Bizi Takip Edin

Diplomasi

Azerbaycan doğalgazı, Ukrayna üzerinden Avrupa’ya ulaştırılacak

Yayınlanma

Ukrayna ve Azerbaycan, doğalgaz üretimi, depolanması ve taşınması konularında ikili işbirliğini genişletmek üzere yeni bir yol haritası imzaladı. Anlaşma kapsamında Ukrayna, Avrupa’nın en büyük yeraltı doğalgaz depolama tesislerini Azerbaycan’ın kullanımına sunarak bölgenin enerji güvenliğine katkı sağlamayı hedefliyor.

Ukrayna ve Azerbaycan, doğalgaz üretimi, depolanması ve taşınması alanlarında ikili işbirliğini genişletmeyi hedefleyen yeni bir yol haritası imzalayarak stratejik enerji ortaklığını derinleştirme kararı aldı.

Anlaşma, Ukrayna Enerji Bakanı German Galuşçenko, Bakan Yardımcısı Mikola Kolisnik ve Azerbaycan Başbakanı Ali Asadov arasında Bakü’de gerçekleştirilen üst düzey bir toplantıda imzalandı.

Ziyaret, iki tarafın da enerji sektöründeki pratik bağları güçlendirmek için kritik bir platform olarak nitelendirdiği Azerbaycan-Ukrayna Hükümetlerarası İktisadi İşbirliği Komisyonu’nun 13. oturumu kapsamında yapıldı.

Bakan Galuşçenko, “Azerbaycan, Avrupa’nın kilit enerji tedarikçilerinden biridir. Gaz üretimi, depolanması ve taşınmasında ortaklığı genişletmek için ciddi bir potansiyel görüyoruz. Ortak projelerin hayata geçirilmesi, her iki ülkede de enerji güvenliğini artıracak ve iktisadi büyümeyi destekleyecektir,” diye konuştu.

Avrupa’nın en büyük tesisleri Azerbaycan’a açılıyor

Galuşçenko ve Azerbaycanlı mevkidaşı tarafından imzalanan yol haritası, doğalgaz lojistiği ve altyapı geliştirme konularında artan işbirliğini içeriyor.

Görüşmelerde özellikle Ukrayna’nın Avrupa’nın en büyük yeraltı doğalgaz depolama (UGS) tesislerinden yararlanılmasına odaklanıldı.

Galuşçenko, Ukrayna’nın Avrupa’nın enerji çeşitlendirme stratejisi içinde bölgesel bir doğalgaz merkezi olarak sağlayabileceği değere vurgu yaparak, “Ukrayna, yeraltı doğalgaz depolama tesislerini uluslararası ortaklarına vergi ve harçlardan muaf bir ‘gümrük antrepo rejimi’ kapsamında sunuyor,” dedi.

Orta Koridor’da işbirliği potansiyeli

Görüşmelerde ayrıca, Orta Asya, Kafkasya ve Avrupa’yı birbirine bağlayan bir ulaşım güzergâhı olan Orta Koridor’da muhtemel işbirliği de dahil olmak üzere enerji transit altyapısı ele alındı.

Taraflar, bu koridorun güçlendirilmesinin bölge genelinde lojistik verimliliği ve enerji transit güvenilirliğini artıracağını kaydetti.

Bakan Yardımcısı Kolisnik, Rusya ile topyekûn savaşın başlangıcından bu yana Azerbaycan’ın Ukrayna’nın enerji sistemini istikrara kavuşturma konusundaki desteğine dikkat çekerek, “Azerbaycan halkının Ukrayna ile dayanışmasını çok takdir ediyoruz,” ifadelerini kullandı.

Kolisnik, Ukrayna’nın özellikle Azerbaycan Cumhuriyeti Devlet Petrol Şirketi (SOCAR) ve diğer Azerbaycanlı şirketlerle ortak enerji projelerinde işbirliğine hazır olduğunu belirtti.

Zelenskiy: Rus gazı artık Ukrayna’dan geçmeyecek

Öte yandan Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, daha önce yaptığı açıklamada, Kiev’in ocak ayında Rus gazının Ukrayna toprakları üzerinden transitini durdurma kararının ardından Azerbaycan gazını Avrupa’ya taşımaya hazır olduklarını belirtmişti.

