Bizi Takip Edin

Rusya

Wildberries İHA saldırıları sonrası lojistik ağını yeniden kurdu

Yayınlanma

Rusya genelinde e-ticaret platformu Wildberries’e ait lojistik merkezleri ve depolar 18 Temmuz’dan bu yana yoğun insansız hava aracı saldırılarının hedefi oluyor. Çok sayıda tesiste yangın çıkarken ve can kayıpları yaşanırken şirket, sevkiyat zincirini diğer merkezlere kaydırarak operasyonlarını sürdürüyor.

Rusya’da e-ticaret platformu Wildberries’in lojistik altyapısına yönelik insansız hava aracı (İHA) saldırıları 18 Temmuz’dan bu yana devam ediyor.

Moskova Bölge Valisi Andrey Vorobyov, Podolsk kentindeki Koledino sanayi parkında bulunan Wildberries deposunun İHA isabet etmesi sonucu alev aldığını açıkladı.

Saldırı anında personelin sığınağa yönlendirildiği ve çalışanlar arasında yaralanan olmadığı bildirildi.

Platformun çatı kuruluşu RWB’nin basın servisi, lojistik zincirlerinin yeniden yapılandırıldığını, ürün kabullerinin ve sipariş sevkiyatlarının şirkete ait diğer tesisler üzerinden sürdürüldüğünü duyurdu.

İnsansız hava araçları çok sayıda bölgedeki lojistik merkezlerini hedef aldı

18 Temmuz’da İHA’lar Tambov Bölgesi’ndeki Kotovsk lojistik merkezine isabet etti. Saldırıda yedi çalışan hayatını kaybetti, 23 kişi hastaneye kaldırıldı.

Pazaryerinin yöneticisi Tatyana Kim, deponun 23 Temmuz’da yeniden faaliyete geçeceğini ve içerideki ürünlerin tekrar satışa sunulacağını açıkladı.

Kotovsk sanayi parkındaki lojistik kompleksi Mayıs 2025’te faaliyete başlamıştı. Toplam 108 bin metrekare alana sahip tesisin tam kapasiteye ulaştığında 54 milyon adet ürün barındırması planlanıyordu.

Aynı gece Moskova Bölgesi’ndeki Elektrostal lojistik merkezinin arazisine İHA enkazı düştü. Olayın ardından depolama alanlarının bir bölümünü saran büyük bir yangın çıktı.

Üç gün süren yangının 21 Temmuz akşamı tamamen söndürüldüğü bildirildi. Vali Andrey Vorobyov saldırıda bir kişinin yaşamını yitirdiğini belirtti; ancak bu kişinin şirket çalışanı olup olmadığı açıklanmadı.

Elektrostal’deki tasnif merkezi ürünlerin işlenmesi, sevkiyatı ve boşaltılması amacıyla kullanılıyordu. Kırgızistan Ekonomi ve Ticaret Bakanlığı, Tambov ve Moskova bölgelerindeki depolara yönelik saldırılarda Kırgızistan tekstil sektöründeki girişimcilerin de zarar gördüğünü duyurdu.

22 Temmuz gecesi İHA’lar Krasnodar’daki lojistik kompleksini vurdu. Personel tahliye edilirken isabetin ardından çıkan büyük yangın nedeniyle tesisin faaliyetleri durduruldu.

Bölge Valisi Veniamin Kondratyev, üçü ağır olmak üzere 10 kişinin yaralandığını bildirdi. Vali daha sonra hastanede tedavi gören bir kadının hayatını kaybettiğini açıkladı.

İkinci etabının devreye girmesiyle 100 bin metrekarenin üzerine çıkan kompleks, genişleme öncesinde yaklaşık 77 milyon adet ürün kapasitesine sahipti; ek alanlar ise yaklaşık 8,5 milyon adet ürün için planlanmıştı.

Aynı gece Stavropol Krayı’ndaki Nevinnomıssk lojistik tesisi de vuruldu. Personel tahliye edilerek çalışmalar geçici olarak durduruldu ve tıbbi yardım isteyen bir kişi hastaneye yatırıldı.

2024 sonbaharında hizmete giren 94 bin metrekarelik tesis, açılışta 16,5 milyon adet ürün kapasitesine sahipti ve kapasitenin 45 milyon adede çıkarılması hedefleniyordu.

24 Temmuz’da Sankt Petersburg’daki Şuşarı lojistik merkezi hedef alındı. Tesis yaklaşık 106 bin metrekare alana ve 58 milyon ürüne kadar depolama kapasitesine sahipti. Aynı noktadaki önceki depo, Ocak 2024’te neredeyse tamamen yanmıştı.

