Bizi Takip Edin

Amerika

Üretken yapay zeka rekabeti kızışıyor: Elon Musk’tan da hamle geldi

Yayınlanma

Elon Musk’ın yapay zeka startup’ı xAI ilk yapay zeka modelini piyasaya sürerken, teknoloji milyarderi eski adı Twitter olan X ile sıkı bir şekilde entegre bir ‘chatbot’ ile OpenAI, Google ve Meta’ya rakip olmaya çalışıyor.

Musk, Cumartesi gecesi yaptığı bir paylaşımda, yeni yapay zeka sistemi Grok’un, sosyal medya platformu X’ten gelen bilgilere gerçek zamanlı erişime sahip olduğunu ve bunun, büyük ölçüde eski internet veri arşivlerine dayanan diğer modellere göre büyük bir avantaj sağladığını savundu.

Sohbet robotunun ‘alaycılığı sevdiğini’ ve ‘biraz mizahla’ yanıt verdiğini belirten Musk, Grok’a daha fazla kişilik kazandırmanın giderek kalabalıklaşan bir pazarda öne çıkmasını sağlayacağını umduğunu ekledi.

xAI, Grok’un test sürümünü duyururken, “Diğer yapay zeka sistemlerinin çoğu tarafından reddedilen acımasız soruları da yanıtlayacak,” dedi.

Teknolojisi saniyeler içinde insan benzeri metin, kod ve görüntüler yaratabilen ‘üretken yapay zeka’ şirketleri bu yıl milyarlarca dolar fon topladı.

Meta Eylül ayında Instagram, WhatsApp ve Facebook uygulamalarında, kullanıcı sorularını yanıtlamak üzere tasarlanmış bir yapay zeka asistanı ve bir eğlence oyunu olarak ünlülerin kişiliklerine ve benzerliklerine dayanan diğerleri de dahil olmak üzere yaklaşık 30 yapay zeka sohbet robotu başlattığını duyurmuştu.

X kullanıcıları, belirtilmemiş bir test süresini tamamladıktan sonra, uygulamanın aylık yaklaşık 16 dolar olan yeni ‘Premium+’ hizmetinin abonelerine sunulacak olan Grok’u denemek için başvurabiliyorlar.

Geçen hafta ‘eninde sonunda yapay zekanın her şeyi yapabileceğini’ ve insan işini geçersiz kılacağını söyleyen Musk, bu yılın başlarında xAI’yi kurmuştu. Daha önce Google DeepMind ve Microsoft’ta çalışmış olan mühendislerden oluşan ekibi, Musk’ın 2015 yılında kurduğu fakat üç yıl sonra ayrıldığı OpenAI gibi daha köklü rakipleri yakalamak için yarışıyor.

Bulut kapasitelerine devasa yatırımlar

Öte yandan dünyanın en büyük bulut bilişim grupları olan Amazon, Microsoft ve Google’ın ana şirketi Alphabet, üretken yapay zekanın büyümesine hizmet etmek için kapasite artırırken, sermaye harcamalarını büyütmeye de hazır görünüyor.

Birlikte küresel bulut pazarına hakim olan Büyük Teknoloji grupları, son birkaç yıldır bilgi işlem altyapısına yapılan yatırımları artırdı. Financial Times’ta (FT) yer alan habere göre Eylül ayına kadarki üç aylık dönemde sermaye harcamaları 42 milyar dolara yükselerek 2021’in aynı dönemine kıyasla neredeyse yüzde 20 artış gösterdi. Alphabet ve Microsoft’un raporlanan kurumsal sermaye harcamaları ile Amazon’un işletme çapında mülk ve ekipman yatırımlarını içeren bu rakam, Haziran ayına kadarki üç aylık döneme kıyasla yüzde 10’luk bir artışa işaret ediyor. Analistler bulutla ilgili harcamaların önümüzdeki yıl hızlanmasını bekliyor.

Şirketlerin yöneticileri geçen ay yaptıkları açıklamada, sermaye harcamalarının önemli bir kısmının, büyük miktarda bilgi işlem gücü ve veri işleme gerektiren üretken yapay zeka sistemlerine gittiğini söyledi. Amazon CEO’su Andy Jassy, üretken yapay zekanın ‘on milyarlarca dolarlık gelir’ sağlayacağını öne sürmüştü.

Üç teknoloji devi bulut pazarındaki paylarını artırmak için yarışıyor ve müşterilerini ellerinde tutmak için yapay zeka alanında rekabetçi kalmaları gerekiyor. Her biri son teknoloji yapay zeka araçları ve hizmetlerinden oluşan bir paketle yeni müşteriler kazanmak ve teknolojiyi diğer temel ürünlerini geliştirmek için kullanmak istiyor.

Bank of America (BofA) analistleri, Amazon, Alphabet ve Microsoft’un bulutla ilgili yatırım harcamalarının önümüzdeki yıl yüzde 22’lik bir artışla 116 milyar dolara yükseleceğini tahmin ediyor; bu yılki tahminlerini ise hiç büyüme yokken yüzde 14’e çıkardılar.

BofA, geçen yıl şirketlerin birleşik yatırımının 2021’e göre yüzde 20 artarak 84 milyar dolara yükseldiğini söyledi.

Microsoft bu ay Copilot üretken yapay zeka asistanını piyasaya sürerek ChatGPT’nin arkasındaki teknolojiyi yaygın olarak kullanılan bir yazılım ürününde standart bir özellik olarak kullanıma sunan sektördeki ilk şirket oldu. Bu bağlantı, işletmelerin aylık yazılım faturasına yüzde 83’e varan bir ekleme sağlayacak.

Amerika

Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Yayınlanma

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.

Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.

Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.

Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.

Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.

Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.

Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.

Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.

Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.

Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.

Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.

Veri merkezi krizi

Okumaya Devam Et

Amerika

“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

Yayınlanma

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.

ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.

Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.

Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.

The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.

Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.

Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:

“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”

Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.

Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”

Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.

Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.

Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.

İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.

Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.

Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.

Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.

Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.

Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

Yayınlanma

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.

Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.

“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.

Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.

Bessent şöyle konuştu:

“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. ⁠Ama peşinize düşeceğiz.”

ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı

ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.

Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.

ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.

Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.

İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald ​Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English