Avrupa
Macaristan Cumhurbaşkanı Novák görevinden istifa etti

10 Şubat’ta Macaristan Cumhurbaşkanı Katalin Novák televizyonda yayınlanan bir konuşma ile istifa etti.
İstifa konuşmasında, pedofiliden hüküm giymiş birinin suç ortağı olan bir kişiyi affetmesini, ‘hükümlünün bakımına emanet edilen çocukların savunmasızlığından yararlanmadığı inancıyla’ verdiğini açıkladı.
2 Şubat’ta Macar medya kuruluşları, Novák’ın Nisan 2023’te hüküm giymiş bir pedofilin suç ortağı olan Endre K. adlı bir kişiye cumhurbaşkanlığı affı verdiğini ortaya koyan bir Yüksek Mahkeme kararını ifşa etmişti.
Artan siyasi baskı nedeniyle, cumhurbaşkanı ertesi hafta Katar’a yaptığı devlet ziyaretini yarıda kesti ve istifasını iletmek için derhal Budapeşte’ye döndü.
Cumhurbaşkanlığı süresince, kendisini kamuoyuna ‘öncelikle bir anne’ olarak sunan ve konuşmalarının çoğu aile meseleleri etrafında dönen Novák, 2020 yılında, kadınların mutlaka erkeklerle rekabet etmemeleri, onlarla aynı rolleri doldurmayı ve aynı ücreti kazanmayı beklememeleri gerektiğini, çünkü tatmin duygularının başkalarına bakabilmekten geleceğini savunmuştu.
Fidesz üyesi olan Novák, ayrıca 2018’den 2022’ye kadar milletvekilliği ve 2020’den 2021’e kadar da dördüncü Orbán hükümetinde Aile İşleri Bakanı olarak görev yapmıştı.
Orbán’ın çevresinin diğer üst düzey üyesi eski adalet bakanı Judit Varga da af sürecini başlatma kararını gerekçe göstererek istifa ettiğini açıkladı.
Hükümetin ilk tepkisi: Tepkisizlik ve karşı saldırı
Hükümet ve hükümete yakın medya kuruluşları mümkün olduğunca uzun süre skandalı düşük profilde tuttu. Önde gelen hiçbir Fidesz politikacısı konu hakkında yorum yapmadı ve yorum yapanlar da bunu ‘solun siyasi bir saldırısı’ olarak açıkladı.
‘Çocuk istismarı’nı ön plana çıkararak ‘LGBT ideolojisi’ne karşı çıkan iktidar partisi Fidesz ve Başbakan Viktor Orban için bu mesele bir hayli vurucu oldu.
Perşembe günü, Facebook’taki kısa bir video mesajında Başbakan, çocuklara yönelik herhangi bir istismardan hüküm giymiş kişilerin affedilmesini imkansız kılan bir anayasa değişikliği yapacaklarını duyurdu.
Macar medyasında, pedofil müdürün suç ortağı ve Novák’ın affettiği Endre K.’nın Fidesz ile kimi ilişkilere sahip olduğuna ilişkin iddialar da ortaya atıldı.
Hükümet çevreleri, Novák’ın istifa ettiğini söyleyerek, ‘solcuların kendi günahları nedeniyle hiçbir zaman istifa etmediklerini’ ileri sürüyorlar.
Pedofil skandalının kronolojisi: Papa Francis’in ziyareti ile gelen af
Çocuk istismarı vakası, Budapeşte yakınlarındaki Bicske ilçesinde bulunan bir koruyucu evin müdürünün, koruması altındaki erkek çocuklarını kullandığının ortaya çıkması ile kamuoyunun gündemine gelmişti.
János V. isimli müdürün istismarcı olduğuna dair şüpheler, 2016 yılında kurbanlardan birinin intihar etmesiyle su yüzüne çıktı. Başka bir çocuk da sosyal hizmetlere haber verdi ve bu çocuğu derhal koruyucu aileden çıkardılar, ancak çocuğun kuzeni de kurumda yaşıyordu.
János V. görevden alındıktan sonra, kurbanı koruyucu aileye dönmeye ikna etmek için kurbanın kuzeniyle iletişime geçmek için nüfuzunu kullandı. Fakat János V.’nin bir şartı vardı: Çocuğun geri dönerek müdür aleyhindeki ifadesini geri çekmesi gerekecekti.
János V., yardımcısı Endre K.’dan mağdur adına bir ifade yazmasını istedi. Sözde ifadede kurban, cinsel iddiaları uyuşturucu etkisi altında uydurduğunu itiraf ediyordu. Endre K., müdürün isteğine uygun şekilde bu dilekçeyi yazdı.