Aynı gün Sankt Petersburg ile Leningrad Bölgesi sınırında bulunan Utkina Zavod depo kompleksi hedef alındı. Şirket bu tesisi Şuşarı’daki inşaat sürecinde de kullanmıştı.

24 Temmuz’da ayrıca Simferopol’deki tasnif merkezinin tahliye edildiği bildirildi.

30 Temmuz’da Penza Bölgesi’ndeki tesiste saldırı kaynaklı yangın çıktı. Vali Oleg Melniçenko yangının Wildberries deposunda çıktığını doğrularken bir kişinin yaralandığı ve personelin tahliye edildiği açıklandı.

Aynı gün Udmurtya’ya bağlı Sarapul’daki tesiste saldırı sonucu yangın çıktı, olayda yaralanan olmadı. 27 Temmuz’da bölgedeki Sarapul ve İjevsk tesisleri tahliye edilmiş, şirket tedarik zincirini yeniden düzenlemişti.

31 Temmuz’da Volgograd’daki lojistik tesise yapılan saldırıda yangın çıktı. Vali Andrey Boçarov, Dzerjinskiy ilçesindeki depolarda yangın meydana geldiğini ve bölge genelinde yoğun saldırı sonucu beş kişinin yaralandığını bildirdi.

Aynı gün Tataristan’ın Zelenodolsk kentindeki tesisin olağan çalıştığı duyuruldu. İlçe Başkanı Mihail Afanasyev bir lojistik merkezine yönelik saldırı girişiminin püskürtüldüğünü açıkladı. İlçede Wildberries’in yanı sıra gıda perakendecilerinin de depoları bulunuyor.

2 Ağustos’ta Samara Bölge Valisi Vyaçeslav Fedorişçev bir depoya saldırı yapıldığını duyurdu. Sanayi ve Ticaret Bakan Vekili Denis Gurkov, 4 Ağustos’ta 160 bin metrekarelik deponun tamamen yandığını açıkladı.

3 Ağustos’ta Vladimir Bölgesi’nin Sobinka ilçesindeki depo kompleksi vuruldu. Vali Aleksandr Avdeyev 100 bin metrekarelik alandaki yangının gece yarısına doğru söndürüldüğünü, üçü erkek biri kadın dört kişinin yaralandığını belirtti. RWB ürünlerin bir kısmının korunduğunu bildirdi.

4 Ağustos’ta Leningrad Bölgesi’ndeki Krasnıy Bor tesisleri hedef alındı. Vali Aleksandr Drozdenko gece boyunca 17 İHA düşürüldüğünü, yangının kontrol altına alındığını ve yaralanan olmadığını açıkladı.

Aynı gün Tver Bölgesi Valisi Vekili Vitaliy Korolyov, Emmauss yerleşiminde İHA parçalarının deponun duvarına kısmi hasar verdiğini, yaralanan olmadığını bildirdi.

5 Ağustos’ta Tula Bölge Valisi Dmitriy Milyayev tasnif merkezinin arazisine İHA düştüğünü duyurdu. RWB personelin önceden tahliye edildiğini açıkladı.

6 Ağustos’ta Tver Bölgesi’nde İHA enkazının lojistik merkeze düşmesi sonucu cephede hafif hasar oluştuğu, personelin zarar görmediği aktarıldı.

7 Ağustos’ta Yekaterinburg lojistik merkezinin çatısına üç İHA düştü. Vali Denis Pasler kimsenin yaralanmadığını ve malların büyük kısmının korunduğunu duyurdu.

11 Ağustos’ta Voronej Bölge Valisi Aleksandr Gusev iki tesiste yangın çıktığını bildirdi. İlk depoda 16 bin metrekarelik yangın söndürülürken ikinci tesiste 75 bin metrekarelik alandaki yangın kontrol altına alındı. Malların çoğunun korunduğu açıklandı.

13 Ağustos’ta Başkürdistan’ın Çişmı ilçesindeki lojistik merkezin hasar gördüğü açıklandı. Cumhuriyet Başkanı Radiy Habirov personelin önceden tahliye edildiğini, RWB ise tesiste ürün depolanmadığını duyurdu.

14 Ağustos’ta Tver Bölgesi’nin Kalininskiy ilçesindeki depoda hasar ve duman oluştuğu, personelin tahliye edildiği ve ürünlerin zarar görmediği açıklandı.

Tehdit altındaki çok sayıda tesiste önleyici tahliyeler uygulandı

Saldırı dalgası sırasında Wildberries bazı lojistik tesislerinde önleyici tahliye adımları attı. Hasar almayan tesisler kısa sürede yeniden faaliyete geçti.

