Bizi Takip Edin

Rusya

Rusya’da özelleştirme işlemlerine zamanaşımı güvencesi geliyor

Yayınlanma

Rusya hükümeti, iş dünyasının uzun süredir talep ettiği, devlet ve belediye mülklerinin özelleştirilmesine ilişkin işlemlerde zamanaşımı sürelerini düzenleyen yasa tasarısını Devlet Duması’na sundu. Tasarı, 2022 yılından bu yana Başsavcılık eliyle yürütülen ve toplam değeri 4 trilyon rubleyi bulan mülkiyet iadesi süreçlerinin yarattığı belirsizliği gidermeyi ve ‘yatırımcıların mülkiyet haklarını’ koruma altına almayı hedefliyor.

Rusya Federasyonu hükümeti, iş dünyasının uzun süredir talep ettiği üzere, kamu ve belediye mülkiyetindeki varlıkların özelleştirilmesine yönelik işlemlerde zamanaşımı sürelerini belirleyen yasa tasarısını alt parlamento kanadı Duma’ya sundu.

Söz konusu yasal düzenleme, özelleştirme süreçlerindeki hukuki belirsizlikleri ortadan kaldırmayı amaçlıyor.

Rusya’da 2022 yılının başından itibaren Başsavcılık, “deprivatizasyon” süreçlerini başlatarak özel mülkiyetteki stratejik varlıkların devlete iadesi yönünde adımlar atmıştı.

Bu kapsamda Solikamsk Magnezyum Fabrikası, Domodedovo Havalimanı, Metafraks Kemikals ve Çelyabinsk Elektrometalurji Kombinası gibi dev varlıklar devlet kontrolüne geri döndürüldü.

Rusya Federasyonu Başsavcısı Aleksandr Gutsan, bu hafta yaptığı açıklamada, savcılık makamının açtığı davalar neticesinde özel yatırımcılara ait 4 trilyon ruble değerindeki mülkün devlete devredildiğini bildirdi.

Zamanaşımı süresi 10 yıl ile sınırlandırıldı

Reuters ajansının haberine göre hazırlanan yasa tasarısı ile Medeni Kanun’da düzenleme yapılarak, özelleştirme ihtilaflarında kanunda belirlenen zamanaşımı sürelerinin ve hesaplama yöntemlerinin uygulanması teklif ediliyor.

Tasarı uyarınca, hakkın ihlal edildiği andan itibaren başlayacak olan zamanaşımı süresi 3 yıl olarak belirlenirken, her halükarda bu sürenin 10 yılı aşamayacağı hüküm altına alınıyor.

Ancak belgeye göre bu düzenlemenin istisnaları bulunuyor; yolsuzlukla mücadele, terör ve aşırıcılıkla mücadele kapsamında el konulan mülkler için zamanaşımı süreleri uygulanmayacak.

Yasa tasarısının açıklama notunda, mevcut durumda özelleştirme işlemlerine mahkemelerde itiraz edilmesi noktasında zamanaşımı sürelerinin uygulanmasına ilişkin belirsizliğin sürdüğü kaydedildi.

Notta ayrıca, “Bu karar, işlemler sırasında tüm prosedürler yasaya uygun tamamlanmamış olsa dahi, işletmeleri uzun yıllar boyunca geliştiren ve yatırım yapan kişilere mülkiyet garantisi sinyali verecektir” ifadesine yer verildi.

Rusya’da özelleştirme davaları için 10 yıllık zaman aşımı süresi belirleniyor

İş dünyası düzenlemeyi destekliyor

Yatırımlara olan güvenin artırılması gerektiğini savunan Rusya Sanayici ve Girişimciler Birliği (RSPP) Başkanı Aleksandr Şohin, dürüst mülkiyet sahiplerini korumak için bu sınırlamanın hayati olduğunu vurguladı.

Şohin Cuma günü gazetecilere yaptığı açıklamada, tasarının ilk okumada kabul edilmesi gerektiğini belirterek, “İkinci okumada bazı eklemeler yapmak istiyoruz. Önerilerimiz net bir yorum getirilmesine ilişkin. Temel tavrımız; hangi gerekçeyle olursa olsun deprivatizasyon davası açıldığında bu normların geçerli olmasıdır” dedi.

Rusya İktisadi Kalkınma Bakanı Maksim Reşetnikov da borsa forumunda yaptığı konuşmada, yasanın yatırımcıların endişelerini gidereceğini ve mülkiyet hakkını garanti altına alacağını ifade etti.

