Bizi Takip Edin

Amerika

Pentagon: Irak ve Suriye’de ABD güçlerine yönelik toplam 140 saldırı gerçekleştirildi

Yayınlanma

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), 17 Ekim 2023’ten bu yana Irak ve Suriye’deki ABD güçlerine yönelik toplam 140 saldırı gerçekleştirildiğini açıkladı.

Pentagon Sözcü Yardımcısı Sabrina Singh, günlük basın toplantısında Orta Doğu’daki gelişmeleri değerlendirdi.

ABD’nin Irak ve Suriye’de bulunan üslerine yönelik saldırıların başladığı 17 Ekim 2023’ten bu yana toplam 140 saldırı yapıldığını belirten Singh, bunların 57’sinin Irak’ta, 83’ünün de Suriye’de olduğu bilgisini paylaştı.

Singh, Kızıldeniz’deki ticari gemilere yönelik devam eden Husilerin saldırılarına da değinerek, bu saldırıları durdurmaları çağrısını yineledi.

Bir gazetecinin, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını durdurması halinde Husilerin eylemlerine son vereceğini açıkladığını hatırlatması üzerine Singh, Kızıldeniz’de olanlarla Gazze’de yaşananların arasında bir bağ bulunmadığını iddia etti.

Kızıldeniz’deki gelişmeler

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), en son dün gece ve bu sabah Husiler tarafından kullanıldığı iddia edilen füze rampalarına karşı yeni saldırılar düzenlediğini duyurmuştu.

ABD yönetimi, ayrıca dün, Yemen’de Husiler olarak bilinen Ensarullah Hareketi’ni, Kızıldeniz’deki saldırıları nedeniyle yeniden “yabancı terör örgütleri” listesine almıştı.

Yemen’deki Husiler, İsrail’in Gazze’deki saldırılarına tepki gerekçesiyle 31 Ekim’de Yemen açıklarında İsrailli şirketlere bağlı olduğunu belirttikleri ticari gemilere el koymaya, bazılarına da dron ve füzelerle saldırılar düzenlemeye başladı.

ABD güçleri, bu süreçte birçok kez Yemen’den atılan füze ve kamikaze dronları düşürdüğünü belirtti.

Husilerin eylemlerinin ardından çok sayıda gemicilik şirketi, Kızıldeniz’deki seferlerini durdurma kararı aldı.

ABD, küresel deniz ticareti güvenliğinin tehlikeye girdiği gerekçesiyle 18 Aralık’ta bir grup ülkenin katılımıyla Husi güçlere karşı “Refah Muhafızı Operasyonu” adında çok uluslu “deniz görev gücü” oluşturulduğunu açıkladı.

Küresel ticaretin yaklaşık yüzde 12’si Akdeniz’i Kızıldeniz’e bağlayarak Avrupa ile Asya arasındaki en kısa rotayı sunan Süveyş Kanalı üzerinden yapılıyor.

Amerika

ABD’de Cumhuriyetçiler 80 milyar dolarlık pakette uzlaşı arıyor

Yayınlanma

ABD Temsilciler Meclisi liderleri ve Beyaz Saray yetkilileri, parti çizgisindeki bütçe düzenleme yasasını geçirmek amacıyla yaklaşık 80 milyar dolarlık paket üzerinde ortak zemin arıyor. Taslak kapsamında Pentagon programlarına 67 milyar dolar, tarım desteğine ise 11 milyar dolar ayrılması planlanırken harcama kesintisi dengelenmesi öngörülmüyor.

ABD Temsilciler Meclisi’ndeki Cumhuriyetçi liderler ve Beyaz Saray yetkilileri, yaz döneminin sonundaki yasama çalışmalarında parti çizgisindeki bütçe düzenleme mevzuatını yasalaştırmak amacıyla yaklaşık 80 milyar dolarlık bir politika paketi üzerinde ortaklaşıyor.

Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komisyonu Başkanı Cumhuriyetçi Mike Rogers, hazırlanan tasarı çerçevesinde Pentagon programlarına 67 milyar dolar, tarım yardımlarına ise 11 milyar dolar aktarılacağını açıkladı.

Rogers, bu harcamaları dengeleyecek herhangi bir bütçe kesintisinin ise taslakta yer almadığını kaydetti.

