Amerika
Trump ile 1 yıl: Amerikan askeri operasyonları arttı

ABD işgalinin Venezuela’yı bombardımana tabi tutması ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile eşi Cilia Flores’i kaçırması, 2026’nın kanlı başlamasına neden olurken, Trump ile geçen 2025 boyunca da Amerikan askeri müdahalelerinin artışına şahit olundu.
Defense News’de yer alan değerlendirmeye göre, Başkan Donald Trump, Oval Ofis’e döndüğünden beri ABD’nin yurtdışındaki askeri faaliyetlerinde hızlı bir artışa öncülük etti.
İkinci döneminin ilk yılında, İran’ın nükleer tesislerine karşı benzeri görülmemiş bir şekilde sığınak delici (bunker-buster) bombaları kullanmaktan, Venezuela kıyılarında sürdürülen uyuşturucu ile mücadele kampanyasına kadar bir dizi saldırıya izin verdi.
Kendisini “barış başkanı” olarak tanımlayan Trump, güç genişlemesini “güç yoluyla barış” stratejisi olarak nitelendiriyor.
Ocak ayında düzenlenen göreve başlama balosunda, “Başarımızı sadece kazandığımız savaşlarla değil, bitirdiğimiz savaşlarla ve belki de en önemlisi, hiç girmediğimiz savaşlarla da ölçeceğiz,” demişti.
Trump, “en gurur verici mirasının barışçı ve birleştirici olması” olduğunu da sözlerine eklemişti.
Bununla birlikte 20 Ocak 2025’te göreve başladığından bu yana Trump, Military Times ile paylaşılan Silahlı Çatışma Konum ve Olay Verileri Projesi tarafından derlenen verilere göre en az 626 hava saldırısı gerçekleştirdi.
Buna karşılık, selefi eski Başkan Joe Biden, dört yıllık görev süresi boyunca toplam 555 saldırı gerçekleştirmişti.
Derlemeye göre Trump yönetiminin askeri saldırganlığına uğrayan ülkeler arasında şunlar yer alıyor:
Somali – 1 Şubat ve devam ediyor
Trump yönetiminin ikinci dönemindeki ilk büyük saldırı, Somali’deki IŞİD’i hedef aldı.
Savunma Bakanı Pete Hegseth, saldırıların amacının IŞİD’in “ABD vatandaşlarını, ortaklarımızı ve masum sivilleri tehdit eden terörist saldırıları planlama ve gerçekleştirme” yeteneğini zayıflatmak olduğunu söyledi.
Saldırılar bölgede devam ediyor ve ABD’nin Doğu Afrika’daki IŞİD bağlantılı gruplara karşı sürdürdüğü askeri varlığını temsil ediyor.
Irak – 13 Mart
Irak’ın Anbar eyaletinde ABD liderliğindeki koalisyon saldırısı, IŞİD’in ikinci en üst düzey lideri Abdullah Makki Muslih er-Rifai ve bir başka militanı öldürdü.
Irak başbakanı, er-Rifai’yi “Irak ve dünyanın en tehlikeli teröristlerinden biri” olarak nitelendirmişti.
Yemen – 15 Mart – 6 Mayıs
Mart ortasında, Trump yönetimi Yemen’deHusilere karşı hava harekatı başlattı.
Pentagon’a göre, saldırılar komuta ve kontrol merkezlerini, hava savunma sistemlerini ve gelişmiş silahların üretimi ve depolanması için kullanılan tesisleri hedef aldı.
JASSM uzun menzilli seyir füzeleri, JSOW’lar ve Tomahawk füzeleri kullanılan saldırının maliyeti ilk ayda 1 milyar doları aştı.
Operasyon, Umman’ın arabuluculuğunda Yemen direnişi ile ateşkes anlaşması imzalanmasının ardından 6 Mayıs’ta sona erdi.
İran – 22 Haziran
Gece Yarısı Çekici (Midnight Hammer) Operasyonu kapsamında, İran’ın toprağın derinlerine gömülü nükleer tesislerini vurmak için Missouri’deki Whiteman Hava Üssünden yedi adet B-2 hayalet bombardıman uçağı gönderildi.
Bombardıman uçakları, Fordo ve Natanz’a 30.000 poundluk GBU-57 Massive Ordinance Penetrators attı, bölgedeki bir ABD Donanması denizaltısı ise İsfahan’a bir düzineden fazla Tomahawk seyir füzesi fırlattı.
Trump, prime time konuşmasında, görevin İran’ın zenginleştirme kapasitesini “tamamen yok ettiğini” ilan etti, fakat Tahran bu değerlendirmeye itiraz etti.
