Bizi Takip Edin

Rusya

Putin’in tarihi 9 Mayıs konuşması: “Muzaffer halka şan olsun!”

Avatar photo

Yayınlanma

Aşağıda, Rusya devlet başkanı Vladimir Putin’in dün 9 Mayıs kutlamaları sırasında yaptığı konuşmanın tam çevirisini bulacaksınız.

Putin, bizim bağırmayı ve öfkeyi sanat sayan “iyi” konuşmacılarımızla karşılaştırıldığında yeteneksiz görünür sayılabilir ama çoğunlukla gürültüsüz, sadece duygulara değil daha çok akla dokunan iyi bir konuşmacıdır. Bu konuşma da öyle.

Harici’de 9 Mayıs ile ilgili ilk yazımda tarih çarpıtıcılığından söz etmiştim. Putin’in tören konuşmasında bu mesele de önemli yer tutuyor.

Avrupa’da ikinci cepheyle ilgili sözler de önemli; bunun zaferi tayin edici olmadığını sadece yakınlaştırdığını vurguluyor ve bu, benim de yazımda değindiğim gibi, kesinlikle doğrudur.

Bir küçük not daha düşmek gerek yalnız. Konuşmanın sonundaki “Muzaffer halka şan olsun!” sloganı, ilk defa, Stalin’in 9 Mayıs 1945’te yaptığı, zaferi duyurduğu radyo konuşmasında haykırılmıştı. O konuşmanın son sözleri şöyledir:

“Hitler üç yıl önce, herkesin karşısında, görevinin Sovyetler Birliği’ni parçalamak ve Kafkasları, Ukrayna’yı, Belarus’u, Baltık’ı ve diğer bölgeleri ondan koparmak olduğunu söylemişti. Doğrudan doğruya şöyle demişti: ‘Rusya’yı öyle bir yok edeceğiz ki bir daha ayağa kalkamayacak.’ Bu, üç yıl önceydi. Ama Hitler’in deli saçması fikirleri gerçekleşmemeye mahkûmdu — savaşın gidişatı hepsini küle çevirdi. Gerçekte, hitlercilerin hezeyan içinde hayal ettikleri her şeyin tam tersi oldu. Almanya tepetaklak bozguna uğradı. Alman birlikleri kayıtsız şartsız teslim oluyor. Sovyetler Birliği ise, Almanya’yı ne bölmek ne de yok etmek niyeti güdüyor olmasına rağmen zaferi kutluyor.

“Yoldaşlar! Büyük Anavatan Savaşı tam bir zaferimizle son buldu. Avrupa’da savaş dönemi bitti. Barışçıl gelişme dönemi başladı.

“Zaferiniz kutlu olsun, kadın ve erkek yurttaşlarım!

“Vatanımızın bağımsızlığını savunan ve düşmana karşı zafer kazanan kahraman Kızıl Ordu’muza şan olsun!

“Yüce halkımıza, muzaffer halka şan olsun!

“Düşmanla dövüşlerde düşen ve canını halkımızın hürriyet ve bahtiyarlığı için veren kahramanlara ebediyen şan olsun!”

* * *

“Milyonlarca insan ayağa dikildi”

Rusya’nın değerli yurttaşları! Değerli gaziler! Saygıdeğer misafirler! Asker ve denizci yoldaşlar, er ve erbaşlar, kıdemliler ve kıdemsizler! Subay yoldaşlar, generaller ve amiraller!

Bugün hepimizi, mutluluk ve keder, gurur ve minnet duyguları; nazizmi ezen, milyonlarca can bedeli bütün insanlık için hürriyet ve barışı fetheden neslin karşısında hayranlık birleştiriyor.

Bu tarihi, muzaffer olayların hatırasını sadakatle muhafaza ediyoruz. Ve 9 Mayıs bayramını galiplerin mirasçıları olarak, canımızdan bir parça olarak, ülkemiz için, bütün halk için, her aile için, her birimiz için en önemli bayram olarak kutluyoruz.