Görüşmelerin ana hatlarını doğrulayan ve isimlerinin açıklanmasını istemeyen konuya vakıf üç kaynak, Politico’ya yaptıkları açıklaamda, pakette ABD Başkanı Donald Trump’ın teşvik ettiği SAVE America Act yasa tasarısının belirli unsurlarını yansıtacak birkaç milyar dolarlık seçim hibelerinin de yer almasının muhtemel olduğunu bildirdi.

Bütçede dengeleyici kesintilerin yapılmaması, tarım yardımına ayrılan payın en azından bir kısmının karşılanmasını isteyen Cumhuriyetçi mali şahinlerin tepkisini çekme riski barındırıyor.

Ancak bu mali kaygılar dikkate alınarak, daha önceki müzakerelerde 20 milyar dolara kadar çıkması öngörülen tarımsal destek tutarı 11 milyar dolara indirildi.

Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson, tasarının detaylarına girmekten kaçınarak adım adım uzlaşı inşa etmeye odaklandığını ifade etti.

Salı günü boyunca önemli Cumhuriyetçi yetkililer arasında bir dizi toplantı gerçekleştirilirken Johnson, Rogers ve diğer önde gelen Cumhuriyetçiler Beyaz Saray’da düzenlenen toplantıya katıldı.

Savunma için ayrılması planlanan 67 milyar dolarlık bütçe, Beyaz Saray’ın yakın zamanda sunduğu acil ek finansman paketindeki talebe yakın bir seviyede yer alıyor.

Buna karşın bu miktar, Trump’ın ordu için çağrısını yaptığı 350 milyar dolarlık bütçe artışı hedefinin oldukça gerisinde kalıyor.

Temsilciler Meclisi Bütçe Komisyonu, bütçe düzenleme sürecini başlatacak taslağı görüşmek üzere perşembe sabahı bir oturum düzenleyeceğini duyurdu.

Komisyon kuralları uyarınca ilgili taslağın en geç çarşamba günü saat 10.00 itibarıyla kamuoyuna açıklanması gerekiyor.

Sürece ilişkin değerlendirmede bulunan Johnson, “Çok sayıda farklı fikir üzerinde çalışıyoruz ve detayları kamuoyuyla paylaşmaya hazır hale geldiğinde açıklayacağız. Şu anda milletvekilleri arasında görüşmeler sürüyor ve Beyaz Saray da sürece doğrudan katılım sağlıyor. Bu ortak bir çaba olduğu için memnunuz” dedi.

Temsilciler Meclisi Çoğunluk Lideri Steve Scalise ise gazetecilere yaptığı açıklamada, bütçe taslağının perşembe günü Bütçe Komisyonu’ndan geçmesi halinde gelecek hafta genel kurulun gündemine gelebileceğini bildirdi.

Scalise, parti içi muhalefet nedeniyle geçen ay ertelenen yıllık savunma politikası tasarısının da önümüzdeki hafta yeniden genel kurula getirilebileceğini sözlerine ekledi.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD’de Adalet Bakanı adayı Blanche için zorlu sınav

Yayınlanma

ABD’de Başkan Trump’ın Adalet Bakanı adayı Todd Blanche, Senato onay oturumunda zorlu sorularla karşılaşacak. Blanche’ın geçmişte Trump’ın avukatlığını yapması, Epstein davasındaki hatalar ve 1,8 milyar dolarlık fon girişimi oturumun merkezinde yer alıyor. Komisyondaki bazı Cumhuriyetçilerin mesafeli duruşu nedeniyle adaylığın genel kurula taşınması için firesiz destek gerekiyor.

Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu ABD Senatosu Adalet Komisyonunun, ABD Başkanı Donald Trump’ın Adalet Bakanı adayı Todd Blanche için normal şartlarda dostane bir yer olması beklense de Blanche adeta bir mayın tarlasına adım atıyor.

Demokratlar, Blanche’ın çarşamba günü yapılacak onay oturumunu, onun geçmişte Trump’ın kişisel avukatlığı dönemindeki siciliyle hesaplaşma zeminine dönüştürmeyi vadediyor.

