Bizi Takip Edin

Amerika

Washington ve Silikon Vadisi yapay zeka kaynaklı iş kayıplarına hazırlanıyor

Yayınlanma

Yapay zekanın istihdam üzerindeki olası olumsuz etkileri ve Amerikalıların teknolojiye yönelik artan huzursuzluğu, Washington ve Silikon Vadisi’ni harekete geçirdi. Siyasetçiler ve teknoloji liderleri, iş gücü geçiş yardımlarından evrensel temel gelire kadar bir dizi çözüm önerisini tartışmaya başladı.

Washington ve Silikon Vadisi, yapay zekanın çalışanları işinden etme potansiyelinin yaratacağı olumsuz sonuçlara karşı hazırlık yapıyor.

Amerikalıların bu teknolojiye karşı artan memnuniyetsizliği karşısında, geçiş dönemi yardımlarından evrensel temel gelire kadar pek çok seçenek masaya yatırılıyor.

Yapay zeka sektörü liderleri, teknolojinin iş gücü piyasasını bozabileceği konusunda uzun süredir uyarılarda bulunuyor. Bu konudaki öngörüler, adeta bir “istihdam kıyameti” yaşanacağı iddialarından, yapay zekanın kitlesel işten çıkarmalara yol açmadan sadece işin niteliğini değiştireceği daha hafif senaryolara kadar değişkenlik gösteriyor.

Ancak belirsiz bir ekonomide yapay zekanın gelecekleri için ne anlama gelebileceği konusunda endişeleri artan Amerikalıların durumu karşısında, hem siyasetçiler hem de teknoloji devleri uygulanabilir çözümler arıyor.

Senatör Elizabeth Warren geçen hafta ABD vergi sisteminde köklü bir reform yapılması çağrısında bulundu.

Warren, federal hükümetin yapay zeka şirketlerini vergilendirmesi gerektiğini belirterek, “yapay zekadan elde edilen kazançların sadece birkaç zengine akması yerine tüm Amerikalılara fayda sağlamasının” güvence altına alınması gerektiğini savundu.

Time dergisinde makale kaleme alan Warren, “Milyonlarca insan yapay zeka yüzünden işini kaybederse, bu çalışanların bir doktor ziyareti nedeniyle iflas etmemesi için evrensel sağlık hizmeti sunacak fonlara ihtiyacımız olacak” ifadelerini kullandı.

Açıklamalarına devam eden Warren, “Yapay zeka işin geleceğini dönüştürürse, tüm Amerikalıların iyi ücretli işlere sahip olabilmesi için ücretsiz eğitim, çıraklık programları ve yeni bir istihdam garantisine yatırım yapmamız gerekecek. Çalışanlar yeniden ayağa kalkmaya çalışırken de aileleri ayakta tutabilmek amacıyla işsizlik sigortasını güçlendirecek gelire ihtiyacımız olacak” dedi.

Warren, veri merkezleri üzerinden doğrudan yapay zeka şirketlerinin vergilendirilmesini, kurumlar vergisinin güncellenmesini ve bir servet vergisi getirilmesini önerdi.

Bu fikir, diğer ilerici siyasetçiler arasında da destek buluyor. Kongre İlerici Grubu Başkanı Temsilci Greg Casar, bir gün sonra The American Prospect’te yayımlanan yazısında “token vergisi” çağrısında bulundu.

Casar, yapay zeka kullanımına yönelik bir ölçüm birimi olan token’lara uygulanacak bu verginin, “çözümü doğrudan soruna bağlayacağını” savundu.

Casar’ın önerisine göre, yapay zekayla bağlantılı işten çıkarmalardaki artış, aynı zamanda yapay zeka vergi gelirlerinde de bir artışla sonuçlanacak ve bu kaynak daha sonra bir istihdam programı oluşturmak için kullanılabilecek.

Veri merkezi inşaatlarına moratoryum uygulanması girişimine öncülük eden Senatör Bernie Sanders ise pazartesi günü yaptığı açıklamada, önde gelen yapay zeka şirketlerinden yüzde 50 hisse alarak bir yapay zeka ulusal varlık fonu kurulmasını öngören bir yasa tasarısı sunmayı planladığını duyurdu. Sanders bu fikri tek seferlik bir vergi olarak nitelendirdi.

The New York Times için yazdığı makalede Sanders, “Yapay zeka insanlığın ortak bilgisi üzerine inşa edildiği için, ürettiği servet de insanlığa fayda sağlamalıdır. Sadece sektöre hükmedecek konumda olan Bay Musk, Bay Altman, Dario Amodei ve diğer nüfuzlu isimlere değil” ifadelerine yer verdi.