Babalarımız, dedelerimiz ve onların babaları anavatanı kurtardılar. Ve bize vatanı savunmayı, kenetlenmiş olmayı, milli menfaatlerimizi, bin yıllık tarihimizi, kültürümüzü, geleneksel değerlerimizi sıkı sıkıya savunmayı miras bıraktılar. Bizim için değerli olan, bizim için mukaddes olan her şeyi.

İkinci Dünya Savaşı’nın derslerini hatırlıyoruz ve bu savaşın olaylarının çarpıtılmasını, cellatların haklı gösterilmesi ve gerçek galiplere iftira atılması girişimlerini asla kabul etmeyeceğiz.

Ödevimiz, Kızıl Ordu’nun savaşçı ve komutanlarının şerefini, dünya tarihinde daima Rus askerleri olarak kalacak olan faklı milliyetlerin temsilcilerinin yüce başarısını savunmaktır.

Rusya, nazizme, rusofobiye, antisemitizme karşı yıkılmaz bir engel oldu ve olacak; bu saldırgan, yıkıcı düşüncelerin destekçilerinin işlediği alçaklıklarla mücadele edecek.

Hakikat ve adalet bizden yana. Bütün ülke, toplum, halk, özel askeri harekata katılanları destekliyor. Onların cesaret ve kararlılığıyla, bize daima zafer getirmiş olan metanetiyle gurur duyuyoruz.

Değerli dostlar!

Düşmanın en vahşi, en acımasız darbeleri Sovyetler Birliği’nin üzerine indi. Tek bildiği barış içinde çalışmak olan milyonlarca insan silaha sarıldı ve tepelerde, köprübaşlarında, sınırlarda ölümüne ayağa dikildiler; bütün bir İkinci Dünya Savaşı’nın sonucunu Moskova ve Stalingrad’daki, Kursk ve Dinyeper’deki büyük muharebelerde tereddüt götürmez zaferlerle; Belarus’un düşmana ilk kurşun sıkan savunucularının yiğitliğiyle; Brest kalesi ve Mogilyov, Odessa ve Sivastopol, Murmansk, Tula, Smolensk savunmasına katılanların metanetiyle; kuşatılan Leningrad halkının kahramanlığıyla; cephede, partizan birliklerinde ve yeraltında dövüşenlerin cesaretiyle, düşman ateşi altında ülkenin fabrikalarını tahliye edenlerin, cephe gerisinde kendisini esirgemeden, gücünün sınırında çalışanların yiğitliğiyle tayin ettiler.

Nazilerin Sovyetler Birliği’ni istila etme planları ülkenin gerçek anlamda demirden birliği karşısında tuzla buz oldu. Halkın kahramanlığı kütleseldi; bütün cumhuriyetler savaşın ortak, ağır yükünü taşıdılar.

Orta Asya ve Kafkasya halklarının katkısı muazzamdı. Cephenin ihtiyacı olan her şeyle yüklü kafileler buralardan aralıksız yola düşüyordu. Sahra hastaneleri buralarda konuşlandı ve tahliye edilmiş yüz binlerce insan ikinci evini buralarda buldu. Onlarla yuvalarını, ekmeklerini, yürek sıcaklıklarını paylaştılar.

Büyük Anavatan Savaşı’nın her bir gazisine saygımızı sunuyoruz, canını zafer için veren herkesin hatırası önünde başımızı eğiyoruz. Oğulların, kızların, babaların, anaların, dedelerin, büyük dedelerin, kocaların, karıların, kardeşlerin, kızkardeşlerin, yakınların, dostların hatırası önünde.

Bu haklı kavgada Rusya için yiğitçe ölerek düşen silah arkadaşlarımızın önünde başımızı eğiyoruz.

Bir dakikalık saygı duruşu.

Değerli dostlar!