Zelenskiy, o dönemde yaptığı açıklamada, “Azerbaycan yaklaşık 40 milyar metreküp üretiyor, bunun 15’ini kullanıyor ve geri kalanını ihraç ediyor. Azerbaycan gazının Avrupa’ya ulaştırılmasına yardım etmeye hazırız ancak Rus gazı artık Ukrayna’dan geçmeyecek,” demişti.

Bulgaristan ile Azerbaycan Balkanlar için doğalgaz tedariki müzakerelerine başladı

Diplomasi

Ermenistan’da eksik oy pusulası tartışması büyüyor

Yayınlanma

Ermenistan’da Samvel Karapetyan liderliğindeki Güçlü Ermenistan ittifakı, Erivan’daki 12/13 numaralı seçim merkezinde oy verme sonuçlarının geçersiz sayılmasını talep etti. Talebin gerekçesi olarak, Ulusal Demokratik Kutup Partisi’ne ait oy pusulalarının seçim merkezinde bulunmaması gösterildi. Ermenistan Merkezi Seçim Komisyonu Başkanı Vaagn Ovakimyan, konuyla ilgili kararın 14 Haziran’da açıklanacağını söyledi.

Ermenistan’da Rus iş insanı Samvel Karapetyan’ın liderliğini yaptığı Güçlü Ermenistan ittifakı, Erivan’daki 12/13 numaralı seçim merkezinde oy verme sonuçlarının geçersiz sayılması talebiyle başvuruda bulundu.

Ermenistan Merkezi Seçim Komisyonu (MSK) Başkanı Vaagn Ovakimyan, Armenia Today’in aktardığı açıklamasında, Güçlü Ermenistan’ın söz konusu seçim merkezi için sonuçların geçersiz ilan edilmesini talep ettiğini söyledi.

Ovakimyan, seçim merkezinde 8 numarayla yarışan partilerden birine ait oy pusulalarının bulunmadığının, bir seçmenin bu pusulaları talep etmesi üzerine ortaya çıktığını belirtti.

Ovakimyan, “Tüm yanıtlar 14 Haziran’daki kararda yer alacak” diye konuştu.

Ermenistan MSK’sı, 8 numarayı Ulusal Demokratik Kutup Partisi’ne vermişti. Tartışmanın merkezindeki 12/13 numaralı seçim merkezi Erivan’da bulunuyor.

Daha önce 8 Haziran’da Bağımsız Gözlemci misyonunun temsilcisi Daniel İoannisyan da, 12/13 numaralı seçim merkezindeki sonuçların geçersiz sayılması ya da burada yeniden oylama yapılması talebinde bulunacaklarını açıklamıştı.

Aysor’un aktardığına göre İoannisyan, bu talebin gerekçesinin Ulusal Demokratik Kutup Partisi’ne ait oy pusulalarının seçim merkezinde bulunmaması olduğunu söylemişti.

Ermenistan’da 7 Haziran’da Ulusal Meclis seçimleri düzenlendi. Oyların yüzde 100’ünün sayılmasının ardından açıklanan ön sonuçlara göre iktidardaki Sivil Sözleşme Partisi oyların yüzde 49,81’ini aldı. Başbakan Nikol Paşinyan daha önce partisinin seçimleri kazandığını açıklamıştı.

Seçimlerde ikinci sırayı yüzde 23,29 oyla Güçlü Ermenistan ittifakı alırken, Ermenistan İttifakı yüzde 9,94 oyla üçüncü oldu. Müreffeh Ermenistan Partisi ise yüzde 3,996 oy alarak seçim barajını aşamadı. Parlamento seçimlerine katılım oranı yüzde 58,97 olarak açıklandı.

Ermenistan MSK’sı, 555 sandık kurulu için oyların yeniden sayılmasına yönelik başvuru yapıldığını da bildirdi.

AGİT gözlemcileri Ermenistan seçimlerindeki ihlalleri açıkladı

Güçlü Ermenistan lideri Karapetyan, mevcut yönetimin hedeflediği ölçüde bir seçim zaferi elde edemediğini söyledi. Karapetyan ayrıca yetkililerin Güçlü Ermenistan’a karşı “özel operasyonlar” yürüttüğünü öne sürdü. Karapetyan’ın açıklamasına göre, ittifakın 100’den fazla destekçisi gözaltına alındı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova ise Ermeni makamlarını serbest seçimlere ilişkin demokratik usulleri ağır biçimde ihlal etmekle suçladı.

