Bizi Takip Edin

Rusya

Rus basını: Gazze’deki barış iki yıldan fazla sürmeyebilir

Yayınlanma

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump, Gazze Şeridi’ndeki savaşın sona erdiğini duyurdu.

Trump, Hamas ile İsrail arasında pazartesi günü imzalanan anlaşmanın ardından İsrail parlamentosu Knesset’te konuşma yaptı.

Ziyareti sırasında parlamentonun konuk defterini imzalayan Trump, “Bu benim için büyük bir onur, muhteşem ve güzel bir gün. Yeni bir başlangıç” notunu düştü.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise açılış konuşmasında Trump’ı, ABD-İsrail ilişkileri tarihindeki “en iyi dost” olarak nitelendirdi. Netanyahu, esir takasındaki yardımlarından dolayı Trump’a teşekkür etti.

Trump ise anlaşmayı “tarihi bir gelişme” ve Orta Doğu’da “yeni bir dönemin başlangıcı” olarak nitelendirdi.

Trump, “Bu sadece savaşın sonu değil. Bu, terörün ve ölümün sona erdiği, barış ve umudun başladığı bir dönem” diye konuştu.

Bununla birlikte Trump, Gazze’de barış anlaşmasına varılmasının, İran’daki uranyum zenginleştirme tesislerinin bombalanması sayesinde mümkün olduğunu söyledi.

Trump, “Biz savaş başlatmak istemiyoruz. Ama eğer başlatırsak, o savaşı bizden önce hiç kimsenin kazanmadığı kadar kazanırız. Siyasi doğruculuk peşinde olmayacağız. Ama o noktaya da gelmek istemiyoruz” ifadelerini kullandı.

“Barışın kalıcılığı şüpheli”

Öte yandan Rusya’daki uzman çevreler, varılan barışın kalıcılığı konusunda şüphelerini dile getiriyor.

WarGonzo Telegram kanalında yapılan değerlendirmede, “Tüm tarafların güvenlik, özgürlük ve siyasi kazanç elde ettiği izlenimi veren hızlı bir çözüm tablosu oluşuyor. Ancak bu dışsal zafer görüntüsünün ardında son derece kırılgan ve patlamaya hazır bir gerçeklik gizli” denildi.

Analistler, mevcut anlaşmanın sorunu “toprağın altına gömdüğünü” belirtti.

Değerlendirmede, “Temel gerilim noktaları hâlâ yerinde duruyor: Hamas, geçici olarak silahsızlanmayı kabul etmiş olsa da Gazze üzerindeki denetimini sürdürüyor ve kısa süre içinde iç muhalefeti tasfiye edebilir” ifadeleri kullanıldı.

Ayrıca Filistinli mülteciler meselesinin çözülmediğine dikkat çekilen analizde, “Onların geri dönüşü, her İsrail hükümeti için mutlak bir ‘kırmızı çizgi’ niteliğinde. Bu nedenle mevcut anlaşma kalıcı bir barış değil, yalnızca geçici bir ateşkes niteliğinde” denildi.

Kanal, “krizin böylesine hızlı bir biçimde çözüme kavuşmasının taktiksel bir zafer olsa da stratejik bir risk yarattığı” görüşünü paylaştı.

“İki yıldan fazla sürmesi olası değil”

Vzglyad‘a konuşan İsrailli uluslararası ilişkiler uzmanı Simon Tsipis de Orta Doğu’daki ateşkesin kısa ömürlü olacağını düşünüyor.

Siyaset bilimci, bu durumu ABD’deki seçim takvimine bağlıyor ve 2026’daki Kongre ara seçimleri ile 2028’deki başkanlık seçimlerine işaret ediyor. Tsipis, “Demokratların iktidara gelmesi, çatışmanın yeniden alevlenmesine yol açabilir” dedi.

Temel meselelerin çözülmediğini vurgulayan uzman, İsrail’in Hamas’ı tamamen ortadan kaldırma hedefine ulaşamadığını belirtti. Tsipis’e göre örgüt, bazı kaynaklara göre yeni militanlar devşiriyor ve “7 Ekim’deki saldırıya benzer bir eyleme hazırlanıyor.”

