Rusya
Rusya’nın Çin’den ithalatı 2022’den bu yana en düşük seviyede

Rusya’nın Çin’den yaptığı ithalat, yavaşlayan ekonomik büyüme ve otomobil, elektronik gibi büyük alımlara olan talebin azalması nedeniyle 2025’in ilk çeyreğinde düştü. Gümrük verilerine göre, Rusya’nın Çin’den ithalatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6,9 azalarak 22,7 milyar dolara geriledi. Uzmanlar, yüksek faiz oranları, işgücü sıkıntısı ve savunma dışı sektörlerdeki sınırlı üretimin bu düşüşte etkili olduğunu belirtiyor.
Rusya’nın Çin’den yaptığı ithalat, yavaşlayan ekonomik büyüme ve otomobil, elektronik ve ev aletleri gibi büyük alımlara olan talebin azalması nedeniyle 2025’in ilk çeyreğinde geriledi.
Bu düşüşte, ABD’nin gümrük vergilerinden kaynaklanan ciddi ticari zorluklar etkili oldu.
Batılı ülkelerin Şubat 2022’de Rusya’nın Ukrayna’ya askeri müdahale başlatmasının ardından Moskova’yı dışlamasıyla Rusya ile Çin arasındaki ticaret hızla arttı.
Batı yaptırımlarının neden olduğu ödeme aksaklıklarına rağmen, geçen yıl ticaret hacmi rekor seviyeye ulaşarak 1,74 trilyon yuan (239 milyar dolar) oldu.
Rusya ekonomisi, savaşa yönelik yaptırımların uygulanmasının ardından 2022’deki daralmadan toparlandı.
Bu toparlanma büyük ölçüde askeri harcamalardaki artış sayesinde gerçekleşti. Ancak, yüksek faiz oranları, işgücü sıkıntısı ve savunma sektörü dışındaki sınırlı üretim, Rusya’nın ekonomik büyüme potansiyelini şu anda sınırlıyor.
Pazar günü yayımlanan gümrük verilerinden hareketle Reuters ajansının yaptığı hesaplamalara göre Rusya, 2025’in ilk çeyreğinde Çin’den yaptığı ithalat için 22,7 milyar dolar harcadı.
Bu rakam, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6,9’luk bir düşüşe işaret ediyor.
Veriler, Şubat ayında Rusya’nın Çin’den 5,8 milyar dolarlık ithalat yaptığını ve bunun Haziran 2022’den bu yana en düşük aylık hacim olduğunu gösterdi. Mart ayında ise Rusya’nın Çin’den ithalatı yıllık bazda yüzde 1,9 artarak yaklaşık 7,8 milyar dolara yükseldi.
Çin Ticaret Bakanlığı ve Rusya Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, konuya ilişkin henüz bir açıklama yapmadı.
Reuters‘ın görüşüne başvurduğu üç analiste göre, Rusya’nın soğuyan ekonomisi ve Çin’in hakim olduğu pazarların doygunluğa ulaşması, talepteki düşüşün kısmen arkasında yatıyor.
Rus düşünce kuruluşu İktisadi Dönüşüm ve Kalkınma Ajansı başkanı Vladislav Onişçenko, bunun özellikle otomotiv sektöründe belirgin olduğunu, Çinli otomobil üreticilerinin savaş öncesinde yüzde 10’un altında olan pazar payının şu anda yüzde 50’nin üzerine çıktığını söyledi.
Otomobil ithalatındaki yavaşlama, kısmen Batılı otomobil üreticilerinin Rusya’ya olası dönüşüyle ilgili söylentilerin yayılması ve gelir artışının yavaşlamasıyla birlikte gerçekleşiyor.
Onişçenko, Batılı markaların geri döneceğine dair ilk heyecanın, elektronik ve ev aletleri gibi diğer ürünlere olan talebin düşmesine de katkıda bulunduğunu belirtti.
Rusya ekonomisi genel olarak yavaşlıyor. Şirketler, yüzde 21’lik borçlanma maliyetlerini yatırımları azaltma nedeni olarak gösteriyor.
