Bizi Takip Edin

Rusya

Avrasya Kalkınma Bankası: Rusya ekonomisi ivme kaybediyor, büyüme yüzde 1’e indi

Yayınlanma

Avrasya Kalkınma Bankası’nın mart ayı değerlendirmesi, Rusya ekonomisinde ivme kaybının 2026 başında da sürdüğünü ortaya koydu. Büyüme yüzde 1’e gerilerken, üretim ve talep zayıflığı belirginleşti; hükümet toparlanmayı 2026 sonuna tarihlendiriyor.

Avrasya Kalkınma Bankası’nın (EABR) mart ayı makroekonomik Avrasya Kalkınma Bankası’nın (EABR) mart ayı makroekonomik incelemesi, 2026’nın başında Rusya ekonomisinde yavaşlamanın sürdüğünü ortaya koydu. Bankanın yayımladığı değerlendirmede, Orta Asya ülkeleri ile Ermenistan’ın yüksek büyüme hızlarını koruduğu, buna karşılık Rusya ve Belarus ekonomilerinde ivme kaybının devam ettiği kaydedildi.

Büyüme yüzde 1’e geriledi

EABR, 2025 yılı itibarıyla Rusya’nın gayrisafi yurt içi hasılasının yüzde 1 arttığını bildirdi. Bu oran, önceki iki yılın yüksek büyüme performansının ardından belirgin bir düşüşe işaret ediyor. Banka, ticaret ve inşaat gibi bazı alanların ekonomik faaliyeti desteklemeyi sürdürdüğünü, ancak talep ve yatırımlardaki gerileme nedeniyle birçok sektörde üretimin azaldığını aktardı.

Ocak 2026 verilerine atıf yapılan değerlendirmede, imalat sanayindeki düşüşün etkisiyle ekonomik aktivitenin yıllık bazda yüzde 2,1 gerilediği ifade edildi.

Kurumsal yapı ve faaliyet alanı

2006 yılında Rusya ve Kazakistan tarafından kurulan EABR, merkezi Almatı’da bulunan uluslararası finans kuruluşu niteliği taşıyor. Banka, ulaştırma altyapısı, dijital sistemler, yeşil enerji, tarım, sanayi ve makine üretimi gibi alanlarda Avrasya coğrafyasında yatırım faaliyetleri yürütüyor. Kurumun üyeleri arasında Ermenistan, Belarus, Kazakistan, Rusya, Kırgızistan ve Tacikistan yer alıyor. EABR’nin ilan edilmiş sermayesi 7 milyar dolar seviyesinde.

Moskova temkinli tablo çiziyor

Ekonomik Kalkınma Bakanı Maksim Reşetnikov, geçen ay yaptığı değerlendirmede Rusya ekonomisinde yavaşlamanın sürebileceğini belirtti. Reşetnikov, büyüme hızının yeniden artışa geçmesinin 2026’nın sonuna doğru başlayacağını ifade etti. Bakan, enflasyondaki yükselişi katma değer vergisinin yüzde 22’ye çıkarılması ve gıda fiyatlarındaki artışın aralık ayından ocak ayına kaymasıyla ilişkilendirdi.

Para politikası büyümeyi sınırlıyor

Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, şubat ayı başında yaptığı açıklamada 2025 yılında ekonomik büyümenin sürdüğünü ancak önceki yıllara kıyasla daha düşük gerçekleştiğini söyledi. Novak, “2023’te büyüme yüzde 4,3, 2024’te yüzde 4,1 oldu. 2025 sonuçları için beklentimiz yüzde 1” dedi.

Novak, yavaşlamanın temel nedenleri arasında sıkı para politikası, bütçe disiplini ve enflasyon hedeflemesini gösterdi. Aynı açıklamada enflasyonun 2024’te yüzde 9,5 seviyesinden 2025 sonunda yüzde 5,6’ya gerilediğini ve bu oranın yüzde 6,8’lik tahminin altında kaldığını kaydetti.