Fakat çocuk belgeyi asla imzalamadı ve cinsel istismar davaları hem János V. hem de Endre K.’nin mahkum edildiği mahkemeye gitti. Endre K., zorlamaya teşebbüs suçundan üç yıl dört ay hapis cezasına çarptırıldı.
Papa 27 Nisan 2023’te Macaristan’ı ziyaret ettiğinde ilgili şahsın cezasının bitmesine bir yıldan az bir süre kalmıştı. Yine de, Cumhurbaşkanı Katalin Novák, kilise liderinin ziyaretini kutlamak için hiçbir açıklama yapmadan 22 hükümlüyü affetti. Endre K. de onlardan biriydi.
Aynı gün Novák, 2007’den 2009’a kadar Sosyal Demokrat ve Liberal milletvekillerine karşı terörist faaliyetlere teşebbüs etmekten hapis cezasına çarptırılan aşırı sağcı bir figür olan György Budaházy’nin serbest bırakılmasına da izin verdi.
Novák, af nedenlerini kamuoyuna açıklamadı
Macaristan’da cumhurbaşkanlığı afları ‘gevşek’ bir şekilde düzenleniyor. Endre K.’nın affedilmesini kimin önerdiğini bilinmiyor. Novák, yasalar gereği, kararının nedenlerini açıklamak zorunda olmadığı gibi, böyle bir karar aldığını yayımlaması bile gerekmiyor.
Zaten skandal da Endre K.’nın Yüksek Mahkeme’deki temyiz başvurusunun reddedilmesi nedeniyle patlak verdi, fakat Novák onu affettiği için karar hiçbir zaman yürürlüğe girmedi. Dolayısıyla Endre K.’nın affı, karar Yüksek Mahkeme belgelerine girmeseydi, kamuoyu tarafından asla bilinmeyebilirdi.
Teknik olarak Novák, pedofil birinin suç ortağını affettiği için istifa etmedi; Macar lider aftan neredeyse bir yıl sonra görevden ayrıldı, o da sadece ortaya çıktığı için. Ve cumhurbaşkanlığı makamı, kimin affedildiğini değil, sadece kaç kişinin affedildiğini söylemekle yükümlü olduğu için hâlâ bilinmeyen onlarca vaka var.
Avrupa
Fransa’da liseli eylemleri sürüyor: Yüzlerce okul kapandı

Fransa’da lise protestoları sürerken 560’tan fazla okulda eğitim aksadı; eylemlerin başından bu yana 2 bin öğrenci gözaltına alındı.
Le Figaro’nun öğlen saatlerindeki verilerden aktardığına göre, lise protestoları devam ederken sürmekte olan kargaşadan dolayı 564 okul ve eğitim kurumunda eğitim aksadı ve bugün şu ana kadar yaklaşık 600 kişi gözaltına alındı.
The Guardian muhabirine konuşan 17 yaşındaki Sophia, Paris’teki Voltaire Lisesi’nin önünde kurulan barikatın en ön saflarında yer alıyordu.
Gerçek adının yayınlanmasını istemeyen öğrenci, “Bunun devasa bir gençlik protesto hareketine dönüşmesini umuyoruz,” dedi.
Yüzlerce kişiyle birlikte okul girişini kapatmanın ikinci gününde olan Sophia, tüm derslerin iptal edilmesini sağlamış.
Fransız öğrenci, “Sadece hükümetin bizi dinlemesini istiyoruz. Kötü koşullarda ders çalışmak zorunda kalmaktansa burada durup bunu yapmayı tercih ederiz. Sesimizi duyurmanın tek yolu bu,” dedi.
“Okul bir haktır, ayrıcalık değil,” yazan bir karton pankartın önünde Sophia, Fransa genelindeki gençlerin şikayetlerini sıraladı: Eğitime yönelik devlet yatırımlarının yetersizliği, yıkılmak üzere olan binalarda 40 çocuğa kadar çıkan aşırı kalabalık sınıflar, öğretmenlerin düşük maaşları, personel devamsızlıkları ve başarıyı sosyal kökenin belirlediği eşitsiz bir sistem.
Protestonun diğer nedenleri arasında, üniversite başvuruları için kullanılan şeffaf olmayan ve kullanımı zor çevrimiçi sistemin yanı sıra, Mayıs ve Haziran aylarındaki sıcak dalgaları sırasında sınıflarda yaşanan dayanılmaz sıcaklıklar da yer alıyordu.
Sanat eğitimi almak ve animasyon alanında çalışmak isteyen Sophia, “Eğitim bütçesi paramparça edilirken, orduya çok fazla ek fon aktarılıyor,” dedi.
Öğrenci, gösterilerin ve barikatların önümüzdeki haftaya da devam etmesini umduğunu belirtti. Birkaç öğretmen de destek vermek amacıyla barikatların yanında durdu.
