Bizi Takip Edin

Amerika

TikTok ABD’nin değeri 14 milyar dolar

Yayınlanma

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Donald Trump’ın sosyal medya uygulamasının Çinli ana şirketinden ayrılmasını zorunlu kılan anlaşması kapsamında TikTok ABD’nin değerinin yaklaşık 14 milyar dolar olacağını söyledi.

Vance, başkanın anlaşmayı onaylamak ve ayrıntıları kesinleştirmek için 120 günlük bir süre tanımak üzere Oval Ofis’te bir yürütme emri imzalarken konuştu.

Financial Times’a (FT) konuşan kaynaklar, Oracle, özel sermaye grubu Silver Lake ve Abu Dabi’nin MGX şirketinin TikTok ABD’nin yaklaşık yüzde 45’ini kontrol edeceğini söyledi. TikTok’un asıl sahibi Çinli ByteDance ise yüzde 19,9’una sahip olacak.

Trump, Çinli mevkidaşı Xi Jinping ile anlaşma hakkında konuştuğunu ve Çin devlet başkanına “büyük saygı” duyduğunu söyledi. Trump, “İyi bir görüşme yaptık. Bize yeşil ışık yaktı,” dedi. Çin, anlaşmayı onaylayıp onaylamadığını kamuoyuna açıklamadı.

TikTok’un ABD’deki durumu, Kongre’nin ByteDance’e popüler video uygulamasının ABD operasyonlarını gizlilik ve ulusal güvenlik endişeleri nedeniyle elinden almasını zorunlu kılan bir yasayı kabul ettiği Nisan 2024’ten bu yana belirsizliğini koruyor.

Trump, bir uzlaşma arayışında yasanın uygulanmasını defalarca erteledi. Beyaz Saray, geçen hafta anlaşmanın önünü açmak için Pekin ile yapılan müzakerelerde bir ilerleme kaydedildiğini duyurdu. 

Fakat dünyanın en büyük iki ekonomisi arasında ticaret savaşının yeniden başlamasını önlemek için yürütülen daha geniş kapsamlı ABD-Çin ticaret görüşmeleri nedeniyle anlaşma başarısız olabilir.

Çin tarafında “bazı dirençler olduğunu” savunan Vance, bu konuda çalışmaya devam edeceklerini kaydetti.

Anlaşma, viral kısa video uygulamasının ABD versiyonunun nasıl yönetileceği konusunda daha fazla ilerlemeyi temsil ediyor. Oracle, kullanıcıların akışlarında videoları öneren algoritmayı denetleyecek ki bu, uygulamayı gençler arasında hayli popüler yapan önemli bir teknoloji.

Çin yasalarına göre, algoritmaların ihracatı Pekin’in kontrolünde. Geçen hafta, ülkenin siber güvenlik düzenleme kurumu, TikTok anlaşması için “algoritma ve diğer fikri mülkiyet haklarının lisanslanması”nı içeren bir çerçeve üzerinde anlaşmaya vardığını açıklamıştı.

Fakat Trump’ın uzlaşması, Çin’e şüpheyle yaklaşan ve TikTok’un ABD’de kapatılmasını veya ByteDance’den tamamen ayrılmasını isteyen Kongre üyelerinin bazı itirazlarıyla karşılaştı.

Hudson Enstitüsünün Çin uzmanı Michael Sobolik, başkanlık emrinin sonucun “kötü bir anlaşma” olduğunu gösterdiğini, çünkü yeni girişimin algoritmayı tamamen kontrol edemeyeceğini söyledi.

Sobolik, “Beyaz Saray, Oracle’ın algoritmayı ‘yoğun bir şekilde izleme’ yeteneğini överek, aslında izlenmesi gereken bir tehdit olduğunu varsayıyor. Sorumluluğu, bu tehdidi ortadan kaldırmaktı, sadece incelemek değil,” dedi.