Gezegenin nüfusunun neredeyse yüzde sekseni İkinci Dünya Savaşı’nın ateşten çemberinin içinde yer aldı.

Nazi Almanya’sının, militarist Japonya’nın, onların dünyanın farklı bölgelerindeki uydularının tam bir bozguna uğratılması, Birleşmiş Milletler ülkelerinin ortak çabasıyla başarıldı.

Sovyetler Birliği’ndeki tayin edici muharebelerden sonra Avrupa’da ikinci cephenin açılmasının zaferi yaklaştırdığını daima hatırlayacağız. Müttefik ordularının askerlerinin, direniş savaşçılarının, Çin’in cesur halkının ortak mücadelemize katkısını yüksek takdirle karşılıyoruz. Barışçıl bir gelecek adına dövüşen herkesin katkısını.

Değerli dostlar!

Gazilere, onların vatana olan samimi sevgisine, baba evini savunma kararlılıklarına, insan sevgisi ve adalet değerlerine layık olmaya devam edeceğiz. Bu geleneklere, bu yüce mirasa yüreklerimizdeki en önemli şeyi verelim ve onu gelecek nesillere taşıyalım.

Askeri ve barışçıl eylemlerde, stratejik hedeflerimize ulaşmakta, ödevlerimizi yerine getirmekte, Rusya adına, onun büyüklüğü ve refahı adına daima birliğimize yaslanacağız.

Muzaffer halka şan olsun!

Bayramınız kutlu olsun!

Büyük Zafer Günü kutlu olsun!

Ura!

Rusya

Rusya, 1000 kilometre menzile sahip kamikaze dronlarının seri üretimine başladı

Yayınlanma

Rus savunma sanayisi şirketi Almaz-Antey, 1000 kilometreden fazla menzile sahip Garpiya-A1 kamikaze dronlarının seri üretimine geçti. Rosoboroneksport, uluslararası pazara sunulan sistemin yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini ve dost ülkelerde ortak üretime açık olduklarını bildirdi.

Rusya merkezli Almaz-Antey Doğu Kazakistan Bölgesi (VKO) Konsorsiyumu, dolanan mühimmat sınıfındaki “Garpiya-A1” kamikaze dronlarının seri üretimine başladı.

Rusya’nın resmi silah ihracat şirketi Rosoboroneksport’un basın servisi, üretimin sistemi dünya pazarına sunma hedefi doğrultusunda yürütüldüğünü duyurdu.

Rosoboroneksport Genel Direktörü Aleksandr Miheyev, şirketin ulaştığı üretim kapasitesine dikkat çekerek, “Almaz-Antey VKO Konsorsiyumu, Garpiya-A1 (E) sisteminin seri üretiminde yetkinlik kazandı. Ülkenin savunma kabiliyetine zarar vermeden, yabancı müşterilerle yapılan sözleşmeleri rekabetçi sürelerde yerine getirmeyi sağlayan bir seviyeye ulaştı” dedi.

Miheyev, şirketin sistemin sevkiyatına ve Rusya’ya dost ülkelerin topraklarında üretimin yerelleştirilmesine yönelik müzakerelere açık olduğunu belirtti.

İnsansız hava aracının ihraç versiyonunun yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini vurgulayan Miheyev, ürünün bazı ortaklara tanıtıldığını kaydetti.

Belirlenen koordinatlardaki sabit hedefleri vurmak üzere tasarlanan “Garpiya-A1 (E)” sistemi bünyesindeki uzun menzilli BLA-D insansız hava aracı, 50 metreden 2 bin 500 metreye kadar irtifada uçabiliyor.

Saatte 170 kilometreye varan hıza ulaşabilen araç, 1000 kilometrenin üzerinde mesafe katedebiliyor. Havada en az altı saat kalabilen dron, 50 kilogramın üzerinde harp başlığı taşıma kapasitesine sahip.

