Amerika
Rubio’dan Ukrayna ve Rusya’ya ültimatom

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Rusya ve Ukrayna’nın çatışmayı bitirmek için yakın zamanda somut öneriler sunması gerektiğini, aksi takdirde Washington’un arabuluculuk rolünden çekileceğini açıkladı.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Rusya ve Ukrayna’nın çatışmayı sona erdirmek için yakın zamanda somut öneriler sunması gerektiğini belirterek, ilerleme kaydedilmemesi hâlinde Washington’un arabuluculuk rolünden çekileceği uyarısında bulundu.
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tammy Bruce’un dün düzenlediği basın toplantısında, “Rubio, [Ukrayna’daki] durumla ilgili olarak bana çok yakın zamanda şunu söyledi: Şu anda her iki tarafın da bu çatışmaya nasıl son verileceğine dair somut öneriler sunması gereken bir aşamadayız,” dedi.
Rubio, ABD’nin bundan sonraki adımlarının Başkan Donald Trump’ın vereceği karara bağlı olacağını ve başkanın şu anda bu konuda bir değerlendirme yaptığını vurguladı.
Bruce’a göre Dışişleri Bakanı, “Eğer ilerleme olmazsa, bu süreçteki arabuluculuk rolümüzden vazgeçeceğiz,” diyerek sözlerini tamamladı.
Washington yönetimi, Trump yönetiminin iktidara gelmesinin ardından üstlendiği arabuluculuk rolü çerçevesinde, çözüm sürecinde ilerleme görmemesi hâlinde müzakerelerden çekilme tehdidinde daha önce de bulunmuştu.
Başkan Trump, 24 Nisan’da Rusya ile Ukrayna arasında barış anlaşması imzalanması için bir son tarih belirlediğini açıklamış ancak kesin bir tarih vermemişti.
Bundan üç gün sonra Dışişleri Bakanı Rubio, çatışmanın çözümü için “önümüzdeki haftanın” kritik öneme sahip olacağını ifade etmişti.
Rusya, 9 Mayıs Zafer Bayramı için Ukrayna’da ateşkes ilan etti
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Moskova’nın Ukrayna ile çatışmanın çözümü için ön koşulsuz olarak müzakerelere yeniden başlamaya hazır olduğunu dile getirmişti.
Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ise Kiev’in “herhangi biriyle, herhangi bir zamanda” barış diyaloğuna hazır olduğunu ancak bunun ancak ateşkes sağlandıktan sonra mümkün olabileceğini belirtmişti.
Kremlin ise Kiev’den bu yönde bir sinyal gelmediğini kaydetmişti.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Zelenskiy’nin, Putin’in Büyük Anayurt Savaşı’ndaki Zafer’in 80. yıl dönümü kutlamaları sırasında ilan ettiği ateşkesin ardından gündeme getirdiği 30 günlük ateşkes önerisini Moskova’nın bir ön koşul olarak değerlendirdiğini söyledi.
Lavrov, önceki gün yaptığı açıklamada Moskova’nın çözüme ilişkin tutumunun “çok iyi bilindiğini” belirtti.
Rusya; Ukrayna’nın NATO’ya katılmaması, Kırım, Sivastopol, Donetsk Halk Cumhuriyeti (DHC), Lugansk Halk Cumhuriyeti (LHC), Herson ve Zaporojye oblastlarının Rusya toprağı olarak uluslararası düzeyde tanınması ve güvenlik garantileri konularında ısrar ediyor.
Lavrov, “Gündemde Ukrayna’nın silahsızlandırılması ve Nazilerden arındırılması, yaptırımların kaldırılması, davaların ve tutuklama emirlerinin geri çekilmesi, Batı’da dondurulan Rus varlıklarının iadesi gibi görevler var,” şeklinde konuşmuştu.
Putin de geçen yaz benzer koşulları dile getirmişti.
