Amerika
Trump, Maduro’yu “terör örgütü lideri” ilan etti

Donald Trump yönetimi, pazartesi günü Cartel de los Soles’i “yabancı terör örgütü”, Nicolás Maduro’yu ise bu örgütün lideri olarak ilan etti.
Yaklaşık bir hafta önce bu adımı önceden duyuran ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Cartel de los Soles (Güneşler Karteli) adlı örgütü “Batı Yarımküre’deki terörist şiddet eylemlerinden sorumlu” olmakla suçlamıştı.
Pazartesi günü planlanan bu hamle, Trump’ın Maduro ile görüşme olasılığını gündeme getirmesine rağmen, Venezuela’ya karşı askeri harekat düzenlemeyi değerlendirirken geldi.
Axios’a göre Trump, danışmanlarına, ABD’nin Venezuela devlet başkanını “terör örgütünün lideri” olarak ilan etmesine rağmen, Nicolás Maduro ile doğrudan görüşmeyi planladığını söyledi.
Tartışmalara aşina olan bir yetkili, “Şu anda kimse onu vurmak veya kaçırmak için harekete geçmeyi planlamıyor. Asla demem ama şu anda plan bu değil. Bu arada, uyuşturucu taşıyan tekneleri havaya uçuracağız. Uyuşturucu kaçakçılığını durduracağız,” dedi.
Dışişleri Bakanlığı açıklamasında Maduro’nun başına konan ödüle de değinildi:
“2020 yılında Maduro’nun tutuklanması ve/veya mahkumiyetine yol açacak bilgiler için başlangıçta 15 milyon dolar’a kadar ödül teklifinde bulunan Dışişleri Bakanlığı, 10 Ocak 2025 tarihinde ödül teklifini 25 milyon dolar’a çıkardı. 7 Ağustos 2025’te, Hazine Bakanlığı 25 Temmuz 2025’te Cartel of the Suns’ı Özel Olarak Belirlenmiş Küresel Terörist olarak yaptırım uyguladıktan sonra, Dışişleri Bakanlığı ödül teklifini 50 milyon dolara kadar daha artırdığını duyurdu. Güneşler Karteli’nin lideri olan Maduro, Narkotik Ödül Programı tarihinde 25 milyon doları aşan ödül teklifiyle ilk hedef kişidir.”
“Güney Mızrağı Operasyonu” (Southern Spear) olarak bilinen ABD’nin Karayiplerdeki askeri harekatı sırasında, uyuşturucu taşıdığı iddia edilen teknelere yönelik 21 ayrı saldırıda en az 83 kişi öldürüldü.
Ayrıca pazartesi günü, Southern Spear’ın arkasındaki askeri beyin olan General Dan Caine, 10.000 kadar asker, denizci ve pilotun görev yaptığı Porto Riko’yu ziyaret etti.
Resmi olarak, Southern Spear bir uyuşturucu önleme gücü. Gayri resmi olarak ise, Caracas’ta rejim değişikliği operasyonu ile ilgili.
Bir Beyaz Saray yetkilisi, “Gizli operasyonlarımız var, fakat bunlar Maduro’yu öldürmek için tasarlanmadı. Uyuşturucu kaçakçılığını durdurmak için tasarlandı. [Fakat] Maduro giderse, gözyaşı dökmeyiz,” dedi.
Bir ABD yetkilisi Axios’a verdiği demeçte, “planlama aşamasında” olan Trump-Maduro görüşmesi için henüz bir tarih belirlenmediğini söyledi. Trump’ın Maduro’ya ne söyleyeceği veya bunu nasıl söyleyeceği konusunda kimse tahminde bulunmak istemiyor; “tüm seçenekler masada” klişesi geçerli.
Yetkili şunları söyledi:
“Maduro bir narkoterörist. Başkanın düşüncesini temsil etmek istiyorsanız, her zaman bu kelimeyle başlayın. Diplomatlar bize Maduro’nun ‘Bana güvenin. Üç yıl içinde yeni seçimler yapacağım. Gelip tüm petrolü alabilirsiniz. Rusya’ya göndermeyi keseceğim’ diyeceğini söylüyor. Yıllardır bu tür şeyler söylüyor ama sözünü hiç tutmuyor. Bu yüzden diplomatlar bize şüpheci olmamız gerektiğini söylüyor.”