20 Temmuz’da Moskova Bölgesi’ndeki Koledino kompleksi saldırı tehdidi sebebiyle boşaltıldı, tesiste hasar oluşmadı. Merkezin 28 Temmuz’daki yoğun saldırılar sırasında olağan biçimde çalıştığı bildirildi.

25 Temmuz’da Yekaterinburg tesisinde önceden planlanmış tahliye yapıldı ve çalışmalar aynı gün yeniden başladı.

27 Temmuz’da Udmurtya’daki Sarapul lojistik tesisi ve İjevsk tasnif merkezinde personel tahliye edildi. Ürün kabulleri geçici olarak sınırlandırıldı; tehlike geçtikten sonra faaliyetler normale döndü.

29 Temmuz’da Ryazan’daki lojistik tesisinde gece gerçekleşen saldırı sonrası personel tahliye edildi. RWB yangının kontrol altına alındığını, depolama alanının zarar görmediğini ve malların büyük kısmının korunduğunu bildirdi.

Wildberries lojistik zincirinin aksamadan işletildiğini açıkladı

Wildberries, saldırıların platform işleyişinde sistemsel bir aksamaya yol açmadığını açıkladı.

Şirket; lojistik zincirlerinin yeniden yapılandırıldığını, diğer depo, teslimat noktası ve servislerin hizmet vermeyi sürdürdüğünü, sistemde siparişe açık ürünlerin olağan şekilde teslim edildiğini belirtti.

Tahliye süreçlerinde sorun yaşandığı iddialarını reddeden yönetim; acil durum otomasyonu ile geçiş kontrol sistemlerinin sorunsuz çalıştığını ve yangın çıkış kapılarının otomatik olarak açıldığını savundu.

Tatyana Kim, 31 Temmuz’da yayımladığı video mesajda depolara yönelik savunmanın mühendislik çözümleriyle her gün takviye edildiğini, artan yoğunluğa rağmen saldırıların büyük kısmının bertaraf edildiğini ifade etti.

Mağdur çalışanlar ile satıcılara yönelik destek ödemeleri devreye girdi

Tatyana Kim, Elektrostal ve Kotovsk saldırılarının ardından hayatını kaybeden çalışanların ailelerine 2 milyon ruble, ağır yaralananlara ise 1 milyon ruble tazminat ödeneceğini açıkladı.

Şirketin psikolojik destek hattına yüzlerce çalışan ve yakınının başvurduğu kaydedildi. RWB, 28 Temmuz itibarıyla mağdurlara 40 milyon rublenin üzerinde ödeme yapıldığını bildirdi.

Zarar tespit çalışmalarını sürdüren platform, sözleşmedeki mücbir sebep maddesi gereğince İHA saldırılarından doğan zararları karşılama yükümlülüğü bulunmamasına rağmen satıcılar için destek paketi hazırladığını duyurdu.

Şirket 19 Temmuz’da depolama ücretlerinde 45 günlük indirim ve bölgesel depolara transit sevkiyatlarda yüzde 100 tarife indirimi tanımladı.

Kim, 6 Ağustos’ta Leningrad, Tula, İvanovo, Tataristan ve Krasnodar bölge temsilcileriyle resmi temaslar yürüttüklerini; Moskova, Rostov, Nijniy Novgorod ve Novosibirsk yönetimleriyle görüşmelerin sürdüğünü söyledi. Girişimcilerle saha toplantıları yapıldığı ve federal düzeyde kapsamlı tedbirlerin hazırlandığı açıklandı.

Bölgesel yönetimler de kendi destek programlarını başlattı. Tambov Bölgesi, Kotovsk’ta ölenlerin ailelerine 1,5 milyon ruble, ağır yaralılara 600 bin ruble, diğer yaralılara 300 bin ruble ödeme kararı aldı.

Stavropol Krayı, Nevinnomıssk saldırısı sonrası yerel üreticilere finansman ve tanıtım imkanları sundu. Krasnodar, Nijniy Novgorod, Kostroma ve Leningrad bölgeleri ise tedarik akışının korunması ve depoları yanan yaklaşık 1,500 satıcıya uygun koşullu kredi verilmesi amacıyla çalışma grupları kurdu.

Soruşturma Komitesi Kotovsk ile Elektrostal saldırılarına terör davası açtı

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Wildberries ve satıcıların karşı karşıya kaldığı durumu “karmaşık” olarak tanımlarken küçük işletmelere destek konusunun hükümetin yetki alanında olduğunu kaydetti.

Rusya Soruşturma Komitesi, Kotovsk ve Elektrostal lojistik merkezlerine yönelik saldırılarla ilgili olarak terör suçlamasıyla adli soruşturma başlattı.

