Bizi Takip Edin

Avrupa

Malumatname: AB’nin askeri lojistiği sil baştan kurduğu ‘Askeri Schengen’ planında neler var?

Yayınlanma

Avrupa Komisyonu, kıta genelinde askeri hareketliliği artırmayı amaçlayan yeni yol haritasını (Military Mobility Package) 19 Kasım’da kamuoyuna sundu. Askeri Schengen olarak da geçen bu planın ayrıntılarına bakalım.

Toplam 115 sayfadan oluşan belge, askeri yüklerin ve birliklerin Avrupa Birliği (AB) sınırları içinde geçişinin basitleştirilmesini, lojistik alandaki “bürokratik ve altyapısal engellerin” kaldırılmasını öngörüyor.

Belgede, askeri hareketliliğin Avrupa’nın savunma stratejisi için kritik bir unsur olduğu belirtiliyor ve bu kabiliyetin, rakipleri caydırmak ve krizlere yanıt vermek adına zorunlu kılındığı ifade ediliyor.

Planın merkezinde, “Avrupa Askeri Güçlendirilmiş Müdahale Sistemi” (EMERS) yer alıyor. Bu yeni mekanizma, üye ülkelere veya Avrupa Komisyonu’na, olağanüstü durumlarda mal ve insan taşımacılığına ilişkin standart kuralları geçici olarak askıya alma yetkisi tanıyacak.

EMERS devreye girdiğinde, askeri unsurlar ulaşım altyapısına öncelikli erişim hakkı kazanacak. Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Henna Virkkunen, proje sunumu sırasında bu girişimi fiilen bir “Askeri Schengen” yaratılması olarak tanımladı.

Bürokratik engeller kalkıyor, altyapı yenileniyor

Brüksel’in nihai hedefi; askerlerin, teknik ekipmanın ve destek personelinin Avrupa genelinde kara, demir, hava ve deniz yoluyla hızlı ve kesintisiz biçimde sevk edilmesini sağlamak. Belgeye göre AB ülkeleri, 2026 yılının ilk yarısına kadar ilgili ulaşım koridorlarının organizasyonu için somut öneriler geliştirecek.

Ayrıca askeri amaçlarla kullanılabilecek kritik öneme sahip 500 altyapı tesisi modernize edilecek.

Fransız Le Monde gazetesinin aktardığına göre AB, uzun yıllar boyunca askeri hareketliliğe yatırım yapmayı ihmal etti.

Soğuk Savaş’ın sona ermesinin ardından Avrupa devletleri, denizaşırı operasyonlar için gerekli olan zırhlı araç, fırkateyn ve savaş uçağı alımlarına odaklandı; bölgesel lojistik ve askeri altyapı ise ikinci planda kaldı.

AB ülkelerindeki kilit lojistik merkezlerinin bugün askeri ihtiyaçları karşılamaktan uzak olduğu belirtiliyor.

Farklı gümrük ve idari kurallar sahadaki işleyişi zorlaştırıyor. Le Monde, 2022 yılında NATO’nun doğu kanadını güçlendirmek amacıyla Romanya’ya gönderilen Fransız Leclerc tanklarının yaşadığı soruna dikkat çekiyor.

Tankların sevkiyatı, Almanya’nın karayolu trenlerinin maksimum ağırlığını sınırlayan ulaştırma normları nedeniyle haftalarca sürdü.

Avrupa Komisyonu’nun yol haritasında da bu sorun, “AB içinde etkili askeri hareketliliğin önünde önemli engeller var; ulusal kurallar genellikle farklı, parçalı ve uyumsuz” ifadeleriyle kabul edildi.

Sevkiyat süresi 45 günden 5 güne inecek

Mevcut şartlarda, birliklerin kilit batı limanlarından Ukrayna veya Rusya sınırındaki ülkelere sevk edilmesi yaklaşık 45 gün sürüyor.

