Bizi Takip Edin

Rusya

Rusya, finansal piyasalarda yapay zekâ kullanımına yönelik etik kurallarını açıkladı

Yayınlanma

Rusya Merkez Bankası, finansal piyasalarda yapay zekâ teknolojilerinin geliştirilmesi ve uygulanmasına yönelik tavsiye niteliğinde bir etik kurallar belgesi yayımladı. Beş temel ilkeye dayanan bu kurallar, teknolojiye olan güveni artırmayı, gelişimi teşvik etmeyi ve riskleri en aza indirmeyi amaçlıyor. Merkez Bankası, mevcut aşamada ‘yumuşak düzenlemenin’ yeterli olacağını belirterek bankalara deneyimlerini paylaşma çağrısında bulundu.

Rusya Merkez Bankası, finansal piyasalarda yapay zekâ teknolojilerinin geliştirilmesi ve uygulanmasına yönelik tavsiye niteliğinde bir etik kurallar belgesi yayımladı.

Vedomosti gazetesinin haberine göre beş temel ilkeye dayanan bu kurallar, yeni teknolojiye duyulan güveni artırmayı, finans piyasasında yapay zekânın gelişimini teşvik etmeyi ve kullanımından kaynaklanan riskleri en aza indirmeyi hedefliyor.

Merkez Bankası Finansal Teknolojiler Dairesi Başkanı Stanislav Korop, yayımlanan açıklamada, yapay zekâ düzenlemelerindeki küresel eğilimleri incelediklerini ve piyasa katılımcılarıyla görüştüklerini belirtti.

Korop, bu görüşmeler sonucunda mevcut aşamada bu tür teknolojilerin uygulanması için “yumuşak bir düzenlemenin” uygun olacağı sonucuna vardıklarını ifade etti.

Merkez Bankası ayrıca, kuralların hedeflerine ulaşılması için bankalara deneyimlerini paylaşmalarını ve ortak belgeler hazırlamalarını tavsiye etti.

Beş temel ilke belirlendi

Yayımlanan belgede, yapay zekâ kullanımına dair beş temel ilke sıralanıyor: İnsan odaklılık, adalet, şeffaflık, güvenlik ve sorumlu risk yönetimi.

İnsan odaklılık: Merkez Bankası, bu ilke doğrultusunda bankaların müşterileri yapay zekâ ile etkileşime girdiklerinde bilgilendirmesi ve bu etkileşimden vazgeçme seçeneği sunması gerektiğini belirtiyor.

Ayrıca, yapay zekâ kullanılarak alınan kararların yeniden gözden geçirilmesi için bir mekanizma oluşturulması isteniyor. Bankaların, yapay zekânın kalitesini ve bu teknolojiyle hizmet alan müşterilerin memnuniyetini düzenli olarak kontrol etmesi öneriliyor.

Finansal erişilebilirliği artırmak amacıyla, yapay zekâ geliştirilirken müşterilerin yaş, eğitim ve engellilik gibi hassas durumlarının dikkate alınması tavsiye ediliyor.

Adalet: Bu ilke, bankaların müşteri verilerini meşru gerekçelerle kullanmasını ve veri toplama süreçlerinde ayrımcılık yapmamasını öngörüyor.

Merkez Bankası, yapay zekâ destekli karar alma süreçlerinde müşterinin milliyeti, dili, ırkı, siyasi görüşleri veya dini inançlarının dikkate alınmamasını tavsiye ediyor.

Şeffaflık: Bankaların, müşterilere yapay zekânın riskleri ve kullanım koşulları hakkında tam bilgi vermesi gerekiyor.

Özellikle büyük üretken modellerle oluşturulan bilgilerin, yapay zekâ kullanımının bariz olduğu veya sadece düzenleme amaçlı kullanıldığı ve müşteriye zarar riski taşımadığı durumlar haricinde, etiketlenmesi öneriliyor.

Güvenlik, güvenilirlik ve verimlilik

Güvenlik ilkesi kapsamında Merkez Bankası, kuruluşlara veri setlerinin ve yapay zekânın kalitesini kontrol etme, kişisel verilerin gizliliğini koruma, bilgi güvenliğini sağlama ve faaliyetlerin sürekliliğini temin etme gibi önlemler almalarını tavsiye ediyor.

Bankaların, denetimlerde referans alınmak üzere yapay zekâ için kalite göstergeleri belirlemesi de öneriler arasında yer alıyor.

Ayrıca, hassas verilerin anonimleştirilmesi ve yetkisiz yayılmasını önleyecek teknolojik ve organizasyonel tedbirlerin geliştirilmesi isteniyor.

Sorumlu risk yönetimi: Bu ilke, bankaların risk yönetimi kurallarını geliştirip onaylamasını, bu kurallara ve etik koduna uyumu denetleyecek sorumlu bir kişi atamasını gerektiriyor.

