Bizi Takip Edin

Diplomasi

TikTok’ta yeni dönem: ABD mülkiyeti ve ‘Siyonist’ ifadesine yönelik sansür politikası

Yayınlanma

TikTok, ABD’deki varlığını korumak amacıyla mülkiyet yapısını Washington’ın kontrolündeki yeni bir ortaklığa devrederken, platformun içerik denetimi politikalarında köklü ve tartışmalı değişikliklere gidildi. Yeni CEO Adam Presser, “Siyonist” ifadesinin kullanımına yönelik ağır kısıtlamalar getirildiğini duyururken, nefret söylemiyle mücadele adı altındaki sansür faaliyetlerinde bir “bitiş çizgisi” bulunmadığını vurguladı.

Sosyal medya platformu TikTok, ABD genelinde tamamen yasaklanma ihtimaline karşı stratejik bir adım atarak 23 Ocak’ta mülkiyet yapısını yeniden kurguladı.

Washington yönetiminin platform üzerindeki kontrol, sevk ve içerik denetimi süreçlerine yönelik artan baskıları sonucunda, şirketin çoğunluk payı ABD sermayesine dayalı bir yapıya dönüştürüldü.

Bu sürecin bir parçası olarak kurulan TikTok USDS Joint Venture LLC, platformun ABD operasyonlarını tamamen yerel yönetim ve denetim mekanizmalarının yetki alanına taşıdı.

“Siyonist” ifadesine nefret söylemi sınıflandırması

Yeni CEO Adam Presser’ın açıklamalarına göre platform, “Siyonist” ifadesinin kullanımına yönelik içerik politikalarını önemli ölçüde güncelledi.

Presser, terimin hakaret, aşağılama veya hedef gösterme amacıyla kullanılması durumunda doğrudan “nefret söylemi” kapsamında değerlendirileceğini belirtti.

Buna karşın, kelimenin siyasi bir bağlamda ya da kişilerin kendi kimliklerini tanımlaması amacıyla “gururlu bir Siyonistim” gibi olumlu ifadelerle kullanımı kurallar çerçevesinde serbest bırakıldı.

Presser, kelimenin “kirli bir lakap” olarak kullanılması halinde sansür mekanizmalarının devreye gireceğini açıkça ifade etti.

İçerik denetiminde “bitiş çizgisi yok” mesajı

Dünya Yahudi Kongresi (WJC) tarafından yayımlanan videoda Presser, nefret söylemiyle mücadele adı altında yürütülen faaliyetlerin sınırsız bir süreç olduğunu dile getirdi.

Platformda “nefret içerikli faaliyet” gerekçesiyle kapatılan hesap sayısının üç katına çıkarıldığını belirten Presser, yirmiden fazla Yahudi kuruluşun platforma sürekli olarak istihbarat ve bilgi aktardığını açıkladı.

Bu kurumların kural ihlali eğilimlerini tespit ederek TikTok ile koordineli çalıştığını vurgulayan CEO, “Nefret söylemini denetlemenin, nefret eğilimlerini belirlemenin bir bitiş çizgisi yok.

Nihai hedef diye bir şey yok” diyerek sansür politikalarının ucu açık niteliğini vurguladı.

Eski İsrail askeri denetim politikalarının başına getirildi

TikTok’un içerik denetimi alanındaki en dikkat çekici adımlarından biri de kadrolaşma tarafında yaşandı.

Platformun ABD birimi, geçen yıl temmuz ayında eski bir İsrail askeri olan ve kendisini “gururlu bir Siyonist” olarak tanımlayan Erica Mindel’ı “Nefret Söylemi Kamu Politikaları Yöneticisi” olarak atadı.

Böylece platformdaki içerik kurallarının belirlenmesi ve uygulanması süreci; İsrail ordusunda görev yapmış, İsrail yanlısı faaliyetleriyle bilinen ve ABD’deki antisemitizmle mücadele politikalarında tecrübe sahibi bir isme emanet edilmiş oldu.

“Dijital Demir Kubbe” ve Gazze anlatısının kontrol altına alınması

TikTok’taki mülkiyet değişimi ve içerik denetimi politikalarındaki bu dönüşüm, İsrailli yetkililerin “sekizinci cephe” olarak tanımladığı stratejik çerçeveyle örtüşüyor.

“Dijital Demir Kubbe” olarak adlandırılan bu yaklaşım, özellikle Gazze’deki gelişmelere ilişkin dijital anlatının kontrol edilmesini ve İsrail’e yönelik savaş suçu iddialarının görünürlüğünün azaltılmasını hedefliyor.

