Bizi Takip Edin

Amerika

Nvidia, açık kaynaklı yapay zeka güvenlik ittifakı kurdu

Yayınlanma

Nvidia, siber güvenlik savunmalarını güçlendirmek amacıyla açık kaynaklı yapay zeka araçları geliştirmeyi ve paylaşmayı hedefleyen yeni bir ittifak başlattı. Open Secure AI Alliance adını taşıyan yapı, altyapılardaki güvenlik açıklarını tespit etmek, kapatmak ve açıklamak için açık kaynaklı sistemleri kullanacak. İttifakta çok sayıda teknoloji ve siber güvenlik şirketi yer alırken ABD’li bazı büyük yapay zeka laboratuvarları oluşuma katılmadı.

Nvidia pazartesi günü yaptığı açıklamada, siber güvenlik savunmalarını artırmak için açık kaynaklı yapay zeka araçları oluşturmaya ve paylaşmaya odaklanan yeni bir yapı kurduğunu duyurdu.

Open Secure AI Alliance adı verilen bu ittifak, altyapılar genelindeki güvenlik açıklarını tespit etmek, düzeltmek ve ifşa etmek amacıyla açık kaynaklı araçlardan faydalanacak.

Nvidia tarafından yapılan değerlendirmede, açık modellerin savunma kabiliyetlerini demokratikleştirdiği, savunucular için şeffaflığı artırdığı, verileri korurken siber savunmaya imkan tanıdığı ve kapalı modelleri özelleştirilebilir yerel kontrollerle tamamladığı ifade edildi.

Şirket, açık kaynağın tek bir başarısızlık noktası olmaksızın, topluluk odaklı ve özdenetimli kitlesel bir savunma sağladığını kaydetti.

Özel modellerden farklı olarak kamuya açık alanda yer alan açık kaynaklı modeller, herkes tarafından kişisel kullanım için indirilebiliyor ve özelleştirilebiliyor.

Bu sistemler herhangi bir amaç doğrultusunda herkesle paylaşılabiliyor, incelenebiliyor, değiştirilebiliyor ve kullanılabiliyor.

Eğitici verilerin, kodların ve süreçlerin tamamının kamuya açık olması nedeniyle açık modeller daha şeffaf kabul ediliyor.

İttifak bünyesinde açık modeller konusunda uzmanlaşan Reflection AI, Hugging Face ve OpenClaw şirketlerinin yanı sıra CrowdStrike, Palo Alto Networks ve Red Hat gibi siber güvenlik firmaları yer alıyor.

Oluşuma ayrıca Microsoft, Palantir, SpaceX ve Thinking Machines Lab da katıldı. ABD’nin en büyük yapay zeka laboratuvarlarından OpenAI, Anthropic ve Google ise yapının dışında kaldı.

OpenAI CEO’su Sam Altman geçen hafta hem mülkiyet altındaki özel modellere hem de açık kaynaklı modellere destek verdiğini açıkladı.

Anthropic ve şirketin CEO’su Dario Amodei ise kötüye kullanım kaygıları sebebiyle açık ağırlıklı modellere karşı durmayı sürdürüyor.

Açık kaynağın siber saldırılarda kullanılma riskini kabul eden Nvidia, bu durumun kapalı sistemlerde de ortadan kalkmadığını savundu.

Şirket bu kapsamda OpenAI ile ilgili yaşanan son güvenlik olayına işaret etti. Söz konusu olayda OpenAI’a ait iki yapay zeka modeli izole edilmiş bir test ortamından çıkarak Hugging Face sistemlerine sızdı.

Nvidia, siber savunucuların özdenetimli savunma için açık ve gelişmiş aracı sistemlere ihtiyaç duyduğunu bildirdi.

Açıklanan örnekte, saldırganlar ile savunucuları ayırt edemeyen kapalı yapay zeka araçlarının adli incelemeleri engellemesi üzerine Hugging Face, 17 binden fazla eylemi analiz etmek ve sızmayı kontrol altına almak için kendi altyapısında açık ağırlıklı GLM 5.2 modelini çalıştırdı.

Bu duyuru, Nvidia’nın Microsoft, Meta ve diğer teknoloji devleriyle birlikte karar merciilerine gönderdiği mektuptan birkaç gün sonra geldi.

Söz konusu mektupta, açık ağırlıklı yapay zeka modellerine yönelik aşırı düzenlemelerden kaçınılması talep edilmişti.

Modellerin açık kaynaklı olmadığı ancak açık ağırlıklara sahip olduğu durumlarda, modelin bilgileri tarama ve yanıt oluşturma eğitim yöntemleri kamuoyuna açık tutuluyor.

