Rusya
Rusya dış kamu borcunu nisan ayında rekor düzeyde azalttı

Rusya’nın dış kamu borcu nisan ayında 4,2 milyar dolar gerileyerek son 15 yılın en hızlı aylık düşüşünü kaydetti. Maliye Bakanı Anton Siluanov federal düzeydeki dış borcu yakın zamanda tamamen kapatmayı hedeflediklerini açıklarken, uzmanlar yüksek faiz oranları nedeniyle bütçedeki borç servis maliyetlerinin arttığına dikkat çekiyor.
Rusya’nın dış kreditörlere olan kamu borcu, nisan ayında istatistik tarihinin en büyük aylık düşüşlerinden birini kaydetti.
RIA Novosti’nin Rusya Maliye Bakanlığı verilerine dayanarak yaptığı hesaplamalara göre, mart sonunda 61,1 milyar dolar olan devlet dış borcu, nisan ayında 4,2 milyar dolar azalarak 58,9 milyar dolara geriledi.
Bu azalış, son 15 yılda kaydedilen en hızlı aylık düşüş oldu. Bundan önceki rekor düşüş, Temmuz 2018’de borcun 3,6 mlyar dolar gerilemesiyle yaşanmıştı.
Maliye Bakanı Anton Siluanov, St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu kapsamında yaptığı açıklamada, Rusya’nın dış kamu borcunu tamamen kapatma niyetinde olduğunu belirtti.
Siluanov, “Dış borcumuz yalnızca yüzde 10 seviyesinde, bunu da yakında ödeyeceğiz. Umuyorum ki bu tür borçlarımız kalmayacak” ifadelerini kullandı.
Bu açıklamanın özel sektör ve bankaların toplam dış borcunu değil, yalnızca federal düzeydeki devlet dış borcunu kapsadığı belirtildi.
Maliye Bakanlığı verilerine göre, 1 Mayıs 2026 itibarıyla Rusya’nın yerli veya yabancı alacaklıların elinde bulunan dış tahvil borcu 33,8 milyar dolar düzeyinde bulunuyor.
Rusya Merkez Bankası verileri ise 1 Nisan itibarıyla yerleşik olmayan yabancıların elindeki kamu borcunun 23 milyar dolar olduğunu gösteriyor.
Nisan ayındaki sert düşüşün nedenlerine değinen derecelendirme kuruluşu NRA’nın Yönetici Direktörü Sergey Klisenko, Vzglyad gazetesine verdiği demeçte, şu değerlendirmede bulundu:
“Rusya’nın dış borcundaki nisan ayı düşüşü, neredeyse tamamen yabancı para cinsinden verilen devlet garantilerinin vadelerinin dolması ve hacminin azalmasıyla ilgilidir. Yabancı para cinsinden olan bu borç bileşeni, devletin zaman zaman belirli sektörleri, projeleri veya şirketleri desteklemek amacıyla yeni garantiler ihraç etmesi nedeniyle sürekli bir düşüş trendi sergilemiyor. Nitekim nisan ayındaki düşüşün ardından mayıs ayında devlet garantileri yeniden 1 milyar dolar artarak 22,5 milyar dolara yükseldi.”
Rus yetkililer, geçmişte Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından Uluslararası Para Fonu’na (IMF) olan borç bağımlılığından alınan dersler doğrultusunda uzun süredir sıkı bir borçlanma politikası yürütüyor.
Rusya, vergi mevzuatının düzenlenmesi ve yüksek petrol gelirleri sayesinde 2005 yılında IMF’ye olan borcunu vaktinden önce tamamen kapatmıştı.
O tarihten bu yana Maliye Bakanlığı, kriz dönemlerinde bile dış borçlanmayı sıkı şekilde kontrol altında tutuyor.
Gelişmiş ülkelerde ise kamu borçlarının gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYİH) oranı yüksek seviyelerde seyrediyor. Konuya ilişkin verileri paylaşan Sergey Klisenko, ABD’nin kamu borcunun 40 trilyon dolara yaklaştığını ve GSYİH’sinin yüzde 130’una ulaştığını belirtti.
