Bizi Takip Edin

Amerika

Trump’tan kritik minerallere gümrük vergisi koyma tehdidi

Yayınlanma

Donald Trump, Çin ile gerilimi artırabilecek ve piyasaları sarsan küresel ticaret savaşında yeni bir cephe açabilecek bir hamleyle kritik minerallere gümrük vergisi uygulama tehdidinde bulundu.

ABD Başkanı salı günü yayınladığı bir kararnameyle Ticaret Bakanlığına kritik mineral tedarik zincirlerini incelemesini ve ithalata bağımlılığı azaltırken Amerikan üretimini artırmanın yollarını bulmasını emretti.

İnceleme yeni gümrük vergilerinin uygulanmasına yol açabilir. Trump’ın açıklaması, “kurtuluş günü” tarifelerinin günlerce süren piyasa kargaşasına ve Çin ile derinleşen anlaşmazlığın küresel ekonomiyi resesyona sürükleyebileceği uyarılarına yol açmasından iki hafta sonra geldi.

Kararda, “Başkan Trump, yabancı kritik minerallere ve bunların türev ürünlerine aşırı bağımlılığın ABD’nin savunma kabiliyetlerini, altyapı gelişimini ve teknolojik inovasyonu tehlikeye atabileceğinin farkındadır” ifadeleri yer aldı.

Çin, stratejik mineraller için devlet fonlarını artırıyor

İnceleme, ABD’nin Çin’in hakimiyetindeki önemli bir sektörün kontrolünü geri almaya çalışmasıyla yeni bir kritik mineral ticaret savaşını tetikleme tehdidinde bulunuyor. 

Başkanlık emri, Çin’in savunma, robotik ve enerji sektörlerinde kullanılan bazı ağır nadir toprak metalleri ve nadir toprak mıknatıslarının dünyanın dört bir yanındaki alıcılara ihracatını askıya almasının ardından geldi.

Trump yönetimi, elektrikli araba bataryalarından jet motorlarına ve füzelere kadar her şeyde kullanılan mineraller ve metaller için Amerika’nın rakiplerine bağımlılığını azaltmak amacıyla Joe Biden yönetimi sırasında başlatılan girişimleri sürdürüyor.

Beyaz Saray minerallerin ve nadir toprak elementlerinin askeri uygulamalar için önemini vurgulasa da, herhangi bir kıtlık enerjiden otomobil üretimine kadar birçok sektördeki şirketleri etkileyebilir.

Financial Times bu hafta Beyaz Saray’ın, Çin’in nadir toprak tedarik zincirlerindeki hakimiyetine karşı koyma çabasının bir parçası olarak Pasifik Okyanusu deniz yatağında bulunan metallerin stoklanmasını sağlamak için bir idari emir hazırladığını bildirdi.

Soruşturma, Trump’ın çip, bakır ve keresteye yönelik soruşturmalar başlatmak için kullandığı 1962 tarihli Ticareti Genişletme Yasasının 232. Bölümü kapsamında yürütülecek. Trump ayrıca bu yasayı otomobil, çelik ve alüminyuma gümrük vergisi uygulamak için de kullandı.

Başkanlık emrinde, ortaya çıkan herhangi bir tarifenin, bu kritik minerallere uygulanan “karşılıklı” tarife oranlarının yerini alacağı ve teoride bu mineraller üzerindeki tarifelerin yükseltilmesi yerine düşürülmesine yol açabileceği belirtildi.

Beyaz Saray, ABD’nin “bu temel malzemeler için yabancı kaynaklara, özellikle de düşman ülkelere büyük ölçüde bağımlı” kaldığını belirterek, bunun ülkeyi “iktisadi baskıya” maruz bıraktığını savundu.

Beyaz Saray, bu hafta nadir toprak elementlerinin ihracatının yasaklanmasının yanı sıra Çin’in kısa bir süre önce ABD’ye galyum, germanyum ve antimon ile askeri uygulamaları olan diğer malzemelerin ihracatını da yasakladığını açıkladı.

Geçen yıl Pekin, Japonya’yı, teknolojiyle ilgili ihracat kontrolleri konusunda Washington’la çok yakınlaşması halinde galyum, germanyum ve grafit ihracatını engelleyeceği konusunda uyarmıştı.

ABD, Çin’in yarı iletkenler ve yapay zeka alanlarındaki ileri Amerikan teknolojilerini elde etmesini zorlaştırmak için bazı kontroller uygulamak istiyordu.

