Bizi Takip Edin

Avrupa

Polonya, Ukrayna’dan tahıl ithalatına uygulanan ambargoyu sürdürmede ısrarcı

Yayınlanma

Polonya Başbakanı Mateusz Morawiecki, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu bu hafta ne karar verirse versin Polonya’nın Ukrayna’dan tahıl ithalatına sınırlarını yeniden açmayacağını söyledi.

Bu yılın başlarında Brüksel ile varılan bir anlaşma uyarınca Ukrayna’dan tahıl ithalatı, Polonya, Macaristan ve Romanya da dahil olmak üzere beş AB ülkesinin topraklarından yasaklanmış durumda.

Yüklerin halihazırda sadece diğer varış noktalarına transit geçişine izin veriliyor. Kısıtlamaların süresi cuma günü doluyor ve Komisyon, henüz bu kısıtlamaların kaldırılıp kaldırılmayacağına ya da uzatılıp uzatılmayacağına karar vermedi.

Sosyal medya hesabından açıklama yapan Morawiecki, “Polonya, Ukrayna tahılının ülkemize akın etmesine izin vermeyecek. Brüksel yetkililerinin kararı ne olursa olsun, sınırlarımızı açmayacağız,” ifadelerini kullandı.

Varşova, dün Brüksel’e yasağı genişletme çağrısında bulunan ve bunun gerçekleşmemesi halinde Varşova’nın tek taraflı bir yasak uygulayacağı uyarısında bulunan kararı kabul etmişti.

Söz konusu hamle, AB’nin ortak ticaret kurallarını ihlal ediyor ve yaşananlar, Varşova’nın bu yöndeki ilk tehdidi değil. Rusya’nın askeri müdahalesinin ardından Ukrayna tahılının Polonya pazarına akın etmesi, ülkede ekim ayında düzenlenecek olan seçimler öncesinde tartışma yaratıyor.

Çiftçiler geçim kaynaklarına tehdit olarak gördükleri Ukrayna tahılının ülkeye girişini protesto ederken, anlaşmanın sona ermesi Morawiecki’nin Hukuk ve Adalet (PiS) partisi liderliğindeki muhafazakâr hükümet açısından pozitif siyasi sonuçlar doğurabilir.

İktidar partisi PiS, bu konuyu temel seçim sloganlarından biri haline getirdi. Morawiecki’nin mesajı, PiS hükümetinin Polonyalı tarım üreticilerinin çıkarlarına nasıl öncelik verdiğini vurgulayan bir eylem teşkil ediyor.

AB ülkelerinin çoğu ithalat kısıtlamalarına karşı çıkarken, Polonya’nın AB’deki tarım komiseri Janusz Wojciechowski, kısıtlamaların uzatılması yönündeki çabalarını artırdı. Wojciechowski, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, kısıtlamaların kaldırılması halinde ‘ön cephedeki beş üye ülkede büyük bir kriz daha yaşayacaklarını ve bunun belki de öncekilerden çok daha derin bir kriz olabileceğini’ belirtmişti.

Ukrayna, Polonya’ya karşı tahkime gitmeyi planlıyor

Öte yandan Varşova’nın bu adımı, Ukrayna’nın hukuki yöntemlere başvurmasına kapı araladı. Ukrayna Başbakanı Denis Şmigal, doğu Avrupa ülkeleri tarafından tahıl ihracatına getirilen kısıtlamalar konusunda uluslararası tahkime başvurabileceği uyarısında bulundu.

Şmigal, sosyal medya paylaşımında “Polonyalı çiftçilere zarar vermek gibi bir niyetimiz yok. Polonya halkının ve Polonyalı ailelerin desteğini çok takdir ediyoruz!” dedi.

Başbakan, “Ancak seçimlerden önce siyasi popülizm uğruna ticaret hukukunun ihlal edilmesi durumunda, Ukrayna DTÖ (Dünya Ticaret Örgütü) tahkimine başvurmak zorunda kalacaktır,” diye ekledi.

Bulgaristan ambargoya son verdi

Bununla birlikte Polonya’nın aksine Bulgaristan, mevcut yasağın sürdürülmesi tavrının aleyhinde adım attı.

“Ukrayna ile dayanışmasını kabul ederek ve küresel gıda güvenliğini sağlamak adına Bulgaristan, Ukrayna’dan Bulgaristan, Polonya, Macaristan, Romanya ve Slovakya’ya buğday, mısır, kolza tohumu ve ayçiçeği tohumu ithalatına getirilen yasağın 15 Eylül’den sonra da devam etmesini desteklememektedir,” ifadelerinin yer aldığı karar taslağı üç parlamento oluşumunun (Değişime Devam Ediyoruz-Demokratik Bulgaristan koalisyonu, eski Başbakan Boyko Borissov’un GERB partisi ve Türk azınlık partisi DPS) imzasıyla kabul edildi.