Klisenko, “Mevcut faiz oranlarıyla ABD’nin yıllık sadece faiz ödemeleri 1,2 trilyon dolara, yani yıllık bütçesinin yüzde 20’sine yaklaşıyor ki bu sürdürülebilir bir seviye değil” dedi.
Japonya’da kamu borcunun GSYİH’ye oranının yüzde 230’u aştığını ifade eden uzman, Avrupa ülkelerinde de benzer bir durumun yaşandığını, borç oranının Yunanistan’da yüzde 150, İtalya’da yüzde 138 ve Fransa’da yüzde 118 seviyesinde olduğunu aktardı.
Rusya’nın yabancı para cinsinden kamu borcunun son 15 yılda radikal bir değişim göstermediğini belirten Klisenko, 2014 yılında da bu borcun mutlak değer olarak 80 milyar doları aşmadığını ve GSYİH’ye oranının yüzde 4’ün altında kaldığını kaydetti.
Rusya hükümetinin, yaptırım risklerini öngörerek uzun süre önce ruble cinsinden borçlanmaya öncelik verdiğini ifade eden Klisenko, önümüzdeki dönemle ilgili şu öngörüleri paylaştı:
“Yabancı para cinsinden kamu borcu önümüzdeki bir ila iki yıl içinde muhtemelen azalmaya devam edecektir. Ancak daha uzun vadede Rusya hükümeti, faiz giderlerini azaltmak amacıyla Çin yuanı dahil dost ülkelerin para birimlerinde borçlanmayı artırma seçeneklerini değerlendirebilir. Çünkü yabancı para cinsinden tahvil ihraçlarının faiz oranları, ruble cinsinden ihraçlara kıyasla yarı yarıya daha düşük.”
Rusya’da Duma bütçe sınırlarını kaldırdı: Hükümet borçlanmayı artırabilecek
Rusya’nın toplam kamu borcunun GSYİH’ye oranının yüzde 16’yı aşmaması nedeniyle borçlanmayı artırma alanı bulunduğunu belirten uzmanlar, yüksek faiz oranlarının bütçe üzerinde yarattığı baskıya da dikkat çekiyor.
Klisenko, “Düşük borç oranına rağmen, yüksek politika faizi nedeniyle mevcut faiz giderleri bütçede şimdiden önemli bir harf kalemi haline gelmektedir” uyarısında bulundu.
Finansal Grup Finam’ın Makroekonomik Analiz Bölüm Başkanı Olga Belenkaya da borç servis maliyetlerindeki artışa işaret ederek şu verileri aktardı:
“Rusya’nın kamu borç servis giderlerinin toplam bütçe içindeki payı kademeli olarak artıyor ve tarihsel ortalamaların oldukça üzerine çıkmış durumda. 2021 yılında borç servisi toplam harcamaların yüzde 4,4’ünü oluşturuyordu. 2015-2021 yılları arasında bu oran ortalama yüzde 4 seviyesindeydi. Bütçe politikası belgelerine göre, 2026-2028 döneminde ise bu payın toplam bütçe harcamalarının yüzde 8 ila 9’una ulaşması öngörülüyor.”
Belenkaya, borç servis maliyetlerinin artmasında yalnızca Merkez Bankası’nın politika faizinin değil; borçlanma hacmi, piyasa talebi, uzun vadeli enflasyon beklentileri ve risk primi gibi unsurların belirlediği getiri oranlarının da etkili olduğunu açıkladı.
Buna rağmen Rusya’nın borç servis harcamalarının GSYİH’ye oranının hala dünya ortalamasının altında olduğunu belirten ekonomist, bu oranın Rusya’da bu yıl için yüzde 1,7 olarak planlandığını, buna karşın OECD ülkelerinde ortalama yüzde 3,3, ABD’de ise yüzde 3,9 seviyesinde olduğunu kaydetti.
