Bizi Takip Edin

Rusya

NATO ile Rusya arasında Arktik merkezli denizaltı rekabeti kızışıyor

Yayınlanma

Dünya kamuoyunun dikkati Basra Körfezi’ne odaklanmışken Rusya ve NATO arasında deniz altındaki güç mücadelesi derinleşiyor. Soğuk Savaş dönemindeki denizaltı rekabetini andıran bu süreç, gelişmiş teknolojilerin kullanımıyla Arktik bölgesini çatışmanın yeni merkezi haline getiriyor.

Dünya genelinde dikkatler Basra Körfezi üzerindeyken Rusya ve NATO arasında deniz sahasında yürütülen rekabet ivme kazanıyor.

Bloomberg tarafından yayımlanan analize göre mevcut durum, Soğuk Savaş dönemindeki denizaltı takibini andırsa da artık çok daha modern teknolojilerle yürütülüyor. Bu güç mücadelesinin odağında ise Arktik bölgesi yer alıyor.

Norveç Silahlı Kuvvetleri Müşterek Karargâh Komutanı Koramiral Rune Andersen, gazetecilere yaptığı açıklamada Rusya’nın modern nükleer denizaltılarını, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in artan deniz gücünün “en kuvvetli tezahürü” olarak tanımladı.

Andersen, denizaltı birimlerini Rus ordusunun “öncelikli birliği” şeklinde nitelendirdi.

NATO Rus denizaltılarını kesintisiz izliyor

Bloomberg, Vladimir Putin’in göreve gelmesinin ardından Sovyetler Birliği’nin çöküşüyle gerileyen donanmayı canlandırmak için yoğun çaba harcadığına işaret etti.

Denizaltıların bu stratejinin özel bir parçası haline gelmesi; başta Norveç ve İngiltere olmak üzere NATO üyesi ülkelerin “aktif bir mukabele” geliştirmesine neden oldu.

Bu kapsamda, Norveç’in Arktik bölgesindeki Bodø şehri yakınlarında bulunan Müşterek Karargâhı, Rusya Kuzey Filosu’na ait denizaltıları izlemeye yönelik NATO tatbikatlarında öncü bir rol üstlenmeye başladı.

Takip faaliyetleri, Rus denizaltılarının Kola Yarımadası’ndan güneye, Kuzey Atlantik’e doğru hareket ettiği veya kutup buz örtüsü altında bulunduğu anlarda yoğunlaşıyor.

Karargâhta, Kuzey kutup bölgesinin tamamına yayılan sensörlerden, deniz tabanından ve uzaydan gelen veriler toplanıyor. Elde edilen tüm veriler, olası tehditler ve anormallikler bakımından analiz ediliyor.

Norveç Savunma Bakanı Thore O. Sandvik, NATO askeri unsurlarının Rus denizaltılarını “yılın 365 günü, günün 24 saati” takip ettiğini ifade etti. Haberde, gelişen teknolojilerin denizaltı takibini daha kuzeye kaydırdığı kaydedildi.

Denizaltıların sığ sayılabilecek Barents Denizi’nden ayrılıp Norveç kıyılarındaki daha derin sulara girmeden önce tespit edilmeye çalışıldığı aktarıldı.

Rusya stratejik denizaltı filosunu tahkim ediyor

Bloomberg’e konuşan analist Mike Plunkett, Rusya’nın toplam gemi sayısı bakımından Batılı ülkelerin ve Çin’in gerisinde kaldığını belirtti. Plunkett buna karşılık, Kuzey Filosu’nun durumunun farklı olduğunu vurguladı.

Analiste göre bu filo, Rus donanmasının temel unsuru niteliği taşıyor ve en yeni ekipmanlarla donatılıyor. İngiltere Hava Kuvvetleri Filo Komutanı Jamie Lamb ise “Yeni nesil her Rus denizaltısının başarılı olduğunu söylemek doğru olur” değerlendirmesinde bulundu.

