Bizi Takip Edin

Rusya

Rusya, Taliban’ı terör örgütleri listesinden çıkarma hazırlığında

Yayınlanma

Rusya, Taliban’ı 2003’ten beri yer aldığı terör örgütleri listesinden çıkarma sürecini tamamlamak üzere.

Rusya Federal Güvenlik Teşkilatı (FSB) Direktörü Aleksandr Bortnikov, 4 Ekim’de Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) Üyesi Ülkelerin Güvenlik Organları ve İstihbarat Başkanları Konseyi’nin (SORB) 55. toplantısında ülkesinin, Taliban’ı 2003’ten beri bulunduğu terör örgütleri listesinden çıkarma sürecini sonlandırdığını belirtti.

Interfax‘ın haberine göre Bortnikov, istihbarat kurumları arasında iş birliği kurulmasının, özellikle uluslararası terör, uyuşturucu ve silah kaçakçılığı gibi zorluklarla mücadele açısından bölgesel güvenliğin sağlanmasında karşılıklı yarar sağladığını kaydetti.

FSB direktörü ayrıca istihbarat servislerine göre Taliban’ın, Rusya’da yasaklı terör örgütü IŞİD’in Afgan kolu Horasan Vilayeti ile savaşmaya hazır olduğunu söyledi.

Bortnikov, Mart 2024’te Moskova yakınlarındaki Krasnogorsk’ta bulunan Crocus City Hall’a düzenlenen ve en az 145 kişinin hayatını kaybettiği terör saldırısını gerçekleştirenlerin, saldırının sorumluluğunu üstlenen IŞİD-H üyeleri olduğunu da hatırlattı.

4 Ekim’de Moskova, Afganistan’a ilişkin Moskova formatındaki istişarelerin altıncı toplantısına ev sahipliği yaptı.

Toplantıya Rusya, Hindistan, İran, Kazakistan, Kırgızistan, Çin, Pakistan, Tacikistan ve Özbekistan temsilcileri katıldı. Etkinliğe Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un yanı sıra Afganistan’daki Taliban hükümetinin (BM üyesi hiçbir devlet tarafından ülkedeki meşru otorite olarak tanınmıyor) dışişleri bakan vekili Emir Muttaki de üst düzeyde iştirak etti.

Lavrov, “Afgan yetkililerin terör tehdidini bertaraf etmeye yönelik aktif tutumunu destekliyoruz,” dedi. Ayrıca, üçüncü ülkelere ait askeri altyapının Afganistan topraklarına geri dönmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı.

Muttaki ise IŞİD’e karşı mücadele edilmesi gerektiğini belirtti ve uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadelenin önemini vurguladı. Toplantı sonucunda taraflar, diğer hususların yanı sıra hem ikili hem de çok taraflı düzeyde terörle mücadele iş birliğinin güçlendirilmesi çağrısında bulundukları ortak bir bildiri kabul etti.

Beş ay önce, 27 Mayıs’ta, Rusya Dışişleri Bakanlığı İkinci Asya Dairesi Başkanı Zamir Kabulov, departmanının ve Adalet Bakanlığı’nın Taliban’ın yasaklı örgütler listesinden çıkarılma olasılığı konusunda Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e rapor verdiğini söylemişti. Bundan önce de nisan ayında Rusya Dışişleri Bakanlığı ilgili devlet kurumlarının hareketin terör örgütü statüsünün kaldırılması için çalıştığını açıklamıştı.

Bakanlık daha sonra bunun, hareketin ve temsilcilerinin 1999’dan bu yana terör faaliyetleri nedeniyle yaptırım altında olduğu BM Güvenlik Konseyi kararlarıyla çelişmediğini vurguladı. 2021 Ağustos’unda Kabulov, Moskova’nın BM Güvenlik Konseyi’nin gerekli kararlarına tabi olarak Taliban’ı terör örgütleri listesinden çıkarma prosedürünü başlatabileceğini bildirdi.

Taliban’ın terör örgütleri listesinden çıkarılması uygulamasının eski Sovyet coğrafyasında zaten emsal teşkil eden örnekleri var. Aralık 2023’te Kazakistan makamları Taliban’ı yasaklı örgütler listesinden çıkarmıştı.

