Bizi Takip Edin

Amerika

Özel sermaye şirketleri, rekor bir hızla varlıklarını kendilerine satıyor

Yayınlanma

Özel sermaye şirketleri, yöneticiler alıcı bulmakta veya yatırımlarını borsaya kote etmekte zorlanırken, varlıklarını elinde tutmak için tartışmalı bir taktik kullanarak bu yıl rekor bir oranda şirketleri kendilerine sattı.

Raymond James’in özel sermaye danışmanlığı küresel başkanı Sunaina Sinha Haldea, bu yılki tüm özel sermaye satışlarının yaklaşık beşte birinde, grupların eski fonlarından işletmeleri satın almak için yeni yatırımcılardan para topladığını, bu oranın geçen yıl %12-13 olduğunu söyledi.

Bu tür işlemlerde, özel sermaye grubunun zaten sahip olduğu varlıklar, şirketin yönettiği daha yeni fonlar olan “devam araçları”na satılır. Bu taktik, özel sermaye şirketlerinin eski fonlardaki yatırımcılara nakit iadesi yapmasını sağlıyor, fakat potansiyel çıkar çatışmalarına ilişkin endişelere yol açıyor.

Sinha Haldea, “Bu yıl tüm rekorları kıracak” diyerek, 2025 yılı için nihai rakamların geçen yılki 70 milyar dolardan 107 milyar dolara çıkacağını öngördü.

Yatırım bankası Jefferies’de Avrupa’daki bu tür işlemleri denetleyen Skip Fahrholz, devam araçlarını içeren satışların yıllık küresel toplamının 100 milyar dolara yakın olacağına katılıyor.

Satın alma şirketleri, dış alıcılardan veya kamu piyasalarından istedikleri değerlemeleri elde etmekte zorlandıklarından ve gelecekte daha fazla kazanç elde etme umuduyla yatırımlarını elinde tutmayı tercih ettiklerinden, bu yapının kullanımı son yıllarda büyük bir artış gösterdi.

Örneğin şirketi 15 milyar avro değerinde bir anlaşma ile, Avrupa özel sermaye şirketi PAI Partners, ABD’deki Häagen-Dazs gibi markaları bünyesinde barındıran dondurma grubu Froneri’deki hisselerinin bir kısmını ikinci kez bir devam aracına sattı.

Vista Equity Partners, New Mountain Capital ve Inflexion da milyarlarca dolarlık devam fonlarını kullanarak en büyük yatırımlarının bir kısmını sattı.

Sinha Haldea, bu tür işlemlerin “çıkış değerlerinin 2024’teki düşük seviyelerinden hala toparlanmakta olduğu stresli bir çıkış ortamında popüler ve etkili bir kazan-kazan-kazan likidite çözümü” haline geldiğini söyledi.

Bu yapı, satın alma şirketleri için cazip çünkü bu tür anlaşmalar, yaşlanan fonlardaki şirketlerden ekstra yönetim ücretleri ve potansiyel olarak kazançlı gelecekteki performans ücretleri getiriyor.

Henüz bir devam aracı kullanmamış olan İsveçli EQT’nin CEO’su Per Franzén, geçtiğimiz günlerde şirketin bazı varlıklarından ekstra ücret elde etmek için bu tür işlemleri başlatmak istediğini söyledi. 

Fakat emeklilik fonları gibi bazı özel sermaye fonlarının destekçileri, bu tür işlemlerde aynı satın alma şirketinin hem satış hem de satın alma tarafında yer almasından endişe duyuyor.

Bazı yatırımcılar, şirketlerin devredilen varlıkların değerini, çıkış teklifi alan orijinal fon destekçilerinin aleyhine olduğundan daha düşük gösterebileceğinden korkuyor. Özel sermaye yöneticileri, orijinal destekçilerine hisselerini yeni fona aktarma şansı sunduklarını ve yeni yatırımcıların varlıkların devredileceği fiyatın belirlenmesine yardımcı olduklarını söylüyor. 

Fakat varlıkları analiz etmek yerine yöneticilerinin gücüne dayanarak fonları desteklemeye alışkın yatırımcılar, bireysel şirketleri değerlendirmek için gerekli beceri veya kapasiteden yoksun olabilir.