Moskova Borsası Denetleme Kurulu Başkanı Sergey Şvetsov ise yatırımcı haklarının korunmasını amaçlayan bu düzenlemeye destek verdiğini açıkladı.

Hukukçular ise mevcut mevzuatın halihazırda 3 yıllık genel ve 10 yıllık objektif zamanaşımı sürelerini barındırdığına dikkat çekiyor.

Kuçer Kuleşov Maksimenko ve Ortakları hukuk firmasından uzmanlar, Başsavcılık taleplerinin mevcut yasada da zamanaşımı kapsamı dışında tutulmadığını belirterek, “Bu nedenle tasarı, yeni bir hüküm getirmekten ziyade mevcut kanun maddelerinin uygulanmasındaki sorunu çözmeye yöneliktir. Bu sorun Medeni Kanun’da değişiklik yapmak yerine Yüksek Mahkeme’nin yorumuyla da çözülebilirdi” değerlendirmesinde bulundu.

Hukuk piyasasından Reuters’a konuşan bir kaynak ise mahkemelerin zamanaşımı süresinin başlangıcı konusunda farklı yorumlar yaptığını belirtti.

Kaynak, sürenin savcılık denetiminin bittiği andan itibaren başladığı yönündeki yorumun sürmesi durumunda, yasanın kabul edilmesinin Başsavcılık davaları üzerindeki etkisinin sınırlı kalabileceğini ifade etti.

Rusya Anayasa Mahkemesi, 1990’lardaki özelleştirmelerin incelenmesine izin verdi

Rusya

Rusya Merkez Bankası’ndan faiz ve rezerv takviminde reform

Yayınlanma

Rusya Merkez Bankası, para piyasasındaki faiz oynaklığını azaltmak amacıyla politika faizi kararlarının yürürlüğe giriş gününü pazartesiden çarşambaya almayı planlıyor. Banka, 2027 yılından itibaren zorunlu karşılık ortalama dönemleri ile faiz takvimini senkronize etmeyi hedefliyor.

Rusya Merkez Bankası, para piyasası faizlerindeki oynaklığı azaltmak amacıyla zorunlu karşılıkların ortalama dönemleri (PU) takvimini, yönetim kurulunun politika faizi toplantı takvimiyle yakınlaştırmayı planlıyor.

Düzenleyici kurumun 2027-2029 dönemine ilişkin tek devlet para politikası ana hedefleri taslağında söz konusu reformun detaylarına yer verildi.

Hazırlanan taslağa göre, yönetim kurulu politika faizi kararlarını yine cuma günleri almaya devam edecek. Ancak faiz oranının değişmesi durumunda yeni politika faizi, mevcut uygulamadaki gibi pazartesi günü değil, takip eden ilk çarşamba günü yürürlüğe girecek.

Çarşamba günleri hem Rusya Merkez Bankasının haftalık ihalelerine ilişkin takasların yapıldığı hem de yeni zorunlu karşılık ortalama döneminin başladığı gün olma özelliğini taşıyor.

Uygulama 2027 yılında başlayacak

Merkez Bankası, bu planları hayata geçirmek için tüm para politikası araçlarına uygulanan faiz oranlarını politika faizine endeksli marjlar (spread) üzerinden belirleme sistemine geçmek istiyor.

Hukuki ve teknik hazırlıkların tamamlanabilmesi için takvim senkronizasyonunun 2027 yılında yürürlüğe konması hedefleniyor.

Zorunlu karşılık dönemlerinin başlangıcı ile yeni politika faizinin yürürlük tarihlerinin eşitlenmesinin, bankaların rezerv ortalama stratejilerinin faiz marjı düzeyi ve oynaklığı üzerindeki etkisini azaltacağı belirtildi.

Yeni takvim düzenlemesinde, zorunlu karşılık ortalama dönemlerinin bitiş tarihlerinin ana vergi dönemlerine, bilanço bildirim tarihlerine ve diğer dönemsel faktörlere denk gelmemesi kuralı korunacak.

Faiz ve enflasyon tahminleri açıklandı

Rusya Merkez Bankası, yayımlanan belgede “dezenflasyonist” senaryoya dayalı faiz ve enflasyon öngörülerini de paylaştı. Buna göre politika faizinin 2026 yılında ortalama yüzde 14,5-14,6 seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor.

Göstergenin 2027 yılında yüzde 9-11, 2028 yılında yüzde 7-8 ve 2029 yılında ise yüzde 7,5-8,5 aralığında seyredeceği tahmin ediliyor.

