Bizi Takip Edin

Rusya

Rus rublesi 2023 yılından bu yana en yüksek seviyesine ulaştı

Yayınlanma

Rus rublesi, İran savaşı küresel enerji fiyatlarındaki artış ve Rusya Merkez Bankasının yüksek politika faizi kararlarının etkisiyle ABD doları karşısında Şubat 2023’ten bu yana en güçlü seviyesine ulaştı. Ulusal para birimindeki bu hızlı değer kazancının ihracat ürünlerinin rekabet gücünü düşürdüğünü belirten uzmanlar ve iş dünyası temsilcileri, güçlü rublenin ihracatçılar için ek yük oluşturduğuna dikkat çekiyor.

Rus rublesi, ABD doları karşısında Şubat 2023’ten bu yana en güçlü seviyesine ulaştı. Financial Times gazetesinin konuya ilişkin değerlendirmesinde, Rus para biriminin değer kazanmasının arkasındaki temel nedenler arasında Ortadoğu’daki krizin tetiklediği küresel enerji fiyatlarındaki yükseliş ile Rusya Merkez Bankasının uyguladığı yüksek politika faizi gösterildi.

Financial Times, Rus rublesinin üç yılı aşkın sürenin en yüksek seviyesine ulaştığını kaydetti. Haberde, Ortadoğu’daki kriz, bu gelişmenin etkisiyle dünya enerji piyasalarında yaşanan fiyat artışları ve Rusya Merkez Bankasının sıkı para politikası rublenin güçlenmesindeki ana etkenler olarak sıralandı.

Rusya Merkez Bankası, 28 Mayıs için resmi dolar kurunu 70,9012 ruble, euro kurunu 82,7224 ruble ve yuan kurunu ise 10,4557 ruble olarak belirledi. Bu belirlemeyle birlikte günlük bazda dolar ruble karşısında 76,68 kopek, euro 57,51 kopek, yuan ise 9,48 kopek değer kaybetti.

Rusya Merkez Bankasının politika faizi şu anda yüzde 14,5 seviyesinde bulunuyor. Banka, faiz oranını son olarak nisan ayının sonundaki toplantısında düşürmüştü. Bu karar, üst üste yapılan sekizinci faiz indirimi olurken, 50 baz puanlık sınırlı bir indirim olarak kayıtlara geçmişti.

Ruble, dolar karşısında Şubat 2023’ten bu yana en yüksek seviyesinde seyrediyor. Financial Times’ın aktardığı verilere göre ruble, Merkez Bankası kuruna göre dolar başına 100 rublenin üzerine çıkarak en zayıf seviyesini gördüğü 2024 sonu ve Ocak 2025 döneminden bu yana dolar bazında yüzde 60’tan fazla değer kazandı.

Ulusal para birimindeki değer kazancı, Rusya’nın ihraç ettiği ürünlerin küresel pazardaki rekabet gücünü azaltıyor.

Financial Times’a konuşan Rusya’nın en büyük bankalarından birinin üst düzey yöneticisi, aşırı güçlü bir rublenin ihracatçılar için fiilen bir vergi niteliği taşıdığını ifade etti.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, mayıs ayı ortasında düzenlenen Makine İmalatçıları Birliği kongresinde yaptığı konuşmada, rublenin değer kazanması dahil olmak üzere “üzücü” konular hakkında konuşmayacağını belirtmişti.

Rusya Ekonomik Kalkınma Bakanı Maksim Reşetnikov ise bu açıklamadan bir ay önce, önümüzdeki yıllarda ruble kurunun “birçok kişinin isteyeceğinden” daha istikrarlı olacağı öngörüsünü paylaşmıştı.

Bakan Reşetnikov, ihracatçılar da dahil olmak üzere herkesin alıştığı eski ruble kurunun, farklı kanallar üzerinden gerçekleşen sürekli sermaye çıkışının bir sonucu olduğunu dile getirdi.

Reşetnikov, mevcut durumda sermaye çıkışının bulunmadığını, bu nedenle Rusya ekonomisinde net yabancı varlıkların biriktiğini açıkladı.

Ekonomik Kalkınma Bakanı, ruble kurunun güçlenmesinin ülke ekonomisinde yapısal değişikliklere yol açacağını ve birçok sektörü doğrudan etkileyeceğini vurguladı.

Rusya Sanayici ve Girişimciler Birliği (RSPP) Başkanı Aleksandr Şohin, nisan ayının sonunda yaptığı açıklamada konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İş ombudsmanlığı görevi için adaylığı değerlendirilen Şohin, devlet başkanının ekonomik göstergelerin tahminlerden daha kötü olduğuna yönelik açıklamalarına değinerek şunları söyledi:

“Devlet başkanı ekonomik göstergelerin tahminlerden daha kötü olduğunu söylerken, bütçe ve planlamalarda dolar kurunun 92 ruble seviyesinin üzerinde öngörüldüğünden bahsetmedi. Ancak rublemiz değer kazandı ve güçlenmeye devam ediyor; en önemlisi de kurdaki dalgalanma sürüyor. Bu durum, lojistik, sigorta, yaptırımlar ve ikincil yaptırımlar gibi halihazırda var olan kısıtlamalara ek olarak ihracatı kesinlikle baltalıyor.”