Onişçenko, “Çin’den ithalatı artırma potansiyeli var, ancak soru ne kadar hızlı olacağı,” dedi ve ekledi, “(Rusya) yatırım talebini takip etmeli, ancak para bir yerden gelmeli.”
Sanayi üretimi büyümesi neredeyse durma noktasına geldi ve hem tüketici hem de kurumsal kredi büyümesi yavaşladı.
Öte yandan Rus Otomobil Bayileri Birliği başkanı Aleksey Podşçekoldin, vinç, kazıcı ve diğer makineler gibi ağır ekipman ithalatının Kasım-Aralık ayından bu yana düştüğünü söyledi.
Merkez bankasına göre, tüketici aktivitesi Şubat ayında genişlemeye devam etse de, perakende satış büyüme hızı yüzde 2,2’ye düştü.
Bu büyüme esas olarak hizmetler tarafından desteklenirken, Çin’den ithal edilen ürünlere olan talep azaldı.
Merkez bankası mart ayında yayımladığı raporda, “Nüfusun binek otomobiller, ev aletleri ve elektronik dahil olmak üzere gıda dışı ürünlerdeki büyük alımlara olan ilgisi azaldı,” ifadelerini kullanmıştı.
Çin gümrük verilerine göre, Rusya geçen yıl Çin’in ihracatının yüzde 3,2’sini oluşturdu. Bu oran 2021’de yüzde 2,0 idi. ABD ise 2024’te yüzde 14,7’sini oluşturdu.
Çin’in Rusya ile olan ticareti, Başkan Donald Trump’ın gümrük vergileri nedeniyle ABD’ye yapılan ihracattaki herhangi bir düşüşü telafi edecek kadar büyük değil.
Fakat bu ticari kısıtlamalar, Pekin ve Moskova arasındaki bağları daha da güçlendirebilir.
Çin geçen hafta, bu yıl Rusya’dan sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ithalatını artırmayı planladığını söyledi.
Kpler ve LSEG verilerine göre, geçen yıl LNG’sinin yüzde 5’ini ABD’den ithal eden Pekin, Mart ayında ABD’den hiç LNG ithal etmedi.
Ödeme kısıtlamaları ve Rusya ile ticareti kolaylaştıran Çinli şirketlere yönelik ikincil yaptırım tehdidi de geçen yıl ticari akışları olumsuz etkiledi.
Ancak Carnegie Russia Eurasia Center direktörü Aleksandr Gabuev, Trump yönetiminin hükümet genelindeki personel kesintileri nedeniyle yaptırım uygulamasının şu anda daha düşük olmasının muhtemel olduğunu söyledi.
Gabuev, Rusya’nın soğuyan talebinin giderek militarize olan bir ekonominin yan ürünü olduğunu, ancak Çinli şirketlerin kâr marjlarını düşürerek veya indirimler sunarak piyasaya daha da hakim olmaya çalışarak yaratıcı olabileceğini söyledi.
Uzman, “Rusya kesinlikle ABD’nin yerini alamaz, ancak önemli bir pazar ve bence birçok Çinli kaybedecek pek bir şeyleri olmadığını düşünüyor,” dedi ve ekledi, “Her zaman bir yol olacaktır.”
Rusya
İran riyali ABD baskısı karşısında tarihi dip seviyeye geriledi

İran riyali, ABD yönetiminin devreye soktuğu kapsamlı ekonomik baskı ve tecrit adımlarının ardından serbest piyasada dolar karşısında tarihi dip seviyeye geriledi. Washington yönetimi Tahran’ın ana limanlarını, ticaret ortaklarını ve petrol ihracatını hedef alırken BAE de mali işlemleri askıya aldı.
İran ulusal para birimi riyal, Washington yönetiminin ekonomik baskıyı artırmasının ardından serbest piyasada dolar karşısında tüm zamanların en düşük seviyesine geriledi.
Bloomberg’in serbest piyasa verilerine dayandırdığı habere göre, İran’daki serbest piyasa döviz kurlarını izleyen Bonbast internet sitesinde riyal, 23 Ağustos Pazar günü, 21 Ağustos Cuma günkü kapanışa kıyasla yüzde 4,6 değer kaybederek 1 dolar karşısında 1 milyon 992 bin riyal seviyesine indi.