Vladimir Putin, 2025 yılı yaz aylarında yaptığı açıklamada son altı yıl içerisinde donanmaya beş adet “Borey-A” projesi stratejik füze gemisi ile dört adet “Yasen-M” projesi çok amaçlı denizaltının dahil edildiğini bildirdi.

Putin, stratejik denizaltı kuvvetlerinin tahkim edilmesinin öncelikli alanlardan biri olduğunu ifade etmişti. Rus lider ayrıca bu stratejik gemilerin, Rusya’nın nükleer üçlüsünün en önemli bileşenleri arasında yer aldığına dikkat çekmişti.

Putin, önümüzdeki dört yıl içinde deniz nükleer kuvvetlerine “Borey-A” projesi kapsamında dört yeni denizaltının daha ekleneceğini duyurdu. 2025 yılı itibarıyla Rusya’nın stratejik filosu, 13 adet aktif nükleer tahrikli ballistik füze denizaltısına (SSBN) sahip bulunuyor.

Bu gemilerin beşi “Delfin” (Proje 667BDRM), sekizi ise “Borey” (Proje 955) sınıfında yer alıyor. Her iki proje de Rubin Merkezi Gemi Teknik Tasarım Bürosu tarafından geliştirildi. Bu sınıftaki her bir denizaltı 16 adet balistik füze taşıma kapasitesine sahipken her bir füze altı adede kadar harp başlığı taşıyabiliyor.

Patruşev: Bu savaş, küresel ticari ve iktisadi ilişkiler sistemini yıllarca geriye götürecektir

Rusya

Rusya, 1000 kilometre menzile sahip kamikaze dronlarının seri üretimine başladı

Yayınlanma

Rus savunma sanayisi şirketi Almaz-Antey, 1000 kilometreden fazla menzile sahip Garpiya-A1 kamikaze dronlarının seri üretimine geçti. Rosoboroneksport, uluslararası pazara sunulan sistemin yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini ve dost ülkelerde ortak üretime açık olduklarını bildirdi.

Rusya merkezli Almaz-Antey Doğu Kazakistan Bölgesi (VKO) Konsorsiyumu, dolanan mühimmat sınıfındaki “Garpiya-A1” kamikaze dronlarının seri üretimine başladı.

Rusya’nın resmi silah ihracat şirketi Rosoboroneksport’un basın servisi, üretimin sistemi dünya pazarına sunma hedefi doğrultusunda yürütüldüğünü duyurdu.

Rosoboroneksport Genel Direktörü Aleksandr Miheyev, şirketin ulaştığı üretim kapasitesine dikkat çekerek, “Almaz-Antey VKO Konsorsiyumu, Garpiya-A1 (E) sisteminin seri üretiminde yetkinlik kazandı. Ülkenin savunma kabiliyetine zarar vermeden, yabancı müşterilerle yapılan sözleşmeleri rekabetçi sürelerde yerine getirmeyi sağlayan bir seviyeye ulaştı” dedi.

Miheyev, şirketin sistemin sevkiyatına ve Rusya’ya dost ülkelerin topraklarında üretimin yerelleştirilmesine yönelik müzakerelere açık olduğunu belirtti.

İnsansız hava aracının ihraç versiyonunun yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini vurgulayan Miheyev, ürünün bazı ortaklara tanıtıldığını kaydetti.

Belirlenen koordinatlardaki sabit hedefleri vurmak üzere tasarlanan “Garpiya-A1 (E)” sistemi bünyesindeki uzun menzilli BLA-D insansız hava aracı, 50 metreden 2 bin 500 metreye kadar irtifada uçabiliyor.

Saatte 170 kilometreye varan hıza ulaşabilen araç, 1000 kilometrenin üzerinde mesafe katedebiliyor. Havada en az altı saat kalabilen dron, 50 kilogramın üzerinde harp başlığı taşıma kapasitesine sahip.

