Bizi Takip Edin

Amerika

ABD’de bütçe krizi: Atmosfer verilerini toplayan bilim insanları ücretsiz izne gönderilecek

Yayınlanma

Trump yönetimi, Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresinin (NOAA) araştırma ödeneklerini dondurarak iklim ve atmosfer verilerini toplayan bilimsel projeleri durma noktasına getirdi. Colorado Üniversitesi, Beyaz Saray Yönetim ve Bütçe Ofisinin (OMB) fonları serbest bırakmaması nedeniyle birçok bilim insanının işini kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğunu duyurdu.

ABD’de Donald Trump yönetimi, Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresine (NOAA) ait bazı araştırma ödeneklerini dondurma kararı aldı.

Kararın ardından Colorado Üniversitesi tarafından yayımlanan resmi açıklamada, federal düzeydeki bu duraklamanın atmosfer verilerini toplayan bilim insanlarını “tasfiye edilme riskiyle” karşı karşıya bıraktığı vurgulandı. Üniversite, ödeneklerin Beyaz Saray Yönetim ve Bütçe Ofisi (OMB) tarafından serbest bırakılmadığına dikkat çekti.

Çevresel Bilimlerde Araştırma İşbirliği Enstitüsü (CIRES) Direktörü Waleed Abdalati, The Hill’e yaptığı açıklamada, söz konusu bilim insanlarının ödemelerini yapabilmek için gereken fonların tükenmesine yaklaşık 30 gün kala, NOAA’nın tüm hibe ve ödenek işlemlerini askıya aldığı bilgisinin kendilerine iletildiğini belirtti.

Abdalati, bir harcama planı onaylanana kadar ödenek yönetimi biriminden hiçbir fon akışı olmayacağının kendilerine bildirildiğini aktardı.

NOAA sözcüsü Kim Doster bütçeye ilişkin soruları OMB’ye yönlendirirken, OMB sözcüsü Rachel Cauley konuya dair soruları yanıtsız bıraktı.

Şubat ayında yayımlanan Nature raporu, Ulusal Sağlık Enstitüleri (NIH) dahil olmak üzere diğer araştırma hibe kurumlarında da benzer onay gecikmelerinin yaşandığını ortaya koymuştu.

NOAA’nın bütçe kaynaklarını sağlayan Senato Ticaret, Adalet, Bilim ve İlgili Kurumlar Tahsisat Alt Komisyonu’nun kıdemli demokrat üyesi Senatör Chris Van Hollen, ödeneklerin engellenmesinin yasayı ihlal ettiğini belirtti.

Van Hollen, geçtiğimiz yıl Trump’ın NOAA bütçesini kesme girişiminin iki partili bir mutabakatla reddedildiğini hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:

“Yönetimin aşırı hava olaylarını tahmin etme ve izleme, balıkçılık endüstrisini destekleme ve kıyı topluluklarımızın direncini artırma programlarını sürdürmesi gerektiğini açıkça belirttik. Ancak Russ Vought, fonların yükümlülüğe dönüştürülmesini engelleyerek Kongre’nin bu talimatlarını görmezden geliyor ve yasayı açıkça ihlal ediyor. Vought’un hukuka uyması ve Kongre’nin amaçladığı şekilde, ekonomimiz için hayati önem taşıyan NOAA kamu hizmetleri için fonları serbest bırakması gerekiyor.”

Senatör Van Hollen’ın ofisinden bir yetkili, OMB’nin NOAA’nın operasyon, araştırma ve tesis harcamaları için ayrılan kaynakları tuttuğunu, bunun da kurumun neredeyse tüm programlarında yeni ödül ve finansman fırsatları sunmasını engellediğini bildirdi.

Mevcut durumda kurumun yalnızca 15 günlük planlamalar yapabildiği ifade edildi.

Bilimsel çalışmalar ve istihdam tehdit altında

Ödeneklerin dondurulması, CIRES bünyesindeki Global İzleme Laboratuvarı’nda çalışan bilim insanlarının ücretlerinin ödenememesi anlamına geliyor.

Abdalati, 15 Mayıs’a kadar fonların sağlanmaması durumunda personelin ücretsiz izne çıkarılacağı konusunda bildirimde bulunduklarını açıkladı. Laboratuvarda çalışan 42 personelin ücretsiz izne ayrılma riskiyle karşı karşıya olduğu, bazı personelin ise başka görevlere kaydırıldığı öğrenildi.

CIRES; hava durumu, iklim, kutup bölgelerindeki değişimler, atmosferik kimya ve su kaynakları gibi Dünya sistemi bilimlerini incelerken, Global İzleme Laboratuvarı sera gazları ve ozon tabakasının iyileşmesi gibi kritik alanlarda çalışmalar yürütüyor.

Abdalati, fon akışının durması halinde kısa vadede atmosferin durumunu, içeriğini, karbon miktarını ve ozon deliğindeki iyileşmeyi anlamaya yardımcı olan verilerin kaybedileceğini vurguladı.

Uzun vadede ise gözlem yapma kabiliyetinin tamamen yitirilebileceğine dikkat çeken Abdalati, “Bir şeyi kırmak, onu yeniden inşa etmekten çok daha kolaydır” diyerek bazı çalışmaların şimdiden durduğunu kaydetti.

Abdalati, bu durumun kirlilikten küresel ısınmaya kadar geniş bir yelpazedeki araştırmaları ve tarımsal üretim için kritik olan mevsimsel hava değişkenliği analizlerini olumsuz etkileyeceğini belirtti.

Bu yılın başlarında kabul edilen harcama paketine eşlik eden ortak açıklama, NOAA’nın iklim, hava durumu laboratuvarları ve işbirliği enstitüleri için yaklaşık 198 milyon dolar harcamasını öngörüyordu.

Ancak Trump yönetimi, Okyanus ve Atmosfer Araştırma Ofisi’nin bütçesinde yüzde 74 oranında bir kesintiye gitmeyi ve ofisi tamamen ortadan kaldırmayı hedefliyor. Beyaz Saray’ın son bütçe teklifi, NOAA’nın operasyon ve araştırma bütçesinde 1,6 milyar dolarlık bir kesinti öngörüyor.

NOAA Ulusal Deniz Balıkçılığı Servisi eski müdür yardımcısı Andrew Rosenberg, hibe gecikmelerini “atipik” olarak nitelendirerek, OMB’nin normal şartlarda bu tür fonları bu şekilde tutmadığını belirtti.

Rosenberg, bu durumun yönetimin bilimsel çalışmaları engellemeye yönelik daha geniş bir çabasının parçası olduğunu ifade etti:

“NOAA temelde bir bilim kurumudur ve tüm bu olanların arkasında gerçek bir bilim karşıtı eğilim var. Bütçeyi, insanların erişebildiği bilgileri ve hükümetin yaptığı işi temelden değiştirmek için bir silah olarak kullanıyorlar.”

Amerika

Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Yayınlanma

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.

Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.

Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.

Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.

Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.

Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.

Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.

Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.

Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.

Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.

Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.

Veri merkezi krizi

Okumaya Devam Et

Amerika

“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

Yayınlanma

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.

ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.

Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.

Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.

The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.

Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.

Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:

“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”

Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.

Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”

Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.

Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.

Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.

İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.

Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.

Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.

Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.

Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.

Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

Yayınlanma

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.

Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.

“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.

Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.

Bessent şöyle konuştu:

“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. ⁠Ama peşinize düşeceğiz.”

ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı

ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.

Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.

ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.

Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.

İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald ​Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English