Diğer yandan, nisan ayı sonunda Ukrayna ve Avrupa Birliği (AB) kendi barış planları üzerinde anlaşmaya varmıştı.
Reuters‘ın haberine göre plan, Rusya ve Ukrayna’nın tam ve koşulsuz ateşkese yönelik taahhütlerini, ABD ve Avrupa ülkelerinin katılımıyla derhal müzakerelere başlanmasını, Ukrayna için güvenlik garantilerini ve Ukrayna ordusuna yönelik herhangi bir kısıtlama olmamasını içeriyor.
Habere göre planda ayrıca topraklar ve Rusya karşıtı yaptırımlarla ilgili maddeler de bulunuyor. Moskova yönetimi ise bu yaptırımları yasa dışı olarak nitelendiriyor.
Bloomberg: Putin, Ukrayna’nın dört oblastının tamamını istiyor
Amerika
ABD Kongresi’nde Tibet hazırlığı

ABD Kongresi, sürgündeki Tibet hükümetinin daha fazla uluslararası kuruluşa dahil edilmesi için tasarı hazırlıyor.
Semafor’da yer alan habere göre, Oregon’un Demokrat Senatörü Jeff Merkley ile Idaho’nun Cumhuriyetçi Senatörü James Risch tarafından bir tasarı hazırlandı.
Tasarı, Trump yönetimini, Tibet’in sürgündeki hükümeti olan Merkezi Tibet Yönetimi’nin Birleşmiş Milletler’de gözlemci statüsü alması ve diğer uluslararası kuruluşlara dahil edilmesine yönlendirecek.
Yasa tasarısı, Tibet ile Çin arasındaki anlaşmazlığın çözülmesini talep ederek bunu “ABD için stratejik öneme sahip bir mesele” olarak nitelendiriyor.
Ayrıca tasarı, ABD hükümetine, müttefiklerini “Merkezi Tibet Yönetimi ile üst düzeyde ilişki kurmaya ve onu desteklemeye” teşvik etme talimatı veriyor.
Tasarının sahiplerinden Merkley şöyle konuştu:
“Tibet halkının insan hakları ve temel haysiyeti göz ardı edilemez. İki partinin ortak hazırladığı tasarı, ABD’nin bu temel özgürlükler ve geleceğe dair umutlar uğruna verdiği mücadelede Tibet’in yanında olacağına dair net bir mesaj veriyor.”
Risch ise tasarıya ilişkin olarak, “Çin’in otoriter yönetimine karşı direnişte kilit ortaklar olan Tibet halkını destekliyor ve Birleşmiş Milletler’de Çin’in zararlı etkisine karşı koyuyor,” dedi.
Senato tasarısına ayrıca Senatör Tim Kaine (Demokrat, Virginia), Senatör Todd Young (Cumhuriyetçi, Indiana), Senatör Jacky Rosen (Demokrat, Nevada) ve Senatör Rick Scott (Cumhuriyetçi, Florida) da ortak sponsor olarak imza attı.
Benzer bir yasa tasarısı, Temsilciler Meclisi’nde Temsilci Jim McGovern (Demokrat, Massachusetts) ve Temsilci Michael McCaul (Cumhuriyetçi, Teksas) tarafından sunuldu.
Yasa tasarısının akıbeti belirsiz olmakla birlikte, tasarının sunulması, Xi Jinping’in önümüzdeki ay Washington’a yapması beklenen ziyareti öncesinde Çin hükümetiyle gerginlikleri tırmandırabilir.
Amerika
Tupac Shakur cinayetinde 30 yıl sonra yeni gelişmeler

Polis, neredeyse otuz yıl boyunca ünlü rapçi Tupac Shakur’un cinayetini çözemediğini söylemişti ama bir çete liderinin yeni açıklamaları gidişatı değiştirdi.
Eski bir çete lideri olan Duane “Keffe D” Davis konuşmaya başladı; röportajlarda ve anı kitabında arabadan ateş açılması olayını anlattı.
