Amerika
Kanada hükümetine, nazilerle ilgili gizli belgeleri açıklama çağrısı

Yahudi örgütü B’nai Brith Liberal hükümete, Kanada’da yaşayan nazi savaş suçluları hakkında ayrıntılar içeren ve hâlâ gizli tutulan yaklaşık 40 yıllık bir raporu ve diğer belgeleri yayınlaması çağrısında bulundu.
Federal hükümet, Kanada’ya yerleşen nazilerle ilgili 1986 tarihli bir hükümet komisyonu raporunun ikinci bölümünü gizledi. Buna ek olarak, nazilerin Kanada’ya nasıl girebildiklerini inceleyen 1986 tarihli bir başka raporu da ağır bir şekilde sansürledi. Bazı kurumların Bilgiye Erişim Yasası yoluyla elde edilen bu belgenin 600 sayfadan fazlası da sansürlendi.
B’nai Brith’in fahri avukatı David Matas, kurumun Kanada’daki nazi savaş suçlularına ilişkin RCMP ve Adalet Bakanlığı dosyalarının yayınlanması için de baskı yaptığını söyledi. Matas, hükümetin kayıtları saklamaya devam etme kararıyla ilgili olarak, “Bir duvara tosladık,” dedi.
Göç Bakanı Marc Miller Çarşamba günü yaptığı açıklamada hükümetin kayıtların yayınlanıp yayınlanmaması konusunu bir kez daha gözden geçirebileceğini söyledi. Haftalık Liberal parti meclisi toplantısına girerken Miller, “Kanada’nın nazilerle ilgili gerçekten karanlık bir geçmişi var. Tarihimizde bir nazi olarak içeri girmenin Yahudi olarak girmekten daha kolay olduğu bir nokta vardı. Bence bu uzlaşmamız gereken bir tarih,” dedi.
Kanada, parlamentoda Nazi işbirlikçisi Galiçya Tümeni üyesini onurlandırdı, Rusya nota verdi
Matas da Kanada’nın nazi suçlularıyla ilgili sicilinin kötü olduğunu söyledi. B’nai Brith, Avam Kamarası Bilgiye Erişim Komitesine Şubat ayında sunduğu bir raporda, Kanada hükümetinin nazi savaş suçlularına yönelik yaklaşımının ‘bilinen nazi savaş suçlularının kasıtlı olarak barındırılması’ ve ‘kasıtlı eylemsizlik’ ile damgalandığına işaret etti.
Kanada hükümeti, geçtiğimiz Cuma günü Avam Kamarasındaki milletvekillerinin Nazi SS tümeninde görev yapmış Kanadalı-Ukraynalı bir adamı ayakta alkışlamasının ardından başlayan bir tartışmayla uğraşmaya devam ediyor.
Nazi Yaroslav Hunka, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’nin Kanada ziyareti sırasında milletvekilleri tarafından iki kez ayakta alkışlandı. Hunka’nın ‘onurlandırılması’ sosyal medyada öfkeye yol açtı ve SS askerinin onurlandırılmasını ayarlayan Avam Kamarası Başkanı Anthony Rota’nın istifasına neden oldu.
Hunka, Ukraynalılardan oluşan bir nazi askeri birliği 14. Waffen-SS Tümeninde (Galiçya) savaşmak için gönüllü oldu. Tümen, Ukrayna’da Yahudilerin, Polonyalıların ve Ukraynalıların katledilmesinden sorumluydu. Tümen ayrıca naziler tarafından Slovakya’daki ulusal ayaklanmayı bastırmak için kullanılmış ve yine savaş suçlarına karışmıştı.
Amerika
ABD’de göçmenlik operasyonunda bir ölüm daha

ABD’nin Florida eyaletinde federal göçmenlik memurlarından kaçmaya çalışan bir kişi, otoyolda tırın çarpması sonucu hayatını kaybetti. St. Augustine kentindeki bir akaryakıt istasyonunda ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Bürosu (ICE) memurlarıyla karşılaşan araçtaki dört şüpheli yaya olarak kaçmaya başladı. Florida Otoyol Devriyesi Sözcüsü Dylan Bryan, yola fırlayan şüphelilerden birine tırın çarptığı olayla ilgili soruşturmanın sürdüğünü bildirdi.
ABD’nin Florida eyaletindeki St. Augustine kentinde salı günü federal göçmenlik memurlarının dahil olduğu olayda, tırın çarptığı bir kişi yaşamını yitirdi.