Belenkaya, “Yine de faiz giderlerinin bütçedeki payının daha fazla artması Rusya için istenmeyen bir durumdur. Zamanla bu durum, borç servis harcamalarının diğer bütçe kalemlerini baskılamasına yol açabilir. Devlet, kaynaklarını öncelikli hedeflere yönlendirmekte zorlanabilir veya ekonomik büyüme pahasına vergi yükünü daha da artırmak zorunda kalabilir” değerlendirmesiyle sözlerini tamamladı.
Rusya’da kurumsal tahvil temerrütleri son 10 yılın zirvesine çıktı
Rusya
Rusya, 1000 kilometre menzile sahip kamikaze dronlarının seri üretimine başladı

Rus savunma sanayisi şirketi Almaz-Antey, 1000 kilometreden fazla menzile sahip Garpiya-A1 kamikaze dronlarının seri üretimine geçti. Rosoboroneksport, uluslararası pazara sunulan sistemin yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini ve dost ülkelerde ortak üretime açık olduklarını bildirdi.
Rusya merkezli Almaz-Antey Doğu Kazakistan Bölgesi (VKO) Konsorsiyumu, dolanan mühimmat sınıfındaki “Garpiya-A1” kamikaze dronlarının seri üretimine başladı.
Rusya’nın resmi silah ihracat şirketi Rosoboroneksport’un basın servisi, üretimin sistemi dünya pazarına sunma hedefi doğrultusunda yürütüldüğünü duyurdu.
Rosoboroneksport Genel Direktörü Aleksandr Miheyev, şirketin ulaştığı üretim kapasitesine dikkat çekerek, “Almaz-Antey VKO Konsorsiyumu, Garpiya-A1 (E) sisteminin seri üretiminde yetkinlik kazandı. Ülkenin savunma kabiliyetine zarar vermeden, yabancı müşterilerle yapılan sözleşmeleri rekabetçi sürelerde yerine getirmeyi sağlayan bir seviyeye ulaştı” dedi.
Miheyev, şirketin sistemin sevkiyatına ve Rusya’ya dost ülkelerin topraklarında üretimin yerelleştirilmesine yönelik müzakerelere açık olduğunu belirtti.
İnsansız hava aracının ihraç versiyonunun yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini vurgulayan Miheyev, ürünün bazı ortaklara tanıtıldığını kaydetti.
Belirlenen koordinatlardaki sabit hedefleri vurmak üzere tasarlanan “Garpiya-A1 (E)” sistemi bünyesindeki uzun menzilli BLA-D insansız hava aracı, 50 metreden 2 bin 500 metreye kadar irtifada uçabiliyor.
Saatte 170 kilometreye varan hıza ulaşabilen araç, 1000 kilometrenin üzerinde mesafe katedebiliyor. Havada en az altı saat kalabilen dron, 50 kilogramın üzerinde harp başlığı taşıma kapasitesine sahip.
Rusya’da insansız sistemlere yönelik geliştirme faaliyetleri sürerken Kalaşnikov Konsorsiyumu Başkanı Alan Luşnikov da ağustos ayı başında yaptığı açıklamada, 11 kilogramlık harp başlığına ve yapay zeka unsurları içeren bir otomatik güdüm sistemine sahip “Kub-10ME” kamikaze dronunun yakında Ukrayna’daki askeri harekat bölgesinde kullanılacağını açıklamıştı.
Rusya
Şeremetyevo özelleştirmesinde devlet altın hisse hakkını kullanacak

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı’nın yönetiminde Rusya Federasyonu’nun “altın hisse” özel hakkını kullanmasını kararlaştırdı. Başbakan Mihail Mişustin’in imzaladığı karar, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin veren kararnamesi doğrultusunda alındı.
Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı Anonim Şirketi’nin yönetiminde Rusya Federasyonu adına özel bir hak olan “altın hisse” uygulamasını devreye sokma kararı aldı.
