Amerika
Trump yönetimi, offshore rüzgar enerjisinin fişini çekti

ABD İçişleri Bakanlığı, ulusal güvenlik endişelerini gerekçe göstererek dün federal sularda rüzgar santrali kiralamalarını askıya aldı.
Bu karar, Doğu Kıyısı açıklarında toplam 2,5 milyon eve elektrik sağlayabilecek beş rüzgar enerjisi projesinin üretim ve inşaatını durdurdu.
Kısmen faaliyete geçmiş olan ve Massachusetts şebekesine halihazırda elektrik gönderen Vineyard Wind 1’deki türbinler durduruldu.
İnşaat halindeki Coastal Virginia Offshore Wind, Rhode Island ve Connecticut yakınlarındaki Revolution Wind ile New York açıklarındaki Sunrise Wind ve Empire Wind rüzgar santrallerinde kurulumlar durduruldu.
New England’da, bölgesel şebeke operatörü, durdurmanın elektrik fiyatlarının yükselmesine ve altı eyaleti kapsayan elektrik sisteminin güvenilirliğini tehdit edebileceği konusunda uyarıda bulundu.
Virginia’da, ülkenin en büyük kıyı rüzgar enerjisi projesini inşa eden kamu hizmeti kuruluşu, durdurmanın veri merkezlerinden gelen artan elektrik tüketimine ayak uydurma kabiliyetini engellediğini söyledi.
Trump yönetimi, Pentagon’un gizli raporlarında belirtilen rüzgar santrallerinin oluşturduğu belirsiz ulusal güvenlik risklerini azaltmak için zamana ihtiyaç duyduğunu söyledi. Ayrıca, türbin kanatlarının radarları engelleyebileceğine dair gizli olmayan hükümet bulgularına da atıfta bulundu.
Fox News’te bir programa katılan İçişleri Bakanı Doug Burgum, Pentagon’un bulgularının Ukrayna ve Orta Doğu’daki çatışmalarda gözlemlenen son drone savaşlarına dayandığını ima etti ve federal yetkililerin şirketlerle “bunu gerçekten hafifletmenin bir yolu olup olmadığını görmek için” çalıştıklarını söyledi.
Beyaz Saray ise Trump’ın rüzgâr enerjisini istemediğini daha açık bir şekilde ifade etti ve sözcü Taylor Rogers, yönetimin sıkça kullandığı bir ifadeyi tekrarlayarak şunları söyledi:
“Başkan Trump açıkça belirtti: rüzgâr enerjisi yüzyılın en büyük dolandırıcılığı. Yıllardır Amerikalılar, en güvenilmez enerji kaynakları için milyarlarca dolar daha fazla ödeme yapmak zorunda kalıyor.”
Kiralamanın askıya alınması, Donald Trump’ın uzun süredir “maliyet etkin” olmadığı ve kıyı manzarasını bozduğu için eleştirdiği okyanus türbinlerinden enerji elde etmeyi amaçlayan yönetimin son hamlesi.
Bu karar, bir federal yargıcın ocak ayında rüzgar santrali izinlerini askıya alan başkanlık kararnamesinin yasadışı olduğuna hükmetmesinden birkaç hafta sonra geldi.
Rüzgarı enerjiye dönüştüren teknolojiyi kurmak için milyarlarca dolar yatırım yapan açık deniz rüzgar endüstrisi, proje planlamasında Pentagon ile koordinasyon içinde olduğunu söylüyor. Biden yönetimi sırasında ordunun bu konuda duyduğu endişeler, kira sözleşmelerinde değişikliklere yol açmıştı.
Eleştirmenler, açık deniz rüzgar enerjisinin durdurulmasının istihdam kaybına yol açacağını söylüyor. Düşünce kuruluşu Amerikan İlerleme Merkezi, rüzgar santrallerinin askıya alınmasının 12.000 işin doğrudan tehlikeye girmesine neden olduğunu ortaya koydu.
