Asya
Taliban’ın savaşması gereken bir düşmanı var: IŞİD

ABD, 11 Eylül olayından sonra terörle mücadele bahanesiyle Afganistan’a girdi. O zamanlar Afganistan, mevcut Afganistan yönetimi olan Taliban’a ve El Kaide terörist grubuna ev sahipliği yapıyordu. ABD, ölümcül olaydan dolayı adı çıkmış El Kaide’yi suçladı ve intikam sözü verdi. El Kaide’nin kurucusu ve ilk lideri olan Usame bin Ladin’i 2011’de Pakistan’da ve halefi Eymen El Zevahiri’yi geçenlerde Afganistan’da bir insansız hava aracı saldırısında öldürmeyi başardı.
Ancak mesele şu ki, ABD Afganistan’a girdiğinde sadece Taliban hükümeti ve El Kaide terör grubu vardı, peki ABD’nin Ağustos 2021’de 20 yıllık askeri varlığı sona erdirdikten sonra şimdi Afganistan’da kaç terörist grup faaliyet gösteriyor? Çok daha fazla! ABD varlığının ve Batılı ülkeler tarafından desteklenen Afgan istihbaratının hemen burnunun dibinde ortaya çıkan İŞİD de dahil olmak üzere 20’den fazla terörist grup var.
IŞİD ilk olarak 2014’te ortaya çıktı ve hafife alındı ve hatta camileri, türbeleri, hastaneleri, kliniklerini, düğün salonlarını, yolcu otobüslerini, Sih tapınağını, Hindu Gurdwara’yı vb. yerleri hedef alan birkaç ölümcül saldırı gerçekleştirene kadar varlıkları şiddetle reddedildi. Bu saldırılar kapsamında IŞİD’in, Irak ve Suriye’de başarısız olduktan sonra, mezhep savaşı ideolojisi izlediği görülmektedir.
IŞİD, yıllardır Taliban komutanlarına, El Kaide savaşçılarına, Özbekistan İslami Hareketi ve Doğu Türkistan İslami Hareketi’ne, bağları güçlendirmek ve onların destekleriyle Afganistan’da güçlü bir dayanak bulmak için tam hazırlıklarla yaklaştı.
Taliban’ın ünlü komutanlarından Abdulrauf Hadim, 2013’te Pakistan’da Taliban’ın kurucusu ve lideri Molla Ömer’in ölümünün ardından IŞİD’e katıldı ve bazı üyeler de gruba bağlılık sözü verdi, ancak bu 2015’te kamuoyuna açıklandı.
Taliban IŞİD’e karşı savaşta kararlı
Ancak Taliban, IŞİD’e hiçbir zaman merhamet göstermedi ve asla kabul etmedi. Taliban, IŞİD teröristleriyle savaşmak ve onları Afganistan’dan ortadan kaldırmak için güçlü bir kararlılığa sahip.
Taliban, 15 Ağustos’ta iktidarının başlamasından itibaren son üç ayda 670’in üzerinde IŞİD militanını tutukladı ve ayrıca zaman içinde başkent Kabil’de ve doğu Nangarhar vilayetinde grubun 25 saklanma yeri imha edildi. Taliban ayrıca, eski Eşref Gani hükümetini, savaş sırasında Taliban’a karşı kullanmak için IŞİD’i güçlendirmekle suçladı.
Ama yine de IŞİD, Afganistan için büyük bir tehdit oluşturuyor ve aynı zamanda komşu ülkeler ve ötesindeki ülkeler için de endişe kaynağı. IŞİD Afganistan’da kan dökmeye devam ediyor ve son birkaç ayda saldırılarını yoğunlaştırdı ve görünüşe göre Taliban, bu terörü azaltmak için çabalıyor. Son birkaç ayda terör grubu, Balkh, Kunduz, Kabil’de en az 100 kişinin öldüğü ve 200 kişinin de yaralandığı ölümcül, dehşet verici saldırılar düzenledi.
