Avrupa
Polonya: Hegseth Afganistan’da ölen askerlerin ailelerine hesap versin

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’in NATO ülkelerinin Afganistan’daki muharebe katkısını sorgulaması Varşova’nın tepkisini çekti. Polonya Dışişleri Bakanı Radosław Sikorski, Hegseth’e yanıtında Gazni vilayetinde 44 Polonyalı askerin hayatını kaybettiğini hatırlattı.
Polonya Dışişleri Bakanı Radosław Sikorski, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’in NATO müttefiklerinin Afganistan’daki muharebe katkısını sorgulayan sözlerine sert tepki gösterdi.
Sikorski, Amerikalı bakana hitaben, bu ifadeleri Gazni vilayetinde hayatını kaybeden Polonyalı askerlerin ailelerine söylemesi gerektiğini kaydetti.
Tartışma, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’in cumartesi günü Knoxville’deki Tennessee Üniversitesinde Yedek Subay Hazırlık Kolordusu (ROTC) öğrencilerine ve yeni ordu mensuplarına hitap etmesiyle başladı.
Yüzbaşı rütbesiyle Afganistan’da yaptığı askeri göreve değinen Hegseth, Kabil’deki NATO karargahını ziyaret ettiği dönemi anlattı.
Karargahta yaklaşık 50 ülkenin bayrağının dalgalandığını hatırlatan Hegseth, o döneme ilişkin izlenimini aktardı. Hegseth, “Bu güzel bir manzaraydı: NATO ittifakına ve bölgedeki ISAF misyonuna katkı sunan 50 farklı ülke” dedi.
Hegseth: Çatışmalara yalnızca birkaç ülke katıldı
Konuşmasında sahadaki askeri operasyonlara değinen Hegseth, bu ülkelerin yalnızca küçük bir bölümünün muharebe faaliyetlerinde yer aldığını öne sürdü.
Hegseth, “Gerçek katkıyı sağlayan belki beş ülke hariçti. Doğrusunu söylemek gerekirse, misyonun sonuna doğru muharebe operasyonlarına katılan ülke sayısı bir veya ikiye inmişti” iddiasını dile getirdi.
Aynı zamanda Başbakan Yardımcısı olan Polonya Dışişleri Bakanı Radosław Sikorski, Hegseth’in bu değerlendirmesine pazar günü X platformu üzerinden yanıt verdi.
Sikorski paylaşımında, “Sayın Savunma Bakanı, bunu zorlu Gazni vilayetini emniyete alırken hayatını kaybeden 44 Polonyalı askerin ailelerine söyleyin” ifadesini kullandı.
Afganistan misyonunda 33 binden fazla Polonyalı görev aldı
NATO liderliğindeki Uluslararası Güvenlik Yardım Kuvveti (ISAF), 11 Eylül’de Dünya Ticaret Merkezine düzenlenen saldırıların ardından 2001 yılında kuruldu.
Gücün mevcudu, en yoğun döneminde 40’tan fazla ülkeden yaklaşık 130 bin askere ulaştı.
Bu uluslararası gücün bünyesinde 2002 ile 2021 yılları arasında Afganistan’daki Polonya Askeri Birliği de görev yaptı.
Bütün görev değişimleri boyunca misyonda 33 binden fazla Polonyalı asker ve askeri personel hizmet verdi.
Avrupa
Fransa’da protestolar devam ediyor: Kentlerde sokağa çıkma yasağı adımı

Fransa’da hayat pahalılığı ve eğitim şartlarına karşı başlayan protestolar devam ederken hükümet bazı kentlerde sokağa çıkma yasağı getirilmesini istedi. İçişleri Bakanlığı olaylarda yarım milyondan fazla kişinin sokağa çıktığını, yaklaşık 2 bin 400 kişinin gözaltına alındığını ve 1000’e yakın güvenlik görevlisinin yaralandığını bildirdi.
Fransa’da hayat pahalılığı ve eğitim koşullarına tepki olarak başlayan eylemler, hafta sonu ülke genelinde sokak çatışmalarına dönüştü.
Yaşananları son yılların en ağır şiddet dalgası olarak niteleyen yetkililer, büyük kentlerde kontrolü kaybettiklerini itiraf etti.
Hükümet kriz toplantısının ardından düzeni yeniden sağlamak amacıyla bazı kentlerde sokağa çıkma yasağı getirilmesini talep ederken, güneydeki liman kenti Marsilya pazartesi günü boyunca kamuya açık toplanmaları yasakladı.
Paris’te eylemcilerin ablukaya alacağını duyurduğu Louvre Müzesi kapılarını kapatırken, pazar günü Cumhuriyet Meydanı’nda polis ile göstericiler arasındaki gerilim sürdü.