Büyüme için jeopolitik şart vurgusu

Eski Maliye Bakanı Mihail Zadornov, şubat ayında yaptığı değerlendirmede mevcut koşulların korunması halinde Rusya ekonomisinin 2026’da en fazla yüzde 1 büyüyebileceğini ifade etti. Zadornov, daha yüksek büyüme hızlarının ancak Ukrayna çevresindeki çatışma dinamiklerinde değişim yaşanmasıyla mümkün olacağını belirtti., 2026’nın başında Rusya ekonomisinde yavaşlamanın sürdüğünü ortaya koydu.

Bankanın yayımladığı değerlendirmede, Orta Asya ülkeleri ile Ermenistan’ın yüksek büyüme hızlarını koruduğu, buna karşılık Rusya ve Belarus ekonomilerinde ivme kaybının devam ettiği kaydedildi.

Büyüme yüzde 1’e geriledi

EABR, 2025 yılı itibarıyla Rusya’nın gayrisafi yurt içi hasılasının yüzde 1 arttığını bildirdi. Bu oran, önceki iki yılın yüksek büyüme performansının ardından belirgin bir düşüşe işaret ediyor.

Banka, ticaret ve inşaat gibi bazı alanların ekonomik faaliyeti desteklemeyi sürdürdüğünü, ancak talep ve yatırımlardaki gerileme nedeniyle birçok sektörde üretimin azaldığını aktardı.

Ocak 2026 verilerine atıf yapılan değerlendirmede, imalat sanayindeki düşüşün etkisiyle ekonomik aktivitenin yıllık bazda yüzde 2,1 gerilediği ifade edildi.

2006 yılında Rusya ve Kazakistan tarafından kurulan EABR, merkezi Almatı’da bulunan uluslararası finans kuruluşu niteliği taşıyor. Banka, ulaştırma altyapısı, dijital sistemler, yeşil enerji, tarım, sanayi ve makine üretimi gibi alanlarda Avrasya coğrafyasında yatırım faaliyetleri yürütüyor.

Kurumun üyeleri arasında Ermenistan, Belarus, Kazakistan, Rusya, Kırgızistan ve Tacikistan yer alıyor. EABR’nin ilan edilmiş sermayesi 7 milyar dolar seviyesinde.

Moskova temkinli tablo çiziyor

İktisadi Kalkınma Bakanı Maksim Reşetnikov, geçen ay yaptığı değerlendirmede Rusya ekonomisinde yavaşlamanın sürebileceğini belirtti.

Reşetnikov, büyüme hızının yeniden artışa geçmesinin 2026’nın sonuna doğru başlayacağını ifade etti. Bakan, enflasyondaki yükselişi katma değer vergisinin yüzde 22’ye çıkarılması ve gıda fiyatlarındaki artışın aralık ayından ocak ayına kaymasıyla ilişkilendirdi.

Para politikası büyümeyi sınırlıyor

Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, şubat ayı başında yaptığı açıklamada 2025 yılında ekonomik büyümenin sürdüğünü ancak önceki yıllara kıyasla daha düşük gerçekleştiğini söyledi. Novak, “2023’te büyüme yüzde 4,3, 2024’te yüzde 4,1 oldu. 2025 sonuçları için beklentimiz yüzde 1” dedi.

Novak, yavaşlamanın temel nedenleri arasında sıkı para politikası, bütçe disiplini ve enflasyon hedeflemesini gösterdi. Aynı açıklamada enflasyonun 2024’te yüzde 9,5 seviyesinden 2025 sonunda yüzde 5,6’ya gerilediğini ve bu oranın yüzde 6,8’lik tahminin altında kaldığını kaydetti.

Eski Maliye Bakanı Mihail Zadornov, şubat ayında yaptığı değerlendirmede mevcut koşulların korunması halinde Rusya ekonomisinin 2026’da en fazla yüzde 1 büyüyebileceğini ifade etti. Zadornov, daha yüksek büyüme hızlarının ancak Ukrayna çevresindeki çatışma dinamiklerinde değişim yaşanmasıyla mümkün olacağını belirtti.

