Bizi Takip Edin

Avrupa

İtalya, Sicilya köprüsünün bir ‘fantezi’ olmadığı konusunda ısrarcı

Yayınlanma

İtalya, Sicilya’ya 13,5 milyar avroluk bir köprü inşa etmeyi savunma harcamalarına dahil etmeyi düşünmesi nedeniyle eleştirilere maruz kaldı ama projeyi yürüten şirket bu fikrin mantıksız olmadığını savunuyor.

POLITICO’ya verdiği demeçte şirket, Messina Boğazı Köprüsü projesinin, başından itibaren hem sivil trafik ihtiyaçlarını hem de Silahlı Kuvvetlerin stratejik hareketlilik gereksinimlerini karşılamak üzere geliştirildiğini söyledi.

Mevcut tasarım, köprü inşa edildikten sonra tanklar gibi ağır askeri araçların köprüyü geçebileceği anlamına geliyor.

Altyapı Bakanı Matteo Salvini, büyük ölçekli projeleri onaylamaktan sorumlu devlet kurumunun köprü planını temmuz ayı sonuna kadar onaylayacağını belirtti.

İtalya, kronik bir NATO harcamaları yetersizliği sorunu yaşayan bir ülke olup geçen yıl gayri safi yurtiçi hasılasının yalnızca yüzde 1,49’unu savunmaya ayırdı. Bu oran, bloğun eski hedefi olan GSYİH’nın en az yüzde 2’sinin çok altında.

Roma için durumu daha da kötüleştiren ise, ittifakın geçen ay “Rusya’nın artan tehdidine karşı koyma” bahanesiyle 2035 yılına kadar GSYİH’nın yüzde 5’ini savunmaya ayırma hedefini kabul etmesi oldu.

Bu yeni hedef, asker ve tank gibi askeri harcamalar için GSYİH’nin yüzde 3,5’i ve siber güvenlik ve askeri hareketlilik gibi savunma ile ilgili yatırımlar için ek yüzde 1,5 olarak bölünüyor.

Sicilya köprüsünü askeri harcama olarak kabul etmek, İtalya’nın yüzde 1,5’lik şartı daha kolay yerine getirmesini sağlayacak.

Projenin NATO kriterlerini karşılaması gerekecek. POLITICO’ya yazılı olarak verdiği yanıtta Stretto di Messina, köprünün, “köprünün de bir parçası olduğu” Trans-Avrupa Ulaşım Ağı içinde kıta genelinde araç ve askeri personelin hızlı hareketini güçlendirmeyi amaçlayan AB’nin Askeri Hareketlilik Eylem Planı ile uyumlu olduğunu belirtti.

Köprü, ana bileşenlerinden biri olarak listelenmemiş olsa da, İskandinav-Akdeniz Koridoru için Avrupa projesinde bahsi geçiyor.

Şirket, projenin yol boyutlarının “yapısal değişiklik gerektirmeden en ağır askeri araçların güvenli geçişini sağlayan” NATO sınıflandırma gerekliliklerini karşıladığını ve demiryolunun “standart düz vagonlarda ağır askeri konvoyları taşıma” kapasitesine sahip olacağını da ekledi.

Fakat eleştirenler, köprünün askeri varlık olma testini geçemediğini söylüyor.

Brüksel merkezli Kraliyet Yüksek Savunma Enstitüsü araştırmacısı Simon Van Hoeymissen, “Messina Boğazı [Köprüsü’nün] NATO’nun caydırıcılığı ve savunması veya AB’nin güvenliği için kritik bir altyapı açığı olduğunu belirten herhangi bir değerlendirme bilmiyorum,” dedi ve projenin NATO’nun daha geniş misyonu kapsamında mantıklı olması gerektiği konusunda uyarıda bulundu.

Hoeymissen, “Bir ülkenin tek başına ele alındığında yüzde 1,5’lik sınırın altında kalacak bir projeye yaptığı yatırım, diğer ülkeler bu projeyi tutarlı ve yararlı bir koridora dahil etmek için kendi yatırımlarını yapmazsa, askeri açıdan yararlı olmayabilir,” diye ekledi.

İtalya’da da uzun süredir planlanan köprünün askeri bir boyutu olması gerektiği fikrine karşı tepkiler var.

600’den fazla profesör, araştırmacı ve üniversite personeli, bu ayın başlarında Başbakan Giorgia Meloni’ye bir mektup göndererek projenin askeri yönlerini “yalan” olarak nitelendirdi.

Mektupta, “Messina Boğazı Köprüsü projesinin imajının çılgınca yeniden şekillendirilmesine tanık olduk. Bu proje, yük ve yolcu trafiği için büyük öneme sahip bir projeden, birdenbire ‘Avrupa ve NATO tarafından arzu edilen’ önemli ve stratejik bir askeri altyapı haline geldi. Bu, araçsal bir yalan,” denildi.

Mektupta, köprünün “askeri veya çift amaçlı bir proje olarak tasarlanmadığı ve hiçbir zaman böyle bir amaçla tasarlanmadığı”, önceki planlarda savunma amaçlı kullanımlara ilişkin hiçbir atıf bulunmadığı ve ordunun tasarım sürecine dahil olmadığı belirtildi.