Amerika

ABD’de 152 milyar dolarlık dev volfram keşfine NASA engeli

Yayınlanma

ABD’nin Nevada eyaletinde ülkenin en büyük volfram rezervi olduğu değerlendirilen dev bir saha keşfedildi. Ancak NASA’nın alan üzerindeki sondaj yasağı nedeniyle kritik madenin çıkarılması tehlikeye girdi. 152 milyar dolar değerindeki sahanın üçte biri uydu kalibrasyon bölgesinde kalıyor.

ABD’nin Nevada eyaletinde ülkenin tahmini olarak en büyük volfram yatağı keşfedildi. Ancak uzay ajansı NASA’nın tutumu nedeniyle maden sahasının bir bölümünde işletim yapılması imkansız hale gelebilir.

Financial Times gazetesinin madencilik şirketi 3 Proton Lithium (3PL) raporuna dayandırdığı habere göre, stratejik rezervin geliştirilmesi uzay ajansının engeline takıldı.

Railroad Valley Minerals madencilik projesi sahasındaki rezervlerin miktarı ilk belirlemelere göre 1,78 milyon ton olarak hesaplandı.

Mevcut piyasa fiyatlarıyla değerinin yaklaşık 152 milyar dolar olduğu belirtilen bu tahmine, şu anda sondaj yapılması yasaklanan bölge dahil edilmedi.

Maden sahasının yaklaşık üçte biri, NASA’nın uydu ekipmanlarını kontrol etmek ve ayarlamak için kullandığı alan içerisinde yer alıyor. Uzay ajansı, bölgedeki madencilik faaliyetlerinin bu çalışmalara zarar vereceğini savunuyor.

Volfram; savunma sanayisi, makine imalatı, havacılık, elektronik ve enerji sektörlerinde kullanılan stratejik öneme sahip bir metal olarak öne çıkıyor.

Yüksek dayanıklılığı ve ısıya karşı direnci sayesinde mühimmat, roket, motor ve diğer yüksek teknoloji ürünlerinin imalatında tercih ediliyor.

3PL Yönetim Kurulu Başkanı ve Finans Direktörü Kevin Moore, keşfin yalnızca madencilik sektörü için değil, ABD’nin ulusal güvenliği açısından da büyük önem taşıdığını vurguladı.

ABD’nin yaklaşık on yıl önce volfram üretimini durdurduğunu ve tamamen ithalata bağımlı hale geldiğini belirten Moore, küresel pazarın yaklaşık yüzde 80’inin Çin’in kontrolünde olduğuna dikkat çekti.

Çin’in Washington Büyükelçiliği ise Financial Times’a yaptığı açıklamada, Pekin’in küresel tedarikin istikrarından yana olduğunu ve yürürlükteki kurallara uyulması halinde volfram ihracat lisansı verdiğini bildirdi.

Proje sahasında volframın yanı sıra yüksek miktarda lityum, bor ve potasyum tuzu rezervleri de tespit edildi.

Donald Trump yönetimi, Railroad Valley sahasını stratejik ham maddelerin çıkarılmasına yönelik büyük projelerin onay sürecini hızlandıran FAST-41 federal programına dahil etmişti.

Madencilik şirketi, NASA’nın talebi üzerine 2023 yılında getirilen arama ve çıkarma yasağını kaldırmak için mücadele veriyor. Yasak, yaklaşık 44 kilometrekarelik (17 mil kare) bir alanı kapsıyor. NASA yetkilileri gazete yaptığı açıklamada tutumlarını değiştirmeyi düşünmediklerini ifade etti.

Gazeteye konuşan uzmanlar, küresel volfram kıtlığı yaşandığı bir dönemde bu keşfin büyük ilgi uyandıracağını değerlendiriyor. Ancak NASA ile yaşanan anlaşmazlık çözülse dahi üretim safhasına geçilmesinin birkaç yıl alabileceği belirtiliyor.

ABD’nin kendi volfram tedarikini güvence altına alması konusu bu yıl özellikle kritik bir boyut kazandı. Foreign Policy nisan ayında yayınladığı haberde, artan mühimmat tüketimi nedeniyle ABD’nin elindeki volfram stoklarının eridiğini uyarmıştı. Bu durum karşısında Washington yönetimi dışa bağımlılığı azaltmaya çalışıyor.

