Bizi Takip Edin

Rusya

Lavrov: Savaş planları gerçeklikle uyuşmadı, diplomasi şart

Yayınlanma

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ABD-İsrail ekseninin İran’a karşı hızlı sonuç beklentisinin sahada karşılık bulmadığını söyledi. Moskova, çatışmaların derhal durdurulması ve müzakerelere geçilmesi çağrısını yinelerken, bölgesel yayılma riskinin arttığı uyarısında bulundu.

Rusya, Batı Asya’da çatışmaların derhal durdurulması ve müzakerelerin başlatılması çağrısı yaptı. ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşın tırmandığı bir aşamada konuşan Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, diplomatik sürecin askeri çatışmanın yerini alması gerektiğini vurguladı.

Lavrov, Moskova’da Kenya Dışişleri Bakanı Musalia Mudavadi ile yürüttüğü görüşmeler sırasında düzenlenen basın toplantısında, “Eğer müzakerelerin güvenilirliği hâlâ korunuyorsa, çatışmaların durdurulması ve tarafların müzakere masasına oturması gerekir” dedi.

Lavrov, çatışmaların sürmesinin savaşın bölge geneline yayılma riskini artırdığını ve sivil nüfusu daha fazla tehlikeye attığını belirtti.

Rus bakan, saldırıyı planlayan ülkelerin hızlı bir sonuç beklediğini ancak bu beklentinin gerçekçi çıkmadığını ifade etti. Lavrov, bu ülkelerin İran’ı bir gün içinde yenebileceklerini düşündüğünü, ancak savaş uzadıkça bu hesapların yeniden değerlendirildiğini söyledi.

Bu değerlendirme, Moskova’nın çatışmanın seyrine ilişkin artan kaygısını ve daha geniş bir bölgesel tırmanma ihtimaline dikkat çektiğini ortaya koydu.

Lavrov, savaşın sonuçlarının öngörülmesinin güç olduğunu belirterek, çatışmaların daha da derinleşmeden durdurulmasının aciliyetine işaret etti.

Sivil altyapı hedef olmaktan çıkarılmalı

Lavrov, görüşmede sivil altyapının korunmasının acil öncelik hâline gelmesi gerektiğini vurguladı. Çatışmaların yoğunlaştığı bir dönemde, tarafların sivil hedeflere zarar veren eylemlerden kaçınması gerektiğini belirtti.

Lavrov, “En acil adım olarak, tüm tarafların hem Körfez’deki Arap ülkelerinde hem de İran’da sivil altyapıya zarar veren ve sivil kayıplara yol açan eylemleri durdurması gerekir” dedi.

Lavrov’un ifadeleri, devam eden saldırıların yalnızca askeri hedeflerle sınırlı kalmayabileceği ve bölge genelinde kritik altyapıyı etkileyebileceği riskine işaret etti.

Rus bakan, sivil kayıpların önlenmesinin savaşın gerilimini düşürmeye yönelik her girişimin merkezinde yer alması gerektiğini vurguladı.

Moskova, çatışmayı sona erdirmeye yönelik diplomatik çabalara katkı sunmaya hazır olduğunu bildirdi.

Lavrov, tarafların talep etmesi hâlinde Rusya’nın müzakerelere aracılık edebileceğini söyledi. Moskova’nın siyasi çözüm sürecine katkı sağlayabilecek diplomatik kapasiteye sahip olduğunu ifade etti.

Bu açıklama, Rusya’nın tırmanan kriz karşısında diplomasi seçeneğini tek uygulanabilir yol olarak konumlandırma çabasını yansıttı.

Moskova krizi BM gündemine taşıyor

Lavrov, sahada kısa vadede bir ilerleme işareti görülmediğini belirtti. “Orta Doğu’daki duruma ilişkin değerlendirmelerimizi paylaştık; buna ABD ve İsrail’in İran’a yönelik silahlı saldırısı ve Filistin meselesinin içinde bulunduğu derin kriz de dahil” dedi.

Lavrov, “Henüz bir ilerleme işareti yok ve bu durumu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin dikkatine sunmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Bu yaklaşım, Moskova’nın krizi yalnızca İran ekseninde değil, Filistin meselesini de içeren daha geniş bir bölgesel kırılma olarak çerçevelediğini gösterdi.

Lavrov, artan gerilim ortamında Filistin meselesinde herhangi bir ilerleme sağlanamadığını belirterek, “Filistin meselesinde bir ilerleme yok” dedi ve “Bu konuyu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin dikkatine sunmak istiyoruz” ifadelerini yineledi.

Rus bakan, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik ortak saldırısının ardından Filistin meselesinin geri plana itildiğini söyledi. Lavrov, “Herkes Filistin meselesini memnuniyetle unuttu” dedi.

Lavrov, Birleşmiş Milletler’in aldığı kararlar konusunda sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirterek, “Buradaki herkesin, muhtemelen bölgedeki tüm ülkelerin, Arap ülkelerinin de sorumluluğunu anlaması gerekir. Biz de Birleşmiş Milletler’in aldığı kararlar konusunda sorumlu olması için bu yaklaşımı aktif şekilde desteklemeye hazırız” ifadelerini kullandı.