Belediye binaları ve kamu kurumları ateşe verildi
Ülke genelindeki tahribat başkentle sınırlı kalmadı. Porseleniyle tanınan Limoges kentinin 19’uncu yüzyıldan kalma tarihi belediye binası alevlere teslim oldu; yapının kulesi çevrede toplananların tezahüratları arasında çöktü ve geriye yalnızca iskeleti kaldı.
Belediye Başkanı Guillaume Guérin, sosyal medya platformu X’teki paylaşımında belediyeye yapılan saldırının doğrudan cumhuriyete yöneldiğini kaydetti.
İçişleri Bakanı Laurent Nuñez, Marsilya, Lille ve Angers kentlerinde belediye binalarına girildiğini açıkladı.
Bakan istifasını sundu, yarım milyonu aşkın kişi sokağa çıktı
Büyük kentlerde hakimiyetin yitirildiğini kabul eden İçişleri Bakanı Nuñez, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’a istifasını sunduğunu ancak Macron’un bu talebi geri çevirdiğini bildirdi.
İçişleri Bakanlığı verilerine göre Fransa genelinde eylemlere yarım milyondan fazla kişi katıldı. Olaylarda yaklaşık 2 bin 400 kişi gözaltına alınırken, 1000’e yakın polis ve itfaiye görevlisi yaralandı.
Nuñez, gözaltına alınanların öğrenci protestolarıyla doğrudan ilgisi bulunmadığını savundu.
Macron solu suçladı, muhalefet iktidara yüklendi
Sağ siyasetçilerin olağanüstü hal ilan edilmesi çağrılarına rağmen Macron bu adımı atmaktan kaçındı. Pazar akşamı televizyondan halka seslenen Cumhurbaşkanı, şiddetten soldaki “marjinal grupları” sorumlu tuttu.
Görüntüleri izlerken yurttaşların bunu kendi ülkelerine nasıl yapabildiğini sorguladıklarını belirten Macron, “Bunu hiçbir şey haklı çıkaramaz, hiçbir şey açıklayamaz, hiçbir şey affettiremez” dedi ve cumhuriyeti yıkmaya çalışanların hesap vereceğini dile getirdi.
Cumhurbaşkanlığı görevinin son aylarında artan borç yükü, duraklayan ekonomik büyüme ve toplumsal hoşnutsuzlukla yüzleşen Macron yönetimi, nisan seçimleri öncesinde sert eleştirilerin hedefi oldu.
Solun lideri Jean-Luc Mélenchon faturayı iktidara keserken, kamuoyu yoklamalarında önde giden sağcı cumhurbaşkanı adayı Marine Le Pen yönetimi “tükenmiş, yönünü yitirmiş ve kendi acizliğine yorum yapmaktan başka hiçbir şey üretemeyen” bir ekip olarak niteledi.
Washington’dan göçmen çıkışı geldi
Fransız yetkililer göstericilerin dile getirdiği hayat pahalılığı gibi kaygıları meşru bulup şiddet için solu işaret ederken, göçmenlere yönelik bir suçlamada yer almadı.
ABD Başkanı Donald Trump ise Truth Social platformunda yaptığı paylaşımda şiddetin nedenini göç olarak gösterdi ve “Fransa yanıyor!” ifadesini kullandı.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de sosyal medya üzerinden yaptığı değerlendirmede Fransa’daki görüntülerin Amerikalılar için uyarı niteliğinde olduğunu belirterek, “Kongre’deki Demokratların ülkeniz için istediği gelecek tam olarak bu” sözleriyle Amerikan iç siyasetine atıf yaptı.
Öğrenci taleplerinden sendika ve çiftçi grevlerine
Ülkedeki dalga, geçen ay lise öğrencilerinin yetersiz derslik koşulları, eskiyen binalar ve öğretmen eksikliğine karşı sokağa çıkmasıyla başladı. Polisin biber gazıyla müdahale ettiği öğrenci eylemlerine ilerleyen haftalarda sendikalar ile çiftçiler de eklendi.
Toplumsal tepkinin odağında yükselen yaşam maliyeti ve İran’daki savaşın etkisiyle artan doğalgaz fiyatları yer alıyor.
Fransız öğrencilerin eğitim şartlarına yönelik talepleri, son günlerde benzer gerekçelerle sokaklara çıkan İspanya, Portekiz ve Arnavutluk’taki akranlarının itirazlarıyla benzerlik gösteriyor.
Avrupa
Fransa’daki protestolar Avrupa borsalarını ve avroyu vurdu

Fransa’da hayat pahalılığına karşı düzenlenen kitlesel gösterilerin ardından Avrupa hisse senedi piyasaları haftaya düşüşle başladı. Paris borsasındaki kayıp yüzde 1,5’e ulaşırken, yetkililer yağma ve kundaklamaların yüz milyonlarca avroluk zarara yol açtığını bildirdi.