İnterfaks ajansının aktardığına göre Başbakan Mihail Mişustin ilgili kararnameyi 18 Ağustos’ta imzaladı.
Söz konusu belge, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ağustos ayı başında yayımlanan kararnamesinin icrası kapsamında hazırlandı. Putin, bahsi geçen kararnameyle Şeremetyevo’yu stratejik işletmeler listesinden çıkarmış ve havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin vermişti.
“Altın hisse”, bir anonim şirkette hissedar konumundaki kamu tüzel kişiliklerine veya yerel yönetimlere tanınan kurumsal bir hakkı ifade ediyor.
Özelleştirilen işletmeler üzerindeki devlet denetimini koruma işlevi gören bu hak, yabancı yatırımcıların yer aldığı şirketlerde genel olarak oy kullanma imkanı sağlamasa da devlete ana sözleşme değişikliklerini onaylama veya veto etme yetkisi veriyor.
Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yayımladığı kararname, özelleştirme ve stratejik işletme statüsüne dair hükümlerin yanı sıra havalimanının ana faaliyet alanının korunmasını, tesis ve kapasitelerin modernizasyonu için gerekli şartların sağlanmasını şart koşuyor.
Belge aynı zamanda hisse senetlerinin doğrudan ya da dolaylı yoldan yabancı kişi ve kuruluşların kontrolündeki tüzel kişilere geçmesini engellemeyi de güvence altına alıyor.
Putin, 2015 yılında Şeremetyevo’nun varlıklarının konsolidasyonunu ve kısmi özelleştirmesini öngören kararnameyi imzalamıştı.
Devlet, yeni kurulan “Şeremetyevo Havalimanı” şirketine federal mülkiyette bulunan yüzde 83,038 oranındaki havalimanı hissesini devrederken kamu payının en az yüzde 30 seviyesinde kalması şartı getirilmişti.
Varlıkların birleştirilmesi süreci Mayıs 2017’de tamamlandı. Bu konsolidasyon sonucunda Şeremetyevo Holding havalimanının yüzde 66,06 hissesine sahip olurken Rusya Federal Mülkiyet Yönetim Ajansı (Rosimuşçestvo) yüzde 30,46’lık payı elinde tuttu.
Geriye kalan hisselerin yüzde 2,43’ü Aeroflot’a, yüzde 1,05’i ise havalimanı yönetimine geçti.
Şeremetyevo Holding 2020 yılında devlete ait hisseleri satın almak üzere başvuruda bulunmuş, ancak daha sonra işlemden vazgeçmişti. Bu vazgeçmeyle birlikte havalimanının mülkiyeti bütünüyle özel sektöre devredilmemişti.
Rusya
Rusya, Alman gazeteci Michael Martens hakkında arama kararı çıkardı

Rusya İçişleri Bakanlığı, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı. Kararın, gazetecinin Ukrayna ve Sırbistan liderlerinin basın toplantısında Rus askerlerinin öldürülmesine dair yönelttiği sorunun ardından alındığı bildirildi. Rusya Dışişleri Bakanlığı ve ilgili diplomatik misyonlar gazetecinin ifadelerine sert tepki gösterdi.
Rusya, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı.
RBK’ya konuşan kolluk kuvvetlerindeki iki kaynak, kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in ortak basın toplantısının ardından alındığını aktardı.
Rusya İçişleri Bakanlığının arananlar veri tabanında, Martens’in Rusya Ceza Kanunu’nun ilgili maddesi uyarınca arandığı bilgisi yer alıyor.
Martens söz konusu basın toplantısında, Avrupa ülkelerinin “daha fazla Rus’un öldürülmesine yardımcı olmak” için neler yapabileceğini sormuştu.
Gelişmelerin ardından FAZ gazetesi, sorunun ifade ediliş biçimini “yanıltıcı” olarak nitelendirerek kurumun yayın politikasının “mümkün olduğunca çok sayıda Rus askerinin öldürülmesine yönelik çağrıları” kapsamadığını vurguladı.