Rusya

Rusya, 1000 kilometre menzile sahip kamikaze dronlarının seri üretimine başladı

Yayınlanma

Rus savunma sanayisi şirketi Almaz-Antey, 1000 kilometreden fazla menzile sahip Garpiya-A1 kamikaze dronlarının seri üretimine geçti. Rosoboroneksport, uluslararası pazara sunulan sistemin yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini ve dost ülkelerde ortak üretime açık olduklarını bildirdi.

Rusya merkezli Almaz-Antey Doğu Kazakistan Bölgesi (VKO) Konsorsiyumu, dolanan mühimmat sınıfındaki “Garpiya-A1” kamikaze dronlarının seri üretimine başladı.

Rusya’nın resmi silah ihracat şirketi Rosoboroneksport’un basın servisi, üretimin sistemi dünya pazarına sunma hedefi doğrultusunda yürütüldüğünü duyurdu.

Rosoboroneksport Genel Direktörü Aleksandr Miheyev, şirketin ulaştığı üretim kapasitesine dikkat çekerek, “Almaz-Antey VKO Konsorsiyumu, Garpiya-A1 (E) sisteminin seri üretiminde yetkinlik kazandı. Ülkenin savunma kabiliyetine zarar vermeden, yabancı müşterilerle yapılan sözleşmeleri rekabetçi sürelerde yerine getirmeyi sağlayan bir seviyeye ulaştı” dedi.

Miheyev, şirketin sistemin sevkiyatına ve Rusya’ya dost ülkelerin topraklarında üretimin yerelleştirilmesine yönelik müzakerelere açık olduğunu belirtti.

İnsansız hava aracının ihraç versiyonunun yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini vurgulayan Miheyev, ürünün bazı ortaklara tanıtıldığını kaydetti.

Belirlenen koordinatlardaki sabit hedefleri vurmak üzere tasarlanan “Garpiya-A1 (E)” sistemi bünyesindeki uzun menzilli BLA-D insansız hava aracı, 50 metreden 2 bin 500 metreye kadar irtifada uçabiliyor.

Saatte 170 kilometreye varan hıza ulaşabilen araç, 1000 kilometrenin üzerinde mesafe katedebiliyor. Havada en az altı saat kalabilen dron, 50 kilogramın üzerinde harp başlığı taşıma kapasitesine sahip.

Rusya’da insansız sistemlere yönelik geliştirme faaliyetleri sürerken Kalaşnikov Konsorsiyumu Başkanı Alan Luşnikov da ağustos ayı başında yaptığı açıklamada, 11 kilogramlık harp başlığına ve yapay zeka unsurları içeren bir otomatik güdüm sistemine sahip “Kub-10ME” kamikaze dronunun yakında Ukrayna’daki askeri harekat bölgesinde kullanılacağını açıklamıştı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Şeremetyevo özelleştirmesinde devlet altın hisse hakkını kullanacak

Yayınlanma

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı’nın yönetiminde Rusya Federasyonu’nun “altın hisse” özel hakkını kullanmasını kararlaştırdı. Başbakan Mihail Mişustin’in imzaladığı karar, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin veren kararnamesi doğrultusunda alındı.

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı Anonim Şirketi’nin yönetiminde Rusya Federasyonu adına özel bir hak olan “altın hisse” uygulamasını devreye sokma kararı aldı.

İnterfaks ajansının aktardığına göre Başbakan Mihail Mişustin ilgili kararnameyi 18 Ağustos’ta imzaladı.

Söz konusu belge, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ağustos ayı başında yayımlanan kararnamesinin icrası kapsamında hazırlandı. Putin, bahsi geçen kararnameyle Şeremetyevo’yu stratejik işletmeler listesinden çıkarmış ve havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin vermişti.

“Altın hisse”, bir anonim şirkette hissedar konumundaki kamu tüzel kişiliklerine veya yerel yönetimlere tanınan kurumsal bir hakkı ifade ediyor.

Özelleştirilen işletmeler üzerindeki devlet denetimini koruma işlevi gören bu hak, yabancı yatırımcıların yer aldığı şirketlerde genel olarak oy kullanma imkanı sağlamasa da devlete ana sözleşme değişikliklerini onaylama veya veto etme yetkisi veriyor.

Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yayımladığı kararname, özelleştirme ve stratejik işletme statüsüne dair hükümlerin yanı sıra havalimanının ana faaliyet alanının korunmasını, tesis ve kapasitelerin modernizasyonu için gerekli şartların sağlanmasını şart koşuyor.

Belge aynı zamanda hisse senetlerinin doğrudan ya da dolaylı yoldan yabancı kişi ve kuruluşların kontrolündeki tüzel kişilere geçmesini engellemeyi de güvence altına alıyor.

Putin, 2015 yılında Şeremetyevo’nun varlıklarının konsolidasyonunu ve kısmi özelleştirmesini öngören kararnameyi imzalamıştı.

Devlet, yeni kurulan “Şeremetyevo Havalimanı” şirketine federal mülkiyette bulunan yüzde 83,038 oranındaki havalimanı hissesini devrederken kamu payının en az yüzde 30 seviyesinde kalması şartı getirilmişti.

