Bizi Takip Edin

Asya

2024 yılında Asya’nın en olaylı ülkesi: Güney Kore

Yayınlanma

Editörün Notu: 2024 yılı Güney Kore’de hem toplumsal hem siyasi anlamda yorucu bir dönem olarak tarih kayıtlarına geçti. Yılın son saatlerine girilirken ülkede siyasi krizler derinleşiyor. 13. Cumhurbaşkanı Yoon Seok-yeol’ün siyasi darbe girişimi ile aralık ayına giren Güney Kore halkı bu şoku atlamadan, yılın son günlerine elim bir uçak kazası ile uyandı. 179 kişinin hayatını kaybettiği kazada, ülkede 7 günlük milli yas ilan edildi ve 2025 kutlamaları iptal edildi.

Yorgun bir şekilde 2025’e adım atan Güney Kore’de bu yıl neler yaşandı:

  • Muhalefet liderine suikast girişimi (2 Ocak 2024)

Güney Kore’de ana muhalefetteki Demokratik Parti’nin lideri Lee Jae-myung Busan şehrinde bıçaklı saldırıya uğradı. Basın mensuplarının sorularını yanıtladığı sırada imza alma bahanesiyle Lee’ye yaklaşan saldırgan, elindeki kesici aletle Lee’yi boynundan yaraladı. Lee’nin suikast girişiminden sağ kurtuldu.

  • Kuzey Kore’den gelen “düşman” ilanı (15 Ocak 2024)

Yeni yılın hemen ardından 5 Ocak 2024’te Kuzey Kore, Yeonpyeong Adası’na topçu saldırısı başlattı. Kuzey Kore, “Koreler arası ilişkilerdeki tüm felaketin nedeninin Güney Kore hükümetinin olduğunu” ve “Güney Kore’nin değişmez ana düşman olduğunu” 15 Ocak 2024’teki Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti 14. Yüksek Halk Meclisi’nin 10. Oturumunda lider Kim Jong-un tarafından deklare etti.

  • First Lady Rüşvet Krizi (25 Ocak 2024)

Güney Kore First Lady’si Kim Keon Hee’nin lüks bir çanta hediyesi kabul ettiği iddiasıyla ilgili tartışma, iktidardaki Halkın Gücü Partisi’ni (PPP) karıştırarak ülkede büyük infial yarattı.  YouTube kanalı Voice of Seoul tarafından yayınlanan bir videoda, Amerikalı Rahip Choi Jae-young saatine takılı kamerayla gizlice rüşvet anını kaydetmişti. Choi’nin, 3 milyon won (2.200 $) değerindeki çantayı satın almak için bir mağazaya yürüdüğü ve sonra, Seul’de first lady’ye ait bir şirket olan Covana Contents’i ziyaret ederek çantayı verdiğini gösteriyordu.

Muhalefet uzun zamandır First Lady Kim’i hisse senedi fiyat manipülasyonuna karışmakla suçluyordu. Öte yandan muhalefet First Lady’in soruşturulması için parlamentodan tasarı geçirmek istemişti. Yoon bu iddialar nedeniyle eşinin soruşturulmasını talep eden bir yasa tasarısını veto etti.

Skandal aynı zamanda Yoon’un partisi içinde de ayrışmalara yol açtı. Ve nisan seçimleri için kamuoyunda tartışmalar yarattı.

  • Küba ile diplomatik ilişkilerin başlaması (14 Şubat 2024)

Kuzey Kore ile yakın ilişkilere sahip olan Küba Cumhuriyeti, 14 Şubat 2024’te, Kore Cumhuriyeti Daimi Misyonu ile New York’ta diplomatik bir misyon düzenledi. Güney Kore-Küba ilişkileri, Güney Kore hükümetinin 1948’de kurulmasından bu yana 76 yıl sonra ilk kez büyükelçi düzeyinde diplomatik ilişkilere yükseltildi . Küba, Güney Kore ile diplomatik ilişki kuran 193. ülke oldu.

  • Kore Cumhuriyeti Ulusal Meclisi seçimi (10 Nisan 2024)

Ana muhalefetteki Demokratik Parti (DP), Ulusal Meclis’teki 300 sandalyenin çoğunluğunu kazanarak iktidardaki Halkın Gücü Partisi’ni hezimete uğrattı. Demokratlar,  iktidar partisinin 108 sandalyesine karşılık 175 sandalye kazandı. Genel seçmen katılımı %67 oldu ve bu 32 yılın en yüksek seçmen katılım rekoru oldu. Muhalefetteki Kore Demokratik Partisi, anayasa tarihinde ilk kez bir muhalefet partisi olarak sandalye çoğunluğunu elde etti. Bu durum Yoon hükümetini “topal ördek” sürecine soktu.