Ayrıca son dönemde Jeffrey Epstein dosyalarının düzensiz şekilde kamuoyuna açıklanması ve muhaliflerin Trump’ın müttefiklerine yönelik bir rüşvet fonu olarak nitelendirdiği “yargısal savaş” kurbanlarına ödeme yapılması amaçlanan 1,8 milyar dolarlık fonun iptal edilen lansmanı da mercek altına alınacak.

Senato Adalet Komisyonunun en kıdemli Demokrat üyesi Illinois Senatörü Dick Durbin, Blanche’ı “tarihin en yozlaşmış yönetimini desteklemek ve buna yardım etmekle” suçladı.

Durbin; Epstein dosyalarının hatalı şekilde yayımlanması, “polisleri darp edenler için kurulan MAGA rüşvet fonu”, Trump ile ABD Vergi Dairesi (IRS) arasındaki ayrıcalıklı anlaşma ve kripto para yolsuzluğu konularında Blanche’ın üzerine gitmeyi planlıyor.

Cumhuriyetçi kanatta ise bu dönem sonunda görevden ayrılacak olan ve bu nedenle Trump’a karşı çıkmaktan çekinmeyen Texas Senatörü John Cornyn ve North Carolina Senatörü Thom Tillis yer alıyor.

Her iki senatör de Blanche’a verecekleri desteğin, “devlet mağdurları fonu” kurulmasına yol açan tartışmalı uzlaşma hakkındaki sorulara vereceği yanıtlara bağlı olduğunun işaretini verdi.

Senatörler özellikle bu fonun tamamen sonlandırıldığına dair kesin güvence istiyor.

Federal mahkemenin pazartesi günü açıkladığı ve Blanche’ın söz konusu uzlaşma sürecini yönetme biçimi nedeniyle disiplin cezasıyla karşı karşıya kalabileceğini belirten kararı, Cornyn için riskleri daha da artırdı.

Cornyn, “Doğru olanı yapmak istiyorum ancak sadece başkanın avukatlığını yapacak birini değil, yasaları uygulayacak bir adalet bakanı görmek istiyorum. Henüz nihai kararımı vermedim” dedi.

Tillis ise şu anki eğiliminin “evet” oyu vermek yönünde olduğunu belirtmekle birlikte fonla ilgili çözülmesi gereken sorunlar olduğunu vurguladı.

Adalet Komisyonu üyelerinin Blanche’ın adaylığını parti sınırlarına göre oylayarak Senato Genel Kuruluna sevk edeceği varsayıldığında, Cumhuriyetçi kanattan gelecek tek bir fire bile süreci sekteye uğratabilir. Bu durum, Blanche üzerinde çarşamba günkü oturumda hata yapmadan performans göstermesi yönünde büyük bir baskı oluşturuyor.

Olası bir hata, Cumhuriyetçi liderlerin onay sürecini ağustos ayındaki bir aylık resesyon öncesinde tamamlamasını zorlaştırabilir.

Son günlerde Blanche’ın onay oturumu öncesinde işleri kolaylaştırmaya çalıştığına dair işaretler görülüyor. Salı günü Kongre binasında temaslarda bulunan Blanche, Durbin dahil birçok milletvekiliyle bir araya geldi.

Durbin, Blanche’ın artık feshedilen “mağdur fonu” konusundaki yönetim biçiminde “hata yaptığını” kendisine itiraf ettiğini aktardı.

Blanche ayrıca Adalet Komisyonu dışındaki Cumhuriyetçi senatörlerle de bağ kurmaya çalışıyor. Geçen hafta Alaska’ya çok günlük bir ziyaret gerçekleştiren Blanche, ılımlı Cumhuriyetçi Senatör Lisa Murkowski’nin eyaletinde, Adalet Bakanlığı ile Anchorage yönetimi arasında liman genişletme projesine dair yaklaşık 200 milyon dolarlık bir uzlaşma anlaşması sağlandığını duyurdu.

Murkowski salı günü yaptığı açıklamada, Blanche için hala bazı özel takip soruları olduğunu ifade etti.

Bu kasım ayında zorlu bir yeniden seçim kampanyasıyla karşı karşıya olan Maine Senatörü Susan Collins de Blanche hakkında henüz bir karar vermediğini, oturumun sonuçlarını beklediğini dile getirdi.