Rusya Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina, 24 Temmuz’daki politika faizi toplantısında depo saldırılarının arz şoklarını artırabileceğine işaret etti.

Bu şokların geçici fiyat artışları doğurabileceğini belirten Nabiullina, sürecin kalıcı enflasyon bileşenlerine dönüşüp para politikası adımı gerektirip gerektirmediğini incelediklerini açıkladı.

Nabiullina ayrıca Rus sigorta sektörünün mali rezervlerinin yeterli olduğunu belirterek sigorta şirketlerine yönelik özel bir destek mekanizması planlanmadığını sözlerine ekledi.

Rusya’da asimetrik İHA saldırılarının makroekonomik sonuçları

Rusya

Rusya parlamentosunda sandalye dağılımı netleşti: İktidar partisi rekor kırdı

Yayınlanma

Rusya Merkezi Seçim Komisyonu, Devlet Duması seçimlerinin kesin sonuçlarını onaylayarak meclisteki sandalye dağılımını ilan etti. İktidardaki Birleşik Rusya Partisi 349 milletvekili kazanarak 25 yıllık tarihinin en yüksek parlamento temsiline ulaştı. Seçimi ikinci sırada tamamlayan Rusya Federasyonu Komünist Partisi ise 37 sandalyede kaldı.

Rusya Federasyonu Merkezi Seçim Komisyonu, 18-20 Eylül tarihleri arasında düzenlenen parlamento seçimlerinin kesin sonuçlarını onaylayarak Devlet Duması’ndaki nihai sandalye dağılımını açıkladı.

Resmi verilere göre iktidardaki Birleşik Rusya Partisi, 9. Yasama Dönemi’nde 349 milletvekiliyle parlamentoda temsil hakkı kazandı. Bu sonuçla parti, Devlet Duması’ndaki 25 yıllık tarihinin en geniş parlamento grubunu oluşturacak.

Parti Başkanı Dmitriy Medvedev, Birleşik Rusya’nın yeni dönemdeki milletvekili sayısının bir önceki döneme kıyasla 25 kişi arttığını söyledi.

Birleşik Rusya ayrıca yeni yasama döneminde parlamentodaki 35 komisyondan 20’sinin başkanlığını üstlenecek.

Merkezi Seçim Komisyonunun federal liste ve tek sandalyeli seçim bölgelerindeki nihai oy sayımına göre, seçimleri ikinci sırada tamamlayan Rusya Federasyonu Komünist Partisi (KPRF) 37 sandalye elde etti.

Liberal Demokrat Parti (LDPR) 23, Yeni İnsanlar Partisi 19, yüzde 5’lik seçim barajını az farkla aşan Adil Rusya Partisi ise 17 milletvekili çıkardı. Dört milletvekilliği bağımsız adaylara giderken, Rodina (Vatan) Partisi de parlamentoya tek bir temsilci gönderdi.

Rodina adına parlamentoda yer alacak isim Parti Lideri Aleksey Juravlyov oldu. Juravlyov’un kazandığı bu sandalye, partiye gelecekteki seçimlere imza toplama zorunluluğu olmadan doğrudan katılma hakkı sağlıyor.

Muhalefetteki Yabloko Partisi’nin federal seçim listesi, daha önce Rodina Partisi’nin açtığı dava neticesinde seçim yarışından çıkarılmıştı. Merkezi Seçim Komisyonu başlangıçta Yabloko’nun listesini tescil etmiş, ancak sonrasında partinin adaylığı iptal edilmişti.

Seçimlerin ardından Birleşik Rusya’nın parlamento yönetim kadrosu da şekilleniyor. Dmitriy Kobılkin’in partinin Devlet Duması grup başkanlığına aday gösterildiği bildirildi.

Vedomosti gazetesinin kaynaklarına göre, Devlet Duması Birinci Başkanvekilliği görevi için İrina Yarovaya değerlendiriliyor. Yarovaya’nın bu makamda Aleksandr Jukov’un yerini alabileceği aktarılıyor.

Beş yıl boyunca görev yapacak olan 9. Yasama Dönemi Devlet Duması milletvekilleri karma seçim sistemiyle belirlendi. Toplam 450 sandalyeli parlamentoda 225 milletvekili, yüzde 5’lik barajı geçen partiler arasında federal çaptaki oy oranlarına göre nispi temsil yöntemiyle paylaştırıldı.

Kalan 225 milletvekili ise dar bölge esasına dayalı tek sandalyeli seçim çevrelerinde en yüksek oyu alan adaylar arasından seçildi.

Üç güne yayılan oylama sürecinde Rusya genelinde toplamda 2 bin 200’den fazla seçim kampanyası yürütüldü ve yaklaşık 20 bin 700 sandalye ile kamu görevi için sandık kuruldu.