Zaharova, seçim kampanyasının ve oy verme sürecinin muhalefete yönelik sert baskılar altında gerçekleştiğini savundu.

Parlamento seçimlerine ilişkin Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı’nın (AGİT) gözlem misyonu tarafından yayımlanan ön raporda da Paşinyan’ın seçim kampanyası sırasında muhalefet güçlerini tehdit ettiği belirtildi.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

AB-Güney Kore zirvesi başlıyor

Yayınlanma

Güney Kore, ticaret, ekonomi ve savunma konularını ele alacak olan bir zirvede AB temsicileri ile bir araya geliyor.

AB, küresel çalkantıların arttığı bir dönemde uluslararası müttefikler ararken Asya-Pasifik’te kendisine önemli bir ortak bulmuş görünüyor.

Brüksel ve Seul teknoloji, savunma ve sanayi alanlarındaki bağları güçlendirmek üzere bugün (10 Haziran) üst düzey bir toplantı düzenliyor.

Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae Myung, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve Avrupa Konseyi Başkanı António Costa ile iki saatten fazla sürecek bir görüşme gerçekleştirecek.

Bu, son üç yıldır düzenlenen ilk zirve niteliğinde. Avrupa Dış İlişkiler Konseyi’nde analist olan Alexander Lipke, POLITICO’ya verdiği demeçte, “Zirve, AB için riskleri azaltmada hayati öneme sahip bir ortak olan Güney Kore ile ekonomik güvenlik işbirliğini derinleştirmek için önemli bir fırsat sunuyor,” dedi.

Temel hedeflerden biri, ticaret, yatırım ve ekonomik güvenlik alanlarında daha iyi işbirliği yapmak için yeni bir rekabet gücü ortaklığı başlatmak olacak. Bu tür devam eden diyaloglar sadece Japonya ve Hindistan ile var.

İki taraf ayrıca geçen yıl müzakere edilen bir dijital ticaret anlaşmasını imzalayacak.

Fakat görüşmelerin büyük bir kısmı savunma konusuna odaklanacak. Güney Koreli silah üreticileri, hızla yeniden silahlanan Avrupa için giderek daha önemli hale geldi. İki taraf Kasım 2024’te bir güvenlik ve savunma ortaklığı imzaladı.

Güney Koreli şirketler, Rusya’yı caydırmak için hazır silah satın almaya yarışan Avrupa orduları için önemli tedarikçiler haline geldi ama aynı zamanda köklü AB silah üreticileriyle de rekabet edebilirler.

Kore silahlarının en büyük alıcısı, 362 adet K9A1 Thunder kundağı motorlu obüs, 360 adet K2 Black Panther tankı, 288 adet K239 Chunmoo roketatar ve 48 adet FA-50 hafif savaş uçağı için milyarlarca dolarlık anlaşmalar imzalayan Polonya oldu.

Polonya, 2022 ile 2024 yılları arasında Güney Kore’nin silah ihracatının neredeyse yarısını oluşturdu; teslimat hızı, ABD’li rakiplerin karşılayamadığı önemli bir faktördü.

Romanya da o zamandan beri 54 adet K9 obüs ve 36 adet K10 mühimmat ikmal aracı satın alarak bir başka büyük müşteri haline geldi. Anlaşma, Hanwha Aerospace’in Romanya’da üretim tesisleri kurmasını da içeriyordu.

Koreli firmalar ayrıca büyük ölçüde K9 obüsleri için Estonya, Norveç ve Finlandiya’ya da satışlar gerçekleştirdi.

Paris merkezli Stratejik Araştırma Vakfı’nda araştırmacı olan Kévin Martin, “2014’te Rusya’nın Kırım’ı ilhak etmesinin ardından, Baltık ve Doğu Avrupa ülkeleri yetenek ihtiyaçlarını yeniden değerlendiren ilk ülkeler oldu,” dedi.