 

  • Atık balonu krizi (28 Mayıs 2024)

Kuzey Kore, atık yüklü balonları Güney Kore’ye göndererek tansiyonu artıracak bir hamlede bulundu. Olayın başlangıcında sadece Daenam şehrine broşür gönderildiğinden şüpheleniliyordu ancak balonların içeriği kontrol edildiğinde atık maddeler olduğu tespit edildi. Olay iki ülke arasında tansiyonu artırarak Güney Kore’nin de Kuzey’e balonlar yollamasına neden oldu. Kuzey Kore yönetimi ise, bu hamleyi, Güney’in Kuzey’e yönelik dev hoparlörler de dahil olmak üzere uzun süreli propaganda çalışmalarına karşılık olarak yaptığını açıkladı.

  • Kuzey Kore ile drone krizi (11 Ekim 2024)

Güney Kore’ye ait insansız hava aracının (İHA) Kuzey Kore üzerinde tespit edilmesi ile birlikte 13 Ekim’den Kuzey Kore’den çok sert açıklamalar gelmişti. Kuzey Kore lideri Kim Jong-un savunma-güvenlik istişare toplantısı düzenledi ancak bu toplantı, Kore Halk Ordusu Genelkurmay Başkanlığı’na “Savaş zamanı düzenine göre tamamen silahlandırılmış sekiz topçu tugayının, ayın 13’ünde saat 20:00’ye kadar tam ateşe hazır duruma getirilmesi” gerektiğini belirten ve ‘ön operasyonel emrini’ onaylayan bir toplantı olarak kayıtlara geçti.

Kore İşçi Partisi Merkez Komitesi başkan yardımcısı Kim Yo-jong, 14 Ekim’de, insansız hava aracı olayından Güney Kore ordusunun sorumlu olduğunu söyleyen iki cümlelik kısa bir açıklama yaptı. Bu, olayın tekrarlanması durumunda ‘korkunç bir felaket’ uyarısında bulunan kız kardeş Kim Yo-jong, “Dikkatsiz meydan okuma Kore Cumhuriyeti’nin sefil sonunu hızlandıracak” diyerek sert bir uyarıda bulunmuştu.

  • Kuzey Kore’nin Gyeongui ve Donghae Hatlarını patlama olayı (15 Ekim 2024)

Kuzey Kore’nin, Askeri Sınır Hattının kuzeyindeki yer alan Koreler arası bağlantı hattı olarak bilinen Gyeongui Hattı ve Donghae Hattı üzerindeki ve demiryolunun  bir bölü Pyongyang tarafından havaya uçuruldu. Böylece bağlantı yolları tamamen ortadan kaldırılmış oldu. Artık iki ülke arasında karayolu teması ortadan kalkmış oldu.

  • Yoon’a karşı protesto ve istifa çağrılarının büyümesi (28 Eylül 2024) 

Güney Kore’de 28 Eylül’de işçi ve çiftçi sendikaları, kadınlar ve gençlerin de aralarında bulunduğu vatandaşlar, Yoon yönetiminin aşırı sağcı işçi karşıtı politikaları, yargı sisteminde yaptığı değişikler ve savcı atamalarının yanı sıra zenginlere yönelik vergi kesintilerini protesto ederek ülke çapında eş zamanlı protestolar gerçekleştirildi. Başkent Seul Jung-gu’daki Sungnyemun Kapısı önünde kurulan protesto alanlarında “Haydi! istifa için meydanı açın!” sloganları yükseldi. Protestolar yaklaşık 10.000 kişinin katılımı ile başlamış oldu.

Protestolar Aralık ayına kadar düzenli olarak sürdürüldü. Kore Konfederasyon Sendikası’nın katılımı ile yüzbinlerce kişi Yoon’un istifası için hafta sonları bir araya geldi.

