Asya
Güney Kore mahkemesi sıkıyönetim soruşturmasında Yoon’un tutuklanmasına onay verdi

Güney Kore’de mahkeme salı günü, görevden alınan Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol’ un sıkıyönetim uyguladığı gerekçesiyle tutuklanmasına onay vererek, ülkede ilk kez görevdeki bir devlet başkanının tutuklanmasına karar verdi.
Üst Düzey Yetkililer için Yolsuzluk Soruşturma Ofisi (CIO), Seul Batı Bölge Mahkemesi’nin Yoon’un kısa süreli sıkıyönetim uygulamasını inceleyen müfettişler tarafından talep edilen tutuklama emrini onayladığını doğruladı.
Görevden uzaklaştırılan Yoon, bir Güney Kore devlet başkanının dokunulmazlığının olmadığı az sayıdaki suçlamadan biri olan ayaklanmanın lideri olduğu iddiasıyla soruşturuluyor. Ayrıca Anayasa Mahkemesi’nde de görevden alma davası görülüyor.
Görevdeki bir devlet başkanı için çıkarılan tutuklama emri daha önce görülmemiş bir durum ve Asya’nın dördüncü büyük ekonomisi ve ABD’nin önemli bir müttefiki olan Güney Kore’yi saran siyasi krizi derinleştiriyor.
Başkan vekili olarak Yoon’dan görevi devralan Başbakan Han Duck-soo da muhalefetin çoğunlukta olduğu parlamento tarafından görevden alındı.
Han’ın görevden alınmasının ardından başkan vekilliği görevini devralan Maliye Bakanı Choi Sang-mok, Güney Kore topraklarındaki en ölümcül hava felaketinde 179 kişinin ölümüne neden olan 7C2216 sefer sayılı Jeju Air uçağının kazasıyla ilgileniyor.
Güney Kore’de ölümcül kazanın ardından havacılık sistemleri gözden geçirilecek
Mevcut tutuklama emri 6 Ocak’a kadar geçerli ve soruşturmacılara Yoon’u tutuklandıktan sonra tutmaları için sadece 48 saat veriyor. Müfettişler daha sonra yeni bir tutuklama emri talep etmeye ya da Yoon’u serbest bırakmaya karar vermek zorunda.
Yonhap haber ajansının CIO’ya dayandırdığı habere göre, tutuklama emri uygulandıktan sonra Yoon’un Seul Gözaltı Merkezi’nde tutulması bekleniyor.
Görevden alınan başkanın avukatlarından Yoon Kab-keun, tutuklama emrinin yasadışı ve geçersiz olduğunu çünkü CIO’nun Güney Kore yasalarına göre tutuklama emri talep etme yetkisi olmadığını söyledi.
Başkanın hukuk ekibinin yakalama emrinin durdurulması için Anayasa Mahkemesi’ne ihtiyati tedbir başvurusunda bulunacağını söyledi.
Yonhap, bölge mahkemesinin, Yoon’un haklı bir neden olmaksızın çağrılara cevap vermeme olasılığı ve Yoon’un bir suç işlediğinden şüphelenmek için önemli bir neden olması nedeniyle arama emri çıkardığını söyledi. Mahkeme yorum yapmayı reddetti.
Yoon hakkındaki tutuklama kararının ne zaman ya da nasıl uygulanacağı belli değildi. Güney Kore Devlet Başkanlığı Güvenlik Servisi salı günü yaptığı açıklamada, tutuklama emrinin yasal süreçlere göre ele alınacağını söyledi.
CIO, mahkemenin Yoon’un ikametgahı için bir arama emrini de onayladığını söyledi.
Daha önce polis, soruşturma kapsamında başkanlık ofisine baskın yapmayı denemiş ancak başkanlık güvenlik servisinin erişimi engellemesi nedeniyle başarılı olamamıştı.
Savcılar şu ana kadar Yoon’un sıkıyönetimiyle bağlantılı olarak üç üst düzey savunma yetkilisini suçladı.
