Bizi Takip Edin

Amerika

ABD Hazinesi şirketleri “Trump Hesapları”na katkıda bulunmaya teşvik ediyor

Yayınlanma

ABD, on milyonlarca çocuk için tasarruf hesapları (“Trump Hesapları”) oluşturmaya hazırlanırken, Hazine’den Donald Trump’ın zengin müttefiklerine çağrı geldi.

Beyaz Saray, şirket yöneticilerini, hayırseverleri ve valileri, çocuklar için yatırım birikimi oluşturmak amacıyla tasarlanan Trump’ın adını taşıyan hesaplara cömertçe bağış yapmaya çağırıyor.

Hazine Bakanı Scott Bessent, “Başkan, ülkemizin iş dünyası liderlerini ve hayırsever kuruluşlarını, Amerika’nın çocuklarının finansal geleceğini güvence altına alarak Amerika’yı yeniden büyük yapmamıza yardım etmeye çağırıyor,” dedi.

Yönetim şimdiden başarılar elde etmeye başladı. Dell Technologies’in kurucusu Michael Dell, milyonlarca çocuğun hesaplarına 250 dolarlık bağışlar yaparak 6,25 milyar dolar harcama sözü verdi. Hedge fon yöneticisi Ray Dalio da, yaşadığı Connecticut’taki çocukların hesaplarına 75 milyon dolar bağışlama sözü verdi.

Aynı zamanda Beyaz Saray, şirketlere çalışanlarının çocuklarının hesaplarına katkıda bulunmaları için baskı yapıyor ve az sayıda da olsa giderek artan sayıda şirket katılım sözü verdi. Bunlar arasında Visa, Mastercard, Uber, Charter Communications ve Blackrock bulunuyor.

Valiler de harekete geçmeye zorlanıyor ve Bessent, yaklaşık iki düzine eyaletin şu anda çeşitli katkı yolları üzerinde düşündüğünü söyledi.

‘Trump hesapları’: Sosyal güvenliği özelleştirmek için arka kapı

POLITICO’ya göre kampanya, Trump’ın bu yaz yasalaşan Cumhuriyetçilerin iç politika mega tasarısındaki imza girişimlerinden biri olan programın eksikliklerini en azından kısmen telafi edebilecek bir tür joker niteliğinde.

Birçok uzman, vergi indirimlerinin özellikle “529 hesapları” gibi diğer tasarruf araçlarına kıyasla çok cömert olmadığı için kaç ailenin katılacağı konusunda şüpheci.

Trump ve Kongredeki Cumhuriyetçiler, temmuz ayında, yani ara seçimlerden sadece birkaç ay önce resmi olarak başlatılması planlanan programa büyük önem veriyorlar.

Program, insanların çocukları için genellikle yıllık 5.000 dolara kadar para biriktirebilecekleri ve endeks fonlarına yatırılacak hesaplar açacak. Çocuklar 18 yaşına geldiğinde, üniversiteye gitmek veya ev satın almak gibi belirli amaçlar için bu parayı çekebilecekler. Önümüzdeki dört yıl içinde doğacak bebekler de pilot program kapsamında hükümetten 1.000 dolarlık başlangıç sermayesi alacaklar.

Cumhuriyetçiler, bu programın daha fazla ailenin yatırımın faydalarını ilk elden deneyimlemesini sağlayacağını umuyor.

Fakat planın vergi avantajlarının çok büyük olmadığını, bunun da milletvekillerinin yasayı hazırlarken bütçe maliyetini düşük tutmaya çalışmasının bir sonucu olduğunu savunucular bile kabul ediyor.

529’lardan farklı olarak, hesaplardan çekilen para vergilendirilebilir. Katkılar da vergilendirilebilir, fakat Hazine Bakanlığı sürpriz bir hamle ile, insanların işleri aracılığıyla yapmaları halinde vergi öncesi 2.500 dolara kadar para yatırabileceklerini açıkladı.

Kongre’nin uzmanları programı analiz ettiklerinde, bunun yaklaşık 15 milyar dolara mal olacağını hesapladılar ve bu, Trump’ın bahşişler ve fazla mesai için öngördüğü yeni indirimlerin maliyetinin bir kısmı; bu da, programın pek ilgi görmeyeceğini düşündüklerini ima ediyordu.