Parti listeleri üzerinden yarışa Birleşik Rusya, LDPR, Doğrudan Demokrasi Partisi, Yeşiller, Adil Rusya, Rodina, KPRF, Emekliler Partisi, Rusya’nın Komünistleri ve Yeni İnsanlar olmak üzere on siyasi parti katıldı.

Devlet Başkanı Vladimir Putin, seçim sürecinin tamamlanmasının ardından Rus halkına hitaben bir konuşma yaptı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya’dan notlar: Siperler, kuryeler ve 9. Duma seçimleri

Yayınlanma

Orduyla kontrat imzalayan bir piyade adayına ödenen toplam ikramiye 1,6 milyon ruble. Bölgedeki ortalama aylık gelirin yaklaşık 23 bin 400 ruble (kabaca 280 dolar) olduğu hesaba katıldığında, tek bir imzanın bedeli yerel ortalama gelirin tam 68 katına karşılık geliyor.

Bu başlık altında uzaktan, basına veya resmi beyanlara yansıyanlardan anladıklarımı ve orada kendi şahit olduklarımı mukayese etmek istiyorum. 18-20 Eylül tarihlerinde gerçekleşen 9. Duma seçimleri vesilesiyle seçim gözlemcisi sıfatıyla Moskova ve Rostov-na-Donu’nda şahit olduklarım, bu rakamın alelade bir askeri teşvik bordrosu olmadığını gösteriyor. Karşımızdaki tablo, Batı yaptırımları altındaki Rusya Federasyonu’nun hem yeni sınıfsal tabanını hem de bu tabanı ayakta tutan finansal tahkimatı özetliyor.

Duma seçimleri, Merkezi Seçim Komisyonu’nun açıkladığı ve sandıkların yüzde 58,42’sinin sayıldığı geçici tablonun işaret ettiği üzere, herhangi bir sürprize kapı aralamadı: Birleşik Rusya (Yedinaya Rossiya), yüzde 57,88 ile ipi göğüslerken, 225 tek sandalyeli bölgenin 201’inde önde giderek parlamentonun alt kanadında anayasal çoğunluğu (450 sandalyenin üçte ikisinden fazlasını) yeniden cebe koydu. Komünist Parti (KPRF) yüzde 13,81 ile ikinci sıradaki yerini korurken, Jirinovski sonrası LDPR yüzde 8,67, kentli sağın adresi “Yeni İnsanlar” (Noviye Lyudi) yüzde 7,84 ve Adil Rusya yüzde 5,10 ile barajı aştı. Yüzde 57’ye dayanan katılım oranı, 1993, 2016 ve 2021 seçimlerinin belirgin biçimde üzerinde kaldı.

Seçim sürecinde teknik şeffaflık genel hatlarıyla tesis edilmiş görünüyordu; fakat dijital altyapının genişliği ile internet erişimindeki kısıtlamalar arasındaki çelişki hemen göze çarpıyordu. Yalnızca sekiz federal bölgede uygulanan ve blockchain mimarisiyle işletilen Uzaktan Elektronik Oylama (DEG) platformunda katılımın yüzde 90’ı aşması, devlet aygıtının yurttaşla kurduğu teknolojik bağı tahkim ettiğini belgeliyor. Batı basınının beklediği türden bir “çözülme” ya da kriz manzarası sahada yoktu; tam aksine, savaş koşullarında kurumsallaşmış pürüzsüz ve teknokratik bir konsolidasyon işliyordu.

Sandıktan çıkan bu istikrarı yalnızca idari tedbirlerle ya da propaganda aygıtıyla izah etmek de yanlış olur. Asıl mesele, sandığın altına serilen ve Rusya toplumunun alt katmanlarını dönüştüren iktisadi hareketlilik ile bu hareketliliği finanse eden mekanizmanın niteliği.

Billboard’lar, kuryeler, parlak şehirler

Rusya’da 2022 başında Ukrayna’ya askeri müdahale başladığında, uluslararası finans çevreleri ve liberal iktisatçılar gayrisafi yurtiçi hasılada çift haneli çöküşler, sermaye kaçışıyla felç olan bir bankacılık sistemi ve sokakları saracak bir yokluk öngörmüştü.

Oysa bugün karşılaştığımız manzara, beklenmedik bir nakit patlaması.