İlk duruşması 16 Ocak’ta görülecek olan eski Savunma Bakanı Kim Yong-hyun’un yanı sıra Savunma Karşı İstihbarat Komutanlığı şefi Yeo In-hyung ve Başkent Savunma Komutanlığı komutanı Lee Jin-woo hakkında suç duyurusunda bulunuldu.
SIKIYÖNETİM FİYASKOSU
Yoon, 3 Aralık’taki sıkıyönetim ilanından bu yana birçok kez müfettişlerin sorgulama çağrılarına yanıt vermedi. Siyasi faaliyetleri yasaklama ve medyayı sansürleme girişimi olan duyuru, 1980’lerden bu yana Güney Kore’de bu türden ilk emirdi.
O gece askerler Seul’deki Ulusal Meclis binasına zorla girdiler ancak parlamento yardımcıları onlara yangın söndürücülerle müdahale edince geri çekildiler. Protestocular dışarıda polisle çatışırken milletvekilleri sıkıyönetim kararını reddetti ve Yoon birkaç saat içinde emri iptal etti.
Tepkiler çok hızlı oldu. Yoon ilk görevden alma girişiminden kurtulurken, partisinin üyeleri daha sonra 14 Aralık’ta onu görevden almak için muhalefet partilerine katıldı.
Han başkan vekili olarak görevi devraldı, ancak parlamento tarafından Anayasa Mahkemesi’ne atanan yargıçları onaylamayı reddetmesinin ardından cuma günü o da görevden alındı.
Yoon’un Anayasa Mahkemesi’ndeki davasının bir sonraki duruşması cuma günü yapılacak.
Sıkıyönetim kararnamesinde önemli bir rol oynadıktan sonra Yoon’un savunma bakanlığından istifa eden Kim Yong-hyun gözaltına alındı ve cuma günü ayaklanma ve yetkiyi kötüye kullanma suçlamalarıyla suçlandı.
Güney Kore’nin iktidardaki Halkın Gücü Partisi’nin vekil lideri Kweon Seong-dong salı günü yaptığı açıklamada, görevdeki bir cumhurbaşkanını gözaltına alma girişiminin uygunsuz olduğunu söyledi.
Parlamentoda çoğunluğu elinde bulunduran ve Yoon’un görevden alınmasını oylamaya sunan muhalefetteki Demokrat Parti milletvekili Kim Yong-min de salı günü yaptığı açıklamada, “Arama emri ve soruşturmanın yürütülmesi süreci çok zor olabilir” diyerek müfettişlere arama emirlerini derhal yerine getirmeleri çağrısında bulundu.
Asya
Tokyo’dan Rusya açılımı

Japonya federal hükümeti, Rusya’ya yönelik G7 yaptırımlarını desteklemeyi sürdürürken, ulusal çıkarları doğrultusunda Moskova ile ikili ilişkileri korumanın gerekli olduğunu açıkladı.
Japonya federal hükümeti, Rusya’ya yönelik uygulanan uluslararası yaptırımlara bağlı kalırken, ulusal çıkarlarını korumak adına Moskova ile ikili ilişkileri sürdürmeyi hedefliyor.
Japonya Kabine Başsekreteri Minoru Kihara, düzenlediği basın toplantısında Tokyo’nun Rusya politikasındaki bu hassas dengeye dikkat çekti. Kihara, konuya ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Rusya’ya yönelik adımlarımız bağlamında, yaptırımların uygulanması hususunda G7 dahil uluslararası toplumla işbirliği içindeyiz. Diğer yandan Rusya komşu bir ülkedir ve ikili ilişkilerin sürdürülmesi önem taşımaktadır. Ülkemizin ulusal çıkarlarına uygun olan esaslar çerçevesinde, dış politikamız doğrultusunda gereken adımları atmaya devam edeceğiz.”
Japonya, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik askeri operasyonunun başlamasının ardından uluslararası yaptırım kararlarına katılım sağlamıştı.
Moskova ise bu yaptırımlara, Tokyo’nun kısıtlamalarının “dostane olmayan niteliğini” gerekçe göstererek Güney Kuril Adaları’na ilişkin barış antlaşması müzakerelerini tek taraflı olarak sonlandırarak yanıt vermişti.