Mektupta, güney İtalya’daki demiryolu ağlarının silah ve mühimmat taşımacılığına uygun olmadığı, bu tür taşımacılığın deniz yoluyla devam etmesinin daha mantıklı olduğu da belirtildi.

Fakat geliştirici şirket, askeri yönün projenin temel bir parçası olduğunu ısrarla vurguladı.

Şirket açıklamasında, “Messina Boğazı üzerindeki köprü, hem sivil hem de askeri amaçlarla kullanılabilecek çift amaçlı bir altyapı olarak tasarlandı,” denildi.

Avrupa

Polonya doğu sınırında uçuş kısıtlaması getirdi

Yayınlanma

Polonya Hava Seyrüsefer Hizmetleri Ajansı, ülkenin doğu sınırında 10 Haziran ile 9 Eylül tarihleri arasında uçuş kısıtlamaları uygulanacağını duyurdu. Belarus ve Ukrayna sınırındaki özel bir bölgeyi kapsayan kısıtlamalar, yaklaşık 3 kilometre yüksekliğe kadar olan uçuşlar için geçerli olacak.

Polonya Hava Seyrüsefer Hizmetleri Ajansı, ülkenin doğu sınırındaki hava sahasında 10 Haziran ile 9 Eylül tarihleri arasında uçuş kısıtlamaları uygulanacağını açıkladı.

Alınan karara göre kısıtlamalar, Belarus ve Ukrayna sınırına yakın özel bir bölgede yürürlükte olacak. Belirlenen kısıtlamaların yaklaşık 3 kilometre yüksekliğe kadar olan uçuşları kapsayacağı, bu irtifanın üzerinde seyreden yolcu uçaklarının ise yeni düzenlemeden etkilenmeyeceği belirtildi.

Uygulama kapsamında, kısıtlama getirilen bölgede gece saatlerinde uçuşlar tamamen yasaklanacak. Bu yasağın dışındaki istisnaların yalnızca askeri havacılık unsurları ile önceden koordine edilmiş belirli uçuşlar için geçerli olacağı aktarıldı. Gündüz saatlerinde ise askeri uçaklar, ambulans uçaklar, arama kurtarma ekipleri ve bazı insansız hava araçlarının uçuş yapmasına izin verilecek.

Polonya Hava Seyrüsefer Hizmetleri Ajansı yetkilileri, söz konusu tedbirlerin devlet güvenliğini sağlamak amacıyla alındığını bildirdi. Kısıtlama bölgesinin, Polonya’nın doğu sınırından yaklaşık 20 ila 50 kilometre mesafedeki alanı kapsayacağı kaydedildi.

Ajans ayrıca, kuralların ihlal edilmesi durumunda bu durumun ülkenin havacılık kanunlarının ihlali olarak kabul edileceği uyarısında bulundu.

Polonya, Ukrayna topraklarındaki patlamalar nedeniyle son bir ay içinde birkaç kez savaş uçaklarını havaya kaldırmıştı.

Bununla birlikte Polonya Silahlı Kuvvetleri Komutanlığı tarafından yapılan açıklamada, gerçekleştirilen son önleme uçuşundan önce Polonya hava sahasına yönelik herhangi bir ihlalin tespit edilmediği bilgisi verilmişti.

Rusya Savunma Bakanlığı ise 2 Haziran tarihinde bir açıklama yaparak, Ukrayna’nın savunma sanayisi tesislerine, yakıt altyapısına ve askeri havaalanlarına yönelik kitlesel bir saldırı düzenlendiğini bildirmişti.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Almanya, Fransa ve İngiltere, Rusya ile müzakere planı üzerinde çalışıyor

Yayınlanma

Bloomberg’in kaynaklarına göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna ile birlikte Rusya’nın da katılacağı barış görüşmelerinin organizasyonu için bir plan hazırlıyor. Avrupa ülkeleri çatışmanın bir kış daha uzamasını önlemeyi hedeflerken, görüşmelere ilişkin nihai kararın Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’e ait olacağını ve Kiev’e baskı yapılmayacağını belirtiyor.

Bloomberg’in kaynaklara dayandırdığı haberine göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna ile birlikte Rusya’nın da katılacağı barış görüşmelerinin organizasyonuna yönelik bir plan üzerinde çalışıyor.

Ajansa konuşan kaynaklar, Avrupa ülkelerinin çatışmanın bir kış daha devam etmesini önlemek istediğini belirtti. Aynı kaynaklar, görüşmeler konusunda nihai kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’e ait olacağını ve Avrupa’nın bu konuda kendisine baskı yapmayı planlamadığını aktardı.

Kaynaklara göre İngiltere Başbakanı Keir Starmer, önümüzdeki günlerde bu konuyu Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile görüşecek.

Alman televizyon kanalı NTV, 2 Haziran’da Almanya’nın eski Başbakanı Gerhard Schröder’in Moskova’ya geldiğini bildirmişti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin daha önce Schröder’i Avrupa tarafından tercih edilebilecek bir müzakereci olarak nitelendirmişti.