Varlık fonu Abu Dhabi Investment Council, kısa süre önce ABD’li özel sermaye şirketi Energy & Minerals Group’u, bir şirketteki hisselerini devam aracına satarken yatırımcıları aldatmaya çalıştığı iddiasıyla dava etti.

Abu Dhabi fonu, EMG’nin gaz sondaj şirketi Ascent Resources’ı kendisine satmayı planlarken, satın alma şirketinin sahipliğini artıracak ve gruptan ücret kazanma yeteneğini yeniden başlatacak bir anlaşmada Ascent Resources’ı düşük değerlediğini iddia etti.

EMG sonunda anlaşmayı durdurdu. O zamandan beri birçok yatırım grubu Ascent’i satın almayı teklif etti.

Devam anlaşmaları, satılamayan daha sorunlu şirketler için son çare olarak görülüyordu. Fakat bu araçlar son zamanlarda güçlü performans gösteren şirketleri elde tutmak için de kullanılmaya başlandı.

Özel sermaye fonlarındaki yatırımcılar hâlâ geleneksel varlık satışlarını tercih ediyor. Sektörde otorite olarak kabul edilen danışmanlık şirketi Bain & Co, özel sermaye fonlarındaki yatırımcıların neredeyse üçte ikisinin, şirketlerin satış veya halka arz yoluyla geleneksel olarak hisselerini elden çıkarmayı tercih ettiğini ortaya koydu.

Amerika

SpaceX halka arzı sonrası bankalardan boğa piyasası raporları

Yayınlanma

Geçen ay gerçekleşen SpaceX halka arzına aracılık eden tüm yatırım bankaları, yasal kısıtlama süresinin dolmasının ardından şirket hisseleri için alım tavsiyesi yayımladı. Goldman Sachs hisse hedef fiyatını 205 dolar, Morgan Stanley 300 dolar, Raymond James ise 800 dolar olarak belirlerken halka arz konsorsiyumu dışındaki Morningstar hisse değerini 63 dolar düzeyinde hesapladı.

Elon Musk’ın uzay taşımacılığı şirketi SpaceX’in geçen ay tamamlanan halka arzında görev alan yatırım bankaları, aracılara yönelik yasal sessizlik süresinin sona ermesinin ardından araştırma raporlarını yayımladı.

Halka arz konsorsiyumunda yer alan tüm bankalar şirket hisseleri için alım yönünde tavsiyede bulundu.

Halka arz izahnamesinde ana lider konumunda yer alan Goldman Sachs, SpaceX hisseleri için 205 dolar hedef fiyat belirledi.

Financial Times gazetesinin aktardığına göre Morgan Stanley hedef fiyatını 300 dolar olarak açıklarken, Raymond James 800 dolarlık hedef fiyat tahminiyle şirkete 10 trilyon doların üzerinde bir piyasa değeri biçti.

Raporlarda yer alan gerekçeler bankalara göre farklılık gösterse de ulaşılan sonuçlar boğa piyasası yönelimini korudu.

Deutsche Bank yayımladığı raporda SpaceX’i, “tarihin akışını değiştiren, çelik ve ateşle ifade edilen medeniyet iddialarının zirvesi” şeklinde tanımlayarak hedef fiyatını 255 dolar olarak kaydetti.

Bankaların olumlu değerlendirmelerine karşın, halka arz sonrası ulaşılan en yüksek seviyeden yüzde 44 düşüş kaydeden ve arz fiyatının yüzde 6 altına inerek 125 dolar civarında seyreden mevcut hisse fiyatı, yatırımcıların daha temkinli bir tutum sergilediğini ortaya koyuyor.

Konsorsiyum içerisinde yer alan kurumlar yalnızca büyüme potansiyelinin ölçeği konusunda farklı görüş bildirdi. Buna karşın konsorsiyum dışındaki bağımsız analiz kuruluşlarından farklı değerlendirmeler geldi.

Halka arzda görev almayan Morningstar, SpaceX hisselerinin adil değerini 63 dolar olarak hesapladı.