Söz konusu dezenflasyonist senaryoda yıllık enflasyonun 2026 yılında yüzde 6-7, 2027 yılında yüzde 3-4, 2028 ve 2029 yıllarında ise yüzde 4 seviyesinde gerçekleşeceği öngörülüyor.

Merkez Bankası, bu senaryoda verimlilik artışının baz senaryoya kıyasla hızlandığını ve ekonominin üretim kapasitesinin genişlediğini kaydetti.

Belgede, “Bu durum, enflasyon baskısını artırmadan daha yüksek bir ekonomik büyümenin sürdürülmesini mümkün kılmakta ve Rusya Merkez Bankasına para politikasını gevşetmek için daha geniş bir alan sağlamaktadır” değerlendirmesine yer verildi.

Merkez Bankası, 24 Temmuz’da piyasa genel beklentisi olan yüzde 14,25’lik seviyenin aksine politika faizini yüzde 14’e indirmişti.

Okumaya Devam Et

Rusya

Lavrov’dan NATO’ya Kuzey Kutbu uyarısı: Çatışma riski artıyor

Yayınlanma

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, NATO’nun Kuzey Kutbu’ndaki yoğun askeri hazırlıklarının doğrudan güvenlik tehdidi yarattığını ve silahlı çatışma riskini tırmandırdığını açıkladı. Lavrov, Batı bloku dışındaki ülkelerin çoğunluğunun Moskova ile eşit şartlarda işbirliğine hazır olduğunu vurguladı.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Arctic.ru platformunda “Arktik’te Uluslararası İşbirliği: Zorluklar ve Fırsatlar” başlıklı bir makale kaleme aldı.

Lavrov, 19 Ağustos’ta Çin’den yola çıkan bir konteyner gemisinin Trans-Arktik Ulaştırma Koridoru’nun hayati bir parçası olan Kuzey Denizi Rotası üzerinden ilk kez Murmansk Limanı’na ulaştığını hatırlatarak makalesine başladı. Rusya Gayri Safi Yurtiçi Hasılası’nın en az yüzde 10’unu oluşturan ve 2,5 milyondan fazla Rusya vatandaşının yaşadığı bölgenin kalkınmasında yeni bir aşamaya geçildiğini belirten Lavrov, “Uluslararası ortaklarımızla yürütülen bu işbirliği, Rusya’nın Arktik bölgesinin gelişiminde yeni bir dönemin başlangıcını temsil ediyor” ifadelerini kullandı.

Devlet Başkanı Vladimir Putin tarafından onaylanan 2035’e Kadar Rusya’nın Arktik’teki Devlet Politikasının Temelleri belgesine atıfta bulunan Lavrov, hedeflerinin bölge halkının yaşam kalitesini yükseltmek, ekonomik büyümeyi hızlandırmak, çevreyi korumak ve karşılıklı faydaya dayalı uluslararası ortaklıkları güçlendirmek olduğunu aktardı. Dışişleri Bakanlığının bu süreçteki koordinasyon rolüne ve Rusya Federasyonu Denizcilik Kurulunun faaliyetlerine işaret eden Lavrov, “31 Mart 2023 tarihli Dış Politika Konsepti uyarınca Rusya, Arktik’te barış ve istikrarı korumayı, ulusal güvenliğe yönelik tehdit seviyesini azaltmayı ve sosyoekonomik kalkınma için elverişli dış koşullar oluşturmayı amaçlamaktadır” değerlendirmesinde bulundu.

“Çin ve Hindistan ile stratejik işbirliği derinleşiyor”

Kuzey Kutbu’nda yakın işbirliği yürüttükleri aktörlerin başında Çin ve Hindistan’ın geldiğini vurgulayan Lavrov, Pekin ile hükümet başkanları düzeyinde düzenli görüşmeler yapıldığını, Kuzey Denizi Rotası üzerine ikili alt komisyonun faaliyette olduğunu ve kutup araştırmalarında somut kazanımlar elde edildiğini belirtti. Lavrov, “Sonuçlar her şeyi ortaya koyuyor: Rusya’nın kuzey denizleri üzerinden düzenli konteyner sevkiyatları başladı ve bu seferlerin sıklığının artırılması planlanıyor” dedi.

