değerlendirmeleri Hindistan’ın 2020-2026 döneminde Çin’e odaklanan istihbarat operasyonlarını analiz ettiği bir makalede yaptı. Çalışma, Shaanxi Bilim ve Teknoloji Bilgi Enstitüsü tarafından yayımlanan Çince Journal of Intelligence dergisinin 31 Temmuz tarihli sayısında yayımlandı ve South China Morning Post tarafından haberleştirildi.
Zhao’ya göre Çin’in Güney Asya’daki siyasi ve ekonomik varlığı, gelişmekte olan teknolojilere verdiği önem ve Hint Okyanusu’ndaki deniz faaliyetleri, 2020’de yaşanan sınır çatışmasından bu yana Hindistan tarafından daha yakından izleniyor.
Galwan Vadisi’ndeki söz konusu çatışmada 20 Hint ve dört Çin askeri hayatını kaybetmiş, olay iki ülke arasındaki ilişkileri tarihinin en düşük seviyelerinden birine sürüklemişti.
Zhao, Hindistan’ın son yıllarda istihbarat toplama araçlarını genişlettiğini; uzay tabanlı keşif sistemleri, insansız hava araçlarıyla gözetleme ve siber istihbarattan yararlanarak Çin’e karşı çok kurumlu bir ağ oluşturduğunu belirtti.
Makaleye göre Hindistan ayrıca ABD ve Orta Doğu ülkeleriyle işbirliği yaparak Çin donanmasının uzak denizlerdeki faaliyetlerini takip etme ve Pekin’in deniz yoluyla enerji tedarik güzergâhları üzerinde enformasyon baskısı oluşturma kapasitesini geliştirdi.
Ancak Zhao, Hindistan’ın yabancı kaynaklı verilere yoğun biçimde bağımlı olmasını “yapısal bir zayıflık” olarak nitelendirdi ve bunun, ülkenin Çin’e ilişkin değerlendirmelerini üçüncü tarafların stratejik gündemlerinin etkisine açık hale getirdiğini söyledi.
Zhao, Pekin ile Yeni Delhi arasındaki ilişkilerin 2024 sonlarından itibaren iyileşmeye başladığını, ancak Hindistan’ın Çin’i hedef alan genişletilmiş istihbarat faaliyetlerinin devam ettiğini kaydetti.
İki ülke, 2024’te sınır devriyelerinin yeniden başlatılması konusunda anlaşmaya varmalarının ardından ilişkileri düzeltmeye yönelik adımlar attı. Beş yıllık aranın ardından doğrudan uçuşlar yeniden başladı, Pekin Hint hacıların Tibet Özerk Bölgesi’ne yeniden gitmesine izin verdi ve Hindistan Çinli turistlere yeniden vize vermeye başladı.
Geçen yıl, ilişkilerdeki yumuşamanın bir diğer göstergesi olarak Hindistan Başbakanı Narendra Modi yedi yıl aradan sonra ilk kez Çin’i ziyaret etti. Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, Tianjin’de Modi ile yaptığı görüşmede, sınır sorunlarının iki ülke arasındaki ilişkileri tanımlayan unsur olmaması gerektiğini söyledi.
Pekin’in bir iyi niyet jesti olarak değerlendirdiği Lipulekh Geçidi’nin haziran ayında yeniden açılmasının ardından iki ülke, ağustos ayında Himalayalar’daki Nathu La ve Shipki La geçitleri üzerinden ticareti de yeniden başlattı.
Zhao makalesinde, Hindistan’ın sınır bölgesindeki teknik gözetim faaliyetlerini artırmasının beklendiğini ve bunun Çin’i bilgi güvenliğini güçlendirmeye zorlayacağını belirtti.
Zhao ayrıca Pekin’in Güney Asya’daki komşularıyla yürüttüğü diplomatik faaliyetlerin, özellikle bölgede güven inşa etme çabaları ile Kuşak ve Yol Girişimi kapsamındaki projeleri ilerletme girişimlerinin Yeni Delhi tarafından “sistematik biçimde sekteye uğratılabileceği” uyarısında bulundu.
Zhao’ya göre Hindistan’ın Çin’e yönelik istihbarat faaliyetlerinin artması, yanlış hesaplama riskini de yükseltiyor; zira Çin’in rutin faaliyetleri giderek daha fazla tehdit olarak algılanıyor.
Zhao, “Bunun sonucunda tek taraflı karşı önlemlerin tetiklenme ihtimali artıyor” değerlendirmesinde bulundu.
Zhao, Çin’in bu baskıya karşı stratejik mesajlarını daha etkili hale getirmesi ve Güney Asya ülkeleri ile Hint Okyanusu kıyısındaki ülkelerle iletişimini güçlendirmesi gerektiğini söyledi.
Dünya Basını2 hafta önceThe Jerusalem Post: Suudi Arabistan-Türkiye-Pakistan savunma anlaşması İsrail’e tehdit
Ortadoğu2 hafta önceMısır, üçlü pakta neden katılmadı?
Amerika4 gün önceSteve Jobs’ı iflastan kurtaran gizli CIA anlaşması gün yüzüne çıktı
Diplomasi2 hafta önce‘İslami NATO’ mu? Yeni savunma paktı Hindistan’ı neden tedirgin ediyor?
Dünya Basını6 gün önceThe Economist, Daron Acemoğlu’nu yerden yere vurdu: “Sığ ve inandırıcılıktan uzak”
Diplomasi2 hafta önceUkrayna, Türkiye’den 70 ATACMS ve diğer ABD menşeli silah satın aldı
Rusya1 hafta önceDört AB ülkesi daha Rus pasaportlarına kısıtlama getiriyor
Dünya Basını2 hafta önceÇin, Buz İpek Yolu yarışını kazanıyor