Savaş harcamaları, Sovyetler Birliği’den bu yana ilk kez Rusya’nın en yoksul hinterlandına kontrolsüz bir likidite akıttı. Soğuk Savaş yıllarında güvenlik gerekçesiyle taşraya taşınan ve 1991 sonrası talan furyasında atıl kalan devasa savunma tesisleri, bugün 7/24, üç vardiya halinde çalışıyor. Savunma sanayiine son iki yılda dahil olan 500 bini aşkın yeni işçi, yüzde 20 ila 60 arasında ücret artışları gördü. Cephedeki askeri personelin taban maaşının 200 bin rubleye (yaklaşık 2 bin 200 dolar) sabitlenmesi ve buna eklenen astronomik bölgesel primler, Rusya’nın çevre bölgelerinde yaşayan yoksul kitleler için savaşı eşi görülmemiş bir “sosyal asansör” haline getirdi.

Bu da, reel ücretlerin ülke genelinde yüzde 14 civarında artmasına ve tüketici harcamalarında yüzde 25’lik bir sıçramaya yol açtı. Mavi yakalıların, kamyon şoförlerinin, dokumacıların ve Sibirya’daki bir belediye otobüsü şoförünün gelirinin ayda 100 bin rubleyi aşması, Rusya’nın otuz yıllık bağımsızlık dönemi boyunca hiçbir kalkınma programının başaramadığı bir gelir dağılımı düzeltmesini -ironik bir biçimde savaş vasıtasıyla- üretti. 2021’de ayda 100 bin rubleden fazla kazananların payı yüzde 5,7 iken, bu oran 2023’te yüzde 10’a fırladı; hiçbir maddi sıkıntısı olmadığını beyan edenlerin oranı ise yüzde 1-2 bandından yüzde 5 seviyesine çıktı.

Moskova sokaklarında dolaşırken insanın hissettiği duygu da Batılı yaptırımlarla hırpalanmış bir başkentin kasveti değil; bilakis, petrol zengini körfez emirliklerini ya da City of London’ı andıran aşırı parlak ve steril bir atmosfer. Yaptırımlar nedeniyle servetlerini Londra veya Kıbrıs off-shore hesaplarına transfer edemeyen Rus zenginlerinin, sermayeyi yurt içinde tutmak zorunda kaldıkları yönündeki bilgi doğruymuş. Bu da, Moskova ve St. Petersburg’da muazzam bir lüks tüketim dalgasını tetiklerken, kenti düşük gelirliler için bir yaşam alanı olmaktan çıkardı. Yurt dışına seyahat imkanlarının daralmasıyla geceliği binlerce dolarlık lüks tatil köyleri türerken, Rusya’nın KFC’si konumundaki Rostic’s gibi zincirlerin bu yıl 100 yeni şube açma planı, harcama patlamasının yaygınlığını gösteriyor.

Ancak şunu da es geçmemek lazım; tabandan gelen bu nakit tufanı üretken bir sanayi birikimine dönüşmekte zorlanıyor; ülke, devasa bir tüketim çılgınlığı ve hizmet sektörü hegemonyası içine sürüklenmiş vaziyette. Ozon ve Wildberries (WB) gibi e-ticaret tekelleri ve lojistik ağları, ülkenin en ücra noktalarına kadar yerleşmiş. Her köşe başında bir teslimat noktası, her caddede bir kurye ordusu…

Belki, yaptırımların ve savaş maliyetlerinin ortasında bu devasa tüketim ve harcama dalgasını sırtlayan finansal mekanizmanın işleyişine biraz daha yakından bakmak faydalı olabilir.

Rusya’da kamu bankacılığı nasıl işliyor?

Liberal iktisat doktrininin Rus bankacılığına dair ezberi bellidir: Kamu ağırlığının yüksek olduğu bir finans sistemi hantaldır, kaynak tahsisini bozar, piyasayı verimsizleştirir ve kaçınılmaz olarak kriz üretir. Rusya mevcut resim bu ezberi tam ortasından çatlatıyor.

Evvela kavramsal bir ayrımın altını çizmek lazım: “Devlet bankası” ile “devletin doğrudan sahip olduğu banka” kesinlikle aynı şey değil. Hukuken esas mesele bankanın doğrudan kamu mülkiyetinde bulunması değil; sermaye payları vasıtasıyla devletin kontrol sahibi olması. Rusya’da bu kontrol yalnızca doğrudan hazine veya merkez bankası eliyle yürütülmüyor; başka bir devlet bankası, bir kamu işletmesi veya Rusya’ya mahsus “devlet korporasyonu” üzerinden dolaylı biçimde, birkaç katlı şirket piramitleri halinde işletiliyor. Dolayısıyla yalnızca doğrudan kamu payına bakarak Rus bankacılığını analiz etmeye kalkanlar, buzdağının suyun altındaki devasa gövdesini ıskalıyor. 2022 sonrasında kamuyu aydınlatma bilgilerinin kısıtlanması da bu kontrol zincirlerinin tespitinde kör inançları değil, ihtiyatlı bir yaklaşımı zorunlu kılıyor.