2 Eylül 2024 tarihinde Kırgızistan Başsavcılığı ülkede yasaklanan örgütlerin güncellenmiş bir kaydını yayınladı ve bu kayıtta Taliban yer almadı. Örgüt Rusya, Kanada, Tacikistan ve Türkiye’de terör örgütü olarak tanınmaya devam ediyor.

Moskova Devlet Uluslararası İlişkiler Enstitüsü (MGIMO) Uluslararası Çalışmalar Enstitüsü’nde kıdemli bir araştırmacı olan Giorgi Maçitidze, 2021’den beri (Kabil’deki Batı yanlısı hükümetin düşmesi ve ABD birliklerinin çekilmesinden sonra) Afganistan’ı kontrol eden Taliban’ın fiilen ülkenin hükümeti haline geldiğini, zira toplumun çoğunluğu tarafından desteklendiğini, bu nedenle onu izole etmenin oldukça tehlikeli olduğunu söyledi.

Uzman, dış aktörler ve Taliban’ın IŞİD-H gibi terör örgütlerine karşı ortak mücadelesinin Afganistan’daki durum üzerinde daha etkin bir kontrol sağlanmasına yardımcı olabileceğini ve uluslararası terör örgütlerinin Afganistan’ı yeniden uluslararası aşırıcılık ve terörizmin merkezi haline getirme kabiliyetlerini sınırlayabileceğini dile getirdi.

Maçitidze, bu yöndeki engellerden birinin, dış güçlerin etkisi altına girmek istemeyen Taliban’ın tutumu olduğunu vurguladı. Uzman ayrıca, diğer benzer örgütlerin aksine Taliban içinde daha ılımlı bir pozisyon alan çeşitli grupların olduğunu belirtti.

Rusya Bilimler Akademisi Doğu Araştırmaları Enstitüsü’nde kıdemli araştırmacı olan Muhammed Ömer Nessar ise bölgesel güvenlik ve terörle mücadelenin Rusya ve Orta Asya ülkeleri için öncelikli olduğunu söyledi. Ancak Afganistan’ın fiili hükümetiyle diyaloğun ekonomik ilişkiler açısından önemli olduğu ülkeler de var.

Nessar, Tacikistan’ın şu ana kadar Taliban’a karşı en sert tutuma sahip ülke olduğunu hatırlattı. Fakat bu durumda bile, IŞİD’den çekinen Tacik yetkililerin söylemlerinde bir yumuşama olduğu fark edilebilir.

Uzman, Duşanbe’nin Kabil ile doğrudan diyaloga girmesinin pek olası olmadığını, ancak gelecekte güvenlik konularında dolaylı etkileşimin oldukça mümkün olduğunu düşünüyor.

Rusya Dışişleri: Taliban’ın kadınlara yönelik tutumundan memnun değiliz

Rusya

Rusya, 1000 kilometre menzile sahip kamikaze dronlarının seri üretimine başladı

Yayınlanma

Rus savunma sanayisi şirketi Almaz-Antey, 1000 kilometreden fazla menzile sahip Garpiya-A1 kamikaze dronlarının seri üretimine geçti. Rosoboroneksport, uluslararası pazara sunulan sistemin yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini ve dost ülkelerde ortak üretime açık olduklarını bildirdi.

Rusya merkezli Almaz-Antey Doğu Kazakistan Bölgesi (VKO) Konsorsiyumu, dolanan mühimmat sınıfındaki “Garpiya-A1” kamikaze dronlarının seri üretimine başladı.

Rusya’nın resmi silah ihracat şirketi Rosoboroneksport’un basın servisi, üretimin sistemi dünya pazarına sunma hedefi doğrultusunda yürütüldüğünü duyurdu.

Rosoboroneksport Genel Direktörü Aleksandr Miheyev, şirketin ulaştığı üretim kapasitesine dikkat çekerek, “Almaz-Antey VKO Konsorsiyumu, Garpiya-A1 (E) sisteminin seri üretiminde yetkinlik kazandı. Ülkenin savunma kabiliyetine zarar vermeden, yabancı müşterilerle yapılan sözleşmeleri rekabetçi sürelerde yerine getirmeyi sağlayan bir seviyeye ulaştı” dedi.

Miheyev, şirketin sistemin sevkiyatına ve Rusya’ya dost ülkelerin topraklarında üretimin yerelleştirilmesine yönelik müzakerelere açık olduğunu belirtti.

