Asya
Kopuşun yılı: 2024’te KDHC’de neler oldu?

Geride bıraktığımız 2024 yılı, dünya genelinde siyasi ve ekonomik dengelerin hızla değiştiği ve uluslararası ilişkilerde gerilimlerin tırmandığı bir yıl oldu. Bu dalgalanmalardan en çok etkilenen bölgelerden biri de Kore Yarımadası oldu.
Kore Yarımadası’ndaki gelişmelerden bahsedildiğindeyse, basında çoğunlukla Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti (KDHC) ve lideri Kim Jong-un’la ilgili kimi yanlış kimi abartı, kimiyse politik motivasyonlu manipülatif içerikler öne çıkıyor.
1950-1953 yılları arasında yaşanan savaş, imzalanan ateşkes anlaşması ve teknik olarak 74 yıldır devam eden bir savaş hali… Kuzey Kore’de yaşananları ve Pyongyang yönetiminin adımlarını gerçekten anlamak için, konuya bu savaş hali zemininden bakmak şart. Yarımada’da yaşanan ve Yarımada’yı ilgilendiren her güncel gelişmenin kökeni, bir türlü imzalanamayan bir barış anlaşmasında bulunuyor.
Ancak, Kuzey Kore’yle ilgili yayınlanan ve çoğunluğu bir magazin haber dilini çağrıştıran bu aktarımlar, bölgenin dünyayı da etkileme potansiyeli bulunan en büyük gerçekliğini arka plana itiyor: Savaş.
2024 yılı ise, sürekli hatırlanan bu savaş ihtimaline en çok yaklaşılan yıllardan biri oldu.
Peki, 2024’te KDHC’de neler yaşandı? İşte Kuzey cephesinde, geride bıraktığımız yılın öne çıkan olayları:

Ocak – Çin ile dostluk, Güney’e ‘baş düşman’ tanımlaması
Çin lideri Şi Cinping ve Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, birbirlerine gönderdikleri yeni yıl tebrik mesajlarında, 2024’ü iki ülke arasında ‘dostluk yılı’ ilan ettiklerini duyurdu.
Aynı ay içerisinde Kim Jong-un, komutanlarına, askeri çatışmayı seçmeleri halinde “ABD ve Güney Kore’yi yok etmek için en güçlü araçların seferber edilmesi” talimatı verdi. Kore İşçi Partisi genel merkezinde üst düzey askeri liderlerle düzenlenen toplantıda konuşan Kim, ülkenin kendisini korumak için ‘kılıcını keskinleştirmesini gerektirdiğini’ kaydetti.
2024’ü ‘kopuş yılına’ çeviren bir diğer önemli olay ise, Kim’in Yüksek Halk Meclisi (SPA) toplantısında Güney Kore’nin ‘değişmez baş düşman’ olarak tanımlanması için anayasanın yeniden yazılması çağrısında bulunması oldu. Pyongyang, Kore’de iki tarafın da yararına olacak bir barışa dair umutlarının kalmadığını, Kim’in Ocak ayındaki bu çağrısıyla ilk defa en yüksek perdeden duyurmuş oldu.
Şubat – Rusya’ya mühimmat iddiaları, milli marş değişikliği
Kim Jong-un, ülkesinin savunma bakanlığına yaptığı ziyarette, Güney kore ile ‘Diyalog ve diplomatik ilişki kurmanın anlamsız olduğunu’ ve ‘ülkesinin çöküşünü isteyen Güney Koreli kuklalarla gerçekçi olmayan diyalog ve işbirliğinden kurtulduklarını’ açıkladı.
Kopmakta olan ilişkileri gösteren bir diğer olay ise, Kore milli marşında yapılan değişiklik oldu. Marşta Kore Yarımadası’nın tamamını ifade eden “Üç bin ri’lik güzel vatanım” ifadesi, “Dünyadaki güzel vatanım” ifadeleriyle değiştirildi.
Şubat ayı ayrıca, daha sonra ‘Kuzey Koreli askerler Rus ordusunda savaşıyor’ tartışmalarının zeminini oluşturacak ilk iddialardan birinin ortaya atıldığı ay oldu. Güney Kore Savunma Bakanı Shin Won-sik, gazetecilere yaptığı açıklamada Kuzey Kore’nin temmuz ayından bu yana Rusya’ya 6 bin 700 konteyner dolusu mühimmat gönderdiğini iddia etti.