Tsipis, “Trump dönemindeki bu barış düzenlemesinin iki yıldan fazla sürmesi pek olası değil” öngörüsünde bulundu.

Uzman, çözüm olarak Filistin devletinin kurulmasını öneriyor ve bu adımın Hamas’ı düzenli bir silahlı kuvvete dönüştüreceğini savunuyor. Bu konuda Birleşmiş Milletler’de yapılacak oylamanın kasım ayında gerçekleşebileceğini belirten Tsipis, farklı bir senaryonun da mümkün olduğunu ekledi:

“Netanyahu veya aşırı sağcı güçler süreci engelleyebilir ve ABD’de Demokratların iktidara dönüşü bölgedeki güç dengesini kökten değiştirebilir.”

“Her an yeni bir çatışma yaşanabilir”

Rusya Uluslararası İlişkiler Konseyi (RIAC) uzmanı Kirill Semyonov ise mevcut ateşkesin, Şarm eş-Şeyh’teki zirveye katılan tarafların baskısı sayesinde öncekilerden daha uzun ömürlü olabileceğini ifade etti.

Semyonov, “İsrail’in şartları açıkça ihlal etmesi, bu kez gerçek uluslararası yaptırımlara yol açabilir” dedi.

Ancak Semyonov, Tel Aviv’in anlaşmayı sabote etmekle Hamas’ı suçlayacağı bazı provokasyonlara başvurabileceğini de belirtti ve “Zirveye katılan ülkeler, çatışmaların yeniden başlamasını önlemeye çalışacak” diye ekledi.

Filistin heyetinin müzakerelerde İsrail heyetiyle eşit düzeyde yer almasının önemli bir gelişme olduğunu vurgulayan Semyonov, “Bu, ateşkesin uzatılması ihtimalini artırıyor” değerlendirmesini yaptı.

Bununla birlikte uzman, esir takasını kapsayan ilk aşamadan sonra çatışmaların yeniden başlayabileceği ihtimalini dışlamadı.

Semyonov, “Sonraki görüşmeler çıkmaza girebilir: Hamas silahsızlanmayı reddederken, İsrail de Gazze’den askerlerini çekmeyi reddedebilir. Böyle bir durumda her an yeni bir çatışma yaşanabilir” diye konuştu.

Rusya

Rusya, 1000 kilometre menzile sahip kamikaze dronlarının seri üretimine başladı

Yayınlanma

Rus savunma sanayisi şirketi Almaz-Antey, 1000 kilometreden fazla menzile sahip Garpiya-A1 kamikaze dronlarının seri üretimine geçti. Rosoboroneksport, uluslararası pazara sunulan sistemin yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini ve dost ülkelerde ortak üretime açık olduklarını bildirdi.

Rusya merkezli Almaz-Antey Doğu Kazakistan Bölgesi (VKO) Konsorsiyumu, dolanan mühimmat sınıfındaki “Garpiya-A1” kamikaze dronlarının seri üretimine başladı.

Rusya’nın resmi silah ihracat şirketi Rosoboroneksport’un basın servisi, üretimin sistemi dünya pazarına sunma hedefi doğrultusunda yürütüldüğünü duyurdu.

Rosoboroneksport Genel Direktörü Aleksandr Miheyev, şirketin ulaştığı üretim kapasitesine dikkat çekerek, “Almaz-Antey VKO Konsorsiyumu, Garpiya-A1 (E) sisteminin seri üretiminde yetkinlik kazandı. Ülkenin savunma kabiliyetine zarar vermeden, yabancı müşterilerle yapılan sözleşmeleri rekabetçi sürelerde yerine getirmeyi sağlayan bir seviyeye ulaştı” dedi.

Miheyev, şirketin sistemin sevkiyatına ve Rusya’ya dost ülkelerin topraklarında üretimin yerelleştirilmesine yönelik müzakerelere açık olduğunu belirtti.

İnsansız hava aracının ihraç versiyonunun yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini vurgulayan Miheyev, ürünün bazı ortaklara tanıtıldığını kaydetti.