Rusya’da insansız sistemlere yönelik geliştirme faaliyetleri sürerken Kalaşnikov Konsorsiyumu Başkanı Alan Luşnikov da ağustos ayı başında yaptığı açıklamada, 11 kilogramlık harp başlığına ve yapay zeka unsurları içeren bir otomatik güdüm sistemine sahip “Kub-10ME” kamikaze dronunun yakında Ukrayna’daki askeri harekat bölgesinde kullanılacağını açıklamıştı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Şeremetyevo özelleştirmesinde devlet altın hisse hakkını kullanacak

Yayınlanma

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı’nın yönetiminde Rusya Federasyonu’nun “altın hisse” özel hakkını kullanmasını kararlaştırdı. Başbakan Mihail Mişustin’in imzaladığı karar, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin veren kararnamesi doğrultusunda alındı.

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı Anonim Şirketi’nin yönetiminde Rusya Federasyonu adına özel bir hak olan “altın hisse” uygulamasını devreye sokma kararı aldı.

İnterfaks ajansının aktardığına göre Başbakan Mihail Mişustin ilgili kararnameyi 18 Ağustos’ta imzaladı.

Söz konusu belge, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ağustos ayı başında yayımlanan kararnamesinin icrası kapsamında hazırlandı. Putin, bahsi geçen kararnameyle Şeremetyevo’yu stratejik işletmeler listesinden çıkarmış ve havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin vermişti.

“Altın hisse”, bir anonim şirkette hissedar konumundaki kamu tüzel kişiliklerine veya yerel yönetimlere tanınan kurumsal bir hakkı ifade ediyor.

Özelleştirilen işletmeler üzerindeki devlet denetimini koruma işlevi gören bu hak, yabancı yatırımcıların yer aldığı şirketlerde genel olarak oy kullanma imkanı sağlamasa da devlete ana sözleşme değişikliklerini onaylama veya veto etme yetkisi veriyor.

Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yayımladığı kararname, özelleştirme ve stratejik işletme statüsüne dair hükümlerin yanı sıra havalimanının ana faaliyet alanının korunmasını, tesis ve kapasitelerin modernizasyonu için gerekli şartların sağlanmasını şart koşuyor.

Belge aynı zamanda hisse senetlerinin doğrudan ya da dolaylı yoldan yabancı kişi ve kuruluşların kontrolündeki tüzel kişilere geçmesini engellemeyi de güvence altına alıyor.

Putin, 2015 yılında Şeremetyevo’nun varlıklarının konsolidasyonunu ve kısmi özelleştirmesini öngören kararnameyi imzalamıştı.

Devlet, yeni kurulan “Şeremetyevo Havalimanı” şirketine federal mülkiyette bulunan yüzde 83,038 oranındaki havalimanı hissesini devrederken kamu payının en az yüzde 30 seviyesinde kalması şartı getirilmişti.

Varlıkların birleştirilmesi süreci Mayıs 2017’de tamamlandı. Bu konsolidasyon sonucunda Şeremetyevo Holding havalimanının yüzde 66,06 hissesine sahip olurken Rusya Federal Mülkiyet Yönetim Ajansı (Rosimuşçestvo) yüzde 30,46’lık payı elinde tuttu.

Geriye kalan hisselerin yüzde 2,43’ü Aeroflot’a, yüzde 1,05’i ise havalimanı yönetimine geçti.

Şeremetyevo Holding 2020 yılında devlete ait hisseleri satın almak üzere başvuruda bulunmuş, ancak daha sonra işlemden vazgeçmişti. Bu vazgeçmeyle birlikte havalimanının mülkiyeti bütünüyle özel sektöre devredilmemişti.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya, Alman gazeteci Michael Martens hakkında arama kararı çıkardı

Yayınlanma

Rusya İçişleri Bakanlığı, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı. Kararın, gazetecinin Ukrayna ve Sırbistan liderlerinin basın toplantısında Rus askerlerinin öldürülmesine dair yönelttiği sorunun ardından alındığı bildirildi. Rusya Dışişleri Bakanlığı ve ilgili diplomatik misyonlar gazetecinin ifadelerine sert tepki gösterdi.

