Diplomasi
Suriye ile İsrail arasındaki ‘anlaşma’ Bakü’de şekilleniyor

Tüm gözler, Suriye’nin geçiş dönemi lideri Şaraa ile İsrail Başbakanı Netanyahu arasında eylül ayında Washington’da yapılması beklenen görüşmeye çevrilmişken, iki ülke arasındaki yakınlaşma adımları paralel kanallarda devam ediyor. Azerbaycan’ın başkenti Bakü, Suriyeli ve İsrailli heyetler arasında en az üç toplantıya ev sahipliği yaptı. Görüşmelerde olası güvenlik anlaşması, İran’ın bölgedeki varlığı ve Şam’da diplomatik niteliği olmayan bir İsrail koordinasyon ofisinin açılması gibi konular ele alındı.
Gözler, Suriye’nin geçiş dönemi lideri Ahmed eş-Şaraa ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasında eylül ayında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantıları kapsamında yapılması beklenen görüşmeye çevrilmişken, Şam’daki yeni idare ile Tel Aviv arasındaki yakınlaşma adımları çok sayıda paralel kulvarda devam ediyor.
Amerika’nın, terör listesinden çıkardığı eş-Şaraa’nın BM toplantılarına katılımının önünü açması, bu süreci hızlandıran önemli bir gelişme oldu.
Bu çerçevede Azerbaycan’ın başkenti Bakü, Suriyeli ve İsrailli birer heyetin katıldığı bir toplantıya ev sahipliği yaptı.
İsrail’in i24NEWS kanalı, eş-Şaraa’nın da bu görüşmeye katıldığını iddia ederken, Suriyeli kaynaklar bu iddiayı yalanladı.
Toplantı, Suriye’nin geçiş dönemi liderinin Bakü’ye gerçekleştirdiği ve Azerbaycan ile başta enerji olmak üzere çeşitli anlaşmalar imzaladığı ziyaretle eş zamanlı olarak koordine edildi.
Bakü’de en az üç görüşme yapıldı
İsrail kanalı, eş-Şaraa’ya yakın olarak tanımladığı bir kaynağa dayandırdığı haberinde, Bakü’de en az üç görüşme yapıldığını belirtti.
Bu görüşmelere Suriye Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani ve Suriye hükümetinin güvenlik toplantıları koordinatörü Ahmed ed-Delati’nin yanı sıra İsrail Başbakanı’nın özel bir temsilcisi ile üst düzey güvenlik ve askeri yetkililerden oluşan bir heyetin katıldığı bildirildi.
Haberde, Tahran ile Şam arasında son haftalarda artan gerilim ışığında, müzakereler için Azerbaycan’ın seçilmesinin “İran’a yönelik siyasi bir mesaj taşıdığı” ifade edildi.
Toplantılarda Suriye ve İsrail arasında olası bir güvenlik anlaşmasının ele alındığı kaydedildi. Ayrıca İran’ın Suriye ve Lübnan’daki varlığı, Hizbullah’ın silahları, Filistinli örgütler, Lübnan’daki kamplar, Gazze’den gelen Filistinli mültecilerin geleceği ve Şam’da diplomatik niteliği olmayan bir İsrail koordinasyon ofisinin açılması ihtimali de masaya yatırıldı.
Bu gelişme, İsrail’in Haaretz gazetesi tarafından da teyit edildi. Gazete, görüşmenin her iki taraftan üst düzey güvenlik şahsiyetlerini içeren bir dizi toplantının parçası olduğunu yazdı.
Bu sürecin, İsrail’in Kan kanalının duyurduğu yeni bir zirveyle doruğa ulaşması bekleniyor. Söz konusu zirvede, Dışişleri Bakanı eş-Şeybani ile İsrailli mevkidaşı Gideon Sa’ar, Brüksel’deki Avrupa Birliği merkezinde bir araya gelecek ve bu, bu düzeydeki yetkililer arasında kamuoyuna açıklanan ilk görüşme olacak.
‘Normalleşme değil, gerilimi azaltma stratejisi’
Suriye’de Beşar Esad hükümetinin devrilmesinin ardından yeni yönetimin kontrolüne geçen el-Vatan gazetesinin de aralarında bulunduğu iktidara yakın medya kuruluşları ise görüşmelerin “normalleşme değil, gerilimi azaltma stratejisi” kapsamında olduğunu ve bir barış anlaşmasından söz etmek için “henüz erken” olduğunu belirtti.