RBK’nın kaynaklarına göre, gazeteci hakkındaki arama kararı Moskova İçişleri Ana Müdürlüğü tarafından 13 Ağustos’ta çıkarıldı.
Martens’e gıyabında Rusya Ceza Kanunu’nun 282. maddesinin 2. fıkrası uyarınca nefret veya düşmanlığı körükleme suçlaması yöneltildi. Soruşturma makamlarının yakın zamanda mahkemeye başvurarak gazeteci hakkında gıyabi tutuklama talep etmeyi planladığı belirtildi.
Rusya’nın Berlin Büyükelçiliği, Martens’in sözlerini “iğrenç” olarak nitelendirerek Moskova’nın hukuki mekanizmaları kullanma ihtimalini değerlendireceğini duyurdu.
Diplomatik temsilcilik, Martens’in fiilen Zelenskiy’e Rus askerlerinin öldürülmesi konusunda yardım teklif ettiğini ve gazetecinin daha sonra sosyal medyada yaptığı paylaşımların “her türlü yanlış anlaşılmayı ortadan kaldırdığını” açıkladı.
Büyükelçilik ayrıca Alman makamlarının, Almanya Gazeteciler Birliği dahil olmak üzere meslek örgütlerinin ve meslektaşlarının çoğunluğunun bu ifadeleri kınamamasını “üzüntü verici” bulduğunu bildirdi.
Büyükelçilik açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
“FAZ’ın kısa açıklaması maalesef durumu kökten değiştirmiyor. Gazetenin Michael Martens’in ifadelerindeki ‘muğlaklığa’ sığınma girişimi eleştirilere dayanamaz; nitekim gazeteci sonrasında tam olarak söylediği şeyi kastettiğini ve bunda kınanacak bir yön görmediğini defalarca teyit etti.”
Rus diplomatlar, ifade özgürlüğünün, “burada resmi düzeyde iddia edildiği gibi” Almanya’nın resmi olarak çatışma halinde bulunmadığı bir devletin vatandaşları da dahil olmak üzere insanların öldürülmesine yönelik aleni çağrıları kapsamaması gerektiğini değerlendirdi.
Rusya’nın Washington Büyükelçiliği ise Martens’in sorusunu “Freudyen bir dil sürçmesi” olarak nitelendirdi ve bu çıkışın Alman makamlarının “Rusya-ABD cepheleşmesi” yönündeki arzusunu yansıttığını öne sürdü.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da Sırbistan makamlarına çağrıda bulunarak Martens’in sorusuna tepki göstermelerini istedi.
Gazetecinin ifadelerini kabul edilemez olarak nitelendiren Lavrov, Vucic’in bu soruyu duyduğunda “adeta donakaldığına” dikkat çekti.
Lavrov, bu tür görüşlere sahip bir kişinin medyada veya devlet kurumlarında görev almaması gerektiğini söyledi.
Görüş2 hafta önceTürkiye ve İsrail ilişkilerinin geleceği
Dünya Basını2 hafta önceThe Jerusalem Post: Suudi Arabistan-Türkiye-Pakistan savunma anlaşması İsrail’e tehdit
Ortadoğu2 hafta önceMısır, üçlü pakta neden katılmadı?
Diplomasi2 hafta önce‘İslami NATO’ mu? Yeni savunma paktı Hindistan’ı neden tedirgin ediyor?
Diplomasi2 hafta önceUkrayna, Türkiye’den 70 ATACMS ve diğer ABD menşeli silah satın aldı
Dünya Basını5 gün önceThe Economist, Daron Acemoğlu’nu yerden yere vurdu: “Sığ ve inandırıcılıktan uzak”
Rusya6 gün önceDört AB ülkesi daha Rus pasaportlarına kısıtlama getiriyor
Asya2 hafta önceVietnam, yerli üretim en büyük denizaltı savunma gemisinin inşasına başladı