Rusya’da insansız sistemlere yönelik geliştirme faaliyetleri sürerken Kalaşnikov Konsorsiyumu Başkanı Alan Luşnikov da ağustos ayı başında yaptığı açıklamada, 11 kilogramlık harp başlığına ve yapay zeka unsurları içeren bir otomatik güdüm sistemine sahip “Kub-10ME” kamikaze dronunun yakında Ukrayna’daki askeri harekat bölgesinde kullanılacağını açıklamıştı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Şeremetyevo özelleştirmesinde devlet altın hisse hakkını kullanacak

Yayınlanma

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı’nın yönetiminde Rusya Federasyonu’nun “altın hisse” özel hakkını kullanmasını kararlaştırdı. Başbakan Mihail Mişustin’in imzaladığı karar, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin veren kararnamesi doğrultusunda alındı.

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı Anonim Şirketi’nin yönetiminde Rusya Federasyonu adına özel bir hak olan “altın hisse” uygulamasını devreye sokma kararı aldı.

İnterfaks ajansının aktardığına göre Başbakan Mihail Mişustin ilgili kararnameyi 18 Ağustos’ta imzaladı.

Söz konusu belge, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ağustos ayı başında yayımlanan kararnamesinin icrası kapsamında hazırlandı. Putin, bahsi geçen kararnameyle Şeremetyevo’yu stratejik işletmeler listesinden çıkarmış ve havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin vermişti.

“Altın hisse”, bir anonim şirkette hissedar konumundaki kamu tüzel kişiliklerine veya yerel yönetimlere tanınan kurumsal bir hakkı ifade ediyor.

Özelleştirilen işletmeler üzerindeki devlet denetimini koruma işlevi gören bu hak, yabancı yatırımcıların yer aldığı şirketlerde genel olarak oy kullanma imkanı sağlamasa da devlete ana sözleşme değişikliklerini onaylama veya veto etme yetkisi veriyor.

Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yayımladığı kararname, özelleştirme ve stratejik işletme statüsüne dair hükümlerin yanı sıra havalimanının ana faaliyet alanının korunmasını, tesis ve kapasitelerin modernizasyonu için gerekli şartların sağlanmasını şart koşuyor.

Belge aynı zamanda hisse senetlerinin doğrudan ya da dolaylı yoldan yabancı kişi ve kuruluşların kontrolündeki tüzel kişilere geçmesini engellemeyi de güvence altına alıyor.

Putin, 2015 yılında Şeremetyevo’nun varlıklarının konsolidasyonunu ve kısmi özelleştirmesini öngören kararnameyi imzalamıştı.

Devlet, yeni kurulan “Şeremetyevo Havalimanı” şirketine federal mülkiyette bulunan yüzde 83,038 oranındaki havalimanı hissesini devrederken kamu payının en az yüzde 30 seviyesinde kalması şartı getirilmişti.

Varlıkların birleştirilmesi süreci Mayıs 2017’de tamamlandı. Bu konsolidasyon sonucunda Şeremetyevo Holding havalimanının yüzde 66,06 hissesine sahip olurken Rusya Federal Mülkiyet Yönetim Ajansı (Rosimuşçestvo) yüzde 30,46’lık payı elinde tuttu.

Geriye kalan hisselerin yüzde 2,43’ü Aeroflot’a, yüzde 1,05’i ise havalimanı yönetimine geçti.

Şeremetyevo Holding 2020 yılında devlete ait hisseleri satın almak üzere başvuruda bulunmuş, ancak daha sonra işlemden vazgeçmişti. Bu vazgeçmeyle birlikte havalimanının mülkiyeti bütünüyle özel sektöre devredilmemişti.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya, Alman gazeteci Michael Martens hakkında arama kararı çıkardı

Yayınlanma

Rusya İçişleri Bakanlığı, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı. Kararın, gazetecinin Ukrayna ve Sırbistan liderlerinin basın toplantısında Rus askerlerinin öldürülmesine dair yönelttiği sorunun ardından alındığı bildirildi. Rusya Dışişleri Bakanlığı ve ilgili diplomatik misyonlar gazetecinin ifadelerine sert tepki gösterdi.