Hindistan ile ağustos ayı sonunda gerçekleştirilen Hükümetlerarası Ticari, Ekonomik, Bilimsel, Teknik ve Kültürel İşbirliği Komisyonu toplantısına değinen Lavrov, “Hint şirketleri Rusya’nın Arktik bölgesinin kaynak potansiyelinin geliştirilmesinde yer alıyor. Uzmanlara göre Arktik, önümüzdeki 20 yıl boyunca Rusya ile Hindistan arasında ana işbirliği alanlarından biri haline gelebilir” ifadesine yer verdi.

Lavrov; Brezilya, Endonezya, İran ve diğer BRICS ülkeleri ile Bağımsız Devletler Topluluğu ve Belarus’la da temasların sürdüğünü ifade etti. Güney Kore ve Singapur’un Batı’nın yaptırım kampanyasına katılmasına rağmen bazı projelerle ilgilendiğini aktaran Rus Bakan, 1 Eylül’de Vladivostok’ta başlayacak 11. Doğu Ekonomik Forumu ve mart ayında Murmansk’ta düzenlenecek “Arktik: Diyalog Bölgesi” forumuna yabancı heyetleri beklediklerini kaydetti.

“NATO bölgeyi askerileştiriyor ve çatışma riskini artırıyor”

Kuzey Kutbu’nda güvenlik ortamının bozulmasından Batılı aktörleri sorumlu tutan Lavrov, şu ifadeleri kullandı: “NATO ülkeleri ve bir bütün olarak İttifak, bölgeyi askerileşmeye sürüklemekte ve uluslararası gerilim odakları oluşturmaktadır.”

NATO’nun Şubat 2026’da başlattığı Kuzey Kutbu Nöbetçisi (Arctic Sentry) operasyonunu anımsatan Lavrov, “Kuzey sınırlarımızın hemen yakınında yoğun askeri hazırlıklar yürütülüyor. NATO, bölge dışı ülkelerin de katıldığı geniş çaplı tatbikatlar düzenliyor ve komuta-kontrol sistemine yeni unsurlar ekliyor. Uzak Kuzey’deki bu tür askeri faaliyetler Rusya’nın güvenliğine doğrudan tehdit oluşturuyor; ayrıca potansiyel olarak felaket getirebilecek bir silahlı çatışmayı tetikleyebilecek olay riskini artırıyor” uyarısında bulundu.

Lavrov, Batı’nın Arktik projelerine dahil olan Küresel Çoğunluk ülkelerinin tüzel ve gerçek kişilerine gayrimeşru yaptırımlar uyguladığını savunarak, “NATO üyeleri ve diğer Batılı ülkeler, Arktik’i Rusya’nın ve benzer düşünen ortaklarının gelişimine karşı koyacak yeni bir cepheye dönüştürme niyetlerini açıkça ortaya koyuyor” dedi.

“Arktik Konseyi kriz içinde”

19 Eylül 1996’da kurulan Arktik Konseyinin 30. yılına ağır bir kriz içinde yaklaştığını kaydeden Lavrov, Batılı üyelerin tutumu nedeniyle Mart 2022’den bu yana çalışmaların dondurulduğunu belirtti. Bakanlar düzeyindeki toplantıların ve Kıdemli Arktik Yetkilileri oturumlarının askıya alındığını bildiren Lavrov, “Rusya, tüm tarafların iyi niyetle hareket etmesi ve her katılımcının meşru çıkarlarını gözetmesi koşuluyla Arktik Konseyinin tam teşekküllü çalışmalarına yeniden başlamaya hazırdır” açıklamasını yaptı.

NATO ülkelerinin konseyi Rusya’sız işletme girişimlerine de değinen Lavrov, “Bu senaryo gerçekleşse bile Rusya; karşılıklı fayda sağlayan projeleri yürütmek ve hedeflerini güvenle hayata geçirmek için gereken topraklara, lojistiğe, teknolojiye ve güvenilir ortaklara sahiptir” ifadelerini kullandı.

“Rusya lider bir Arktik devleti olmayı sürdürecek”

İklim değişikliği ve eriyen buzullarla birlikte bölgenin küresel ticaret ve kaynak erişiminde stratejik öneminin artacağını vurgulayan Lavrov, “Dünya haritasına bir bakış, Rusya’nın lider bir Arktik devleti olduğunu, öyle kaldığını ve öyle kalacağını açıkça gösteriyor” değerlendirmesinde bulundu.

Lavrov, 1982 tarihli Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi hükümlerinin ve 2008 Ilulissat Bildirisi’nin geçerliliğini koruduğunu, bu aşamada yeni bir uluslararası hukuki araca ihtiyaç olmadığını kaydetti.

