Bizi Takip Edin

Rusya

Rusya’dan Batılı şirketlere şartlı geri dönüş kapısı

Yayınlanma

Financial Times gazetesinin haberine göre, Rusya bir yıl önce el koyduğu İtalyan ısıtma sistemleri üreticisi Ariston’un yerel işletmesini geri verdi. Roma’nın yoğun lobi faaliyetinin ardından gelen bu karar, Moskova’nın el konulan bir şirketi zorla satmak yerine sahibine iade ettiği ilk örnek oldu. Rus yetkililer diğer Batılı şirketlerin dönüşü için şartlar öne sürse de piyasada henüz somut bir geri dönüş eğilimi gözlenmiyor ve bazı şirketlerin çıkış planlarını yavaşlattığı belirtiliyor.

Ariston Thermo Rus, Rusya’nın 2022’de Ukrayna’ya askeri müdahalesinin ardından gelen Batı yaptırımlarına yanıt olarak yerel bir aktörün hilafına el konulan Avrupa menşeli son şirketti.

Görüşmelere katılan kaynaklara göre, Devlet Başkanı Vladimir Putin geçen ay İtalyanların yoğun lobiciliği sonucunda işletmeyi Ariston’a geri devreden kararnameyi imzaladı.

Financial Times gazetesine konuşan Rus yetkililerle düzenli temas hâlinde olan Batılı bir iş insanı, “Rusya hükümetinin kapının açık olduğunu ve koşullar olacağını söylemesi, ‘çok geç kalırsanız sorunlar yaşanabilir’ sinyali veriyor,” dedi ve ekledi: “Ya şimdi ya da asla etkisini yaratmak istiyorlar.”

Batılı şirketlere Rusya pazarına geri dönüş yolu gösterme çabası, Donald Trump’ın Beyaz Saray’a dönmesinden bu yana Moskova ve Washington arasında yeni başlayan bir yumuşamayla gündeme geldi.

Başka büyük Batılı şirketlerin Rusya’ya geri dönüş planı yaptığına dair çok az kanıt olsa da Moskova, bunu yapabilecekleri koşulları belirlemeye hevesli görünüyor.

Putin geçen ay yaptığı açıklamada, geri dönen işletmelerin “vicdanlı ve sorumlu davranış konusunda zorunlu garantiler” vermesi gerektiğini öne sürerken, Rusya Doğrudan Yatırım Fonu (RDIF) Başkanı Kirill Dmitriyev, geri dönüş için bir koşulun Rus bir ortakla ortak girişim olabileceğini söyledi.

Su ısıtıcıları üreten, satan ve yaklaşık yarım asırdır Rusya’da faaliyet gösteren Ariston’un iştirakine el konulması ve Gazprom’a devredilmesi Roma ve Brüksel’de öfkeye yol açmıştı.

Başbakan Giorgia Meloni hükümeti, bu adıma tepki olarak Rusya’nın İtalya Büyükelçisi Aleksey Paramonov’u çağırdı.

Financial Times‘a konuşan bir İtalyan hükümet yetkilisi, millileştirmenin siyasi amaçlı göründüğünü ve Moskova’nın “yurt dışındaki dondurulan varlıkların müsadere edilmesi” konusundaki “güçlü hassasiyetinden” kaynaklandığını dile getirdi.

Ancak diğer el koyma işlemlerinde olduğu gibi, bu işlem de başından beri “geçici ve geri alınabilir” olarak tanımlandı.

Bu durum, kararnamenin ekine göre devlet kontrolünün ne kadar süreceğine kişisel olarak karar verecek olan Putin’in şirketi geri vermeye ikna edilebileceği umutlarını doğurdu.

İtalyan yetkili, “Tedbirin geçici niteliği ve geri alınabilirliği en başından belirtilmişti,” dedi.

Müzakerelere katılan bir kaynak, İtalya Dışişleri Bakanlığı, İtalya’nın Moskova Büyükelçiliği ve özel bir İtalyan şahsın, kararın geri alınması için yapılan müzakerelerde önemli rol oynadığını söyledi.

Aynı kaynak, Ariston’un muhtemelen Avrupa’daki Gazprom ve Rosneft iştiraklerine el konulmasına misilleme olarak hedef alındığını belirtti.