Mart – ABD ve Güney Kore tatbikatına sert yanıt, Japonya’ya ret
Pyongyan, ABD ile Güney Kore’nin 4 Mart’ta başlattığı ‘Özgürlük Kalkanı’ tatbikatına ‘savaş hazırlıkları’ ile yanıt verdi. Kim Jong-un, ülkedeki bir askeri eğitim üssüne yaptığı ziyarette ‘düşmanların savaşın fitilini ateşlemeye yönelik en ufak girişimlerini kontrol altına almak için’ tatbikatları artırma talimatı verdi, Güney Kore ile ABD’nin ‘ağır bir bedel ödeyeceklerini’ söyledi.
Kim Jong-un’un kız kardeşi, Kore İşçi Partisi Merkez Komitesi başkan yardımcısı Kim Yo-jong ise, Japonya Başbakanı Fumio Kişida’nın Kuzey Kore lideri Kim ile görüşme talep ettiğini duyurarak, “Japonya gerçekten ikili ilişkileri geliştirmek ve Kuzey Kore’nin yakın komşusu olarak bölgesel barış ve istikrarın sağlanmasına katkıda bulunmak istiyorsa, genel çıkarlarına uygun stratejik seçenek için siyasi bir karar vermesi gerekir” açıklamasında bulundu.

Nisan – Karşı saldırı tatbikatı, diplomasi atağı, Rus heyetle görüşme
Silah denemelerine ve atış tatbikatlarına sürekli devam eden Pyongyang, bu sefer bir ilk olarak, süper büyük çoklu roketatarların kullanıldığı bir nükleer karşı saldırı tatbikatı gerçekleştirdiğini duyurdu. ‘Nükleer tetik sistemi’ denen bu sistemle ilgili konuşan Kim, kullanılan çoklu roketatarların ‘keskin nişancı tüfeği’ kadar isabetli olduğunu söyledi.
Nisan ayında ayrıca, üst düzey bir ekonomik heyet, 2020 yılından bu yana bilinen ilk görüşmeler için İran’a gönderildi.
Öte yandan, Rusya Dış İstihbarat Teşkilatı Direktörü Sergeiy Narışkin liderliğindeki bir Rus heyetin Mart ayında başlayan ziyareti, Nisanda sona erdi. Narışkin liderliğindeki heyet, Kuzey Kore Devlet Güvenlik Bakanı Lee Chang-de ile görüştü, taraflar Rusya ve Çin’i çevreleyen tehditleri ele aldı.

Mayıs – Güney propagandasına karşı çöp balonları
Mayıs ayının en büyük gündemi ise, Pyongyang’ın Güney’e gönderdiği içi çöp dolu balonlar oldu. Kuzey Kore yönetimi, bu hamleyi, Güney’in Kuzey’e yönelik dev hoparlörler de dahil olmak üzere uzun süreli propaganda çalışmalarına karşılık olarak yaptığını açıkladı.

Haziran – Rusya ile ilişkilerde yeni adım: Putin Kore’de
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Haziran ayında, 24 yıl sonra ilk kez Kuzey Kore’nin başkenti Pyongyang’ı ziyaret etti. Ziyarette iki ülke arasında imzalanan Kapsamlı Stratejik Ortalık Anlaşması’nda, Rusya ve Kuzey Kore’nin savaş durumunda acil askeri yardım sağlamak için mevcut tüm araçları kullanacağı teyit edildi.