Gazete, Şam’daki bir diplomatik kaynağa dayandırdığı haberinde, görüşmelerin “İsrail’in güney Suriye’deki yeni askeri varlığı” etrafında döndüğünü aktardı.
Bu ifadeyle, Esad hükümetinin çöküşünün hemen ardından İsrail’in işgal ettiği ve stratejik yaylalar ile tatlı su kaynaklarını içeren Kuneytra, Deraa ve Şam kırsalındaki bölgelere atıfta bulunuluyor.
Bakü’de gerçekleşen son görüşmeler, türünün ilk örneği değil. Azerbaycan’ın başkenti, geçtiğimiz aylarda da yeni Suriye idaresinin temsilcileri ile Tel Aviv arasında bir dizi temasa ev sahipliği yapmıştı.
Söz konusu temaslar, İsrail’in Türkiye’nin Suriye’deki herhangi bir askeri genişlemesine karşı çıkması nedeniyle iki ülke arasında yaşanan diplomatik gerilimin ardından Türk ve İsrailli heyetler arasında yapılan toplantıların marjında gerçekleşmişti.
Tom Barrack: Şam yönetimi ile SDG arasındaki anlaşmazlık aşılamadı
ABD ve BAE devrede
Azerbaycan’ın yanı sıra Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) de mevcut Suriye makamları ile İsrail arasındaki iletişim kanallarının genişletilmesinde önemli bir rol oynuyor.
Bu dosyada liderliği ise Amerika’nın Ankara Büyükelçisi olan Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barrack üstleniyor.
Tüm bu gelişmeler, yeni Suriye idaresi ile İsrailli yetkililer arasındaki ikili görüşmelerin önümüzdeki dönemde yoğunlaşacağına işaret ediyor.
Bu temaslar, eş-Şaraa ile Netanyahu arasında yapılması planlanan ve bir ön güvenlik anlaşmasının imzalanacağı görüşmeye hazırlık niteliği taşıyor.
Bu güvenlik anlaşmasının, bir barış anlaşmasının yolunu açması hedeflenirken, işgal altındaki Suriye toprağı Golan’ın şimdilik bu denklemin dışında tutulduğu görülüyor.
Öte yandan, İsrail’in son olarak işgal ettiği bölgelerdeki varlığına dair pek çok şüphe bulunurken, bu bölgelere Amerikan askerlerinin konuşlandırılabileceği konuşuluyor.
Şam’da diplomatik niteliği olmayan bir İsrail koordinasyon ofisi açılması ihtimali ise bir şekilde Katar’ın İsrail ile olan tecrübesini andırıyor.
İki taraf arasında ilan edilmiş diplomatik ilişkiler olmamasına rağmen İsrailliler, Doha ile etkin bir iletişim sürdürüyor. Başta Filistinli örgütleri Suriye’den çıkarmak olmak üzere Amerika’nın şartlarını yerine getirmeye çalışan Şam’ın da şu anda böyle bir modeli hedeflediği anlaşılıyor.
Diplomasi
UEFA, FIFA’nın özelleştirilmesi halinde Dünya Kupası’nı boykot edecek

Avrupa futbolunun yönetim organı olan UEFA, FIFA’nın ticari faaliyetlerinin bir kısmını özelleştirmeye yönelik öneriyi kabul etmesi halinde, oybirliğiyle Dünya Kupası’nı boykot etme kararı aldı.
FIFA salı günü, ticari faaliyetlerini özel bir kuruluşa devretmeyi öngören bir öneri yayınladı.
Bu öneride, ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner’ın kardeşi Josh Kushner’ın CEO’su olduğu Thrive Capital’in baş yatırımcı olarak adı geçti.
UEFA, yaptığı açıklamada, “Dünya Kupası bir yatırım ürünü olarak değerlendirilemez. Hiçbir kısmı asla özel yatırımcılara devredilmemelidir. Dünya Kupası satılık değildir,” demişti.
Teklifin kabul edilmesi için FIFA’nın 211 üye federasyonunun çoğunluğunun desteği gerekiyor.
Fakat teklif Avrupa genelinde yoğun eleştirilere maruz kaldı. UEFA, yalnızca 55 üye federasyondan oluşuyor.
Açıklamada, “FIFA Dünya Kupası futbola aittir. Her zaman da öyle kalacaktır. Avrupa’nın söz hakkı olduğu sürece, Dünya Kupası asla satılık olmayacaktır,” denildi.