Florida Otoyol Devriyesi Sözcüsü Çavuş Dylan Bryan, NewsNation televizyonuna yaptığı açıklamada, sabah saat 06.42 sularında bir akaryakıt istasyonunun otoparkında İç Güvenlik Soruşturmaları ve ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Bürosu (ICE) memurlarıyla yaşanan karşılaşmanın ardından, araçtaki dört kişinin yaya olarak kaçtığını belirtti.
Sözcü Bryan, araçtaki kişilerden birinin eyalet otoyoluna fırlayarak tırın önüne atladığını bildirdi. Tır sürücüsünün durarak ilk yardım müdahalesinde bulunmasına rağmen, aracın çarptığı şüpheli kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Bryan, olayla ilgili soruşturmanın devam ettiğini sözlerine ekledi.
ABD İç Güvenlik Bakanlığından NewsNation’a yapılan açıklamada, Florida’nın St. Johns bölgesi yakınlarında bir operasyon yürütüldüğü ve bir Meksika vatandaşının ölümüyle sonuçlanan olayın inceleme altında olduğu kaydedildi.
Olay öncesinde araçta yer alan diğer üç kişiye ne olduğu henüz netlik kazanmadı. Bryan, New York Times gazetesine yaptığı açıklamada, şüphelilerin içinde bulunduğu aracın soruşturma kapsamında çekildiğini ifade etti.
Son olay, 7 Temmuz tarihinden bu yana ICE memurlarının karıştığı üçüncü ölüm vakası olarak kayıtlara geçti.
Geçen hafta salı günü Teksas eyaletinin Houston kentinde, üç ABD vatandaşı çocuğun babası olan ve ülkede yasal statüsü bulunmayan Meksikalı göçmen Lorenzo Salgado Araujo, trafik çevirmesinde ICE memurları tarafından öldürüldü.
ICE sözcüsü, Araujo’nun gözaltından kaçmaya çalıştığını savunmuştu. Araujo’nun ölümü, ICE uygulamalarına yönelik protestolara ve tepkilere yol açtı.
Pazartesi günü ise Maine eyaletinin Biddeford kentinde ICE memurları, yasal statüsü olmayan bir göçmenin bilinen son adresinde hedefli gözetleme faaliyeti yürüttükleri sırada Joan Sebastian Guerrero’yu ateş ederek öldürdü. Olaydan 12 saat sonra açıklama yapan kurum, Guerrero’nun kaçarak kamu güvenliğine tehdit oluşturduğunu ve memurların bu gerekçeyle ateş açtığını bildirdi.
Konuya vakıf kaynaklar, salı günü NewsNation’a yaptıkları açıklamada, ICE yönetiminin ilk iki ölümün ardından memurlara trafik çevirmelerini geçici olarak durdurma talimatı verdiğini doğruladı.
Ancak ICE, kurumsal taktiklerde önemli bir değişikliğe işaret eden bu kararı doğrulamaktan kaçındı.
Kurumdan yapılan açıklamada, “Memurlarımızın güvenliğini sağlamak ve suçluları sokaklarımızdan uzak tutmak için prosedürlerimizi sürekli değerlendiriyoruz. Kolluk kuvveti taktiklerini ifşa etmeyiz veya tartışmayız” ifadesi kullanıldı.
Eski ICE Vekil Direktörü John Sandweg ise salı günü CNN’e yaptığı açıklamada, kurumun trafik çevirmelerine ara vermesi gerektiğini belirtti.
Sandweg, “Benzer olayların tekrarlanmasını önlemek için ne yapmamız gerektiğine karar verene kadar, araç durdurma uygulamalarına tamamen ara verilmeli ve bu durum derinlemesine incelenmelidir” değerlendirmesinde bulundu.
Amerika
Trump, veri merkezi taahhüdünü eyaletler ve şirketlerle büyütüyor

ABD Başkanı Donald Trump, yapay zekanın yol açtığı enerji talebi artışı karşısında elektrik fiyatlarının yükselmesine yönelik endişeleri gidermek amacıyla başlattığı Tüketiciyi Koruma Taahhüdü’nü Cumhuriyetçi valiler ve büyük enerji şirketleriyle genişletiyor. Montana, Wyoming ve Missouri valilerinin imzaladığı taahhüdün, veri merkezlerinin kullandıkları enerji ve suyun yanı sıra şebeke geliştirme maliyetlerini de üstlenmesini öngördüğü belirtiliyor.