Temmuz – ‘Rusya’ya heyet gitti’ iddiası, sel felaketinde yetkililere eleştiri
Reuters, Rusya ile imzalanan ‘Kapsamlı Stratejik Ortaklık’ anlaşması kapsamında, Kuzey Kore’nin Kim II Sung Askeri Üniversitesi Başkanı Kim Geum-chol başkanlığındaki bir askerî eğitim heyetinin Rusya’ya gittiğini iddia etti.
Temmuz ayında ülkenin kuzeybatısında yaşanan sel felaketinde, Kore lideri Kim, kurtarma çalışmalarına bizzat katıldı, üst düzey yetkilileri sorumsuz davranmakla eleştirdi.

Ağustos – Turizm ayı, viral olan selfie
Ağustos ayının en dikkat çeken gelişmesi, Kore’nin Kovid-19 salgını nedeniyle 5 yıldır turizme kapalı tuttuğu sınır kapılarını bir şehir için yeniden açtığını duyurması oldu. Çin merkezli en az 2 tur şirketi, turistlerin yakında Samjiyon kentini ziyaret edebileceklerini duyurdu.
Öte yandan, Güney Koreli masa tenisi karma çiftler oyuncuları Lim Jong-hoon ve Shin Yu-bin ile Kuzey Koreli Kim Kum-yong ve Ri Jong-sik’in Paris’te düzenlenen Yaz Olimpiyatları’nda bronz ve gümüş madalyalarını aldıktan sonra birlikte selfie çektirmeleri dünya gündemine oturdu. Batı medyası daha sonra, Kuzey Koreli oyuncuların ‘soruşturulduğunu’ söylese de, bu konuda herhangi bir kanıt hiçbir zaman sunulmadı.
Bu ayın askeri gelişmesi ise, Kore ordusunun Güney sınırına yeni ek balistik füze sistemleri yerleştirmesi oldu.

Eylül – Uranyum zenginleştirme tesisi
Eylül ayında ise, gündem, Kuzey Kore tarafından ilk kez servis edilen uranyum zenginleştirme tesisinin fotoğraflarıydı. Kore medyası, bu ziyaretle ilgili olarak, Kim’in ülkesinin nükleer alandaki ‘mükemmel teknik gücü’ ile ilgili sürekli olarak ‘büyük memnuniyet duyduğuna yönelik ifadelerini’ aktardı.

Ekim – Savaş hazırlıkları
Ekim ayı, Kore ilişkilerinde gerilimin arttığı bir ay oldu. Pentagon, Kuzey Kore’nin, Rusya’ya takviye olarak yaklaşık 10 bin asker gönderdiğine inandıklarını açıklayarak, Ukrayna’da Kore askerleri tartışmasını en üst düzeyden yeniden gündeme soktu.
Kore Dışişleri Bakanlığı, 11 Ekim’de yayınladığı bir bildiride Seul yönetiminin ‘kışkırtmalarda kırmızı çizgiyi aştığını’, 3 ve 9 Ekim tarihlerinde insansız hava araçlarıyla sızma yaparak başkent Pyongyang’ın orta kesimine çok sayıda ‘karalama bildirisi’ dağıttığını açıkladı.
Ayın 17’sinde ise, Kore Savunma Bakanlığı Sözcüsü, Kore İşçi Partisi Merkez Askeri Komisyonu’nun talimatıyla, ülkenin Güneyinde bulunan iki bölgede yolların patlatılarak Güney Kore arasındaki bağlantı yollarının tamamen kesildiğini açıkladı.