Avrupa Birliği Spor Komiseri Glenn Micallef, X’te yaptığı açıklamada, “UEFA’nın bu açıklamasını memnuniyetle karşılıyorum ve tutumunu tam olarak destekliyorum,” dedi ve “Avrupa futbol federasyonlarının yönetişim konusunda öncülük etmesinden gurur duyduğunu” ekledi.
Çarşamba günü komisyon üyesi, “rekabet hukuku hususları” gerekçesiyle FIFA’nın önerisini soruşturma tehdidinde bulunmuştu.
Kadınlar U-20 Dünya Kupası eylül ayında düzenlenecek ve FIFA planlarından vazgeçmezse, bu turnuva Avrupa futbol federasyonlarının boykotu sonuna kadar sürdürme kararlılığının ilk sınavı olabilir.
Kadınlar ve erkekler U-17 Dünya Kupaları da 2026’nın ilerleyen aylarında düzenlenecek.
En son 2023’te İspanya’nın kazandığı tam kadro Kadınlar Dünya Kupası ise 2027’de Brezilya’da gerçekleştirilecek.
POLITICO Çarşamba günü yayınladığı haberde, Avrupa futbolunun yönetim organındaki bir dizi üst düzey yetkilinin, mevcut görev süresi gelecek yıl sona erecek olan FIFA Başkanı Gianni Infantino’ya karşı Katarlı Nasır el-Halifi’yi aday çıkarmayı planladığını bildirmişti.
Diplomasi
ABD, BAE destekli çip üreticisi GlobalFoundries’e fon sağlayacak

GlobalFoundries, ABD hükümetinin daha verimli yapay zeka veri merkezlerini desteklemek amacıyla silikon fotonik teknolojisinin araştırma ve geliştirme çalışmalarını güçlendirmek üzere çip üreticisine 300 milyon dolarlık bir hibe vereceğini duyurdu.
Bu hibe, Washington’un Çin ile arasındaki küresel rekabette konumunu güçlendirmeye çalıştığı bir dönemde, ABD Başkanı Donald Trump’ın CHIPS Yasası kapsamındaki araştırma fonlarını kritik yarı iletken teknolojilerine yöneltme çabasının bir parçası.
Yönetim daha önce yarı iletken üretim ekipmanları için 150 milyon dolar ve kuantum bilişim için 2 milyar dolar tahsis etmişti.
Silikon fotonik, çipler arasında veri aktarımı için elektrik sinyalleri yerine ışığı kullanır ve bu sayede yapay zeka sistemleri için daha yüksek bant genişliği ve daha düşük güç tüketimi sağlar.
ABD Ticaret Bakanlığı’ndan sağlanan bu fon, veri aktarım hızlarını ve enerji verimliliğini daha da artırmak amacıyla silikon fotoniği yapay zeka işlemcileriyle doğrudan entegre eden bir teknoloji olan “ortak paketlenmiş optik” alanındaki gelişmeleri desteklemeyi de amaçlıyor.
Silikon fotoniği ve gelişmiş optik paketleme tedarik zincirinin büyük bir kısmı şu anda ABD dışında yoğunlaşmış durumda.
Bu alandaki başlıca üreticiler arasında Tayvanlı TSMC ve İsrailli Tower Semiconductor yer alıyor.
Çarşamba günü açıklanan 300 milyon dolarlık fon, GlobalFoundries’e 2024 yılında Malta (New York) ve Burlington’da (Vermont) fabrikalar kurması için tahsis edilen 1,5 milyar dolarlık önceki fonu tamamlayacak.
Teknoloji Direktörü Gregg Bartlett, Reuters’a verdiği demeçte yeni fonun, GlobalFoundries’in halihazırda ürettiği çiplerin yanı sıra optik bileşenlerin üretimi ve paketlenmesi için bu tesislerde kullanılacak yeni malzemeler ve teknikler üzerine yapılacak araştırmalara destek olacağını söyledi.
Bartlett, “Çıplak silikon yonga plakasından başlayarak, ABD’de kalitesi kanıtlanmış ve test edilmiş bir optik modül sevk edebilme yeteneğine sahip, uçtan uca hizmet sunan tek bir şirketin olması, bizim için benzersiz bir yetkinlik olduğunu düşünüyoruz,” dedi.
