Avrupa
Alman iç istihbarat teşkilatı Sol Parti ve Eralp’i soruşturacak

Alman Federal Anayasa Koruma Dairesi (BfV), Sol Parti ve Elif Eralp’in “aşırıcı” gruplarla olan bağlarını incelemeyi planlıyor.
Partinin Berlin baş adayı Elif Eralp, seçim kampanyası devam ederken “PKK’nin paravan örgütünün üyeleri ile görüşmek” ile itham ediliyor.
WELT’te yer alan habere göre Eralp, BfV tarafından mercek altına alındı. Federal Meclis’te Almanya’nın güvenlik kurumlarının başkanlarıyla yapılan bir oturumda, Federal Anayasa Koruma Dairesi Başkanı Sinan Selen, başkentteki Sol Parti’den ve partinin “aşırılıkçı ve terörist” gruplarla olan bağlarından da bahsetti.
Selen, “Bazı yerel durumları çok yakından incelememiz gerekiyor,” dedi.
Anayasa Koruma Dairesi, Eralp ve diğer Sol Parti siyasetçilerinin (örneğin Federal Meclis üyesi Ferat Koçak) “terörist gruplar” ve diğer örgütlerle ne ölçüde bağlantı kurduklarını araştırmayı planlıyor.
Örneğin seçim gecesi, aşiret lideri ve organize suçla bağlantılı olduğu öne sürülen Issa Remmo ve FHKC destekçisi olduğu ileri sürülen İbrahim İbrahim, Sol Parti’nin kutlamasına katılmıştı.
Son olarak Eralp, geçmişte solcu “Rote Hilfe” (Kızıl Yardım) örgütüne üye olması nedeniyle de eleştirilere maruz kaldı.
Bu örgütün, diğer faaliyetlerinin yanı sıra RAF üyesi olma iddiasıyla yargılanan Daniela Klette için bağış topladığı vurgulanıyor.
Bild gazetesinin öğrendiğine göre Eralp seçim kampanyası sırasında, bazı Kürt örgütlerinden oluşan bir heyetle bir araya gelmişti. Toplantıda NAV Berlin üyeleri de hazır bulunmuştu.
Güvenlik kurumları, bu grubu Almanya’da yasaklı olan PKK’nin paravan örgütü olarak değerlendiriyor.
Seçim kampanyası sırasında Eralp, Berlin Anayasa Koruma Dairesi’ni kaldırmak istediğini söylemişti.
Bild gazetesinin sorusu üzerine Eralp, PKK’ye ilişkin tutumu hakkında yorum yapmaktan kaçındı.
Anayasa Koruma Dairesi ise şu açıklamayı yaptı:
“PKK, Almanya’daki yurtdışı bağlantılı aşırılıkçılık ve terörizm alanında en fazla üyeye ve en büyük etkiye sahip örgüt olmaya devam etmektedir.”
Avrupa
Eski BND Başkanı Hanning gözaltına alındı

Almanya’da soruşturmacılar, eski Almanya Federal Haber Alma Servisi (BND) Başkanı August Hanning’i gözaltına aldı.
WDR, NDR ve Süddeutsche Zeitung’un yaptığı araştırmaya göre, bir muhbirin ona BND’ye ait gizli belgeler sağladığı iddia ediliyor. Bu bilgilerin “yabancı aktörlerin” eline geçip geçmediği sorgulanıyor.
Federal Başsavcılık, BND’nin eski başkanı August Hanning hakkında devlete karşı casusluk, devlet sırlarını ifşa etme, vatana ihanet teşebbüsü ve istihbarat ajanı olarak faaliyet gösterme suçlamalarıyla soruşturma yürütüyor.
Kurumun bir başka uzun süredir görev yapan çalışanı ise vatana ihanet teşebbüsüne yardım ve yataklık ile devlete karşı casusluğa yardım ve yataklık suçlamalarıyla karşı karşıya.
WDR, NDR ve SZ’nin araştırmalarına göre, Federal Kriminal Polis Dairesi (BKA) müfettişleri, Hanning’i sabahın erken saatlerinde Münster yakınlarındaki Nordwalde’deki evinde gözaltına aldı.
Bavyera’da yetkililer, bir başka eski üst düzey BND çalışanını da gözaltına aldı: Manfred D.’nin, Hanning’in eski ofis müdürü olduğu ve 2026 ilkbaharına kadar BND’de çalıştığı bildirildi.
D.’nin, en az 2022 yılına kadar para karşılığında Hanning’e kurumdan çok gizli bilgiler sağladığı iddia ediliyor.