Tasarının kabul edilmesi, hükümeti bu kararı verme sorumluluğundan kurtardı ve bu da tahıl üreticilerinin yoğun baskısı altında kalabilecek olan Başbakan Nikolay Denkov’un işini büyük ölçüde kolaylaştırdı.

Beş ay önce, Cumhurbaşkanı Rumen Radev tarafından atanan geçici hükümet tarafından yönetilen ülke, Brüksel’i Ukrayna’nın tahıl ithalatına ambargo uygulamaya zorlayan Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri koalisyonuna dahil olmuştu.

Ambargonun uygulanmasından kısa bir süre sonra, Bulgaristan’ın geleneksel olarak ihtiyaç duyduğu ayçiçeği tohumlarının yüzde 30’unu Ukrayna’dan ithal ettiği, zira üretim ihtiyacını karşılayacak kadar üretim yapmadığı ortaya çıktı.

Ambargo sektöre ağır bir darbe vurarak 2022’de rekor seviyeye ulaşan kârları düşürdü. Pek çok yağ üreticisi tesislerin kapanacağı uyarısında bulundu.

Yüksek fiyatlar nedeniyle depolarda bir önceki hasattan kalan yaklaşık 600 bin ton ayçiçeği tohumu bulunurken, yeni hasattan yaklaşık 2 milyon ton bekleniyor.

Avrupa

Polonya’da ana muhalefet PiS bölündü

Yayınlanma

Polonya’nın en büyük muhalefet partisi Hukuk ve Adalet (PiS) bugün 44 milletvekilinin partiden ayrılmasıyla bölündü.

Bu gelişme, Jarosław Kaczyński ile eski başbakan Mateusz Morawiecki arasındaki “halefiyet” mücadelesini tırmandırdı.

“Milli-muhafazakâr” partiden ayrılan grubun başında Morawiecki bulunuyor ve gruba, eski Dijital İşler Bakanı Janusz Cieszyński ile eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Paweł Jabłoński’nin de aralarında bulunduğu “Rozwój Plus” (Gelişim Plus) derneğinin üyeleri de dahil.

Bölünme, PiS’ten Avrupa Parlamentosu milletvekilleri Piotr Müller, Michał Dworczyk ve Waldemar Buda’yı da kapsıyor.

Bu isimler, ayrılmaları onaylanırsa Avrupa Parlamentosu koltuklarını koruyacak ama partiyi temsil etmeyi bırakacaklar.

Rozwój Plus ile bağlantılı siyasetçiler, 2027 parlamento seçimleri öncesinde aylardır PiS’in stratejisini eleştiriyorlardı.

Morawiecki, partinin “aşırı sağa” doğru kaymasına karşı çıkarak, “merkezci” seçmenleri geri kazanmaya çalışması gerektiğini savunuyordu.

PiS Genel Başkanı Jarosław Kaczyński’nin, gelecek yılki seçimlerde partinin başbakan adayı olarak Przemysław Czarnek’i açıklamasının ardından gerginlik tırmandı.

Eski eğitim bakanı, Avrupa karşıtı görüşleri ve daha derin bir Avrupa entegrasyonuna karşı çıkmasıyla tanınıyor.

Czarnek aralık ayında Polsat News’e verdiği demeçte şunları söylemişti.

“Avrupa Birliği üyeliğimizin bilançosu olumsuz çıkarsa, bu konuda ne yapacağımızı düşünmek zorunda kalacağız.”

Siyasetçi ayrı bir basın toplantısında da, “Polonyalılar, Avrupa Birliği’nin absürt, solcu, ideolojik iklim politikasının para makinesi haline gelemez. AB’nin eko-terörizmine son verin,” demişti.

Kaczyński’nin Czarnek’i öne çıkarma kararı, PiS’in daha “ılımlı” muhafazakârları geri kazanmaya çalışmak yerine sağdaki desteğini pekiştirmeyi amaçladığını gösterdi.

Siyasi analist Daria Krotoska, Euractiv’e verdiği demeçte, Morawiecki’nin ayrılmasının ideolojik farklılıklardan ziyade Kaczyński’nin halefiyeti konusundaki mücadeleden kaynaklandığını savundu:

“Ayrılık, tamamen PiS içindeki iç çekişmelerden kaynaklandı. Morawiecki, Kaczyński’ye bir ültimatom sundu: ya Kaczyński’nin siyasi varisi ve partinin birinci genel başkan yardımcısı olacaktı ya da farklı bir yol izleyecekti. Kaczyński bu talebi reddetti. Başbakan olarak geçirdiği altı yıl boyunca, onun merkezci bir siyasetçi olmadığını gösteren pek çok örnek var. Bu bakımdan JD Vance’e benziyor. O, her an en büyük siyasi avantajı gördüğü yere yöneliyor.”