  • SIKIYÖNETİN (3 Aralık 2024)

3 Aralık günü saat 22.23 sıralarında acil brifing düzenleyen Cumhurbaşkanı Yoon Seok-yeol, Kuzey Kore yanlısı ve devlet karşıtı güçlerini önlemek adına ülke çapında sıkıyönetim ilan ettiğini duyurdu. İlan ardından sıkıyönetim komutanlığı kuruldu ve sıkıyönetim birlikleri seferber edildi.  1979’den sonra Seul sokaklarında askeri zırhlı araçların görüldüğü ilginç bir manzara yaşandı.

Millet Meclisi ve siyasi partilerin her türlü siyasi faaliyetinin yasaklanması,  her türlü ifade ve basın özgürlüğünün kontrol altına alınması,  tek taraflı tutuklama, gözaltı, ve yargılama gibi sıkıyönetim kanunları uygulanmak istendi.  Ardından, General Park An-soo Sıkıyönetim Komutanlığı’na ait ilk bildiriyi yayınladı. 1. Özel Kuvvetler Tugayı ve 707. Özel Görev Grubuna ait seçkin özel kuvvetlerden oluşan silahlı birimler meclis binasına girmek için konuşlandırıldı.

Muhalefet ve iktidar partisinden Yoon’un darbe kararına karşı duran milletvekilleri, mecliste toplanarak 155 dakika boyunca direniş gösterdiler. 4 Aralık 2024 01:01’de 190 üye mevcut parlamento, anayasa tarihinde ilk kez sıkıyönetimin kaldırılmasını talep eden bir kararı oybirliğiyle kabul etti ve “Sıkıyönetim ilanı geçersiz kılınmıştır” kararını aldı. Sıkıyönetimin kaldırılması kararının alınması ve Cumhurbaşkanlığı’ndan üç saatten fazla bir süre yanıt gelmemesinin ardından 4 Aralık – 04.30: Bakanlar Kurulunun onaylamasıyla sıkıyönetim resmen yürürlükten kaldırıldı. Yoon’un azli için verilen önerge Ulusal Meclise sunuldu.

5 Aralık

Yoon, sıkıyönetim ilan etmesini kendisine önerdiği iddia edilen Savunma Bakanı Kim’in istifasını kabul etti. Genelkurmay Başkanı General Park An-su’nun istifası kabul edilmedi. Yoon hakkında “vatana ihanet” suçlamasıyla soruşturma başlatıldı. 

7 Aralık

Yoon, sıkıyönetim ilanı nedeniyle kamuoyundan özür diledi. Yoon’un azline iliskin ilk önerge kabul edilmedi.

8 Aralık

Eski Savunma Bakanı Kim gözaltına alındı. 

9 Aralık

Yoon için seyahat yasağı çıkarıldı. 

10 Aralık

Güney Kore Ulusal Meclisi, Yoon dahil 8 kişinin ‘derhal’ gözaltına alınmasını talep eden tasarıyı kabul etti.

12 Aralık

Yoon, başarız darbe girişimini “idari eylem”oldugunu savunarak, azledilmesi ve yargılanması halinde buna karşı koyacağını bildirdi. Ana muhalefetteki Demokratlar, 12 Aralık’ta meclise, Yoon’un görevinden azledilmesini kapsayan yeni bir önerge sundu.

  • Yoon’un Görevden alınması (14 Aralık)

Sıkıyönetim ilanı nedeniyle 13. Cumhurbaşkanı Yoon’un azli için verilen ilk önerge mecliste yeterli çoğunluk barajına takılırken, muhalefetin yeni önergesi 204 evet oyuyla meclisten geçti ve Yoon azledildi.

  • Uçak Kazası ve Ulusal Yas (29 Aralık 2024)

Güney Kore’nin Muan şehrinde yolcu uçağının inişte kontrolden çıkması sonucu meydana gelen kazada 179 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi. Duvara çarpıp infilak eden uçaktan 2 kişi sağ olarak kurtulabildi. Uçak inmeden dakikalar önce kontrol kulesinin, “kuş çarpmasına” karşı uyardığı, uyarıyı alan pilotun kısa süre sonra inişe geçtiği açıklandı. Ülkede 1 haftalık ulusal yas ilan edildi.

Asya

Japon elektrik üreticisi JERA, ABD’deki veri merkezi için 3 milyar dolarlık büyük gaz yakıtlı santral kuracak

Yayınlanma

Nikkei Asia’nın pazartesi günü edindiği bilgiye göre Japonya’nın en büyük elektrik üreticisi JERA, ABD’de aynı sahada yer alacak bir veri merkezi için yaklaşık 500 milyar yen, yani 3 milyar dolar değerinde büyük bir gaz yakıtlı elektrik santrali inşa edecek.