Bir diğer gayriresmi izleme platformu olan TGJU ise pazar günü kurun 1 dolar karşısında 2 milyon riyal sınırını aştığını, ancak seans kapanışına doğru bir miktar gerilediğini bildirdi.
İran para birimi üzerindeki baskı, ABD Başkanı Donald Trump’ın geçtiğimiz hafta Tahran’a yönelik “benzeri görülmemiş bir ekonomik tecrit” sürecinin başladığını duyurmasının ardından hız kazandı.
Washington yönetimi; Tahran’ın kalan az sayıdaki ticaret ortağına yönelik tehditler savurarak, Basra Körfezi’ndeki ana limanlarını abluka altına alarak ve ülkenin en kritik döviz kaynağı olan petrol ihracatını kısıtlayarak İran’ı tamamen yalnızlaştırmayı hedefliyor.
İran Merkez Bankası Başkanı Abdunnasır Himmeti, ülkenin ham petrol ihracatının “neredeyse tamamen durduğunu” açıkladı.
Bununla birlikte Tahran’ın başlıca ticaret ortakları arasında yer alan Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), ikinci bir duyuruya kadar İran ile yürütülen tüm mali operasyonları askıya aldığını bildirdi.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, yürütülen stratejiye ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Amacımız, İran tamamen yapayalnız kalana dek onu ayakta tutan bütün ekonomik damarları kesmektir” ifadelerini kullandı.
Bessent, 24 Ağustos Pazartesi günü şafak vakti itibarıyla İran için ekonomik bir “D-Day” (Normandiya Çıkarması) başladığını belirterek, bunun bir hasma karşı bugüne kadar organize edilmiş en büyük finansal taarruz olduğunu söyledi.
İran’ın ekonomi gazetesi Donya-e Eqtesad’da yer alan bilgilere göre riyaldeki sert düşüş; döviz transferlerindeki aksamalar ve ihracattaki gerilemenin, ithalat talebindeki artış ve yükselen enflasyon beklentileriyle aynı döneme denk gelmesinden kaynaklandı.
İran petrolünün büyük kısmını satın alan Çin ise ABD’nin Tahran üzerindeki ekonomik baskısının sonuç vermeyeceğini savunarak anlaşmazlığın diplomatik yollarla çözülmesi çağrısında bulundu.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, devlete ait İttilaat gazetesinde yayımlanan yazısında çok kutuplu mekanizmalara işaret etti.
Arakçi, “Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) ve BRICS grubu gibi yapıların, güç tekelini kırmak ve daha adil bir uluslararası düzene ilerlemek adına etkili araçlar olduğuna inanıyoruz” değerlendirmesinde bulunarak İran’ın bu fırsatları azami ölçüde kullanma kararlılığında olduğunu vurguladı.
İran riyali, Ortadoğu’daki gerilime paralel olarak şubat sonundan bu yana dalgalı bir seyir izliyor. Mart ayı sonunda ABD’nin İran petrolünün satışına kısmen izin verme kararı almasıyla riyal yüzde 6,7 değer kazanarak 1 dolar karşısında 1 milyon 559 bin seviyesine yükselmişti.
Ancak nisan ayı sonunda İran ile ABD arasındaki müzakerelerin çıkmaza girmesi üzerine para birimi 1 dolar karşısında 1,8 milyon riyale gerileyerek o dönemin en düşük seviyesini görmüştü.
Haziran ayı ortasında İran ve ABD arasında bir mutabakat zaptı imzalanmıştı. Söz konusu mutabakat, ateşkes sağlanmasını ve Hürmüz Boğazı’ndaki ablukanın kaldırılmasına yönelik çalışmaların başlatılmasını öngörüyordu.
Buna karşın taraflar arasındaki karşılıklı saldırılar devam etti. Sürecin ardından Tahran yönetimi, Washington’ın taahhütlerini yerine getirmediğini öne sürdü ve ABD bölgeye müdahalesine son verene kadar Hürmüz Boğazı’ndaki ablukanın süreceğini, savaş nedeniyle “tek bir damla” petrolün dahi geçişine izin verilmeyeceğini ilan etti.
