Bizi Takip Edin

Rusya

Medvedev: Eski İsrail Başbakanı Bennett, Moskova ile Kiev arasında arabulucuydu

Yayınlanma

Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev, eski İsrail Başbakanı Naftali Bennett’in Ukrayna’ya dönük askeri müdahalenin başlamasından sonra Moskova ile Kiev görüşmeler yaptığını söyledi.

Telegram kanalından paylaşımda bulunan Medvedev, “Bu arada, Mart 2022’de Moskova’yı ziyaret eden Vladimir Putin’in bahsettiği yabancı lider, Moskova’dan sonra Kiev’e giden ve o zamanki ihtilaflı bölgelerin kaderini belirleyerek uzlaşmacı bir barış öneren İsrail Başbakanı Naftali Bennett’ten başkası değil,” ifadelerini kullandı.

Kiev’in 2022’deki barış anlaşmasını reddetmesinin ‘bazı Amerikalı yetkililerin kaba baskısının’ sonucunda gerçekleştiğini belirten Medvedev, artık durumun farklı olduğunu ve tüm yeni toprakların (Donetsk, Lugansk, Herson ve Zaporojye) sonsuza kadar Rusya’nın bir parçası haline geldiğini kaydetti.

Ayrıca Medvedev, Devlet Başkanı Putin’in İstanbul anlaşması ve mevcut Rusya anayasası temelinde barış görüşmeleri şansının korunduğunu söylediğine dikkat çekti.

Yetkili, Putin’in yeni bir Avrasya güvenlik sisteminin oluşturulmasına ilişkin açıklamalarını da yorumladı.

Ukrayna’da ‘sıhhi bir bölge’ oluşturma fikrinin bunun bir örneği olduğuna işaret eden Medvedev, bu bölgenin Polonya sınırına kadar tüm Ukrayna topraklarını kapsayabileceğini de sözlerine ekledi.

Medvedev, bu bölgenin burada yaşayanların istemesi halinde bu bölgelerin de Rusya Federasyonu’nun bir parçası haline gelebileceğini öne sürdü.

Diğer yandan Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı, 15 ve 16 Haziran tarihlerinde İsviçre’de yapılacak olan zirvenin ‘tam bir fiyaskoyla sonuçlanacağını’ öne sürdü.

Rusya’nın katılımı olmadan yapılacak müzakerelerin ‘sadece yeni figüranların işe alınması’ anlamına geleceğini ifade eden Medvedev, görev süresi dolan Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’in iktidarı gasp ettiğini savundu.

Putin, barış görüşmeleri için koşulları açıkladı: Ukrayna, Rusya’ya bağlanan bölgelerden tamamen çekilmeli

Rusya

Rusya nükleer enerji projelerini erteleme kararı aldı

Yayınlanma

Rusya devlet nükleer enerji kuruluşu Rosatom, ekonomideki olumsuz gelişmeler nedeniyle bazı büyük projelerini erteleyerek bu yılki yatırım programını yaklaşık yüzde 46 azaltma kararı aldı. Şirketin genel müdürü Aleksey Lihaçev, geçen yıl 1,66 trilyon ruble olan yatırım bütçesinin bu yıl 900 milyar rublenin üzerine çekildiğini açıkladı.

Rusya nükleer enerji sektörünün tekel konumundaki devlet kuruluşu Rosatom, ekonomideki olumsuz gelişmeler nedeniyle bazı büyük projelerinin uygulamasını ertelemek zorunda kaldı.

Konuya ilişkin açıklama, şirketin Genel Müdürü Aleksey Lihaçev tarafından yapıldı.

Lihaçev, Rosatom’un yatırım programını keskin bir şekilde azaltma kararı aldığını belirtti. Buna göre şirketin cari yıldaki yatırım bütçesi, geçen yılki 1,66 trilyon rublelik seviyeye kıyasla yüzde 46 oranında azalarak 900 milyar rublenin biraz üzerinde kalacak.

Reuters’ın aktardığı bilgilere ve şirketin kurumsal yayın organında yer alan ifadelere göre Lihaçev, şu değerlendirmede bulundu:

“Mevcut koşullarda Rosatom yatırım programının önemli bir kısmını koruyor. Çeşitli kriterleri göz önünde bulundurarak bazı projelerden hemen vazgeçtik veya bunların uygulanma sürelerini daha ileri bir tarihe kaydırdık. Buradaki temel kriterimiz, 2030 yılına kadar olan süreçteki verimlilik, yani yatırılan her bir ruble başına daha fazla kâr ve gelir elde etmektir. Bunu yaparken elbette devlet tarafından verilen görevlerin yerine getirilmesine zarar vermemeyi de gözettik.”

Maliyetler kademeli olarak düşürülecek

Üst yönetici Lihaçev, genel ekonomik olumsuzluklar karşısında iş gücü verimliliğini ve karlılığı artırmak amacıyla harcamaları kısmayı hedeflediklerini bildirdi.