Rusya

Sberbank CEO’su Gref’ten Rusya Merkez Bankası’na faiz çağrısı

Yayınlanma

Rusya’nın en büyük bankası Sberbank’ın Yönetim Kurulu Başkanı German Gref, mevcut aşırı yüksek faiz oranlarıyla ülke ekonomisinin uzun süre varlığını sürdüremeyeceğini belirterek Merkez Bankası’na faiz indirme çağrısı yaptı. Yatırımlardaki sert düşüşe ve enflasyonun kaynağına dikkat çeken Gref, para politikası araçlarıyla piyasa dışı etkenlerle mücadele edilmesini rasyonel bulmadığını ifade etti.

Rusya’nın en büyük devlet bankası Sberbank’ın Yönetim Kurulu Başkanı German Gref, bankanın salı günü gerçekleştirilen yıllık hissedarlar kurulunda yaptığı konuşmada, ülke ekonomisinin Rusya Merkez Bankası’nın mevcut faiz oranlarıyla uzun süre yoluna devam edemeyeceğini açıkladı.

Gref, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Ekonomi, aşırı yüksek faiz oranları altında uzun süre var olamaz. Reel faiz oranlarımız yüzde 10 seviyesinde; yani bu, Merkez Bankası’nın politika faizinden mevcut enflasyonun düşülmesiyle elde edilen orandır” ifadelerini kullandı.

Bu tür yüksek oranların ekonomiyi soğutmak amacıyla ancak kısa bir süre için uygulanabileceğine inandığını dile getiren Gref, “Bugün gördüğümüz tablo, bana göre son derece açık bir şekilde ekonomiyi zaten gereğinden fazla soğuttuğumuzu gösteriyor. Bu nedenle faiz oranının düşürülmesi gerekiyor” dedi.

Yatırımlarda küresel krizden bu yana en sert düşüş

Rusya Federal İstatistik Servisi (Rosstat) verilerine göre, ülkenin gayri safi yurtiçi hasılası (GSYH) yılın ilk çeyreğinde yıllık bazda yüzde 0,2 oranında gerileyerek son üç yılda ilk kez düşüş kaydetti.

Aynı dönemde yatırımlarda yaşanan yüzde 14,3 oranındaki gerileme ise 2009 yılından bu yana görülen en büyük düşüş olarak kayıtlara geçti. Ülkede yatırımlar geçtiğimiz yıl da yüzde 2,3 oranında küçülerek, 2015 yılından bu yana en sert, pandeminin yaşandığı 2020 yılından bu yana ise ilk daralmasını yaşamıştı.

Sberbank CEO’su Gref, bu olumsuz tablonun, parasal etkenlerden ziyade dış faktörlerden kaynaklanan enflasyonla mücadele edilmesinin bir sonucu olduğunu düşünüyor.

Ülkede son bir haftada perakende benzin ve motorin fiyatları sırasıyla yüzde 3 ve yüzde 2,7 oranında yükselirken, yılbaşından bu yana yaşanan artış yüzde 10 sınırına yaklaştı. Rusya Merkez Bankası bu durumu 19 Temmuz’daki faiz kararında dikkate aldığını belirtirken, 24 Temmuz’daki bir sonraki toplantıda da değerlendireceğini duyurdu.

Ukrayna’ya ait insansız hava araçlarının Rus petrol rafinerilerini hedef alması sonucu üretim kapasitesinin bir kısmının devre dışı kalmasıyla tetiklenen akaryakıt krizinin faiz oranlarıyla çözülemeyeceğini vurgulayan Gref, şu değerlendirmede bulundu:

“Piyasa bağlamının dışında gelişen tek seferlik faktörlerle para politikası önlemleri aracılığıyla mücadele etmeye çalışmak, bana göre tamamen mantıksız bir yaklaşımdır.”