Görüşmelerin geleceğine dair Rusya cephesinden de ihtiyatlı açıklamalar geliyor. Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, Nisan 2025’te yaptığı açıklamada, Tokyo’nun mevcut tutumu sebebiyle Japonya ile müzakerelerin yürütülmesinin ve bir barış antlaşması imzalanmasının şu aşamada pek olası görünmediğini ifade etmişti.
Şirket varlıklarını koruma çabası
Diplomatik ilişkilerdeki tıkanıklığa rağmen iki ülke arasında teknik düzeydeki temaslar sürüyor. Japon hükümet yetkilileri, Mayıs 2026’da gerçekleştirdikleri Rusya ziyareti kapsamında Rusya Ekonomik Kalkınma Bakanlığı ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığı temsilcileriyle bir araya geldi.
Bu resmi ziyaretin amacının, Rusya’da faaliyet gösteren Japon şirketlerinin ticari varlıklarının korunması için Rus makamlarıyla koordinasyon sağlamak olduğu bildirildi.
Japonya’da yayımlanan Sankei Shimbun gazetesi, hükümet heyetinin Moskova’ya gerçekleştirdiği bu ziyaretin hazırlık aşamasında Japon kamuoyunda farklı tepkilere yol açtığını aktardı.
Yükselen eleştiriler üzerine Japonya Ekonomi Bakanlığı tarafından yayımlanan açıklamada, heyet gönderilmesinin Rusya’ya yönelik yaptırım politikasının esnetildiği anlamına gelmediği vurgulandı.
Bakanlık açıklamasında, “Ülkemiz, G7 ile koordinasyon halinde Rusya karşıtı yaptırımları uygulamaya devam etme kararlılığını sürdürmektedir; şu aşamada Rusya ile yeni bir işbirliği geliştirilmesi için uygun koşullar oluşmamıştır” denildi.
Asya
Rusya’daki yakıt krizi Orta Asya’yı da etkiliyor

Ukrayna’nın insansız hava aracı saldırıları sonucu Rusya’nın petrol rafineri kapasitesinin önemli bölümünün devre dışı kalması, Orta Asya’da akaryakıt piyasalarını da etkilemeye başladı. Kırgızistan alternatif tedarik arayışına girerken, Özbekistan’da benzin fiyatları yükseldi, Kazakistan ise iç piyasada arz sıkıntısı yaşanmaması için sınır kontrollerini sıkılaştırdı.
Ukrayna’nın insansız hava aracı saldırıları sonucu Rusya’nın petrol rafineri kapasitesinin dörtte birinden fazlasının devre dışı kalmasının yol açtığı yakıt sıkıntısı, Orta Asya piyasalarına da yansımaya başladı.
Benzinin yüzde 90’dan fazlasını Rusya’dan temin eden Kırgızistan’da, Rusya’nın neredeyse tüm bölgelerinde yürürlüğe giren yakıt satış kısıtlamalarının ardından arz sorunu yaşanıyor.
Kırgızistan Petrol Tüccarları Birliği Başkanı Kanatbek Eşatov, haziran ayı sonunda yaptığı açıklamada, Rusya’dan yapılan sevkiyatların sınırlandırılması ve mevsimsel talep artışı nedeniyle Ai-95 ve Ai-98 benzin türlerinde kıtlık oluştuğunu bildirdi.
Bunun ardından Bişkek yönetimi, istikrarlı yakıt tedarikinin sağlanmasına destek verilmesi amacıyla Kazakistan, Belarus, Azerbaycan, Özbekistan ve Türkmenistan’a başvurdu.
Kırgızistan Enerji Bakanlığı bu girişimi duyururken, hükümetin akaryakıt fiyatlarını devlet denetimine alma sürecini de başlattığını açıkladı.
Rusya nisan ayından bu yana benzin ihracatına ambargo uyguluyor. Moskova’nın dizel ihracatını da yasaklaması ihtimali değerlendiriliyor.
Resmi olarak bu ambargo, Kırgızistan’ın da üyesi olduğu Avrasya Ekonomik Birliği ülkelerine ya da Özbekistan örneğinde olduğu gibi hükümetler arası anlaşmalar kapsamında yapılan sevkiyatları kapsamıyor. Ancak ülkedeki yakıt açığı nedeniyle Rusya’nın yurt dışına akaryakıt göndermesi giderek zorlaşıyor.