Sanders, bu uygulamanın federal hükümete oy hakları aracılığıyla kritik kararlarda söz hakkı vereceğini ve yapay zeka servetinin “hepimizin yaşamını iyileştirmek için kullanılmasını” garanti altına alacağını belirtti.

Söz konusu öneri, insanların şirketlerde veya altyapılarda doğrudan pay sahibi olmasını öngören “evrensel temel sermaye” kavramının artan popülaritesini yansıtıyor.

OpenAI da nisan ayında yapay zeka çağına yönelik bir dizi sanayi politikası önerisi sunduğunda bu fikrin bir versiyonunu benimsemişti.

ChatGPT’nin geliştiricisi olan şirket, her vatandaşa yapay zekanın ekonomik büyümesinden bir pay sağlayacak bir kamusal varlık fonu kurulmasını önerdi.

Şirket, fona nasıl kaynak sağlanacağını belirleme işini ise siyasiler ile yapay zeka şirketlerinin ortak çalışmasına bıraktı.

OpenAI ayrıca, sermaye kazançları, kurumlar vergisi veya yapay zeka kaynaklı sürekli getirilere yönelik hedeflenmiş önlemler yoluyla sermayeye dayalı gelirlere olan bağımlılığı artıran ve otomatize edilmiş iş gücüne yönelik vergiler gibi yeni yaklaşımları araştıran vergi düzenlemelerine de destek verdi.

California Valisi Gavin Newsom da evrensel temel sermaye fikrini değerlendiriyor. Newsom geçen ay, yapay zeka kaynaklı iş kayıplarının etkisini hafifletmek amacıyla geçici sübvansiyonlu istihdam programları, iş gücü eğitim programları ve “evrensel temel sermaye kavramlarını” içeren çeşitli politikaların değerlendirilmesi için bir kararname imzaladı.

Daha önce yapay zekanın gelecekte çalışmayı “isteğe bağlı” hale getireceğini öne süren teknoloji lideri Elon Musk ise federal hükümetin bireylere doğrudan ödeme yapmasını öngören evrensel temel gelir modelini savundu.

2022 sonlarında ChatGPT’nin kullanıma sunulmasından bu yana Silikon Vadisi liderleri, yapay zekanın istihdamın yerini alma potansiyeline karşı temkinli açıklamalar yapıyor.

OpenAI CEO’su Sam Altman, 2023 başlarında teknolojinin “mevcut birçok işi ortadan kaldırabileceğini” söylerken, aynı zamanda “çok daha iyilerini yaratabileceğimizi” öne sürmüştü.

Anthropic CEO’su Dario Amodei ise geçen yıl yapay zekanın giriş seviyesindeki tüm beyaz yakalı işlerin yarısını ortadan kaldırabileceğini ve önümüzdeki birkaç yıl içinde işsizliğin yüzde 10 ila 20’ye yükselmesine neden olabileceğini söyleyerek dikkat çekmişti.

Şu ana kadar yapay zeka iş gücü piyasasında büyük sarsıntılara yol açmadı. Çok sayıda şirket binlerce çalışanı işten çıkarırken bu teknolojiye işaret etse de, yapay zekanın büyük ölçekli bir kesintiye neden olduğuna dair sınırlı kanıt bulunuyor.

Bazı teknoloji liderleri son dönemde öngörülerini yumuşattı. Reuters’ın aktardığına göre Altman geçen hafta yapay zekanın bir “istihdam kıyametine” yol açmayacağını belirterek, “yanılmaktan memnuniyet duyduğunu” sözlerine ekledi.

Son dönemdeki öneri dalgası, Amerikalıların hem yapay zeka hem de ekonomi konusunda endişelerini dile getirdiği bir döneme denk geliyor.

ABD’de tüketici güveni, ülkenin İran savaşı ortamında yüksek fiyatlarla mücadele ettiği mayıs ayında tarihi bir düşük seviyeye gerilemişti.

Bu süreçte, yapay zekanın ekonomiyi olumlu değil, olumsuz etkileyeceğini düşünen Amerikalıların sayısı çoğunluğu oluşturuyor. Salı günü yayımlanan bir Economist/YouGov anketi, katılımcıların yüzde 41’inin teknolojinin olumsuz bir ekonomik etkisi olacağına inandığını, buna karşılık olumlu etki yaratacağını düşünenlerin oranının yüzde 17’de kaldığını ortaya koydu.

Amerika

ABD Kongresi’nde Tibet hazırlığı

Yayınlanma

ABD Kongresi, sürgündeki Tibet hükümetinin daha fazla uluslararası kuruluşa dahil edilmesi için tasarı hazırlıyor.

Semafor’da yer alan habere göre, Oregon’un Demokrat Senatörü Jeff Merkley ile Idaho’nun Cumhuriyetçi Senatörü James Risch tarafından bir tasarı hazırlandı.