Pentagon, savunma sanayisi için volfram alım şartlarını sıkılaştırmayı planlarken ABD Savunma Bakanlığı yeni yatakların işletilmesi amacıyla yürütülen projeleri finanse ediyor.

Yayınlanan bilgilere göre bakanlık, Nevada’daki Golden Metal Resources projesinin geliştirilmesi için 6,2 milyon dolarlık hibe ayırdı.

NBC kanalı da mayıs ayında servis ettiği haberde ABD’nin yeni volfram kaynakları aramaya başladığını bildirdi.

Okumaya Devam Et

Amerika

Yapay zeka harcamaları 7 trilyon dolara koşuyor: Piyasa tehlike bölgesinde

Yayınlanma

Yapay zeka sektörüne yapılan devasa yatırımlar şirketleri tehlikeli bir bölgeye sürüklüyor. Devasa kaynağa rağmen verimlilik artışı sağlanamazsa yapay zeka büyük bir balona dönüşerek finansal sistemi sarsabilir. The Wall Street Journal, bu durumun tüm piyasayı aşağı çekecek geniş çaplı bir çöküşe yol açabileceğini bildirdi.

Yapay zeka teknolojilerine aktarılan devasa kaynaklar, şirketleri piyasalar açısından tehlikeli bir bölgeye taşıyor.

Devasa finansal akışa rağmen beklenen verimlilik artışı sağlanamazsa yapay zeka sektörü dev bir balona dönüşme riski taşıyor.

The Wall Street Journal, bu durumun gerçekleşmesi halinde tüm finansal sistemi sarsacak ve genel piyasayı aşağı çekecek geniş çaplı bir çöküşün kaçınılmaz olacağını duyurdu.

McKinsey & Company tarafından yapılan tahminler, 2030 yılına kadar dünya genelinde veri merkezlerinin inşasına harcanan tutarın 7 trilyon dolara ulaşabileceğini gösteriyor.

Gazeteye göre, bu devasa yatırımların karşılığında yeterli verimlilik artışı elde edilemezse küresel ekonomi ağır bir darbe alacak.

Sektörün bir bütün olarak balon çıkması halinde ise hasar doğrudan finansal sistemin geneline yayılacak.

Piyasalarda erken ya da geç yaşanacak büyük bir çöküşün tüm borsaları peşinden sürükleyeceği belirtilirken, mevcut tabloda yapay zeka ilişkili hisselerdeki gerilemeler diğer sektörlerdeki yükselişlerle dengeleniyor.

Ancak beliren tehlikenin ilk somut işaretleri bellek çipi pazarında görüldü. Sektördeki balon sadece dört ay içinde büyüyerek patladı.

Güney Kore borsasını sarsan çöküş

Haziran ayında, dünyanın en büyük iki bellek çipi üreticisi olan Güney Koreli Samsung ve SK Hynix şirketlerinin hisseleri yüzde 12’den fazla değer kaybetti.

Bu sert düşüş ülkenin tüm borsasını aşağı çekti. Güney Kore’nin gösterge endeksi Kospi yüzde 10 geriledi ve işlemler otomatik olarak 20 dakika boyunca durduruldu.

Toplam piyasa değerlerinin yarısı Kospi endeksini oluşturan bu iki dev şirketteki çöküşün arkasında, piyasa aktörlerinin yapay zekaya dair büyüyen endişeleri yer aldı.

Aynı dönemde ABD borsaları da dalgalanmadan nasibini aldı. Nasdaq endeksi günü yüzde 2,2, S&P 500 endeksi ise yüzde 1,4 kayıpla tamamlayarak son iki haftanın en kötü performansını sergiledi.

Buna karşın The Wall Street Journal, bu sarsıntının piyasaların geri kalanı için henüz yıkıcı bir sonuç doğurmadığına dikkat çekti.

Devasa balonların patlaması geçmişte ülke ekonomileri için felaketle sonuçlanırken, son yıllarda görülen küçük ölçekli ve yerel balonlar ekonomik büyümeyi felç etmedi.

Bunun temel nedeni, söz konusu yatırımların ağırlıklı olarak borçlanma ve kredi kaynaklarıyla finanse edilmemesi oldu.

Balonlar patladığında yatırımcılar servet kaybetti ancak finansal sistem ayakta kalmayı başardı.