Rusya, Çin ve İran yardım edebilir
IŞİD, dünyayı Darül İslam ve Darül Küfür olarak ikiye bölerek revizyonist bir politika izliyor ve ulus devlete sıfır tolerans ilkesini kabul ediyor. Rusya, Çin ve İran’ın diğer bölge ülkeleri arasında IŞİD’in Afganistan’daki varlığını kendi toprak bütünlükleri ve bölgenin barış ve güvenliği için büyük bir tehdit olarak tanımlamasının temel nedeni budur.
Harici’ye konuşan üst düzey bir Taliban yetkilisi, IŞİD’in dış güçler tarafından mevcut hükümeti korkutmak ve istihbarat departmanının kapasitesini baltalamak için baskı aracı olarak Taliban’a karşı kullanıldığını söyledi.
İsmini vermek istemeyen Taliban yetkilisi, “Masum insanlarımıza karşı bu ölümcül komployu durduracağız. IŞİD’li teröristleri etkisiz hale getirmek için gece gündüz çalışmaya başladık” dedi.
Yetkili, herhangi bir ülkenin adını belirtmeden, bazı Batılı ülkelerin Taliban yönetiminden memnun olmadığını ve Taliban’ı taleplerini kabul etmeye zorlamak için IŞİD’i desteklemeye yöneldiklerini söyledi. “Bağımsızlık için savaştık, yabancı ülkelerin mantıksız taleplerini asla kabul etmiyoruz” diyen Taliban yetkilisi, Afgan vatandaşlarına Taliban güvenlik güçlerinin Afganların barış ve güvenliğini sağlayacağına dair güvence verdi.
Tüm bölge için tehdit oluşturuyor

Afgan uzman Dr. Hikmetullah Hikmet Harici’ye verdiği demeçte, “IŞİD sadece Afganistan’a değil, bölge ve ötesine de tehdit oluşturan bir olgudur” dedi.
IŞİD ile ilgili endişelerin çeşitli boyutları ve yönleri var ve Dr. Hikmet’a göre bu, bölge ve dünya güçleri tarafından Taliban liderliğindeki mevcut Afgan hükümetine karşı yürütülen bir proje.
IŞİD’in mevcut hükümete karşı savaştığı çok net bir gerçek, ancak olumlu olan nokta Taliban’ın bu acımasız gruba karşı net bir bakış açısına sahip olması ve şimdiden düzinelerce kişiyi tutuklamış olması.
Dr. Hikmet, “Ama yine de büyük bir endişe var. Bölge ülkeleri ve diğerlerinin Afganistan’da çıkarları bozulursa, IŞİD’i birbirlerine karşı kullanmaya ve Afgan topraklarını suistimal etmeye yönelebilirler” dedi.
Dr. Hikmet, böyle bir senaryoda Çin, Rusya, İran ve Orta Asya ülkelerinin kendi kaygıları olduğunu ve bölgede barış adına IŞİD’e karşı her türlü çabayı desteklediklerini söyledi.
IŞİD’e karşı bölgesel bir koalisyonun kurulmasına ihtiyaç var, aksi takdirde yangın kısa sürede diğer ülkelere de sıçrayacak ve daha büyük bir vahşi yılanla uğraşmak çok daha maliyetli olacaktır.
Aynı zamanda, aktif olmayan diğer aşırılık yanlısı gruplar da yakında aktif hale gelebilir. Afgan uzman, “Aşırılıkçı gruplar Afgan halkı için kabul edilemez ve El Kaide lideri Ayman el-Zawahiri’nin öldürülmesi Afganların yaralarına daha fazla tuz basıyor” dedi.
Pakistan tartışması
Gerçekten de Taliban, IŞİD’e karşı, güçlü bir bağlılık ve dürüstlükle savaşıyor, ancak yine de IŞİD’in etkisini kontrol altına alamadı ve Afgan halkını terör belasından kurtaramadı.
Ancak, bu konudaki tüm suçlama tartışmalı komşu Pakistan’a atfediliyor ve Pakistan bu tür projeleri “batı ve doğudan” almakla ve uygulamakla suçlanıyor.
Başka bir savaş uzmanı, “Afganistan’daki çıkarlarını korumak için ABD ve İngiltere ile birlikte çalışan Pakistan ordusu ve istihbaratı (ISI) ve ne yazık ki Pakistan’ın yanlış politikası, terörist grupların bölgeye etki etmesine yol açıyor” diyor.