İnsansız hava aracının ihraç versiyonunun yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini vurgulayan Miheyev, ürünün bazı ortaklara tanıtıldığını kaydetti.

Belirlenen koordinatlardaki sabit hedefleri vurmak üzere tasarlanan “Garpiya-A1 (E)” sistemi bünyesindeki uzun menzilli BLA-D insansız hava aracı, 50 metreden 2 bin 500 metreye kadar irtifada uçabiliyor.

Saatte 170 kilometreye varan hıza ulaşabilen araç, 1000 kilometrenin üzerinde mesafe katedebiliyor. Havada en az altı saat kalabilen dron, 50 kilogramın üzerinde harp başlığı taşıma kapasitesine sahip.

Rusya’da insansız sistemlere yönelik geliştirme faaliyetleri sürerken Kalaşnikov Konsorsiyumu Başkanı Alan Luşnikov da ağustos ayı başında yaptığı açıklamada, 11 kilogramlık harp başlığına ve yapay zeka unsurları içeren bir otomatik güdüm sistemine sahip “Kub-10ME” kamikaze dronunun yakında Ukrayna’daki askeri harekat bölgesinde kullanılacağını açıklamıştı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Şeremetyevo özelleştirmesinde devlet altın hisse hakkını kullanacak

Yayınlanma

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı’nın yönetiminde Rusya Federasyonu’nun “altın hisse” özel hakkını kullanmasını kararlaştırdı. Başbakan Mihail Mişustin’in imzaladığı karar, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin veren kararnamesi doğrultusunda alındı.

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı Anonim Şirketi’nin yönetiminde Rusya Federasyonu adına özel bir hak olan “altın hisse” uygulamasını devreye sokma kararı aldı.

İnterfaks ajansının aktardığına göre Başbakan Mihail Mişustin ilgili kararnameyi 18 Ağustos’ta imzaladı.

Söz konusu belge, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ağustos ayı başında yayımlanan kararnamesinin icrası kapsamında hazırlandı. Putin, bahsi geçen kararnameyle Şeremetyevo’yu stratejik işletmeler listesinden çıkarmış ve havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin vermişti.

“Altın hisse”, bir anonim şirkette hissedar konumundaki kamu tüzel kişiliklerine veya yerel yönetimlere tanınan kurumsal bir hakkı ifade ediyor.

Özelleştirilen işletmeler üzerindeki devlet denetimini koruma işlevi gören bu hak, yabancı yatırımcıların yer aldığı şirketlerde genel olarak oy kullanma imkanı sağlamasa da devlete ana sözleşme değişikliklerini onaylama veya veto etme yetkisi veriyor.

Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yayımladığı kararname, özelleştirme ve stratejik işletme statüsüne dair hükümlerin yanı sıra havalimanının ana faaliyet alanının korunmasını, tesis ve kapasitelerin modernizasyonu için gerekli şartların sağlanmasını şart koşuyor.

Belge aynı zamanda hisse senetlerinin doğrudan ya da dolaylı yoldan yabancı kişi ve kuruluşların kontrolündeki tüzel kişilere geçmesini engellemeyi de güvence altına alıyor.

Putin, 2015 yılında Şeremetyevo’nun varlıklarının konsolidasyonunu ve kısmi özelleştirmesini öngören kararnameyi imzalamıştı.

Devlet, yeni kurulan “Şeremetyevo Havalimanı” şirketine federal mülkiyette bulunan yüzde 83,038 oranındaki havalimanı hissesini devrederken kamu payının en az yüzde 30 seviyesinde kalması şartı getirilmişti.

Varlıkların birleştirilmesi süreci Mayıs 2017’de tamamlandı. Bu konsolidasyon sonucunda Şeremetyevo Holding havalimanının yüzde 66,06 hissesine sahip olurken Rusya Federal Mülkiyet Yönetim Ajansı (Rosimuşçestvo) yüzde 30,46’lık payı elinde tuttu.

Geriye kalan hisselerin yüzde 2,43’ü Aeroflot’a, yüzde 1,05’i ise havalimanı yönetimine geçti.