Bir yıl önce Moskova, iki Avrupalı kamu hizmeti şirketi olan Finlandiya’dan Fortum ve Almanya’dan Uniper’in Rusya’daki varlıklarına el koymuş ve bunları Rosneft’e devretmişti.

Fakat müzakerelere aşina iki kişiye göre, Ariston biriminin kontrolünü ele alan Gazprom iştiraki Gazprom Household Systems, işi kavramakta zorlandı.

Bu da Rusya’nın bundan vazgeçmeye daha istekli olmasının bir başka nedeni olabilir.

Yaklaşık 300 çalışanı bulunan Rusya operasyonunu Ariston’un tam mülkiyetine ve operasyonel kontrolüne iade eden kararname 26 Mart’ta imzalandı.

İtalyan hükümet yetkilisi, “Ariston sabır gösterdi ve gerekli tüm itiraz yollarını tüketti,” ifadesini kullandı ve şirketin ayrıca “yaptırımlara ve yerel yasal çerçevelere uygun olarak Rusya pazarında faaliyet göstermeye devam etme niyetini” açıkça belirttiğini de sözlerine ekledi.

Ariston’un sahibi Paolo Merloni, geçen ay yaptığı açıklamada, Moskova’nın kararının “Rusya’daki on yıllarca süren yatırımın ve sorumlu yönetimin tanınmasının bir işareti” olduğunu belirtti ve şirketin Batı yaptırımlarına ve yerel düzenlemelere uymakla birlikte ülkedeki “yolculuğuna devam etme” taahhüdünü teyit etti.

Rusya’nın diğer yabancı şirketleri ülkeye dönmeye teşvik etmede başarılı olup olmayacağı ise daha belirsiz.

Maliye Bakan Yardımcısı İvan Çebeskov, maliye bakanlığının henüz ülkeye dönmeyi uman yabancı işletmelerden herhangi bir başvuru almadığını bu ay kabul etti.

D&P Advisors Baş Yatırım Sorumlusu Steven Daşevskiy, “Rusya makamları, her şeyin yolunda olduğu ve normal işleyişe dönmekten günler uzakta olduğumuz izlenimini yaratmak istediler,” dedi ve ekledi: “Ve bence gerçekten hiçbir şey bundan daha uzak olamazdı.”

Güney Koreli şirketler Rusya’ya dönmek istiyor

Rusya

Rusya’da Avrupa Rulman Şirketi’nin varlıklarına mahkeme kararıyla haciz

Yayınlanma

Moskova’daki Lefortovo Bölge Mahkemesi, Başsavcılığın talebi üzerine Rusya’nın en büyük rulman üreticilerinden Avrupa Rulman Şirketi’nin (EPK) fabrikaları ve bağlı yapıları hakkında haciz kararı verdi. Davada eski Devlet Duması milletvekili Oleg Savçenko, oğlu Georgiy Savçenko ile iş insanları İgor Rudetskiy ve İgor Kostıçev davalı olarak yer alıyor.

Moskova’daki Lefortovo Bölge Mahkemesi, Rusya Başsavcılığının talebi üzerine Rusya’nın en büyük rulman üreticilerinden Avrupa Rulman Şirketi’nin (EPK) fabrikaları hakkında haciz kararı verdi.

RBK medya kuruluşunun, Federal İcra Memurları Servisi’nin (FSSP) veri tabanına dayandırdığı haberine göre haciz kararı, holdingin ana tüzel kişiliği olan EPK AŞ’nin yanı sıra Voljskiy, Saratov ve Samara’daki işletmeleri de kapsayan bağlantılı yapılara uygulandı.

Davada eski Devlet Duması milletvekili Oleg Savçenko, oğlu Georgiy Savçenko ile iş insanları İgor Rudetskiy ve İgor Kostıçev davalı olarak yer alıyor.

RBK’ya konuşan ve Başsavcılığın iddialarını bildiğini belirten bir kaynak, davanın temelinde Savçenko’nun 2009 yılındaki faaliyetlerinin bulunduğunu söyledi.