Oylamanın parti sınırlarına göre yapılması durumunda Senato Genel Kurulunda sadece iki Cumhuriyetçi üyenin oyunu kaybetme lüksü olan Blanche, çarşamba günü senatörlerin sorularını yanıtlayacak. Perşembe günü ise dışarıdan davet edilen tanıklar Blanche’ın karakteri hakkında ifade verecek.

Komisyonda dinlenecek tanıklar

Cumhuriyetçiler tanık olarak, George W. Bush döneminde Adalet Bakanlığı yapan John Ashcroft’u, Federal Kolluk Kuvvetleri Memurları Derneği Başkanı John Adler’ı ve kızı belgesiz bir göçmen tarafından öldürüldükten sonra sert göçmenlik politikalarını savunan Jennifer Bos’u davet etti.

Demokratlar ise Epstein dosyalarının yayımlanması sırasında adı yanlışlıkla ifşa edilen Epstein’ın cinsel istismar mağdurlarından Danielle Bensky ile eski Adalet Bakanlığı Af Avukatı Liz Oyer’ı tanık olarak çağırdı.

Demokratlar çarşamba günkü oturumda, Blanche’ın Adalet Bakanı Yardımcısı olduğu dönemde Epstein davası dosyalarının kamuoyu açıklanması sürecini yönetme biçimine yönelik eleştirileri yoğunlaştırmayı hedefliyor.

Halefi Pam Bondi’nin gerçekleştirdiği bir dizi hatanın ardından Blanche, sansür hatalarıyla gölgelenen ve bazı milletvekilleri ile Epstein mağdurları tarafından Trump ve dosyalarda adı geçen diğer güçlü erkekleri korumaya yönelik olduğu gerekçesiyle eleştirilen sürecin kamuoyundaki yüzü olmuştu.

Adalet Komisyonunda görev yapan bir Demokrat senatörün özel stratejileri paylaşmak üzere isminin açıklanmaması koşuluyla konuşan yardımcısı, Demokratların Blanche’a geçen yaz Florida’ya giderek Epstein’ın mahkum edilmiş tek suç ortağı olan ve şu anda 20 yıllık hapis cezasını çeken Ghislaine Maxwell ile yaptığı görüşmeyi sormayı planladıklarını aktardı.

Maxwell, Blanche ile yaptığı görüşmelerin ardından daha düşük güvenlikli bir hapishaneye sevk edilmişti.

Blanche bu nakli güvenlik gerekçeleriyle savunsa da diğer kesimler bunun, Maxwell’in Trump ile Epstein arasındaki geçmiş dostluk süresince Trump’ın herhangi bir usulsüzlüğüne tanık olmadığını söylemesinin bir ödülü olduğunu öne sürüyor.

Senatör Richard Blumenthal, Blanche’a 6 Ocak 2021’deki Kongre baskınına katılan isyancıların affedilmesindeki rolünü ve bu aflarla ilgili yasa ihlallerini soruşturmadaki başarısızlığını sormayı planlıyor.

Blanche ayrıca Adalet Bakanlığının, Trump’ın muhalifi olarak görülen eski FBI Direktörü James Comey, eski Federal Rezerv Başkanı Jerome Powell ve New York Başsavcısı Letitia James gibi isimlere yönelik siyasi nitelikli kovuşturma ve soruşturmaları nedeniyle de inceleme altında kalabilir.

Senato Adalet Komisyonundaki Demokratların stratejisi Temsilciler Meclisindeki meslektaşları tarafından da desteklenebilir.

Temsilciler Meclisi Adalet Komisyonunun en kıdemli Demokrat üyesi Jamie Raskin, salı günü Blanche’a gönderdiği mektupta, federal yargıçların Trump dönemi Adalet Bakanlığı avukatlarının mahkeme kararlarını ihlal ettiği, yanıltıcı veya yanlış bilgi verdiği ya da hassas davalarda kritik bilgileri gizlediği yönündeki iddialarına yanıt vermesini talep etti.

Adalet Komisyonu Başkanı Cumhuriyetçi Chuck Grassley ise çarşamba günü yapacağı açılış konuşmasında Demokratların karalama taktiklerine karşı Blanche’ın adaylığına yönelik iki partili geniş desteği vurgulamaya hazırlanıyor.