Rusya, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı.

RBK’ya konuşan kolluk kuvvetlerindeki iki kaynak, kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in ortak basın toplantısının ardından alındığını aktardı.

Rusya İçişleri Bakanlığının arananlar veri tabanında, Martens’in Rusya Ceza Kanunu’nun ilgili maddesi uyarınca arandığı bilgisi yer alıyor.

Martens söz konusu basın toplantısında, Avrupa ülkelerinin “daha fazla Rus’un öldürülmesine yardımcı olmak” için neler yapabileceğini sormuştu.

Gelişmelerin ardından FAZ gazetesi, sorunun ifade ediliş biçimini “yanıltıcı” olarak nitelendirerek kurumun yayın politikasının “mümkün olduğunca çok sayıda Rus askerinin öldürülmesine yönelik çağrıları” kapsamadığını vurguladı.

RBK’nın kaynaklarına göre, gazeteci hakkındaki arama kararı Moskova İçişleri Ana Müdürlüğü tarafından 13 Ağustos’ta çıkarıldı.

Martens’e gıyabında Rusya Ceza Kanunu’nun 282. maddesinin 2. fıkrası uyarınca nefret veya düşmanlığı körükleme suçlaması yöneltildi. Soruşturma makamlarının yakın zamanda mahkemeye başvurarak gazeteci hakkında gıyabi tutuklama talep etmeyi planladığı belirtildi.

Rusya’nın Berlin Büyükelçiliği, Martens’in sözlerini “iğrenç” olarak nitelendirerek Moskova’nın hukuki mekanizmaları kullanma ihtimalini değerlendireceğini duyurdu.

Diplomatik temsilcilik, Martens’in fiilen Zelenskiy’e Rus askerlerinin öldürülmesi konusunda yardım teklif ettiğini ve gazetecinin daha sonra sosyal medyada yaptığı paylaşımların “her türlü yanlış anlaşılmayı ortadan kaldırdığını” açıkladı.

Büyükelçilik ayrıca Alman makamlarının, Almanya Gazeteciler Birliği dahil olmak üzere meslek örgütlerinin ve meslektaşlarının çoğunluğunun bu ifadeleri kınamamasını “üzüntü verici” bulduğunu bildirdi.

Büyükelçilik açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“FAZ’ın kısa açıklaması maalesef durumu kökten değiştirmiyor. Gazetenin Michael Martens’in ifadelerindeki ‘muğlaklığa’ sığınma girişimi eleştirilere dayanamaz; nitekim gazeteci sonrasında tam olarak söylediği şeyi kastettiğini ve bunda kınanacak bir yön görmediğini defalarca teyit etti.”

Rus diplomatlar, ifade özgürlüğünün, “burada resmi düzeyde iddia edildiği gibi” Almanya’nın resmi olarak çatışma halinde bulunmadığı bir devletin vatandaşları da dahil olmak üzere insanların öldürülmesine yönelik aleni çağrıları kapsamaması gerektiğini değerlendirdi.

Rusya’nın Washington Büyükelçiliği ise Martens’in sorusunu “Freudyen bir dil sürçmesi” olarak nitelendirdi ve bu çıkışın Alman makamlarının “Rusya-ABD cepheleşmesi” yönündeki arzusunu yansıttığını öne sürdü.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da Sırbistan makamlarına çağrıda bulunarak Martens’in sorusuna tepki göstermelerini istedi.

Gazetecinin ifadelerini kabul edilemez olarak nitelendiren Lavrov, Vucic’in bu soruyu duyduğunda “adeta donakaldığına” dikkat çekti.

Lavrov, bu tür görüşlere sahip bir kişinin medyada veya devlet kurumlarında görev almaması gerektiğini söyledi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English