Bizi Takip Edin

Avrupa

Litvanya, Belarus sınırını neden kapattı?

Yayınlanma

Vilnius yönetimi, artan sınır ihlalleri ve yasa dışı geçişleri gerekçe göstererek Belarus ile olan kara sınırını süresiz olarak kapatacağını duyurdu. Litvanya hükümeti, kararı 29 Ekim’de yapılacak Bakanlar Kurulu toplantısında resmileştirecek.

Başbakan Ingrida Šimonytė, ülkenin bu adımı güvenlik gerekçesiyle atmak zorunda kaldığını belirtti. Šimonytė, 27 Ekim’de düzenlenen Ulusal Güvenlik Komisyonu toplantısının ardından, “Belarus’a açık bir mesaj gönderiyoruz: Hibrit saldırılara izin vermeyeceğiz. Bu tür girişimleri durdurmak için en sert tedbirleri alacağız” diye konuştu.

Yetkililer, sınır geçiş yasağının diplomatik personel, diplomatik kargo, Litvanya vatandaşları ve Avrupa Birliği ülkelerinde ikamet eden kişiler için geçerli olmayacağını bildirdi.

Gerekçe: Hava balonlarıyla sigara kaçakçılığı

Son haftalarda Belarus sınırında yaşanan olaylar, Litvanya’da güvenlik tartışmalarını yeniden gündeme getirdi. 26 Ekim gecesi Medininkai ve “Šalčininkai sınır kapılarında trafiğin geçici olarak durdurulması, sınırda uzun kuyruklar oluşturdu.

Belarus Devlet Gümrük Komitesi, Litvanya makamlarını “önceden uyarı yapmadan geçişleri kapatarak sürücüleri zor durumda bırakmakla” suçladı.

Aynı dönemde Vilnius Havalimanı da üç gün üst üste kapatıldı. Gerekçe olarak, Belarus’tan ülkeye kaçak sigara taşıyan hava balonlarının tespit edilmesi gösterildi. Yetkililer, bu yöntemle yapılan ilk kaçakçılığın Eylül 2024’te ortaya çıktığını ve o tarihten bu yana 500’e yakın balonun Litvanya hava sahasını ihlal ettiğini açıkladı.

İçişleri Bakanı Vladislav Kondratovičius, Baltija.eu‘ya yaptığı açıklamada, Belarus’un bu olayları engellemek için hiçbir adım atmadığını söyledi.

Kondratovičius, “Belarus makamlarının doğrudan dahil olduklarını söylemiyoruz ama önlem almak gibi bir çabaları da yok” dedi.

Vilnius’tan Minsk’e protesto notası

Litvanya Dışişleri Bakanlığı, 22 Ekim’de Belarus’un Vilnius’taki maslahatgüzarını çağırarak protesto notası verdi.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, “Litvanya hava sahasının tekrar tekrar ihlal edilmesinin kabul edilemez olduğu” vurgulandı ve Minsk yönetiminden hava sahası güvenliğini sağlaması istendi.

Vilnius yönetimi, ayrıca ihlallerin sürmesi halinde “karşılık verme hakkını saklı tuttuğunu” bildirdi.

Başbakan Šimonytė, yaşanan gelişmelerin ardından NATO’nun 4. maddesi kapsamında istişare başlatılabileceğini söyledi. Bu madde, bir üye ülke toprak bütünlüğünün veya siyasi bağımsızlığının tehdit altında olduğunu düşündüğünde ittifakın ortak danışma sürecini devreye sokmasına olanak tanıyor.

NATO tarihinde bu madde yalnızca dokuz kez işletildi. Son örneklerden biri, bu yılın eylül ayında Polonya ve Estonya hava sahasında tespit edilen “yönünü şaşırmış” dronların ardından yaşanmıştı.

Minsk’ten tepki: ‘Absürt ve ayrımcı’

Belarus Dışişleri Bakanlığı ise Litvanya’nın kararlarını “absürt ve ayrımcı” olarak nitelendirdi. Bakanlık, 11 Eylül’de yayımladığı açıklamada, “Bu önlemler, bahane edilen tehditlerle hiçbir ilgisi olmayan siyasi adımlardır” ifadelerini kullandı.