Kasım – Rusya ile ekonomik anlaşma
Kuzey Kore askerlerinin Rusya’da savaştığı iddiası Ukrayna tarafından da dile getirilirken, ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), Kuzey Kore askerlerinin Rusya’nın Kursk bölgesinde ilk çatışmalarına girdiklerine dair haberleri “doğrulayamayacağını” bildirdi. Rusya’da Kuzey Kore askerlerinin olup olmadığı konusu hala belirsizliğini koruyor.
Güney Kore ordusu ise, Kuzey Kore’nin ABD anakarasını vurmak üzere tasarlanmış yeni bir kıtalararası balistik füze denemesine karşılık olarak ABD’nin Pazar günü Japonya ile gerçekleştirilen üçlü bir tatbikatta uzun menzilli bir bombardıman uçağı uçurduğunu açıkladı. Bu adım, Pyongyang’ın sert tepkisiyle karşılandı.
Pyongyang’ın Kremlin’le imzaladığı askeri anlaşmayı ise, iki ülke arasında imzalanan ve turizmi artırmak da dahil olmak üzere ekonomik işbirliğini geliştirmeyi hedefleyen yeni bir ekonomik anlaşma takip etti.

Aralık – Rusya’yla anlaşma yürürlüğe girdi
20024’ün son ayındaysa, Rusya Dışişleri Bakanlığı, Rusya ve Kuzey Kore arasında haziranda imzalanan kapsamlı stratejik ortaklık anlaşmasının yürürlüğe girdiğini açıkladı.
Öte yandan, Batı medyası, Ukrayna’daki Kuzey Kore askerlerine ilişkin ‘Fırtına Kolordusu’ ve benzeri yayınlarını artırdı. Rusya da Kuzey Kore de, Ukrayna’daki Kuzey Kore askerleri konusunda henüz resmi bir açıklama yapmadı.
Asya
Starbucks, Çin’in Sincan bölgesinde ilk şubesini açtı

ABD’li kahve zinciri devi Starbucks, salı günü Çin’in kuzeybatısındaki Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde iki mağaza açarak, bu bölgeye ilk kez giriş yaptı ve ABD’den sonra ikinci en büyük pazarı olan Çin’deki en son genişleme hamlesini gerçekleştirdi.
Mağazalar, bölge başkenti Urumçi’de yer alıyor; bunlardan biri simgesel Büyük Çarşı’da, diğeri ise Urumçi Tianshan Uluslararası Havalimanı’nda bulunuyor.
Büyük Çarşı’daki amiral mağaza, bölgenin geleneksel silüetlerinden esinlenen kendine özgü bir tasarıma sahip olup, iç mekanlarında Atlas ipeği ve etnik müzik aletleri gibi Sincan unsurları yer alıyor. Her iki mağaza da yerel esintili menüler ve süt kabuğu aromalı tuzlu süt çayı gibi özel içecekler sunuyor.
Starbucks Çin CEO’su Molly Liu yazılı bir açıklamada, “Sincan’a girmek, sadece mağaza ağımızın daha da genişlemesini sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda bu canlı pazarla derin bir bağ kurmamızı ve oradaki müşterilerimizle samimi, kalıcı ilişkiler kurmamızı da sağlıyor,” dedi