Rusya, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı.

RBK’ya konuşan kolluk kuvvetlerindeki iki kaynak, kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in ortak basın toplantısının ardından alındığını aktardı.

Rusya İçişleri Bakanlığının arananlar veri tabanında, Martens’in Rusya Ceza Kanunu’nun ilgili maddesi uyarınca arandığı bilgisi yer alıyor.

Martens söz konusu basın toplantısında, Avrupa ülkelerinin “daha fazla Rus’un öldürülmesine yardımcı olmak” için neler yapabileceğini sormuştu.

Gelişmelerin ardından FAZ gazetesi, sorunun ifade ediliş biçimini “yanıltıcı” olarak nitelendirerek kurumun yayın politikasının “mümkün olduğunca çok sayıda Rus askerinin öldürülmesine yönelik çağrıları” kapsamadığını vurguladı.

RBK’nın kaynaklarına göre, gazeteci hakkındaki arama kararı Moskova İçişleri Ana Müdürlüğü tarafından 13 Ağustos’ta çıkarıldı.

Martens’e gıyabında Rusya Ceza Kanunu’nun 282. maddesinin 2. fıkrası uyarınca nefret veya düşmanlığı körükleme suçlaması yöneltildi. Soruşturma makamlarının yakın zamanda mahkemeye başvurarak gazeteci hakkında gıyabi tutuklama talep etmeyi planladığı belirtildi.

Rusya’nın Berlin Büyükelçiliği, Martens’in sözlerini “iğrenç” olarak nitelendirerek Moskova’nın hukuki mekanizmaları kullanma ihtimalini değerlendireceğini duyurdu.

Diplomatik temsilcilik, Martens’in fiilen Zelenskiy’e Rus askerlerinin öldürülmesi konusunda yardım teklif ettiğini ve gazetecinin daha sonra sosyal medyada yaptığı paylaşımların “her türlü yanlış anlaşılmayı ortadan kaldırdığını” açıkladı.

Büyükelçilik ayrıca Alman makamlarının, Almanya Gazeteciler Birliği dahil olmak üzere meslek örgütlerinin ve meslektaşlarının çoğunluğunun bu ifadeleri kınamamasını “üzüntü verici” bulduğunu bildirdi.

Büyükelçilik açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“FAZ’ın kısa açıklaması maalesef durumu kökten değiştirmiyor. Gazetenin Michael Martens’in ifadelerindeki ‘muğlaklığa’ sığınma girişimi eleştirilere dayanamaz; nitekim gazeteci sonrasında tam olarak söylediği şeyi kastettiğini ve bunda kınanacak bir yön görmediğini defalarca teyit etti.”

Rus diplomatlar, ifade özgürlüğünün, “burada resmi düzeyde iddia edildiği gibi” Almanya’nın resmi olarak çatışma halinde bulunmadığı bir devletin vatandaşları da dahil olmak üzere insanların öldürülmesine yönelik aleni çağrıları kapsamaması gerektiğini değerlendirdi.

Rusya’nın Washington Büyükelçiliği ise Martens’in sorusunu “Freudyen bir dil sürçmesi” olarak nitelendirdi ve bu çıkışın Alman makamlarının “Rusya-ABD cepheleşmesi” yönündeki arzusunu yansıttığını öne sürdü.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da Sırbistan makamlarına çağrıda bulunarak Martens’in sorusuna tepki göstermelerini istedi.

Gazetecinin ifadelerini kabul edilemez olarak nitelendiren Lavrov, Vucic’in bu soruyu duyduğunda “adeta donakaldığına” dikkat çekti.

Lavrov, bu tür görüşlere sahip bir kişinin medyada veya devlet kurumlarında görev almaması gerektiğini söyledi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English