Belirlenen koordinatlardaki sabit hedefleri vurmak üzere tasarlanan “Garpiya-A1 (E)” sistemi bünyesindeki uzun menzilli BLA-D insansız hava aracı, 50 metreden 2 bin 500 metreye kadar irtifada uçabiliyor.

Saatte 170 kilometreye varan hıza ulaşabilen araç, 1000 kilometrenin üzerinde mesafe katedebiliyor. Havada en az altı saat kalabilen dron, 50 kilogramın üzerinde harp başlığı taşıma kapasitesine sahip.

Rusya’da insansız sistemlere yönelik geliştirme faaliyetleri sürerken Kalaşnikov Konsorsiyumu Başkanı Alan Luşnikov da ağustos ayı başında yaptığı açıklamada, 11 kilogramlık harp başlığına ve yapay zeka unsurları içeren bir otomatik güdüm sistemine sahip “Kub-10ME” kamikaze dronunun yakında Ukrayna’daki askeri harekat bölgesinde kullanılacağını açıklamıştı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Şeremetyevo özelleştirmesinde devlet altın hisse hakkını kullanacak

Yayınlanma

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı’nın yönetiminde Rusya Federasyonu’nun “altın hisse” özel hakkını kullanmasını kararlaştırdı. Başbakan Mihail Mişustin’in imzaladığı karar, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin veren kararnamesi doğrultusunda alındı.

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı Anonim Şirketi’nin yönetiminde Rusya Federasyonu adına özel bir hak olan “altın hisse” uygulamasını devreye sokma kararı aldı.

İnterfaks ajansının aktardığına göre Başbakan Mihail Mişustin ilgili kararnameyi 18 Ağustos’ta imzaladı.

Söz konusu belge, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ağustos ayı başında yayımlanan kararnamesinin icrası kapsamında hazırlandı. Putin, bahsi geçen kararnameyle Şeremetyevo’yu stratejik işletmeler listesinden çıkarmış ve havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin vermişti.

“Altın hisse”, bir anonim şirkette hissedar konumundaki kamu tüzel kişiliklerine veya yerel yönetimlere tanınan kurumsal bir hakkı ifade ediyor.

Özelleştirilen işletmeler üzerindeki devlet denetimini koruma işlevi gören bu hak, yabancı yatırımcıların yer aldığı şirketlerde genel olarak oy kullanma imkanı sağlamasa da devlete ana sözleşme değişikliklerini onaylama veya veto etme yetkisi veriyor.

Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yayımladığı kararname, özelleştirme ve stratejik işletme statüsüne dair hükümlerin yanı sıra havalimanının ana faaliyet alanının korunmasını, tesis ve kapasitelerin modernizasyonu için gerekli şartların sağlanmasını şart koşuyor.

Belge aynı zamanda hisse senetlerinin doğrudan ya da dolaylı yoldan yabancı kişi ve kuruluşların kontrolündeki tüzel kişilere geçmesini engellemeyi de güvence altına alıyor.

Putin, 2015 yılında Şeremetyevo’nun varlıklarının konsolidasyonunu ve kısmi özelleştirmesini öngören kararnameyi imzalamıştı.

Devlet, yeni kurulan “Şeremetyevo Havalimanı” şirketine federal mülkiyette bulunan yüzde 83,038 oranındaki havalimanı hissesini devrederken kamu payının en az yüzde 30 seviyesinde kalması şartı getirilmişti.

Varlıkların birleştirilmesi süreci Mayıs 2017’de tamamlandı. Bu konsolidasyon sonucunda Şeremetyevo Holding havalimanının yüzde 66,06 hissesine sahip olurken Rusya Federal Mülkiyet Yönetim Ajansı (Rosimuşçestvo) yüzde 30,46’lık payı elinde tuttu.

Geriye kalan hisselerin yüzde 2,43’ü Aeroflot’a, yüzde 1,05’i ise havalimanı yönetimine geçti.