Bölgesel Piyasa Düzenleme İdaresi yetkilisi Zhang Yu, Sincan’ın kentsel ticari canlılığın ve tüketici çekiciliğinin bir göstergesi olan “ilk mağaza ekonomisini”, iç talebi ve tüketimi artırmak için kilit bir araç haline getirdiğini belirtti.
Xinhua’ya konuşan Zhang, Sincan’ın ilk mağazalara yönelik destek politikalarını iyileştirmeye, onay süreçlerinin verimliliğini artırmaya ve iş ortamını optimize etmeye devam edeceğini de sözlerine ekledi.
Bu açılışlar, Starbucks’ın Çin’deki perakende faaliyetlerini yürütmek üzere Çinli risk sermayesi şirketi Boyu Capital ile kurduğu ortaklığın ardından gerçekleşti. Geçen yıl Kasım ayında imzalanan anlaşmaya göre, Boyu ve Starbucks bir ortak girişim kuracak; Boyu, Starbucks’ın Çin’deki perakende faaliyetlerinde yüzde 60’a kadar hisseye sahip olacak, Starbucks ise ortak girişimdeki kalan yüzde 40 hisseyi elinde tutacak ve Starbucks markasının sahibi olmaya devam ederek marka ile fikri mülkiyet haklarını yeni kuruluşa lisanslayacak.
Bu son genişleme, Starbucks’ın Kuzey Amerika işini yeniden yapılandırdığı bir dönemde gerçekleşiyor; şirket geçen hafta, bölgedeki performans göstermeyen 250 kahve dükkanını kapatma planlarını açıklamıştı.
Starbucks, Ocak 1999’da Pekin’de ilk mağazasını açarak Çin anakarasına giriş yaptı. Kahve kültürü kök salıp popülerlik kazandıkça, zincir Çin genelinde varlığını istikrarlı bir şekilde genişletti. 2026 mali yılı verilerine göre, 27 Eylül 2026 itibarıyla Starbucks, Çin anakarasında 8.342 mağaza işletiyordu; bu rakam, 2025 mali yılı sonuna kıyasla 331 artışa tekabül ediyor.
Çin anakarası, şu anda Starbucks’ın ABD’den sonra en büyük ikinci pazarı konumunda; şirketin 2026 mali yılı üçüncü çeyrek sonuçlarına göre, 28 Haziran 2026 itibarıyla ABD’de 16.933 mağaza işletmektedir.
Şirketin uzun süredir devam eden genişlemesi, yabancı markaların Çin’in büyüyen tüketici pazarında nasıl fırsatlar aradığını yansıtmaktadır.
Piyasa Düzenleme Devlet İdaresi, Çin’de 2026 yılının ilk yarısında 35.000 yeni yabancı sermayeli işletmenin kurulduğunu ve bu sayının bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 7 arttığını açıkladı. Ticaret Bakanlığı’nın ayrı verilerine göre, 2026 yılının ilk yarısında yaklaşık 4.800 yabancı sermayeli işletme Çin’deki yatırımlarını artırdı.
Asya
Güney Kore’den Ukrayna’ya Kuzey Koreli esirler için özür ültimatomu

Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae-myung, iki Kuzey Koreli savaş esirinin Seul’e nakledildiğini açıklayan Ukrayna’nın gizlilik anlaşmasını ihlal ettiğini belirterek Kiev yönetimini resmi özür dilemeye çağırdı. Ukrayna tarafının anlaşmayı inkar ettiğini belirten Lee, olguların kabul edilmemesi halinde karşı adımlar atılacağını duyurdu.
Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae-myung, Ukrayna’nın iki Kuzey Koreli savaş esirinin Seul’e teslim edildiğini kamuoyuna duyurarak gizlilik mutabakatını ihlal ettiğini belirtti.
Lee, Kiev yönetiminin olguları kabul etmemesi ve kamuoyu önünde özür dilememesi halinde ülkesinin karşı adımlar atacağını açıkladı.
X hesabı üzerinden açıklamada bulunan Lee, esirlerin iadesi sürecinde Ukrayna tarafının gizlilik talep ettiğini, Seul’ün de bilgilerin açıklanmaması yönünde anlaşmaya vardığını kaydetti. Lee, Ukrayna’nın bu mutabakatı tek taraflı olarak bozduğunu ifade etti.
“Ukrayna bizi yalancı durumuna düşürdü”
Gelişmeler karşısında nezaket çerçevesinde üzüntülerini ilettiklerini belirten Güney Kore Devlet Başkanı, Ukrayna tarafının varılan mutabakatı inkar ederek kendisini yalancı durumuna düşürdüğünü savundu.
Lee, Seul’ün anlaşmanın kabul edilmesini ve özür dilenmesini istemesi üzerine Kiev’in Kuzey ve Güney Kore arasında kaçınılmaz bir çatışma senaryosundan söz ettiğini ve “Kore Yarımadası’nda savaşı kışkırtmaya çalıştığını” öne sürdü.
Lee, açıklamasında “Ukrayna’nın eylemlerinden ciddi üzüntü duyuyoruz. Olguları kabul etmeyi ve kamuoyu önünde özür dilemeyi reddetmeyi sürdürürlerse yeni adımlar atacağız. Bu, Kore Cumhuriyeti vatandaşlarının ve devletinin onur meselesidir, görmezden gelemeyiz” ifadelerini kullandı.
<북한포로 송환 관련, 우크라이나측이 비공개 요구를 해 비공개를 합의했는데 일방적으로 공개했고,
대한민국 대통령이 최대한 예의를 갖춰 아쉽다고 했더니 합의사실 없다고 상대국 국가원수를 거짓말쟁이로 만들고,
합의사실을 인정하고 사과하라고 했더니 도리어 남북간 군사충돌 임박 운운하며…— 이재명 (@Jaemyung_Lee) October 2, 2026
Zelenskiy esir teslimini BM kürsüsünden duyurdu
Tartışma, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin 23 Eylül’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmayla başladı. Zelenskiy, Ukrayna’nın iki Kuzey Koreli askeri esiri Güney Kore’ye teslim ettiğini açıkladı. Lee Jae-myung bu açıklamaya sosyal medya üzerinden tepki göstererek, Ukrayna’yı gizlilik anlaşmasını çiğnemekle suçlamış ve durumu “utanç verici” olarak nitelendirmişti.
Buna karşılık Ukrayna Devlet Başkanlığı Danışmanı Dmitro Litvin, Seul ile Kiev arasında esir takasına ya da teslimine ilişkin herhangi bir gizlilik anlaşması bulunmadığını ileri sürdü. Reuters’ın aktardığına göre, bu açıklamanın ardından Güney Kore Dışişleri Bakanlığı 28 Eylül’de Ukrayna’nın Maslahatgüzarı Andriy Veşkin’i bakanlığa çağırarak diplomatik protesto iletti.
Moskova esir transferine ilişkin bilgisinin olmadığını belirtti
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Kuzey Koreli savaş esirlerinin teslimine dair ellerinde bir bilgi olmadığını açıkladı. Esir konusunun Rusya Savunma Bakanlığı ve istihbarat servislerinin yetkisinde olduğunu aktaran Peskov, istihbarat kanalları üzerinden temasların sürdüğünü kaydetti.
Rusya ile Kuzey Kore, Ukrayna ordusunun Ağustos 2024 başında sınır bölgelerine girdiği dönemde Kapsamlı Stratejik Ortaklık Anlaşması imzalamıştı. Kuzey Kore birlikleri Kursk bölgesindeki çatışmalarda yer alırken Rusya Genelkurmay Başkanlığı, bölge topraklarının 2025 ilkbaharında Ukrayna ordusundan tamamen temizlendiğini duyurmuştu.
Asya
Çin akaryakıt ihracatını durdurdu: Küresel pazarda tedarik daralıyor