Karar merciilerine iletilen mektupta, ABD’nin yapay zeka konusunda benzer bir seçimle karşı karşıya olduğu ve ülkenin bu alandaki liderliğinin tek bir gelişmiş modelle değil, her sektöre yayılan güçlü ve açık bir ekosistem kurup kuramayacağıyla ölçüleceği vurgulandı.

Yapay zeka geliştirme yarışında ABD ile rekabet halinde olan Çin, daha ucuz açık kaynaklı model üretimini artırdı.

ABD menşeli özel model fiyatlarının yükselmesiyle birlikte, ulusal güvenlik ve siber güvenlik uzmanları ABD’li şirketlerin daha az güvenli Çin menşeli açık modellere yönelmesinden kaygı duyuyor.

Amerika

ABD’de Kongre üyelerinin yapay zekayla yazdığı yasa taslakları hatalı çıktı

Yayınlanma

ABD Temsilciler Meclisi üyeleri ve danışmanlarının yasa tasarılarını yapay zekayla hazırlamaya başlaması, metinlerde ciddi hukuki hatalara ve yanlış yasa atıflarına yol açtı. Taslakları denetleyen hukukçular, yapay zekanın ürettiği metinleri düzeltmenin sıfırdan yasa yazmaktan daha fazla zaman aldığını belirtiyor.

ABD Temsilciler Meclisi üyeleri yasa tasarılarının metinlerini oluştururken yapay zekaya başvurmaya başladı.

Politico’nun milletvekilleri ve uzmanlara dayandırdığı haberine göre, bu şekilde hazırlanan çok sayıda taslak hata, özensiz ifade ve yürürlükteki kanunlara yapılmış yanlış atıflarla dolu.

Yasa hazırlık süreçlerinde yer alan dört Kongre personeli, Temsilciler Meclisinde yapay zeka kullanımının giderek yaygınlaştığını ifade etti.

Personelin ve sivil toplum ile hak savunucusu örgütlerin, yasaları inceleme ve hazırlama dahil günlük işlerinde bu teknolojiye güvendiği kaydedildi.

Temsilciler Meclisinde görevli bir personel durumu, “Bu tamamen ürkütücü ve şimdilik kimse bu konuda kafa yormuyor” sözleriyle değerlendirdi.

Yasama süreçlerini denetleyen Temsilciler Meclisi Yasama Danışmanlığı Ofisi (OLC) personeli ise yapay zekayla yazılmış taslakları inceleyip yeniden yazmanın, bir metni sıfırdan kaleme almaktan daha uzun sürdüğünü vurguladı.

Kongre personeline bu teknoloji konusunda danışmanlık yapan bir yetkili, “İnsanlar doğrudan yasa metnini yazdırmak için Claude veya ChatGPT’ye başvuruyor” dedi.

American Governance Institute İcra Direktörü Daniel Schuman, “Yapay zeka birçok iş için harika, ancak kanunlaştırmak isteyeceğiniz yasa metinlerini oluşturma kabiliyetine sahip değil” değerlendirmesinde bulundu.

OLC’nin eski başkanı Wade Ballou da yapay zekanın kritik hukuki nüansları gözden kaçırdığına dikkat çekti.

Ballou, sistemin örneğin vergi indirimi, vergi matrahından düşme ve hibe arasındaki farkı ayırt edemediğini, yasalardaki bu tür hataların ise davalara yol açabileceğini ve yasalaşma sürecini uzatabileceğini belirtti.

Politico’nun aktardığına göre, bir önceki Kongre döneminde personel 30 binden fazla yasa tasarısı hazırladı.

Mevcut Kongre döneminin ilk 60 gününde ise OLC çalışanlarına 5 bin 623’ten fazla talep ulaştı. Bu sayı, iki yıl öncesinin aynı dönemine kıyasla yüzde 72’lik bir artışa işaret ediyor.

Bu iş yükü karşısında OLC, bir yasa tasarısının ABD Kodu üzerinde nasıl bir değişiklik yaratacağını gösteren doğal dil işleme tabanlı ‘Comparative Print Suite’ gibi kendi teknolojik çözümlerini devreye sokmaya çalışıyor.

Geliştiriciler, ticari yapay zeka modellerinin aksine bu aracın “halüsinasyon görmediğini” vurguluyor.

Buna karşın, ticari kullanıma açık yapay zeka araçları Yasama Danışmanlığı Ofisinin bünyesinde kullanılmıyor.