Demokratların bu sorgulama hatları Blanche için zorlayıcı olsa da asıl dikkatler komisyondaki Cumhuriyetçi üyeler John Cornyn ve Thom Tillis üzerinde olacak.

Blanche, Senato Cumhuriyetçilerinin özel itirazları ve kamuoyu tepkisinin ardından “mağdur fonu” planlarından neden vazgeçtiği ve bu girişimle aslında neyi amaçladığı konusunda hassas bir denge kurmak zorunda kalacak.

Blanche’ın bu fonu ilerleyen süreçte yeniden canlandırmayacağına dair yazılı bir beyanda bulunmayı reddetmesi, şüpheyle yaklaşan Cumhuriyetçiler için sorun teşkil edebilir.

Tillis salı günü yaptığı açıklamada, “Bu fonun tamamen sonlandırıldığını kesin olarak bilmek zorundayım. Bu kötü bir imaj ve kötü bir politika, ortadan kalkmalı” dedi.

Okumaya Devam Et

Amerika

Petrol devlerine 51 milyar dolarlık iklim davası açan avukata Kongre sorgusu

Yayınlanma

ABD’de petrol ve doğalgaz endüstrisine karşı yürütülen çok milyar dolarlık iklim davasının merkezindeki avukatlardan Roger Worthington, Kongre bünyesinde Cumhuriyetçilerin yürüttüğü soruşturma kapsamında kapalı kapılar ardında ifade verecek. Oregon eyaletinin Multnomah ilçesi adına açılan 51 milyar dolarlık tazminat davasını üstlenen 65 yaşındaki avukat, iklim davalarına bakan hakimleri etkilemeye çalışmakla suçlanıyor.

Petrol ve doğalgaz endüstrisine karşı yürütülen dev iklim davasının merkezindeki avukat Roger Worthington, ABD Kongresinin denetimiyle karşı karşıya.

Serbest çalışan avukatların Kongre komisyonu önüne çağrılarak ifadelerinin alınması nadir görülen durum olsa da iklim ve enerji davalarının yoğun siyasi atmosferinde Roger Worthington sıradan avukat profili çizmiyor.

Çevre aktivistleri arasında öncü, Donald Trump yönetimi ve Kongredeki cumhuriyetçiler nezdinde ise muhalif figür olarak görülen hırslı avukat, son hamlesiyle tepkileri üzerine çekti.

Oregon eyaletinin Multnomah bölgesini temsil eden Worthington, petrol ve doğalgaz şirketlerini 2021 yılında 69 kişinin ölümüne yol açan aşırı sıcak dalgasına zemin hazırlamakla suçlayan 51,5 milyar dolarlık davayı üstlendi. Bu adım, kendisini Temsilciler Meclisi Yargı Komisyonunun hedefi haline getirdi.

Meslek hayatında asbest üreticilerine karşı açtığı davalarla tanınan 65 yaşındaki Worthington, Portland kentini de kapsayan bölge adına üç hukuk firmasının ortaklaşa açtığı davada yargıçları etkileme çabalarını araştıran cumhuriyetçilerin sorularını yanıtlayacak.

İklim davalarında yeni cephe

Kongre mahkemesi celbiyle gerçekleşecek bu ifade süreci, yerel yönetimlerin petrol ve doğalgaz üreticilerini küresel ısınmadan mali olarak sorumlu tutmak amacıyla açtığı iki düzineden fazla davanın siyasi ve hukuki savaşında yeni gerilim hattı oluşturuyor.

Enerji sektörü, bu davaların milyarlarca dolarlık kayba yol açabileceği uyarısı yapıyor. Temsilciler Meclisi ve Senatodaki cumhuriyetçiler ise bu davaları tamamen düşürecek yasa tasarıları hazırlıyor.

Trump yönetiminin iklim girişimlerini engelleme çabalarında, bu davaların önünün kesilmesi öncelikli başlıklar arasında yer alıyor.

ABD Adalet Bakanlığı, daha önce Hawaii ve Michigan eyaletlerinde açılan davaları engellemek için başarısız girişimlerde bulunurken, Minnesota’daki davayı da akamete uğratmaya çalıştı.

ABD Yüksek Mahkemesi ise bu sonbaharda sektörün davaları düşürme talebine ilişkin sözlü savunmaları dinleyecek.

