Avrupa
Ukrayna için AB üyelik müzakerelerinde büyük engeller

İngiliz gazetesi The Telegraph, gelecekteki sınırlarının belirsizliği ve yüksek yeniden inşa maliyetleri nedeniyle Ukrayna’yı AB’ye üyelik sürecindeki en karmaşık aday ülke olarak tanımladı. Brüksel yönetimi resmi katılım müzakerelerini başlatmış olsa da üye ülkelerin hukukun üstünlüğü ve yolsuzlukla mücadele gibi alanlardaki endişeleri nedeniyle hızlandırılmış üyelik seçeneğine karşı çıkıyor.
The Telegraph gazetesinde yayımlanan analize göre, Avrupa Birliği (AB) üyeliğine aday ülkeler arasında Ukrayna, en fazla zorluk ve karmaşa yaratan ülke olarak öne çıkıyor.
Gazete, bu durumun temel nedenlerinden biri olarak ülkenin gelecekteki sınırlarına ilişkin belirsizliği gösteriyor.
Buna karşın AB, Kiev ile resmi katılım müzakerelerinin başlatılmasına onay vererek bunu tarihi nitelikte bir adım olarak tanımladı.
Ancak The Telegraph, Brüksel’in Ukrayna için hızlandırılmış bir üyelik sürecini kesin bir dille reddettiğini hatırlattı.
Daha önce prosedürün kolaylaştırılması yönünde tartışmalar yürütülmüş olsa da üye ülkelerin çoğunluğu mevcut kurallarda herhangi bir istisna tanınmasına karşı çıktı.
Gazeteye konuşan Avrupalı bir diplomat, hızlandırılmış üyelik gibi bir adımın, yeni devletlerin birliğe ancak tüm yükümlülükleri yerine getirdikten sonra kabul edilebileceği yönündeki temel ilkeyi yıkacağını belirtti.
Diplomat, üye ülkelerin Ukrayna ile ilgili hukukun üstünlüğü, yolsuzlukla mücadele ve oligarkların nüfuzu gibi konularda endişelerinin devam ettiğini kaydetti.
The Telegraph’ın aktardığı bilgilere göre, yaşanan zorluklar sadece devam eden çatışmalarla sınırlı kalmıyor. Ukrayna, AB’ye katılım başvurusunda bulunan en büyük aday ülkelerden biri konumunda.
Ülkenin birliğe katılması, AB içindeki oy dengelerini değiştirebileceği gibi, tarımsal destek kurallarının yeniden gözden geçirilmesini ve savaş sonrası yaklaşık 445 milyar sterlin olarak tahmin edilen yeniden inşa maliyetlerinin karşılanması için ciddi miktarda harcama yapılmasını gerektirebilir.
Diğer taraftan, Ukrayna’nın üyeliği için AB üyesi 27 ülkenin tamamının oy birliği gerekiyor. Müzakerelerin tamamlanmasının ardından her üye ülkenin anlaşmayı onaylaması şart koşuluyor.
Macaristan da dahil olmak üzere bazı ülkelerde bu konunun referanduma götürülebileceği belirtiliyor.
Üye ülkeler arasında görüş ayrılıkları
Ukrayna, AB’ye resmi üyelik başvurusunu 2022 yılında yapmış ve aynı yılın haziran ayında AB liderleri tarafından ülkeye adaylık statüsü verilmişti.
Aynı dönemde benzer bir statü Moldova’ya da tanınmıştı. Haziran 2024’te ise AB, Kiev ile katılım müzakerelerini resmen başlattı.
Altı tematik kümede toplanan 33 müzakere başlığından oluşan bu süreçte aday ülkenin, mevzuatını Avrupa müktesebatıyla uyumlu hale getirmesi, gerekli reformları uygulaması ve tüm üye devletlerin onayını alması gerekiyor.
Brüksel, yakın zamana kadar Ukrayna ve Moldova’nın üyelik başvurularını paralel olarak yürütüyordu. Ancak Euronews’in haziran ayında aktardığı habere göre AB, ilk müzakere kümesinin açılmasının ardından iki ülkenin müzakere süreçlerini birbirinden ayırmaya hazırlanıyor.
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, müzakerelerin başlamasıyla birlikte her ülkenin kendi yükümlülüklerini yerine getirmekten sorumlu olduğunu ve sürecin ilerlemesinin reform sonuçlarına bağlı kalacağını ifade etti.