ABD Başkanı Donald Trump, eyalet yetkilileri ve sektör yöneticilerinden edinilen bilgilere göre, veri merkezlerine yönelik taahhüdünü bazı Cumhuriyetçi valileri ve birkaç büyük enerji şirketini kapsayacak şekilde genişletiyor.
Montana Valisi Greg Gianforte, Wyoming Valisi Mark Gordon ve Missouri Valisi Mike Kehoe, Beyaz Saray’ın Tüketiciyi Koruma Taahhüdü adını verdiği belgeyi imzaladı.
Eyalet yetkilileri, bu taahhüdün veri merkezi geliştiricilerinin kullandıkları enerji ve suyun yanı sıra elektrik şebekesinin iyileştirilmesi ve bakımı için adil pay ödemelerini güvence altına alan bir ilkeler bütününü içerdiğini aktardı.
Politico’ya konuşan konuya vakıf yedi kaynak da elektrik dağıtım şirketlerinin de taahhüdü imzalamasının beklendiğini bildirdi.
Beyaz Saray imza atan tarafları doğrulamayı reddetti ancak taahhüdün yeni destekçiler kazandığını açıkladı. Bir Beyaz Saray yetkilisi yaptığı açıklamada, “Şu an için duyurulacak yeni bir gelişme yok ancak Başkan Trump’ın Tüketiciyi Koruma Taahhüdü o kadar etkili oldu ki diğer paydaşlar da buna imza atmak istiyor” ifadesini kullandı.
Bu adım, Trump yönetiminin yapay zeka ve artan enerji fiyatları konusundaki toplumsal endişeleri yatıştırmaya yönelik son girişimi olarak öne çıkıyor.
ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu verilerine göre, elektrik faturalarındaki artış geçen ay yavaşlamış olsa da ortalama elektrik fiyatları son 12 ayda yüzde 4 artarak ABD’deki genel enflasyon oranını geride bıraktı. Federal tahminler de maliyetlerin önümüzdeki yıllarda daha da yükseleceğine işaret ediyor.
Cumhuriyetçi valilerin Trump ile birlikte bu sürece dahil olması, veri merkezlerinin ülke genelindeki seçilmiş yetkililer için oluşturduğu siyasi riski ortaya koyuyor.
Bazı Demokrat valilerin çalışma ekibi üyeleri, Beyaz Saray’ın taahhüdü imzalamaları için kendileriyle iletişime geçmediğini belirtti.
⚡ DOSYA | Yapay zekanın enerji açlığı: Veri merkezleri artık yalnızca teknoloji gündeminin konusu değil
Harici Medya, veri merkezleri ve yapay zeka sektörünün artan enerji ihtiyacı ve sektörün karşı karşıya olduğu sorunları masaya yatırdı. Yapay zeka altyapısına yönelik… pic.twitter.com/25v3I6m5Jq
— harici (@haricitr) July 14, 2026
Eyaletteki yeni büyük ölçekli veri merkezi inşaatlarının çoğunu durdurmak amacıyla salı günü bir kararname imzalayan New York’un Demokrat Valisi Kathy Hochul’un sözcüsü Ken Lovett, Beyaz Saray’ı iki partiden seçilmiş yetkilileri de harekete geçiren bir konuyu siyasallaştırmakla suçladı.
Lovett yaptığı açıklamada, “Bu yönetimin böylesine kritik bir meselede partizan siyaset yapması maalesef şaşırtıcı değil. Washington’daki Cumhuriyetçiler siyaset yapıp tutmayacakları sözler verirken, Vali Hochul New Yorklular için elektrik kesintilerini önlemek ve maliyetleri düşürmek adına somut adımlar atıyor” değerlendirmesinde bulundu.
Bağlayıcılığı olmayan taahhüt, ilk olarak mart ayında Beyaz Saray’da düzenlenen bir etkinlikte, veri merkezlerinin enerji maliyetlerini tamamen üstlenmeyi taahhüt eden yedi teknoloji şirketinin yöneticileri tarafından imzalanmıştı.
Kamuya açık olmayan planlama hakkında bilgi sahibi olan ve isimlerinin açıklanmasını istemeyen dört kişi, yeni imzacı taraflar için bu hafta yapılması planlanan etkinliğin ertelendiğini aktardı.
Bu kişilerle birlikte süreçten haberdar olan diğer üç kaynak, büyük elektrik şirketlerinin taahhüdü imzalamasının beklendiğini kaydetti.