Uzmanlar bu tablonun “tam bir uyumsuzluk” yarattığına işaret ediyor: Siyasiler ve dış gruplar taslak metinleri yapay zekayla yazabilirken, OLC bünyesindeki hukukçular bu metinleri elle düzeltmek zorunda kalıyor.

Daha önce The New York Times, ABD’deki yapay zeka patlamasının ülkenin ulusal güvenlik alanında “büyük bir sarsıntı tsunamisine” yol açtığını yazmıştı.

Gazetenin haberinde, kabiliyetleri çok hızlı artan ileri düzey yapay zeka modellerine Pentagon’un yetişmeye çalıştığı, ancak askeri birimlerde yapay zeka şirketlerinin ürünlerinin kullanımına getirilen yasakların bu gelişimi daha da yavaşlattığı aktarılmıştı.

Okumaya Devam Et

Amerika

Beyaz Saray’da biyogüvenlik kadroları tasfiye edildi

Yayınlanma

ABD’de Donald Trump yönetiminin Beyaz Saray’da yaptığı tensikat, yapay zekanın ölümcül patojen üretimini kolaylaştırabileceği endişeleri sürerken biyogüvenlik uzmanı açığı yarattı. Joe Biden dönemindeki 30 kişilik özel birimin dağıtılması nedeniyle kurumda bir süre hiç uzman kalmadığı belirtilirken yönetim risklerle mücadele kararlılığının sürdüğünü savundu.

The Washington Post’un (WP) eski ABD’li yetkililere dayandırdığı haberine göre Beyaz Saray, yapay zekanın ölümcül patojenlerin üretimini kolaylaştırabileceğine yönelik endişelerin arttığı bir dönemde biyolojik tehditlere karşı savunmayı güçlendirmeye çalıştı; ancak Donald Trump yönetiminde yapılan kitlesel işten çıkarmaların ardından hükümette neredeyse hiç uzman personel kalmadı.

Joe Biden’ın başkanlık döneminin sonuna doğru Beyaz Saray’da yalnızca biyogüvenlik konularına odaklanan 30 kişilik bir ekip görev yapıyordu.

Kimliklerinin gizli kalmasını isteyen dört eski yetkili, Trump’ın göreve dönmesiyle birlikte bu ekibin hızla dağıtıldığını ve bir dönem Beyaz Saray’da tek bir uzman çalışanın dahi bulunmadığını aktardı.

Eski uzmanlardan biri durumu şu sözlerle değerlendirdi: “Trump yönetimi, sürdürülebilir herhangi bir politika geliştirme kabiliyetinde kendi ayağına sıktı. Risk de tam burada yatıyor: Uzun vadeli oynamıyorlar.”

Gazete, Trump yönetiminin Biden’ın 2023 yılında çıkardığı ve biyolojik savunmanın güçlendirilmesini öngören yapay zeka kararnamesini yürürlükten kaldırdığını yazdı.

Trump, bu düzenlemenin güncellenmiş bir versiyonunun Ağustos 2025’e kadar hazırlanması talimatını vermişti; fakat WP, ilgili belgenin halen yayımlanmadığına dikkat çekti.

Buna karşılık bir Beyaz Saray sözcüsü WP’ye yaptığı açıklamada, “Yönetimin yapay zeka ve biyogüvenlik risklerini ele alma konusundaki kararlılığı açık ve nettir” dedi.

Tüm bu gelişmeler yaşanırken Anthropic’in geliştirdiği “Mythos” ve OpenAI’ın hazırladığı “GPT 5.6” gibi son nesil yapay zeka modelleri biyolojik araştırmalar alanında yetkinliklerini artırmayı sürdürüyor.

OpenAI araştırmacıları geçen yaz, “ciddi zarar doğurabilecek mevcut riskleri önemli ölçüde artıran” kabiliyetler olarak tanımlanan “yüksek” düzeyde biyolojik yetkinlik seviyesine ulaşmaya çok yaklaştıklarını duyurmuştu. WP’nin aktardığına göre şirket, 50’den fazla hükümet uzmanının katılımıyla bir zirve düzenledi ve yönetimle temaslarını sürdürüyor.

The Wall Street Journal, uzman görüşlerine yer verdiği haberinde ChatGPT’nin geçen yaz yapılan güncellemenin ardından dünyanın dört bir yanındaki yüzlerce kullanıcıya biyolojik silahların ve zehirlerin üretimi ile kullanımına ilişkin talimatlar sağladığını yazmıştı.

