Bizi Takip Edin

Amerika

İlk sonuçlara göre Kolombiya’da sağcı aday De la Espriella başkan seçildi

Yayınlanma

Kolombiya’da yapılan devlet başkanlığı ikinci tur seçimlerinin ilk sonuçlarına göre, Donald Trump destekli sağcı aday Abelardo de la Espriella az farkla zaferini ilan etti. Oyların yüzde 99’undan fazlasının sayıldığı ilk sonuçlar ülkede güvenlik ve uyuşturucuyla mücadele politikalarında köklü bir değişimin habercisi olarak değerlendiriliyor. Seçimi geride tamamlayan solcu aday Iván Cepeda ve mevcut Devlet Başkanı Gustavo Petro ise resmi sonuçlar açıklanana kadar galibiyeti tanımayacaklarını belirtti.

Kolombiya’da yapılan devlet başkanlığı ikinci tur seçimlerinin ilk sonuçları, Donald Trump destekli sağcı aday Abelardo de la Espriella’nın seçimi kıl payı kazandığını gösterdi.

Siyasi geçmişi bulunmayan de la Espriella’nın bu galibiyeti, hükümetin ülkedeki iç silahlı çatışma ve şiddet olaylarıyla mücadele yönteminde köklü bir değişime işaret ediyor.

Seçim kampanyası boyunca yasa dışı silahlı gruplara, uyuşturucu kaçakçılığına ve suç örgütlerine karşı askeri baskıyı artırma sözü veren de la Espriella, mevcut Devlet Başkanı Gustavo Petro’nun yakın müttefiki olan solcu aday Iván Cepeda’yı mağlup etmeyi başardı.

İlk sonuçların açıklanmasının ardından değerlendirmelerde bulunan de la Espriella, “Bugün ülkemiz için yeni bir dönem başlıyor. Bu dönem, büyük, güvenli, müreffeh ve fırsatlarla dolu bir Kolombiya’ya inanmayı seçen milyonlarca vatandaşın özgür ve demokratik iradesi üzerine inşa edilmiştir” ifadelerini kullandı.

Cepeda resmi sonuçları bekleyeceğini açıkladı

Runoff olarak adlandırılan ikinci tur seçimlerinde oyların yüzde 99’undan fazlasının sayıldığı ilk sonuçlara göre, de la Espriella oyların yaklaşık yüzde 49,7’sini alırken, Cepeda yüzde 48,7’de kaldı.

Henüz yenilgiyi kabul etmeyen Cepeda, ön sayım sonuçlarının henüz resmi veya bağlayıcı olmadığını belirtti.

Cepeda, “Resmi sayım yapılıp kesin sonuçlar ortaya çıktığında ve gerekli doğrulamalar tamamlandığında, bu yapıdan çıkacak resmi sonucu tanıyacağız” dedi.

Reuters haber ajansı, doğrulama sürecinin 31 Mayıs’ta yapılan ilk tur seçimlerindeki ilk sayımlarla çok az farklılık gösterdiğini aktardı.

Ülkenin Karayip kıyısındaki bölgesinde büyüyen de la Espriella, bu bölgeden çok güçlü destek aldı. İlk oy sayım sonuçlarının gelmesinin ardından sahil kenti Barranquilla’da kutlama yapmak için toplanan büyük bir kalabalığa seslenen ve kendisine “El Tigre” (Kaplan) lakabını takan de la Espriella, “Bu gece ulus için yeni bir hikayenin başlangıcıdır, bu gece yeni bir dönem, düzen değişikliği başlıyor” dedi.

Kendisine oy verenlerin yanı sıra diğer adayı seçenler dahil tüm Kolombiyalılar için yöneticilik yapacağını belirten de la Espriella, ülkenin 1991 anayasasına sadık kalacağına ve onu koruyacağına dair söz verdi.

Barranquilla’daki kutlamalarda de la Espriella’nın destekçileri ülkenin sarı milli futbol formasını giyip Kolombiya bayrakları dalgalandırdı.