Şeremetyevo Holding 2020 yılında devlete ait hisseleri satın almak üzere başvuruda bulunmuş, ancak daha sonra işlemden vazgeçmişti. Bu vazgeçmeyle birlikte havalimanının mülkiyeti bütünüyle özel sektöre devredilmemişti.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya, Alman gazeteci Michael Martens hakkında arama kararı çıkardı

Yayınlanma

Rusya İçişleri Bakanlığı, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı. Kararın, gazetecinin Ukrayna ve Sırbistan liderlerinin basın toplantısında Rus askerlerinin öldürülmesine dair yönelttiği sorunun ardından alındığı bildirildi. Rusya Dışişleri Bakanlığı ve ilgili diplomatik misyonlar gazetecinin ifadelerine sert tepki gösterdi.

Rusya, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı.

RBK’ya konuşan kolluk kuvvetlerindeki iki kaynak, kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in ortak basın toplantısının ardından alındığını aktardı.

Rusya İçişleri Bakanlığının arananlar veri tabanında, Martens’in Rusya Ceza Kanunu’nun ilgili maddesi uyarınca arandığı bilgisi yer alıyor.

Martens söz konusu basın toplantısında, Avrupa ülkelerinin “daha fazla Rus’un öldürülmesine yardımcı olmak” için neler yapabileceğini sormuştu.

Gelişmelerin ardından FAZ gazetesi, sorunun ifade ediliş biçimini “yanıltıcı” olarak nitelendirerek kurumun yayın politikasının “mümkün olduğunca çok sayıda Rus askerinin öldürülmesine yönelik çağrıları” kapsamadığını vurguladı.

RBK’nın kaynaklarına göre, gazeteci hakkındaki arama kararı Moskova İçişleri Ana Müdürlüğü tarafından 13 Ağustos’ta çıkarıldı.

Martens’e gıyabında Rusya Ceza Kanunu’nun 282. maddesinin 2. fıkrası uyarınca nefret veya düşmanlığı körükleme suçlaması yöneltildi. Soruşturma makamlarının yakın zamanda mahkemeye başvurarak gazeteci hakkında gıyabi tutuklama talep etmeyi planladığı belirtildi.

Rusya’nın Berlin Büyükelçiliği, Martens’in sözlerini “iğrenç” olarak nitelendirerek Moskova’nın hukuki mekanizmaları kullanma ihtimalini değerlendireceğini duyurdu.

Diplomatik temsilcilik, Martens’in fiilen Zelenskiy’e Rus askerlerinin öldürülmesi konusunda yardım teklif ettiğini ve gazetecinin daha sonra sosyal medyada yaptığı paylaşımların “her türlü yanlış anlaşılmayı ortadan kaldırdığını” açıkladı.

Büyükelçilik ayrıca Alman makamlarının, Almanya Gazeteciler Birliği dahil olmak üzere meslek örgütlerinin ve meslektaşlarının çoğunluğunun bu ifadeleri kınamamasını “üzüntü verici” bulduğunu bildirdi.

Büyükelçilik açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“FAZ’ın kısa açıklaması maalesef durumu kökten değiştirmiyor. Gazetenin Michael Martens’in ifadelerindeki ‘muğlaklığa’ sığınma girişimi eleştirilere dayanamaz; nitekim gazeteci sonrasında tam olarak söylediği şeyi kastettiğini ve bunda kınanacak bir yön görmediğini defalarca teyit etti.”

Rus diplomatlar, ifade özgürlüğünün, “burada resmi düzeyde iddia edildiği gibi” Almanya’nın resmi olarak çatışma halinde bulunmadığı bir devletin vatandaşları da dahil olmak üzere insanların öldürülmesine yönelik aleni çağrıları kapsamaması gerektiğini değerlendirdi.

Rusya’nın Washington Büyükelçiliği ise Martens’in sorusunu “Freudyen bir dil sürçmesi” olarak nitelendirdi ve bu çıkışın Alman makamlarının “Rusya-ABD cepheleşmesi” yönündeki arzusunu yansıttığını öne sürdü.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da Sırbistan makamlarına çağrıda bulunarak Martens’in sorusuna tepki göstermelerini istedi.

Gazetecinin ifadelerini kabul edilemez olarak nitelendiren Lavrov, Vucic’in bu soruyu duyduğunda “adeta donakaldığına” dikkat çekti.

Lavrov, bu tür görüşlere sahip bir kişinin medyada veya devlet kurumlarında görev almaması gerektiğini söyledi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English