Worthington, Multnomah bölgesi yetkililerinin Haziran 2023 tarihinde Portland adliyesi önünde davanın başladığını duyurduğu andan itibaren başroldeydi.

Siyasetçilerin yanında söz alan Worthington, “Yerin altından karbonu çıkarıp gaza dönüştürme ve gökyüzümüzü kirletme işindeler, bedelini ise biz ödüyoruz. Artık buna izin vermeyeceğiz, ne burada ne de şimdi” diyerek tavrını ortaya koymuştu.

Bu, Worthington’ın büyük şirketlerle ilk mücadelesi değil. Asbest üreticilerini yirmi yıldan fazla süre mahkemeye taşıyan avukat, kanser hastası müvekkilleri için 1 milyar dolardan fazla tazminat kazandı.

Bu deneyimin iklim davasındaki bakış açısını şekillendirdiğini belirten Worthington, sürecin kolay olmayacağını ve fosil yakıt sektörünün kendini korumak için sert şekilde savaşacağını öngörmüştü.

Yıllar sonra, tütün ve opioid davalarında deneyimli isimlerin de yer aldığı hukuk ekibiyle birlikte Washington’daki kapalı kapılar ardındaki sorguya gelirken, öngörüleri tahmin etmediği şekilde gerçekleşti. Siyaseten karşı çıktıkları aktif davada görev yapan avukat, milletvekillerinin kıskacına girdi.

Worthington, kendisini ifadeye çağıran milletvekillerini “büyük petrol şirketlerinin önüne kemirecekleri kemik atmakla” suçladı. Mahkemeler üzerinde yetkisi olan Yargı Alt Komisyonunun Başkanı Cumhuriyetçi Milletvekili Darrell Issa ise komisyonun petrol sektörünün talimatıyla hareket ettiğini öne sürenlerin tamamen yanıldığını savundu.

Issa, “Yalan söylüyorlar. Milletvekilleri gerçeği duymak istiyor. İfade yemin altında gerçekleşecek. Ya anayasal haklarını kullanarak susacaklar ya da gerçeği söyleyecekler” dedi.

Worthington’ın yakın çevresi ise onun bu mücadeleye hazır olduğunu belirtiyor. Worthington’ı 1997 yılından beri tanıyan Matt Bergman, “Dostlarınız kadar düşmanlarınız da sizi onurlandırır. Roger’ın hedef alınması, onun hukuki mücadelesinin yerleşik güçler için ne kadar büyük tehdit oluşturduğunu gösteriyor” değerlendirmesini yaptı.

Worthington’ın geçmişi dikkat çekici ayrıntılar barındırıyor. Üniversite yıllarında yaz tatilinde Exxon Mobil petrol rafinerisinde çalışan Worthington, Oregon’un Bend kentinde Worthy Brewing adında bir bira imalathanesi kurdu. Tesis bünyesinde 16 inçlik Ritchey-Chrétien teleskobuna sahip gözlemevi de yer alıyor.

Şerbetçiotu yetiştiriciliği yapan Worthington, aynı zamanda ekolojik tarım çiftliği ve yerel bitki bahçelerini yöneten, çevre eğitimleri veren Worthy Garden Club organizasyonunu yürütüyor.

Worthington, uzun yıllardır Demokrat adayları açıkça destekliyor. Oregon’da Senatör Ron Wyden gibi Demokrat siyasetçilere on binlerce dolar bağış yapan avukat, iklim davasına onay veren ve 2024 yılında Temsilciler Meclisi seçimlerinde aday olan Susheela Jayapal’a da 2 bin dolar katkı sağladı.

Susheela Jayapal’ın kız kardeşi Pramila Jayapal ise Kongre İlerici Grubu eski başkanlığı görevini yürütmüştü. Worthington ayrıca Oregon’daki orman yangınlarının ardından bölgenin toparlanması için 1 milyon kozalaklı ağaç dikme taahhüdüyle 1 milyon dolar bağış sözü verdi.

Bisiklet sporuyla ilgilenen Worthington, şimdiki hukuk ortağı John Caron ile 1990’lı yıllarda bisiklet yarışları esnasında tanıştı.

Worthington ile ortak çalıştığı Thomas, Coon, Newton & Frost ve Simon Greenstone Panatier firmalarından oluşan hukuk ekibi, iklim davaları alanında yeni sayılıyor.