Sahne arkasından de la Espriella’nın fotoğraflarının yansıtıldığı alanda havai fişek gösterileri eşliğinde “vatan için kararlı dur” ve “Petro dışarı!” sloganları atıldı. Bazı destekçilerin, ABD Başkanı Donald Trump’ın destekçilerininkine benzer, üzerinde “Kolombiya’yı Yeniden Harika Yap!” yazılı şapkalar taktığı görüldü.

Donald Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda sonuçlara “BÜYÜK kazandı!” yazarak tepki verdi. Kutlamalara katılan Patricia adlı bir destekçi, “Bu ülkedeki cinayetlerden ve bu hükümetin bürokrasisinden bıktık. Artık kıyı bölgesinden bir başkanımız var” dedi.

Bir diğer destekçi ise “Kaplan ile gurur duyuyoruz. Ülkeyi değiştirmesini, her şeyden önce iş imkanlarına ve daha fazla güvenliğe sahip olacağımız yeni bir ülkeye dönüştürmesini umuyoruz” değerlendirmesini yaptı.

Seçimi kıl payı kaybeden Cepeda’nın destekçileri de Barranquilla sokaklarında endişelerini dile getirdi.

BBC’ye konuşan Cepeda destekçisi öğrenci ve aktivist Catalina La Grande, “Havada gözle görülür bir huzursuzluk var. Bu kadar dar bir fark bizi endişelendiriyor çünkü bu durum ülkenin ne kadar bölünmüş olduğunu ve demokrasiyi, barışı ve insan haklarını savunmada karşı karşıya olduğumuz devasa zorlukları yansıtıyor” dedi.

Cepeda’yı destekleyen bir diğer genç seçmen Maria ise sonuçların ülkenin bölündüğünü gösterdiğini ancak halkın barışçıl kaldığını belirterek, “Yaşadığımız kutuplaşma düzeyi göz önüne alındığında, sokaklarda şiddet olaylarının yaşanmaması olumlu bir gelişme” ifadelerini kullandı.

Adaylar arasındaki keskin görüş ayrılıkları, özellikle bazı muhaliflerin sonuçları tanımaması durumunda ülkede huzursuzluk çıkabileceği yönündeki endişeleri artırdı.

Pazar gecesi geç saatlerde, Kolombiya’nın üçüncü büyük şehri Cali’de protestocular ile polis arasında çatışmalar yaşandığı, göstericilerin ABD bayraklarını yaktığı ve polisin de la Espriella’nın zaferine öfkelenen büyük kalabalıkları dağıtmak için göz yaşartıcı gaz kullandığı bildirildi.

Devlet Başkanı Gustavo Petro’nun ise sonuçlara itiraz edebileceği belirtiliyor. X platformunda paylaşımda bulunan Petro, ön sayım sonuçlarına göre “hiç kimsenin başkan ilan edilemeyeceğini” belirterek bazı sandıkların “güvenliğinin ihlal edildiğini” iddia etti ve oylama yazılımının denetlenmesini talep etti ancak iddialarına ilişkin bir kanıt sunmadı.

Abelardo de la Espriella kimdir?

Siyasi deneyimi bulunmayan de la Espriella, avukatlık ve iş insanlığı yapıyor. Avukatlık kariyerinde müvekkilleri arasında, görevden alınan eski Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun müttefiki olan ve ABD’de kara para aklama suçlamasıyla karşı karşıya kalan Alex Saab ile Kolombiya’nın en büyük dolandırıcılarından David Murcia Guzman yer alıyor.

De la Espriella, bu davaları savunma avukatı olarak üstlendiğini belirtiyor.

Güvenlik politikaları ve sakal tarzıyla El Salvador Devlet Başkanı Nayib Bukele’ye benzetilen de la Espriella ve destekçileri, mitinglerde ve sosyal medyada sık sık Kolombiya milli futbol takımının formasını giyiyor. Muhalifleri, de la Espriella’yı milli formayı siyasete alet etmekle suçluyor.

