Amerika
Pentagon, “Ekonomik Savunma Birimi” kurdu

Savunma Bakan Yardımcısı Steve Feinberg, ekonomik etki ve ihtiyaçların ABD’nin ortak askeri planlama ve operasyonlarına entegre edilmesini içeren Pentagon’un tüm çalışmalarını yönetecek yeni bir birim kurdu.
DefenseScoop’un elde ettiği iki sayfalık memorandum, Ekonomik Savunma Birimi’ni (EDU) ve EDU direktörlüğü pozisyonunu resmen oluşturuyor.
EDU direktörü, bu yeni merkezi denetleyecek ve Savunma Bakanlığı genelinde ekonomik rekabet konusunda bakan yardımcısının başdanışmanı olarak Feinberg’e rapor verecek.
Feinberg, Pentagon liderliğine, muharip komutanlara, Savunma Bakanlığı kurumlarına ve saha faaliyet direktörlerine yazdığı notta şunları söyledi:
“Ekonomik Rekabet, sermaye, tedarik, politika, ticaret, gümrük tarifeleri, düzenleyici otoriteler, ihracat kontrolleri ve diğer potansiyel ekonomik faaliyetler dahil olmak üzere ekonomik araçların koordineli ve kasıtlı bir şekilde uygulanmasıdır. Bu, ekonomik araçlar yoluyla düşmanları caydırarak, engelleyerek, bozarak ve yenilgiye uğratmaya yardımcı olarak ABD’nin ekonomik avantajını genişletmeyi amaçlamaktadır.”
Genel olarak EDU, dünya çapında “düşmanların ekonomik etkisine karşı koymak” için yöntemler ve özel sektörün finansal uzmanlığını kullanmak üzere tasarlanmış, Savunma Bakanlığı bünyesindeki yeni bir uzmanlık birimi gibi görünüyor.
Yeni birim hakkında bilgi sahibi olan üç yetkili, DefenseScoop’a birimin bir aydan fazla süredir faaliyette olduğunu belirtti.
Birimin kurulması, Pentagon’un satın alma yaklaşımlarını elden geçirerek, sözleşme teşvikleri, doğrudan tedarikçiye yönelme stratejileri ve ticari teknolojilerin kullanımını genişletme yoluyla hızı önceliklendirme çabalarıyla aynı zamana denk geliyor.
Bu adımlar, federal işleri hızlandırmak için ikinci Trump yönetiminin hükümet genelindeki öncelikleriyle uyumlu diğer hamleler arasında yer alıyor.
Savunma Bakanı Pete Hegseth, Kasım 2025 tarihli bir memoranduma, Pentagon’un satın alma süreçlerini ve vizyonunu modernize etmeyi amaçlayan bir dizi hükümle birlikte EDU’ya da kısaca değinmişti.
Ekibe, “Savaş Zamanı Üretim Birimi”ni ve “önceden kararlaştırılmış performans ölçütlerine bağlı çeşitli şekillerde sermaye dağıtımı” için bir kılavuz oluşturmak üzere, tedarik ve sürdürülebilirlikten sorumlu savunma müsteşarlığı ile birlikte çalışması talimatını vermişti.
Feinberg’in EDU ile ilgili yeni kılavuzunda, birimin Savunma Bakanlığı Tedarik ve İdame Müsteşarlığı (A&S) bünyesinde “idari olarak uyumlu hale getirileceği” belirtiliyor.
Memorandumda, müsteşar yardımcısı, birimin ilgili başdanışmanlar ve bileşen başkanlarıyla koordinasyon içinde yerine getirmesi gereken birkaç özel görevi özetliyor.
EDU’ya, “erişim, üs kurma ve üst uçuş; düşmanların seferberliğine karşı koyma; düşmanların savunma sanayi üssü faaliyetlerine karşı koyma; ve ABD’nin kritik malzeme ve yeteneklere erişimini sağlama” gibi ekonomik rekabet faaliyetleri için gereklilikler geliştirmesini talimat veriyor.
Yönetmelikte, birimin Savunma Bakanlığının Ulusal Savunma Stratejisi, Ulusal Askeri Strateji ve Ulusal Savunma Sanayi Stratejisini destekleyeceği ve ilgili paydaşlarla işbirliği yaparak, “ABD’nin ekonomik kaldıracını en üst düzeye çıkarmasını ve ulusal çıkarlarını ilerletmesini” sağlayan, “aynı zamanda ekonomik araçlarla düşman hedeflerine karşı koyan” bakanlık çapında bir stratejik plan ve uygulama yol haritası geliştireceği belirtiliyor.