Bu adım, Japon şirketinin ABD’li teknoloji devlerinin yapay zekâya yönelik benzeri görülmemiş yatırımları karşısında hızla büyüyen enerji altyapısı talebinden pay alma hedefiyle birlikte geldi.

Japonya’nın en büyük elektrik üreticisi JERA, büyük dil modellerinin eğitimi için bitişikteki veri merkezlerine elektrik sağlamak üzere ABD’de doğal gaz santrali inşa etmek amacıyla büyük Amerikan teknoloji şirketleriyle ortaklık kuruyor. 3 milyar dolarlık yatırım kapsamında kurulacak santralin 2028’de faaliyete geçmesi planlanıyor.

Bu proje, yapay zekâ eğitimi için istikrarlı elektrik arzına duyulan acil ihtiyacı yansıtıyor. Doğal gaz santralleri, veri merkezlerinin yüksek yük taleplerini karşılamak için geçiş dönemi çözümü işlevi görüyor.

Piyasa mekanizmaları açısından bakıldığında, yapay zekâ sermaye harcamaları elektrik üretimi ile veri merkezlerinin birlikte gelişimini tetikliyor. Finansman doğal gaz altyapısına ve hiper ölçekli veri merkezi işletmecilerine yönelirken, elektrik ekipmanı tedarikçileri ve bulut hizmet sağlayıcıları bu süreçten fayda sağlıyor.

JERA daha önce yurt dışı enerji varlıklarına yönelik yatırımlarını aktif biçimde geliştirmişti. ABD’li teknoloji devleriyle bu santral işbirliği, Japon şirketlerinin küresel yapay zekâ tedarik zincirine katılma stratejisinin devamı niteliğinde. Bu eğilim, Microsoft gibi şirketlerin kendi veri merkezi enerji kaynaklarını inşa etmesine benzer bir yönelimi yansıtıyor.

Sermaye akışları bakımından proje, altyapı fonlarını ve enerji dönüşümü sermayesini kendine çekecek. Bu da doğal gazın yapay zekâ veri merkezleri için güvenilir bir baz yük enerji kaynağı rolünü güçlendirirken, yenilenebilir enerji ve depolama yatırımlarını da teşvik edecek.

Google ve Amazon’un veri merkezleri için uzun vadeli elektrik alım anlaşmaları imzalamasına benzer şekilde, Japon şirketleri de doğrudan yatırımlar yoluyla yapay zekâ büyümesinden doğan kazançları güvence altına alıyor. Bu süreç, küresel enerji ve bilişim altyapısının entegrasyonunu hızlandırıyor.

Özünde bu gelişme, teknolojik ikame ve sanayi zincirinin yeniden yapılandırılması anlamına geliyor. Yapay zekâ eğitiminde kullanılan hesaplama gücündeki patlayıcı büyüme, yerel elektrik tedarikini zorunlu kılıyor. Bu durum, fiyatlama gücünü geleneksel kamu hizmeti şirketlerinden veri merkezleri ile elektrik üretiminin birleşimine doğru kaydırıyor ve küresel enerji sermayesinin tahsisini yeniden şekillendiriyor.

Japon sanayiciler ve yöneticiler, ABD’ye ‘sonu gelmez’ yatırımlar konusunda uyardı

Okumaya Devam Et

Asya

Güney Kore, Orta Doğu’da savaş sonrası yeniden imar için görev gücü kurdu

Yayınlanma

Güney Kore Dışişleri Bakanı Cho Hyun pazartesi günü yaptığı açıklamada, Güney Kore hükümetinin, Güney Koreli şirketlerin çatışma sonrası yeniden imar çalışmalarına katılımını desteklemek amacıyla Orta Doğu genelinde ülke bazlı işbirliği ihtiyaçlarını belirlemek üzere bir görev gücü kurduğunu söyledi.

Cho, düzenlediği basın toplantısında, “Güney Koreli şirketlerin Orta Doğu’daki yeniden imar çalışmalarına katılımını kolaylaştırmak ve bölgeyle daha geniş ekonomik işbirliği geliştirmek amacıyla bakanlık özel bir görev gücü kurdu ve yurt dışı temsilcilikler aracılığıyla ülke bazlı işbirliği ihtiyaçlarını aktif biçimde tespit etti” dedi.