Tasarı, Trump yönetimini, Tibet’in sürgündeki hükümeti olan Merkezi Tibet Yönetimi’nin Birleşmiş Milletler’de gözlemci statüsü alması ve diğer uluslararası kuruluşlara dahil edilmesine yönlendirecek.

Yasa tasarısı, Tibet ile Çin arasındaki anlaşmazlığın çözülmesini talep ederek bunu “ABD için stratejik öneme sahip bir mesele” olarak nitelendiriyor.

Ayrıca tasarı, ABD hükümetine, müttefiklerini “Merkezi Tibet Yönetimi ile üst düzeyde ilişki kurmaya ve onu desteklemeye” teşvik etme talimatı veriyor.

Tasarının sahiplerinden Merkley şöyle konuştu:

“Tibet halkının insan hakları ve temel haysiyeti göz ardı edilemez. İki partinin ortak hazırladığı tasarı, ABD’nin bu temel özgürlükler ve geleceğe dair umutlar uğruna verdiği mücadelede Tibet’in yanında olacağına dair net bir mesaj veriyor.”

Risch ise tasarıya ilişkin olarak, “Çin’in otoriter yönetimine karşı direnişte kilit ortaklar olan Tibet halkını destekliyor ve Birleşmiş Milletler’de Çin’in zararlı etkisine karşı koyuyor,” dedi.

Senato tasarısına ayrıca Senatör Tim Kaine (Demokrat, Virginia), Senatör Todd Young (Cumhuriyetçi, Indiana), Senatör Jacky Rosen (Demokrat, Nevada) ve Senatör Rick Scott (Cumhuriyetçi, Florida) da ortak sponsor olarak imza attı.

Benzer bir yasa tasarısı, Temsilciler Meclisi’nde Temsilci Jim McGovern (Demokrat, Massachusetts) ve Temsilci Michael McCaul (Cumhuriyetçi, Teksas) tarafından sunuldu.

Yasa tasarısının akıbeti belirsiz olmakla birlikte, tasarının sunulması, Xi Jinping’in önümüzdeki ay Washington’a yapması beklenen ziyareti öncesinde Çin hükümetiyle gerginlikleri tırmandırabilir.

Okumaya Devam Et

Amerika

Tupac Shakur cinayetinde 30 yıl sonra yeni gelişmeler

Yayınlanma

Polis, neredeyse otuz yıl boyunca ünlü rapçi Tupac Shakur’un cinayetini çözemediğini söylemişti ama bir çete liderinin yeni açıklamaları gidişatı değiştirdi.

Eski bir çete lideri olan Duane “Keffe D” Davis konuşmaya başladı; röportajlarda ve anı kitabında arabadan ateş açılması olayını anlattı.

Washington Post’un aktardığına göre Davis, kamuoyunun ilgisini çeken bu çok ses getiren davada yargılanacak. Jüri seçimi, Shakur’un 7 Eylül 1996’da vurulduğu kavşaktan çok uzak olmayan Las Vegas’ta pazartesi günü başlayacak. Duruşmanın birkaç hafta sürmesi bekleniyor.

Davis, cinayet suçlamasını reddetti ve arka koltuktaki bir yolcunun Shakur’a ateş açtığı sırada kendisinin de arabada olduğunu söyledi.

Yetkililer, Davis’i tetikçi olduğu iddiasında bulunmadan cinayeti planlamakla suçluyor.

Yetkililer, Davis’in kamuoyuna yaptığı açıklamalar olmasaydı davanın hiç açılmayabileceğini belirtiyor.

Shakur, 25 yaşında öldüğünde şöhretinin zirvesindeydi ve dönemin en etkili sanatçılarından biri olarak anıldı. O yıl “California Love” gibi şarkılarla listelerin zirvesine çıkmıştı.

2017’de Shakur’un ölümünden sonra Rock & Roll Onur Listesi’ne kabul edilme töreninde konuşan rapçi Snoop Dogg, “Birçok kişi onu şimdi bir tür haydut süper kahraman olarak hatırlasa da, Tupac sadece bir insan olduğunu biliyordu ve müziği aracılığıyla daha önce hiç kimsenin yapamadığı şekilde kendini ifade etti,” demişti.

Yetkililer, silahlı çatışmanın Los Angeles bölgesindeki iki çete arasındaki rekabetten kaynaklandığını belirtiyor.

Mob Piru ve South Side Compton Crips. Polisin açıklamasına göre, Shakur’un plak şirketi Death Row Records, Mob Piru ile bağlantılıyken, Davis ise Crips’in “lideri ve karar vericisi” idi.

Her iki grubun üyeleri de çatışmanın yaşandığı gün, boksör Mike Tyson’ın MGM Grand Garden Arena’daki maçını izlemek üzere Las Vegas’taydı.