İlk iklim davalarının çoğunu Sher Edling hukuk firması ile Demokrat eğilimli kent ve eyaletlerdeki çevre örgütleri ile başsavcılar yürütmüştü.

San Francisco merkezli Sher Edling firması, Sierra Club Hukuki Savunma Fonu (şimdi Earthjustice) eski başkanı Vic Sher ve çevre avukatı Matt Edling tarafından kurulmuştu.

Sher Edling de cumhuriyetçi milletvekillerinin hedefi haline geldi. Firmayı temsil eden avukat, mayıs ayında Temsilciler Meclisi Yargı Komisyonuna yaptığı açıklamada, yargıçları etkileme çabalarının müvekkilinden değil, ezici çoğunlukla petrol şirketleri ve onların avukatlarından geldiğini belirtti.

Worthington gibi şirketlerin usulsüzlüklerini ifşa etme konusunda uzmanlaşmış kişisel zarar avukatları, uzun ve maliyetli davaları finanse edecek güçleri sayesinde 2023 yılından itibaren iklim alanına yöneldi.

Multnomah bölgesini temsil eden üç hukuk firması, davayı başarı şartına bağlı ücret anlaşmasıyla yürütüyor ve kazanmadıkları takdirde herhangi bir ücret alamıyor. Bölge yönetimi, altyapıyı ve kamu sağlığı hizmetlerini gelecekteki aşırı hava olaylarına karşı dayanıklı hale getirmek amacıyla 51,5 milyar dolar tazminat talep ediyor.

Ortak asbest davalarında servet kazandıktan sonra kalıcı bir miras bırakmak istediklerini belirten Bergman, kendisinin sosyal medya platformlarının çocuklara verdiği zararlar nedeniyle aileleri temsil ettiğini, Worthington’ın ise çevre konusuna odaklandığını ifade etti.

Bergman, Worthington’ın iklim değişikliği araştırmaları dahil çevre projelerine on binlerce dolar bağışladığını aktardı.

Bu kapsamda, Yüksek Mahkeme tarafından 2025 yılında reddedilen gençlik iklim davası Juliana v. United States davasının hukuki temelini oluşturan akademisyen Mary Wood’un çalışmalarını desteklemek amacıyla Oregon Üniversitesi Hukuk Fakültesine bağış yapıldı.

Bilimsel çalışmalara olan ilgisini aile ortamına borçlu olduğunu belirten Worthington’ın üvey babası, NASA’da radyasyon biyoloğu olarak görev yapmış ve ozon tabakasını koruyan 1987 Montreal Protokolü’ne zemin hazırlayan verilerin toplanmasına katkı sağlamıştı.

Ancak Multnomah davasındaki bazı bilimsel bağlantılar, ekim ayında bir yargıcın Worthington’ı kamuoyu önünde azarlamasına neden oldu ve onu Kongre soruşturmasının içine çekti.

Tartışma, petrol ve doğalgaz şirketlerinin Temmuz 2025 tarihinde davanın düşürülmesi yönünde dilekçe vermesiyle başladı. Şirketler davanın ifade özgürlüğü haklarını ihlal ettiğini savundu.

Bölge yönetimi ise sektörün yanıltıcı reklam faaliyetlerini kanıtlamak amacıyla belgeler sundu. Ancak Chevron, Worthington’ı “mahkemeyi dolandırmakla” suçlayarak uzmanların kullandığı iki iklim araştırmasının dikkate alınmamasını talep etti.

Chevron, Worthington’ın bilimsel makalelerden birine yayımlanmadan önce erişim sağladığını ve bu çalışmanın zamanla davaya odaklı hale geldiğini öne sürdü. Ayrıca Worthington’ın diğer makaleyi fonladığını mahkemeye bildirmediğini savundu.

Orman yangınlarının yol açtığı ölümlerle ilgili olan ikinci makalede Worthington’a kısmi destek teşekkürü yer alsa da bu ilişki mahkemeye sunulmadı. Şirket ayrıca Worthington’ın yerel gazetelerde davayı destekleyen yazılar yazarken kendisini avukat olarak değil, bira imalathanesi sahibi olarak tanıttığını belirtti.