Southern Co., Duke Energy ve Exelon gibi şirketler, ülkede veri merkezlerinin en yoğun olduğu ve bu durumun elektrik fiyatlarında artış endişesi yarattığı bölgesel şebekelerde faaliyet gösteriyor.
Yatırımcılara ait elektrik şirketlerini temsil eden lobi grubu Edison Elektrik Enstitüsü Sözcüsü Dani Marx, üyelerinin katılıp katılmayacağına yönelik soruları Beyaz Saray’a yönlendirdi.
Yeni imzacılardan bazıları Beyaz Saray’ın takviminden önce hareket etti. Montana Valisi Gianforte geçen hafta taahhüdü imzaladığını duyurdu. Valilik sözcülerine göre Gordon ve Kehoe de belgeye imzalarını attı.
Colorado’nun Demokrat Valisi Jared Polis’in ofisi, taahhüdün içeriğini olumlu bulmalarına rağmen Beyaz Saray’dan kendilerine herhangi bir talep gelmediğini açıkladı. Sözcü Eric Maruyama, “Bu taahhüt olsun ya da olmasın, valimizin önceliği her zaman veri merkezi yatırımlarının Coloradolular için enerji maliyetlerini düşürmesi ve tasarruf sağlaması olmuştur” dedi.
Kuzey Carolina Valisi Josh Stein’ın sözcüsü Kate Schmidt de gönderdiği e-postada, Trump yönetiminden kendilerine bir bildirim ulaşmadığını belirtti.
Schmidt, Beyaz Saray’ın taahhüdünün Stein’ın Enerji Politikası Görev Gücü ile uyumlu olduğunu ve Demokrat valinin, Kuzey Carolina sakinlerinin yüksek enerji tüketim maliyetlerini yüklenmemesi için veri merkezlerinin kendi masraflarını karşılaması gerektiğine inandığını ifade etti.
Çoğunluğu Demokrat valilerden oluşan ABD İklim İttifakı’nın sözcüsü Nikki Burnett ise koalisyon üyesi eyaletlerin, Trump’ın taahhüdünü aşan politikalar uyguladığını ve yükümlülükler üstlendiğini dile getirdi.
Burnett, Vali Hochul’un New York’taki adımının yanı sıra Arizona, Illinois, Massachusetts, New Jersey, Oregon, Pennsylvania ve Virginia’daki girişimleri örnek gösterdi.
Bazı Demokrat valiler, Trump yönetiminin maliyet sorunlarını birlikte çözme çağrılarına daha önce olumlu yanıt vermişti.
Trump ve her iki partiden valilerden oluşan bir grup, ocak ayında ABD’nin en büyük elektrik şebekesi işletmecisi PJM Interconnection’a doğrudan çağrıda bulunarak, bölgedeki aşırı fiyat artışlarını kontrol altına almak amacıyla teknoloji şirketlerine yönelik acil bir elektrik satışı ihalesi düzenlenmesini istemişti.
Mart ayında Amazon, Google, Meta ve Microsoft gibi teknoloji şirketlerinin yöneticileri, veri merkezlerinin elektrik altyapı maliyetlerinin tamamını ödemeyi taahhüt eden kendi belgelerini imzalamıştı.
Bu taahhütle şirketler, şebeke güvenilirliğine katkıda bulunmak ve kesintileri önlemek amacıyla yedek güç sağlamak için şebeke işletmecileriyle işbirliği yapmayı da kabul etmişti.
Veri merkezlerinin tetiklediği enerji talebi karşısında tüketicileri elektrik faturası artışlarından korumayı amaçlayan bu çerçevenin uygulanması, büyük ölçüde eyalet meclislerinin ve kamu hizmetleri komisyonlarının kararlarına bağlı bulunuyor.
Taahhüt kapsamındaki teknoloji şirketlerine, elektrik dağıtım şirketleri ve eyalet yönetimleriyle tarife yapıları üzerinde müzakere etme görevi de verildi.
ABD Temsilciler Meclisi’ndeki milletvekilleri ise başkanın bu taahhüdünü yasalaştırmak için çalışmalar yürütüyor. Bazı Demokrat kongre üyeleri ise daha ileri giderek ülke genelinde veri merkezi inşaatlarına geçici durdurma kararı getirilmesi çağrısında bulunuyor.