Soruşturmacılar, şu anda 80 yaşında olan eski BND başkanının bu bilgileri en az bir vakada yabancı bir istihbarat servisi için bir güvenlik analizi hazırlamak amacıyla kullandığı şüphesini araştırıyor.
Fakat WDR, NDR ve SZ’den alınan bilgilere göre, bu olay Rusya ile ilgili değil.
Başka bir vakada ise Hanning’in, bir yabancı ajanla yaptığı yazışmalarda BND’nin iç belgelerinden elde ettiği bilgileri kullandığı iddia ediliyor.
Güvenlik çevrelerindeki kaynaklara göre, Hanning geçen yılın Eylül ayında evinde ve ofislerinde yapılan arama sonrasında soruşturma kapsamına alındı.
O dönemde Hamburg Eyalet Kriminal Polis Dairesi (LKA), Block kaçırma davasıyla ilgili delil arıyordu.
Hamburg Savcılığı, “steakhouse” mirasçısı Christina Block’u, velayet anlaşmazlığı nedeniyle 2023 yılının sonlarında en küçük iki çocuğunun kaçırılmasını emretmekle suçluyor.
Soruşturmacılara göre, August Hanning’in çocukları kaçırmaya yönelik daha önceki bir girişimde rol aldığı iddia ediliyor ama kendisi bu suçlamayı reddediyor.
WDR, NDR ve SZ’nin haberlerine göre, LKA görevlileri geçen yıl Hanning’den ele geçirilen materyali incelerken, önemli bilgiler içeren bir elektronik depolama cihazına rastladı.
Bu haberlere göre, eski memur, hiçbir koşulda elinde bulundurmasına izin verilmemesi gereken, yakın geçmişe ait çok gizli BND belgelerine erişim imkânına sahipti.
Hanning’in BND’deki görevi Kasım 2005’te sona ermişti.
Toplamda, D.’den Hanning’e yaklaşık 2.000 belgenin aktarıldığı söyleniyor. Soruşturmaya göre, bunların çoğu, güvenlik kurumlarının başkanlarının haftalık olarak bilgi alışverişinde bulundukları Şansölyelik’teki “ND Durum” toplantısı için hazırlanan brifinglerdi.
Araştırmalara göre, söz konusu belgelerin İran nükleer programı veya Rus ordusu ile ilgili raporlar gibi son derece hassas içerikli olduğu belirtiliyor.
Güvenlik çevrelerindeki kaynaklara göre, bu belgeler arasında yabancı müttefik istihbarat servislerinden gelen bilgiler de yer alıyor.
Bu tür materyallerin sızdırılması, istihbarat servisleri arasında en kötü senaryo olarak değerlendiriliyor.
Müttefik istihbarat servisleri, BND’ye olan güvenlerini yitirebilir ve kurumu hayati öneme sahip bilgilerden mahrum bırakabilir.
Belgeleri inceledikten sonra, Hamburg Eyalet Kriminal Polis Dairesi (LKA), ele geçirilen belgeleri federal makamlara teslim etti.
Mayıs 2026’da Federal Savcılık, nihayet Hanning ve BND içindeki iddia edilen muhbiri hakkında gizli bir soruşturma başlattı.
Hanning’e gizli iç belgelerin ne kadar bir süre boyunca sağlandığı iddiası hâlâ belirsizliğini koruyor. Güvenlik kaynaklarına göre, bulunan en son belgelerin Haziran 2022 tarihli olduğu söyleniyor.
BND’deki söz konusu köstebeğin, bu materyali güvenli kurumdan nasıl dışarı çıkardığı da belirsizliğini koruyor. BND’den olayla ilgili acil bir açıklama istendi.
August Hanning’i temsil eden avukatlar, iddialara ilişkin son dakikada yapılan bir soruyu şu ana kadar yanıtlamadılar.
BND için bu, sadece birkaç yıl içinde yaşanan ikinci ciddi olay. Eski bir BND bölüm başkanı, 2022 yılında başka bir sanıkla birlikte Rusya adına casusluk yaptığı iddiasıyla şu anda Berlin Temyiz Mahkemesi’nde yargılanıyor.
Bu davada, kurumdan sızdırılan BND’nin siber operasyonlarına ilişkin çok gizli bilgiler söz konusuydu.
Hanning ve ikinci sanık hakkındaki şüpheler doğrulanırsa, bu tarihi boyutlarda bir istihbarat skandalı olacak.
Almanya Federal Cumhuriyeti tarihinde daha önce hiç bu kadar üst düzey bir eski yetkiliyi içeren bir vatana ihanet iddiası olmamıştı.
August Hanning, kariyeri boyunca on yıllar boyunca Almanya’nın güvenlik yapısı içinde kilit pozisyonlarda görev yaptı.