Feinberg ayrıca EDU’ya, Pentagon’un kriz ve çatışmalar sırasında aldığı kararların “ekonomik etkilerini değerlendirmek için düzenli masa başı tatbikatları ve faaliyetleri destekleme ve yürütme”; ordunun yeteneklerini artırmak için uygulanabilecek ABD hükümetinin elindeki ekonomik araçları değerlendirme; ve bakanlık tarafından kullanılabilecek ekonomik rekabet faaliyetleri için planlama senaryolarını veya konsept geliştirmeyi değerlendirme talimatını verdi.
Yeni merkezdeki yetkililer, Pentagon liderliğine modern sözleşme ve ticari yaklaşımlar konusunda danışmanlık yapacak.
Memorandumda ayrıca şöyle deniyor:
“ABD’nin askeri üstünlüğünü pekiştirmek ve düşmanların zorlayıcı etkisine karşı koymak amacıyla ekonomik, ticari, finansal, fiyatlandırma, veri ve analitik araçların, sermaye ve sermaye piyasalarının, düzenleyici, hukuki, risk yönetimi ve diğer ekonomik yeteneklerin kullanımını destekleyecekler.”
Ekonomik rekabete yönelik “daha entegre bir kamu-özel sektör yaklaşımını ilerletmek” amacıyla Feinberg, EDU bünyesindeki personele Stratejik Sermaye Ofisi, Sanayi Üssü Politikasından Sorumlu Savunma Bakan Yardımcısı Ofisi, Stratejik ve Kritik Malzemeler Yönetim Kurulu, Ulusal Savunma Ekonomik Savunma Araştırma Konseyi ve Ulusal Güvenlik Sermaye Forumu’ndaki yetkililerle birlikte çalışması talimatını verdi.
Mart ayında, Savunma Bakanlığının, EDU’daki “yatırım ekipleri”ne personel sağlamak için Wall Street’ten birçok oyuncuyu işe aldığına dair haberler ortaya çıkmıştı.
Bazı uzmanlar, bu yapının bakanlığın, bu çabalardan kazanç elde etme potansiyeli olan özel sermaye topluluğuyla bağlantılı finansçıları işe almasına olanak tanıyabileceği konusunda uyarıda bulundu.
Milyarder olan Feinberg, 1990’ların başında küresel yatırım şirketi Cerberus Capital Management’ı kurmuştu.
Pentagon’un 2027 mali yılı bütçe talebinde, EDU için 593 milyon dolarlık araştırma, geliştirme, test ve değerlendirme fonu yer aldı. Birimin finansmanı için 2026 bütçesinde de ödenekler onaylandı.
Feinberg’in memorandumunda, birimi yönetecek yetkilinin kim olduğu belirtilmedi.
Fakat cuma günü itibarıyla bu yılki Özel Harekat Kuvvetleri topluluğunun düzenlediği “SOF Week” konferansının gündeminde, EDU direktörü unvanına sahip George Kollitides adlı bir konuşmacı yer alıyor.
Amerika
Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.
Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.
Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.
Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.
Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.
Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.
Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.
Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.
Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.
Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.
Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.
Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.
Amerika
“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.
ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.
Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.
Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.
The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.
Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.
Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:
“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”
Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.
Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”
Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.
Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.
Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.
İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.
Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.
Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.
Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.
Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.
Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.
Amerika
ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.
Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.
“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.
Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.
Bessent şöyle konuştu:
“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. Ama peşinize düşeceğiz.”
ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı
ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.
Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.
ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.
Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.
İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.
Avrupa5 gün önceAvrupa savunma sanayii Ukrayna’ya yetişemiyor
Avrupa4 gün önceKoçbaşı olarak AfD
Görüş2 hafta önceBişkek’te “Yeni Düzen” gerçeğe dönüşüp dönüşemeyeceğini görmek için toplanıyor
Dünya Basını2 hafta önce“Yapay zeka devasa bir aldatmaca”
Avrupa5 gün önceCDU, AfD’yi durdurmak için yeni göç planı hazırlıyor
Asya2 hafta önceHindistan’ın 2047 gelişmiş ekonomi hedefi zora girdi
Asya2 hafta önceABD’nin baskısıyla karşı karşıya kalan Japonya Merkez Bankası kritik bir karar aşamasında
Asya4 gün önceÇin’in HQ-17AE kısa menzilli hava savunma sistemi Pakistan’ın İHA savunmasını güçlendirecek