Merkez Bankası, kullanılan yapay zekâ modellerinin kaydının tutulmasını, risklerin tespit edilip değerlendirilmesini, bu risklere müdahale edilmesini ve risk olayları veri tabanlarının oluşturulmasını tavsiye ediyor.

Bu süreçlere ilişkin tüm bilgilerin belgelenmesi zorunlu tutuluyor.

Kurum, yapay zekâya risk atanırken kullanım alanı, hassas veri kullanımı, olası kayıp veya itibar zararı ve yapay zekâdan etkilenen müşteri sayısı gibi faktörlerin dikkate alınması gerektiğini vurguluyor.

Rusya

Batı, 2040’ta nükleer yakıtta Rusya’ya daha bağımlı hale gelebilir

Yayınlanma

İngiltere merkezli düşünce kuruluşu CSA’nın raporuna göre Rusya, 2040 yılına kadar küresel uranyum üretiminin üçte birinden fazlasını tek başına kontrol edebilir. Financial Times gazetesinin aktardığına göre mevcut sahalar tam kapasite çalışsa dahi Moskova’nın pazardaki payının yüzde 36’ya tırmanması bekleniyor.

İngiltere merkezli sivil toplum kuruluşu Centre for Strategic Advantage (CSA) tarafından hazırlanan rapor, Rusya’nın küresel uranyum üretimindeki payının 2040 yılına kadar neredeyse dörtte bir seviyesinden yüzde 36’ya çıkabileceğini gösteriyor.

Financial Times gazetesinin aktardığı raporda, ülkelerin mevcut projelerini tam kapasiteyle hayata geçirmeleri durumunda dahi Moskova’nın dünya genelindeki uranyum arzının üçte birinden fazlasını kontrol edebileceği uyarısı yer alıyor.

CSA Özel Projeler Direktörü Gareth Heywood verileri değerlendirirken, “2040 yılına gelindiğinde, 2022’de Rus petrol ve doğalgazına duyduğumuz bağımlılıkla kıyaslanabilecek boyutta bir Rus uranyumu bağımlılığıyla karşı karşıya kalabiliriz” uyarısını yaptı.

Rusya, 2024 yılında dünya uranyum madenciliğinin yaklaşık yüzde 5’ini tek başına üstlendi.

Ancak devlet nükleer enerji şirketi Rosatom’un Uranium One üzerinden kontrol ettiği yurtdışı varlıkları dahil edildiğinde, Moskova’nın stratejik sahalardaki küresel üretim kapasitesi payı yaklaşık yüzde 25’e ulaşıyor.

CSA, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ülkelerine seslenerek, uzun vadeli alım sözleşmelerinin sübvanse edilmesi ve fiyatların sabitlenmesi yoluyla yeni sahalara yönelik yatırımların teşvik edilmesini öneriyor.

Piyasa uzmanları da tedarik açığı riskine dikkat çekiyor. Yatırım şirketi Stifel analisti Alex Bedwani, “Gelecek on yılın ortasına kadar bu sektörün kesinlikle yeni arz kaynaklarına ihtiyaç duyacağı açık” dedi.

Kanada gibi ülkelerin yeni sahaları devreye alma potansiyeline sahip olduğunu belirten Bedwani, bu projelerin yüksek risk barındırdığını ve piyasanın büyük ölçüde bu adımlara bel bağladığını ekledi.

Kanadalı NexGen Energy, Saskatchewan eyaletinde büyük ölçekli bir proje yürütürken; madencilik devi Cameco, McArthur River sahasındaki yıllık üretimini üçte birden fazla artırma izni aldı.

Uranyum zenginleştirme şirketi Urenco’nun Strateji Direktörü Sarah Foreman ise sistemin yeterli esneklik ve dirence sahip olup olmadığının sorgulandığını vurguladı.

Foreman, “Yeni madenlerin açılması uzun zaman alıyor. Hükümetlerin, nükleer enerjinin enerji sepetinin kalıcı bir parçası olacağına dair net bir işaret vererek iş dünyasına ‘Bu alana yatırım yapabilirsiniz’ mesajını iletmesi hayati önem taşıyor” dedi.

Sektör analiz şirketi UxC verilerine göre uranyumun uzun vadeli fiyat öngörüsü bir yıl önceki 80 dolar seviyesinden libre başına 94 dolara yükseldi.

UxC Başkanı Jonathan Hinze fiyat artışının süreceğini belirterek, “Yeni maden yatırımlarını sahiden teşvik edecek bir fiyat düzeyine ulaşıp ulaşmadığımız henüz netleşmedi” değerlendirmesinde bulundu.