BND başkanlığı görevinden önce Hanning, Doğu Almanya’daki Batı Almanya diplomatik misyonunda güvenlik görevlisi olarak çalıştı.
Şansölyelik Ofisi’nde federal istihbarat servisleri koordinatörlüğü de dahil olmak üzere çeşitli görevlerde bulunduktan sonra, hukuk doktorası sahibi olan Hanning, 1998 yılında BND başkanlığını devraldı.
İstihbarat teşkilatındaki görev süresinin ardından Hanning, 2005 yılının sonlarında Federal İçişleri Bakanlığı’na müsteşar olarak atandı. Dört yıl sonra geçici emekliye ayrıldı.
Takip eden yıllarda Hanning, bir girişimci ve güvenlik danışmanı olarak adını duyurdu.
Geçen Mayıs ayına kadar, merkezi İsviçre’de bulunan tartışmalı bir güvenlik şirketinin yönetim ekibinde yer aldı.
Şirketin Alman iştiraki, Christina Block ile eski kocası arasındaki velayet davasında geçici olarak görevlendirilmişti.
Bu süreçte Hanning ve bir iş ortağı (eski bir LKA memuru) görünüşe göre şüpheli yöntemlere başvurdu: Savcılığa göre, ikili 2023 yılında “Block’un eski kocasını pedofiliyle ilgili asılsız suçlamalar yoluyla itibarsızlaştırmayı” planladıkları iddia ediliyor.
İddialara göre, Hanning ve suç ortağı olduğu iddia edilen kişi, Block’un çocuklarının babasına çocuk pornografisi görüntüleri ve videoları içeren bir sabit disk yerleştirmeye çalıştı.
Soruşturma halen devam ediyor. Hanning, daha önce Block davasındaki tüm suçlamaları reddetmişti.
Avrupa
İngiliz Yeşil Parti, “tek, demokratik bir Filistin devleti” çağrısı yaptı

İngiltere’de Yeşil Parti, kongresinde kendisini resmen anti-Siyonist bir parti olarak tanımlayan bir önergeyi kabul etti.
1022 lehte, 813 aleyhte oyla kabul edilen önerge, “etno-milliyetçi” bir siyasi proje olarak tanımlanan Siyonizme karşı partinin muhalefetini ortaya koyuyor ve anti-Siyonizmin antisemitizmle eşdeğer tutulmaması gerektiğini belirtiyor.
Önerge, Filistin’in kurtuluşu, geri dönüş hakkı, Boykot, Yatırımların Geri Çekilmesi ve Yaptırımlar (BDS) hareketi ile İsrail’e karşı tam bir silah ambargosu konusundaki partinin kararlılığını yeniden teyit ediyor.
Önerge ayrıca Yeşil Parti’nin kendi kaderini tayin hakkına verdiği desteği yeniden vurguluyor ve tarihi Filistin toprakları genelinde “tek bir demokratik devletin” kurulmasını talep ediyor.
Yeşil Parti Sözcüsü şunları söyledi:
“Bu, üyelerimiz arasında ciddi ve derinden hissedilen bir tartışma konusu oldu. Üyelerimiz, parti politikasını gündeme getirme ve bu konuda karar verme imkânına büyük önem veriyorlar; konferans da artık kararını verdi. Yeşil Parti, ırkçılık karşıtı bir partidir ve hem Filistin hem de Suriye topraklarının yasadışı işgaline tutarlı bir şekilde karşı çıkmış, İsrail hükümetine silah satışının sona erdirilmesi çağrısında bulunmuş ve Gazze ile Batı Şeria’daki yıkıcı durum hakkında korkusuzca sesini yükseltmiştir. Bu tutumlar, yaklaşımımızın merkezinde yer almaya devam etmektedir. Herkes için eşitlik, adalet ve insan haklarına olan derin bağlılığımız ve her türlü ırkçılığa karşı duruşumuz da öyle.”
Kendisi de bir Yahudi olan parti lideri Zack Polanski, oy kullanmadı. Polanski, önergeye yönelik bazı düzeltmeleri destekledi. Bu düzeltmeler arasında parti üyelerinin Siyonizm destekçisi sinagoglara gitmesinin engellenmemesi gibi öneriler de yer alıyor.
Partinin önergesinin, 1975 yılında BM Genel Kurulu’nda kabul edilen 3379 sayılı Karar üzerine şekillendiği görülüyor. Aralarında Sovyetler Birliği’nin de bulunduğu 25 ülke tarafından kurula sunulan 3379 sayılı Karar, “Siyonizm’in bir tür ırkçılık ve ırk ayrımcılığı olduğunu” tespit ediyordu.