Ukrayna’nın üyeliği konusu, AB içinde fikir ayrılıklarına yol açmaya devam ediyor. Macaristan, müzakerelerin hızlandırılmasına defalarca karşı çıkmış ve Kiev’e destek niteliğindeki belgeleri engellemişti.
Politico’nun haberine göre Budapeşte, haziran ayında Ukrayna ve Moldova’nın başvurularının ilerlemesi için gerekli olan Avrupa Konseyi mektubunu desteklemeyi reddeden tek AB ülkesi oldu.
Rusya ise AB’yi askeri değil ekonomik bir birlik olarak gördüğü için Ukrayna’nın üyeliğine karşı çıkmadığını defalarca açıkladı.
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Şubat 2025’te yaptığı açıklamada, Ukrayna’nın AB’ye olası üyeliğini bu ülkenin egemen hakkı olarak değerlendirmişti.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de daha sonra yaptığı açıklamada, AB’ye katılma kararının Ukrayna’nın meşru seçimi olduğunu belirtmişti.
Avrupa
Almanya, Rusya’ya karşı binlerce yeni füze almaya hazırlanıyor

Bloomberg’ün haberine göre Almanya, Tomahawk sevkiyatında yaşanan gecikmeler üzerine savunma cephaneliğini binlerce hassas vuruş füzesiyle takviye etmeyi planlıyor. Berlin, Amerikan girişimi Covenant’tan 1,12 milyar doları aşan Anthem füzeleri almanın yanı sıra Ukrayna, Hollanda ve İngiltere ortaklı projeleri değerlendiriyor.
Almanya, savunma cephaneliğini genişletmek amacıyla binlerce hassas vuruş füzesi satın almayı planlıyor.
Almanya ordusunun envanterinde şu anda yalnızca havadan fırlatılan ve yaklaşık 500 kilometre gibi görece kısa bir menzile sahip olan Taurus seyir füzeleri yer alıyor.
Bloomberg’ün konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberinde, Berlin’in Amerikan Raytheon üretimi BGM-109 Tomahawk füzeleri ile Typhon fırlatma sistemlerini tedarik etme planının ise gecikmelerle karşılaştığı belirtildi.
Bu tablonun ardından Almanya Savunma Bakanlığı, çok sayıda üreticiyle binlerce hassas vuruş füzesi almak üzere görüşmelere başladı.
Berlin’in benimsediği strateji, görece düşük maliyetli füzeleri yüksek adetlerle temin ederek nicelik üstünlüğü kurmayı ve olası bir hasmın hava savunma sistemlerini doygunluğa ulaştırarak felce uğratmayı amaçlıyor.
Görüşme yürütülen taraflardan birini Amerikan savunma girişimi Covenant oluşturuyor.
Almanya, bu şirketten 1,12 milyar doları aşan bir maliyetle karadan fırlatılan binlerce Anthem seyir füzesi almayı değerlendiriyor.
Covenant şirketi ABD kökenli olmasına karşın projenin Avrupa ile doğrudan bağı sürüyor. Girişim, bu yıl Almanya’nın Leipzig kentinde bir fabrika açtı.
Fabrikadaki ilk füzelerin 2027 yılının başında üretim bandından çıkması hedefleniyor.
Gelecek yılın sonuna kadar bin adet üretmeyi planlayan şirket, bağımsız Avrupa tedarik zincirlerinden faydalanarak 2028 yılına gelindiğinde yıllık 5 bin füzelik azami kapasiteye ulaşmayı amaçlıyor.
Berlin tek bir tedarikçiye bağlı kalmamak için alternatifleri inceliyor
Berlin yönetimi tek bir şirkete bağımlı kalmaktan kaçınmak için farklı seçenekleri de gündemde tutuyor.
Bu kapsamda Ukrayna ile Bars seyir füzelerinin ortak üretimi ve satın alınması yönünde temaslar yürütülüyor.
Hollanda merkezli Destinus SA şirketinin geliştirdiği Ruta füzeleri de incelenen seçenekler arasında yer alıyor.
Almanya ve İngiltere ortak girişimi olan Hypersonica ile de yüksek hızlı HS1 füzelerinin geliştirilmesi konusu ele alınıyor.
Avrupa ülkeleri, Ukrayna’daki çatışmaların başlamasının ardından geniş kapsamlı bir yeniden silahlanma sürecine girdi.
Rusya’nın Berlin Büyükelçisi Sergey Neçayev ise mayıs ayında yaptığı açıklamada Almanya’nın Rusya ile askeri bir karşı karşıya gelişe hazırlandığını öne sürmüştü.