GlobalFoundries, veri aktarım hızlarını saniyede 400 gigabite çıkarmayı ve mevcut nesil uygulamalara kıyasla enerji verimliliğini beş katına çıkarmayı hedeflediğini açıkladı.
Abu Dabi varlık fonu Mubadala, GlobalFoundries’in yaklaşık %73’üne sahip. ABD Ticaret Bakanlığı ise ayrı bir anlaşma kapsamında bu çip üreticisinin yaklaşık %1’lik hissesini alacak.
Diplomasi
Kiev’de vurulan İHA fabrikasının ABD’li şirkete ait olduğu bildirildi

Rusya’nın Kiev’de imha ettiğini açıkladığı insansız hava aracı fabrikasının ABD’nin Delaware eyaletinde kayıtlı bir şirkete ait olduğu bildirildi. The Guardian gazetesi, Terminal Autonomy adlı firmanın Rusya topraklarının derinliklerine saldırı düzenlemek amacıyla yüksek hassasiyetli İHA’lar ürettiğini aktardı. Şirket, yapay zeka kontrollü mühimmatların cephede aktif olarak kullanıldığını belirtiyor.
Rusya ordusunun Ukrayna’nın başkenti Kiev’de düzenlediği hava saldırılarında imha edilen insansız hava aracı (İHA) fabrikasının, ABD’nin Delaware eyaletinde kayıtlı bir Amerikan şirketine ait olduğu bildirildi.
The Guardian gazetesinin kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Terminal Autonomy adlı şirket, yönlendirme sistemleri parazit ve sinyal kesicilere karşı korumalı olan ve Rusya topraklarının derinliklerine saldırı düzenlemek amacıyla tasarlanan yüksek hassasiyetli İHA’lar üretiyor.
ABD’de 2023 yılında tescil edilen Terminal Autonomy şirketinin internet sitesinde, firmanın yapay zeka ile kontrol edilen dolanan mühimmatlar ve yüksek hassasiyetli mühimmatlar kullandığı, bunların “ön cephede düşman kuvvetlerine karşı halihazırda aktif biçimde uygulandığı” bilgisi yer alıyor.
Rusya Savunma Bakanlığı tesisin hedef alındığını duyurmuştu
Rusya Savunma Bakanlığı, 26 Temmuz’a bağlanan gece Kiev’in güneybatısında İHA montaj ve depolama alanının vurulduğunu açıklamıştı. Bakanlık, Ukraynalı ve Amerikalı uzmanların katılımıyla bu tesiste aylık bin adede kadar İHA üretimi yapıldığını bildirdi.
Bakanlığın açıklamasında, bu tesiste AQ-400 Scythe (“Kosa”) ve AQ-100 Bayonet (“Ştık”) tipi saldırı İHA’ları ile RQ-100 Scout (“Skaut”) tipi keşif İHA’larının üretildiği kaydedildi.
Aynı gece Kiev’de İHA ve yedek parça üretimi yapan “Smart Intelligent Systems” (“Smart intellidjent sistem”) işletmesinin de vurulduğu aktarıldı. Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna başkenti ile Odessa bölgesindeki Çernomorsk liman altyapı tesislerine grup saldırısı düzenlendiğini duyurdu.
Rusya Savunma Bakanlığı, saldırıların yalnızca Ukrayna’nın askeri ve enerji tesisleri ile bunlarla bağlantılı altyapıya yönelik gerçekleştirildiğini vurguluyor.
Öte yandan Financial Times gazetesi, Ukraynalı yetkililere dayandırdığı haberinde, ABD ve Fransa’nın Rusya topraklarına yönelik İHA saldırılarının planlanmasında Ukrayna’ya istihbarat sağladığını yazmıştı.
Dünya Basını7 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 1
Diplomasi4 gün öncePaşinyan’dan Moskova’ya demiryolu resti
Avrupa2 hafta önceBurnham resmen Birleşik Krallık Başbakanı oluyor
Dünya Basını6 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 2
Avrupa2 hafta önceAlmanya, silahlanmak için borçlanıyor
Dünya Basını7 gün önceEski NATO yetkilisi Kujat’tan nükleer kış uyarısı
Asya2 hafta önceDeepSeek kullanıcılarının özel sohbetleri Google’a sızdı
Dünya Basını2 hafta önceProf. Pape: İran savaş öncesinden daha güçlü