Bu ayrılık, Morawiecki’ye 2027 seçimleri öncesinde Polonya’nın sağ kanadının liderliği için rekabet edebileceği bağımsız bir parlamento tabanı sağlarken, Kaczyński’nin on yıllardır hakim olduğu siyasi hareket üzerindeki kontrolünü zayıflatıyor.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Volkswagen gelir tahminini düşürdü

Yayınlanma

Volkswagen, Çin’deki satışlarda yaşanan düşüş nedeniyle yıllık gelir tahminini önemli ölçüde düşürdü.

Satış hacmi açısından dünyanın en büyük ikinci otomobil üreticisi olan şirket, Çin’deki satışlardaki düşüş nedeniyle, geçen yılki 321,9 milyar avroluk ciroya kıyasla %3’lük bir artış öngördüğü önceki tahmininin aksine, 2026 yılında satışların %3’e kadar düşmesini bekliyor.

Bu yılın nisan ve haziran ayları arasında Volkswagen, 82,4 milyar avro gelir elde etti.

Bu rakam, geçen yılın aynı dönemine göre artış gösterirken, Visible Alpha tarafından derlenen analist konsensüs tahminlerinin de biraz üzerindeydi. 

Fakat bu dönemde grubun faaliyet kârı yüzde 9,5 azalarak 3,5 milyar avroya geriledi ve analistlerin 3,9 milyar avroya küçük bir artış öngördüğü tahminlerin altında kaldı.

Beklenenden düşük rakamlar, bu ayın başlarında Volkswagen denetim kuruluna sunulan CEO Oliver Blume’nin maliyet kesinti programına baskı yaratacak.

Blume’nin planları, Volkswagen’in dünya çapında 50.000 kişiyi daha işten çıkarmasına ve Almanya’daki dört fabrikasında üretimi durdurmasına yol açabilir.

Volkswagen, 100.000 kişiyi işten çıkarmayı planlıyor

Blume yaptığı açıklamada, bu programın şirketin “daha da yenilikçi, daha hızlı, daha çekici ve sağlam hale gelmesine ve Volkswagen Grubu’nun başarısını sürdürülebilir bir şekilde sağlamasına” yardımcı olacağını belirtti.

Blume’nin planları, Volkswagen’in model sayısını yüzde 50’ye varan oranda azaltmasını ve genişleyen kurumsal yapısını sadeleştirmek amacıyla ana faaliyet alanı dışındaki varlıklarını elden çıkarmasını da öngörüyor.

Öte yandan bu önlemler, sendika temsilcilerinin muhalefetiyle karşılaştı. Sendika temsilcileri, Blume’nin önceki önlemlerin üzerine daha fazla işten çıkarma ekleme önerilerinin “muazzam bir güven kaybına” yol açtığını belirttiler.

Okumaya Devam Et

Avrupa

AB’nin Rusya’ya yönelik 21’inci yaptırım paketinde neler var?

Yayınlanma

Avrupa Birliği, Rusya’ya karşı 170 kuruluş ile 48 kişiyi kapsayan 21’inci yaptırım paketini perşembe günü onayladı. Yeni kısıtlamalar finans sistemini, kripto varlık platformlarını, petrol tüccarlarını, gölge filoyu ve enerji sektörünü hedef alıyor. Liste genelindeki toplam pozisyon sayısı yaklaşık 3 bine ulaştı.

Avrupa Birliği (AB), Rusya’ya yönelik 21’inci yaptırım paketini perşembe günü onayladı. Yeni kısıtlama paketi; bankaları, kripto para ağlarını, petrol tüccarlarını, gölge filoyu ve enerji sektörünü kapsıyor.

Yaptırım listesine 170 kuruluş ile 48 kişi olmak üzere toplam 218 yeni kişi ve kurum eklendi. Bu adımla birlikte AB’nin kısıtlama listesindeki toplam pozisyon sayısı yaklaşık 3 bine yükseldi.

Yaptırım paketi çerçevesinde, neredeyse tamamı bankalardan oluşan 94 Rus finans kuruluşunun varlıkları tamamen donduruldu.

Aralarında Moğolistan ve Kırgızistan’da yer alan 4 yabancı banka ile Rus kuruluşlarının Hindistan’daki bankacılık iştiraklerinin de yer aldığı 33 Rus bankasına işlem yapma yasağı getirildi ve bu kurumlar uluslararası ödeme sistemi SWIFT’ten çıkarıldı.