Martin, K9’un piyasadaki taleplerini karşılayan az sayıdaki topçu sisteminden biri olduğunu belirtti.

Güney Kore menşeli teçhizatın cazip olmasının nedenleri arasında hızlı teslimat, Avrupa ülkelerinin operasyonel gereksinimlerini karşılama ve NATO standartlarına uygunluk yer alıyor.

Ayrıca, ABD Başkanı Donald Trump’ın ülkesinin Avrupa kıtasıyla olan geleneksel güvenlik ilişkilerini sorgulaması nedeniyle, Avrupa’da ABD’ye aşırı bağımlılık konusundaki endişelerin artması sayesinde Güney Kore pazar payını artırıyor.

Güney Kore, 150 milyar avroluk yeni “Avrupa için Güvenlik Eylemi” (SAFE) silah kredisi programından faydalanabilir. 

Ne var ki bloğun kendi sanayisini destekleme baskısı nedeniyle, üçüncü ülke şirketleri program tarafından finanse edilen silah sistemlerinin nihai değerinin yalnızca yüzde 35’ini oluşturabilir.

Bir AB yetkilisi, “Üye devletler SAFE fonlarını nasıl harcayacaklarına büyük ölçüde karar verdiler ve şu anda bu fonlar için alım süreçlerini başlatıyorlar,” dedi.

Güney Kore, daha fazla katılım imkanı sağlayacak özel bir anlaşmaya ilgi duyuyordu ama bu konuda bir anlaşma sağlanamadı.

AB Savunma Komiseri Andrius Kubilius da salı günü Güney Kore’nin gelecekte bir Avrupa Savunma Birliğine katılma olasılığını gündeme getirdi.

Birlik, kıtanın savunma ve askeri sanayi komplekslerini daha sıkı bir şekilde entegre etmek için henüz emekleme aşamasında olan bir fikir.

Kubilius, POLITICO’ya verdiği demeçte, böyle bir yapıya katılımın “teorik olarak” Güney Kore’nin yanı sıra Birleşik Krallık, Norveç ve Ukrayna gibi diğer ülkelere ve muhtemelen Kanada ve Türkiye’ye de açık olabileceğini söyledi.

Savunma birliği önerisinin ne zaman sunulacağının henüz belirsiz olduğunu ama bunun temmuz ayı başında Ankara’da yapılacak NATO zirvesinden sonra olabileceğini belirtti.

Seul’ün çelik meselesini gündeme getireceği de vurgulanıyor. Financial Times’ta (FT) yer alan habere göre, Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae Myung, Leyen ve Costa ile yapacağı görüşmede daha iyi bir anlaşma sağlaması yönünde iç baskı altında.

Brüksel ile Seul, Avrupa’nın zor durumdaki çelik endüstrisini kurtarma çabalarının bir parçası olarak, düşük gümrük vergili çelik ithalat kotalarını yarıya indirme ve geri kalan ithalatlara uygulanan vergileri yüzde 50’ye çıkarma yönündeki AB kararı konusunda anlaşmazlık yaşıyor.

Kore Uluslararası Ticaret Birliği’nin ticaret araştırma başkanı Cho Sung-dae, “Kore, sadece çelik meselesiyle sınırlı kalmayıp çeşitli görüşmelerde AB ile tutarlı ve aktif bir şekilde işbirliği yapmıştır, ancak bu çabalar dikkate alınmamıştır,” dedi.

Bir AB yetkilisi, Brüksel’in Lee’nin gelişinden önce çelik konusunda bir anlaşmaya varmayı umduğunu, ancak bunun mümkün olmadığının ortaya çıktığını söyledi.

Bu önlemler öncelikle Çin çelik ihracatının etkisini sınırlamayı amaçlıyor ama AB ticaret kuralları gereği bu önlemlerin tüm ülkelere uygulanması gerekiyor.

Yüzde 50’lik oran, ABD’nin uyguladığı gümrük vergisi düzeyine denk geliyor.

Bir AB yetkilisi, Güney Kore’nin Ukrayna’ya destek sunan “güvenilir bir ortak” olmaya devam ettiğini vurguladı. Yetkili, bu Asya ülkesinin batarya üretimi ve kritik minerallere yönelik yatırımlar konusunda hayati bir müttefik olmaya devam ettiğini belirtti.