De la Espriella, mitinglerde kalabalıklara sık sık kurşun geçirmez cam panellerin arkasından hitap etmesiyle biliniyor.

Kolombiya’daki iç silahlı çatışmalar onlarca yıldır sürüyor ancak son birkaç yılda şiddet düzeyi daha da arttı. FARC muhalifleri, ELN ve Clan del Golfo dahil olmak üzere silahlı gerilla grupları ve kartellerin üye sayısı son beş yılda ikiye katlandı.

Grupların kazançlı kokain kaçakçılığı yolları ve yasa dışı maden sahaları üzerindeki hakimiyet mücadelesi şiddeti tırmandırıyor. Geçen yıl Kolombiya-Venezuela sınırında yaşanan çatışmalar on binlerce insanı yerinden etti. Dünyanın en büyük kokain üreticisi olan ülkede kokain üretimi rekor seviyeye ulaştı.

Mevcut Devlet Başkanı Petro’yu eleştirenler, silahlı gruplarla müzakerelere öncelik veren “toplam barış” stratejisinin başarısız olduğunu, silahlı grupların ateşkes süreçlerini nüfuzlarını ve bölgelerini genişletmek için kullandığını savunuyor.

De la Espriella, yasa dışı silahlı gruplarla yapılan tüm müzakereleri iptal edeceğini ve düzeni yeniden sağlamak için askeri baskıyı artıracağını taahhüt etti.

Bu kapsamda ABD ile daha yakın bir iş birliği yapacağını belirten de la Espriella, Kolombiya ormanlarında devasa hapishaneler inşa etmeyi, devleti küçültmeyi ve sağlık sisteminde reform yapmayı vadetti.

Uzun yıllar Miami’de yaşayıp çalışan de la Espriella, 2023 yılından bu yana ABD vatandaşlığına sahip bulunuyor. Seçim sürecinde Donald Trump’ın desteğini alan de la Espriella için Trump, “yasa dışı göçü durduracağını, suç ve uyuşturucuyla mücadele edeceğini, asayişi yeniden tesis edeceğini” belirtmişti.

Trump ayrıca seçimden önce de la Espriella’nın arkasında “ABD’nin tam desteğini ve gücünü” hissedeceğini ifade etmişti.

Kolombiya, tarihsel olarak ABD’nin bölgedeki en yakın müttefiklerinden biri olmasına rağmen, son yıllarda Başkan Trump ile Devlet Başkanı Petro arasında göç politikaları, gümrük vergileri ve Latin Amerika’ya askeri müdahaleler konusundaki sert tartışmalar nedeniyle ilişkiler gerilmişti.

De la Espriella’nın seçilmesi, güvenlik endişeleriyle sağa kayan Latin Amerika ülkelerindeki genel eğilimle de uyum gösteriyor. De la Espriella’nın zaferi, bölgedeki diğer sağcı liderler tarafından memnuniyetle karşılandı.

Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei, Kolombiyalıların “ekonomik özgürlük, refah, tavizsiz güvenlik yolunu seçtiğini; sınır aşan organize suça ve uyuşturucu kaçakçılığına artık yeter dediğini” belirtti.

Şili’den José Antonio Kast ise “Kolombiya için güvenlik ve refahı geri kazanmalarını sağlayacak yeni bir özgürlük dönemi başlıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Amerika

Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Yayınlanma

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.

Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.

Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.

Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.

Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.

Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.

Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.

Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.

Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.

Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.

Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.

Veri merkezi krizi

Okumaya Devam Et

Amerika

“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

Yayınlanma

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.

ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.

Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.

Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.

The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.

Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.

Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:

“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”

Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.

Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”

Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.

Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.

Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.

İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.

Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.

Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.

Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.

Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.

Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

Yayınlanma

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.

Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.

“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.

Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.

Bessent şöyle konuştu:

“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. ⁠Ama peşinize düşeceğiz.”

ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı

ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.

Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.

ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.

Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.

İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald ​Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English