Sayılar ile iktisadi ağırlık arasındaki uçurum meselenin özünü oluşturuyor. Rusya’da faal banka sayısı 300 sınırına kadar gerilemiş durumda. Devlet bankaları sayıca bu toplamın yalnızca yaklaşık onda birine denk geliyor. Ancak bu onda birlik çekirdek, toplam bankacılık aktiflerinin yüzde 70’inden fazlasını elinde tutuyor. Hanehalkı mevduatlarının yarıdan fazlası, şirket mevduatlarının ve menkul kıymet portföylerinin ise yaklaşık yarısı doğrudan bu kamu blokunda toplanmış vaziyette.

Dahası, “kamu mülkiyeti yatırımları ve büyümeyi köreltir” iddiası Rusya verilerinde karşılık bulmuyor. Ayrışma, toplam kredi miktarında değil; vadesinde ve yöneldiği alanda ortaya çıkıyor. En büyük üç devlet bankası, Rusya’daki bütün uzun vadeli şirket kredilerinin yüzde 60 ila 70’ini tek başına sağlıyor; diğer kamu bankaları eklendiğinde bu oran yüzde 85’e yaklaşıyor. Başlıca devlet bankalarının aktifleri içinde uzun vadeli kredilerin payı yüzde 20 bandına otururken, bu oran yerli özel bankaların ve yabancı iştiraklerin katbekat üzerinde seyrediyor. Yani özel sermayenin riskinden kaçtığı uzun vadeli sabit sermaye yatırımlarını, altyapıyı ve savaş sanayiini bizzat bu kamu kredi makinesi finanse ediyor. Küçük ve dolaylı devlet bankaları kâr güdüsüyle özel bankalar gibi davranırken, çekirdek kamu bankaları stratejik planlamanın finansal kalkanı haline geliyor.

Batı’nın beklediği finansal çöküşün gerçekleşmemesi de bu yapıyla doğrudan bağlantılı. 2004 ile 2020 yılları arasında Rusya Mevduat Sigorta Kurumu tarafından tasfiye edilen 523 bankanın istisnasız tamamının özel bankalardan oluşması manidar. Kırılganlık ve batak kamu mülkiyetinde değil, özel sektörün spekülatif iştahında yuvalanmıştı. Devlet bankaları kriz anlarında krediyi kesmek yerine, piyasaya likidite pompalayarak ve faizleri sübvanse ederek tampon işlevi görmüş.

Sahada gördüğümüz 9. Duma seçim neticeleri, savaş, Moskova’daki şatafatlı tüketim patlaması ve taşradaki sükunet, birbirinden kopuk olgular değil; birbirini besleyen tek bir devasa yapının parçaları.

Bir yanda, cephe hattında aldığı astronomik ikramiyelerle taşrada ev tadilatı yapan, borçlarını kapatıp araba alan ve taşra bankalarındaki mevduatları şişiren Rusya’nın geleneksel yoksulları ve ordu gönüllüleri; diğer yanda silah siparişleriyle üç vardiya çalışan sanayi işçileri ve bu nakit sirkülasyonunun komisyonunu toplayan Ozon-WB tüccarları yer alıyor. Birleşik Rusya, kamu kaynaklarının ve savaş gelirlerinin tabana aktarılmasını sağlayan siyasi dağıtım merkezi rolünü üstlenerek anayasal çoğunluğu tescilliyor. Bu çarkın arka planında ise, aktiflerin yüzde 70’ine hükmeden ve uzun vadeli finansmanı sırtlayan devlet kontrollü bankacılık omurgası duruyor.

Fakat bu tablo, çelişkisiz bir gelecek vaat etmiyor. Rusya ekonomisi teknolojik egemenlik ve derinlikli bir üretken sanayileşme hamlesine muhtaç; tabanda oluşan yapı, tüketimi kamçılayan, finansallaşmış ve hizmet sektörünün asalaklığına teslim olmuş bir rant döngüsünü besliyor.

Seçimler bitti; Birleşik Rusya anayasal çoğunluğunu tazeledi ve makam sahipleri DEG ekranlarındaki yüksek katılım yüzdelerini bir başarı belgesi olarak kayda geçirdi. Haklılar da.

Son bir notu da eklemem lazım, buradaki anlatım bile aceleci olabilir, belki biraz daha uzun kalmak iyi olabilirdi. Rusya, “tatilci” için iyi bir rota olmasa da savaş veren bir ülkenin nasıl ayakta kalabileceğine kafa yoranlar için iyi bir laboratuvar.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rus iş dünyasından Batılı şirketlere kayyum atanmasında net kural çağrısı

Yayınlanma

Rusya Sanayici ve Girişimciler Birliği Başkanı Aleksandr Şohin, Batılı şirketlere kayyum atanmasına ilişkin kriterlerin belirlenmesini istedi. Şohin, Auchan ve Nestle gibi firmalara kayyum atanmasının, Rus varlıklarına el koymayı planlayan Avrupa Birliği’ne dönük önleyici bir misilleme sinyali taşıdığını kaydetti.