Bu kapsamda Rosatom, maliyetlerini cari yılda yüzde 5, 2028 yılında ise 2025 yılı seviyesine kıyasla kümülatif olarak yüzde 10 oranında azaltmayı planlıyor.

Rusya, 2042 yılına kadar yaklaşık 29 gigavatı nükleer güç santrallerinden oluşmak üzere toplamda 88 gigavatın üzerinde yeni enerji kapasitesi inşa etmeyi hedefliyor.

Lihaçev, nükleer enerji alanında planlanan yeni güç ünitelerinin yaklaşık yarısının yapım sürecine şimdiden başlandığını açıkladı.

Şirket, gelecek yıl üç ayrı santralde önemli adımlar atmayı planlıyor. Bu kapsamda, iki adet VVER-1000 reaktörüne sahip olacak Primorsk Nükleer Güç Santrali’nde, 2,4 gigavat planlanan kapasiteli Smolensk Nükleer Güç Santrali’nde ve yeni BN-1200 hızlı nötron reaktörünün inşa edileceği Beloyarsk Nükleer Güç Santrali’nde ilk beton döküm işlemlerinin gerçekleştirilmesi hedefleniyor.

Planlamaya göre Primorsk ve Smolensk santrallerindeki ilk ünitelerin 2033 yılında, Beloyarsk santralindeki yeni ünitenin ise 2034 yılında devreye alınması öngörülüyor.

Aynı zamanda Kuzey Deniz Rotası’nın operatörlüğünü yürüten Rosatom, bu güzergah üzerinden yapılan taşımacılıkta cari yılda 40 milyon tonla rekor seviyeye ulaşmayı bekliyor.

Sivil nükleer alanların yanı sıra nükleer silah kompleksinin savunma işletmelerini de bünyesinde barındıran Rosatom, 2025 yılında elde ettiği 3,3 trilyon rublelik gelirin ardından, cari yılda halka açık faaliyet alanlarından 3,4 trilyon ruble gelir elde etmeyi hedefliyor.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya’da lojistik maliyetleri akaryakıt kriziyle arttı

Yayınlanma

Ukrayna’nın Rus petrol rafinelerine yönelik saldırılarının tetiklediği akaryakıt krizi, Rusya genelindeki karayolu yük taşımacılığı tarifelerinde sert yükselişe yol açtı. Sektör endekslerine yansıyan tarihi artışlar, başta gıda ve inşaat malzemeleri olmak üzere tüketim malları üzerinde yeni bir enflasyon baskısı oluşturuyor.

Ukrayna’nın Rusya’daki petrol rafinerilerine düzenlediği saldırıların yol açtığı akaryakıt krizi, Rusya içindeki karayolu yük taşımacılığı fiyatlarında keskin bir artışa neden oldu.

Rus medya kuruluşu RBK’nın aktardığı verilere göre, mayıs ayının sonundan temmuz ayının ortasına kadar olan son 1,5 aylık dönemde, karayoluyla yük teslimatına yönelik ortalama tarifeler yüzde 17,5 oranında yükseldi. Söz konusu hesaplama, nakliye borsası ATI.SU tarafından derlenen FTL (tam kamyon yükü) endeksine dayanıyor.

Forbes dergisinin ATI.SU verilerine dayandırdığı haberinde ise tarifelerdeki yıllık artış oranının yüzde 28,8’i bulduğu belirtildi.

En popüler 100 güzergahtaki nakliye maliyetlerini yansıtan bu gösterge, temmuz ayında 2086 puana ulaşarak tarihi bir rekor kırdı.

Vedomosti gazetesinin aktardığına göre ise Velikiy Novgorod – St. Petersburg, İrkutsk – Novosibirsk ve Yekaterinburg – Kazan gibi belirli rotalardaki nakliye ücretleri bir yıl içinde 1,5 kattan fazla artış gösterdi.

Yakıt sıkıntısı sefer sürelerini uzatıyor

Lojistik platformu Umnaya Logistika’nın Pazarlama Direktörü Aleksandr Pleşıvıh, maliyet artışlarının arkasındaki temel nedenin akaryakıt krizi olduğunu kaydetti.

Pleşıvıh, ana hat seferlerindeki maliyetlerin yaklaşık yüzde 30’unu yakıtın oluşturduğunu belirtti. Dizel yakıt sıkıntısının sefer sürelerini de uzattığını ifade eden Pleşıvıh, sürücülerin akaryakıt istasyonlarındaki kuyruklarda beklemek zorunda kaldığını ve bunun da zaman kaybına yol açtığını ekledi.

Pleşıvıh, en zorlu durumun şu sıralar hasat döneminin başladığı Rusya’nın güney kesimlerinde yaşandığını aktardı. Belirli bölgelerde dizel yakıtın litre fiyatının 90 ila 100 rubleye kadar ulaştığını belirten Pleşıvıh, Krasnodar – Moskova güzergahındaki nakliye ücretinin son bir ayda yüzde 21, geçen yılın aynı dönemine göre ise yüzde 18 arttığını söyledi.