İyimser ve kötümser senaryolar
Bu arada, Taliban, IŞİD’in ciddi bir tehdit olduğu yönünde artan bölgesel algılardan faydalanabilir, Rusya, Çin ve İran gibi ülkeler Taliban’ın bu grupla savaşmasına yardım edebilir. Ayrıca, Taliban’ın terörle mücadele amacıyla diğer ülkelerden destek alma şansını da artırıyor.
İyimser bir durumda, IŞİD Afgan toplumu üzerinde önemli bir etkiye sahip olmayacak ve yabancı kökenli olması nedeniyle Afganlardan istediği karşılığı alamayacak, ancak bu sefer daha ölümcül saldırılar gerçekleştirebilir. Afganistan’ın başkenti Kabil’de Çarşamba akşamı bir camide meydana gelen patlamada 30’dan fazla kişi öldü ve düzinelerce kişi yaralandı.
Kötümser bir bakış açısıyla ise IŞİD, Taliban’ın Ağustos’ta iktidara geldikten kısa bir süre sonra ilan ettiği genel af doğrultusunda hapishanelerden serbest bırakılan suçluları toplama yoluna gidecek. Ayrıca yoksulluk, IŞİD’in kendisini güçlendirmek için kullandığı temel fırsatlardan biridir. Kış aylarında, birçok Afgan’ın yemek bulabilmek için mücadele ettiği zamanlarda, IŞİD personel toplamaya odaklandı, ancak çok geçmeden hemen yaz başında ölümcül saldırılara geçti.
Yoksulluğu kullanıyorlar
IŞİD, savaşının temel nedeni olarak İslami kuralları ve düzenlemeleri kullanamaz, ancak halkının ciddi bir insani krizle karşı karşıya olduğu bir ülkede kesinlikle işsizlik ve yoksulluğu propaganda aracı olarak kullanır. Sıradan Afganların dolar karşılığında IŞİD’e katılması büyük bir karar değil.
Üst düzey bir Taliban yetkilisi, “Afganistan asla IŞİD’in kalesi olmayacak, vatandaşlarımıza söz veriyoruz” dedi.
Afganlar, savaş nedeniyle son 43 yılda sefil bir şekilde acı çekti. Yetkili, Afganistan’ın kendisi, komşuları ve dünya ile barış içinde, aşırılıkçı gruplardan uzak yaşaması için çalışacağını garanti etti.
Asya
Starbucks, Çin’in Sincan bölgesinde ilk şubesini açtı

ABD’li kahve zinciri devi Starbucks, salı günü Çin’in kuzeybatısındaki Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde iki mağaza açarak, bu bölgeye ilk kez giriş yaptı ve ABD’den sonra ikinci en büyük pazarı olan Çin’deki en son genişleme hamlesini gerçekleştirdi.
Mağazalar, bölge başkenti Urumçi’de yer alıyor; bunlardan biri simgesel Büyük Çarşı’da, diğeri ise Urumçi Tianshan Uluslararası Havalimanı’nda bulunuyor.
Büyük Çarşı’daki amiral mağaza, bölgenin geleneksel silüetlerinden esinlenen kendine özgü bir tasarıma sahip olup, iç mekanlarında Atlas ipeği ve etnik müzik aletleri gibi Sincan unsurları yer alıyor. Her iki mağaza da yerel esintili menüler ve süt kabuğu aromalı tuzlu süt çayı gibi özel içecekler sunuyor.
Starbucks Çin CEO’su Molly Liu yazılı bir açıklamada, “Sincan’a girmek, sadece mağaza ağımızın daha da genişlemesini sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda bu canlı pazarla derin bir bağ kurmamızı ve oradaki müşterilerimizle samimi, kalıcı ilişkiler kurmamızı da sağlıyor,” dedi
Bölgesel Piyasa Düzenleme İdaresi yetkilisi Zhang Yu, Sincan’ın kentsel ticari canlılığın ve tüketici çekiciliğinin bir göstergesi olan “ilk mağaza ekonomisini”, iç talebi ve tüketimi artırmak için kilit bir araç haline getirdiğini belirtti.