Bu strateji kapsamında yürütülen faaliyetler şunları içeriyor:

  • Gazze’deki insani kriz ve askeri operasyonlara ilişkin kanıtların sistematik olarak kaldırılması.
  • Kitlesel şikâyet mekanizmaları ve yapay zekâ destekli içerik operasyonları üzerinden akışların İsrail yanlısı mesajlarla doldurulması.
  • Ücretli fenomenler ve hedefli reklamlar aracılığıyla muhalif seslerin marjinalleştirilmesi.
  • Sansür uygulamalarının “güvenlik” ve “içerik denetimi” adı altında kalıcı ve kurumsal bir yapıya kavuşturulması.

Diplomasi

UEFA, FIFA’nın özelleştirilmesi halinde Dünya Kupası’nı boykot edecek

Yayınlanma

Avrupa futbolunun yönetim organı olan UEFA, FIFA’nın ticari faaliyetlerinin bir kısmını özelleştirmeye yönelik öneriyi kabul etmesi halinde, oybirliğiyle Dünya Kupası’nı boykot etme kararı aldı.

FIFA salı günü, ticari faaliyetlerini özel bir kuruluşa devretmeyi öngören bir öneri yayınladı.

Bu öneride, ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner’ın kardeşi Josh Kushner’ın CEO’su olduğu Thrive Capital’in baş yatırımcı olarak adı geçti.

UEFA, yaptığı açıklamada, “Dünya Kupası bir yatırım ürünü olarak değerlendirilemez. Hiçbir kısmı asla özel yatırımcılara devredilmemelidir. Dünya Kupası satılık değildir,” demişti.

Teklifin kabul edilmesi için FIFA’nın 211 üye federasyonunun çoğunluğunun desteği gerekiyor.

Fakat teklif Avrupa genelinde yoğun eleştirilere maruz kaldı. UEFA, yalnızca 55 üye federasyondan oluşuyor.

Açıklamada, “FIFA Dünya Kupası futbola aittir. Her zaman da öyle kalacaktır. Avrupa’nın söz hakkı olduğu sürece, Dünya Kupası asla satılık olmayacaktır,” denildi.

Avrupa Birliği Spor Komiseri Glenn Micallef, X’te yaptığı açıklamada, “UEFA’nın bu açıklamasını memnuniyetle karşılıyorum ve tutumunu tam olarak destekliyorum,” dedi ve “Avrupa futbol federasyonlarının yönetişim konusunda öncülük etmesinden gurur duyduğunu” ekledi.

Çarşamba günü komisyon üyesi, “rekabet hukuku hususları” gerekçesiyle FIFA’nın önerisini soruşturma tehdidinde bulunmuştu.

Kadınlar U-20 Dünya Kupası eylül ayında düzenlenecek ve FIFA planlarından vazgeçmezse, bu turnuva Avrupa futbol federasyonlarının boykotu sonuna kadar sürdürme kararlılığının ilk sınavı olabilir.

Kadınlar ve erkekler U-17 Dünya Kupaları da 2026’nın ilerleyen aylarında düzenlenecek.

En son 2023’te İspanya’nın kazandığı tam kadro Kadınlar Dünya Kupası ise 2027’de Brezilya’da gerçekleştirilecek.

POLITICO Çarşamba günü yayınladığı haberde, Avrupa futbolunun yönetim organındaki bir dizi üst düzey yetkilinin, mevcut görev süresi gelecek yıl sona erecek olan FIFA Başkanı Gianni Infantino’ya karşı Katarlı Nasır el-Halifi’yi aday çıkarmayı planladığını bildirmişti.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

ABD, BAE destekli çip üreticisi GlobalFoundries’e fon sağlayacak

Yayınlanma

GlobalFoundries, ABD hükümetinin daha verimli yapay zeka veri merkezlerini desteklemek amacıyla silikon fotonik teknolojisinin araştırma ve geliştirme çalışmalarını güçlendirmek üzere çip üreticisine 300 milyon dolarlık bir hibe vereceğini duyurdu.

Bu hibe, Washington’un Çin ile arasındaki küresel rekabette konumunu güçlendirmeye çalıştığı bir dönemde, ABD Başkanı Donald Trump’ın CHIPS Yasası kapsamındaki araştırma fonlarını kritik yarı iletken teknolojilerine yöneltme çabasının bir parçası.

Yönetim daha önce yarı iletken üretim ekipmanları için 150 milyon dolar ve kuantum bilişim için 2 milyar dolar tahsis etmişti.

Silikon fotonik, çipler arasında veri aktarımı için elektrik sinyalleri yerine ışığı kullanır ve bu sayede yapay zeka sistemleri için daha yüksek bant genişliği ve daha düşük güç tüketimi sağlar.

ABD Ticaret Bakanlığı’ndan sağlanan bu fon, veri aktarım hızlarını ve enerji verimliliğini daha da artırmak amacıyla silikon fotoniği yapay zeka işlemcileriyle doğrudan entegre eden bir teknoloji olan “ortak paketlenmiş optik” alanındaki gelişmeleri desteklemeyi de amaçlıyor.

Silikon fotoniği ve gelişmiş optik paketleme tedarik zincirinin büyük bir kısmı şu anda ABD dışında yoğunlaşmış durumda.