Batı’nın tedarik kaynaklarını çeşitlendirme gayretine karşın Rusya’ya olan bağımlılık artıyor.

Sprott Asset Management raporu, geçen yıl Avrupa Birliği’ne Rus uranyumu sevkiyatının yüzde 7, dönüştürme hizmetlerinin yüzde 9, uranyum zenginleştirme hizmetlerinin ise yüzde 12 arttığını ortaya koydu.

Bloomberg verilerine göreyse olası ithalat yasaklarına rağmen Rusya, ABD için en büyük uranyum zenginleştirme hizmeti sağlayıcısı konumunu sürdürüyor.

ABD’deki nükleer santrallerin alımlarında Rus yakıtının payı 2015 yılındaki yüzde 17 düzeyinden 2025 yılında neredeyse yüzde 26’ya ulaştı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, yaz aylarında yaptığı açıklamada ülkesinin ABD pazarına uranyum tedarik etmeyi sürdürdüğünü ve en büyük üç tedarikçi arasında yer aldığını kaydetmişti.

Putin, “ABD’ye hacim bazında en çok uranyum sağlayan birinci şirket bir Amerikan firması, ikincisi Avrupa ve ABD sermayeli, üçüncüsü ise halen Rusya. Ve hiçbir sorun yok, her şey yolunda gidiyor” ifadelerini kullanmıştı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya Seçim Komisyonu, RFKP adayı Bondarenko’nun kaydını iptal etti

Yayınlanma

Rusya Merkezi Seçim Komisyonu, Komünist Parti’nin Devlet Duması adayı ve YouTube yayıncısı Nikolay Bondarenko’nun seçim kaydını kesin olarak sildi. Komisyon üyeleri, iki milyondan fazla abonesi olan siyasetçiyi Aleksey Navalnıy fotoğrafı gerekçesiyle çarptırıldığı idari para cezasını öne sürerek 1’e karşı 12 oyla liste dışı bıraktı.

Rusya Merkezi Seçim Komisyonu, Rusya Federasyonu Komünist Partisi’nin (RFKP) milletvekili adayı ve YouTube yayıncısı Nikolay Bondarenko’nun Devlet Duması seçimlerindeki kaydını kesin olarak iptal etti.

Karara gerekçe olarak Bondarenko’ya aşırılıkçı semboller sergilediği suçlamasıyla verilen idari para cezası gösterildi.

RBK medya kuruluşunun haberine göre, komisyonda yapılan oylamada 12 üye kararın lehinde, bir üye ise aleyhinde oy kullandı.

Komisyon üyesi Konstantin Mazurevskiy toplantıda seçim yasasını hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:

“Seçim Kanunu’nun 4. maddesinin 8. fıkrasının 5. bendi uyarınca, İdari İhlaller Kanunu’nun 20.3 maddesinde öngörülen idari suçu işlediği gerekçesiyle idari yaptırıma uğrayan bir Rusya Federasyonu vatandaşı, ceza süresi dolmadan yapılacak Devlet Duması seçimlerinde milletvekili seçilemez.”

RFKP temsilcisi Georgiy Kamnev komisyon kararını kınayarak parti adaylarının yarış dışı bırakılmasına son verilmesi çağrısı yaptı.

Kamnev, insanların henüz yürürlüğe girmemiş yasalardan önceki yıllara ait paylaşımlar yüzünden yargılandığını vurguladı.

Adaylığın düşürülmesine yol açan idari süreç, Bondarenko’nun aşırılıkçı semboller sergilediği iddiasına dayanıyor. Saratov Bölge Mahkemesi 4 Eylül’de siyasetçinin itirazını reddetmiş ve ilk derece mahkemesinin kestiği bin rublelik para cezasını onamıştı.

RFKP federal listesinin 16 numaralı bölgesel grubunda ilk sırada yer alan Bondarenko, 21 Ağustos’ta Saratov’da gözaltına alınarak Oktyabrskiy İlçe Mahkemesi’ne çıkarılmıştı.

Mahkeme, Telegram kanalında Rusya’da yasaklanan ve aşırılıkçı örgütler listesine alınan Aleksey Navalnıy’ın fotoğrafının paylaşılması sebebiyle Bondarenko’yu bin ruble idari para cezasına çarptırmıştı.

Bondarenko ise “Nikolay Bondarenko Live” isimli kanalın kendisine ait olmadığını ve paylaşımla hiçbir bağlantısının olmadığını savunmuştu.

Daha önce yaptığı açıklamada “halkın adaylarının” kitlesel şekilde engellenmesinin seçimlere katılmaktan vazgeçme gerekçesi yapılmaması gerektiğini belirten 41 yaşındaki komünist siyasetçi, RFKP Saratov Bölge Komitesi sekreterliğini yürütüyor.