Diğerleri ise, yapay zeka veri merkezi inşaatı patlaması nedeniyle elektriğin fiyatı yükselirken, rüzgar enerjisinin ortadan kalkmasının şebekeyi enerjiden mahrum bırakacağını savunuyor.
Türbin montajcıları zaten artan ücretler, yüksek faiz oranları ve gümrük vergilerinden dolayı zor durumdaydı. Şimdi ise daha fazla nakit kaybedecekler: Beyaz Saray Nisan ayında Empire Wind projesini geçici olarak durdurduğunda, Norveç merkezli geliştirici Equinor’a göre haftada 50 milyon dolarlık bir kayıp yaşandı.
Vineyard Wind’in Danimarkalı geliştiricisi Ørsted’in hisseleri dün %11 değer kaybetti, Coastal Virginia’nın arkasındaki şirket Dominion Energy’nin hisseleri ise %4’e yakın bir düşüşle kapandı.
Kongrede bu karar, ii meclisten de geçmek üzere olan, uzun süredir tartışılan iki partili enerji izin tasarısını engelleme tehdidinde bulundu.
Senato Demokratları pazartesi günü, karar üzerine tasarı ile ilgili müzakereleri durdurduklarını açıkladılar.
POLITICO ile yakın zamanda yapılan bir röportajda, Enerji Bakanı Chris Wright, yakında enerji fiyatlarını düşüreceğini söylediği politikalarını açıklamıştı.
Ne var ki analistler, inşaatın durmasının sorunu daha da kötüleştirebileceğini söyledi. Virginia’dan Illinois’e kadar uzanan 13 eyaleti kapsayan elektrik şebekesini işleten kuruluş PJM Interconnection tarafından geçen hafta düzenlenen bir açık artırmada, yedek elektrik fiyatları yükseldi.
Dominion tarafından inşa edilen 176 türbinlik bir proje olan Coastal Virginia Offshore Wind’in, dünyanın en büyük veri merkezi yoğunluğuna sahip olan Virginia’ya doğrudan 2.600 megavat elektrik enjekte ederek bu baskıyı hafifletmesi bekleniyordu.
Virginia projesi ayrıca, geçen yıl açık deniz rüzgâr enerjisinin öne çıktığı bir kampanya sırasında kıl payı farkla yeniden seçilen Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson ve Virginia Temsilcisi Jen Kiggans dahil olmak üzere önemli Cumhuriyetçi yetkililerin desteğini de almıştı.
Amerika
Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.
Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.
Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.
Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.
Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.
Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.
Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.
Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.
Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.
Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.
Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.
Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.
Amerika
“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.
ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.
Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.
Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.
The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.
Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.
Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:
“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”
Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.
Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”
Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.
Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.
Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.
İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.
Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.
Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.
Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.
Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.
Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.
Amerika
ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.
Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.
“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.
Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.
Bessent şöyle konuştu:
“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. Ama peşinize düşeceğiz.”
ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı
ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.
Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.
ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.
Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.
İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.
Avrupa4 gün önceAvrupa savunma sanayii Ukrayna’ya yetişemiyor
Avrupa3 gün önceKoçbaşı olarak AfD
Görüş2 hafta önceBişkek’te “Yeni Düzen” gerçeğe dönüşüp dönüşemeyeceğini görmek için toplanıyor
Dünya Basını2 hafta önce“Yapay zeka devasa bir aldatmaca”
Avrupa4 gün önceCDU, AfD’yi durdurmak için yeni göç planı hazırlıyor
Asya2 hafta önceHindistan’ın 2047 gelişmiş ekonomi hedefi zora girdi
Asya1 hafta önceABD’nin baskısıyla karşı karşıya kalan Japonya Merkez Bankası kritik bir karar aşamasında
Asya3 gün önceÇin’in HQ-17AE kısa menzilli hava savunma sistemi Pakistan’ın İHA savunmasını güçlendirecek