Cho, “Krizlere verdiğimiz yanıtlar, Orta Doğu ülkeleri nezdinde Güney Kore’nin zor zamanlarda yanlarında duran güvenilir bir ortak olduğu algısını güçlendirdi” diye ekledi.

Geçen hafta ABD ve İran, aylar süren savaşı sona erdirmeyi amaçlayan bir mutabakat zaptı imzaladı. Söz konusu mutabakat, iki ülke arasındaki ateşkesi 60 gün uzatacak; bu süre içinde nükleer meseleler ve diğer başlıkların ele alınarak nihai bir barış anlaşmasına varılması için müzakereler yürütülecek.

Cho, anlaşmanın yalnızca kısa vadeli bir gerilimi azaltma tedbiri olarak kalmaması, aynı zamanda bölgede kalıcı barış ve istikrarın temeli haline gelmesi için ABD ve daha geniş uluslararası toplumla birlikte çalışacaklarını taahhüt etti.

Hürmüz Boğazı’nda mahsur kalan Güney Kore bağlantılı gemilere ilişkin olarak Cho, hükümetin ilgili koşulları ve Kore gemileri ile mürettebatının güvenliğini yakından izlemeyi sürdürdüğünü söyledi.

Cho, “Bizim gemilerimiz de dahil olmak üzere tüm gemiler için serbest ve güvenli geçişin hızla yeniden tesis edilmesini sağlamak amacıyla ilgili ülkelerle işbirliğimizi sürdüreceğiz” dedi. “Yakın gelecekte İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile bir telefon görüşmesi yapılması için Tahran ile koordinasyon halindeyiz” diye ekledi.

Okyanuslar Bakanlığı’na göre, Güney Kore tarafından işletilen iki gemi pazartesi günü Hürmüz Boğazı’ndan çıktı. Bu gemiler, geçen haftaki ABD-İran anlaşmasıyla stratejik deniz yolunun yeniden açılmasının ardından su yolundan geçen ilk Güney Kore bağlantılı gemiler oldu.

Bu çıkışla birlikte bölgede kalan Güney Kore bağlantılı gemi sayısı 22’ye düştü.

Daha sonra bakanlıktan üst düzey bir yetkili, Güney Kore ile ABD’nin bu yıl içinde, Seul’ün nükleer denizaltı arayışı ile uranyum zenginleştirme ve kullanılmış yakıtı yeniden işleme kabiliyetleri dahil olmak üzere temel nükleer işbirliği konularında anlaşmaya varmasının beklendiğini söyledi.

Kimliğinin açıklanmaması koşuluyla konuşan yetkili, “Son görüşmeler Güney Kore’de yapıldı ve yakın gelecekte ABD’de yeni bir turun gerçekleştirilmesi bekleniyor” dedi.

Güney Kore’nin zenginleştirme ve yeniden işleme haklarını elde edebilmesi için ABD ile ikili nükleer işbirliği anlaşmasında, 123 Anlaşması olarak bilinen düzenlemede, kısmi ya da kapsamlı değişiklikler yapılmasını veya bir ek protokol kabul edilmesini sağlaması gerekecek.

Yetkili, “Bir anlaşmanın biçiminden çok içeriği önemlidir” dedi ve aynı ilkenin nükleer denizaltılara ilişkin görüşmeler için de geçerli olduğunu belirtti. “Mümkün olan en kısa sürede bir anlaşmaya varmak gibi net bir hedef belirledik” dedi.

Kuzey Kore konusunda ise yetkili, Çin’in Pyongyang’ın nükleer silah programına fiilen göz yumduğu yönündeki spekülasyonları reddederek, Pekin’in “bu konuyu kamuoyu önünde tartışmaktan kaçınmış göründüğünü” söyledi.

Bu açıklamalar, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in kısa süre önce Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ile görüşmek üzere Pyongyang’a yaptığı ziyaretin ardından geldi. Önceki görüşmelerinin aksine, bu ziyarette Kore Yarımadası’nın nükleer silahlardan arındırılması konusu kamuoyu önünde dile getirilmedi.

Bakanlık yetkilisi, “Çin’in bu konuyu kamuoyu önünde ele alma konusundaki isteksizliği, Kuzey Kore ile ilişkileri ve Pyongyang ile Moskova arasındaki büyüyen ilişki bağlamında daha geniş bir çerçevede değerlendirilmelidir” dedi.