Şirketin modellerinin kullanıcıların tüm sorularına “sabırla” yanıt verdiği ve OpenAI çalışanlarının ortaöğretim düzeyinde biyoloji öğrenimi gören bir öğrencinin dahi uygulayabileceği basitlikte olduğunu belirttiği adım adım kılavuzlar sunduğu kaydedildi.

Yapay zekanın yanıtlarını inceleyen biyologlar ise bu içerikleri “ölümcül derecede kusursuz” olarak nitelendirdi.

Eski ABD Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard, mayıs ayında yaptığı açıklamada kurumun yurt dışındaki 120’den fazla biyolojik laboratuvara yönelik bir soruşturma başlattığını duyurmuştu.

Gabbard, bu soruşturmanın Trump’ın imzaladığı kararname doğrultusunda virüslerle yapılan potansiyel olarak tehlikeli deneyleri durdurma çabalarının bir parçası olduğunu ve söz konusu tesislerin on yıllar boyunca Amerikan vergi mükelleflerinin sağladığı fonlarla varlığını sürdürdüğünü ifade etmişti.

Trump ise geçen yıl BM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada nükleer ve biyolojik silahları yeryüzü için en büyük tehlike olarak nitelendirmişti.

Okumaya Devam Et

Amerika

Infantino’yu eleştiren FIFA yöneticisi kovuldu

Yayınlanma

FIFA Operasyon Direktörü Kevin Lamour, Gianni Infantino’nun Dünya Kupası’nın bazı kısımlarını özel yatırımcılara satma yönündeki planını açıkça eleştirdikten sonra görevinden alındı.

Lamour, UEFA’daki görevinden ayrılıp FIFA’ya katıldığından bu yana iki yıl bile geçmedi.

Lamour, Infantino’nun FFE planı ortaya çıktıktan sonra bu plana şiddetle karşı çıkmış ve FIFA yönetiminin “aldatıldığını”, başkanın ise “FIFA’yı temsil ettiğini sandığını, oysa onun görevi FIFA’ya hizmet etmek olması gerektiğini” söylemişti.

Lamour, 31 Temmuz’da yaptığı açıklamadan birkaç saat sonra rafa kaldırılan plana karşı çıkmasının sonucunda işini kaybetmeyi göze alacağını da açıkça belirtmişti.

Lamour şöyle konuşmuştu:

“Eğer bu, işimi kaybetmem anlamına geliyorsa, öyle olsun. Bu kararı anlayacağım ve saygı duyacağım. En azından bu gece rahat uyuyacağım.”

FIFA, Dünya Kupası’nın ticari haklarını özel yatırımcılara satmayı planlıyor

Görevden alınmasının tam olarak nasıl gerçekleştiği belirsiz olsa da, FIFA Genel Sekreteri Mattias Grafström, personele gönderdiği bir e-postada Lamour’un kuruluştan ayrılacağını bildirdi.

Bir FIFA sözcüsü şunları söyledi:

“FIFA, FIFA ile Kevin Lamour arasındaki, Lamour’un FIFA Operasyon Direktörü olarak görev yaptığı iş ilişkisinin 17 Ağustos 2026 tarihinde sona erdiğini teyit edebilir. FIFA, Kevin’a iki yıllık hizmetinden dolayı teşekkür eder ve kendisine gelecekte başarılar diler. Konuyla ilgili başka bir açıklama yapılmayacaktır.”

Lamour, ayrılışını hızlandırmış gibi görünen açıklamasında, meslektaşlarının “hor görülmek ve sindirilmekten daha iyisini hak ettiklerini” de belirtmişti.

Lamour, “Hepimizin FIFA için çalışmaktan gurur duymak istediğimizi düşünüyorum; fakat bugün ne yazık ki çoğumuz için durum artık böyle değil gibi görünüyor,” diye eklemişti.

Aynı gün, Infantino’nun kıdemli danışmanlarından Carlos Cordeiro da Infantino’nun önerilerini protesto etmek amacıyla istifa etti.

FIFA krizi sürüyor: Trump, Infantino’ya sahip çıktı

Lamour, FIFA’ya katılmadan önce UEFA’nın genel sekreter yardımcısıydı ve bu Avrupa kuruluşuna ilk olarak 2007 yılında katılmıştı.

Infantino ile UEFA’da da birlikte çalıştığı ve aralarında uzun süredir devam eden iş ilişkisi nedeniyle, Lamour’un ayrılışı daha da dikkat çekici.

Infantino, planının başarısız olmasının ardından hâlâ büyük bir baskı altında ve görevden alınmasına yönelik çabalar devam ediyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English