Bu alandaki başlıca üreticiler arasında Tayvanlı TSMC ve İsrailli Tower Semiconductor yer alıyor.

Çarşamba günü açıklanan 300 milyon dolarlık fon, GlobalFoundries’e 2024 yılında Malta (New York) ve Burlington’da (Vermont) fabrikalar kurması için tahsis edilen 1,5 milyar dolarlık önceki fonu tamamlayacak.

Teknoloji Direktörü Gregg Bartlett, Reuters’a verdiği demeçte yeni fonun, GlobalFoundries’in halihazırda ürettiği çiplerin yanı sıra optik bileşenlerin üretimi ve paketlenmesi için bu tesislerde kullanılacak yeni malzemeler ve teknikler üzerine yapılacak araştırmalara destek olacağını söyledi.

Bartlett, “Çıplak silikon yonga plakasından başlayarak, ABD’de kalitesi kanıtlanmış ve test edilmiş bir optik modül sevk edebilme yeteneğine sahip, uçtan uca hizmet sunan tek bir şirketin olması, bizim için benzersiz bir yetkinlik olduğunu düşünüyoruz,” dedi.

GlobalFoundries, veri aktarım hızlarını saniyede 400 gigabite çıkarmayı ve mevcut nesil uygulamalara kıyasla enerji verimliliğini beş katına çıkarmayı hedeflediğini açıkladı.

Abu Dabi varlık fonu Mubadala, GlobalFoundries’in yaklaşık %73’üne sahip. ABD Ticaret Bakanlığı ise ayrı bir anlaşma kapsamında bu çip üreticisinin yaklaşık %1’lik hissesini alacak.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Kiev’de vurulan İHA fabrikasının ABD’li şirkete ait olduğu bildirildi

Yayınlanma

Rusya’nın Kiev’de imha ettiğini açıkladığı insansız hava aracı fabrikasının ABD’nin Delaware eyaletinde kayıtlı bir şirkete ait olduğu bildirildi. The Guardian gazetesi, Terminal Autonomy adlı firmanın Rusya topraklarının derinliklerine saldırı düzenlemek amacıyla yüksek hassasiyetli İHA’lar ürettiğini aktardı. Şirket, yapay zeka kontrollü mühimmatların cephede aktif olarak kullanıldığını belirtiyor.

Rusya ordusunun Ukrayna’nın başkenti Kiev’de düzenlediği hava saldırılarında imha edilen insansız hava aracı (İHA) fabrikasının, ABD’nin Delaware eyaletinde kayıtlı bir Amerikan şirketine ait olduğu bildirildi.

The Guardian gazetesinin kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Terminal Autonomy adlı şirket, yönlendirme sistemleri parazit ve sinyal kesicilere karşı korumalı olan ve Rusya topraklarının derinliklerine saldırı düzenlemek amacıyla tasarlanan yüksek hassasiyetli İHA’lar üretiyor.

ABD’de 2023 yılında tescil edilen Terminal Autonomy şirketinin internet sitesinde, firmanın yapay zeka ile kontrol edilen dolanan mühimmatlar ve yüksek hassasiyetli mühimmatlar kullandığı, bunların “ön cephede düşman kuvvetlerine karşı halihazırda aktif biçimde uygulandığı” bilgisi yer alıyor.

Rusya Savunma Bakanlığı tesisin hedef alındığını duyurmuştu

Rusya Savunma Bakanlığı, 26 Temmuz’a bağlanan gece Kiev’in güneybatısında İHA montaj ve depolama alanının vurulduğunu açıklamıştı. Bakanlık, Ukraynalı ve Amerikalı uzmanların katılımıyla bu tesiste aylık bin adede kadar İHA üretimi yapıldığını bildirdi.

Bakanlığın açıklamasında, bu tesiste AQ-400 Scythe (“Kosa”) ve AQ-100 Bayonet (“Ştık”) tipi saldırı İHA’ları ile RQ-100 Scout (“Skaut”) tipi keşif İHA’larının üretildiği kaydedildi.

Aynı gece Kiev’de İHA ve yedek parça üretimi yapan “Smart Intelligent Systems” (“Smart intellidjent sistem”) işletmesinin de vurulduğu aktarıldı. Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna başkenti ile Odessa bölgesindeki Çernomorsk liman altyapı tesislerine grup saldırısı düzenlendiğini duyurdu.

Rusya Savunma Bakanlığı, saldırıların yalnızca Ukrayna’nın askeri ve enerji tesisleri ile bunlarla bağlantılı altyapıya yönelik gerçekleştirildiğini vurguluyor.

Öte yandan Financial Times gazetesi, Ukraynalı yetkililere dayandırdığı haberinde, ABD ve Fransa’nın Rusya topraklarına yönelik İHA saldırılarının planlanmasında Ukrayna’ya istihbarat sağladığını yazmıştı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English