Washington Post’un aktardığına göre Davis, kamuoyunun ilgisini çeken bu çok ses getiren davada yargılanacak. Jüri seçimi, Shakur’un 7 Eylül 1996’da vurulduğu kavşaktan çok uzak olmayan Las Vegas’ta pazartesi günü başlayacak. Duruşmanın birkaç hafta sürmesi bekleniyor.
Davis, cinayet suçlamasını reddetti ve arka koltuktaki bir yolcunun Shakur’a ateş açtığı sırada kendisinin de arabada olduğunu söyledi.
Yetkililer, Davis’i tetikçi olduğu iddiasında bulunmadan cinayeti planlamakla suçluyor.
Yetkililer, Davis’in kamuoyuna yaptığı açıklamalar olmasaydı davanın hiç açılmayabileceğini belirtiyor.
Shakur, 25 yaşında öldüğünde şöhretinin zirvesindeydi ve dönemin en etkili sanatçılarından biri olarak anıldı. O yıl “California Love” gibi şarkılarla listelerin zirvesine çıkmıştı.
2017’de Shakur’un ölümünden sonra Rock & Roll Onur Listesi’ne kabul edilme töreninde konuşan rapçi Snoop Dogg, “Birçok kişi onu şimdi bir tür haydut süper kahraman olarak hatırlasa da, Tupac sadece bir insan olduğunu biliyordu ve müziği aracılığıyla daha önce hiç kimsenin yapamadığı şekilde kendini ifade etti,” demişti.
Yetkililer, silahlı çatışmanın Los Angeles bölgesindeki iki çete arasındaki rekabetten kaynaklandığını belirtiyor.
Mob Piru ve South Side Compton Crips. Polisin açıklamasına göre, Shakur’un plak şirketi Death Row Records, Mob Piru ile bağlantılıyken, Davis ise Crips’in “lideri ve karar vericisi” idi.
Her iki grubun üyeleri de çatışmanın yaşandığı gün, boksör Mike Tyson’ın MGM Grand Garden Arena’daki maçını izlemek üzere Las Vegas’taydı.
Polis, etkinliğin ardından Death Row Records ekibinin Davis’in yeğenini dövdüğünü belirtiyor.
Davis, 2019 yılında yayımlanan anılarında, “Nevada, Las Vegas’ta geçen o kader gecesinde Tupac ve onunla takılmayı seçtiği ekibin sınırı aştığını ve yeğenim Baby Lane’e el kaldırdığını” anlatıyor.
Davis, “Bir plak şirketinin stüdyo gangsterlerinin bize böyle davranmasına izin veremezdik,” diye yazmıştı.
Davis, Death Row Records grubuyla yüzleşmeye karar verdiğini yazdı ve ekibinin “diplomatik yaklaşımın işe yaramaması ihtimaline karşı” hazırlıklı olduğunu belirtti.
Amerika
Ocasio-Cortez: Woke 1.0 çılgıncaydı

New York eyaletinden Demokrat Temsilci Alexandria Ocasio-Cortez, insanların COVID-19 salgını sırasında benimsediği bazı “radikal” tutumların bu olağanüstü koşulların bir sonucu olduğunu kabul etti ve insanların tutumlarını değiştirme hakkını savundu.
Pazar günü ABC’nin “This Week” programına konuk olan Ocasio-Cortez’e sunucu Jonathan Karl, Wisconsin’in Demokrat vali adayı Francesca Hong hakkında soru sordu.
Hong, George Floyd’un öldürülmesinin ardından yayılan protesto dalgası sırasında polise verilen fonların tamamen kaldırılmasını ve Şükran Günü’nün iptal edilmesini talep ettiği 2020-2021 yıllarına ait sosyal medya paylaşımlarından vazgeçtiğini açıklamıştı.