Tersine, Rusya artık Belarus ve Hindistan’dan ek yakıt alımı yapıyor. Kazakistan da insani yardım kapsamında Rusya’ya 50 bin ton benzin göndermeyi kabul etti.
Bu miktarın Rusya’nın yaklaşık yarım günlük benzin tüketimine karşılık geldiği belirtiliyor.
Rusya’da “fiziksel yakıt yetersizliği” oluştu
Eski Gazprom Neft yöneticisi, bugün ise Berlin Carnegie Rusya ve Avrasya Merkezi’nde kıdemli araştırmacı olarak görev yapan Sergey Vakulenko’nun değerlendirmesine göre, 20 Haziran itibarıyla Rusya’daki petrol rafineri kapasitesinin yaklaşık yüzde 28’i devre dışı kaldı.
Vakulenko, The Wall Street Journal’a yaptığı açıklamada, “Bütün bunlar, Ukrayna’nın gönderebildiği insansız hava araçlarının sayısındaki keskin artışla bağlantılı. [Rusya’nın yakıt piyasasındaki] sorun artık lojistik güçlükler ya da piyasa dengesizlikleri değil, fiziksel yakıt yetersizliği” ifadelerini kullandı.
Rusya’dan gelen sevkiyatların azalması Özbekistan’da da etkisini gösterdi. Bloomberg’in, yerel yayın organı Spot.uz‘a dayandırdığı habere göre, Ai-92 benzininin emtia borsasındaki fiyatı haziran ayının başından bu yana yüzde 11,8 arttı.
Kazakistan önlem aldı
Orta Asya’nın en büyük petrol üreticisi Kazakistan ise demir yoluyla belirli petrol ürünleri ve hafif distilatların ihracatını yasakladı.
Bloomberg’in aktardığına göre ülke ayrıca, Rusya’ya yakıt taşıyarak fiyat farkından yararlanmaya çalışan spekülatörlerin iç piyasada sıkıntı yaratmasını önlemek amacıyla sınır kontrollerini sıkılaştırdı ve araçların sınırı günde yalnızca bir kez geçmesine izin verdi.
Başbakan Oljas Bektenov, 20 Haziran’da hükümete yakıt kıtlığının önlenmesi için gerekli tüm tedbirlerin alınması talimatını verdi. Bu önlemler arasında sınır denetimlerinin daha da sıkılaştırılması da yer aldı.
Haziran ayı sonunda Kazakistan, Karaçaganak petrol ve doğal gaz sahasındaki üretimi de dörtte birden fazla azaltmak zorunda kaldı.
Bu sahadan çıkarılan doğal gaz, Ukrayna’nın insansız hava aracı saldırısının ardından faaliyetini durduran Rusya’nın Orenburg kentindeki gaz işleme tesisine gönderiliyor, işlendiikten sonra yeniden Kazakistan’a aktarılıyor.
Karaçaganak sahası, Kazakistan’ın toplam petrol üretiminin yaklaşık yüzde 10’unu karşılıyor.
Sahada petrol ve doğal gaz birlikte üretildiği için, doğal gaz üretimini önemli ölçüde azaltmadan petrol üretimini aynı seviyede sürdürmek teknik olarak mümkün olmadı. Bu nedenle gaz üretimindeki kesinti, petrol üretiminin de azaltılmasını beraberinde getirdi.
Rus tarım şirketleri, yakıt krizi nedeniyle dizel yerine gaza yöneliyor
Asya
Kırgızistan akaryakıt arzı için altı ülkeden destek istedi

Kırgızistan hükümeti, olası yakıt sıkıntısını önlemek amacıyla Rusya, Kazakistan, Belarus, Azerbaycan, Özbekistan ve Türkmenistan’dan akaryakıt sevkiyatlarının artırılmasını talep etti. Enerji Bakanlığı, Ortadoğu’daki jeopolitik gerilim, uluslararası lojistik riskleri ve küresel petrol fiyatlarındaki artışın ülkenin yakıt arzı üzerinde baskı oluşturduğunu bildirdi.