Rusya
Rusya akaryakıt piyasasını ithalatla dengeleyecek

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, ülkedeki akaryakıt piyasasının ithalat yoluyla dengeleneceğini açıkladı. Novak, iç piyasada dizel veya uçak yakıtı sıkıntısı bulunmadığını, sorunların yalnızca benzinle sınırlı olduğunu bildirdi.
Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, Birleşik Rusya Partisinin kongresinin ikinci aşamasında gazetecilere yaptığı açıklamada, Rusya akaryakıt piyasasının ithalat yoluyla dengelenmesi gerektiğini ve ithalat hacminin piyasadaki açığa bağlı olarak değişiklik göstereceğini söyledi.
İthalat adımlarının geçici nitelik taşıdığını belirten Novak, “İthalat konusunda, piyasanın tam olarak ithalatla dengelenmesi gerektiği kanaatindeyim. Buradaki hacimler de geçici bir karakter taşıyor; ithalat hacmi açık durumuna göre dalgalanacaktır” dedi.
İç piyasada dizel yakıt sıkıntısı yaşanmadığını vurgulayan Novak, “Dizel yakıt yeterli seviyede. Tarım üreticilerinin ihtiyacı karşılandı, kuzey ikmali güvence altına alındı. Uçak yakıtı da yeterli miktarda bulunuyor. Sorunlar yalnızca benzinle bağlantılı” diye konuştu.
Birkaç Rus petrol rafinerisinin kısa süre önce bakım ve onarım çalışmalarını tamamlayarak piyasaya ek akaryakıt sevk etmeye başladığını kaydeden Novak, “Şu anda birkaç tesis yeniden işletmeye alındı” bilgisini paylaştı.
Novak, Euro-5 çevre sınıfının (Rusya’daki K-5 standardı) altındaki akaryakıtın Rusya pazarındaki payının yüzde 10’un altında kalarak önemsiz bir düzeyde olacağını ifade etti. Dikey entegre petrol şirketlerinin K-2, K-3 veya K-4 standartlarında yakıt üretmeyi planlamadığını ve K-5 standardında üretime devam edeceğini kaydetti.
Türkiye’den Rusya’ya ilk deniz yolu benzin sevkiyatı yola çıktı
Rusya hükümeti, ağustos ayı başında K2, K3 ve K4 sınıfı benzinlerin üretimini, ithalatını ve satışını 1 Temmuz 2027 tarihine kadar serbest bırakmıştı.
Novak başkanlığında 21 Ağustos’ta düzenlenen hükümet toplantısında Enerji Bakanlığı, petrol şirketlerinin iç pazara yönelik benzin ve dizel tedarikini artırma tavsiyelerini yerine getirdiğini bildirmişti.
Bu tedarik artışının, ithalatın yükseltilmesi ile K2, K3 ve K4 çevre sınıflarındaki yakıtların üretimi sayesinde sağlandığı aktarılmıştı.
O dönemden bu yana Rusya’nın 80’den fazla federe biriminde benzin ve dizel dağıtımına yönelik tam veya kısmi kontrol tedbirleri uygulandı.
Temmuz ayına doğru bazı bölgelerde bu kısıtlamalar kademeli olarak gevşetilmeye başlandı.
Enerji Bakanı Sergey Tsivilev, 18 Ağustos’ta yaptığı açıklamada bazı akaryakıt istasyonlarında kuyrukların sürdüğünü kabul etmiş ve bakanlığın bu sorunun çözümü üzerinde çalıştığını duyurmuştu.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise akaryakıt piyasasındaki güçlükleri geçici olarak nitelemiş ve bu durumun genel ekonomik gidişatı etkileyemeyeceğini vurgulamıştı.
Rusya akaryakıt krizine karşı Asya’dan yakıt ithalatını artırıyor
Rusya
Türkiye’den Rusya’ya ilk deniz yolu benzin sevkiyatı yola çıktı

S&P Global verilerine göre Türkiye’deki Mersin Limanı’ndan yüklenen Wendrix adlı tanker Rusya’ya doğru yola çıktı. Sevkiyat gerçekleştiğinde Türkiye’den Rusya’ya deniz yoluyla yapılan ilk benzin ihracatı ve denizden beşinci yabancı yakıt ithalatı kayıtlara geçecek.