Bakanlık Sözcüsü Anatoliy Glaz, Telegram hesabında yaptığı paylaşımda, “Litvanya sınırı, insanların sabrının sınandığı bir laboratuvara dönüştü. Masum insanlar aç, susuz ve çaresiz bırakılıyor. Buna karşın hava balonları ‘varoluşsal tehdit’ ilan ediliyor” dedi.

Glaz, Litvanya’yı sınırı “baskı aracı” olarak kullanmakla suçladı ve “Biz çalışmalarımıza normal şekilde devam ediyoruz. İşbirliği teklifimiz hâlâ geçerli” diye ekledi.

Kaliningrad transit geçişi yeniden masada

Öte yandan Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nausėda, 26 Ekim’de yaptığı açıklamada, Belarus sınırının kapatılmasına ek olarak Rusya’nın Kaliningrad bölgesine yapılan transit geçişlerin de kısıtlanmasını önerdi.

Litvanya, 2022 yılında Avrupa Birliği yaptırımları kapsamında Kaliningrad’a bazı malların demiryoluyla taşınmasını yasaklamış, Moskova ise bu kararı “uluslararası anlaşmalara aykırı” olarak nitelemişti. AB, 2002’de imzaladığı deklarasyonla Kaliningrad’ın “Rusya Federasyonu’nun ayrılmaz bir parçası” olduğunu kabul etmiş ve bölgeye geçişi güvence altına almıştı.

Buna rağmen Brüksel, 2025 bütçesinde Litvanya’ya ayrılan fonu artırarak, “Kaliningrad yönündeki tren trafiğini denetleme kapasitesinin güçlendirilmesini” hedefledi.

Litvanya hükümeti geçen yıl Rusya ile ticari deniz taşımacılığı anlaşmasını, 22 Ekim’de ise iki ülke vatandaşlarının karşılıklı seyahatini kolaylaştıran 2002 tarihli anlaşmayı feshetmişti.

Uzmanlar Kaliningrad konusunda temkinli

Eski Dışişleri Bakanı Antanas Valionis, LRT‘ye yaptığı açıklamada, “Belarus sınırının kapatılması anlaşılabilir ama Kaliningrad transitini sınırlamak mantıksız olur. Bu, Belarus’tan gelen saldırılarla ilgisiz” dedi.

Meclis Başkanı Saulius Skvernelis de Kaliningrad geçişinin AB-Rusya anlaşmalarıyla güvence altına alındığını hatırlatarak, “Şu anda Rusya’nın doğrudan bir rolü olduğuna dair elimizde veri yok” değerlendirmesinde bulundu.

Rus RBK gazetesine konuşan Avrupa Bilgi Merkezi Direktörü Nikolay Topornin ise Litvanya’nın transit hattı tamamen kapatma imkânının bulunmadığını belirtti.

Topornin, “Kaliningrad zaten büyük ölçüde deniz yoluyla besleniyor. Ancak hava balonlarıyla yapılan kaçakçılık sorunu sınır kapatılarak çözülemez. Bu tür olayların çözümü için Belarus’la doğrudan diyalog gerekir ama mevcut siyasi iklimde bu pek mümkün görünmüyor” diye konuştu.

Litvanya Dışişleri Bakanlığı, 27 Ekim akşamı yaptığı açıklamada, Kaliningrad transitine dair herhangi bir yeni karar alınmadığını bildirdi.

Bakanlık Sözcüsü Giedrius Mišutis, “Bu istisna sadece geçerli belgeye sahip Rus vatandaşları için uygulanıyor” diyerek, Belarus’tan Kaliningrad’a geçen Rus vatandaşlarının “basitleştirilmiş transit belgesi” ile geçiş yapabileceğini belirtti.

Sınır hattındaki durum

Belarus ile Litvanya arasındaki 678,8 kilometrelik sınır hattında altı karayolu ve iki demiryolu geçiş noktası bulunuyor. 27 Ekim itibarıyla tüm karayolu kapıları kapatılmış durumda.

– Loša-Šumskas ve Vidzy-Tverečius kapıları 2023’ten beri kapalı.