Güney Kore, AB ile bir savunma ve güvenlik ortaklığı anlaşması imzalamış ve Horizon araştırma programına katılmıştır.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Fransa, Smotrich’in ülkeye girişini yasakladı

Yayınlanma

Fransa Dışişleri Bakanı, hükümetinin aşırı sağcı İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich’in ülkeye girişini yasakladığını açıkladı.

Fransız Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot, Smotrich’in “Batı Şeria’nın ilhakını aktif olarak desteklediğini, bunu açıkça savunduğunu, Batı Şeria’da yeni yerleşim yerleri kurulmasını, Gazze’nin yeniden kolonileştirilmesini, Filistin Yönetimi’nin iktisadi çöküşünü [savunduğunu]” söyledi “bunun Filistin halkı için zararlı sonuçlarını” hatırlattı.

Barrot, X’te “Bu, iki devletli çözüme sıkı sıkıya bağlı olan uluslararası toplumun ezici çoğunluğunun kabul edemeyeceği bir politikadır,” diye yazdı.

Barrot, yerleşimci örgütlerinin dört lideri ile 21 şiddet eğilimli yerleşimcinin de Fransa topraklarına girişinin yasaklandığını ekledi.

Smotrich, son aylarda Fransa’ya girişi yasaklanan ikinci İsrail hükümeti üyesi oldu. 23 Mayıs’ta Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Filistin topraklarına yardım taşıyan Gazze’ye giden filodan İsrail askerleri tarafından gözaltına alınan aktivistlerle alay ettiği için ülkeye giriş yasağı almıştı.

Fransız savcılar geçen hafta, filoya katılan Fransız aktivistlere İsrail’in uyguladığı muameleyle ilgili olası “savaş suçları” ve “işkence” iddiaları üzerine soruşturma başlattı.

İsrail Dışişleri Bakanlığı, yaptırımları “utanç verici” olarak nitelendirerek hemen kınadı. Bakanlık sözcüsü Oren Marmorstein, “Bu adımların asıl özü, Yahudilerin İsrail topraklarına yerleşme hakkı ve İsrail-Filistin çatışmasıyla ilgili siyasi bir duruş dayatma girişimidir; bu girişim, şiddete karşı önlemler kisvesi altında gizlenmiştir,” dedi.

Barrot, “Batı Şeria’da yerleşim inşaatlarının ve şiddetin tırmanmasından sorumlu olanlara yeni yaptırımlar uygulama” duyurusunun İngiltere, Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda ve Norveç ile uyumlu olduğunu söyledi.

Beş ülke, geçen yıl haziran ayında, özellikle işgal altındaki Batı Şeria’da Filistinlilere karşı şiddeti kışkırttıkları suçlamasıyla Ben-Gvir ve Smotrich’i topraklarına giriş yasağı uyguladıklarını duyurmuştu.

İsrail hükümeti o dönemde yaptırımları “skandal” olarak kınamıştı. İspanya, Slovenya ve son olarak İrlanda da dahil olmak üzere diğer ülkeler de bu bakanları yasakladı.

Ben-Gvir, Smotrich’in aşırı sağcı Dini Siyonist Partisi ile kurduğu ittifakın parlamento seçimlerinde üçüncü olması üzerine 2022’de bakan oldu.

Ben-Gvir ve Smotrich, birlikte İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun sağcı koalisyon hükümetinin temel taşlarını oluşturuyor.

İngiltere de salı günü, İngiliz şirketlerine ve vatandaşlarına, uluslararası hukuka göre yasadışı sayılan işgal altındaki Batı Şeria’daki İsrail yerleşimlerinde finansal faaliyetlerde bulunmaktan kaçınmaları çağrısında bulundu.

Dışişleri Bakanı Yvette Cooper parlamentoda yaptığı açıklamada, “Şiddet uygulayan yerleşimci grupların Filistinlilerden ele geçirdikleri topraklardan kâr etmemesi gerektiğini düşünüyoruz. İsrail hükümeti bazı yerleşimci şiddetini kınadı, fakat hesap verebilirlik çok az olduğunda bu sözler boş kalıyor,” dedi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English