Teknolojiye odaklanan Abu Dabi yatırım fonu MGX’in katılımı, yabancı etkisine ilişkin endişeleri artırabilir.

Anlaşmayı sonuçlandırmak için Trump yönetimi ile yakın çalışan bir kişi, Oracle’ın kurucusu Larry Ellison’ın anlaşmanın ABD ayağının “kilit ismi” olduğunu söyledi. Trump, Ellison ve Oracle’ın TikTok ABD’de “çok büyük bir rol” oynayacağını söyledi.

Oracle, veri gizliliğini ve TikTok’un algoritmasını denetleyecek. Ellison’ın kilit rolü, Amerika’nın önde gelen teknoloji, medya ve eğlence devlerinden biri olarak yükselişini vurguluyor.

Kısa bir süreliğine Elon Musk’ı küresel zenginler listesinin zirvesinde geçen girişimci, kısa süre önce oğlu David’in Paramount’u devralmasını destekledi ve şu anda Warner Bros için bir teklif hazırlıyor. Anlaşma başarılı olursa, Hollywood, canlı spor ve haberleri kapsayan bir güç merkezi oluşturulacak. 

Vance, Oval Ofis’te “Aslında bunun yatırımcılar için iyi bir anlaşma olduğunu düşünüyoruz. TikTok’un herhangi bir yabancı hükümet tarafından propaganda aracı olarak kullanılmasını istemiyoruz. Yatırımcılarımızın bu kararları işleri için neyin iyi olduğuna göre verdiklerinden emin olmak istiyoruz,” dedi.

TikTok’un ABD’de aylık 170 milyon aktif kullanıcısı ve tahmini 65 milyon günlük aktif kullanıcısı var. Kuzey Amerika’da 98 milyon günlük aktif kullanıcısı olan sosyal medya rakibi Snap’in piyasa değeri 14 milyar dolar. Beyaz Saray, 14 milyar dolarlık değerleme veya anlaşmanın finansal yapısı hakkında daha fazla ayrıntı vermeyi reddetti. Anlaşma kapsamında, TikTok’un yeni ve mevcut Amerikalı yatırımcılarından oluşan bir grup, TikTok ABD’nin kalan yüzde 35 hissesine sahip olacak. General Atlantic ve Susquehanna dahil olmak üzere mevcut yatırımcıların, şirketteki hisselerini korumaları bekleniyor.

Susquehanna’dan Jeff Yass ve General Atlantic’ten Bill Ford, Trump yanlısı Super Pac olan Maga Inc’in en büyük bağışçılarından ikisi.

Trump, anlaşmaya dahil olan yeni yatırımcılar arasında medya patronu Rupert Murdoch ve kişisel bilgisayar öncüsü Michael Dell’in de olduğunu söyledi. 

Kaynaklar, Murdoch’un kablo kanalı Fox News’in sahibi olan medya grubu Fox Corp aracılığıyla yatırım yapmasının beklendiğini söyledi.

ByteDance, ABD kolunun yedi yöneticisinden birini seçecek ve “şirketin güvenlik komitesinden çıkarılacak” dedi.

Perşembe günü yayınlanan başkanlık kararnamesi, TikTok ABD’nin elden çıkarılmasının “algoritmaların ve kodların işleyişini ve içerik denetimi kararlarını yeni ortak girişimin kontrolü altına almasını” zorunlu kılıyor.

Amerika

Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Yayınlanma

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.

Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.

Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.

Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.

Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.

Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.

Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.

Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.

Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.

Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.

Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.

Veri merkezi krizi

Okumaya Devam Et

Amerika

“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

Yayınlanma

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.

ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.

Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.

Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.

The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.

Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.

Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:

“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”

Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.

Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”

Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.

Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.

Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.

İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.

Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.

Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.

Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.

Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.

Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

Yayınlanma

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.

Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.

“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.

Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.

Bessent şöyle konuştu:

“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. ⁠Ama peşinize düşeceğiz.”

ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı

ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.

Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.

ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.

Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.

İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald ​Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English