– Kotlovka-Lavoriškės ve Privalka-Raigardas kapıları Mart 2024’te kapatıldı.

– Kamenny Log-Medininkai ve Benyakoni-Šalčininkai kapılarından 26 Ekim 2025 gecesinden bu yana yalnızca diplomatlar, Litvanyalılar ve AB vatandaşları geçebiliyor.

– Benyakoni-Stasilos ve Gudogai-Kena demiryolu hatları ise kargo trafiğiyle sınırlı olarak çalışıyor.

Avrupa

Romanya, nükleer santral soğutması için Tuna’da kontrollü patlama düzenledi

Yayınlanma

Romanya Deniz Kuvvetleri, soğutma işlemine yardımcı olmak amacıyla büyük miktarda suyu Eski Tuna Nehrine ve Cernavodă nükleer santraline yönlendirmek için kontrollü bir patlama gerçekleştirdi.

Adevărul gazetesi, bugün su akışını engelleyen büyük bir kayayı yerinden kaldırmak için yaklaşık 180 kg patlayıcı kullanıldığını bildirdi.

Savunma Bakanı Vekili Radu Miruță, operasyonu bir başarı olarak nitelendirerek, bunun santralin soğutulmasına ve nehirdeki su taşınmasına yardımcı olacağını söyledi.

Aşırı hava koşullarının devam etmesi nedeniyle Cernavodă santralinin bir noktada faaliyetlerini geçici olarak durdurmak zorunda kalabileceğini ancak santralin bir gün daha çalışmasının, patlatma maliyetinden daha değerli olduğunu belirtti.

Romanya ve Macaristan’ın karşı karşıya olduğu zorluk hakkında bir fikir vermek gerekirse, Tuna Nehri’nin su debisi Romanya’da saniyede 1.500 metreküpe düştü.

Bu rakam, temmuz ayı ortalamasının üçte birinden daha az.

Reuters’ın haberine göre, Avrupa’nın başlıca nehirlerinde kaydedilen rekor düzeyde düşük su seviyeleri, mal taşımacılığını kısıtladı, elektrik üretimini düşürdü ve şirket kârlarını azalttı.

Bu durum, kavurucu sıcaklıkların ve düzensiz yağışların iktsadi ilişkin endişeleri artırdı.

Rotterdam’ın hareketli limanından Sırbistan’daki hidroelektrik santrallerine kadar, su yolları tahıl ve petrol gibi malların taşınmasında ya da milyonlarca insanın evlerini serinletmeye çalıştığı bu dönemde çok ihtiyaç duyulan elektriğin üretilmesinde giderek daha az güvenilir bir yol haline geldi.

Emtia veri ve analiz şirketi Kpler’de enerji analisti olarak görev yapan Alessandro Armenia şunları söyledi:

“Bu durum, geçmişte gördüğümüz gibi tek bir bölgeyi değil, tüm Avrupa’yı etkiliyor. Mevcut dinamikler göz önüne alındığında, bu durum ya elektrik kesintileriyle karşılaşacağımız ya da çok daha fazla yatırım yapmamız gerektiği anlamına geliyor.”

Sırbistan’ın en büyük hidroelektrik santrali olan Djerdap 1’de üretim kapasitenin %20’sine düştü, santralin üretim müdürü Davor Maljoković, bir zamanlar geniş olan yanındaki nakliye kanalının daralarak kum ve çakıl yataklarını ortaya çıkardığını belirtti.

Su eksikliği ayrıca Sırbistan’ın Kostolac kömür santrallerindeki soğutma sistemlerini de aksattı, bu da santralleri üretimi azaltmaya zorladı.

Romanya’nın devlet nükleer enerji üreticisi Nuclearelectrica da aynı nedenden ötürü bu hafta başında iki reaktöründen birini kapatmak zorunda kaldı.

Okumaya Devam Et

Avrupa

AB, ABD teknolojisinin yerine başka bir teknoloji kullanabilir

Yayınlanma

Personelin gizlilik konusundaki endişelerini dile getirmesinin ardından, AB yürütme organı yeni bir dijital işe alım aracı için Avrupa menşeli bulut ve yapay zeka alternatiflerini değerlendiriyor.