Fransa’da hayat pahalılığı ve hükümetin sosyal politikalarına karşı düzenlenen kitlesel gösterilerin ardından Avrupa hisse senedi piyasaları haftaya sert düşüşlerle başladı.
Polisle çatışmaların, yağmaların ve kamu binalarına yönelik saldırıların yaşandığı protestolar, hem kıta genelindeki borsalarda değer kaybına yol açtı hem de avro üzerinde baskı oluşturdu.
Pazartesi günü Türkiye saatiyle 11.50 itibarıyla, Avrupa’nın en büyük 50 şirketini kapsayan Euro Stoxx 50 endeksi yüzde 1,9 düşerek 6.136,8 puana geriledi. 17 Avrupa ülkesinden şirketleri içeren Stoxx Europe 600 endeksi ise yüzde 0,9 kayıpla 639,04 puana indi.
Avrupa borsaları geriledi, en sert kayıp Paris’te yaşandı
Fransa borsası, yaşanan gelişmelerin ardından Avrupa’daki düşüşün merkezinde yer aldı. Paris Borsası’nın gösterge endeksi CAC 40 yüzde 1,5 değer kaybederek 7.840,15 puana geriledi.
Kıtanın diğer büyük piyasalarında da satıcılı seyir hakim oldu. Almanya’da DAX endeksi yüzde 1,19 gerilerken, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 1,01 kayıp yaşadı.
Piyasalardaki gerileme para birimlerine de yansıdı. Bloomberg, Fransa’daki kitlesel gösterilerin ülkenin mali yapısına dair endişeleri artırması nedeniyle avronun G10 para birimlerinin çoğuna karşı zayıfladığını aktardı. Avro/dolar paritesi cuma günkü kapanışa göre yüzde 0,5 azalarak 1,1187 seviyesine kadar indikten sonra sınırlı bir toparlanma gösterdi.
Fransa’da protestolar devam ediyor: 2 bin 400 gözaltı, bin yaralı polis
Yüz binlerce kişi sokaktaydı
Fransa genelinde 17 Ekim’de düzenlenen gösterilerde sokaklar hareketlendi. Fransa İçişleri Bakanlığı eylemlere yaklaşık 550 bin kişinin katıldığını açıklarken, sendikalar bu sayının 800 bine ulaştığını belirtti.
Paris, Lyon, Marsilya ve diğer şehirlerde güvenlik güçleriyle göstericiler arasında çatışmalar yaşandı, çok sayıda noktada kundaklama ve yağma olayları kayıtlara geçti.
Aralarında Louis Vuitton, Decathlon, Intersport ve Apple Store’un da yer aldığı işletmeler yağmalanırken, Marsilya’da göstericiler belediye binasına girdi.
Olayların Fransız ticaretine maliyetinin ağır olduğu belirtiliyor. Carrefour CEO’su ve Fransa Ticaret Federasyonu Başkanı Alexandre Bompard, LCI televizyonuna verdiği mülkiyette zararın yüz milyonlarca avroyu bulduğunu kaydetti.
Bompard, 1.500 mağaza sahibinin olaylardan doğrudan etkilendiğini ve şirketine ait yaklaşık 20 süpermarketin yağmalandığını açıkladı.
Olaylar, eylül ayında Paris’in banliyölerinden Creteil’deki Saint-Exupéry lisesinde öğrencilerin başlattığı eylemlerin devamı niteliğini taşıyor. Öğrenciler; öğretmen, sağlık ve sosyal hizmet uzmanı eksikliği ile eğitim koşullarındaki bozulmayı protesto ediyordu.
Analistler avro ve tahvil piyasası için risklere işaret ediyor
ING analistleri, hafta sonu devam eden olayların Fransız şirketlerinin hisseleri üzerindeki baskıyı artırmasını ve tahvil piyasasına da yansımasını bekliyor.
Şehirlerdeki şiddet olaylarının avroda ilave kayıpları tetikleyebileceği kaydediliyor.
Avrupa genelinde yükselen jeopolitik riskler, yüksek enerji fiyatlarının ekonomik büyüme üzerinde yarattığı baskıyı artırdı. Bloomberg, son bir ayda tüm G10 para birimleri karşısında zemin kaybeden avronun, geçen hafta Mayıs 2025’ten bu yana görülen en düşük seviyeye indiğini duyurdu.
National Australia Bank Stratejisti Rodrigo Catril, protestoların hükümetin kemer sıkma önlemlerini hayata geçirmesini zorlaştıracağını söyledi. Catril’e göre bu gelişme avro/dolar paritesini 1,11 seviyesinin altına çekebilir.