Rusya Sanayici ve Girişimciler Birliği (RSPP) Başkanı Aleksandr Şohin, Batılı şirketlere geçici kayyum atanmasına ilişkin somut ve açık kriterler belirlenmesi çağrısı yaptı.

Rus haber ajansı TASS’ın aktardığına göre Şohin, yürürlükteki kayyum atama uygulamalarının dayandığı ilkelerin belirsizliğini koruduğunu söyledi.

Sürecin ilk döneminde “mütekabiliyet” kuralının işletildiğini hatırlatan Şohin, daha önce yalnızca Rus şirketlerinin mal varlıklarına el koyan ülke vatandaşlarının mülklerine yönelik adımlar atıldığını dile getirdi.

İnterfaks ajansına konuşan RSPP Başkanı, “2022 ve 2023 yıllarında geçici kayyum yönetimine devir süreçleri başladığında uygulamanın bir ayna niteliğinde olduğunu, yani tam bir mütekabiliyet esasına dayandığını hatırlatmak isterim” dedi.

Mevcut tabloda şirketlere kayyum atanmasını tetikleyen net kuralların olmadığını savunan Şohin, “Kurallar dizisi yok. En belirleyici ölçüt, ilgili kuruluşların ‘dost olmayan’ ülkelerin yerleşikleri veya şirketleri üzerine kayıtlı olması” değerlendirmesini yaptı.

Şohin ayrıca, “dost olmayan” ülkelerin varlıklarına atanan kayyum idaresinin performansını ölçecek verimlilik göstergelerinin de yürürlüğe girmesi gerektiğini kaydetti.

Şohin; Auchan, Lemana PRO ve Nestle gibi küresel firmaların Rusya’daki iştiraklerine kayyum atanmasını, Avrupa Birliği’nin (AB) Rusya Merkez Bankası rezervlerine el koyma tartışmalarına karşı Moskova’nın verdiği “önleyici uyarı sinyalleri” şeklinde niteledi.

Bu mesajların karşı tarafta yeterince anlaşılmadığını belirten Şohin, “Bu adımlar, ‘Bunu yaparsanız bizim de karşı önlemlerimiz hazır’ mesajını iletme çabası taşıyor. Ancak bu sinyallerin gerektiği gibi algılandığı söylenemez” dedi.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, AB’nin dondurulan Rus rezervlerini kullanma girişimlerinin gayrimeşru sayılacağını ve hukuki süreçler doğuracağını ifade etmişti.

Peskov, kararı alan ve uygulayan mercilere karşı Moskova’nın geniş kapsamlı hukuki yollara başvuracağını dile getirdi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 17 Eylül’de imzaladığı kararnameyle Auchan, eski adıyla Leroy Merlin olan Lemana PRO, Nestle ve FM Logistic şirketlerinin ana tüzel kişiliklerinin yönetimini kayyum sıfatıyla L.E.V. Management anonim şirketine devretti.

Peskov, bu tasarrufta adı geçen şirketlerin “dost olmayan” Avrupa ülkelerine ait olmasının belirleyici faktör teşkil ettiğini açıkladı. Kremlin Sözcüsü, söz konusu ülkelerin Rusya’ya dönük askeri eylemlere ve Rus ekonomik altyapısını hedef alan saldırılara doğrudan dahil olduğunu savundu.

Kararnamenin ardından Nestle ve Auchan’ın Rusya temsilcilikleri, pazardaki faaliyetlerini eksiksiz sürdüreceklerini duyurdu.

İki şirket, kayyum olarak atanan L.E.V. Management yönetim ekibiyle kurulacak koordinasyonun şirketlerin gelişimine ve verimliliğine katkı sağlayacağına inandıklarını kaydetti.

Benzer bir açıklama Lemana PRO tarafından da yayımlandı.

Kurumsal yönetim yapısında da doğrudan değişikliğe gidildi. Auchan Retail Rusya genel müdürlüğüne 19 Eylül itibarıyla İlya Berdnikov atandı.

Rusya tüzel kişiler resmi sicil kayıtlarına göre Lemana PRO’nun tepe yöneticiliğine ise Denis İsayev getirildi; her iki şirket de Forbes yayınına yaptıkları açıklamalarda üst yönetim değişikliklerini doğruladı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English