Aracılık yapan kurumların hedef fiyat ve tavsiye listesi Bloomberg verilerine göre şu şekilde sıralandı:

  • Morgan Stanley: 300 dolar hedef fiyat, Yüksek Ağırlık/Cazip tavsiyesi
  • Deutsche Bank: 255 dolar hedef fiyat, Al tavsiyesi
  • Bank of America: 235 dolar hedef fiyat, Al tavsiyesi
  • Wells Fargo: 230 dolar hedef fiyat, Yüksek Ağırlık tavsiyesi
  • JPMorgan: 225 dolar hedef fiyat, Yüksek Ağırlık tavsiyesi
  • RBC Capital: 225 dolar hedef fiyat, Sektör Üstü Performans tavsiyesi
  • Citi: 200 dolar hedef fiyat, Al tavsiyesi
  • UBS: 210 dolar hedef fiyat, Al tavsiyesi
  • Goldman Sachs: 205 dolar hedef fiyat, Al tavsiyesi
  • Bernstein: 239 dolar hedef fiyat, Sektör Üstü Performans tavsiyesi

Tablo, New York Başsavcısı Eliot Spitzer’ın Wall Street’te hisse araştırmaları ile yatırım bankacılığı birimlerini birbirinden ayırmasından 23 yıl sonra düzenlemelerin yapısını yeniden tartışmaya açtı.

İngiliz iktisatçı Pettifor: Yapay zeka çöküşü kaçınılmaz bir krize yol açacak

“Wall Street Şerifi” olarak anılan Spitzer, 2000’li yılların başında internet şirketi balonu patladığında analistlerin kamuoyuna övdüğü hisseleri kendi aralarındaki yazışmalarda kötülediğinin ortaya çıkması üzerine hukuki süreç başlatmıştı.

Düzenleyici kurumlar ile bankalar arasında 2003 yılında varılan küresel uzlaşma, yatırım bankacılarının analist primlerini belirlemesini yasakladı, araştırma ve bankacılık birimleri arasındaki iletişimi denetime tabi tuttu ve analistlerin halka arz sunumlarına katılımını engelledi.

Söz konusu küresel uzlaşma kararı geçtiğimiz yılın aralık ayında resmi olarak sona erdi ve yerini sektör kuruluşu gözetimindeki esnek kurallara bıraktı.

Bankalar bünyesindeki uyum departmanları birimler arasındaki sınırları korumayı sürdürüyor.

Analistlerin büyük ölçekli işlemlerde yer alma isteği, kurumsal yatırımcı müşterileri için şirket yönetimlerine erişim sağlama ihtiyacı ve üst yöneticilerin halka arzda lider rol almak için yürüttüğü temaslar sektörel dinamikler üzerinde etkili olmayı sürdürüyor.

Ayrıca halka arz öncesindeki özel fonlama turlarına katılan ve hisse satış kısıtlaması süresi devam eden kurumlar, şirket değerlemesini sorgulayan raporlar hazırlamaktan kaçınıyor.

Sermaye piyasalarındaki kurumsal fon yöneticileri yatırım kararlarında aracı kurum tavsiyeleri yerine kendi analiz modellerini kullanıyor.

Kurumsal yatırımcılar bu tür büyük halka arzlarda aracı kurum araştırmalarının tarafsız olamayacağı varsayımıyla hareket ederken, bu raporları şirket verilerine ve yönetim kadrolarına erişim aracı olarak değerlendiriyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

Amerikan işçilerinin yarısından fazlası yapay zeka kullanıyor

Yayınlanma

Amerikan işçilerinin yapay zekaya yönelik endişeleri, iş hayatında bu teknolojiyi kullanmalarını engellemiyor.

Gallup anketine göre, bu yılın ikinci çeyreğinde ABD’li çalışanların yüzde 52’si işlerinde yapay zeka kullandığını belirtti.

Bunların yüzde 30’u sık sık kullandığını, yüzde 15’i ise her gün kullandığını ifade etti. Bu oran, 2026’nın ilk çeyreğinden bu yana istikrarlı bir artış gösteriyor.

Amerikalı çalışanların yüzde 47’si, kuruluşlarının operasyonları iyileştirmek amacıyla yapay zeka araçlarını benimsediğini belirtiyor.

Bu oran ilk çeyrekteki yüzde 41’e kıyasla bir artış gösterirken, çalışanların üçte biri ise bu teknolojiyi günlük işlerine henüz entegre etmemiş durumda.

İş yerinde yapay zekadan yararlananlar, bu teknolojiyi en çok yazma, düzenleme veya araştırma amaçlı kullanıyor.

Yapay zeka kullanıcıları arasında en yaygın kullanım alanları yazma ve düzenleme (%51), arama veya araştırma (%49) ve genel destek veya problem çözme (%39) olarak öne çıkıyor.