Xinhua’ya konuşan Zhang, Sincan’ın ilk mağazalara yönelik destek politikalarını iyileştirmeye, onay süreçlerinin verimliliğini artırmaya ve iş ortamını optimize etmeye devam edeceğini de sözlerine ekledi.
Bu açılışlar, Starbucks’ın Çin’deki perakende faaliyetlerini yürütmek üzere Çinli risk sermayesi şirketi Boyu Capital ile kurduğu ortaklığın ardından gerçekleşti. Geçen yıl Kasım ayında imzalanan anlaşmaya göre, Boyu ve Starbucks bir ortak girişim kuracak; Boyu, Starbucks’ın Çin’deki perakende faaliyetlerinde yüzde 60’a kadar hisseye sahip olacak, Starbucks ise ortak girişimdeki kalan yüzde 40 hisseyi elinde tutacak ve Starbucks markasının sahibi olmaya devam ederek marka ile fikri mülkiyet haklarını yeni kuruluşa lisanslayacak.
Bu son genişleme, Starbucks’ın Kuzey Amerika işini yeniden yapılandırdığı bir dönemde gerçekleşiyor; şirket geçen hafta, bölgedeki performans göstermeyen 250 kahve dükkanını kapatma planlarını açıklamıştı.
Starbucks, Ocak 1999’da Pekin’de ilk mağazasını açarak Çin anakarasına giriş yaptı. Kahve kültürü kök salıp popülerlik kazandıkça, zincir Çin genelinde varlığını istikrarlı bir şekilde genişletti. 2026 mali yılı verilerine göre, 27 Eylül 2026 itibarıyla Starbucks, Çin anakarasında 8.342 mağaza işletiyordu; bu rakam, 2025 mali yılı sonuna kıyasla 331 artışa tekabül ediyor.
Çin anakarası, şu anda Starbucks’ın ABD’den sonra en büyük ikinci pazarı konumunda; şirketin 2026 mali yılı üçüncü çeyrek sonuçlarına göre, 28 Haziran 2026 itibarıyla ABD’de 16.933 mağaza işletmektedir.
Şirketin uzun süredir devam eden genişlemesi, yabancı markaların Çin’in büyüyen tüketici pazarında nasıl fırsatlar aradığını yansıtmaktadır.
Piyasa Düzenleme Devlet İdaresi, Çin’de 2026 yılının ilk yarısında 35.000 yeni yabancı sermayeli işletmenin kurulduğunu ve bu sayının bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 7 arttığını açıkladı. Ticaret Bakanlığı’nın ayrı verilerine göre, 2026 yılının ilk yarısında yaklaşık 4.800 yabancı sermayeli işletme Çin’deki yatırımlarını artırdı.
Asya
Güney Kore’den Ukrayna’ya Kuzey Koreli esirler için özür ültimatomu

Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae-myung, iki Kuzey Koreli savaş esirinin Seul’e nakledildiğini açıklayan Ukrayna’nın gizlilik anlaşmasını ihlal ettiğini belirterek Kiev yönetimini resmi özür dilemeye çağırdı. Ukrayna tarafının anlaşmayı inkar ettiğini belirten Lee, olguların kabul edilmemesi halinde karşı adımlar atılacağını duyurdu.
Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae-myung, Ukrayna’nın iki Kuzey Koreli savaş esirinin Seul’e teslim edildiğini kamuoyuna duyurarak gizlilik mutabakatını ihlal ettiğini belirtti.
Lee, Kiev yönetiminin olguları kabul etmemesi ve kamuoyu önünde özür dilememesi halinde ülkesinin karşı adımlar atacağını açıkladı.
X hesabı üzerinden açıklamada bulunan Lee, esirlerin iadesi sürecinde Ukrayna tarafının gizlilik talep ettiğini, Seul’ün de bilgilerin açıklanmaması yönünde anlaşmaya vardığını kaydetti. Lee, Ukrayna’nın bu mutabakatı tek taraflı olarak bozduğunu ifade etti.
“Ukrayna bizi yalancı durumuna düşürdü”
Gelişmeler karşısında nezaket çerçevesinde üzüntülerini ilettiklerini belirten Güney Kore Devlet Başkanı, Ukrayna tarafının varılan mutabakatı inkar ederek kendisini yalancı durumuna düşürdüğünü savundu.