Bu yöntemin ekonomi üzerinde yalnızca çok büyük bir durgunluk baskısı yarattığını söyleyen Gref, bu baskının ancak politika faizinin düşürülmesiyle hafifletilebileceğini belirterek, “Faiz oranı, işletmelerin yatırım faaliyetlerinin kilidini açacak anahtardır” dedi.

Rusya Merkez Bankası temmuzda büyüme tahminini düşürebilir

Bütçe açığını kapatma çabaları enflasyonu besliyor

Ancak Gref’in “tek seferlik” olarak nitelendirdiği faktörlerin sürekli hale gelmesi dikkat çekiyor. Katma Değer Vergisi’nin (KDV) yüzde 20’den yüzde 22’ye yükseltilmesi ocak ayında enflasyonda ani bir sıçramaya yol açarken, ekim ayında da tarifelerde yüzde 11,9 oranında bir artış yapılması planlanıyor.

Yetkililer ayrıca, askeri harcamalar nedeniyle genişleyen bütçeyi dengeleyebilmek adına vergileri, harçları ve geri dönüşüm bedellerini artırmaya devam ediyor.

Ekonomideki sorunlar için genellikle Merkez Bankası ve onun uyguladığı yüksek faiz politikası suçlansa da ekonomist Konstantin Sonin, savaşın başlamasından bu yana ülkede yaşanan gelişmelerin aslında Vladimir Putin’in kararları doğrultusunda şekillendiğini belirtiyor.

Sonin, süreci şu sözlerle açıklıyor:

“Maddi kaynaklar, halkın tüketiminden çekilerek füzelerin, tankların, insansız hava araçlarının üretimine ve bu üretim için gerekli ithal parçaların tedarikine yönlendiriliyor. Ortada yeni bir kaynak artışı söz konusu değil; Rusya ekonomisi bir bütün olarak savaş döneminde, savaş öncesine kıyasla daha az üretim gerçekleştiriyor.”

Sonin, Merkez Bankası’nın savaş dönemindeki rolünün, yalnızca bu fiili ekonomik dinamikleri muhasebe düzeyinde resmileştirmekten ibaret olduğunu vurguluyor.

Ekonomi bilimleri doktoru Vladislav İnozemtsev de faiz oranlarında indirime gidilse dahi bu yıl herhangi bir ekonomik büyümeden bahsetmenin mümkün olamayacağı görüşünü paylaşıyor.

İnozemtsev, bu yıl Rusya GSYH’sinin yaklaşık yüzde 1 oranında küçülmesini, yatırımların ise yüzde 6 ile 8 arasında daralmasını bekliyor.

Rusya’da akaryakıt krizi: Perakende fiyatları ilk kez 100 rubleyi aştı

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya’da üç bölgede yakıt satışlarına sınırlama

Yayınlanma

Ukrayna’ya ait insansız hava araçlarının Rus petrol rafinerilerini hedef almasının ardından Rusya genelinde yakıt krizi derinleşiyor. Üç bölgede yüksek alarm durumuna geçilirken, ülke genelinde 40 bölgede akaryakıt satışlarına sınırlama getirildi.

Ukrayna insansız hava araçlarının petrol rafinerilerine düzenlediği saldırıların ardından ortaya çıkan akaryakıt krizinin gölgesinde, Rusya’nın çeşitli bölgelerinde yüksek alarm durumuna geçilmeye başladı.

Yakıt sıkıntısıyla mücadele kapsamında ilk olarak 25 Haziran günü Transbaykal Krayı idaresi bu yönde bir karar alarak bireysel tüketicilere benzin satışını araç başına 15 litreyle sınırlandırdı.

Benzer bir adım 28 Haziran günü İrkutsk Oblastı tarafından atıldı. İrkutsk Valisi İgor Kobzev, kararın gerekçesini açıklarken “Bu uygulama, acil bir durumun önüne geçebilmek adına atılması zorunlu bir adımdır” ifadesini kullandı.