Bu veriler, yapay zekanın işyerindeki en yaygın rolünün hâlâ bilgi desteği olduğunu gösteriyor: Yani; çalışanlara taslak hazırlama, düzeltme, bilgi bulma ve genel soru veya sorunları çözme konusunda yardımcı olmak.

Kodlama desteği ve otomasyon gibi daha teknik veya uzmanlık gerektiren uygulamalar daha az sıklıkta bildiriliyor: Her ikisi de AI kullanıcılarının %16’sı tarafından belirtilmiş.

Biraz daha yüksek oranlarda ise AI, veri bilimi veya analitik (%18) ile sunum veya slayt seti oluşturma (%17) amaçlarıyla kullanılıyor.

Bu rakamlar, çalışanların teknolojinin işgücü piyasası üzerindeki gelecekteki etkisinden endişe duymasına rağmen, yapay zekanın iş yerlerini şimdiden nasıl dönüştürdüğüne dair bir fikir veriyor.

Geçen haziran ayında yayınlanan bir Reuters/Ipsos anketi, Amerikalıların %53’ünün bu endişeyi paylaştığını ortaya koydu; bu endişe, yaş, cinsiyet ve eğitim düzeyine göre ankete katılanlar arasında oldukça eşit bir şekilde dağılmıştı.

Okumaya Devam Et

Amerika

Mamdani, hükümetten Netanyahu’yu tutuklamasını istedi

Yayınlanma

New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani, İsrail başbakanının bu yılın ilerleyen aylarında ABD’yi ziyaret etmesi halinde federal yetkililerden tutuklama talep etti.

Mamdani, sosyal medyada paylaşılan bir videoda, “Binyamin Netanyahu bir savaş suçlusu ve Filistin halkına karşı işlenen korkunç bir soykırımın mimarıdır,” dedi.

Mamdani, Netanyahu’ya yönelik savaş suçu iddiaları nedeniyle Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin çıkardığı tutuklama emrinin haklı olduğuna inandığını belirtti ama bunu uygulamak için yasal yetkisi olmadığını kabul etti.

Mamdani, ABD’deki Yahudiler arasında Netanyahu’dan daha popüler

Mamdani şöyle konuştu:

“Yönetimim, Binyamin Netanyahu buraya gelirse New York Şehri’nin Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin tutuklama emrini uygulayıp uygulayamayacağını belirlemek için yürürlükteki yasalar çerçevesinde mevcut tüm yolları inceledi. Bu emri uygulamak için bağımsız yasal yetkimiz olmadığı açık. Fakat federal hükümetin bu yetkisi var ve ben onlara Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (ICC) katılmalarını ve bu tutuklama emrini yerine getirmelerini çağrıda bulunuyorum. Ve şunu da aynı derecede açıkça belirtmek istiyorum: Binyamin Netanyahu, New York Şehri’nde hoş karşılanmaz; kaçak durumdaki diğer hiçbir savaş suçlusu da hoş karşılanmaz.”

Netanyahu’nun eylül ayında BM Genel Kurulu için New York’a gelmesi bekleniyor.

Mamdani, geçen hafta, geçen yıl belediye başkanlığı kampanyası sırasında bunu taahhüt ettikten sonra, söz konusu ziyaret sırasında Netanyahu’yu tutuklayıp tutuklayamayacağını incelediğini söylemişti.

Mamdani, “Başbakan Netanyahu’nun yeri Lahey’dir,” dedi.

Zohran Mamdani: Canavarın ininde bir ‘nepo bebek’

ABD, UCM’nin yetkisini tanımıyor ve bu mahkemenin tarafı değil.

Mamdani’nin bu sözleri, Netanyahu’nun ABD topraklarında “tutuklanmayacağını” vurgulayan Donald Trump’tan tepki gördü.

Trump, sosyal medyada yaptığı bir paylaşımda Netanyahu’nun “İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı savaştığını” ve “tutuklanması gereken tek kişilerin, İran’ı bu eşi görülmemiş ölüm ve yıkım sarmalına sürükleyenler olduğunu” belirtti.

Netanyahu ise Mamdani’nin yorumları konusunda “endişeli olmadığını” söyledi.

FT: Mamdani iş dünyası liderlerinin bir kısmını ikna etti

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English