Rusya Devlet Başkanı Sözcüsü Dmitriy Peskov, mayıs ayının sonunda yaptığı açıklamada Avrupa’nın Rusya ile diyalog kurulmasının gerekliliğini anladığını, ancak müzakere süreci konusunda “ancak şimdi olgunlaşmaya başladığını” ifade etmişti.

Peskov ayrıca Moskova’nın, Avrupa Birliği’nden Rusya ile temas kurabilecek olası müzakerecilere ilişkin gelen sinyalleri ciddiyetle değerlendirdiğini söylemişti.

Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide ise Avrupa’nın Ukrayna konusundaki görüşmelere tarafsız bir arabulucu olarak değil, çatışmadan etkilenen çıkarlara sahip bir taraf olarak katılması gerektiğini belirtti.

Eide, Avrupa Birliği ve ABD’nin Kiev’e desteğini sürdürmesi gerektiğini de vurguladı.

Putin ise Kiev’in çatışmayı barışçıl yollarla çözmeye hazır olduğuna inanmadığını dile getirmişti. Rus lider, çatışmanın temel nedenlerinin ortadan kaldırılması ve 2024 yılında açıkladığı koşullar temelinde barışçıl bir çözüme hazır olduğunu söylemişti.

Putin’in sıraladığı koşullar arasında Ukrayna birliklerinin Donetsk ve Lugansk halk cumhuriyetleri ile Zaporojye ve Herson bölgelerinden çekilmesi, bu bölgeler ile Kırım’ın Rusya’nın parçası olarak tanınması, Ukrayna’nın tarafsız, askeri bloklara katılmayan ve nükleer silahlardan arındırılmış bir statü benimsemesi, Ukrayna’nın silahsızlandırılması ve “Nazizmden arındırılması” ile Rusya’ya yönelik tüm yaptırımların kaldırılması yer alıyordu.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise geçen yıl eylül ayında Avrupa’ya Ukrayna konusundaki müzakere masasında yer olmadığını söylemişti.

Lavrov, Avrupa Birliği ülkelerinin Rusya karşıtı tutumları nedeniyle bu süreçte yer alamayacağını belirtmiş ve Batı tarafından sunulan güvenlik garantilerinin “Rusya’ya karşı kurgulandığını” ifade etmişti.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Rheinmetall, otomotiv tedarik bölümünü satıyor

Yayınlanma

Alman savunma sanayi şirketi Rheinmetall, otomotiv tedarikçi bölümünü özel sermaye şirketi Aequita’ya satıyor.

Rheinmetall çarşamba günü yaptığı açıklamada, iki şirketin “bugün, Rheinmetall’in eski Power Systems bölümüne yeni bir yönetim altında bir gelecek açan bir satın alma anlaşması imzaladığını” duyurdu.

Bu, “stratejik yeniden yapılanmada bir dönüm noktası” niteliğinde; sivil bölümün satışıyla birlikte grup, “odak noktasını askeri işine kaydırıyor.”

İşlemin bu yılın dördüncü çeyreğinde tamamlanması bekleniyor ve halen düzenleyici kurumların onayına tabi.

Hisselerin yüzde 100’ü için ön satın alma bedeli 350 milyon avro olarak belirlendi fakat bu rakam işlemin kesinleşmesinden önce değişebilir.

Rheinmetall, kısa süre önce savunma işinde rekor kâr ve dolu sipariş defterleri bildirdi. Öte yandan, otomotiv tedarik endüstrisi krizde.

Şirket, “Özellikle otomotiv sektöründeki iş durumunun daha da kötüleşmesi, nihai anlaşmanın şart ve koşullarını etkiledi,” açıklamasını yaptı.

Avrupa’nın savunma harcamalarını artırmasıyla Ukrayna savaşının başlamasından bu yana iş hacmi hızla artan Rheinmetall, geçen yıldan beri Power Systems bölümüne alıcı arıyordu ve bu bölümü Aralık 2025’te durdurulan faaliyetler kategorisine almıştı.

Rheinmetall, şirketleri satın alıp yeniden yapılandıran bir yatırım şirketi olan Aequita’nın, bu birimdeki dünya çapındaki yaklaşık 6.250 çalışanı işte tutmayı planladığını da ekledi.

Aequita’nın Yönetim Kurulu Başkanı ve Eş CEO’su Axel Geuer, “Bu şirket, artık yaklaşık 5 milyar avro gelir elde edecek olan otomotiv bölümümüze mükemmel bir katkı sağlıyor,” dedi.

Geuer, Aequita’nın bu şirketin uzun vadeli gelişimini destekleyeceğini ve otomotiv portföyü genelinde sinerji yaratmaya çalışacağını da sözlerine ekledi.

Rheinmetall, satışın dışında kalanlar arasında alüminyum döküm uzmanı KS Huayu AluTech’in Almanya’daki üç tesisi, otomotiv sensörleri ortak girişimi Dermalog SensorTec’teki hisseler ve otomobil parçaları üreticisi Pierburg’un İspanya’daki Abadiano fabrikasının bulunduğunu belirtti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English