Polis, etkinliğin ardından Death Row Records ekibinin Davis’in yeğenini dövdüğünü belirtiyor.

Davis, 2019 yılında yayımlanan anılarında, “Nevada, Las Vegas’ta geçen o kader gecesinde Tupac ve onunla takılmayı seçtiği ekibin sınırı aştığını ve yeğenim Baby Lane’e el kaldırdığını” anlatıyor.

Davis, “Bir plak şirketinin stüdyo gangsterlerinin bize böyle davranmasına izin veremezdik,” diye yazmıştı.

Davis, Death Row Records grubuyla yüzleşmeye karar verdiğini yazdı ve ekibinin “diplomatik yaklaşımın işe yaramaması ihtimaline karşı” hazırlıklı olduğunu belirtti.

Okumaya Devam Et

Amerika

Ocasio-Cortez: Woke 1.0 çılgıncaydı

Yayınlanma

New York eyaletinden Demokrat Temsilci Alexandria Ocasio-Cortez, insanların COVID-19 salgını sırasında benimsediği bazı “radikal” tutumların bu olağanüstü koşulların bir sonucu olduğunu kabul etti ve insanların tutumlarını değiştirme hakkını savundu.

Pazar günü ABC’nin “This Week” programına konuk olan Ocasio-Cortez’e sunucu Jonathan Karl, Wisconsin’in Demokrat vali adayı Francesca Hong hakkında soru sordu.

Hong, George Floyd’un öldürülmesinin ardından yayılan protesto dalgası sırasında polise verilen fonların tamamen kaldırılmasını ve Şükran Günü’nün iptal edilmesini talep ettiği 2020-2021 yıllarına ait sosyal medya paylaşımlarından vazgeçtiğini açıklamıştı.

Ocasio-Cortez, görüşlerin zamanla değişebileceğini belirterek, New York Belediye Meclisi üyesi Chi Ossé’nin şu esprili sözlerini aktardı: “Woke 1.0 çılgıncaydı.”

Ocasio-Cortez şöyle devam etti:

“Aslında o dönemde yapılan tartışmaların oldukça verimli olduğunu düşünüyorum. Bence bugün suçtan bahsederken, suçu azaltma konusundaki yaklaşımımız eskisine kıyasla temelden farklı, değil mi? Ve bence hepimiz suç oranını olabildiğince düşük tutma hedefini paylaşıyoruz. Biliyorsunuz, karantina döneminde kullanılan söylemler elbette bugün kullandığımız söylemlerle aynı değil.”

Program sunucusu Jonathan Karl, daha önce aktif olarak savunduğu bir suçla mücadele çözümü olan “polis bütçesinin kesilmesi” konusundaki güncel tutumunu sorunca Ocasio-Cortez şu cevabı verdi:

“Bence bu dönemde ve… özellikle COVID sırasında, Overton penceresi [toplumsal görüşlerin kabul edilebilirlik sınırı] büyük ölçüde genişledi. Hayat durma noktasına gelmişti. Bu kapanmalar nedeniyle şimdiye kadar gördüğümüz en yüksek işsizlik oranlarından bazıları yaşandı ve bence bizi daha iyi bir duruma getirecek her türlü politikayı değerlendirme konusunda kapılar gerçekten açıktı; hatta o dönemde yapılan tartışmaların oldukça verimli olduğunu düşünüyorum.”

Ocasio-Cortez, Hong’u savunurken, Wisconsin seçimlerinde kimseyi desteklemeyi planlamadığını, bunun yerine “Kongre’yi geri kazanmaya” odaklandığını da belirtti.

Onun bu kararı, Hong’u desteklemekten kaçınan Senatör Bernie Sanders ve Amerika Demokratik Sosyalistleri’nin ulusal kanadının tutumuyla aynı çizgide.

Ocasio-Cortez, Hong’un görüşlerine ilişkin sorulara yanıt olarak, “Bence bu seçimlerin çoğu, şu anda bile olsa, ulusal bir boyut kazanma eğiliminde olacak. Fakat bu seçimler nihayetinde yerel ve tüm siyaset yerel. Anladığım kadarıyla Francesca Hong, seçim sürecinde varlığını açıkça ortaya koydu,” dedi.

AOC, Hong’un “eski görüşlerinden uzaklaştığını” da ekledi.

Ocasio-Cortez, karantina döneminde kullanılan söylemlerin “bugün kullanacağımız türden söylemler olmadığını” da sözlerine ekledi.

Demokrat Temsilci, “Bu adayların, seçmenlerine kim olduklarını ve şu anda hangi konularda kampanya yürüttüklerini anlatma fırsatına sahip olmalarından dolayı minnettarım,” diye ekledi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English