Fransız Operasyonel Destek ve Lojistik Merkezi Komutanı General Fabrice Feola, geçe ay Defense News dergisine verdiği mülakatta, bu sürenin “Rusya’nın güç gösterisi yapması durumunda” Baltık ülkelerine destek vermek için çok uzun olduğunu vurguladı. Bloğun hedefi bu süreyi beş güne indirmek.

Avrupa diplomasisinin başındaki isim Kaja Kallas, yol haritasının tanıtımında hızın önemine değindi.

Kallas, “Birlikleri ne kadar hızlı hareket ettirebilirsek, caydırıcılığımız ve savunmamız o kadar güçlü olur. Avrupa’ya güç kaydırmak için haftalardan değil günlerden bahsetmeliyiz. Örneğin bazı devletler, tatbikat için diğer ülkelerin birliklerinin geçişinde hâlâ 45 gün önceden bildirim talep ediyor” diye konuştu.

AB, “Askeri Schengen” fikrini yaklaşık on yıldır tartışıyor ve bu süre zarfında onlarca proje geliştirildi; ancak blok bu projeleri finanse etmeye yalnızca 2021 yılında başladı.

Ukrayna’daki çatışmalar bu alandaki çalışmaları hızlandırdı. Avrupa Komisyonu’nun Savunmadan Sorumlu Üyesi Andrius Kubilius’a göre önceki bütçe yaklaşık 1,7 milyar avro ile sınırlıydı.

Çarşamba günü sunulan plana göre AB, 2028-2034 bütçesi kapsamında “Avrupa’yı Birleştirme Fonu”ndan (CEF) askeri hareketlilik için ek 17,7 milyar avro ayırmayı hedefliyor.

Bu bütçenin aralık ayındaki AB liderler zirvesinde onaylanması bekleniyor.

Lojistik açıklar

Askeri hareketliliğin iyileştirilmesi süreci NATO ile yakın koordinasyon içinde yürütülecek. Le Monde’un haberine göre, Ukrayna’daki çatışmaların başlamasının ardından ABD, üsleri ile Avrupa’daki kilit askeri lojistik noktaları arasında hava köprüleri kurdu.

Her hafta onlarca C-5M Super Galaxy ve C-17 Globemaster uçağı İngiltere, Polonya ve Almanya’ya silah, mühimmat ve zırhlı araç taşıyor.

Bu malzemelerin bir kısmı kara veya demir yoluyla Ukrayna’ya gönderilirken, bir kısmı olası bir operasyonel konuşlanma için depolarda tutuluyor.

ABD, Avrupa genelinde NATO’nun doğu kanadındaki bir gerilime müdahale süresini kısaltmak amacıyla altı lojistik merkezinden oluşan bir ağ kurdu.

Bu merkezlerin en yenisi, 2024 yılından bu yana Ukrayna sınırının yaklaşık 400 km batısında, Polonya’nın Powidz kentinde faaliyet gösteriyor. Bu nokta, bir zırhlı tugayı bir hafta içinde tamamen donatabilecek kapasiteye sahip. Avrupalıların elinde ise buna eşdeğer bir altyapı bulunmuyor; Le Monde, AB ülkelerinin yalnızca Baltık ülkeleri ve Romanya’da birkaç noktaya sahip olduğunu belirtiyor.

2030 savunma vizyonu

AB, 2030 yılına kadar kolektif savunmasındaki eksiklikleri gidermeyi amaçlıyor. Avrupalı yetkililer, birliğin bu tarihe kadar Rusya ile olası bir askeri çatışmaya hazır olması gerektiği görüşünde. Bu tarih, AB’nin savunma konulu “Beyaz Kitap“ında da yer alıyor.

Belgede Avrupa kıtasında “yüksek yoğunluklu savaş” senaryosu tarif edilirken Rusya “temel tehdit” olarak nitelendiriliyor.

Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, geçtiğimiz günlerde Rusya’nın 2028-2029 yıllarında bir NATO ülkesine saldırabileceğini öne sürmüştü.