Kaynağa göre Savçenko, Devlet Duması’nda yabancı üreticilerin haksız rekabet uyguladığı yönünde açıklamalarda bulundu ve bunun sonucunda Çin menşeli ürünlere anti damping vergileri getirildi.

Aynı kaynağın aktardığına göre Başsavcılık, Savçenko’nun konuşmasında gerçeğe aykırı bilgiler bulunduğunu tespit etti. Ayrıca Savçenko’nun fabrikalarının kapanma tehlikesi altında olduğu izlenimini yaratmak amacıyla üretimi durdurduğu sonucuna ulaşıldığı belirtildi.

Kaynak, teknik olarak işletmelerin faaliyetlerinin bu şekilde durdurulmasının mümkün olmadığını, çünkü üretimin kapalı çevrim çalışan teknik bir hat üzerinde yürütüldüğünü ifade etti.

Çin menşeli rulmanlara yönelik anti damping vergisi 2011 yılında yürürlüğe girdi ve o tarihten bu yana birçok kez uzatıldı.

Avrasya Ekonomik Komisyonu verginin uygulanma süresini son olarak 31 Mart 2029’a kadar uzattı.

Vergi oranı “Usi Rulmanları” şirketi için gümrük değerinin yüzde 31,3’ü, diğer üreticiler için ise yüzde 41,5’i düzeyinde bulunuyor.

Savçenko tarafından 2001 yılında kurulan EPK bünyesinde Saratov, Voljskiy ve Samara’daki fabrikaların yanı sıra bir yönetim şirketi, ticaret birimi, tasarım hizmetleri, araştırma ve geliştirme faaliyetleri yürüten yapılar bulunuyor.

Şirket yaklaşık 8 bin 500 kişiyi istihdam ediyor ve havacılık, demiryolu ve otomotiv sanayileri dahil makine mühendisliğinin tüm alanlarına yönelik 9 bin 800’den fazla rulman çeşidi üretiyor.

EPK, 2023 yılında savunma sanayii kuruluşlarına ürün tedarik ettiği gerekçesiyle ABD’nin tam bloke edici yaptırımlarına maruz kaldı.

Şirketin 2025 yılı gelirinin 1,9 milyar ruble, net karının da 1,9 milyar ruble olduğu belirtildi. Buna karşılık EPK Ticaret Evi’nin kamuya açık son mali raporu olan 2021 yılı verilerine göre şirketin geliri 19 milyar ruble, net karı ise 1,5 milyar ruble seviyesindeydi.

Bu, Başsavcılığın açtığı dava sonucunda rulman sektöründeki varlıklara yönelik ilk haciz işlemi olmadı.

Şubat 2026’da Moskova’daki Gagarin Bölge Mahkemesi, KİMP holdingine bağlı Moskova, Rostov ve Tver bölgelerindeki üç rulman fabrikasının yanı sıra Elma Grubu ve Pramo’nun devlet lehine müsaderesine karar verdi.

Başsavcılık ve Rusya Federal Güvenlik Servisi’nin (FSB) verilerine göre KİMP’in varlıklarının değeri 5,8 milyar rubleyi aşarken, Elma’nın gayrimenkul portföyünün değeri 120 milyar rublenin üzerinde bulunuyordu.

Denetim makamları, şirket hissedarlarının savunma sanayiinin zararına olacak şekilde ürün fiyatlarını gerekçesiz biçimde yükselttiğini bildirmişti.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya’nın dörtte birinde akaryakıt satışına sınırlama getirildi

Yayınlanma

Rusya’da benzin ve motorin satışına yönelik kısıtlamalar 24 bölgeye yayıldı ve ülkenin yaklaşık her dört bölgesinden birinde yakıt temini zorlaştı. Yetkililer uygulamaları artan talep, lojistik sorunlar ve fiyat baskılarıyla açıklarken, hükümet üretim kayıplarını telafi etmek için rezervleri devreye aldığını ve ihracat kısıtlamalarını genişletmeyi değerlendirdiğini bildirdi.

Rusya’da Ukrayna’nın petrol rafinerilerine yönelik saldırılarının ardından derinleşen yakıt sıkıntısı nedeniyle benzin ve motorin satışına yönelik kısıtlamalar yaygınlaştı.