Rusya

Rusya, 1000 kilometre menzile sahip kamikaze dronlarının seri üretimine başladı

Yayınlanma

Rus savunma sanayisi şirketi Almaz-Antey, 1000 kilometreden fazla menzile sahip Garpiya-A1 kamikaze dronlarının seri üretimine geçti. Rosoboroneksport, uluslararası pazara sunulan sistemin yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini ve dost ülkelerde ortak üretime açık olduklarını bildirdi.

Rusya merkezli Almaz-Antey Doğu Kazakistan Bölgesi (VKO) Konsorsiyumu, dolanan mühimmat sınıfındaki “Garpiya-A1” kamikaze dronlarının seri üretimine başladı.

Rusya’nın resmi silah ihracat şirketi Rosoboroneksport’un basın servisi, üretimin sistemi dünya pazarına sunma hedefi doğrultusunda yürütüldüğünü duyurdu.

Rosoboroneksport Genel Direktörü Aleksandr Miheyev, şirketin ulaştığı üretim kapasitesine dikkat çekerek, “Almaz-Antey VKO Konsorsiyumu, Garpiya-A1 (E) sisteminin seri üretiminde yetkinlik kazandı. Ülkenin savunma kabiliyetine zarar vermeden, yabancı müşterilerle yapılan sözleşmeleri rekabetçi sürelerde yerine getirmeyi sağlayan bir seviyeye ulaştı” dedi.

Miheyev, şirketin sistemin sevkiyatına ve Rusya’ya dost ülkelerin topraklarında üretimin yerelleştirilmesine yönelik müzakerelere açık olduğunu belirtti.

İnsansız hava aracının ihraç versiyonunun yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini vurgulayan Miheyev, ürünün bazı ortaklara tanıtıldığını kaydetti.

Belirlenen koordinatlardaki sabit hedefleri vurmak üzere tasarlanan “Garpiya-A1 (E)” sistemi bünyesindeki uzun menzilli BLA-D insansız hava aracı, 50 metreden 2 bin 500 metreye kadar irtifada uçabiliyor.

Saatte 170 kilometreye varan hıza ulaşabilen araç, 1000 kilometrenin üzerinde mesafe katedebiliyor. Havada en az altı saat kalabilen dron, 50 kilogramın üzerinde harp başlığı taşıma kapasitesine sahip.

Rusya’da insansız sistemlere yönelik geliştirme faaliyetleri sürerken Kalaşnikov Konsorsiyumu Başkanı Alan Luşnikov da ağustos ayı başında yaptığı açıklamada, 11 kilogramlık harp başlığına ve yapay zeka unsurları içeren bir otomatik güdüm sistemine sahip “Kub-10ME” kamikaze dronunun yakında Ukrayna’daki askeri harekat bölgesinde kullanılacağını açıklamıştı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Şeremetyevo özelleştirmesinde devlet altın hisse hakkını kullanacak

Yayınlanma

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı’nın yönetiminde Rusya Federasyonu’nun “altın hisse” özel hakkını kullanmasını kararlaştırdı. Başbakan Mihail Mişustin’in imzaladığı karar, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin veren kararnamesi doğrultusunda alındı.

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı Anonim Şirketi’nin yönetiminde Rusya Federasyonu adına özel bir hak olan “altın hisse” uygulamasını devreye sokma kararı aldı.

İnterfaks ajansının aktardığına göre Başbakan Mihail Mişustin ilgili kararnameyi 18 Ağustos’ta imzaladı.

Söz konusu belge, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ağustos ayı başında yayımlanan kararnamesinin icrası kapsamında hazırlandı. Putin, bahsi geçen kararnameyle Şeremetyevo’yu stratejik işletmeler listesinden çıkarmış ve havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin vermişti.

“Altın hisse”, bir anonim şirkette hissedar konumundaki kamu tüzel kişiliklerine veya yerel yönetimlere tanınan kurumsal bir hakkı ifade ediyor.

Özelleştirilen işletmeler üzerindeki devlet denetimini koruma işlevi gören bu hak, yabancı yatırımcıların yer aldığı şirketlerde genel olarak oy kullanma imkanı sağlamasa da devlete ana sözleşme değişikliklerini onaylama veya veto etme yetkisi veriyor.

Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yayımladığı kararname, özelleştirme ve stratejik işletme statüsüne dair hükümlerin yanı sıra havalimanının ana faaliyet alanının korunmasını, tesis ve kapasitelerin modernizasyonu için gerekli şartların sağlanmasını şart koşuyor.

Belge aynı zamanda hisse senetlerinin doğrudan ya da dolaylı yoldan yabancı kişi ve kuruluşların kontrolündeki tüzel kişilere geçmesini engellemeyi de güvence altına alıyor.

Putin, 2015 yılında Şeremetyevo’nun varlıklarının konsolidasyonunu ve kısmi özelleştirmesini öngören kararnameyi imzalamıştı.