Milyarlarca avroluk silahlanma projeleri

Avrupa Komisyonu, mart ayında toplam maliyeti 800 milyar avroyu bulan “Avrupa’yı Yeniden Silahlandırma” (ReArm Europe) planını tanıtmıştı.

Plan, AB mali kurallarının esnetilmesini, üye ülkelerin savunma harcamalarının GSYİH’nin yüzde 1,5 oranında artırılmasını ve silah üretimine 650 milyar avro yatırım yapılmasını öngörüyor.

Bu kapsamda, ortak savunma alımlarının artırılması için 150 milyar avroluk SAFE (Security Action for Europe) kredi mekanizması üzerinde anlaşmaya varıldı.

Bu fonların hava savunma sistemleri, füzeler, topçu ve insansız hava araçlarının satın alınmasında kullanılması ve Ukrayna’nın muharebe hazırlığını güçlendirmesi bekleniyor.

AB liderleri, ekim ayında “Beyaz Kitap”ta (White Paper) belirlenen savunma açıklarını kapatmak amacıyla çeşitli koalisyonlar kurma konusunda mutabakata vardı.

Avrupa Konseyi’nin son açıklamalarına göre, bu koalisyonlar üzerindeki somut çalışmalar 2026 yılının ilk yarısında başlayacak. Ardından Avrupa Komisyonu, endüstriyel kapasitenin ne kadar artırılması gerektiğini analiz edecek.

Brüksel, savunma harcamalarının büyük kısmının birlik içinde kalmasını hedefliyor. “AB Savunma Hazırlığı Yol Haritası”na (Defence Readiness Roadmap 2030) göre, 2027 sonuna kadar tüm savunma alımlarının yüzde 40’ının birlik içinden yapılması şart koşuluyor.

Euractiv, 2030 hedeflerine ulaşılabilmesi için ilgili tüm savunma sözleşmelerinin 2028 yılı sonuna kadar imzalanmış olması gerektiğini not ediyor.

‘Dron duvarı’ projesi ne durumda?

Geçen ayın ortasında tanıtılan amiral gemisi projeler arasında “Avrupa İnsansız Hava Araçları Savunma Girişimi” (EDDI) ve “Doğu Gözcüsü” (Eastern Flank Watch) öne çıkıyor.

AB liderleri bu projelerin hayata geçirilmesini henüz resmen onaylamasa da anlaşmanın en geç 2026 baharında sağlanması bekleniyor.

EDDI, insansız hava araçlarının (İHA) tespiti, takibi ve etkisiz hale getirilmesi için modern teknolojileri kullanan çok katmanlı bir savunma sistemi olarak tasarlandı.

Sistem aynı zamanda dronları kullanarak kara hedeflerine yüksek hassasiyetli vuruşlar yapma kapasitesine de sahip olacak. AB ayrıca Ukrayna ile güçlerini birleştirerek bir “Dron İttifakı” kurmayı planlıyor.

Söz konusu girişimin, G7’nin Ukrayna’yı desteklemek amacıyla oluşturduğu Olağanüstü Gelir Hızlandırma (ERA) programı kapsamındaki 6 milyar avroluk krediyle finanse edilmesi öngörülüyor.

“Doğu Gözcüsü” projesi ise NATO ile yakın koordinasyon içinde, hibrit operasyonlar, Rusya’nın “gölge filosunun” faaliyetleri ve silahlı saldırı riski gibi geniş bir tehdit yelpazesine karşı kapsamlı bir bölgesel savunma sistemi kurmayı hedefliyor.

Proje; çok katmanlı gözetleme ağlarının, İHA-savar teknolojilerinin, elektronik harp araçlarının ve nokta atışı sistemlerinin devreye alınmasını içeriyor.