Neçayev, Almanya’nın Ukrayna’daki çatışmalara taraf olmama yönündeki resmi beyanlarına rağmen askeri harcamalarını artırdığını, ordu mevcudunu büyüttüğünü ve silahlanma adımlarını hızlandırdığını savundu.
Avrupa
Avusturya, dört Rus diplomatı sınır dışı etti

Avusturya, üçü büyükelçilikte biri AGİT temsilciliğinde görevli dört Rus diplomatı casusluk şüphesiyle sınır dışı etti. Karara tepki gösteren Rusya Dışişleri Bakanlığı misillemenin kaçınılmaz olduğunu duyururken Viyana’nın 2022’den bu yana sınır dışı ettiği Rus görevli sayısı en az 18’e ulaştı.
Avusturya, dört Rus diplomatı “istenmeyen kişi” ilan ederek sınır dışı etti. Diplomatlardan üçü Viyana’daki Rusya Büyükelçiliğinde görev yaparken biri ülkenin Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Daimi Temsilciliğinde yer alıyordu.
Gelişmeyi cuma günü ilk olarak Avusturya dergisi Profil duyurdu; kamu yayıncısı ORF ve Die Presse gazetesi de Dışişleri Bakanlığına dayandırdıkları haberlerle bilgiyi teyit etti.
Bakanlık açıklamasında kararın güvenlik birimlerinden gelen veriler doğrultusunda alındığı belirtildi. Açıklamada, dört Rus görevlinin diplomatik statüleriyle bağdaşmayan faaliyetler yürüttüğü kaydedildi.
Moskova ise karara gecikmeden karşılık verileceğini duyurdu. Rusya Dışişleri Bakanlığı, Avusturya’nın bu adımına yönelik tepkinin “kaçınılmaz olarak geleceğini” açıkladı.
Avusturya Dışişleri Bakanlığı verilerine göre Viyana’daki Rusya Büyükelçiliğinde toplam 48 diplomat görev yapıyor. 23 Rus vatandaşı da ülkenin AGİT Daimi Temsilciliğinde yer alıyor.
Profil: Rus diplomatlar casuslukla suçlanıyor
Profil dergisi, sınır dışı edilen dört Rus diplomatın casusluk şüphesiyle hedef alındığını aktardı.
Bu isimlerin, araştırmacı yayın organı Agentstvo’nun ağustos başında yayımladığı ve istihbarat servisleriyle bağlantılı olabileceği öne sürülen 21 kişilik diplomat listesinde yer alıp almadığı ise henüz netleşmedi.
Profil, Avusturya Savunma Bakanlığının ağustos ayı ortasında askerlere olası Rus ajan devşirme girişimlerine karşı uyarı yazısı gönderdiğini ve şüpheli temasların bildirilmesini istediğini kaydetti.
Avusturya makamlarının gündemine giren bir diğer başlık ise Viyana sakinlerinin Rusya Büyükelçiliği çatısından gelen seslere yönelik şikayetleri oldu.
İngiliz The Financial Times gazetesi mart ayında kaynaklarına dayandırdığı haberinde, çatıdaki “anten ormanı” aracılığıyla NATO ve diğer uluslararası kuruluşların haberleşmelerinin dinlendiğini öne sürmüştü. Viyana yönetimi bu iddialar üzerine mayıs ayında üç Rus diplomatı sınır dışı etmişti.
Avusturya Dışişleri Bakanlığı eylül ayı ortasında yerel haber ajansı APA’ya yaptığı açıklamada, Rusya Büyükelçiliği temsilcilerinin çatıdaki havalandırma pervanelerinin arızalandığını savunarak gürültü için özür dilediğini bildirmişti.
Şubat 2022’de Ukrayna’da başlayan savaştan bu yana Avusturya, son kararla birlikte Rus temsilciliklerindeki en az 18 personeli sınır dışı etmiş oldu.
Avrupa
Sırbistan’da öğrenci mitinginde yüzbinlerce kişi bir araya geldi

Sırbistan’da öğrencilerin öncülüğündeki hareketin son mitingi için perşembe günü yüz binlerce kişi Belgrad’ın merkezinde bir araya geldi.
25 Ekim’de yapılacak erken parlamento seçimleri öncesinde yapılan mitingin organizatörleri, mitinge en az 200.000 kişinin katıldığını belirtti.