Bölgedeki devlet kontrolündeki Rosneft istasyonlarında araç başına 50 litrelik benzin sınırı getirilirken, diğer özel akaryakıt istasyonlarına da kendi bünyelerinde daha katı kısıtlamalar uygulama yetkisi tanındı.

Bu tedbirlerin ardından 30 Haziran günü Penza Oblastı Valisi Oleg Melniçenko da bölgede yüksek alarm durumuna geçildiğini bildirdi.

Melniçenko, kararın amacını “Temel hedefimiz, yakıt ve enerji sektörü de dahil olmak üzere acil müdahale ekiplerinin ve sosyal açıdan kritik öneme sahip tesislerin kesintisiz çalışmasını güvence altına almaktır” sözleriyle aktardı.

Penza Oblastı sınırları içerisinde 23 Haziran tarihinden bu yana araç başına en fazla 100 litre benzin ve en fazla 200 litre dizel yakıt alınmasına izin veriliyor.

Rusya yasalarına göre yüksek alarm durumu ilanı, diğer tedbirlerin yanı sıra seçimlerin ertelenmesine de olanak tanıyor. Daha önce Rusya güvenlik birimlerinin, Devlet Başkanı Vladimir Putin’i parlamento seçimlerini ertelemesi yönünde ikna etmeye çalıştığı belirtiliyordu.

Rusya hükümetinden rafineri saldırıları sonrası düşük standartlı yakıt adımı

Ancak Putin, seçimlerin yapılmasına ilişkin kararnameyi imzalamış ve iktidardaki Birleşik Rusya Partisinin kongresinde oylamanın eylül ayı sonunda gerçekleştirileceğini açıklamıştı.

Haziran ayı sonu itibarıyla Rusya genelindeki 40 bölgede akaryakıt dağıtımına yönelik kısmi ya da tam kısıtlamalar resmen yürürlüğe girdi.

Yakıt yetersizliğinden etkilenen bölge sayısının ise 80’i aştığı bildiriliyor. Bu gelişmeler üzerine Rusya hükümeti benzin ithalatını artırma kararı alırken, çevre standartları daha düşük olan Euro-2, Euro-3 ve Euro-4 sınıfı yakıtların üretimine yeniden izin verilmesini tartışmaya açtı.

Rusya genelinde Euro-2 sınıfı yakıt satışı 2013 yılından bu yana yasaklanmış durumda bulunuyor ve bu yakıtın modern otomobillerin motor aksamı için risk teşkil edebileceği belirtiliyor.

Ukrayna ordusu, bahar aylarında Rus petrol rafinerilerine yönelik hava saldırılarını yoğunlaştırmış ve mayıs ayında 16 tesisi hedef alarak tarihinin en yüksek saldırı sayısına ulaşmıştı.

Bu saldırılar neticesinde Rusya’nın günlük benzin üretimi yüzde 25 oranında gerileyerek 85 bin tona düştü. Rusya ekonomisinin yaz aylarındaki günlük benzin tüketim ihtiyacı ise ortalama 110 bin ton seviyesinde seyrediyor.

Enerji sektörü analiz kuruluşu Energy Intelligence uzmanları konuya ilişkin değerlendirmelerinde “Ukrayna’nın Rus enerji sektörünü hedef alan operasyonları büyük çaplı hasara yol açtı ve bu durum ülkeyi tarihinin en ağır yakıt krizine doğru sürüklüyor” tespitinde bulundu.

Okumaya Devam Et

Rusya

Dört AB ülkesi Ruslara vize verilmesini zorlaştırıyor

Yayınlanma

Fransa, Rusya vatandaşlarına Schengen vizesi verilmesini zorlaştıran dördüncü Avrupa Birliği ülkesi oldu. Yeni düzenlemeyle birlikte vize başvurularında aracı üçüncü kişilerin kullanımı sınırlandırılırken, başvuru sahiplerinin belgelerini şahsen teslim etmesi şart koşuluyor.