Girişim, AB’nin kara, hava ve denizdeki doğu sınırlarını güçlendirmeyi amaçlıyor ve tüm sınır ülkelerinde konuşlandırılacak. “Doğu Gözcüsü”nün 2028 sonuna kadar operasyonel hale gelmesi bekleniyor.

Avrupa

Almanya, Rusya’ya karşı binlerce yeni füze almaya hazırlanıyor

Yayınlanma

Bloomberg’ün haberine göre Almanya, Tomahawk sevkiyatında yaşanan gecikmeler üzerine savunma cephaneliğini binlerce hassas vuruş füzesiyle takviye etmeyi planlıyor. Berlin, Amerikan girişimi Covenant’tan 1,12 milyar doları aşan Anthem füzeleri almanın yanı sıra Ukrayna, Hollanda ve İngiltere ortaklı projeleri değerlendiriyor.

Almanya, savunma cephaneliğini genişletmek amacıyla binlerce hassas vuruş füzesi satın almayı planlıyor.

Almanya ordusunun envanterinde şu anda yalnızca havadan fırlatılan ve yaklaşık 500 kilometre gibi görece kısa bir menzile sahip olan Taurus seyir füzeleri yer alıyor.

Bloomberg’ün konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberinde, Berlin’in Amerikan Raytheon üretimi BGM-109 Tomahawk füzeleri ile Typhon fırlatma sistemlerini tedarik etme planının ise gecikmelerle karşılaştığı belirtildi.

Bu tablonun ardından Almanya Savunma Bakanlığı, çok sayıda üreticiyle binlerce hassas vuruş füzesi almak üzere görüşmelere başladı.

Berlin’in benimsediği strateji, görece düşük maliyetli füzeleri yüksek adetlerle temin ederek nicelik üstünlüğü kurmayı ve olası bir hasmın hava savunma sistemlerini doygunluğa ulaştırarak felce uğratmayı amaçlıyor.

Görüşme yürütülen taraflardan birini Amerikan savunma girişimi Covenant oluşturuyor.

Almanya, bu şirketten 1,12 milyar doları aşan bir maliyetle karadan fırlatılan binlerce Anthem seyir füzesi almayı değerlendiriyor.

Covenant şirketi ABD kökenli olmasına karşın projenin Avrupa ile doğrudan bağı sürüyor. Girişim, bu yıl Almanya’nın Leipzig kentinde bir fabrika açtı.

Fabrikadaki ilk füzelerin 2027 yılının başında üretim bandından çıkması hedefleniyor.

Gelecek yılın sonuna kadar bin adet üretmeyi planlayan şirket, bağımsız Avrupa tedarik zincirlerinden faydalanarak 2028 yılına gelindiğinde yıllık 5 bin füzelik azami kapasiteye ulaşmayı amaçlıyor.

Berlin tek bir tedarikçiye bağlı kalmamak için alternatifleri inceliyor

Berlin yönetimi tek bir şirkete bağımlı kalmaktan kaçınmak için farklı seçenekleri de gündemde tutuyor.

Bu kapsamda Ukrayna ile Bars seyir füzelerinin ortak üretimi ve satın alınması yönünde temaslar yürütülüyor.

Hollanda merkezli Destinus SA şirketinin geliştirdiği Ruta füzeleri de incelenen seçenekler arasında yer alıyor.

Almanya ve İngiltere ortak girişimi olan Hypersonica ile de yüksek hızlı HS1 füzelerinin geliştirilmesi konusu ele alınıyor.

Avrupa ülkeleri, Ukrayna’daki çatışmaların başlamasının ardından geniş kapsamlı bir yeniden silahlanma sürecine girdi.

Rusya’nın Berlin Büyükelçisi Sergey Neçayev ise mayıs ayında yaptığı açıklamada Almanya’nın Rusya ile askeri bir karşı karşıya gelişe hazırlandığını öne sürmüştü.