Pentagon, askeri saldırıların İran’ın nükleer programını iki yıla kadar geciktireceğini tahmin ediyor.
Karayip Denizi ve Doğu Pasifik Okyanusu – 2 Eylül ve devam ediyor
Eylül ayından bu yana, ABD ordusu Karayip Denizi ve Doğu Pasifik’te deniz saldırıları düzenliyor. Trump yönetimi, bu saldırıların güçlü uyuşturucu kartellerini çökertmek ve Venezuela’dan ABD’ye uyuşturucu akışını durdurmak için yapıldığını söylüyor.
Trump, bu operasyonun “Güney Amerika tarihinin en büyük donanması” olduğunu övünerek, “daha da büyüyeceğini” vaat etti.
Uyuşturucu taşıdığı iddia edilen gemilere düzenlenen saldırılarda en az 106 kişi öldürüldü.
Suriye – 19 Aralık
Şahingözü Saldırısı (Hawkeye Strike) Operasyonu, Suriye’deki bir saldırıda öldürülen iki ABD askeri, Çavuş William Nathaniel Howard ve Çavuş Edgar Brian Torres Tovar ile sivil ABD tercümanı Ayad Mansoor Sakat’ın intikamını almak için Trump tarafından başlatıldı.
CENTCOM’a göre, Amerikan savaş uçakları, saldırı helikopterleri ve topçu birlikleri, Suriye’nin merkezinde 70’den fazla IŞİD hedefini vurdu.
Nijerya – 25 Aralık
Noel Günü, Trump, ABD’nin Afrika’nın en kalabalık ülkesi olan Nijerya’da IŞİD’e karşı hava saldırıları düzenlediğini duyurdu.
Başkan, “radikal İslamcılar” tarafından “toplu katliama” uğradığını iddia ettiği Hıristiyanları korumak için harekete geçtiğini ve tarihi sembolik nedenlerle seçtiğini söyledi.
Trump bir röportajda, “Bunu daha önce yapacaklardı. Ben de ‘hayır, Noel hediyesi verelim’ dedim,” diye konuştu.
Operasyon, Gine Körfezindeki bir donanma gemisinden fırlatılan bir düzineden fazla Tomahawk seyir füzesi ile gerçekleştirildi ve Nijerya ordusu ile koordineli olarak yürütüldü.
Venezuela – Aralık ve devam ediyor
Geçen hafta CIA’nın Venezuela’daki bir tesise drone saldırısı düzenlediği bildirildi. Bu, Trump yönetiminin Nicolás Maduro hükümetine yönelik baskı kampanyasını yoğunlaştırmasından bu yana ülkede bilinen ilk ABD saldırısı.
CNN’e göre saldırı, Venezuela kıyılarındaki bir rıhtımı hedef aldı. Yetkililer, bu rıhtımın Venezuelalı Tren De Aragua çetesi tarafından uyuşturucu depolamak ve muhtemelen nakliyeye hazırlamak için kullanıldığını söyledi.
3 Ocak günü ise Amerikan ordusu Venezuela genelinde birçok noktaya saldırı düzenledi ve yapılan bir operasyonla Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile eşi Cilia Flores’i esir alarak ülke dışına çıkardı.
Amerika
Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.
Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.
Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.
Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.
Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.
Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.
Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.
Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.
Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.
Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.
Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.
Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.
Amerika
“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.
ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.
Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.
Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.
The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.
Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.
Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:
“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”
Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.
Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”
Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.
Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.
Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.
İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.
Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.
Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.
Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.
Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.
Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.
Amerika
ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.
Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.
“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.
Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.
Bessent şöyle konuştu:
“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. Ama peşinize düşeceğiz.”
ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı
ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.
Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.
ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.
Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.
İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.
Avrupa5 gün önceAvrupa savunma sanayii Ukrayna’ya yetişemiyor
Avrupa4 gün önceKoçbaşı olarak AfD
Görüş2 hafta önceBişkek’te “Yeni Düzen” gerçeğe dönüşüp dönüşemeyeceğini görmek için toplanıyor
Dünya Basını2 hafta önce“Yapay zeka devasa bir aldatmaca”
Avrupa5 gün önceCDU, AfD’yi durdurmak için yeni göç planı hazırlıyor
Asya2 hafta önceHindistan’ın 2047 gelişmiş ekonomi hedefi zora girdi
Asya2 hafta önceABD’nin baskısıyla karşı karşıya kalan Japonya Merkez Bankası kritik bir karar aşamasında
Asya4 gün önceÇin’in HQ-17AE kısa menzilli hava savunma sistemi Pakistan’ın İHA savunmasını güçlendirecek