Bondarenko’nun “Dnevnik deputata” (Milletvekilinin Günlüğü) adlı YouTube kanalının 2 milyondan fazla abonesi var.

Bondarenko 2021 yılında izinsiz gösteride gözaltına alınmış, 2022’de ise gelir komisyonunun YouTube gelirlerinde usulsüzlük saptaması üzerine Saratov Bölge Duması’ndaki milletvekilliği görevinden düşürülmüştü.

Rusya Federal Bilgi Teknolojileri ve Kitle İletişimi Denetleme Kurumu (Roskomnadzor) 2023’te siyasetçinin internet sitesini engellerken, 2024’te Dzen platformu da sayfasına erişim kısıtlaması getirdi.

Aşırılıkçı sembol sergileme ve idari ceza alma gerekçesiyle Devlet Duması seçimlerine girme hakkını kaybeden tek isim Bondarenko değil.

Yabloko Partisi Genel Başkanı Nikolay Rıbakov başta olmak üzere farklı siyasetçiler de benzer gerekçelerle adaylık hakkını yitirmişti.

Okumaya Devam Et

Rusya

ABD Kongresinde Rusya’ya yönelik yeni yaptırım tasarısına tarife freni

Yayınlanma

ABD Temsilciler Meclisi, Rusya’ya yönelik ağır yaptırımlar içeren yasa tasarısının kabulünü en az kasım ayındaki Kongre seçimlerine kadar erteleyebilir. Senatodan hızla geçen düzenleme, Donald Trump’a verilecek geniş gümrük vergisi yetkilerinin petrol fiyatlarını artıracağı ve ticaret ortaklarına zarar vereceği endişesiyle her iki partide de itirazlarla karşılaşıyor.

ABD Temsilciler Meclisinde, Rusya’ya yönelik “cehennem” yaptırımları içeren yasa tasarısının kabulünün en az kasım ayında yapılacak Kongre seçimlerine kadar ertelenebileceği bildirildi.

Bloomberg’in haberine göre Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson, yasa tasarısının yalnızca Demokratlar arasında değil, belirli Cumhuriyetçi gruplar içinde de endişeye yol açtığını ifade etti.

Johnson, “Hepimiz Rusya’ya karşı yaptırımlardan yanayız ancak formül doğru olmalı” değerlendirmesinde bulundu.

Söz konusu tasarı daha önce ABD Senatosu tarafından hızla kabul edilmişti. Buna karşılık Temsilciler Meclisi üyeleri, düzenlemenin Donald Trump’a ek tarife yetkileri vermesinden, bu durumun petrol fiyatlarında artışa yol açmasından ve Washington’ın ticaret ortaklarını vurmasından kaygı duyuyor.

Tasarı; Beyaz Saray liderine Rus petrolü ve doğalgazının en büyük beş alıcısına ve ayrıca Moskova’nın yaptırımları delmesine yardım eden beş ülkeye yüzde 100 oranında gümrük vergisi getirme yetkisi verilmesini öngörüyor.

Bu ülkelerin başında Çin, Hindistan ve Türkiye geliyor.

Akaryakıt piyasası ve seçim öncesi fiyat artışı endişesi

Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Cumhuriyetçi Brian Mast, yasa tasarısının akaryakıt piyasası üzerindeki etkisinin değerlendirildiğini vurguladı.

Mast, Hindistan’ın ve Rus hammaddesini alan diğer ülkelerin alternatif kaynaklara yönelmeye zorlanmasının, seçimler öncesinde benzin fiyatlarında yükselişi tetikleyebileceğini dile getirdi.

Demokratlar ise yasa tasarısının Trump yönetimine gümrük tarifelerini sınırsız biçimde kullanabileceği yasal bir zemin hazırlayabileceğini savunarak düzenlemeye karşı çıkıyor.

Dış İlişkiler Komisyonu üyesi Demokrat Gregory Meeks, başkana sahip olmadığı yetkilerin verilmesi girişimini eleştirdi.

Demokrat Temsilciler Meclisi üyesi Brad Schneider de gümrük tarifelerine ilişkin maddeyi “kabul edilemez” olarak nitelendirdi.

Yasa tasarısına büyük şirketler ve iş dünyası da karşı tutum aldı. ExxonMobil, General Electric, Ford, Pfizer ve ABD Ticaret Odası, itirazlarını içeren ortak bir mektubu Kongreye iletti.

Retail Industry Leaders temsilcisi Ellen Jackson, “Yasa tasarısının bir bölümünün ticaret ortaklarımıza ve müttefiklerimize karşı geniş çaplı yeni tarifelere izin vererek tüketiciler açısından öngörülemeyen sonuçlar doğurabileceğinden kaygı duyuyoruz” açıklamasını yaptı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English