Moskova Borsası da yaptırım listesine dahil edildi. Gürcistan, Panama, Marshall Adaları, Belarus ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde (BAE) bulunan 14 kripto para platformuyla işlem yapılması yasaklandı.

Afrika’da A7 kripto ağıyla bağlantılı yapılar da dahil dört tüzel kişilik yaptırım kapsamına alındı. Ayrıca AB yaptırımlarının Rusya tarafından delinmesine yardım eden üçüncü ülkelerdeki tüm kripto operatörleriyle işlemleri yasaklamaya imkan tanıyan yeni bir hukuki çerçeve oluşturuldu.

AB, Rus petrolüne uygulanan tavan fiyatı 12 ay boyunca varil başına 44,10 dolar seviyesinde dondurarak fiyatın otomatik olarak yaklaşık 58,50 dolara yükselmesinin önüne geçti.

Kısıtlama listesine gölge filoya ait 41 yeni gemi eklendi; böylece yaptırım uygulanan toplam gemi sayısı 670’i aştı.

Gemilerin listeye alınma kriterleri genişletilerek gölge filo tankerlerine hizmet sağlayan veya yakıt ikmali (bükeraj) yapan gemiler de yaptırım kapsamına alındı.

Yeni düzenlemeler, AB ülkelerine alıkonulan gölge filo gemilerinin taşıdığı yüklere el koyma ve bunları satma yetkisi veriyor.

Ayrıca üçü Rusya’da, biri Belarus’ta yer alan dört petrol rafinerisinin de aralarında olduğu 18 kuruluş ve bir kişi yaptırım listesine girdi.

Beş petrol tüccarı, iki Rus limanı ve dört havalimanı ile işlem yapılması yasaklandı. Gürcistan’daki Kulevi petrol rafinerisiyle işlemler yasaklanırken, bu tedbirin yürürlüğe girişi altı ay ertelendi.

Yeni paketle birlikte LNG tankerlerinin satışına ilişkin her türlü işlemin bildirilmesi zorunluluğu getirildi. AB operatörlerinin, 24 Şubat 2022’den önce yapılan sözleşmeler kapsamında Rus LNG’sini AB dışındaki ülkelere taşımaya devam etmelerine izin veren bir yıllık bir istisna sağlandı. İzin verilen hacimler 2025 yılı seviyesiyle sınırlandırıldı ve bu istisnanın uzatılabileceği kaydedildi.

Rus LNG’sine yönelik daha önce kabul edilen diğer kısıtlamalar yürürlükte kalırken, AB’nin Rus LNG ithalatına yönelik genel yasağının 1 Ocak 2027 tarihinde yürürlüğe gireceği bildirildi.

Rus savunma sanayii faaliyetlerinde yer aldıkları gerekçesiyle 56 kuruluş ve kişi yaptırım listesine dahil edildi.

Çift kullanımlı mal ve teknolojilere yönelik ihracat kısıtlamalarının uygulandığı şirketler listesine 51 yeni kuruluş eklendi. Bu şirketlerin bazılarının Çin (Hong Kong dahil), Hindistan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkiye ve BAE’de yer aldığı belirtildi.

Nikel ve berilyum tozları da dahil özel metal ve alaşımların ihracatına yeni yasaklar getirildi. Starlink’e alternatif olarak geliştirilen Rus uydu iletişim sistemiyle bağlantılı yapılara da yaptırım uygulandı.

AB; bakır, nikel ve kurşun cevherleri, değerli metal cevherleri, işlenmemiş çinko, toprak alkali metaller, çinko ve krom oksitleri, cam eşyalar, yapay inci ile otomotiv aksamlarının ithalatını yasakladı.

Rus altını ve elması ihratıyla bağlantılı ek şirket ve kişiler yaptırım listesine alındı. Bilgi faaliyetleri nedeniyle 8 gerçek kişiye yaptırım uygulandı.

Avrupalı şirketlerin Rus mahkemelerinin yaptırımlarla ilgili kararlarına karşı korunması güçlendirildi.

AB ülkelerinin, Rusya’nın Ukrayna’daki “özel askeri harekatına” katılan Rus askerlerinin ülkeye girişini reddetmelerine imkan tanıyacak bir mekanizmanın kurulması konusunda uzlaşı sağlandı.

Japonya için Sahalin-2 projesinden sağlanan petrol ve LNG’ye yönelik mevcut yaptırım muafiyetleri 31 Mart 2028’e kadar uzatıldı. Güney Kore’ye de LNG ithalatına ilişkin 31 Mart 2028’e kadar muafiyet tanındı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English