Lee, Seul’ün anlaşmanın kabul edilmesini ve özür dilenmesini istemesi üzerine Kiev’in Kuzey ve Güney Kore arasında kaçınılmaz bir çatışma senaryosundan söz ettiğini ve “Kore Yarımadası’nda savaşı kışkırtmaya çalıştığını” öne sürdü.
Lee, açıklamasında “Ukrayna’nın eylemlerinden ciddi üzüntü duyuyoruz. Olguları kabul etmeyi ve kamuoyu önünde özür dilemeyi reddetmeyi sürdürürlerse yeni adımlar atacağız. Bu, Kore Cumhuriyeti vatandaşlarının ve devletinin onur meselesidir, görmezden gelemeyiz” ifadelerini kullandı.
<북한포로 송환 관련, 우크라이나측이 비공개 요구를 해 비공개를 합의했는데 일방적으로 공개했고,
대한민국 대통령이 최대한 예의를 갖춰 아쉽다고 했더니 합의사실 없다고 상대국 국가원수를 거짓말쟁이로 만들고,
합의사실을 인정하고 사과하라고 했더니 도리어 남북간 군사충돌 임박 운운하며…— 이재명 (@Jaemyung_Lee) October 2, 2026
Zelenskiy esir teslimini BM kürsüsünden duyurdu
Tartışma, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin 23 Eylül’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmayla başladı. Zelenskiy, Ukrayna’nın iki Kuzey Koreli askeri esiri Güney Kore’ye teslim ettiğini açıkladı. Lee Jae-myung bu açıklamaya sosyal medya üzerinden tepki göstererek, Ukrayna’yı gizlilik anlaşmasını çiğnemekle suçlamış ve durumu “utanç verici” olarak nitelendirmişti.
Buna karşılık Ukrayna Devlet Başkanlığı Danışmanı Dmitro Litvin, Seul ile Kiev arasında esir takasına ya da teslimine ilişkin herhangi bir gizlilik anlaşması bulunmadığını ileri sürdü. Reuters’ın aktardığına göre, bu açıklamanın ardından Güney Kore Dışişleri Bakanlığı 28 Eylül’de Ukrayna’nın Maslahatgüzarı Andriy Veşkin’i bakanlığa çağırarak diplomatik protesto iletti.
Moskova esir transferine ilişkin bilgisinin olmadığını belirtti
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Kuzey Koreli savaş esirlerinin teslimine dair ellerinde bir bilgi olmadığını açıkladı. Esir konusunun Rusya Savunma Bakanlığı ve istihbarat servislerinin yetkisinde olduğunu aktaran Peskov, istihbarat kanalları üzerinden temasların sürdüğünü kaydetti.
Rusya ile Kuzey Kore, Ukrayna ordusunun Ağustos 2024 başında sınır bölgelerine girdiği dönemde Kapsamlı Stratejik Ortaklık Anlaşması imzalamıştı. Kuzey Kore birlikleri Kursk bölgesindeki çatışmalarda yer alırken Rusya Genelkurmay Başkanlığı, bölge topraklarının 2025 ilkbaharında Ukrayna ordusundan tamamen temizlendiğini duyurmuştu.
Asya
Çin akaryakıt ihracatını durdurdu: Küresel pazarda tedarik daralıyor

Çin, eriyen iç stoklarını takviye etmek için ekim ayı rafine akaryakıt ihracatını askıya alarak küresel arz sıkıntısını büyüttü. Ülkedeki motorin ve gaz yağı açığı 20 milyon varile ulaşırken, yakıt fiyatları yüzde 70 tırmanan ABD acil rezervlerden 40 milyon varil ham petrol çıkarıyor.
Çin, eriyen yerel rezervlerini yeniden doldurabilmek amacıyla ekim ayı boyunca yapılması planlanan rafine akaryakıt ihracatını askıya aldı.
ABD’nin İran ile girdiği savaşın küresel enerji arzını sarstığı günlerde hayata geçen uygulama, dünya genelindeki yakıt tedarik açığını daha da derinleştirme riski taşıyor.