Batılı ülkelere uyarılarda bulunan Lavrov, “Mevcut muhataplarımız tarihin derslerinden ders çıkarmalı ve Rusya ile yaptırım ve tehdit diliyle konuşma çabalarının nafile olduğunu anlamalıdır. Dostane olmayan ve düşmanca eylemlere asimetrik önlemler de dahil olmak üzere gereken yanıt verilmiştir ve verilecektir. Rusya yapıcı diyalogdan yanadır; ancak gerektiğinde ulusal çıkarlarını elindeki tüm araçlarla savunacaktır” dedi.

Okumaya Devam Et

Rusya

Kanada, Anatoliy Çubays’a yönelik yaptırımları kaldırdı

Yayınlanma

Kanada hükümeti, eski Rusnano Başkanı ve Rusya Devlet Başkanı’nın eski özel temsilcisi Anatoliy Çubays’ı yaptırım uygulananlar listesinden çıkardı. Resmi bildirimde, Çubays’ın sunduğu gerekçelerin yeterli bulunduğu ve kısıtlamaların kaldırıldığı belirtildi.

Kanada, devlete ait inovasyon şirketi Rusnano’nun eski tepe yöneticisi ve Rusya Devlet Başkanı’nın eski özel temsilcisi Anatoliy Çubays’ı yaptırım listesinden çıkardı.

Kanada hükümetinin internet sitesinde 26 Ağustos’ta yayımlanan resmi bildirime göre, söz konusu karar 13 Ağustos’ta alındı.

Belgede yer alan bilgilere göre, Çubays’ın adı genel listede teknik olarak yer almaya devam etse de eski yöneticiye dair 1509 numaralı madde iptal edildiği için kısıtlamalar artık kendisine uygulanmıyor.

Çubays’a yönelik yaptırımlar, mal varlığının dondurulmasını ve Kanada’ya giriş yasağını kapsıyordu.

Kararın gerekçesinde, Kanada İçişleri Bakanlığına Çubays tarafından yaptırım listesinden çıkarılma talebi iletildiği ve başvuruda sunulan gerekçelerin talebin karşılanması için yeterince ikna edici bulunduğu kaydedildi.

Belgede Çubays’ın sunduğu somut gerekçelere yer verilmezken, Kanadalı yetkililer yaptırım rejiminin etkinliği açısından adil bir şekilde uygulanmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.

Savaş sonrası Rusya’yı terk etmişti

Çubays, Rusya’nın 2022 yılında Ukrayna’ya yönelik başlattığı askeri müdahalenin hemen ardından Rusya Devlet Başkanı’nın uluslararası örgütlerle ilişkilerden sorumlu özel temsilciliği görevinden ayrılarak ülkeyi terk etmişti.

Bu ayrılığın ardından Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Çubays’ı “bir tür Moşe İsraileviç” olarak nitelendirmiş ve uzun yıllar yönettiği Rusnano şirketinde “muazzam bir mali açık” bıraktığını iddia etmişti.

Bu açıklamaların sonrasında Rusya’da Çubays’ın banka hesaplarına ve mal varlığına el konulmuştu.

Yaptırımlara karşı dava açmıştı

Çubays’ın Kanada Federal Mahkemesine yaptığı itiraz başvurusunda, “tarihsel olarak” Putin’e muhalif olduğunu, Ukrayna’daki savaşa karşı çıktığını ve 2022’den bu yana “sürgünde yaşadığını” savunduğu ortaya çıkmıştı.

Kanada’nın kısıtlama kararı, Aleksey Navalnıy’ın ölümünün ardından Yolsuzlukla Mücadele Fonunun (FBK) hazırladığı ve Putin’in yakın çevresindeki isimlerin yer aldığı “50’ler listesi”ne Çubays’ın dahil edilmesinin ardından Haziran 2025’te alınmıştı.

Eski Rusnano Başkanı dava dilekçesinde, Rusya’daki varlıklarına el konulduğunu, yalnızca risk altındaki yurtdışı gelirlerine bağımlı kaldığını ve yaptırımların kendisine ciddi zararlar verdiğini belirtmişti.

Çubays ayrıca, yaptırım listesine dahil edilmesinin, kendi ifadelerine göre eylemlerine karşı mücadele ettiği kişilerle aynı kefeye konulmasına yol açarak ağır bir itibar kaybı yarattığını kaydetmişti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English