Karar, 10 Kasım 1975 tarihinde 72 lehte, 35 aleyhte ve 32 çekimser oyla kabul edildi. Aynı Karar, 16 Aralık 1991 tarihinde 111 lehte, 25 aleyhte ve 13 çekimser oyla kabul edilen 46/86 sayılı Karar ile yürürlükten kaldırıldı.
Bu karar, İngiliz Yahudi grupları tarafından da kınandı. “Yeşil Parti, antisemitizmi parti politikası haline getirmiş ve ırkçı bir parti haline gelmiştir,” diyen İlerici Yahudilik Hareketi, bazı Yahudilerin önergeye destek vermesinin, bunun diğerlerine karşı ayrımcılık yapmak için kullanılmayacağı anlamına gelmediğini de ekledi.
İsrail Dışişleri Bakanlığı da pazar günü X’te yaptığı bir paylaşımda, Dışişleri Bakanı Gideon Sa’ar’ın Polanski’nin İsrail’e girişinin yasaklandığını ilan etmeye karar verdiğini duyurdu.
Bakanlık, Yeşil Parti’nin önergesinin “Yahudi halkının kendi kaderini tayin etme hakkını reddettiği için IHRA (Uluslararası Holokost Anma İttifakı) tanımına göre açıkça antisemitik bir metin oluşturduğunu” belirtti.
Yeşil Parti’nin genel başkan yardımcısı ve önergenin destekçisi Mothin Ali Sky News’e yaptığı açıklamada, Gazze’de İsrail ile Hamas arasında yaşanan çatışmada Filistinlilerin ağır kayıplar vermesinin, oylamanın temel bağlamını oluşturduğunu söyledi.
Ali, “Önerge, Siyonizmi oldukça net bir şekilde tanımlıyor. Onu etnik milliyetçi bir hareket olarak tanımlıyor. Etnik temizlik olarak tanımlıyor. Soykırım olarak tanımlıyor,” dedi.
Polanski ve Yeşil Parti’nin diğer üst düzey isimleri, “Netanyahu hükümetinin iğrenç suçlarını ifşa etmeye devam edeceklerini” ve “Filistinlilerin haklarını desteklemekle Yahudi halkının haklarını desteklemek arasında hiçbir çelişki olmadığını” belirttiler.
Öte yandan Avrupa Parlamentosu’ndaki Yeşiller’in politikası, Siyonizmi ırkçılıkla eşdeğer görmek değil. AP’deki Yeşiller Grubu’nun başkanlığı için yarışan dört adaydan üçü, Rapporteur’e yaptıkları açıklamada İngiliz Yeşil Parti ile aynı pozisyonda olmadıklarını söylediler.
Yeniden aday olan görevdeki Alman eş başkan Terry Reintke’nin de aralarında bulunduğu Avrupa Yeşiller Partisi, İngiliz Yeşiller Partisi tarafından yapılan oylamaya genel olarak mesafe koydu.
Örneğin Belçikalı Avrupa Parlamentosu Üyesi Sara Matthieu, “Avrupa genelindeki Yahudi toplulukları, nefret ve şiddetin artışıyla karşı karşıya ve antisemitizmle mücadele, benim tam anlamıyla üstlendiğim bir sorumluluk. Aynı kararlılıkla, aşırı sağcı Netanyahu hükümetini de hesap vermeye zorluyoruz,” dedi.
AP’deki Yeşiller grubunun bir başka başkan adayı olan Bir başka aday olan Romanyalı Nicolae Ștefănuță da Rapporteur’e bu önergeyi şiddetle reddettiğini söyledi.
Eşbaşkanlık için dördüncü aday olan İsveçli Isabella Lövin, Rapporteur’un sorularını yanıtlamadı; bunun yerine bir asistanı, yorum yapmak için “uygun” kişinin Reintke olduğunu belirtti.
53 kişilik grubun başkanlığı için yarışan Belçikalı Avrupa Parlamentosu üyesi Matthieu, İsrail’i Gazze’de “soykırım” yapmakla suçladı, AB-İsrail ticaret anlaşmasının askıya alınmasını talep etti ve iki devletli çözüme desteğini ifade ederek, “İsrail’in barış ve güvenlik içinde var olma hakkı vardır,” dedi.
Polanski’nin partisinin tam üye olduğu pan-Avrupa örgütü Avrupa Yeşiller, bir açıklamada, İngiltere ve Galler Yeşiller Partisi’nin sunduğu önergeye “kesin bir şekilde” mesafe koyduğunu belirtti.