ING Döviz Stratejisti Francesco Pesole ise avronun önümüzdeki aylarda 1,10 ile 1,15 dolar aralığında dalgalanacağı tahmininde bulundu.
Fransa’nın kamu maliyesindeki sert bir bozulmanın kuru 1,07 dolara kadar düşürebileceğini aktaran Pesole, buna rağmen kurumun 2027 yılı için olumlu beklentisini koruduğunu ve mevcut düşüşün uzun vadeli bir yapısal krize dönüşmesini beklemediklerini bildirdi.
Avrupa
Almanya sanayisi 2019’dan bu yana yarım milyon istihdam kaybetti

Ifo Enstitüsü verilerine göre Alman sanayisi, üreticilerin rekabet baskısıyla karşılaştığı 2019’dan 2025 sonuna kadar 496 bin istihdam kaybetti. İstihdamdaki yüzde 7,1’lik daralmanın yüzde 60’ını otomotiv, metal ve makine mühendisliği sektörleri oluşturdu.
Almanya sanayisi, üreticilerin artan rekabet baskısıyla karşı karşıya kaldığı 2019 yılından bu yana yaklaşık yarım milyon kişilik istihdam kaybı yaşadı.
Ekonomi araştırma kuruluşu Ifo Enstitüsü tarafından yayımlanan araştırma, 2025 yılının sonunda Alman sanayi işletmelerinde 2019’un başına kıyasla 496 bin daha az kişinin çalıştığını ortaya koydu. Bu veri, sanayi sektöründe yüzde 7,1’lik bir gerilemeye işaret ediyor.
Kayıpların yüzde 60’ı üç ana sektörde yoğunlaştı
İstihdam kaybı neredeyse bütün sanayi kollarını kapsarken araştırma, bu tablonun özellikle Çin’e karşı azalan rekabet gücünden kaynaklandığını değerlendiriyor.
Avrupa’nın en büyük ekonomisinin omurgası sayılan otomotiv sektörü ve tedarikçileri, 123 bin 500 kişilik istihdam kaybıyla yüzde 13 daralarak süreçten en çok etkilenen alanların başında geldi.
Metal ürünleri imalatçıları 115 bin 600 kişilik kayıp yaşarken makine mühendisliği sektöründe de 64 bin 500 kişilik istihdam azaldı.
Ifo Genel Müdürü Joachim Ragnitz’in hesaplamalarına göre, sanayideki toplam kesintilerin yaklaşık yüzde 60’ı bu üç temel sektörde yoğunlaşıyor.
Hizmet sektörü büyürken sanayi küçülüyor
Sanayideki daralmanın aksine, 2019’dan bu yana hizmet sektöründe 2,2 milyondan fazla yeni istihdam yaratıldı.
Bu artışın temel adresleri sağlık, sosyal hizmetler ve kamu yönetimi oldu. Almanya’nın yaşlanan nüfusuna dikkat çeken Ifo verilerine göre, sağlık sektöründe 391 bin, bakım evleri dahil sosyal hizmet alanında ise 357 bin ilave kadro açıldı.
Ifo Genel Müdürü Joachim Ragnitz, yaşanan sürecin Almanya’da hızlanan yapısal bir değişimi yansıttığını kaydetti.
Ragnitz, “İronik biçimde, bugüne kadar refahımızı sırtlayan sektörler küçülüyor” değerlendirmesini yaptı.
Yeni açılan kadroların niteliğine değinen Ragnitz, “Yeni istihdam ağırlıklı olarak Almanya’nın özellikle üretken ve yenilikçi olduğu alanlarda ortaya çıkmıyor. Bu durum gelecekteki büyüme potansiyelimizi yavaşlatabilir” uyarısını dile getirdi.
Dünya Basını2 hafta önceEski CIA analisti Johnson: Trump İran’a girerse Çanakkale’deki Churchill gibi yenilir
Görüş2 hafta önceOrtadoğu’da Koridor İttifakları Devri
Dünya Basını2 hafta önceİktisatçı Richard Wolff: ABD’de oligarklar devleti rehin alarak piyasayı yönetiyor
Amerika2 hafta önceBrezilya’da başkanlık seçimleri ikinci tura kaldı
Asya2 hafta önceJaponya Başbakanı Takaichi piyasaları harcama gündemi konusunda yatıştırmaya çalışıyor
Asya2 hafta önceÇin’de bankacılık reformu: 2025’te 670’ten fazla banka kapatıldı
Asya2 hafta önceAvustralya muhalefeti, ülke tarihindeki “en büyük göçmenlik kesintisini” vaat etti
Asya2 hafta önceHindistan’da 130 milyon seçmen kaydı silindi: Protestolar büyüyor