Şeremetyevo Holding 2020 yılında devlete ait hisseleri satın almak üzere başvuruda bulunmuş, ancak daha sonra işlemden vazgeçmişti. Bu vazgeçmeyle birlikte havalimanının mülkiyeti bütünüyle özel sektöre devredilmemişti.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya, Alman gazeteci Michael Martens hakkında arama kararı çıkardı

Yayınlanma

Rusya İçişleri Bakanlığı, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı. Kararın, gazetecinin Ukrayna ve Sırbistan liderlerinin basın toplantısında Rus askerlerinin öldürülmesine dair yönelttiği sorunun ardından alındığı bildirildi. Rusya Dışişleri Bakanlığı ve ilgili diplomatik misyonlar gazetecinin ifadelerine sert tepki gösterdi.

Rusya, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı.

RBK’ya konuşan kolluk kuvvetlerindeki iki kaynak, kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in ortak basın toplantısının ardından alındığını aktardı.

Rusya İçişleri Bakanlığının arananlar veri tabanında, Martens’in Rusya Ceza Kanunu’nun ilgili maddesi uyarınca arandığı bilgisi yer alıyor.

Martens söz konusu basın toplantısında, Avrupa ülkelerinin “daha fazla Rus’un öldürülmesine yardımcı olmak” için neler yapabileceğini sormuştu.

Gelişmelerin ardından FAZ gazetesi, sorunun ifade ediliş biçimini “yanıltıcı” olarak nitelendirerek kurumun yayın politikasının “mümkün olduğunca çok sayıda Rus askerinin öldürülmesine yönelik çağrıları” kapsamadığını vurguladı.

RBK’nın kaynaklarına göre, gazeteci hakkındaki arama kararı Moskova İçişleri Ana Müdürlüğü tarafından 13 Ağustos’ta çıkarıldı.

Martens’e gıyabında Rusya Ceza Kanunu’nun 282. maddesinin 2. fıkrası uyarınca nefret veya düşmanlığı körükleme suçlaması yöneltildi. Soruşturma makamlarının yakın zamanda mahkemeye başvurarak gazeteci hakkında gıyabi tutuklama talep etmeyi planladığı belirtildi.

Rusya’nın Berlin Büyükelçiliği, Martens’in sözlerini “iğrenç” olarak nitelendirerek Moskova’nın hukuki mekanizmaları kullanma ihtimalini değerlendireceğini duyurdu.

Diplomatik temsilcilik, Martens’in fiilen Zelenskiy’e Rus askerlerinin öldürülmesi konusunda yardım teklif ettiğini ve gazetecinin daha sonra sosyal medyada yaptığı paylaşımların “her türlü yanlış anlaşılmayı ortadan kaldırdığını” açıkladı.

Büyükelçilik ayrıca Alman makamlarının, Almanya Gazeteciler Birliği dahil olmak üzere meslek örgütlerinin ve meslektaşlarının çoğunluğunun bu ifadeleri kınamamasını “üzüntü verici” bulduğunu bildirdi.

Büyükelçilik açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“FAZ’ın kısa açıklaması maalesef durumu kökten değiştirmiyor. Gazetenin Michael Martens’in ifadelerindeki ‘muğlaklığa’ sığınma girişimi eleştirilere dayanamaz; nitekim gazeteci sonrasında tam olarak söylediği şeyi kastettiğini ve bunda kınanacak bir yön görmediğini defalarca teyit etti.”

Rus diplomatlar, ifade özgürlüğünün, “burada resmi düzeyde iddia edildiği gibi” Almanya’nın resmi olarak çatışma halinde bulunmadığı bir devletin vatandaşları da dahil olmak üzere insanların öldürülmesine yönelik aleni çağrıları kapsamaması gerektiğini değerlendirdi.

Rusya’nın Washington Büyükelçiliği ise Martens’in sorusunu “Freudyen bir dil sürçmesi” olarak nitelendirdi ve bu çıkışın Alman makamlarının “Rusya-ABD cepheleşmesi” yönündeki arzusunu yansıttığını öne sürdü.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da Sırbistan makamlarına çağrıda bulunarak Martens’in sorusuna tepki göstermelerini istedi.

Gazetecinin ifadelerini kabul edilemez olarak nitelendiren Lavrov, Vucic’in bu soruyu duyduğunda “adeta donakaldığına” dikkat çekti.

Lavrov, bu tür görüşlere sahip bir kişinin medyada veya devlet kurumlarında görev almaması gerektiğini söyledi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English