Rusya’daki Fransa Vize Başvuru Merkezi, 15 Temmuz itibarıyla başvuru sahibinin birinci derece yakınları dışındaki üçüncü şahıslardan Schengen vizesi başvurusu kabul etmeyi durduruyor.

Vize aracı kurumu VFS Global tarafından yapılan açıklamada, yeni kurallar uyarınca evrakları yalnızca başvuru sahibinin kendisinin, 18 yaşından küçük çocuklar adına ebeveynlerinin ya da vasilerinin teslim edebileceği belirtildi.

Eşler, çocuklar ve ebeveynler ise ancak akrabalık bağını kanıtlayan resmi belgelerin asıllarını sunmaları kaydıyla başvuru yapabilecek.

Bu istisna, yalnızca başvuru sahibinin son 59 ay içinde biyometrik veri işlemlerini tamamlamış olması durumunda geçerlilik taşıyacak.

Yeni dönemde vize başvuru formunun şahsen imzalanması gerekirken, 12 yaşından büyük tüm başvuru sahipleri için biyometrik veri ibrazı zorunlu tutuluyor.

Fransa, son dönemde Rusya vatandaşları için vize kurallarını sıkılaştırma kararı alan dördüncü Avrupa Birliği (AB) ülkesi oldu.

Daha önce İspanya vize aracı kurumu BLS başvuru değerlendirme süresini 45 güne, İtalya vize operatörü VMS ise 60 güne çıkarmıştı.

Ayrıca Macaristan, 29 Haziran tarihinden itibaren Kazan, Samara ve Ufa şehirlerindeki vize merkezlerinde Schengen vizesi başvurularını kabul etmeyi askıya aldı. Macar yetkililer bu kararın gerekçesine dair bir açıklama yapmadı.

Rusya Tur Operatörleri Birliği (ATOR) verilerine göre Macaristan, belgeleri 15 iş günü içinde sonuçlandırması ve yakın tarihler için randevu imkanı sunması nedeniyle Rusya vatandaşları için Schengen vizesi alımında en kolay ülkelerden biri olarak öne çıkıyordu.

Vize kurallarındaki bu sıkılaştırma adımları, AB genelinde Rusya vatandaşlarına yönelik giriş yasağı getirilmesi tartışmalarının yaşandığı bir dönemde gerçekleşiyor.

Schengen Bölgesi üyesi 11 ülke, 4 Haziran tarihinde Avrupa Komisyonuna ortak bir mektup göndererek Rus turistlerin girişinin yasaklanmasını teklif etmişti.

Bu girişimden bir hafta sonra, 11 Haziran tarihinde, Avrupa Parlamentosunun Alman Hristiyan Demokrat Birlik (CDU/CSU) blonuna mensup milletvekilleri, Rusya vatandaşlarına turistik Schengen vizesi verilmesinin tamamen yasaklanmasına destek vererek AB ülkelerinde tatil yapmanın bir hak değil ayrıcalık olduğunu ifade etmişti.

Rusya vatandaşları 2025 yılı genelinde 620 binden fazla Schengen vizesi alırken, bu vizelerin yaklaşık dörtte üçü İspanya, İtalya ve Fransa tarafından düzenlendi.

Avrupa Komisyonu Temsilcisi Markus Lammert, Brüksel’in vize kurallarını daha da zorlaştırma seçeneğini 2027 yılının başlarında değerlendirmeyi planladığını açıkladı.

Avrupa’daki bu kısıtlamalar sürerken, Irak’ın Moskova Büyükelçisi Abdul-Karim Hashim Mustafa, Rusya ile turizm alanındaki işbirliğini geliştirmeye hazır olduklarını bildirdi.

Büyükelçi Mustafa, Irak seyahatlerinin güvenli olduğunu belirterek iki ülke arasında halihazırda haftada iki doğrudan uçak seferinin düzenlendiğini kaydetti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English