Çin, eriyen iç stoklarını takviye etmek için ekim ayı rafine akaryakıt ihracatını askıya alarak küresel arz sıkıntısını büyüttü. Ülkedeki motorin ve gaz yağı açığı 20 milyon varile ulaşırken, yakıt fiyatları yüzde 70 tırmanan ABD acil rezervlerden 40 milyon varil ham petrol çıkarıyor.
Çin, eriyen yerel rezervlerini yeniden doldurabilmek amacıyla ekim ayı boyunca yapılması planlanan rafine akaryakıt ihracatını askıya aldı.
ABD’nin İran ile girdiği savaşın küresel enerji arzını sarstığı günlerde hayata geçen uygulama, dünya genelindeki yakıt tedarik açığını daha da derinleştirme riski taşıyor.
Yetkililer, ülkedeki bir haftalık ulusal tatilin başında büyük rafinerilere Hong Kong ve Makao hariç hiçbir dış pazara sevkiyat izni verilmeyeceğini bildirdi.
Reuters’a konuşan sektör kaynakları, 7 Ekim sonrasında yurt dışına yakıt çıkışına yeniden onay verilip verilmeyeceğinin rafinerilerin üretim hızına ve iç depolardaki doluluk oranına göre netleşeceğini aktardı.
Batı Asya’dan ham petrol akışının savaş nedeniyle kesintiye uğraması üzerine Pekin yönetimi ilk olarak mart ayında ihracata sınırlama getirmiş, temmuz ayında ise motorin, benzin ve jet yakıtı satışlarını aylık izin şartına bağlamıştı.
Oxford Enerji Araştırmaları Enstitüsü bünyesindeki Çin enerji araştırmaları biriminin yöneticisi Michal Meidan, hükümetin temel hedefinin iç pazardaki arzı güvenceye almak olduğunu vurgulayarak, “Uluslararası piyasalar ikinci planda kalıyor” değerlendirmesini yaptı.
İhracat vizesi için ticari rezervlerin savaş öncesindeki seviyelere ulaşması şart koşuluyor.
Enerji veri analitiği kuruluşu Kpler’in verilerine dikkat çeken analist Zameer Yusof, mevcut motorin ve gaz yağı envanterinin savaş öncesi döneme göre 20 milyon varil geride kaldığını, benzin açığının ise yaklaşık 9 milyon varil düzeyinde seyrettiğini kaydetti.
Pekin’in muslukları kapatması, Washington ile Avrupalı müttefikleri arasındaki enerji gerilimini de su yüzüne çıkardı.
Washington yönetimi, acil durum rezervlerini piyasaya sürmemeleri halinde Almanya ve Fransa’ya sağladığı motorin sevkiyatını durdurma uyarısı yaptı. Avrupalı bir yetkili, ABD’nin Avrupa Birliği’nden altı aylık süre zarfında 120 milyon varil motorini dolaşıma sokmasını talep ettiğini ifade etti.
Gelişmeleri değerlendiren ABD Enerji Bakanı Chris Wright, Batı Asya kaynaklı motorin kaybının telafi edilmeye çalışıldığını ancak Çin’den gelen ihracat kanalının da kapandığını kaydetti.
İran savaşının patlak vermesinden bu yana ABD iç pazarında motorin fiyatları yüzde 70, benzin fiyatları ise yüzde 50 civarında yükseldi.
Yaklaşan Kongre ara seçimleri öncesinde artan yakıt maliyetlerini dizginlemeye odaklanan Beyaz Saray, kendi acil durum kaynaklarını devreye sokuyor.
ABD Enerji Bakanlığı, enerji firmalarına ödünç verilmek üzere Stratejik Petrol Rezervinden 40 milyon varil ham petrolün daha kullanıma açılacağını duyurdu.
Daha önce 1982’den bu yana en düşük düzeyine gerileyen ABD rezervleri, bu son tahsisatla birlikte yasalarda tanımlanan asgari güvenlik sınırının altına inecek.
Asya2 hafta önceJaponya Merkez Bankası faizleri 1995’ten bu yana en yüksek seviyeye çıkardı, yen değer kaybetti
Asya2 hafta önceGüney Kore lideri Lee, ABD baskısına rağmen Ortadoğu’da savaşa dahil olmayacaklarını söyledi
Diplomasi5 gün önceEast-West Forum İstanbul’da toplandı: Çok kutupluluk geri döndürülemez
Ortadoğu2 hafta önceEnsarullah lideri: Suudi Arabistan’ın Mekke iddiası ‘asrın yalanı’
Asya2 hafta öncePakistan’a Katar’dan ikinci LNG sevkiyatı yapılacak
Diplomasi1 hafta öncePalantir nasıl Ukraynalıları kobay faresine dönüştürdü?
Diplomasi1 hafta önceEast-West Forum İstanbul’da kapılarını açıyor
Asya2 hafta önceSoftBank, OpenAI yatırımı için 11 milyar dolar borçlanacak