Rostov-na-Donu – Moskova hattındaki yıllık ücret artışı ise yüzde 20 olarak kayıtlara geçti.

Ulaşım maliyetleri tüketici fiyatlarına yansıyacak

Freedom Global analisti Vladimir Çernov, mevcut durumun ekonomi için oldukça önemli bir sinyal olduğunu ifade etti. Çernov, nakliye giderlerinin neredeyse her ürünün nihai fiyatına dahil olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu:

“Taşımacı yakıt istasyonu ararken daha fazla zaman harcıyorsa, kuyrukta bekliyorsa, sefer sırasında zaman kaybediyor ve yakıtı daha yüksek fiyattan satın alıyorsa, bu maliyetler kademeli olarak teslimat ücretlerine yansır.”

Akaryakıt fiyatlarındaki artışın güçlü bir pro-enflasyonist faktör olduğunu vurgulayan Çernov, taşımacılık giderlerindeki yükselişin gıda ürünleri, inşaat malzemeleri, ev aletleri ve diğer tüketim mallarının fiyatlarına aynı ölçüde yansıyacağını sözlerine ekledi.

Okumaya Devam Et

Rusya

ABD iş dünyası yaptırımlar yüzünden milyarlar kaybetti

Yayınlanma

ABD iş dünyasının Rusya’ya yönelik yaptırımlar nedeniyle son dört yılda yaklaşık 200 milyar dolar kayba uğradığı açıklandı. Rusya’daki Amerikan Ticaret Odası Başkanı Robert Agee, batılı firmaların istikrarlı Rus pazarından ayrılmak istemediğini ve aceleci kararlardan kaçınmaya çalıştığını belirtti.

Rusya’ya yönelik yaptırımlar nedeniyle ABD iş dünyasının son dört yılda yaklaşık 200 milyar dolar kayba uğradığı bildirildi.

Rusya’daki Amerikan Ticaret Odası (AmCham) Başkanı Robert Agee, Rus haber ajansı RIA Novosti’ye yaptığı açıklamada, Rusya karşıtı yaptırımların Amerikan iş dünyasına ciddi zarar verdiğini belirtti.

Agee, “Rusya karşıtı yaptırımlar nedeniyle Amerikan iş dünyası gerçekten büyük zarar görüyor, sadece son dört yılda yaklaşık 200 milyar dolar kaybetti” dedi.

Rusya’nın başlattığı özel askeri operasyonun hemen ardından Rusya’daki batılı şirketler arasında belirli bir kafa karışıklığı ve panik havasının hakim olduğunu aktaran Agee, şunları kaydetti:

“Bu heyecanlı süreçte belki bazıları duygusal tepkilerle ülkeden ayrılma kararı almış olabilir. Biz AmCham olarak panik yapmadık, aksine herkesi acele kararlar almamaya ve sağduyulu davranmaya ikna etmeye çalıştık.”

Batılı şirketlerin, kendileri için cazip, istikrarlı ve hızlı büyüyen bir pazar olan Rusya’dan ayrılmak istemediklerini vurgulayan Agee, ayrıca Rusya’nın, komşu Orta Asya ülkeleriyle ilişkileri geliştirmek için önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti.

Milyarder Melniçenko, The Economist’e konuştu: Rusya için sessiz kalma dönemi sona erdi

Agee, “Amerikan şirketleri için Rusya’da üretimi yerelleştirmek, fabrikalar kurmak bu yüzden her zaman çok önemliydi. Örneğin üyemiz olan şirketlerden birinin bugün Rusya’nın farklı bölgelerine yayılmış 12 özgün tesisi var” diye ekledi.

Rusya Doğrudan Yatırım Fonu (RDIF) Başkanı ve Rusya Devlet Başkanı’nın Yabancı Ülkelerle Yatırım ve Ekonomik İşbirliği Özel Temsilcisi Kirill Dmitriyev ise geçen yıl yaptığı açıklamada, Rusya pazarından çekilen Amerikan şirketlerinin uğradığı zararın 300 milyar doları bulduğunu tahmin ettiklerini açıklamıştı.

Dmitriyev, birçok ABD’li firmanın Rusya pazarına geri dönebilmek amacıyla markalarını yeniden tescil ettirdiğini dile getirmişti.

Moskova yönetimi, Batı’nın yıllar önce başlattığı ve artırarak sürdürdüğü yaptırım baskısıyla başa çıkabileceğini defalarca vurgulamıştı.

Rus yetkililer, Batılı ülkelerin yaptırımların başarısız olduğunu kabul edecek cesareti gösteremediğini ifade ederken, Batı ülkelerinde de Rusya karşıtı ekonomik tedbirlerin etkisiz kaldığına dair görüşler sıklıkla dile getiriliyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English