Trump, emeklilik fonlarını özel sermayeye açtı

Fakat bu planın benzersiz bir özelliği, sadece ebeveynler ve diğer aile üyelerinden değil, aynı zamanda işverenler, kar amacı gütmeyen kuruluşlar, hayırseverler ve eyalet hükümetlerinden de katkı kabul etmek üzere tasarlanmış olması.

Aspen Enstitüsünün kıdemli politika danışmanı ve benzer girişimler konusunda milletvekillerine danışmanlık yapan Ray Boshara, “Trump hesaplarının en umut verici özelliklerinden biri, hesaplara birden fazla yatırımcıyı teşvik etmesi,” dedi.

Boshara, hem Dell hem de Dalio’nun bağışlarını, medyan gelirin 150.000 doların altında olduğumahallelerde yaşayan çocuklarla sınırladıklarını belirtti.

Boshara, “Hayırseverler bu benzersiz hükmü kullanmakla kalmıyor, bunu aşamalı olarak yapmaları da daha da iyi,” dedi.

Eski bir hedge fon yöneticisi olan Bessent, diğer zenginleri Dell ve Dalio’yu takip etmeye teşvik ettiğini söylüyor ve diğerlerinin de bunu yapacağından o kadar emin görünüyor ki, kampanyaya “50 Eyalet Mücadelesi” adını verdi.

Bessent, “Ülkenin her eyaletindeki tüm hayırseverleri bizimle işbirliği yapmaya davet ediyoruz,” dedi ve Dalio’nun Connecticut’u temsil edeceğini ekledi.

Trump da bu hesaplara bağış yapacağını söyledi ama ayrıntılar henüz açıklanmadı.

Aynı zamanda, yönetim şirketlere, 401(k) planlarında olduğu gibi, çalışanlarının çocukları için hesaplara katkıda bulunmaları için baskı yapıyor.

BlackRock CEO’su Fink’ten ‘MAGA hesaplarına’ destek

Bu konuda Beyaz Saray, Demokrat Senatör Cory Booker’dan yardım aldı. Booker, Cumhuriyetçi Senatör Ted Cruz ile birlikte Fortune 1000 şirketlerinin CEO’larına katılım çağrısı yapan bir mektubu imzaladı.

Senatörler, “Birçok şirket şimdiden destek sözü verdi. Sizin şirketinizin de misyonu ve kapasitesine uygun bir düzeyde nasıl katkıda bulunabileceğini araştırmasını öneririz,” diye yazdılar.

Blackrock ve BNY, hükümetin çalışanlarının çocuklarına yaptığı 1.000 dolarlık katkıya eşdeğer bir katkı yapacağını açıkladı.

Yönetim, planın nasıl işleyeceğine dair bazı ayrıntıları açıkladı ve örneğin, işverenlerin hesaplara vergi muafiyeti ile verebilecekleri 2.500 doların, birden fazla çocuğu olanlar için çocuk başına değil, çalışan başına olduğunu belirtti. Fakat birçok şirket şimdilik bekleme modunda.

Bu arada, yönetim eyaletlerin de katkıda bulunmasını bekliyor. Bessent, “Yönetim, eyaletlerin Trump hesaplarına erişimi genişletmek için federal hükümetle en iyi şekilde nasıl çalışabileceklerini belirlemek için bir dizi valiyle yakın işbirliği içinde çalışıyor. Şu ana kadar 20 eyalet hesaplara ek katkı yapmayı düşünüyor,” diye konuştu.

Amerika

Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Yayınlanma

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.

Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.

Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.

Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.

Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.

Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.

Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.

Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.

Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.

Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.

Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.

Veri merkezi krizi

Okumaya Devam Et

Amerika

“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

Yayınlanma

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.

ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.

Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.

Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.

The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.

Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.

Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:

“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”

Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.

Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”

Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.

Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.

Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.

İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.

Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.

Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.

Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.

Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.

Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

Yayınlanma

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.

Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.

“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.

Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.

Bessent şöyle konuştu:

“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. ⁠Ama peşinize düşeceğiz.”

ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı

ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.

Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.

ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.

Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.

İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald ​Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English