Varlıkların birleştirilmesi süreci Mayıs 2017’de tamamlandı. Bu konsolidasyon sonucunda Şeremetyevo Holding havalimanının yüzde 66,06 hissesine sahip olurken Rusya Federal Mülkiyet Yönetim Ajansı (Rosimuşçestvo) yüzde 30,46’lık payı elinde tuttu.

Geriye kalan hisselerin yüzde 2,43’ü Aeroflot’a, yüzde 1,05’i ise havalimanı yönetimine geçti.

Şeremetyevo Holding 2020 yılında devlete ait hisseleri satın almak üzere başvuruda bulunmuş, ancak daha sonra işlemden vazgeçmişti. Bu vazgeçmeyle birlikte havalimanının mülkiyeti bütünüyle özel sektöre devredilmemişti.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya, Alman gazeteci Michael Martens hakkında arama kararı çıkardı

Yayınlanma

Rusya İçişleri Bakanlığı, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı. Kararın, gazetecinin Ukrayna ve Sırbistan liderlerinin basın toplantısında Rus askerlerinin öldürülmesine dair yönelttiği sorunun ardından alındığı bildirildi. Rusya Dışişleri Bakanlığı ve ilgili diplomatik misyonlar gazetecinin ifadelerine sert tepki gösterdi.

Rusya, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı.

RBK’ya konuşan kolluk kuvvetlerindeki iki kaynak, kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in ortak basın toplantısının ardından alındığını aktardı.

Rusya İçişleri Bakanlığının arananlar veri tabanında, Martens’in Rusya Ceza Kanunu’nun ilgili maddesi uyarınca arandığı bilgisi yer alıyor.

Martens söz konusu basın toplantısında, Avrupa ülkelerinin “daha fazla Rus’un öldürülmesine yardımcı olmak” için neler yapabileceğini sormuştu.

Gelişmelerin ardından FAZ gazetesi, sorunun ifade ediliş biçimini “yanıltıcı” olarak nitelendirerek kurumun yayın politikasının “mümkün olduğunca çok sayıda Rus askerinin öldürülmesine yönelik çağrıları” kapsamadığını vurguladı.

RBK’nın kaynaklarına göre, gazeteci hakkındaki arama kararı Moskova İçişleri Ana Müdürlüğü tarafından 13 Ağustos’ta çıkarıldı.

Martens’e gıyabında Rusya Ceza Kanunu’nun 282. maddesinin 2. fıkrası uyarınca nefret veya düşmanlığı körükleme suçlaması yöneltildi. Soruşturma makamlarının yakın zamanda mahkemeye başvurarak gazeteci hakkında gıyabi tutuklama talep etmeyi planladığı belirtildi.

Rusya’nın Berlin Büyükelçiliği, Martens’in sözlerini “iğrenç” olarak nitelendirerek Moskova’nın hukuki mekanizmaları kullanma ihtimalini değerlendireceğini duyurdu.

Diplomatik temsilcilik, Martens’in fiilen Zelenskiy’e Rus askerlerinin öldürülmesi konusunda yardım teklif ettiğini ve gazetecinin daha sonra sosyal medyada yaptığı paylaşımların “her türlü yanlış anlaşılmayı ortadan kaldırdığını” açıkladı.

Büyükelçilik ayrıca Alman makamlarının, Almanya Gazeteciler Birliği dahil olmak üzere meslek örgütlerinin ve meslektaşlarının çoğunluğunun bu ifadeleri kınamamasını “üzüntü verici” bulduğunu bildirdi.

Büyükelçilik açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“FAZ’ın kısa açıklaması maalesef durumu kökten değiştirmiyor. Gazetenin Michael Martens’in ifadelerindeki ‘muğlaklığa’ sığınma girişimi eleştirilere dayanamaz; nitekim gazeteci sonrasında tam olarak söylediği şeyi kastettiğini ve bunda kınanacak bir yön görmediğini defalarca teyit etti.”

Rus diplomatlar, ifade özgürlüğünün, “burada resmi düzeyde iddia edildiği gibi” Almanya’nın resmi olarak çatışma halinde bulunmadığı bir devletin vatandaşları da dahil olmak üzere insanların öldürülmesine yönelik aleni çağrıları kapsamaması gerektiğini değerlendirdi.

Rusya’nın Washington Büyükelçiliği ise Martens’in sorusunu “Freudyen bir dil sürçmesi” olarak nitelendirdi ve bu çıkışın Alman makamlarının “Rusya-ABD cepheleşmesi” yönündeki arzusunu yansıttığını öne sürdü.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da Sırbistan makamlarına çağrıda bulunarak Martens’in sorusuna tepki göstermelerini istedi.

Gazetecinin ifadelerini kabul edilemez olarak nitelendiren Lavrov, Vucic’in bu soruyu duyduğunda “adeta donakaldığına” dikkat çekti.

Lavrov, bu tür görüşlere sahip bir kişinin medyada veya devlet kurumlarında görev almaması gerektiğini söyledi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English