Avrupa
Almanya’da vicdani ret başvuruları üç katına çıktı

Almanya’da yeni askerlik modelinin yürürlüğe girmesinin ardından 2026’nın ilk sekiz ayında vicdani ret başvurusu sayısı üçe katlanarak 12 bini aştı. Hükümet 2035’e kadar ordu mevcudunu NATO hedefleri doğrultusunda 460 bine çıkarmayı planlıyor.
Almanya’da yeni askerlik modelinin yürürlüğe girmesinin ardından vicdani ret başvurularında belirgin bir artış kaydedildi.
RedaktionsNetzwerk Deutschland’ın (RND) Federal Aile ve Sivil Toplum Görevleri Dairesi (BAFzA) verilerine dayandırdığı haberine göre, 2026 yılının ilk sekiz ayında askerlik hizmetini reddetmek için 12 bin 102 başvuru yapıldı.
Bu sayı, 3 bin 879 başvurunun kaydedildiği 2025 yılının tamamına kıyasla üç katı aştı.
BAFzA, başvuruların yalnızca yedek askerler ve muvazzaf personelden değil, daha önce hiç askerlik yapmamış yurttaşlardan da geldiğini açıkladı.
Daire, 2024 yılında 2 bin 249, genel zorunlu askerliğin askıya alındığı 2011 yılında ise 4 bin 348 başvuru almıştı.
Vicdani ret hakkı yasal güvence altında
Kurumdan yapılan değerlendirmede, zorunlu askerlik askıya alınmış olsa dahi vicdani gerekçelerle silahlı hizmeti reddetme hakkının sürdüğü hatırlatıldı.
Vicdani ret başvurusunda bulunmak isteyenlerin imzalı bir üst yazı, özgeçmiş ve kararlarını ayrıntılı biçimde açıklayan kişisel gerekçe mektubunu yazılı olarak iletmesi gerekiyor.
Almanya’da 1 Ocak’ta yürürlüğe giren yeni askerlik yasası, 18 ile 25 yaş arasındaki erkeklerin motivasyon ve orduya uygunluk durumlarının değerlendirilmesi amacıyla bir anket doldurmasını zorunlu kılıyor.
Gönüllüler orduda yedi ile 23 ay arasında görev yapabiliyor.
Ancak askerlik çağındaki Almanların ülke dışına çıkmadan önce ordunun kariyer merkezinden onay alması şartı aranıyor.
Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius yeni modelde gönüllülük ilkesini savunurken, Hristiyan Demokrat Birlik ile Hristiyan Sosyal Birlik (CDU/CSU) ittifakı hedeflenen asker sayısına ulaşılamaması halinde zorunlu askerliğin devreye sokulmasını istiyor.
Ülkede askerlik tartışmaları sürerken gençlerin zorunlu hizmet karşıtı protestoları da devam ediyor.
Süddeutsche Zeitung’un haziran ayı sonundaki haberine göre, ordu tarafından gönderilen 300 bin anketin ardından yaklaşık 530 kişi orduya gönüllü olarak katıldı.
Erkeklerin yüzde 96’sının anketi doldurduğu ve yaklaşık her beş kişiden birinin askerlikle ilgilendiğini belirttiği aktarıldı.
Hükümet, ordunun mevcudunu 2035 yılına kadar yaklaşık 80 bin kişi artırmayı planlıyor.
Pistorius’un nisan ayında sunduğu ilk askeri strateji belgesi doğrultusunda, NATO talepleri çerçevesinde olası bir çatışma senaryosunda ordunun 260 bin muvazzaf personel ile kadın ve erkeklerden oluşan 200 bin yedek askere ulaşarak toplam 460 bin kişilik kapasiteye erişmesi hedefleniyor.
Diplomasi1 hafta önceEast-West Forum İstanbul’da toplandı: Çok kutupluluk geri döndürülemez
Dünya Basını2 hafta önceTarihçi Emmanuel Todd: Avrupa Rusya konusunda tehlikeli bir fanteziye kapıldı
Asya2 hafta öncePakistan’a Katar’dan ikinci LNG sevkiyatı yapılacak
Diplomasi2 hafta öncePalantir nasıl Ukraynalıları kobay faresine dönüştürdü?
Diplomasi2 hafta önceEast-West Forum İstanbul’da kapılarını açıyor
Asya1 hafta önceKuzey Kore’den Batı hava savunmasını zorlayacak yeni taktik
Asya2 hafta önceSoftBank, OpenAI yatırımı için 11 milyar dolar borçlanacak
Rusya2 hafta önceRusya’dan notlar: Siperler, kuryeler ve 9. Duma seçimleri