Gazetecilere “Jean” takma adıyla tanıtan bir öğrenci ise Paris’te lisenin son sınıfında okuyor.
17 yaşındaki öğrenci, kendisinin ve sınıf arkadaşlarının okulların yakılmasını istemediklerini, sadece eğitimin “daha iyi” olmasını istediklerini söylüyor.
BBC’ye konuşan genç, “Bence Fransa, eğitim konusunda Avrupa’nın en kötü ülkelerinden biri. Artık yeter diye karar verdik,” diyor.
Hasar verenlerin “kendileri ile hiçbir ilgisi olmadığını” ve öğrencilerin talep ettiği değişimin gerçekleşmesine “katkıda bulunmadıklarını” belirtiyor.
Öğrenci, “Buraya nazik davranmak için gelmedik ama kaos da istemiyoruz. Sadece sesimizin hükümet tarafından duyulmasını istiyoruz,” dedi.
Öte yandan ülke genelinde eylemlere yönelik polis şiddeti haberleri de gelmeye devam ediyor.
Fransız yetkililer, olaylar sırasında en az 65 personelin ve 305 polis memurunun yaralandığını, yaklaşık 2.000 kişinin ise gözaltına alındığını bildirdi.
Eğitim Bakanı Édouard Geffray, öğrencilere önerilen bir danışma platformunun ayrıntılarını açıkladı.
Cuma sabahı öğretmen sendikalarıyla yapılan bir toplantıda Geffray, danışma platformunun önümüzdeki pazartesi günü faaliyete geçeceğini belirtti.
Bu kapsamda iki soru sorulacak:
- Hangi zorluklarla karşılaşıyorsunuz?
- Beklentileriniz nelerdir?
Öğrencilerin, Azizler Günü tatili sonrasında başlayacak analiz ve tartışma aşamasına kadar yanıt vermek için üç haftaları olacak.
Bu geri bildirim aşaması, Ulusal Meclis’teki bütçe tartışmalarıyla eş zamanlı olarak gerçekleşecek.
Avrupa
Jaecoo 7 Britanya’da en çok satan araç oldu

Çinli markaların Avrupalı rakiplerini geride bırakmasıyla, Jaecoo 7 Eylül ayında Birleşik Krallık’ta en çok satan yeni otomobil oldu.
Bazı internet kullanıcılarının “Temu’dan aldığım Range Rover” dedikleri bu SUV, daha önce Mart ayında da sıralamanın zirvesinde yer almıştı; bu da, yeni otomobil pazarı için yılın en önemli iki ayında ülkenin en popüler modeli olduğu anlamına geliyor.
Mart ve Eylül, tarihsel olarak satışların en yüksek olduğu aylar çünkü bu aylarda plakalardaki yıl kodları değişir ve bu da alıcıları, plakalarından anlaşıldığı üzere yollardaki en yeni otomobilleri tercih etmeye teşvik eder.
Sektör kuruluşu Motor Üreticileri ve Tüccarları Derneği (SMMT) tarafından açıklanan ön verilere göre, geçen ay 7 modelinden 10.813 adet tescil edildi.
Tesla Model 3, 9.929 tescil ile ikinci sırada yer alırken, onu Ford Puma (6.958) izledi.
İlk 10’da yer alan tek diğer Çinli otomobil, sekizinci sırada yer alan MG HS oldu (5.444).
Yüksek satış rakamlarına sahip tek tek model sayısı az olmasına rağmen, Çinli üreticiler geçen ay Birleşik Krallık pazarının %23’ünü oluşturdu.
BYD, 20.140 kayıtla en çok satan ikinci marka oldu ve 18.399 kayıt kaydeden Kia’nın önüne geçti.
Volkswagen ise 25.972 kayıtla birinci sırada yer aldı.
Öte yandan, Eylül ayında köklü birkaç marka önemli düşüşler yaşadı. Hyundai’nin 10.002 kayıt rakamı, bir önceki yıla göre %31,9’luk bir düşüşe karşılık gelirken, Renault’nun 6.721 araçlık sonucu %29,7 oranında geriledi.
Omoda-Jaecoo genel müdürü Victor Zhang, ikiz markaların Birleşik Krallık’taki benzeri görülmemiş yükselişinin ardından “burada kalıcı olduklarını” söyledi.
Zhang, artık hedeflerinin “en hızlı büyüyen markadan, sağlam bir konuma sahip bir markaya” dönüşmek olduğunu da sözlerine ekledi.
Omoda-Jaecoo’nun ana şirketi Chery, araçlarını Birleşik Krallık pazarına daha iyi uyarlayabilmek amacıyla, sürücü destek sistemleri ve şasinin ayarlanmasına odaklanarak, Bedfordshire’daki UTAC Millbrook test pistinde kısa süre önce bir Ar-Ge merkezi açtı.