Kırgızistan, ülkede olası yakıt sıkıntısının önüne geçebilmek amacıyla Rusya, Kazakistan, Belarus, Azerbaycan, Özbekistan ve Türkmenistan’dan benzin ile diğer akaryakıt ürünlerinin sevkiyatını artırmalarını talep etti.
Ülkenin Enerji Bakanlığı, bu adımın ülkedeki yakıt arzının kesintisiz sürdürülmesini amaçladığını açıkladı.
Bakanlığın açıklamasında, “Yakıt arzının sürdürülebilirliğini korumak amacıyla Rusya Federasyonu, Kazakistan Cumhuriyeti, Belarus Cumhuriyeti, Azerbaycan Cumhuriyeti, Özbekistan Cumhuriyeti ve Türkmenistan’ın yetkili devlet kurumlarına resmi başvurular gönderildi. Aynı zamanda tedarik kaynaklarının çeşitlendirilmesi ve bu alandaki uluslararası işbirliğinin genişletilmesi için görüşmeler yürütülüyor” ifadeleri kullanıldı.
Kırgızistan Enerji Bakanlığı, ülkenin akaryakıt ihtiyacının büyük bölümünü ithalat yoluyla karşıladığını hatırlattı. Açıklamada, olası arz sıkıntısının başlıca nedenleri arasında Ortadoğu’daki jeopolitik gerilim, uluslararası lojistikte ortaya çıkan riskler ve dünya petrol fiyatlarındaki yükseliş gösterildi.
Bakanlık ayrıca, ülkenin ham petrolü akaryakıta dönüştürme kapasitesini artırmaya yönelik çalışmaların da sürdüğünü bildirdi.
Kırgızistan Ulusal İstatistik Komitesi verilerine göre, ülkede tüketilen benzin ve motorinin büyük bölümü ithalat yoluyla sağlanıyor.
Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak ise 1 Temmuz’da yaptığı açıklamada, Rusya’nın iç piyasasında benzin ve motorin arzının yeterli olduğunu söyledi.
Novak, Rusya Merkez Bankası Finans Kongresi’nin genel oturumunda yaptığı konuşmada, “Genel olarak söylemek isterim ki, bazı rafinerilerde bakım çalışmaları sürmesine rağmen iç piyasa hem benzin hem de dizel yakıt açısından yeterli düzeyde arz ediliyor” ifadelerini kullandı.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de 28 Haziran’da, ülkede sürücüler ile işletmelerin yakıta erişiminde yaşanan sorunların devam ettiğini belirterek piyasanın istikrara kavuşturulması için sistematik önlemler alınmasını istedi.
Putin, en büyük rafinerilerin azami kapasiteyle çalıştığını, planlı bakım çalışmalarının ertelendiğini ve benzin stoklarının 1,7 milyon ton seviyesinde bulunduğunu, bunun geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4 daha düşük olduğunu söyledi.
RBK’nın haberine göre, Rusya’da merkezi yönetim ya da bazı akaryakıt istasyonu zincirlerinin yakıt satışına yönelik çeşitli sınırlamalar uyguladığı bölgelerin sayısı yaklaşık 60’a ulaştı.
Avrupa1 hafta önceKuzey Akım sabotajında ‘porno filmi kılıfı’ iddiası
Görüş2 hafta önceHeidegger’in kulübesindeki Avrupa solu
Rusya4 gün önce“Planlarımızda Kiev rejimini kurtarmak yok”
Dünya Basını2 hafta önceVaroufakis: Avrupa Birliği liderleri kesik başlı tavuk gibi
Söyleşi5 gün önce“Kapitalizmin özgürlükçü bir toplumsal düzene ihtiyacı yoktur”
Dünya Basını2 hafta önceİran savaşı küresel güç dengelerini nasıl yeniden şekillendirdi?
Dünya Basını2 hafta önceProf. Diesen: ABD sadece zaman kazanıyor, İran’ı yok etme hedefi değişmedi
Dünya Basını1 hafta önceCSIS: Ankara Zirvesi ‘NATO 3.0’ın Sahadaki Yansıması