“İş Eşleştirme Uygulaması” olarak bilinen bu araç, geliştirme sürecinin son aşamalarında bulunuyor.

Euractiv daha önce, uygulamanın Amazon Web Services (AWS) üzerinde barındırılacağını ve ABD merkezli Anthropic şirketinin Claude büyük dil modelini (LLM) kullanacağını bildirmişti.

Bu karar, Euractiv tarafından görülen Avrupa Birliği Adalet Divanı (CJEU) personel komitesinin hazırladığı bir iç memoranduma, adayların hassas kişisel verilerinin işlenmesinde ABD’li bir bulut sağlayıcısının kullanılmasının sorgulanmasının ardından geldi.

Euractiv’in sorusu üzerine bir Avrupa Komisyonu sözcüsü, yürütme organının temel ABD dijital hizmetlerini Avrupa alternatifleriyle değiştirmeyi değerlendirdiğini doğruladı.

Sözcü, “Egemen bulut ihale sürecinin sonucu şimdi yeni fırsatlar sunuyor,” diyerek, AB kurum ve organlarının egemen Avrupa bulut hizmetleri satın almasını desteklemek üzere nisan ayında ihale edilen Komisyon’un 180 milyon avroluk bulut çerçevesine atıfta bulundu.

Sözcü, bunun İş Eşleştirme Uygulaması’nın “dört Avrupa egemen alternatifinden birine” taşınması anlamına gelebileceğini de ekledi.

Çerçeve kapsamında ihaleyi kazanan dört tedarikçi, Almanya’dan StackIT ile Fransa’dan OVHcloud, Scaleway ve S3NS.

Euractiv, dört tedarikçiye da Komisyon’un İş Eşleştirme Uygulaması’nı barındırma konusunda kendileriyle iletişime geçip geçmediğini sordu ama şirketler yorum yapmaktan kaçındı.

Komisyon ayrıca Anthropic’in yapay zeka modelini Avrupa menşeli bir alternatifle değiştirmeyi de değerlendiriyor.

Sözcü şunları söyledi:

“Şu anda Anthropic Claude, kullanılan büyük dil modeli (LLM) konumunda. Fakat Komisyon, Avrupa menşeli LLM alternatiflerini test etmeyi planlıyor… Önümüzdeki aylarda mevcut LLM’nin daha egemen bir çözümle değiştirilmesi mümkün olabilir.”

Okumaya Devam Et

Avrupa

Fransa, manga parkı için Suudi sermayesine yöneldi

Yayınlanma

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un ofisi, bir zamanlar ülkenin en büyük tema parkı olan yeri manga temalı bir eğlence merkezine dönüştürmek için Suudi Arabistan’dan finansal destek almaya çalışıyor.

POLITICO’ya konuşan altı diplomat, hükümet yetkilisi ve sektör temsilcisinin ifadesine göre, Élysée Sarayı, mali sorunlar nedeniyle 1991’de kapanan ve o günden beri terk edilmiş durumda olan Mirapolis’in yeniden canlandırılması konusunda potansiyel Suudi Arabistanlı yatırımcılarla birkaç aydır görüşmeler yürütüyor.

Müzakerelerin merkezinde, Suudi Kamu Yatırım Fonu’nun bir iştiraki olan Qiddiya Yatırım Şirketi yer alıyor. Suudi varlık fonu, kısa süre önce Paris’te bir ofis açmıştı.

Körfez bölgesinde bağlantıları olan bir diplomata göre, proje kapsamında Suudi yatırımcılar, Paris’in yaklaşık 30 kilometre kuzeybatısında bulunan eski Mirapolis arazisini satın alacak ve burayı popüler manga serisi Dragon Ball’a dayalı bir tema parkına dönüştürmeyi planlıyor.

Manganın popülaritesindeki patlama, çizgi romanların ve grafik romanların özellikle popüler olduğu Fransa’da da yoğun bir şekilde hissedildi.

