Amerika
OpenAI, küresel yapay zeka kurumu çağrısı yaptı

OpenAI, yapay zekanın düzenlenmesi için ABD liderliğinde ve Çin’in de dahil olacağı küresel bir yapı kurulmasını önerdi. Bloomberg’e konuşan OpenAI Küresel İlişkiler Başkan Yardımcısı Chris Lehane, önerilen yapının Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’na benzer biçimde küresel güvenlik standartları oluşturabileceğini söyledi.
OpenAI, yapay zekanın yönetimi ve düzenlenmesi için ABD liderliğinde, Çin’in de katılacağı küresel bir yapı kurulmasını istiyor.
Bloomberg’in haberine göre şirketin Küresel İlişkiler Başkan Yardımcısı Chris Lehane, bu çağrıyı ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in görüşmesi öncesinde Washington’daki OpenAI ofisinde gazetecilere yaptığı açıklamada dile getirdi.
Lehane, “Yapay zeka belirli bir seviyede mevcut veya geleneksel ticaret meselelerinin çoğunu aşıyor. Gerçekten küresel bir yapı kurmaya başlamak ve Çin dahil dünyanın dört bir yanındaki ülkeleri buna dahil etmek için fırsat var” dedi.
Lehane, önerilen yapının tasarım ve işlev bakımından Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’na benzeyebileceğini söyledi. IAEA, nükleer silahların yayılmasını önlemek amacıyla nükleer enerjinin geliştirilmesine yönelik küresel güvenlik standartları oluşturuyor.
OpenAI yöneticisi, böyle bir yapının kurulması için izlenebilecek yollardan birinin, ABD Ticaret Bakanlığı bünyesindeki Yapay Zeka Standartları ve İnovasyon Merkezi ile diğer ülkelerdeki yapay zeka güvenliği kurumları arasında temas kurulması olabileceğini ifade etti.
Lehane ayrıca OpenAI’nin, gelişmiş yapay zeka modellerinin güvenliğinin gizli ortamlarda test edilebilmesi için ABD’de devlet araştırmacılarının bu modelleri değerlendirmesini zorunlu hale getirecek bir düzenleme çağrısı yaptığını söyledi.
Bloomberg’in aktardığına göre Trump yönetimi aynı dönemde yapay zekanın siber güvenliğine ilişkin bir başkanlık kararnamesi hazırlıyor. Habere göre taslak, modellerin kullanıma alınmadan önce zorunlu değil gönüllü ön denetimden geçirilmesine ağırlık veriyor.
Lehane, küresel yapı kurulmasına ilişkin fikri ABD yönetimiyle görüştüğünü de söyledi. Ancak Bloomberg, Washington’ın böyle bir girişimi ve Çin’in bu yapıya dahil edilmesini destekleyip desteklemeyeceğinin belirsiz olduğunu vurguladı.
Ajans, Beyaz Saray yetkililerinin daha önce yapay zekanın küresel ölçekte yönetilmesi fikrine karşı çıktığını hatırlattı.
Bununla birlikte Bloomberg, Anthropic şirketinin Claude Mythos adlı yapay zeka modeliyle ilgili açıklamalarının Washington’daki yaklaşımı etkileyebileceğine dikkat çekti.
Şirket, söz konusu modelin finansal altyapıyı ve şehir hizmetlerini felce uğratabilecek küresel ölçekte siber risk oluşturabileceği uyarısında bulunmuştu.
Trump ve ABD heyetinin Pekin ziyareti öncesinde yetkililer, yapay zeka konularının düzenli biçimde ele alınması için Çin ile yeni bir iletişim kanalı açılması ihtimalini inceleyeceklerini söyledi.
Trump ile Xi Jinping arasında daha önce Pekin’de yapılan görüşme 2 saat 15 dakika sürmüştü. Görüşme sırasında yapay zeka konusu kamuoyu önünde ele alınmadı.
The Wall Street Journal, 7 Mayıs’ta yayımladığı haberinde Anthropic tarafından geliştirilen ve yazılımlardaki açıkları tespit edebilen Claude Mythos modelinin ABD yönetiminde endişe yarattığını bildirdi.
Habere göre ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, nisanda yapay zeka geliştiren büyük şirketlerin yöneticileriyle toplantı yaptı. Vance, toplantıda Mythos ve benzeri modellerin küçük bankaların, hastanelerin ve su arıtma tesislerinin faaliyetlerini felce uğratabilecek siber saldırıları tetikleme riski taşıdığını, yerel yönetimlerin ise bu saldırılarla baş etmeye hazır olmadığını söyledi.
Bloomberg ve Financial Times da 10 Nisan’da yayımladıkları haberlerde, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ile ABD Merkez Bankası Başkanı Jerome Powell’ın, Mythos kaynaklı olası siber tehditlere ilişkin kaygılar nedeniyle ülkenin büyük bankalarının yöneticileriyle acil toplantı düzenlediğini aktardı.
Söz konusu haberlere konuşan kaynaklara göre ABD yetkilileri, bankaların Claude Mythos adlı yeni yapay zeka modeliyle bağlantılı olası risklerin farkında olup olmadığını ve sistemlerini korumak için önlem alıp almadığını değerlendirmek istedi.
Amerika
Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.
Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.
Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.
Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.
Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.
Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.
Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.
Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.
Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.
Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.
Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.
Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.
Amerika
“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.
ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.
Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.
Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.
The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.
Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.
Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:
“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”
Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.
Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”
Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.
Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.
Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.
İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.
Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.
Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.
Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.
Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.
Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.
Amerika
ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.
Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.
“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.
Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.
Bessent şöyle konuştu:
“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. Ama peşinize düşeceğiz.”
ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı
ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.
Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.
ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.
Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.
İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.
Avrupa4 gün önceAvrupa savunma sanayii Ukrayna’ya yetişemiyor
Avrupa4 gün önceKoçbaşı olarak AfD
Görüş2 hafta önceBişkek’te “Yeni Düzen” gerçeğe dönüşüp dönüşemeyeceğini görmek için toplanıyor
Dünya Basını2 hafta önce“Yapay zeka devasa bir aldatmaca”
Avrupa5 gün önceCDU, AfD’yi durdurmak için yeni göç planı hazırlıyor
Asya2 hafta önceHindistan’ın 2047 gelişmiş ekonomi hedefi zora girdi
Asya2 hafta önceABD’nin baskısıyla karşı karşıya kalan Japonya Merkez Bankası kritik bir karar aşamasında
Asya3 gün önceÇin’in HQ-17AE kısa menzilli hava savunma sistemi Pakistan’ın İHA savunmasını güçlendirecek