Amerika
Telegram kısa linklerinin kesilme nedeni ABD yaptırımları

Telegram’ın “t.me” uzantılı kısa link hizmetinde yaşanan erişim kesintisinin, ABD Hazine Bakanlığına bağlı Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisinin yaptırım kuralları nedeniyle gerçekleştiği açıklandı. Karadağ merkezli “.me” alan adı yöneticisi, Telegram kurucusu Pavel Durov’un çağrısı üzerine yaptığı açıklamada, hizmetin yaptırım uyumu sebebiyle geçici olarak durdurulduğunu ve sorunun giderilerek erişimin yeniden sağlandığını bildirdi.
Telegram’ın “t.me” uzantılı kısa linklerinin tarayıcılarda açılmamasıyla başlayan küresel erişim sorununun arkasından ABD yaptırımları çıktı.
Karadağ’ın ulusal internet alan adı olan “.me” uzantısının yöneticileri, Telegram kurucusu Pavel Durov’a verdikleri yanıtta kesintinin ABD Hazine Bakanlığı taleplerinden kaynaklandığını bildirdi.
Telegram kurucusu Pavel Durov, sosyal medya platformu X üzerinden Karadağ alan adı tescil kuruluşuna seslenerek, “t.me linki çalışmayı durdurdu. Buna bir bakabilir misiniz?” çağrısında bulundu.
Yetkili kurumun X hesabından Durov’a verilen yanıtta, “Sabrınız için teşekkür ederiz. t.me adresinin faaliyeti, OFAC kurallarına uyum çerçevesinde geçici olarak durduruldu ancak servis şu an yeniden erişime açıldı” ifadeleri kullanıldı.
OFAC, ABD Hazine Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren ve ABD’nin ulusal güvenliği ile dış politikasına tehdit oluşturduğu değerlendirilen yabancı ülkeler, rejimler, şirketler ve kişilere yönelik ekonomik yaptırımları yöneten Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi olarak biliniyor.
Erişim kesintisi öncesinde, tarayıcılar üzerinden Telegram kanallarına, paylaşımlara ve kullanıcı profillerine yönlendiren kısa linkler açılmıyordu.
Rus teknoloji portalı Kod Durova, sorunun alan adının DNS sisteminden çıkarılmasına yol açan “serverHold” statüsünden kaynaklandığını duyurdu.
Rus bilişim şirketi Timeweb’in Genel Müdürü Andrey Başirov da t.me alan adının Karadağ’ın ulusal internet bölgesinde yer aldığını, sorunun alan adı sahibi kuruluştan kaynaklanması nedeniyle adresin DNS sisteminin dışına çıkarıldığını teyit etti.
TechCrunch internet sitesinin siber güvenlik uzmanı John Aragon’un değerlendirmelerine dayandırdığı analizine göre, t.me adresinin durdurulması, ABD Hazine Bakanlığının fidye yazılımı saldırılarında kullanıldığı belirtilen bir VPN sağlayıcısını yaptırım listesine aldığı günle eş zamanlı gerçekleşti. ABD’nin yaptırım listesinde (SDN) ilgili servisin Telegram kanalının bağlantı adresi de yer alıyordu.
Alan adı kayıt otoritesinin, listedeki spesifik bağlantıyı engellemek yerine yaptırım kurallarına uyum sağlama gerekçesiyle Telegram’a ait tüm t.me alan adının faaliyetini askıya aldığı değerlendiriliyor.
Görüş2 hafta önceZirve Salonunda Konuşulmayacak Hikâye: NATO Üyeliğinin Gerçek Bedeli
Diplomasi1 hafta önceNATO ülkeleri, milyarlarca dolarlık savunma anlaşması açıkladı
Dünya Basını2 hafta önceİktisatçı Ann Pettifor: Faiz sistemi ekolojiyi tahrip ediyor
Görüş7 gün önceAnkara’nın ikinci zirvesi: 22 yılın ardından NATO, kuralları yeniden yazan bir Türkiye’ye dönüyor
Amerika1 hafta önceNATO 3.0’un mucidi: Elbridge Colby
Dünya Basını2 hafta önceİran Ali Hamaney’e veda ediyor: Yas, hafıza ve sessizlik
Asya7 gün önceXi, bilim ve teknoloji inovasyonuyla Çin modernleşmesinin ilerletilmesi çağrısı yaptı
Diplomasi7 gün önceNATO liderleri Ankara Deklarasyonu’nu kabul etti