Hareket, Aleksandar Vučić ve Sırp İlerleme Partisi’nin (SNS) 14 yıllık iktidarını sona erdirmeyi ve yaklaşık iki yıldır süren hükümet karşıtı protestoları bir seçim zaferine dönüştürmeyi hedefliyor.
Protesto hareketi, Kasım 2024’te kuzeydeki Novi Sad kentinde bir tren istasyonu kanopisinin çökmesi sonucu 16 kişinin hayatını kaybetmesi ve bunun ülke genelinde öğrenciler öncülüğünde kitlesel yolsuzluk karşıtı protestolara yol açmasının ardından ortaya çıktı.
Göstericiler, felaketin sorumlusu olarak hükümetin yolsuzluğunu gösterdi fakat henüz kimse cezai olarak sorumlu tutulmadı.
Öğrenci Listesi’nden birçok aday kalabalığa hitap etti. Aralarında, yargı ve savcılığın siyasi baskı ve kişisel çıkarların etkisinden arındırılması çağrısında bulunan tanınmış Sırp aktör Tihomir Stanić de vardı.
Stanić, “Hepimiz kanun önünde eşit olmamaktan bıktık. Sırbistan özgürlüğü, adaleti ve hesap verebilirliği hak ediyor,” dedi.
Miting, son iki yıldır öğrenci hareketinin harekete geçirdiği çok sayıda genç de dahil olmak üzere her yaştan insanı bir araya getirdi.
Belgrad’dan 26 yaşındaki Nađa, başından beri öğrencileri desteklediğini ve adalet ve daha iyi bir gelecek için mücadele eden insanların yanında yer almaktan gurur duyduğunu söyledi.
Rapporteur’e verdiği demeçte, “Öğrenci Listesi’nin seçimi kazanmasını bekliyorum fakat iktidar yetkililerinin sonuçları sorgulamak ve itibarsızlaştırmak için ellerinden gelen her şeyi yapacaklarına inanıyorum,” dedi.
Mitinge, siyasi değişim ve çocukları için daha iyi bir gelecek umduğunu belirten daha yaşlı destekçiler de katıldı.
61 yaşındaki Dragana, Rapporteur’e, “Umarım yeni hükümet, çocuklarımızın Sırbistan’ı terk etmek zorunda kalmadan geleceklerini kurabilecekleri bir ülke yaratır,” dedi.
Seçimler, Vučić’in iktidar partisinin yıllarca kendisiyle kıyaslanabilecek kadar güçlü bir seçim rakibiyle karşılaşmadığı 2012’de SNS’nin iktidara gelmesinden bu yana Sırbistan’da görülen en belirsiz seçimler olarak değerlendiriliyor.
Seçim kampanyası neredeyse bir referandum havasına büründü. Oylama, genel olarak SNS’nin iktidarının devamı ile siyasi değişim umudu arasında bir seçim olarak görülüyor.
Anketler, iktidar koalisyonu ile Öğrenci Listesi arasında başa baş bir yarışa işaret ediyor. Salı günü yayınlanan son ankete göre, kararını vermiş seçmenler arasında SNS liderliğindeki koalisyon %42,9, Öğrenci Listesi ise %42 oy oranına sahip.
Avrupa Parlamentosu heyeti de dahil olmak üzere uluslararası gözlemciler, seçimleri izleyecek.
Seçimlerin nasıl yürütüleceği, seçim koşulları, demokratik standartlar ve hukukun üstünlüğü konusundaki süregelen endişeler nedeniyle, uzun süredir durma noktasına gelen Sırbistan’ın AB üyelik süreci üzerinde önemli etkiler yaratabilir.
Amerika6 gün önceSenatör Sanders: Silikon Vadisi zenginleri “korkunç bir plan” üzerinde çalışıyor
Dünya Basını2 hafta önceİngiliz diplomat Crooke: Suudi Arabistan’da asıl çöküş içeriden gelecek
Dünya Basını2 hafta önceBrezilya’da Bolsonaro rüzgarı ve Lulismonun sınırları
Dünya Basını2 hafta önceRay Dalio: ABD için 3 yıl içinde borç krizi görüyorum
Rusya2 hafta önceRusya, Trump ile varılan mutabakatla dizel ihracatını kısmen serbest bıraktı
Avrupa2 hafta önceBurnham: Brexit oylamasında Rus müdahalesi var
Rusya2 hafta önceRosatom davasında mahkeme Finlandiya’nın sözleşme feshini hukuka aykırı gördü
Avrupa2 hafta önceLe Pen ve Mélenchon farkı açıyor