Neçayev, Almanya’nın Ukrayna’daki çatışmalara taraf olmama yönündeki resmi beyanlarına rağmen askeri harcamalarını artırdığını, ordu mevcudunu büyüttüğünü ve silahlanma adımlarını hızlandırdığını savundu.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Avusturya, dört Rus diplomatı sınır dışı etti

Yayınlanma

Avusturya, üçü büyükelçilikte biri AGİT temsilciliğinde görevli dört Rus diplomatı casusluk şüphesiyle sınır dışı etti. Karara tepki gösteren Rusya Dışişleri Bakanlığı misillemenin kaçınılmaz olduğunu duyururken Viyana’nın 2022’den bu yana sınır dışı ettiği Rus görevli sayısı en az 18’e ulaştı.

Avusturya, dört Rus diplomatı “istenmeyen kişi” ilan ederek sınır dışı etti. Diplomatlardan üçü Viyana’daki Rusya Büyükelçiliğinde görev yaparken biri ülkenin Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Daimi Temsilciliğinde yer alıyordu.

Gelişmeyi cuma günü ilk olarak Avusturya dergisi Profil duyurdu; kamu yayıncısı ORF ve Die Presse gazetesi de Dışişleri Bakanlığına dayandırdıkları haberlerle bilgiyi teyit etti.

Bakanlık açıklamasında kararın güvenlik birimlerinden gelen veriler doğrultusunda alındığı belirtildi. Açıklamada, dört Rus görevlinin diplomatik statüleriyle bağdaşmayan faaliyetler yürüttüğü kaydedildi.

Moskova ise karara gecikmeden karşılık verileceğini duyurdu. Rusya Dışişleri Bakanlığı, Avusturya’nın bu adımına yönelik tepkinin “kaçınılmaz olarak geleceğini” açıkladı.

Avusturya Dışişleri Bakanlığı verilerine göre Viyana’daki Rusya Büyükelçiliğinde toplam 48 diplomat görev yapıyor. 23 Rus vatandaşı da ülkenin AGİT Daimi Temsilciliğinde yer alıyor.

Profil: Rus diplomatlar casuslukla suçlanıyor

Profil dergisi, sınır dışı edilen dört Rus diplomatın casusluk şüphesiyle hedef alındığını aktardı.

Bu isimlerin, araştırmacı yayın organı Agentstvo’nun ağustos başında yayımladığı ve istihbarat servisleriyle bağlantılı olabileceği öne sürülen 21 kişilik diplomat listesinde yer alıp almadığı ise henüz netleşmedi.

Profil, Avusturya Savunma Bakanlığının ağustos ayı ortasında askerlere olası Rus ajan devşirme girişimlerine karşı uyarı yazısı gönderdiğini ve şüpheli temasların bildirilmesini istediğini kaydetti.

Avusturya makamlarının gündemine giren bir diğer başlık ise Viyana sakinlerinin Rusya Büyükelçiliği çatısından gelen seslere yönelik şikayetleri oldu.

İngiliz The Financial Times gazetesi mart ayında kaynaklarına dayandırdığı haberinde, çatıdaki “anten ormanı” aracılığıyla NATO ve diğer uluslararası kuruluşların haberleşmelerinin dinlendiğini öne sürmüştü. Viyana yönetimi bu iddialar üzerine mayıs ayında üç Rus diplomatı sınır dışı etmişti.

Avusturya Dışişleri Bakanlığı eylül ayı ortasında yerel haber ajansı APA’ya yaptığı açıklamada, Rusya Büyükelçiliği temsilcilerinin çatıdaki havalandırma pervanelerinin arızalandığını savunarak gürültü için özür dilediğini bildirmişti.

Şubat 2022’de Ukrayna’da başlayan savaştan bu yana Avusturya, son kararla birlikte Rus temsilciliklerindeki en az 18 personeli sınır dışı etmiş oldu.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Sırbistan’da öğrenci mitinginde yüzbinlerce kişi bir araya geldi

Yayınlanma

Sırbistan’da öğrencilerin öncülüğündeki hareketin son mitingi için perşembe günü yüz binlerce kişi Belgrad’ın merkezinde bir araya geldi.