Bölge Yargıcı Benjamin Souede, araştırmaları davadan çıkarmayı reddetmesine rağmen, Worthington’ı mahkemeyi bilgilendirmediği için sert bir dille eleştirdi.

Yargıç Souede, “Bu bilerek bilgi gizleme çabasıyla ne amaçlandığını anlamıyorum. Oregon eyalet mahkemelerinde bu şekilde avukatlık yapılamaz” dedi.

Chevron temsilcileri Worthington hakkında açıklama yapmazken, şirketi savunan avukat Ted Boutrous, davanın eyalet haksız fiil yasalarının sınırlarını aştığını ve küresel emisyonlara odaklandığı için düşürülmesi gerektiğini savundu.

Kongre kıskacındaki bilimsel çalışmalar

Worthington, 2017 yılında 15 binden fazla bilim insanının imzaladığı uyarı mektubunu gördükten sonra, dilekçeyi düzenleyen Oregon Eyalet Üniversitesi Profesörü William Ripple ile iletişime geçtiğini belirtti.

Bilim insanları ve siyasetçilerle konferans turları düzenlediklerini aktaran Worthington, asbest davalarında da aynı yöntemi izlediğini ve en iyi bilimsel verileri politika yapıcılara sunmayı amaçladığını söyledi. Kongredeki iklim politikasının tıkanması nedeniyle artık kararı jürinin vermesi gerektiğini savundu.

Fosil yakıt sektörü ise iklim davalarındaki ilişkilendirme bilimini hedef alıyor.

Şirketler bu alanın sadece davaları desteklemek için geliştirildiğini iddia ederken, Kongre’deki yasa tasarıları da bu bilimin güvenilirliğini sarsmayı amaçlıyor.

Geçen ay Politico, muhafazakar bir araştırma grubunun, Ulusal Bilimler, Mühendislik ve Tıp Akademilerinin yayımlayacağı raporun güvenilirliğini sarsmak amacıyla bilim insanlarının e-postalarını incelediğini yazmıştı. Worthington, bu tür girişimleri “açık bir yıldırma ve taciz biçimi” olarak nitelendirdi.

Chevron’un şikayetinde e-postaları talep edilen Oxford Üniversitesi Öğretim Üyesi Benjamin Franta’nın ismi de yer aldı. Ayrıca Worthington’ın internet sitesinde, Çevre Hukuku Enstitüsünün (ELI) yargıçlara yönelik iklim eğitimi modülünün taslak sürümünün yer alması cumhuriyetçilerin Kongre soruşturmasının odağına oturdu.

Chevron, bu durumun mahkemeleri etkileme çabası olduğunu savunurken, bölge yönetimi Worthington’ın ELI üyesi olmadığını ve ELI etkinliklerine katılmadığını bildirdi. Ayrıca davanın savunma tarafındaki birçok hukuk firmasının ELI’ye mali destek sağladığına dikkat çekildi.

Worthington’ın taktikleri ilk kez tartışma konusu olmuyor. Wall Street Journal gazetesi 2013 yılında Worthington ve diğer asbest avukatlarının kanser doktorlarına mali destek sağlayarak müvekkil edinme çabalarının etik sınırları aşıp aşmadığını araştırmıştı.

Tıbbi araştırmalara 1 milyon dolar bağışta bulunduğunu belirten Worthington, iddiaları reddederek sadece katkı sağlamayı amaçladığını söylemişti.

Bu kez Kongre düzeyinde riskler daha yüksek. Temsilciler Meclisi Yargı Komisyonu Başkanı Jim Jordan ve Darrell Issa liderliğindeki soruşturma, ELI’nin eğitim modülünde yer alan Michael Wehner imzalı makalenin Worthington’ın sitesinde nasıl yer aldığına odaklanıyor.

Cumhuriyetçiler ELI’yi yargıçları etkilemeye çalışmakla suçlarken, enstitü yönetimi Kongre ile işbirliği yaptıklarını ve davalara müdahil olmadıklarını açıkladı.

Komisyonun kıdemli Demokrat üyesi Jamie Raskin ise cumhuriyetçilerin bu soruşturmayı siyasi rakiplerini hedef almak için kullandığını belirterek, durumu “gücün açıkça kötüye kullanılması” olarak nitelendirdi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English