S&P Global bünyesindeki Commodities at Sea (CAS) biriminin verilerine göre, Rusya Türkiye’den ilk parti benzin sevkiyatını almaya hazırlanıyor.
Kommersant gazetesinin haberine göre analistler, Türkiye’deki Mersin Limanı’ndan yükleme yapan Wendrix adlı tankerin önümüzdeki hafta Rusya’ya ulaşmasının beklendiğini aktardı.
CAS, Mersin Limanı’nın Ukrayna’nın yaptırım listesinde yer aldığını, Wendrix tankerinin ise Avrupa Birliği, İngiltere, Ukrayna ve İsviçre tarafından yaptırım uygulanan gemiler arasında bulunduğunu kaydetti.
S&P Global, söz konusu sevkiyatın Türkiye’den Rusya’ya deniz yoluyla gerçekleştirilen ilk kayıtlı benzin sevkiyatı ve Rusya’nın deniz yoluyla yurt dışından ithal ettiği beşinci parti yakıt olacağını bildirdi.
Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, 19 Ağustos’ta yaptığı açıklamada Rusya’nın yakıt ithalatına başladığını ifade etmişti.
Rusya’nın çeşitli bölgelerinde mayıs ayı sonundan itibaren yakıt tedarikinde aksamalar yaşanmaya başladı. Tam ya da kısmi kısıtlamalar 80’i aşkın bölgeyi etkilerken yetkililer temmuz ayından itibaren bazı bölgelerde bu tedbirleri gevşetmeye başladı.
Başbakan Yardımcısı Novak, haziran ayında ilgili bakanlık ve kurumlara iç yakıt piyasasını istikrara kavuşturacak tedbirler hazırlama talimatı verdi. Aynı dönemde havacılık yakıtı (kerosen) ihracatına yasak getirildi.
Temmuz ayı başında ise yakıt tedarikinin güvenilirliğini artırmak amacıyla Rus rafinerilerine Euro-3 standartlarına uygun benzin satma izni yıl sonuna kadar tanındı. Bu karardan birkaç gün sonra dizel ihracatı da yasaklandı.
Alınan bu tedbirlerin yanı sıra Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, iç yakıt pazarının güvenceye alınmasına yönelik bir yasayı imzaladı.
İlgili yasa, diğer düzenlemelerin yanında ham benzinin (nafta/düz koşum benzin) farklı bileşenlerle harmanlanmasına da imkan tanıyor.
Novak, hükümetin aldığı önlemlerin sonuç verdiğini belirterek birçok bölgede kısıtlamaların kaldırıldığını, faaliyet gösteren akaryakıt istasyonu sayısının arttığını ve kuyrukların azaldığını dile getirdi. Putin de ülkedeki yakıt sorunlarının geçici olduğunu vurguladı.
Dünya Basını2 hafta önceThe Jerusalem Post: Suudi Arabistan-Türkiye-Pakistan savunma anlaşması İsrail’e tehdit
Ortadoğu2 hafta önceMısır, üçlü pakta neden katılmadı?
Amerika4 gün önceSteve Jobs’ı iflastan kurtaran gizli CIA anlaşması gün yüzüne çıktı
Diplomasi2 hafta önce‘İslami NATO’ mu? Yeni savunma paktı Hindistan’ı neden tedirgin ediyor?
Dünya Basını6 gün önceThe Economist, Daron Acemoğlu’nu yerden yere vurdu: “Sığ ve inandırıcılıktan uzak”
Diplomasi2 hafta önceUkrayna, Türkiye’den 70 ATACMS ve diğer ABD menşeli silah satın aldı
Rusya1 hafta önceDört AB ülkesi daha Rus pasaportlarına kısıtlama getiriyor
Dünya Basını2 hafta önceÇin, Buz İpek Yolu yarışını kazanıyor