Ocasio-Cortez, görüşlerin zamanla değişebileceğini belirterek, New York Belediye Meclisi üyesi Chi Ossé’nin şu esprili sözlerini aktardı: “Woke 1.0 çılgıncaydı.”
Ocasio-Cortez şöyle devam etti:
“Aslında o dönemde yapılan tartışmaların oldukça verimli olduğunu düşünüyorum. Bence bugün suçtan bahsederken, suçu azaltma konusundaki yaklaşımımız eskisine kıyasla temelden farklı, değil mi? Ve bence hepimiz suç oranını olabildiğince düşük tutma hedefini paylaşıyoruz. Biliyorsunuz, karantina döneminde kullanılan söylemler elbette bugün kullandığımız söylemlerle aynı değil.”
Program sunucusu Jonathan Karl, daha önce aktif olarak savunduğu bir suçla mücadele çözümü olan “polis bütçesinin kesilmesi” konusundaki güncel tutumunu sorunca Ocasio-Cortez şu cevabı verdi:
“Bence bu dönemde ve… özellikle COVID sırasında, Overton penceresi [toplumsal görüşlerin kabul edilebilirlik sınırı] büyük ölçüde genişledi. Hayat durma noktasına gelmişti. Bu kapanmalar nedeniyle şimdiye kadar gördüğümüz en yüksek işsizlik oranlarından bazıları yaşandı ve bence bizi daha iyi bir duruma getirecek her türlü politikayı değerlendirme konusunda kapılar gerçekten açıktı; hatta o dönemde yapılan tartışmaların oldukça verimli olduğunu düşünüyorum.”
Ocasio-Cortez, Hong’u savunurken, Wisconsin seçimlerinde kimseyi desteklemeyi planlamadığını, bunun yerine “Kongre’yi geri kazanmaya” odaklandığını da belirtti.
Onun bu kararı, Hong’u desteklemekten kaçınan Senatör Bernie Sanders ve Amerika Demokratik Sosyalistleri’nin ulusal kanadının tutumuyla aynı çizgide.
Ocasio-Cortez, Hong’un görüşlerine ilişkin sorulara yanıt olarak, “Bence bu seçimlerin çoğu, şu anda bile olsa, ulusal bir boyut kazanma eğiliminde olacak. Fakat bu seçimler nihayetinde yerel ve tüm siyaset yerel. Anladığım kadarıyla Francesca Hong, seçim sürecinde varlığını açıkça ortaya koydu,” dedi.
AOC, Hong’un “eski görüşlerinden uzaklaştığını” da ekledi.
Ocasio-Cortez, karantina döneminde kullanılan söylemlerin “bugün kullanacağımız türden söylemler olmadığını” da sözlerine ekledi.
Demokrat Temsilci, “Bu adayların, seçmenlerine kim olduklarını ve şu anda hangi konularda kampanya yürüttüklerini anlatma fırsatına sahip olmalarından dolayı minnettarım,” diye ekledi.
Diplomasi2 hafta öncePaşinyan’dan Moskova’ya demiryolu resti
Dünya Basını1 hafta önceMilyarder Elon Musk: Paranın hiçbir değerinin kalmayacağı döneme giriyoruz
Görüş2 hafta önceAteş altındaki Mısır: Dimyat saldırısı küresel enerji piyasaları için ne anlama geliyor?
Ortadoğu3 gün önceMısır, üçlü pakta neden katılmadı?
Dünya Basını2 hafta öncePekin ve Brüksel, küresel enerji geçişinin kurallarını baştan yazıyor
Ortadoğu2 hafta önceYemen güçleri Saada semalarında Suudi Arabistan’a ait Vestel Karayel İHA’sını vurdu
Asya1 hafta önceAlibaba 2,4 trilyon parametreli yapay zeka modeli Qwen3.8-Max’i tanıttı
Dünya Basını1 hafta önceRay Dalio yapay zeka balonu ve küresel borç krizini değerlendirdi