24 Haziran itibarıyla 24 bölgede akaryakıt satışına resmi sınırlamalar getirildi. Böylece ülkenin yaklaşık her dört bölgesinden birinde yakıt temini zorlaştı.

Kısıtlamaların uygulandığı bölgeler arasında Ukrayna sınırındaki Bryansk, Kursk, Belgorod ve Voronej oblastlarının yanı sıra İvanovo, Vladimir, Lipetsk, Volgograd, Penza, Saratov, Samara, Nijni Novgorod ve Vologda oblastları ile Mordovya Cumhuriyeti yer aldı.

Sibirya’da ise sınırlamalar, Rus petrol üretiminin yaklaşık yüzde 40’ının gerçekleştirildiği Hantı-Mansi Özerk Okrugu, Yamal-Nenets Özerk Okrugu ile Tümen, Kurgan, Omsk, Novosibirsk, Kemerovo ve İrkutsk oblastlarında uygulanmaya başladı. Kuzey Osetya ve Adıge Cumhuriyeti de kısıtlama getirilen bölgeler arasında yer aldı.

Kırım ve Sivastopol’da yakıt satışı durdurulurken, Lugansk Halk Cumhuriyeti’nde kişi başına 20 litreden fazla yakıt satışı yasaklandı.

Bölgesel yönetimler alınan tedbirleri artan talep, lojistik sorunlar, borsadaki fiyat artışları ve bazı piyasa aktörlerinin oluşan yoğun talepten yararlanma girişimleriyle gerekçelendirdi.

Henüz resmi sınırlama kararı açıklamayan Oryol Oblastı Valisi ise durumu pandemi dönemindeki karabuğday ve tuvalet kağıdı alımlarına benzetti.

Başkan Vladimir Putin ile 23 Haziran’da yapılan toplantıda Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, akaryakıt piyasasındaki mevcut durumun “kolay değil ama kontrol altında” olduğunu söyledi.

Novak, sorunun çözümü için daha önce hiç kullanılmamış rezervlerin devreye alındığını belirterek, “Tüm petrol rafinerilerinde kullanım kapasitesini azami düzeye çıkardık, bakım sürelerini kısalttık ve planlı bakımları daha ileri tarihlere erteledik” dedi.

Rosneft’ten yakıt piyasasını istikrara kavuşturma planı

Novak ayrıca hükümetin benzin ve havacılık yakıtı ihracatını yasakladığını, motorin ihracatının tamamen durdurulmasının da değerlendirildiğini hatırlattı.

Vedomosti gazetesine konuşan bilgi sahibi kaynaklar ise hükümetin yurtdışından benzin alımını artırmaya hazırlandığını aktardı. Rusya’nın Belarus’tan yakıt satın aldığı ancak mevcut hacimlerin yeterli olmadığı belirtildi.

Reuters’ın aktardığı verilere göre Rusya’daki benzin üretimi şu anda iç tüketimin yalnızca yaklaşık yüzde 80’ini karşılıyor.

Haziran ayında Moskova, Nijnekamsk, Tümen ve Volgograd’daki tesislerin; mayıs ayında ise 16 petrol rafinerisinin saldırıya uğramasının ardından benzin üretimi yüzde 25 düşerek günlük 85 bin tona geriledi.

Yaz aylarında ise ülke ekonomisinin günlük yaklaşık 110 bin ton otomobil benzini tükettiği kaydedildi.

Energy Intelligence analistleri, “Ukrayna’nın Rus enerji sektörüne yönelik kampanyası geniş çaplı hasara yol açtı ve bunun sonucunda ülke tarihindeki en ağır yakıt krizine doğru ilerliyor” değerlendirmesinde bulundu.

Novak: Rusya akaryakıt piyasasında durum kontrol altında

Okumaya Devam Et

Rusya

FT: ABD, Rusya içindeki saldırılar için Ukrayna’ya istihbarat sağlıyor

Yayınlanma

Financial Times’ın kaynaklarına göre ABD, Ukrayna’nın Rusya’nın iç kesimlerindeki petrol rafinerileri ve askeri hedeflere yönelik saldırılarında istihbarat desteği sağlıyor. Gazetenin görüştüğü kaynaklar, Batılı müttefiklerin Washington’a bu desteği sürdürmesi çağrısında bulunduğunu aktardı. Haberde, ABD Başkanı Trump’ın da Ukrayna’nın son saldırılarından ‘etkilendiği’ belirtildi.