Beklenen yatırım tutarı henüz bilinmemekle birlikte, görüşmelere katılan bazı taraflar anlaşmanın 1 milyar avroyu aşabileceğini öne sürüyor.

Bu girişim, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın, turizm ve eğlence sektörlerine yapılacak devasa yatırımlarla krallığın petrole bağımlı ekonomisini çeşitlendirmeyi amaçlayan “Vizyon 2030” planının bir parçası.

Qiddiya Yatırım Şirketi, Riyad’a yaklaşık 50 kilometre uzaklıkta yer alan devasa bir eğlence kompleksi olan Qiddiya şehrinin inşasını denetliyor.

Bu alanda bir Formula 1 pisti, uluslararası turnuvalara ev sahipliği yapmak üzere tasarlanmış büyük bir tenis kompleksi, Amerikan Six Flags zinciri tarafından işletilecek bir eğlence parkı ve Dragon Ball temalı bir başka tema parkı yer alacak.

Müzakerelere yakın üç kaynağa göre, mevcut plan, bir zamanlar Mirapolis’in bulunduğu yere daha küçük ölçekli bir Dragon Ball parkı inşa etmek.

Qiddiya Genel Müdürü Abdullah Aldawood, ülkeye yabancı yatırım çekmek amacıyla düzenlenen “Choose France” zirvelerinin son ikisinde Macron ile bir araya geldi.

Etkinlikte, zirvenin basın dosyasında, “Fransa’da büyük bir turizm ve eğlence projesini araştırmayı” amaçlayan bir mutabakat zaptının imzalandığına, POLITICO’ya göre “gizemli” ifadelerle değinildi.

Bu yılki Choose France zirvesinden birkaç hafta önce Aldawood, terk edilmiş Mirapolis sahasının bulunduğu Île-de-France bölgesinin başkanı Valérie Pécresse ile bir araya geldi.

Toplantıya katılan bir kişinin aktardığına göre, Aldawood ayrıca Business France ve bölgenin ekonomik kalkınma ajansı olan Choose Paris Region’dan ekiplerle de görüştü.

Projenin iyi bir şekilde ilerlediğinin bir göstergesi olarak, geçen ayın sonlarında Paris’i de içeren Île-de-France’ı temsil eden yetkililer, parkın yeniden canlandırılması olasılığını görüşmek üzere 10 kilit bakanlığın temsilcileri, elektrik şebekesi işletmecisi RTE ve toplu taşıma işletmecisi Île-de-France Mobilités ile bir araya geldi.

POLITICO’nun gördüğü toplantı gündeminde, gelecekteki projenin yönetimi, ulaşım altyapısı, enerji gereksinimleri ve arazi edinimi konuları yer alıyordu.

Toplantıya, Macron’un eski Genelkurmay Başkanı ve şu anda Île-de-France bölgesinin valisi olan Georges-François Leclerc başkanlık etti.

Tartışmalara katılan bir bakanlık danışmanı, “Toplantı davetini almadan önce elimizde hiçbir bilgi yoktu ama Élysée’nin bu konuda baskıyı artırmak istediğini anlıyoruz,” dedi.

1987 yılında dönemin Başbakanı Jacques Chirac tarafından açılan ve Suudi milyarder Ghaith Pharaon’un finansmanıyla hayata geçirilen Mirapolis, Fransa’nın tema parkı endüstrisindeki ABD hakimiyetini altüst etme girişimi olarak tasarlanmıştı.

Fakat mali zorluklar hızla arttı. Ziyaretçi sayıları beklentilerin altında kaldı ve birkaç yıl sonra EuroDisney’den gelen rekabet, parkın iş modelini daha da zayıflattı. Mirapolis, dört yıl sonra kapılarını tamamen kapattı.

Mirapolis seçim bölgesini temsil eden Sosyalist Parti senatörü Rachid Temal, tartışmalara dahil olmadığını ve bu aşamada yorum yapmamayı tercih ettiğini söyledi.

Bölgeyi temsil eden Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) partisinin milletvekili Aurélien Taché de kendisinin de gelişmelerden haberdar edilmediğini belirtti ve “projenin çevresel ve sosyal yönlerine” özellikle dikkat edeceğini ifade etti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English