Yetkililer, ülkedeki bir haftalık ulusal tatilin başında büyük rafinerilere Hong Kong ve Makao hariç hiçbir dış pazara sevkiyat izni verilmeyeceğini bildirdi.
Reuters’a konuşan sektör kaynakları, 7 Ekim sonrasında yurt dışına yakıt çıkışına yeniden onay verilip verilmeyeceğinin rafinerilerin üretim hızına ve iç depolardaki doluluk oranına göre netleşeceğini aktardı.
Batı Asya’dan ham petrol akışının savaş nedeniyle kesintiye uğraması üzerine Pekin yönetimi ilk olarak mart ayında ihracata sınırlama getirmiş, temmuz ayında ise motorin, benzin ve jet yakıtı satışlarını aylık izin şartına bağlamıştı.
Oxford Enerji Araştırmaları Enstitüsü bünyesindeki Çin enerji araştırmaları biriminin yöneticisi Michal Meidan, hükümetin temel hedefinin iç pazardaki arzı güvenceye almak olduğunu vurgulayarak, “Uluslararası piyasalar ikinci planda kalıyor” değerlendirmesini yaptı.
İhracat vizesi için ticari rezervlerin savaş öncesindeki seviyelere ulaşması şart koşuluyor.
Enerji veri analitiği kuruluşu Kpler’in verilerine dikkat çeken analist Zameer Yusof, mevcut motorin ve gaz yağı envanterinin savaş öncesi döneme göre 20 milyon varil geride kaldığını, benzin açığının ise yaklaşık 9 milyon varil düzeyinde seyrettiğini kaydetti.
Pekin’in muslukları kapatması, Washington ile Avrupalı müttefikleri arasındaki enerji gerilimini de su yüzüne çıkardı.
Washington yönetimi, acil durum rezervlerini piyasaya sürmemeleri halinde Almanya ve Fransa’ya sağladığı motorin sevkiyatını durdurma uyarısı yaptı. Avrupalı bir yetkili, ABD’nin Avrupa Birliği’nden altı aylık süre zarfında 120 milyon varil motorini dolaşıma sokmasını talep ettiğini ifade etti.
Gelişmeleri değerlendiren ABD Enerji Bakanı Chris Wright, Batı Asya kaynaklı motorin kaybının telafi edilmeye çalışıldığını ancak Çin’den gelen ihracat kanalının da kapandığını kaydetti.
İran savaşının patlak vermesinden bu yana ABD iç pazarında motorin fiyatları yüzde 70, benzin fiyatları ise yüzde 50 civarında yükseldi.
Yaklaşan Kongre ara seçimleri öncesinde artan yakıt maliyetlerini dizginlemeye odaklanan Beyaz Saray, kendi acil durum kaynaklarını devreye sokuyor.
ABD Enerji Bakanlığı, enerji firmalarına ödünç verilmek üzere Stratejik Petrol Rezervinden 40 milyon varil ham petrolün daha kullanıma açılacağını duyurdu.
Daha önce 1982’den bu yana en düşük düzeyine gerileyen ABD rezervleri, bu son tahsisatla birlikte yasalarda tanımlanan asgari güvenlik sınırının altına inecek.
Asya2 hafta önceJaponya Merkez Bankası faizleri 1995’ten bu yana en yüksek seviyeye çıkardı, yen değer kaybetti
Asya2 hafta önceGüney Kore lideri Lee, ABD baskısına rağmen Ortadoğu’da savaşa dahil olmayacaklarını söyledi
Diplomasi5 gün önceEast-West Forum İstanbul’da toplandı: Çok kutupluluk geri döndürülemez
Ortadoğu2 hafta önceEnsarullah lideri: Suudi Arabistan’ın Mekke iddiası ‘asrın yalanı’
Asya2 hafta öncePakistan’a Katar’dan ikinci LNG sevkiyatı yapılacak
Diplomasi1 hafta öncePalantir nasıl Ukraynalıları kobay faresine dönüştürdü?
Diplomasi1 hafta önceEast-West Forum İstanbul’da kapılarını açıyor
Asya2 hafta önceSoftBank, OpenAI yatırımı için 11 milyar dolar borçlanacak