Küresel makroekonomi stratejisti ve Edinburgh’daki finans tarihi arşivi Library of Mistakes’in yöneticisi Russell Napier mevcut durumu değerlendirdi:

“Bankacılık sistemi mükemmel bir durumda. Bu da bir sonraki balonu şişirmek için her zaman yeterli kredi kaynağının bulunacağı anlamına geliyor.”

Veri merkezi krizi

Okumaya Devam Et

Amerika

Amazon’a Trump tarifelerinden 600 milyon dolar iade

Yayınlanma

ABD Yüksek Mahkemesi’nin Trump dönemi tarifelerini yasadışı bulmasının ardından harekete geçen Amazon, hükümetten 600 milyon dolar gümrük vergisi iadesi aldı. Şirket, bu süreçte yüksek maliyetlerden etkilenen müşterilerine otomatik para iadesi yapacağını duyurdu.

E-ticaret devi Amazon, ABD Başkanı Donald Trump’ın uyguladığı gümrük vergileri kapsamında hükümetten yüz milyonlarca dolar tutarında vergi iadesi aldığını ve bu kârın bir kısmını müşterilerine geri vereceğini duyurdu.

Gelişme, ABD Yüksek Mahkemesi’nin bu yılın başlarında Trump yönetiminin getirdiği gümrük vergilerinin çoğunu hukuka aykırı bulmasının ardından yaşandı. Mahkemenin kararı üzerine ABD hükümeti, karardan etkilenen şirketlere milyarlarca dolarlık ithalat vergisini iade etmek için resmi süreç başlattı.

Amazon.com, Inc. Finans Direktörü Brian Olsavsky, perşembe günü düzenlenen kazanç toplantısında şirketin “gümrük vergisi iade sürecine katıldığını” belirtti. Olsavsky, ikinci mali çeyrekte 600 milyon dolar tutarında bir ödeme aldıklarını açıkladı.

Finans Direktörü, Amazon’un en baştan itibaren vergi maliyetlerinden kaçınmak için çalışmalar yürüttüğünü vurguladı. Olsavsky, “Mağazamızda satılan ürünlerin büyük çoğunluğunda kayıtlardaki ithalatçı taraf biz değiliz” ifadelerini kullandı.

Olsavsky, gümrük vergileri nedeniyle maliyetlerin yükseldiği durumlara ilişkin olarak “Maliyetlerde artış gördüğümüz hallerde, bu yükü müşterilere yansıtmak yerine çoğunlukla kendimiz üstlendik” dedi.

Amazon üst yöneticisi, müşterilerin bu yüksek maliyetlerden doğrudan etkilendiği “sınırlı sayıda durum tespit ettiklerini” kaydetti.

Sürecin nasıl işleyeceğini de aktaran Olsavsky, “Bu iadeleri aldığımızda, etkilenen müşterilerle kendimiz iletişime geçeceğiz ve ödemeleri hesaplarına otomatik olarak aktaracağız” diye konuştu.

Yüksek Mahkeme, şubat ayında aldığı 3’e karşı 6 oy çoğunluğuyla, Trump yönetiminin ekonomik pazarlık stratejisinin merkezinde yer alan gümrük vergilerinin büyük bölümünü iptal etmişti. Yüksek Mahkeme kararında iade sürecinin nasıl yürütülmesi gerektiği belirtilmemiş, bu konudaki düzenleme alt mahkemelere bırakılmıştı.

Dev şirketler iade sırasına girdi

Kararın ardından ABD Gümrük ve Sınır Koruma Birimi, işletmelerin toplamda yaklaşık 166 milyar doları bulduğu belirtilen vergi iadesi taleplerini işlemeye başladı. Paralarını geri almak için başvuruda bulunan diğer büyük şirketler arasında Ford, General Motors, Apple, Walmart ve UPS de yer alıyor.

ABD Başkanı Donald Trump ise nisan ayında CNBC kanalında yayınlanan “Squawk Box” programına verdiği mülakatta, gümrük vergisi iadesi için başvuruda bulunmayan ABD’li şirketleri “unutmayacağını” söylemişti.

Trump o dönemdeki açıklamasında, “Eğer bunu yapmazlarsa onları unutmayacağım, bunu size rahatlıkla söyleyebilirim” ifadelerini kullanmıştı. Trump, “Çünkü ben bu ülkeyi güçlü kılmaya çalışıyorum. Yüksek Mahkeme bize yardımcı olabilirdi” şeklinde konuşmuştu.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English