ABD’li yetkililer doğrulanması mümkün olmayan tuhaf bir iddiayı da dile getirdiler: Onlara göre Maduro’yu istifa etmeye ikna etmenin zorluklarından biri, Venezuela liderinin Küba’daki destekçilerinin, “onun ABD’nin baskısına boyun eğip istifa etmesi halinde onu infaz edebilecek olması.”
Trump’ın Venezuela politikasını eleştirenler, askeri tehdit konusunda defalarca Dışişleri Bakanı ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Marco Rubio’yu suçlamaya çalıştılar.
Fakat yönetim yetkilileri, Rubio’nun Trump’ın isteklerini yansıttığı için bu ikili göreve getirildiğini söylüyorlar.
Üçüncü bir ABD’li yetkili, “Venezuela’da şahin olan Donald Trump, ardından [Beyaz Saray Özel Kalem Müdür Yardımcısı] Stephen Miller ve Marco Rubio geliyor,” dedi.
Yetkililer, Rubio ve Genelkurmay Başkanı Caine’in “başkanın seçeneklerini korumak” için bir operasyon düzenlediklerini söylüyorlar. Rubio, Trump’ın “agresif” dış politika tarzına karşı çıkan personeli Dışişleri Bakanlığı ve ulusal güvenlik bürokrasilerinden temizledi ve sayılarını en aza indirdi.
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth de geçen hafta, Cartel de los Soles’in yakında “terör örgütü” olarak ilan edilecek olmasının Maduro ile başa çıkmak için “ABD’ye bir dizi yeni seçenek” sunacağını söylemişti.
Hegseth, muhafazakâr haber kanalı OAN’a verdiği röportajda bu seçeneklerin ne olduğu konusunda ayrıntılı bilgi vermedi ve ABD ordusunun Venezuela’daki kara hedeflerine saldırı planlayıp planlamadığını söylemeyi reddetti.
Bakan, “Yani hiçbir seçenek masadan kalkmış değil, ama hiçbir seçenek otomatik olarak masada da değil,” dedi.
PBS’e konuşan Trump yönetimi yetkilileri, Maduro’nun iktidarda kalmasının “kabul edilebilir” bir sonuç olabileceği bir durumu zor bulduklarını belirttiler.
Trump, CIA’in gizli operasyonları da dahil olmak üzere bir dizi askeri ve sivil seçenekleri değerlendirirken, yönetim içinde Maduro’nun iktidarının “sürdürülebilir olmadığı” yönünde güçlü bir inanç var.
Bir yetkili, Trump’ın istihbarat ekibini dikkatle dinlediğini ve ekibin kendisine, Venezuela’da duyulan söylentilerin, ABD’nin saldırıları devam ederken Maduro ve diğer üst düzey Venezuelalı yetkililerin endişesinin arttığını gösterdiğini bildirdiğini ekledi. Yetkili, Trump’ın şu anda saldırıların etkisinden “çok memnun ve tatmin” olduğunu söyledi.
Amerika
Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.
Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.
Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.
Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.
Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.
Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.
Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.
Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.
Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.
Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.
Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.
Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.
Amerika
“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.
ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.
Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.
Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.
The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.
Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.
Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:
“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”
Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.
Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”
Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.
Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.
Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.
İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.
Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.
Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.
Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.
Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.
Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.
Amerika
ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.
Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.
“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.
Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.
Bessent şöyle konuştu:
“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. Ama peşinize düşeceğiz.”
ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı
ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.
Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.
ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.
Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.
İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.
Avrupa5 gün önceAvrupa savunma sanayii Ukrayna’ya yetişemiyor
Avrupa4 gün önceKoçbaşı olarak AfD
Görüş2 hafta önceBişkek’te “Yeni Düzen” gerçeğe dönüşüp dönüşemeyeceğini görmek için toplanıyor
Dünya Basını2 hafta önce“Yapay zeka devasa bir aldatmaca”
Avrupa5 gün önceCDU, AfD’yi durdurmak için yeni göç planı hazırlıyor
Asya2 hafta önceHindistan’ın 2047 gelişmiş ekonomi hedefi zora girdi
Asya2 hafta önceABD’nin baskısıyla karşı karşıya kalan Japonya Merkez Bankası kritik bir karar aşamasında
Asya3 gün önceÇin’in HQ-17AE kısa menzilli hava savunma sistemi Pakistan’ın İHA savunmasını güçlendirecek