Devlet, yeni kurulan “Şeremetyevo Havalimanı” şirketine federal mülkiyette bulunan yüzde 83,038 oranındaki havalimanı hissesini devrederken kamu payının en az yüzde 30 seviyesinde kalması şartı getirilmişti.

Varlıkların birleştirilmesi süreci Mayıs 2017’de tamamlandı. Bu konsolidasyon sonucunda Şeremetyevo Holding havalimanının yüzde 66,06 hissesine sahip olurken Rusya Federal Mülkiyet Yönetim Ajansı (Rosimuşçestvo) yüzde 30,46’lık payı elinde tuttu.

Geriye kalan hisselerin yüzde 2,43’ü Aeroflot’a, yüzde 1,05’i ise havalimanı yönetimine geçti.

Şeremetyevo Holding 2020 yılında devlete ait hisseleri satın almak üzere başvuruda bulunmuş, ancak daha sonra işlemden vazgeçmişti. Bu vazgeçmeyle birlikte havalimanının mülkiyeti bütünüyle özel sektöre devredilmemişti.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya, Alman gazeteci Michael Martens hakkında arama kararı çıkardı

Yayınlanma

Rusya İçişleri Bakanlığı, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı. Kararın, gazetecinin Ukrayna ve Sırbistan liderlerinin basın toplantısında Rus askerlerinin öldürülmesine dair yönelttiği sorunun ardından alındığı bildirildi. Rusya Dışişleri Bakanlığı ve ilgili diplomatik misyonlar gazetecinin ifadelerine sert tepki gösterdi.

Rusya, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı.

RBK’ya konuşan kolluk kuvvetlerindeki iki kaynak, kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in ortak basın toplantısının ardından alındığını aktardı.

Rusya İçişleri Bakanlığının arananlar veri tabanında, Martens’in Rusya Ceza Kanunu’nun ilgili maddesi uyarınca arandığı bilgisi yer alıyor.

Martens söz konusu basın toplantısında, Avrupa ülkelerinin “daha fazla Rus’un öldürülmesine yardımcı olmak” için neler yapabileceğini sormuştu.

Gelişmelerin ardından FAZ gazetesi, sorunun ifade ediliş biçimini “yanıltıcı” olarak nitelendirerek kurumun yayın politikasının “mümkün olduğunca çok sayıda Rus askerinin öldürülmesine yönelik çağrıları” kapsamadığını vurguladı.

RBK’nın kaynaklarına göre, gazeteci hakkındaki arama kararı Moskova İçişleri Ana Müdürlüğü tarafından 13 Ağustos’ta çıkarıldı.

Martens’e gıyabında Rusya Ceza Kanunu’nun 282. maddesinin 2. fıkrası uyarınca nefret veya düşmanlığı körükleme suçlaması yöneltildi. Soruşturma makamlarının yakın zamanda mahkemeye başvurarak gazeteci hakkında gıyabi tutuklama talep etmeyi planladığı belirtildi.

Rusya’nın Berlin Büyükelçiliği, Martens’in sözlerini “iğrenç” olarak nitelendirerek Moskova’nın hukuki mekanizmaları kullanma ihtimalini değerlendireceğini duyurdu.

Diplomatik temsilcilik, Martens’in fiilen Zelenskiy’e Rus askerlerinin öldürülmesi konusunda yardım teklif ettiğini ve gazetecinin daha sonra sosyal medyada yaptığı paylaşımların “her türlü yanlış anlaşılmayı ortadan kaldırdığını” açıkladı.

Büyükelçilik ayrıca Alman makamlarının, Almanya Gazeteciler Birliği dahil olmak üzere meslek örgütlerinin ve meslektaşlarının çoğunluğunun bu ifadeleri kınamamasını “üzüntü verici” bulduğunu bildirdi.

Büyükelçilik açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“FAZ’ın kısa açıklaması maalesef durumu kökten değiştirmiyor. Gazetenin Michael Martens’in ifadelerindeki ‘muğlaklığa’ sığınma girişimi eleştirilere dayanamaz; nitekim gazeteci sonrasında tam olarak söylediği şeyi kastettiğini ve bunda kınanacak bir yön görmediğini defalarca teyit etti.”

Rus diplomatlar, ifade özgürlüğünün, “burada resmi düzeyde iddia edildiği gibi” Almanya’nın resmi olarak çatışma halinde bulunmadığı bir devletin vatandaşları da dahil olmak üzere insanların öldürülmesine yönelik aleni çağrıları kapsamaması gerektiğini değerlendirdi.

Rusya’nın Washington Büyükelçiliği ise Martens’in sorusunu “Freudyen bir dil sürçmesi” olarak nitelendirdi ve bu çıkışın Alman makamlarının “Rusya-ABD cepheleşmesi” yönündeki arzusunu yansıttığını öne sürdü.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da Sırbistan makamlarına çağrıda bulunarak Martens’in sorusuna tepki göstermelerini istedi.

Gazetecinin ifadelerini kabul edilemez olarak nitelendiren Lavrov, Vucic’in bu soruyu duyduğunda “adeta donakaldığına” dikkat çekti.

Lavrov, bu tür görüşlere sahip bir kişinin medyada veya devlet kurumlarında görev almaması gerektiğini söyledi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English