Financial Times’ın (FT) görüştüğü kaynaklara göre ABD, Ukrayna Silahlı Kuvvetleri’nin Rusya’nın iç kesimlerindeki petrol rafinerileri ve askeri tesislere yönelik saldırılarında istihbarat desteği sağlıyor.

Kaynaklar, Kiev’in Batılı müttefiklerinin Washington’a bu amaçla istihbarat paylaşımını sürdürme çağrısında bulunduğunu söyledi.

Gazeteye konuşan kaynaklara göre ABD Başkanı Donald Trump, Fransa’da düzenlenen G7 Zirvesi sırasında Ukrayna’nın saldırılarından “son derece etkilendi” ve bu gelişmelerden cesaret aldı.

Kaynaklardan biri, Trump’ın zirve kapsamında Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile bu konu hakkında uzun bir görüşme yaptığını aktardı.

Kyiv Independent’ın kaynaklarına göre Trump, Zelenski’ye Rusya konusunda daha “cesur” davranmasını tavsiye etti.

Aynı kaynaklara göre Trump, Vladimir Putin’in baskı görmeden önemli bir adım atmasının beklenmediğini ifade etti. Bir ABD’li yetkili, “Başkan Trump, ‘güç yoluyla barış’ ilkesine inanıyor” dedi.

Politico’nun kaynakları da Trump’ın G7 Zirvesi’nde Ukrayna’yı desteklemeye ve Rusya üzerindeki baskıyı artırmaya hazır olduğunu söylediğini aktardı.

Bloomberg’in daha önce görüştüğü kaynaklar ise ABD Başkanı ve çevresinin artık Moskova’nın savaş alanında zafer kazanamayacağını, Kiev’in konumunun ise güçlendiğini değerlendirdiğini bildirmişti.

Zirvedeki görüşmelerin ardından Zelenski, Trump ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Ukrayna’da Patriot hava savunma sistemleri için önleme füzeleri üretilmesine yönelik lisanslar konusuna “ilk kez olumlu yaklaştığını” söyledi.

Ukrayna lideri, “Şu anda Patriot sistemleri için füze üretimine başlamak adına gerekli tüm teknik imkanlara sahip olduğumuz konusunda herkes hemfikir. Artık yalnızca Başkan Trump’ın kişisel onayı gerekiyor” dedi.

FT’nin haberine göre Putin, zirve öncesinde Trump’ı etkilemeye çalışarak ABD Başkanı’nı telefonla aradı ve doğum gününü kutladı.

Ancak gazete, bunun Trump üzerinde kayda değer bir etki yaratmadığını yazdı. Trump’ın bu süreçte “Rusya bir anlaşmaya varmalı” dediği aktarıldı.

Ukrayna Silahlı Kuvvetleri 2026 yılında Rus enerji altyapısına yönelik saldırılarını artırdı. Bloomberg’in hesaplamalarına göre Ukrayna mayıs ayında Rus hedeflerine yönelik rekor düzeyde 30 saldırı gerçekleştirdi.

Energy Intelligence’ın değerlendirmesine göre Ukrayna insansız hava araçlarının petrol rafinerilerine yönelik saldırıları sonucunda Rusya’nın petrol işleme hacmi haziran ayının başında günlük 4 milyon varilin altına geriledi.

Bu seviye son 21 yılın en düşük düzeyi olarak kaydedildi. Aynı dönemde Rus rafineri kapasitesinin yaklaşık üçte biri, yani günlük 2,14 milyon varillik bölümünün devre dışı kaldığı belirtildi.

Bu gelişmelerin ardından 23 Haziran itibarıyla Rusya’nın 61 bölgesinde yakıt satışlarına yönelik kısıtlamalar uygulamaya konuldu.

Energy Intelligence analistleri, “Ukrayna’nın Rus enerji sektörüne yönelik kampanyası büyük çaplı zarar verdi ve ülke tarihindeki en ağır yakıt krizine doğru ilerliyor” değerlendirmesinde bulundu.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English