Chery ayrıca, Japon firmanın Sunderland’daki fabrikasında araçlarını üretme olasılığı konusunda Nissan ile bir mutabakat zaptı imzaladı; bu araçlar arasında Jaecoo 7 de yer alabilir.
Eylül ayı, genel olarak yeni otomobil pazarı için güçlü bir ay oldu. Toplam kayıt sayısı, bir önceki yıla göre %12,7 artışla 350.518’e ulaştı.
Avrupa
AB Komiseri Kos: Ukrayna’nın 2027’de üyeliği imkansız

AB Genişleme Komiseri Marta Kos, Ukrayna’nın 1 Ocak 2027’de birliğe üye olmasının imkansız olduğunu ve sürecin liyakat esasına dayandığını açıkladı. Adaylara ayrıcalık tanınamayacağını vurgulayan Kos, mevcut prosedürlerin değiştirilmesi çağrısında bulundu.
Avrupa Birliği’nin (AB) genişlemeden sorumlu komiseri Marta Kos, İtalyan gazetesi Corriere della Sera’ya verdiği mülakatta, Ukrayna’nın 2027 yılının başında birliğe katılımının mümkün olmadığını söyledi.
Sürecin liyakat esasına dayandığını vurgulayan Kos, “1 Ocak 2027 tarihi Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy tarafından dile getirilmişti. Katılım liyakat esasına dayanıyor; bu tarihin imkansız olduğu açıktır” ifadesini kullandı.
Jeopolitik koşulların değişmesiyle birlikte AB üyeliğinin yalnızca Ukrayna için değil birçok ülke açısından öncelik haline geldiğini belirten Kos, üyelik sürecinde hiçbir adayın ayrıcalığı olmadığını kaydetti.
Fakat Ukrayna’nın içinde olduğu şartların gözetilmesi gerektiğini ifade eden Kos, “Tam da bu nedenle ona yardım etmekle yükümlüyüz” dedi. Genişleme Komiseri, bu yılın sonuna kadar Ukrayna ile katılım müzakerelerinde mümkün olduğunca fazla fasıl kümesinin açılmasını umduğunu dile getirdi.
Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, yılın başında yaptığı açıklamada AB üyeliğinin hem ülkesi hem de Avrupa için temel güvenlik garantilerinden biri olduğunu savunmuş ve katılım tarihi olarak 2027’yi işaret etmişti.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz de bu tarihin imkansız olduğunu belirterek “Bu süreçler genellikle birkaç yıl sürer” değerlendirmesinde bulunmuştu.
Mevcut prosedürler nedeniyle Ukrayna’nın 1 Ocak 2027’de katılımını olanaksız gören Kos ise AB’ye giriş sürecinde değişikliğe gidilmesi çağrısı yaptı.
Kos, haziran ayında yaptığı açıklamada AB’nin Ukrayna’nın üyeliği konusunda iki senaryo üzerinde durduğunu aktarmıştı. İlk senaryonun tam üyelik gerçekleştikten sonra ülkelerin entegre olduğu standart model olduğunu belirten Kos, ikinci seçeneğin ise adayın gerekli şartları karşıladıkça belirli alanlarda AB politikalarına dahil olduğu sektörel entegrasyonu kapsadığını kaydetmişti. Kos, o dönemde birlik yetkilileri ile Ukrayna’nın bu ikinci seçenek üzerinde çalıştığını ifade etmişti.
Ukrayna, 2022 yılında resmi olarak AB’ye aday ülke statüsü aldı; katılım müzakerelerinin ilk bölümü ise Haziran 2026’da başladı.
Asya2 hafta önceJaponya Merkez Bankası faizleri 1995’ten bu yana en yüksek seviyeye çıkardı, yen değer kaybetti
Asya2 hafta önceGüney Kore lideri Lee, ABD baskısına rağmen Ortadoğu’da savaşa dahil olmayacaklarını söyledi
Diplomasi5 gün önceEast-West Forum İstanbul’da toplandı: Çok kutupluluk geri döndürülemez
Asya2 hafta öncePakistan’a Katar’dan ikinci LNG sevkiyatı yapılacak
Diplomasi1 hafta öncePalantir nasıl Ukraynalıları kobay faresine dönüştürdü?
Diplomasi1 hafta önceEast-West Forum İstanbul’da kapılarını açıyor
Asya2 hafta önceSoftBank, OpenAI yatırımı için 11 milyar dolar borçlanacak
Dünya Basını1 hafta önceTarihçi Emmanuel Todd: Avrupa Rusya konusunda tehlikeli bir fanteziye kapıldı