25 Ekim’de yapılacak erken parlamento seçimleri öncesinde yapılan mitingin organizatörleri, mitinge en az 200.000 kişinin katıldığını belirtti.

Hareket, Aleksandar Vučić ve Sırp İlerleme Partisi’nin (SNS) 14 yıllık iktidarını sona erdirmeyi ve yaklaşık iki yıldır süren hükümet karşıtı protestoları bir seçim zaferine dönüştürmeyi hedefliyor.

Protesto hareketi, Kasım 2024’te kuzeydeki Novi Sad kentinde bir tren istasyonu kanopisinin çökmesi sonucu 16 kişinin hayatını kaybetmesi ve bunun ülke genelinde öğrenciler öncülüğünde kitlesel yolsuzluk karşıtı protestolara yol açmasının ardından ortaya çıktı.

Göstericiler, felaketin sorumlusu olarak hükümetin yolsuzluğunu gösterdi fakat henüz kimse cezai olarak sorumlu tutulmadı.

Öğrenci Listesi’nden birçok aday kalabalığa hitap etti. Aralarında, yargı ve savcılığın siyasi baskı ve kişisel çıkarların etkisinden arındırılması çağrısında bulunan tanınmış Sırp aktör Tihomir Stanić de vardı.

Stanić, “Hepimiz kanun önünde eşit olmamaktan bıktık. Sırbistan özgürlüğü, adaleti ve hesap verebilirliği hak ediyor,” dedi.

Miting, son iki yıldır öğrenci hareketinin harekete geçirdiği çok sayıda genç de dahil olmak üzere her yaştan insanı bir araya getirdi.

Belgrad’dan 26 yaşındaki Nađa, başından beri öğrencileri desteklediğini ve adalet ve daha iyi bir gelecek için mücadele eden insanların yanında yer almaktan gurur duyduğunu söyledi.

Rapporteur’e verdiği demeçte, “Öğrenci Listesi’nin seçimi kazanmasını bekliyorum fakat iktidar yetkililerinin sonuçları sorgulamak ve itibarsızlaştırmak için ellerinden gelen her şeyi yapacaklarına inanıyorum,” dedi.

Mitinge, siyasi değişim ve çocukları için daha iyi bir gelecek umduğunu belirten daha yaşlı destekçiler de katıldı.

61 yaşındaki Dragana, Rapporteur’e, “Umarım yeni hükümet, çocuklarımızın Sırbistan’ı terk etmek zorunda kalmadan geleceklerini kurabilecekleri bir ülke yaratır,” dedi.

Seçimler, Vučić’in iktidar partisinin yıllarca kendisiyle kıyaslanabilecek kadar güçlü bir seçim rakibiyle karşılaşmadığı 2012’de SNS’nin iktidara gelmesinden bu yana Sırbistan’da görülen en belirsiz seçimler olarak değerlendiriliyor.

Seçim kampanyası neredeyse bir referandum havasına büründü. Oylama, genel olarak SNS’nin iktidarının devamı ile siyasi değişim umudu arasında bir seçim olarak görülüyor.

Anketler, iktidar koalisyonu ile Öğrenci Listesi arasında başa baş bir yarışa işaret ediyor. Salı günü yayınlanan son ankete göre, kararını vermiş seçmenler arasında SNS liderliğindeki koalisyon %42,9, Öğrenci Listesi ise %42 oy oranına sahip.

Avrupa Parlamentosu heyeti de dahil olmak üzere uluslararası gözlemciler, seçimleri izleyecek.

Seçimlerin nasıl yürütüleceği, seçim koşulları, demokratik standartlar ve hukukun üstünlüğü konusundaki süregelen endişeler nedeniyle, uzun süredir durma noktasına gelen Sırbistan’ın AB üyelik süreci üzerinde önemli etkiler yaratabilir.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English