Yetkili ayrıca Kuzey Kore, Çin ve Rusya arasında derinleşen hizalanmanın arzu edilmeyen bir durum olacağı uyarısında bulundu ve Güney Kore, Çin ve Japonya arasındaki üçlü işbirliğinin önemini vurguladı.

Başkan Lee Jae Myung’un kısa süre önce G7 zirvesinde ABD Başkanı Donald Trump’a Kuzey Kore’nin nükleer silahlardan arındırılmasının aşamalı olarak yürütülmesi yönünde yaptığı öneriye ilişkin olarak yetkili, Seul ile Washington’ın büyük ölçüde aynı çizgide kalmaya devam ettiğini söyledi.

“Çalışma düzeyindeki istişareler yoluyla ABD ile koordinasyonu sürdürdük; bu nedenle pozisyonlarımız arasında temel bir fark olduğunu düşünmüyorum” dedi.

Okumaya Devam Et

Asya

Çin, Rusya’nın yaptırımlı LNG’si için ikinci terminali hazırlıyor

Yayınlanma

ABD yaptırımı altındaki Arktik LNG-2 projesinden geçen yıl sevkiyat almaya başlayan Çin, Rus sıvılaştırılmış doğalgazını kabul etmek için ikinci bir ithalat terminali hazırlıyor. Reuters’a konuşan kaynaklar, Şandong eyaletindeki yeni terminalin ekim ayına kadar hazır hale getirilmesinin planlandığını belirtiyor.

ABD yaptırımları altında bulunan ve geçen yıl Çin’deki bir limana sevkiyat gerçekleştiren Arktik LNG-2 projesinin yeni bir kabul noktasına sahip olabileceği belirtildi.

Reuters haber ajansına konuşan ve konu hakkında bilgi sahibi olan üç kaynak, Çin’in yaptırımlı Rus sıvılaştırılmış doğalgazını (LNG) işlemek üzere ikinci bir ithalat terminali hazırladığını aktardı.

Söz konusu kaynaklar, bu amaçla doğu eyaleti Şandong’da yer alan ve inşası yeni tamamlanan Lungkou LNG terminalinin kullanılacağını bildirdi.

Enerji sektöründen üst düzey bir yönetici, mekanik ekipman montajı tamamlanan terminalin kış sezonu başlangıcı olan ekim ayından önce hazır hale getirilmesinin planlandığını ifade etti.

Yeni terminali, Ağustos 2025’ten bu yana Rus LNG’sini kabul eden Beyhay terminalini de işleten boru hattı şirketi PipeChina yönetecek.

Arktik LNG-2 projesini yürüten Novatek şirketi, Çin’in tek alıcı olarak kalması nedeniyle ürünlerini yüzde 35 ila yüzde 40 indirimle satmak zorunda kalıyor.

Projeden gaz ihracatının normal şartlarda 2024 yılının başında başlaması öngörülüyordu, ancak ABD 2023 yılının sonbaharında projeye yönelik yaptırımlar uygulamaya koydu.

Novatek, bu gelişmenin ardından LNG’yi yüzer depolama tesislerine taşımaya başladı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in gerçekleştirdiği ziyaret döneminde, Kamçatka açıklarında bulunan bu depolama tesislerinin birinden Çin’e yönelik ilk sevkiyatlar gerçekleştirildi.

Kpler verilerine göre, 10 aydan kısa bir sürede Çin, Arktik LNG-2 projesinden toplamda 2,6 milyon ton ağırlığında 41 parti LNG teslim aldı. Projenin geliştirme planı ise yıllık 18,9 milyon ton üretim yapılmasını öngörüyordu.

Buna göre Novatek, yaptırımlar sebebiyle projenin tam kapasiteyle çalışması durumunda hedeflenen miktarın yaklaşık 6 kat daha azını satabildi. Şirket, iki üretim hattını inşa etmesine rağmen üçüncü hattın inşasını ertelemek zorunda kaldı.

Reuters, Beyhay terminalinin yaptırım listesinde yer alan bir diğer tesis olan “Gazprom LNG Portovaya” fabrikasından da üç parti gaz kabul ettiğini kaydetti.

Beyhay’daki Çin terminalinin yıllık kapasitesi 6 milyon ton düzeyinde bulunurken, Lungkou’daki yeni terminalin yılda 5 milyon ton gaz kabul etme kapasitesine sahip olacağı belirtildi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English